CANIM EFENDİM!
Amacım bir Adil, Düzen kurayım
Dünyaya Kur’an’ın, mührün vurayım
İnsana hizmetle, rızan varayım
Zatına dayandım, Sana güvendim
Davam da sevdam da, Zatın Efendim…
Hamdolsun hiç yoktan, yarattın ey Dost
Aşkınla Zatını, arattın ey Dost
Dava çin gözümü, kararttın ey Dost
Hep Hakk hayır için, planım “fend”im1
Kapından kovarsan, yandım Efendim…
Günahım ayıbım, çoktur sayılmaz
İman varsa nankör-lüğe kayılmaz
Hevâsıyla baygın, lafla ayılmaz
Hep gerçek konuştum, Zatın övendim
Fazlına muhtacım, canım Efendim…
Hidayet Allah’tan, Rabbim Hüda’dır
Onun zikri fikri, ruha gıdadır
Sultana bağlandım, canım fedadır
El;2 el beğenmezken, ayak öpendim
Bağışla ki bozdum, andım Efendim…
İlim peteğinden, ibret süzerdim
Hakikat ipine, hikmet düzerdim
Bazen gönül alır, bazen üzerdim
Bazen cezbe alıp, halay tependim
Dön dolaş kapına, vardım Efendim…
Zulümden zilletten, usandım bıktım
Önüme çekilen, bentleri yıktım
Va’dine güvendim, zor yola çıktım
Hakk uğrunda yiğit, erin “efe”ndim3
Muradım maksadım, Sensin Efendim…
Zalime haine, karşı tuzağım
Şirkten şekavetten4, şükür uzağım
Ne gizli putum var, ne de “buzağ”ım5
Tek Sana tapındım, Zatın sevendim
Çok kere Şeytana, kandım Efendim…
Yaratılış sırrın, çözmeyen cahil
Harika san’atı, görmeyen gafil
Tecelli tahtında, Sultana kefil6
Âlemdeki nice, sırra kefendim
Zatına sığındım, canım Efendim…
Çözüm ehli olmak, Hak inayettir
Davaya hıyanet, bil cinayettir
Sabır ve sadakat, has dirayettir
Mazlumlara Akgül, zulme dikendim
Zafere ulaştır, canım Efendim…
“Fena fillah”7 olsam, gayrısı buhar
“Beka billah”8 olsam, cihadla ey Yâr
“Enel Hakk”9 sırrına, eren bahtiyar
Vahdet deryasına, daldım tükendim
Derdim ve dermanım, Zatın Efendim…
- Fend: Hile, düzen, plan, tuzak.
- El: Yabancı, başkaları (el âlem).
- Efe: Zeybek yiğidi, cesaret ve gayret sahibi.
- Şekavet: İsyankârlık, eşkıyalık, günahkârlık…
- Buzağı: Dananın küçüğü. Yahudilerin kutsal saydığı tosun.
- “(Kullarıma hatırlat!) Hani bir zamanlar, Rabbin meleklere: ‘Ben gerçekten yeryüzünde (Hakkın ve hayrın temsilcisi ve takipçisi olacak, hükümlerimi uygulayacak, ilim, imkân ve istidadı sürekli gelişip artacak) bir halife (var edip görevli) kılacağım (Ademoğlunu adil bir düzen ve devlet disiplini kurmakla sorumlu ve yetkili yaparak dünyaya yollayacağım)’ demişti. (Melekler de) O’na: ‘Orada fesat çıkaracak ve kan akıtacak birini mi yaratacaksın? Oysa biz Seni överek tesbih ve takdis ediyoruz. (Saygıyla kutsayıp emrine âmade bulunuyoruz. Eğer ibadet ve hizmet içinse, biz Sana zaten bunları yapıyoruz.)’ yanıtını vermişlerdi. (Rabbin ise) ‘Ben sizin bilmediklerinizi de bilirim’ deyip (onları uyarıvermişti).” (Bakara: 30)
- Fena fillah: Kendi varlığını ve sahip olduklarını unutup, Allah’ın vahdaniyetinde yok olma hali…
- Beka billah: Cenab-ı Hakkın tek mevcudiyetinde sonsuzluğa ulaşıp, insanlara mürşit ve müceddid olarak hazırlanma hali…
- Enel Hakk: Büyük evliyanın, kendi varlığının ve kâinatın, Allah’ın tecellileri olduğu gerçeğine ulaşıp, nefsini ve heveslerini terk etme hali…
- Fend: Hile, düzen, plan, tuzak.
