YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ccbcbd25e4e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 3
Bugün : 11412
Dün : 56731
Bu ay : 11412
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52156470
IP'niz : 216.73.216.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ALLAH (CC) AŞKINA OKUYUN!..

  1. Fâtır: 19-22
  2. Alak: 1-5
  3. Buhari
  4. Zümer: 18
  5. Yunus: 94
  6. İsrâ: 93
  7. İsrâ: 45-46
  8. Nahl: 98
  9. İsrâ: 106
  10. Müzemmil: 20
  11. Müzzemmil: 3-4, 6
  12. İsrâ: 14
  13. İsrâ: 71-72
  14. İsrâ: 9
  15. Hadid: 9
  16. Zümer: 55
  17. Ankebut: 51
  18. İsrâ: 88
  19. Rum: 58 / İsrâ: 89
  20. Kehf: 109
  21.  hurriyet.com.tr
  22. Sadık Gültekin – turkalemiyiz.com
  23. odatv4.com
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
12 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Kendisini geleceğe ve sonsuzluk yurduna her türlü nitelikle,özveriyle hazırlamayan ve yetiştirmeyen…
Liyakat, birikim, vizyon ve aksiyondan mahrum kişilikler ve kesimler, zamanın akışı içerisinde şamatacı, bağnaz, saldırgan, taasupcu bir karaktere bürünecekler, kendi kabuğu içerisinde fosilleşmeye mahkum olacaklardır..Bu, sosyal akışın en tabii sonucudur. Her türlü bilgi ve deneyimin içerisinde yetersiz, tecrübesiz,ezberci bir yaklaşımı benimseyip tercih edenler, İlim ve Cihad sarayının hüsrana uğrayanları olacaktır.

Bugün, milletimizin mahkum edildiği eğitim sisteminin sonuçları başta olmak üzere, toplumumuzun bütün kesimlerini,bir sosyal gözlem metoduna tabi tuttuğumuz zaman
her konuda veya belirli bir alanda yetersiz, kifayetsiz ve niteliksiz kalanların sesinin her zaman baskın çıktığı görülmektedir.!

Bu acı gerçekler üzülerek ifade edelim ki devletler, milletler için de geçerlidir.
Bir devlet düşünün ki ;İlim, Akıl, Tecrübe, Vicdan, Hukuk ve Kuran ile dünyayı okuma bilincine ve dirayetine haiz yönetim zihniyetine sahip değilse, buna mukabil “tekasürcü” bir yaklaşımla dünyaya bakıyorsa, batmaya ve dağılmaya mahkum kalacaktır..!

“Rabbinin Adıyla Oku” emri geldiği zaman, vahyin muhatabı olan Hz Resulü Ekremin (sav)elinde, hazır bir kitap yoktu. Okunacak olan neydi!?

Tabiri caizse önünde olan ne ise Allahın Adıyla okunup, düzene konulacak olan da oydu!
Kişinin mesuliyeti ve etki sahası, himayesi altında olanlarla başlarmış.!

Kardeşlik hukukundan, ticaretimize, geçim ve rızık alanımızdan ailemiz ve ehlimizle olan bağlarımız, Allahın Adıyla güçlendirmekle mükellefiz..
Kendimizi, ehlimizi islah etmenin yolu Allah’ın Adıyla okumaktır..

Bir kardeşimizin yüzüne tebessümle, sevgi ile, merhametle bakmak ta, içtenlikle selam vermek de kainatı Allahın adıyla okumamızın meyvesidir.!

Ailesinin geçimi ve ihtiyaçları için hakkıyla gayret göstermeden sosyal, siyasal konularda sabahtan akşama kadar çay ortamlarında dünyaya nizam vermek, Allahın Adıyla okumamaktır.!
Anne baba rızasını, duasını almadan önümüze gelene davet tebliğde bulunmak, Allahın Adıyla okumamaktır.

Dava, inanç ve kader birlikteliği yaşadığımız kardeşlerimizle samimi bir iman bağı kuramadan,davanın liderine – rehberine Sadakat ve itaat güzellemesi yapmak, Allahın Adıyla okumamaktır..!

