YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ccbcd095a62
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 3
Bugün : 11412
Dün : 56731
Bu ay : 11412
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52156470
IP'niz : 216.73.216.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

KÜÇÜK BEYİNLERLE
BÜYÜK DEVRİMLER BAŞARILAMAZDI!

  1. Naim Babüroğlu’nun güzel tespitlerinden özetle, bazı ekleme ve düzeltmelerle.
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Çok şükür ki KUT lu liderimiz başımızdadır,
Adil düzenle tüm yeryüzünü huzur ve saadet boyasıyla boyayacaktır…
Pek yakında Allah nurunu tamamlayacaktır !!

” Yakın tarihimizde Milli Duyarlılık taşıyan ve dıştan kaynaklı ve kasıtlı sorunların aşılmasında cesur ve kararlı tavırlar takınan iki önemli şahsiyet vardı; biri Mustafa KEMAL’di, diğeri Necmettin ERBAKAN’dı. Artık Türkiye’mizin bu inanç ve kararlılıktaki tarihi değişimlere ihtiyacı vardı. “

“Aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı (siyasetçi ve yönetici) adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri, çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!”
Mustafa Kemal’in son vasiyeti ve Gençliğe Hitabesi nin tekrar okunması çok önemliydi. Kendisinin masonlarca zehirlenerek öldürülmesinden sonra istismar ederek ülkemizi ve insanımızı aç bi ilaç bırakarak genç cumhuriyetin azmini ve başarısını baltalayarak 1. Yalta konferansıyla beraber isdailin kurulmasını sağlayarak insanlığı fesada boğmuşlardır.
Milli Çözüm ise Bizim Atatürk kitabını yazarak hem masonların hemde sözde dindar mason artıklarının oyunlarını bozmuştur. Ve bu hizmetin önemi gün geçtikçe daha da anlaşılacaktır.
Aziz Erbakan Hocamız Gazi’den bahsederken ” yaşasaydı Milli Görüşçü olurdu ” derken takiyye yapmıyordu. Çünkü Gazi M. Kemal’de o günkü şartlarda siyonizme karşı savaşmıştı.
Siyonizmin en büyük korkulu belası ise Erbakan Hocamız olmuştu. Onların sapkın inançlarını tuzak ve hilelerini deşifre etmiş, yetmez siyonist canavardan nasıl kurtulacağımızın reçetesini yazmıştı.
M. Kemal’den sonra gelmiş tek Milli Lider ise şüphesiz Necmettin Erbakan’dı. Oda Milletimize 2. Yalta konferansı Yeni ve Adil Bir Dünya kurmayı hedef göstermiş ve bir nevi vasiyet etmişti.
Şuurlu onurlu gerek muhafazakar, gerek müspet milliyetçi yahut Atatürkçü Halkımız. İçinizdeki Vatan sevgisi ve hassasiyetinde samimi iseniz geliniz Erbakan Hocamızın Adil Düzen projeleri, Yeniden Büyük TÜRKİYE, Ywni Bir Dünya hedefinde onu ve Gazi’yi en iyi anlayan MİLLİ ÇÖZÜM etrafında kenetlenelim ve tüm emperyalist haçlı güçlerin oyunlarını bozalım.

Günümüzde bir sözde Lider var ki; 1974 de Gerçek Lider Erbakan öncülüğünde ne tür zorluklarla çilelerle ve verilen şehitlerle şimdiki yıkılması çökertilmesi batması mümkün olmayan dünyanın en büyük uçak gemisi diyebileceğimiz Kuzey Kıbrıs alınmış ve şimdiki siyasi iradede bulunan sözde lider geçinenlerce Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs’ı birleştirmeye işbirlikçilik yapmakta Siyonistlerle… Şimdikiler gerçek Lider olsaydı ne demeleri gerekirdi: Yahu bu birleşmeler bu kadar önemli ve gerekliyse neden doğu ve güneydoğumuzu Türkiye’den ayırıp ayrı bir ülke olarak Kürdistan adı altında ayrıştırmaya çalışıyoruz deyip bu Siyonistlerin projesini elinin tersiyle itmesi gerekmez miydi?! Sözde liderler ve işbirlikçi liderlerin özelliği bu olsa gerek. Bu sözde liderler , vatan toprağını peşkeş çekme derdi ve gayesinde hareket etmeleri… Küçük beyne sahip olan sözde liderler zalimlerle Siyonistlerle her daim işbirliği içinde olmaları onların en büyük özelliğidir. Bunların en önemli özelliklerinden biri de bunlar Allah’a inanırlar ama Allah’a güvenmezler… Allah’a güvenselerdi onlardan zalimlerden medet ummazlar onların güdümüne girmezlerdi.