- El: Yabancı, başkaları (el âlem).
- Efe: Zeybek yiğidi, cesaret ve gayret sahibi.
- Şekavet: İsyankârlık, eşkıyalık, günahkârlık…
- Buzağı: Dananın küçüğü. Yahudilerin kutsal saydığı tosun.
- “(Kullarıma hatırlat!) Hani bir zamanlar, Rabbin meleklere: ‘Ben gerçekten yeryüzünde (Hakkın ve hayrın temsilcisi ve takipçisi olacak, hükümlerimi uygulayacak, ilim, imkân ve istidadı sürekli gelişip artacak) bir halife (var edip görevli) kılacağım (Ademoğlunu adil bir düzen ve devlet disiplini kurmakla sorumlu ve yetkili yaparak dünyaya yollayacağım)’ demişti. (Melekler de) O’na: ‘Orada fesat çıkaracak ve kan akıtacak birini mi yaratacaksın? Oysa biz Seni överek tesbih ve takdis ediyoruz. (Saygıyla kutsayıp emrine âmade bulunuyoruz. Eğer ibadet ve hizmet içinse, biz Sana zaten bunları yapıyoruz.)’ yanıtını vermişlerdi. (Rabbin ise) ‘Ben sizin bilmediklerinizi de bilirim’ deyip (onları uyarıvermişti).” (Bakara: 30)
- Fena fillah: Kendi varlığını ve sahip olduklarını unutup, Allah’ın vahdaniyetinde yok olma hali…
- Beka billah: Cenab-ı Hakkın tek mevcudiyetinde sonsuzluğa ulaşıp, insanlara mürşit ve müceddid olarak hazırlanma hali…
- Enel Hakk: Büyük evliyanın, kendi varlığının ve kâinatın, Allah’ın tecellileri olduğu gerçeğine ulaşıp, nefsini ve heveslerini terk etme hali…

Rum 59
İşte Allah, (gerçeği) bilmeyenlerin (yani; İslam’a, aklına ve vicdanına göre hareket etmeyen cahillerin) kalbini böyle mühürleyip (hidayetlerini karartmaktadır).
https://www.mealikerim.com/30/rum/59Rum 60
(Ey Nebim!) Bu nedenle Sen sabret; şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır; kesin bilgiyle ve vicdani kanaatle (yakinen) inanmayanlar(ın itiraz ve inkârları ve ahireti değil dünyayı öne alanların sapkınlıkları) sakın Seni (telaşa kaptırıp) hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesin (çünkü intikam vakti yakındır)
Amenna vaadin Hak ve elbet yakındır!Kafirler telaşlı ,İnananlar durgun ve acı içinde beklemektedirler…Bizler çaresizce beklerken Sabrın ne kadar zor olduğunu görmekteyiz…Özellikle de 23 yıldır ülkemi ve İslam alemini inançlarımla iki yüzlülükle sömürenler ne kadar bayağıdır…Bunların iki yüzlülüğü ve zaferin gecikmesi için yaptıkları artık her şeyi daha da zorlaştırdı…Zalimlere dostum deyişleri ,müslümanların yaralarına merhem olmaktansa daha da zulümlerini arttırmaları bizleri ,duyarlı Müminleri çok üzmektedir…YA RABBİ !NEOLUR MÜ’MİNLERİN SABIRLA BEKLEDİKLERİ ADİL DÜZEN MEDENİYETİNİ LUTFEYLE …AMİN AMİN AMİN
Siz hüzünlenince dünyam yıkılır,
Şuursuzları anınca içim sıkılır,
Cehennemde elbet bir gün yakılır,
Size bu zulümü yapan kansızlar,
Huzurunuzu bozan nursuz yolsuzlar.