Hatta her ortamda Kuran ayetlerini sürekli belirli konular, hoşuna – hesabına geldiği bazı spekülatif konulara, meze yaparak avunanlar asla, Allahın Adıyla okumamaktırlar.!

Hz Ali efendimize atfedilen bir namaz tarifi vardır :

“İkindi namazının vakti, kişinin öğle namazını kılmasından hemen sonra başlar,ta ki ikindi ezanının okunduğu zamana kadar sürer..
Kişinin öğle ile ikindi arasında pazarda, tarlada, çarşıda, işinde, evinde bulunduğu her ortamda konuşup, işlediği amellerin tamamı ikindi namazı için birikmiş bir rapor hükmündedir.”buyurmuştur..

Önümüzde nurdan bir kandil gibi duran, hayatı Allahın adıyla okumanın, neyi okumamız gerektiğini önümüze koyan Ahmet Hocamıza Cenabı haktan, en büyük zaferlere ve devrimlere, sağlık afiyet içerisinde öncülük etmesini niyaz ederiz.

Bugün Meal okumaya karşı çıkan pek çok cemaat ve Hoca geçinenler var. Meal okumayı haram sayanlar bile var. Sadece metninin okunması gerektiğini savunuyorlar. İnsanların meal okumalarını istemiyorlar. Çünkü Kuran’ın mana ve mesajını anlasın istemiyorlar. siz meal okumayın biz size neyi nasıl anlamanız gerektiği anlatacağız diyorlar. İnsanlar okursa gözleri açılacak ve bir uyanış gerçekleşecek. Eğer okurlarsa Adil Bir Düzen isteyecekler. İşte Milli Çözüm halk uyansın diye “Allah Aşkına okuyun” diye haykırıyor.

Dindar Kesim okumasın diye Cemaatler eliyle okumalarına mani oluyorlar, tüm kesimleri etkilemek içinse TV programları ile artık günümüzde akıllı telefon marifetiyle Sosyal medya ile halkı avutuyorlar. İstiyorlar ki Halk okumasın, kendini geliştirmesin, bir uyanış yaşanmasın. Boş beleş gereksiz gündüz kuşağı kadın programları, diziler, filmler, yarışma programları vs ve sosyal medya içerikleri ile halkı oyalıyorlar. Ve halkı yine bu yollarla yönlendiriyorlar. Bir taşla iki kuş vuruyorlar.

Üstad Ahmet Akgül ALLAH AŞKINA OKUYUN ve uyanın diyor. Bu sese kulak vermek lazım. Kuranı anlamak için okumak lazım. Yukarıda öyle güzel yazılmış ki aynen almak istiyorum;

“En çok da, kâinatı ve Kur’an’ı okuyalım.

Evet; Cenab-ı Hak’la (CC) konuşmak isteyen, Kur’an okusun!..

Hz. Peygamberle (SAV) buluşmak isteyen Kur’an okusun!..

Meleklere yaklaşmak isteyen Kur’an okusun!..

İlim öğrenmek, hikmet ve hakikate ermek isteyen Kur’an okusun!..

Ancak mutlaka mealiyle okusun, manasıyla okusun!..

Allah (CC) Hz. Cebrail’e öğretiyor gibi okusun!..

Hz. Cebrail Efendimize vahyediyor gibi okusun!..

Efendimiz ashabına anlatıyor gibi okusun!..

Çünkü; “Kur’an en doğruya ve en güzele ileten Allah’ın kelâmıdır.”[14]

“O insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır.”[15]

Ancak Hak ile Bâtılı, mü’minle münafığı fark edebilmek ferasetine ulaşmak için, manasıyla ve mealiyle birlikte, sürekli ve dikkatli şekilde Kur’an okumalıdır.

Çünkü O “Furkan”dır, yani en sağlam ve sapmaz değer ölçüsü ve mihenk taşıdır. Doğru ile yanlışı, gerçeği ile sahtesini ayıran ve tanıtandır.