Oysa gerçek lider ise Atatürk gibi Milli düşünceye sahip olmaları vatan topraklarını peşkeş çekmeyi geçin böyle bir şeyi dayatmayı bile akla getirtmemekte tam aksine toprak kazanmakta… Atatürk; hesaplı ve kontrol sigortalı bir risk almaktan hiçbir zaman kaçınmamıştır. Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra, Musul-Kerkük’ü almak için yapılan gayretler, Montrö Antlaşması’yla Boğazlar Rejiminde lehimize yaptırılan değişiklik ve düzeltmeler, İran’dan Küçük Ağrı-Aras vadisinin alınması ve böylece Nahçıvan üzerinden Kafkasya ve Orta Asya’ya yol açma amaçlı girişimler, Hatay’ın ana vatana katılması yolundaki taktik ve diplomatik mücadeleler, Atatürk’ün cesur, hedefini bilen, fırsatları değerlendiren, uluslararası ortamın matematik denklemini iyi hesap eden; atak ama akılcı hamlelerinin sonucu gerçekleşmiştir. Atatürk gibi gerçek liderler İsrail gibi işgalcilere devlet kurmayı 11 yıl geciktirmiş ve kendinden sonra gelen işbirlikçi İnönü eliyle bu kazancı ancak elde edebilmişlerdir. Atatürk Küçük İsrail’in kurulmasına müsade etmedi, Erbakan ise Büyük İsrail’in gerçekleştirilmesine izin vermedi.

Küçük beyinler ile Ender Büyük Beyinler arasındaki muazzam fark: Hem Allah’a inanırlar, hem de Allah’a güvenirler!..

Ve inşaallah yakın zamanda kurulacağını düşündüğümüz kanaatimizce Kurban’ın fırsat vermeyeceği Milli Çözümlü Milli Mutabakat Hükümeti ile de İsrail tamamen tarihin çöplüğüne gömülecek İsrail’in baş aktörleri Netanyahu Deccali ve ekibi başta olmak üzere ve İsrail ve aveneleri olan Ülkelerin ele başlarıda aynı sonla cezaları kesilecek hizaya sokulacak ve İsrail’in işgal ettiği o bölgeden Filistin bölgesinden İsrail halkı çıkarılıp, çok sevdikleri Amerika’da kendilerine bir toprak tahsis edilmesi sağlanacak ve akabinde inşaallah insanlığı saadete ulaştıracak ADİL DÜZEN projeleri Milli Çözüm’e inanmış bir Cumhurbaşkanı’nın ve Milli Çözüm’e inanmış Hükümet’in işbaşına gelmeleriyle yeni bir devrin başladığına hep birlikte şahit olacağız İNŞAALLAH günümüzün Ender Büyük Bilge ve Yiğit Şahsiyetinin gayret ve çabasıyla.



Ne yazık ki ülkemiz dört bir yandan kuşatılırken siyasetçilerimiz yine yanlış tarafta yer almanın yolunu yapmaya başlıyordu. Kıbrıs seçimlerinde yapılan büyük hatalar yetmezmiş gibi güncel olarak İran’a karşı kamuoyu oluşturmaya başlanıyordu.

Erbakan hocamızın yıllar önce söylediği “bunlara kalsa İsrail’le bir olur İran’a saldırırlar” cümlesi gerçekleşmeye yüz tutmuştu. Haberlerde bangır bangır İran tarafından atılan bir füzenin NATO kaynaklarıyla ülkemiz hava sahasından geçerken imha edildiği söyleniyor, dış bakan İran’a aba altından sopa gösteriyordu. Ek olarak İran’ın stratejisini de eleştiren dış bakan İran’a karşı kurulacak cephenin yavaş yavaş yanına yanaşıyordu. Yandaş medya ise şehit edilen Hamaney ile ilgili yapılan taziye haberleri ile dalga geçiyor, tabanını ve toplumumuzu iyice narkozluyordu.

İşte dünyanın yeni dönüşümlerin eşiğinde olduğu bu dönem küçük beyinlerle ve işbirlikçi yönetimlerle sadece kayıp haline belki de beka meselesine dönüşüyordu.

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ 1974’TE KIBRISA HAREKAT EMRİNİ VERDİĞİNDE AKLINDA KIBRIS’IN TAMAMINI ALMAK VARDI VE ALMAKTA ÜZEREYDİ. BU BİLGİYİ 2 YIL ÖNCE EMEKLİ GK BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ DA DİLE GETİRMİŞTİ. EĞER O ZAMAN ERBAKAN HOCAMIZA ENGEL DEĞİL DESTEK OLSALAR, KIBRIS DİYE SORUNUMUZ HİÇ OLMAYACAKTI. KIBRIS BİZİM ÜLKEMİZ GÜVENLİĞİ İÇİN KİLİT BİR NOKTA VE BUGÜN İSRAİL, İNGİLTERE, FRANSA , ABD VE AB GÜNEY KIBRISTA KONUŞLANMAKTALAR. ERBAKAN HOCAMIZ MECLİSTE KUZEY KIBRISI TANITIN UYARILARINDA BULUNMUŞLARDI. HER GEÇEN GÜN ERBAKAN HOCAMIZIN KIYMETİNİ DAHA DA İYİ ANLIYORUZ…BUGÜN DE ERBAKAN HOCAMIZ GİBİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK GİBİ BİR LİDERE İHTİYACIMIZ VAR, İŞTE ERBAKAN HOCAMIZIN EN SADIK TALEBESİ VE TAKİPÇİSİ ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ SİYONİZMİN SALATANITINI YIKACAK, ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYAYI KURACAK BİR LİDERDİR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ 1980 YILINDA BU GERÇEĞİ GÖRMÜŞ VE TÜRKİYENİN VE İNSANLIĞIN KURUTULUŞUNUN MİLLİ ÇÖZÜM ÖNCÜLÜĞÜNDE GERÇEKLEŞECEĞİNİ ŞÖYLE İFADE ETMİŞLERDİR;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Mustafa Kemal ve Milli Mücadeleyi anlayamayan…