Amacım bir Adil, Düzen kurayım
Dünyaya Kur’an’ın, mührün vurayım
İnsana hizmetle, rızan varayım
Zatına dayandım, Sana güvendim
Davam da sevdam da, Zatın Efendim…
Çözüm ehli olmak, Hak inayettir
Davaya hıyanet, bil cinayettir
Sabır ve sadakat, has dirayettir
Mazlumlara Akgül, zulme dikendim
Zafere ulaştır, canım Efendim…
Şiirde geçen güzel hasletlerin binde birine bile sahip değilken ve dahi üstüne onca hatamıza günahımıza rağmen halâ üzerimizden şefkat ve merhametini esirgemeyip bu satırları okuyabilme, yorum yazabilme nimetini, Milli Çözüme olan inancımızı Ahmet Hocamıza olan sevgi ve sadakatimizi elimizden almayan Yüce Rabbimize sonsuz şükürler ederiz. Tekrar kavuşabileceğimiz günlerin hasret ve umuduyla tüm nefsani hastalıklarımız noksanlıklarımız için tevbelerimizi daim eyle Allah’ım
Amin kere amin
Her dizede ayrı bir tecelli hali, ayrı bir ilahi tezahür misali, Aşk-ı İlahi katreleri, Nur-u Muhammed kokusu… Bu aciz, günahkâr kuluna da bir nebze nemalanabilmeyi, bir tomurcuk tadabilmeyi nasip eyle Allah’ım…
SIRR-I TECELLİ
Tezahürün en mükemmel, ve en güzel tecellisi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
Ey ruhumun tek sahibi, ey gönlümün tesellisi
Seninle çözülür ancak, Kâinatın bilmecesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
Şems-i Ezeliye ayna, ki Sensin Necm-i hidayet
Aşkınla var oldu cihan, hem ahir-ü hem bidayet
Şefaatin yeter ey Can, bize medet-ü inayet
Binlerce cilt kitap olur, kelamının bir hecesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
La mekân yurdundan gelip, ahir zaman diliminde
Şükür arzı cemal ettin, hem saadet ikliminde
Hakkı hikmetle öğrettin, “İlmi Ledün” mektebinde
Özün Rahman sevgilisi, sözün Kur’an tercümesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
“Sırrı Sultan” Sende gizli, hikmet-i Hüda sergisi
Çalışmakla erişilmez, hepsi Mevla’nın vergisi
Dost kokusu almışım ben, neylerim lale nergisi
Ne kutlu muavenettir, Milli Çözüm imecesi
Bab-ı Hak’ta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
Zat-ı Bari münezzehtir, cümle mekândan mahlûktan
“Kün” emriyle var eyledi, tüm mevcudatı yokluktan
Gel kesretten vahdete er, “Bir”liğe ulaş çokluktan
“Mim”siz Ahmed’i bilenin, gündüz olur her gecesi
Kapısında Kıtmir olmak, saadetin en yücesi!