Kur’an okumak, en tatlı ve hakikatli zikir makamındadır. Geçmişin ve geleceğin en doğru bilgileri ve en değerli belgeleri Ondadır.

Kur’an; asla bıktırmayan, okundukça huzuru artıran, sözlerin en güzeli ve ilimlerin en gereklisi olan Allah’ın kelâmıdır.

Kur’an; kâinatın ruhu, insanlığın saadet kaynağıdır. O iman edilmesi ve izinden gidilmesi gereken Nurdur, O hayatın hayatıdır.

BU SESE KULAK VERELİM VE GEREĞİNİ YAPALIM; Ve Kur’an’ın ilk ayetinin “Oku!” olduğunu asla unutmayalım… Milli Çözüm Dergisi’nin hazırladığı  “Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı”   mealinden yararlanalım… http://www.mealikerim.com adresinden internetin çektiği her yerden Kuranı kerim mealine ulaşmak mümkündür.

Hayat bir olgunlaşma sürecidir. İnsan bilinçle varolur. Akıl, kalp ve vicdan üçgeninde kendisini tamamlar. Bu yüzden Kuran-ı Kerim ilk “Oku”mamızı emreder. “Hiç düşünmez misiniz?”, “Rabbinizin nimetlerini ne diye yalanlarsınız” diye tekrar tekrar vurgu yaparak düşünsel dünyamızı otokontrole sevkeder. Okuduğunu anlayan insan sorumluluklarını kuşanır ve insanlık için Cihad eder.

Ahmet Akgül Hocamız 150 eseriyle, Meali Kerim eseriyle, Asrı Saadet kitabıyla, Cihat İlmihali ile kainatın manasını, insanın nasıl olgunlaşması gerektiğini, eşşek kafalı olmaktan en şerefli mahlukat insan makamına nasıl çıkılacağını bizlere öğretmiş ve öğretmektedir. Rabbim kendilerinden ebeden razı olsun.

Rabbim ilmimizi artır.
Bize bahşedeceğin her türlü hayra muhtacız.
Bizi yolundan, yoldaşlarından ayırma. (Amin)

Öyle merhametlidir ki Rabbimiz, hem imtihan eder, hem de imtihanında yardım eder. Şeytan ise, kulluğu, hayrı, iyi bir insan olmayı bırakıp yalnızca dünyası için çalışanı dâhi sınıfta bırakır. Yanıltır, günah batağına çeker, son nefesine kadar insanı yanıltır, son nefesindeyse: ‘Hiç mi aklın yoktu, bunca nimete nankörlük ettin? Şimdi git ve beni cehennem kuyularında bekle!’ der. Allah Şeytanı elinin tersiyle itecek iman ile doldursun içinizi dışınızı. Âmin!

Bu iman nasıl oluşacak? Meali Kerime sarılarak… Ama dikkat edin, imtihan; Kuran’ı Kerim’i okumakdeğil, Kuran’ı Kerim’i hayatının her anına koymaktır. Birisinin Kur’an okuması sizi aldatmasın. Kuran dillerindeki bir sözdür. Siz asıl Kuran’ı Kerim’i kim hayatına koyuyor, insanlığın kurtuluşuna kim rehber ediyor? Siz ona bakın, ona itibar edin.

Hakka ve Hayra; ancak Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emrettiği ve Erbakan Hocamızın öğrettiği yol ve yöntemle ulaşılır!

Milli Çözüm’ün hazırladığı Meal-i Kerim huzur ve şuur kaynağıdır! Çünkü Milli Çözüm kulluk ve sorumluluk bilinci aşılamaktadır!