“Ver dünyayı, al ukbayı, ver rahatın al rızasın”
Başkasında suç arama, kendi nefsine kızasın…
“Dindar kahraman” sanırlar, şeytan ile bir hizasın
Öz yalama sözü yalan, yüzü olmuş kir keçesi
Bab-ı Hak’ta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
Ya dünyanın hizmetçisi, ya davanın divanesi
Ya Mehdinin has askeri, ya Deccalin avanesi
Ya nar alevi olursun, ya da nurun pervanesi
Haklı yoldan sapıtanlar, hayırsızdır gör nicesi
Bab-ı Hak’ta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
En büyük korkum budur ki, yıkılmasın iman kalem
Ahiret hayret âlemi, şaşkınlaşır cümle âlem
Ne kitaplara sığar bu, ne dil söyler ne de kalem
Ayan olur rü’yet-i Hak, açılırsa nur peçesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
İnayetin yetişmezse, gafil gönül uyanır mı
“Sıbğatullah” sırra eren, başka renge boyanır mı
Sabrın yağmazsa üstüme, Ahmet kulun dayanır mı
Kur’an’dır Hak terazisi, Zikrullahtır eğlencesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/sirr-i-tecelli-siir/
Bu bir şiir değildir… Ve biz Hikmet menbaından akan bu nurlu sırlara, hakkıyla yorum yapmaktan aciziz.
Nur Suresi 35: “Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali (bir örneği), içinde (parlak ışıklı) fitil bulunan bir lamba benzeridir; (o) lamba da bir sırça (cam fanus-ampul) içerisindedir; (o) sırça (ampul ise), sanki incimsi bir yıldızdır ki; (içindeki parlak ışık) doğuya da batıya da ait olmayan (benzeri bulunmayan) kutlu bir zeytin ağacından tutuşturulmuş (gibidir; bu öyle bir ağaç ve nurani bir kaynaktır ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı (enerji akımı) ışık verir. (Açıkça elektrik enerjisine benzetilmektedir. Bu,) Nur üstüne nur (aydınlık, kolaylık ve huzur)dur! Allah, (gerçeği arayan ve çabalayanlardan) kimi dilerse onu Kendi nuruna (hidayet ve hikmet yoluna) yöneltip-iletir. Allah insanlar için (işte böyle) örnekler verir. Allah, her şeyi Bilendir.” [Not: Bu ayet; kâinatın ve bütün varlıkların, İlahi Nurun farklı tecellilerinden ve atomik enerjinin değişik dalga boyutu tezahürlerinden yaratıldığına; ayrıca elektriğin alternatif akımına ve sinüs dalgasına işaret etmektedir.]
Hakkıyla anlayıp gereğini yapanlardan olmayı Rabbimizden niyaz ederiz.
İLAHÎ ENTE MAKSÛDÎ ve RIDAKE MATLUBÎ
→(Muhakkak ki) Rabbin onların göğüslerinin (gönüllerinin içinde) sakladıklarını da ve açığa vurduklarını da bilir.
→(Çünkü) O Allah’tır, Kendisinden başka İlah yoktur. (Hakiki Mevcud, Ma’bud, Maksut ve Mahbub O’dur.) En başta da, sonda da hamd O’nundur. Hüküm (hayat imtihanıyla ilgili kanunlar ve ahirette herkes için verilecek adil kararlar) O’nundur ve (hepiniz) O’na döndürüleceksiniz (ve hesaba çekileceksiniz)
Kasas Suresi 69,70
Rabbim dünya ve ahirette günahlarımızı aşikar edip bizleri küçük düşürme, rızan için sürekli gayret edenlerden eyle bizleri…
Günahım ayıbım, çoktur sayılmaz
İman varsa nankör-lüğe kayılmaz
Hevâsıyla baygın, lafla ayılmaz
Hep gerçek konuştum, Zatın övendim
Fazlına muhtacım, canım Efendim…
Günahım ayıbım, çoktur sayılmaz
İman varsa nankör-lüğe kayılmaz
Hevâsıyla baygın, lafla ayılmaz
Hep gerçek konuştum, Zatın övendim
Fazlına muhtacım, canım Efendim…
#####
Çözüm ehli olmak, Hak inayettir
Davaya hıyanet, bil cinayettir
Sabır ve sadakat, has dirayettir
Mazlumlara Akgül, zulme dikendim
Zafere ulaştır, canım Efendim…