Yetmez “Meal-i Kerim…”, “Meal-i Kerim…”, “Meal-i Kerim…” diyoruz. Allah ile ve O’nun hükümleriyle meşgul olmayan beyin, şeytanla ve şeytani fikirlerle doluyor. Beyin neyle meşgulse, kalp onun için çarpıyor. Kalp ne için çarparsa, insanın yaşantısına ve diline o dökülüyor.
Erbakan Hocamız: “İnsan yanlış düşünebilir, yanlış anlayabilir, yanlış yapabilir, ama yanlış hissedemez. Bu nedenle vicdanınızı uyanık tutun ve vicdanın sesine uyun!” buyurdular. Ben: “Aziz Hocam, ne demeliyiz, nasıl dua etmeliyiz, vicdanımız nasıl uyanık duracak?” diye sordum. Erbakan Hocamız: “Her an “Ya Rabbi, imtihanımı imanımdan büyük etme!” diye dua edin. Bak, Allah’ı hatırlamak ve rızasına uygun yaşamak insanlara bir reçetedir, Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam bir reçetedir, Kur’an bir reçetedir, Sünnet bir reçetedir

Her an Allah’la beraber olmak, her halde imtihan şuuru ile yaşamak şuurun ve huzurun kaynağıdır. Aziz Erbakan Hocamızın manevi mirasını ve haklı davasını takip ve temsil eden Milli Çözüm Dostları ve Yayınlarıdır. Bunun farkına varamayanlar ve şükrünü yapamayanlar, gaflette ve hüsrandadır.

Ey Rabbimiz bizlere Kur’an’ı Kerim’i gereği gibi okumayı nasip eyle!
Kur’an’ı Kerim’in metnini usulüne göre okumayı, manasını ve mesajını anlamayı, emir ve yasaklarına riayet etmeyi, ahlakıyla ahlaklanmayı, hükümlerine tabi ve taraf olmayı ve her konuda hayatımıza rehber edinip yaşamayı nasip eyle!

“Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, (ayetleri anlamaya ve uygulamaya çalışanlar, Siyonist ve emperyalist zalimlerden uzak duranlar var ya) Ona (gerçekten) iman edenler işte bu kimselerdir. Kim de Onu (Kur’an’ı) inkâr (ve itiraz) ederse, artık işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.” (Bakara Suresi 121. Ayet)

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Âlimler (okuyup öğrenenler) hariç, insanlar helak olacaktır. Bildiği ile amel edenler hariç, âlimler de helak olacaktır. İşlerini Allah’ın rızası ve insanlığın huzuru için yapanlar hariç, ibadet ve hizmet ehli de helak olacaktır. İhlâs ve istikamet sahipleri için de büyük belalar ve imtihanlar vardır.”

Öyle ise; okuyalım, araştıralım, anlayalım. Anladığımızı uygulayalım, yaşayalım. Her türlü söylem ve eylemimizde samimiyetli ve iyi niyetli olalım. Böylece giderek olgunlaşalım ve amacımıza ulaşalım.

En çok da, kâinatı ve Kur’an’ı okuyalım.
Evet; Cenab-ı Hak’la (CC) konuşmak isteyen, Kur’an okusun!.. Hz. Peygamberle (SAV) buluşmak isteyen Kur’an okusun!..

HER DÖNEM GÖNDERİLEN, PEYGAMBERLER – ELÇİLER – REHBER ŞAHSİYETLER’İN ORTAK ÖZELLİĞİ, Makalede hatırlatılan Hadis-i Şerif’te buyrulduğu üzere  “Bir kavmin efendisi ve yöneticisi, o kavme hizmet edenlerdir.” hakikatinden yola çıkarak, İNSANLIĞIN HUZURUNU VE SORUNLARINI DERT EDİNİP ONLARI SAADETE ULAŞTIRACAK TERCÜMANLIĞI ÜSTLENMİŞ VEYA DERT EDİNMİŞ OLMALARIDIR.

Tarih boyunca her dönemde gönderilmiş olan bütün peygamberler ve peygamberlerin olmadığı dönemlerde günümüze kadar Allah’ın ELÇİLERİ – REHBER ŞAHSİYETLER, ulaşabildikleri bütün insanlara Allah’ın ayetlerini kavimlerine – insanlara, tebliğ etmiş, çağrıda bulunmuş ve güzel söze çağırmışlardır. Okuduğumuz bu muhteşem makale de buna en güzel misallerden örneklerden biri olduğunu zaten her okuyucu okuyunca fark edecektir. Rabbimiz bu makalede ifade edilen tüm güzelliklerin gereğini yerine getirme uğrunda gayret ve çaba sarf etmemizi cümlemize lütfeylesin.

İyi ki varsın Milli Çözüm.

Herhangi bir eylemin neden yapılması gerektiği ve nasıl yapılacağı hususları öğrenilmeden verimli yapılması mümkün değildir.

Okumak, nasıl okumak, neyi okumak ve ne zaman okumak gerçekten okumaya ilişkin en önemli hususları oluşturmaktadır.

Makale bize bu konuda çok önemli bir vizyon vermektedir ;

Kâinatı okumak… Kur’an’ı okumak… Her konuda, onun uzmanları tarafından yazılan kitapları okumak… Allah adına okumak… Hayır ve hizmet aşkına okumak… Ülkemizde ve yeryüzündeki sosyal ve ekonomik değişmeleri… Siyasi ve askeri gelişmeleri basın ve yayın organlarından takip edip anlamaya çalışmak… Müslümanların ve insanlığın yararına ve zararına olan durumları değerlendirme becerisi kazanmak için elbette okumak ve araştırmak lazımdır. “

Aziz hocamızın makalede belirtilen manevi uyarıları ise Maun suresinin 7. ayetinin mealini bizlere hatırlatmaktadır ;

7-  (Dinin bütün hükümleriyle yerleşip yürümesi ve tüm mazlum ve yoksulların huzura ermesi yolunda)  Malının az bir kısmının  (kamu payı ve yoksul hakkı olarak paylaşma ve dayanışma amaçlı)  alınmasına  (ve ülkede FAİZ sistemini kaldıracak ve zekât vergisini uygulayacak bir nizamın kurulmasına)  bile mâni olup engellemeye çalışmaktadırlar.  (İşte böylesine zalim, hain ve merhametsiz davranmalarının sebebi, gerçek bir imanla DİN’in aslına ve ahiret hesabına inanmamış olmalarıdır. Bir kişinin veya kesimin, ibadet alışkanlıklarıyla, helâl kazanma ve hayırda harcama gibi ekonomik sorumlulukları arasında bir uygunluk yoksa, bunların dindarlık tavrı samimiyetten uzaktır.)

İşte Ahmet Akgül hocamızın mealini okuduğumuzda Maun suresi bize, Adil Bir Düzen’e engel olmak isteyen insanların özelliklerini göstermekte günümüz dünya sistemini anlamamıza yardımcı olmaktadır. Bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda günümüz ihtiyaçlarına ve kavramlarına uygun bir meal hazırlanmasının gereği ve bu hizmetin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaktadır.

Sakin bir kafayla okuyup anlamak anladıklarımızı hayatımıza uygulamanın getireceği zenginliklerin neler olduğunu olabileceğini anladım.
bunun yanı sıra ise sistemin bizler için en önemli yapması gereken İnönü döneminde yapılan eğitim anlaşmaları ve hala devam etmiş olması bizlerin diğer ülkeler yanında kelime kullanımı konusunda ne kadar geride olduğumuz ortaya çıkıyor.
sistemin bizler için
1-Kafamızı doyurması
2-Kalbimizi doyurması
3-Karnımızı doyurması
4-Kişiliğimizi doyurması
Bu maddelerin olabilmesi içinde Erbakan hocamızın Adil Düzen sistemine geçmekle olur.

Evet, Sevgili Peygamber Efendimiz buyurdu: “Kur’an okunmayan (ve hükmü uygulanmayan) evler (ülkeler) ve içinde Kur’an’dan eser bulunmayan gönüller, mezarlıktan farksızdır.”

Velhasıl geliniz!..

“Takvayı ve terbiyeyi, tevekkül ve teslimiyeti anlamak için Kur’an ve meal okuyalım!..

Şeytanı ve Siyonist uşakları tanımak, mü’mini münafığı ayırmak için, Kur’an ve meal okuyalım!..

İlahi zafer müjdesini almak, cesaret ve metanet kazanmak için Kur’an ve meal okuyalım!..

Dünya bağımlılığından kurtulup, ruhen cennet bağlarında yaşamak için Kur’an ve meal okuyalım!.. Riyakârlıktan, sahtekârlıktan uzaklaşıp, ihlas ve istikamete kavuşmak için Kur’an ve meal okuyalım!.. Hayvaniyetten insaniyete çıkmak, nefsimizi aşmak ve gerçek İslamiyet’le tanışmak için Kur’an ve meal okuyalım!..

Siyasi şuura varmak, manevi huzura ulaşmak, hikmet ve feraset kapılarını açmak için Kur’an ve meal okuyalım!.. Kur’an’ın feyiz ve bereket iklimine kapı açmak için yazılmış eserlere sarılalım!..”

Çok faydalı bir makale okuduk Allah razı olsun. Yukarıda paylaşmış olduğum makalemizdeki bu kısımlar okumanın ve araştırmanın önemine net ve açık bir şekilde dikkat çekmiş. Emeğinize sağlık.

Ahir zamanda imanı korumak gerçekten çok zordur.
Bazen bir anlık gaflet, insanı telafisi zor hatalara sürükleyebilir.
Peki bundan ve hidayetimizi karartacak yanlışlara düşmekten korunmanın çaresi nedir?
Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılmak… Onun mana ve mesajını anlamaya çalışmak ve hayatımıza tatbik etmektir.
Kur’an-ı Kerim sadece okunmak için değil; üzerinde düşünülmek, anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiştir.
Şükürler olsun ki bu noktada en büyük zenginliğimiz, Üstad Ahmet Akgül Hocamızın hazırlamış olduğu Kur’an-ı Kerim mealidir.
Rabbim, bizlere Kur’an’ı hakkıyla okumayı, okuduğumuzu anlamayı ve hayatımıza geçirmeyi nasip eylesin. Âmin

Yüzyıllar boyunca insanlığa adaleti götürmüş ataların torunları ve mirasçısı olan biz Müslümanların neden zillet içinde olduğumuzun en büyük nedenleri makalede altı çizilerek belirtilmiş.
Yüce Kitabımızın ”Oku” diye başlayan ilk emrini yerine getirmemenin ve gereğini yapmamanın ceremesini hem müslümanlara hemde tüm insanlığa yaşatmakla büyük vebal altına girmiş bulunmaktayız.
Öncelikli olarak Kur’anın Manasını ve Mesajını okuyup anlamaya çalışmış olsak iyiyi doğrudan, faydalıyı zararlıdan, kötüyü çirkinden ayıracak ferasitimiz olqcağından bugünkü siyonist şebekenin ve işbirlikçi sözde dindar(din istismarcısı) iktidarların hıyanet ve tahribatlarını sezip tedbir almış olurduk. Çok zaman kaybetmiş olsakta zararın neresinden dönülürse kardır hesabı derhal okumaya anlamaya kafa yormalı ve atalarımızın yaptığı gibi tüm Dünyada Adil Bir Düzen kurarak yaraları sarıp bolluk ve barış ortamı kurmak için çalışmalıyız.
Diğer taraftan Erbakan Hocamız ” her şey hayalle başlar, hayal etmediğiniz şeyi yapamazsınız” derlerdi. Makalede geçen kelime dağarcığımızı azaltma hususuda çok önemliydi. Mevcut eğitim sistemi buna göre kurgulanmıştı. Bu oyunu bozmanında en önemli yollarından biri (mevcut sistem değişene kadar) bol bol başta Kur’an-ı Kerim Meali olmak üzere okumaktı.

“Şu üç hasleti olmayan, Allah dostu sayılmayacaktır:

1- Allah’ın kelâmını okuyup anlamayı başka sözlere tercih etmeyen.

2- Devamlı O’nunla olmayı ve Allah’a kavuşmayı başkasıyla buluşmaya tercih etmeyen.

3- Allah’a ibadeti ve O’nun dini için gayreti başkalarına hizmete tercih etmeyen.”

Mevlam bu şuura erişebilmeyi nasip etsin.

Picture of Samet ÇAĞIL

Samet ÇAĞIL

YORUMLAR

Son Yorumlar
12
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...