Necmettin Erbakan ve Milli Görüş’ü anlayamayan….

Küçük beyinlerle büyük devrimler başarılamazdı!

Evet; yakın tarihimizde Milli Duyarlılık taşıyan ve dıştan kaynaklı ve kasıtlı sorunların aşılmasında cesur ve kararlı tavırlar takınan iki önemli şahsiyet vardı; biri MUSTAFA KEMAL’di, diğeri NECMETTİN ERBAKAN’dı. Artık Türkiye’mizin bu inanç ve kararlılıktaki tarihi değişimlere ihtiyacı vardı.

Türkiye, Siyonist ve emperyalistler ve onların işbirlikçisi hainler tarafından hem dışarıdan hem de içeriden kuşatılmaktaydı.

Atatürk, Gençliğe Hitabesinde Türkiye’yi dışarıdan kuşatmaya çalışan Siyonist ve emperyalistleri şu ifadelerle bildirmekteydi:

“…İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler…”

Atatürk, Gençliğe Hitabesinde Türkiye’yi içeriden kuşatmaya çalışan Siyonist işbirlikçisi hainleri ise şöyle ifade etmekteydi:

“…memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir…”

Atatürk, “Aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı (siyasetçi ve yönetici) adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri, çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!” diyerek, Siyonist ve emperyalistlerin işbirlikçisi siyasetçi ve yöneticilerin kanlarındaki ve vicdanlarındaki öz cevhere dikkat çekiyordu.

Evet, Atatürk, ileride, Türk ve Müslüman görünen, sabataist ve masonik kafaların yönetime geçeceklerine ve Türkiye’yi İsrail’e vilayet yapma hıyanetine girişeceklerine dikkat çekiyor ve halkımızı uyarıyordu. Ve zaten Mason Localarını da bunun için kapatıyordu…

Atatürk: “İstiklal Savaşı’nın ilk bölümü bitti, şimdi ikincisine başlayacağız” ifadeleriyle günümüzde yaşanan Milli Görüş ve şimdi Milli Çözüm mücadelesini işaret etmekteydi.

Türkiye’nin kurtuluşu, hem Milli Mücadele, hem de Milli Görüş’ün devamı olan Milli Çözüm iktidarındaydı!

Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi:

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!” TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980

Milli Mücadele’yi ve Milli Görüş’ü anlayamayan küçük beyinlerin Erbakan Hocamızın ifade ettiği Milli Çözüm gerçeğini anlamaları beklenmezdi.

Onca badireler atlatılmasına, bir çok mucizevi olaylara şahit olmalarına rağmen, Samiri düşünce yapısında olan kafalar her dönemde olduğu gibi liderin atamış olduğu komutanına itaat etmeyip halkın kafasını karıştıracak oyunlarla ya nefsine uymaktaydı yada emir aldıkları sahiplerine.

Her tarafta ülkelerin parçalanması için ayrıştırmaya çalışan dış güçler konu Kıbrıs olunca birleştirme hinliği ile Kuzey Kıbrısı devre dışı bırakıp kendi kontrollerine alma peşindeydirler. Bu oyunu onay veren mevcut hükümetler kabul etsede Rum kesiminin Vetosu sayesinde büyük bir yanlıştan dönülmüştü. Yavru vatanı Ülkemizden koparmak isteyenler işbirlikçi AKP gibi yönetimlerden taviz koparmak peşindelerdi. Kıbrıs Fatihi Necmettin Erbakan Hocamız Kıbrıs konusunda defaatle uyarılarda bulunmuştu: “Çözümsüzlük çözüm değil diyerek ortaya çıktı çok büyük hata yaptı.Yunanlılarda hadi öyleyse Kıbrısı bize verin dediler ve böyle aldılar onu AB ‘ye soktular bunlar çok büyük hatalardır. Türkiye izni olmadan Kıbrıs AB’ye giremez.Uluslar arası antlaşmalar buna müsade etmez. Buna hiç ses çıkarılmadı.Bunlar çok vahim hatalardır. Kıbrıs Türkiye demektir.Kıbrıs Türkiyenin denizlere açılan kapısıdır. Türkiyenin korunması Kıbrıssız olmaz. Onun için bukadar şehit verdik demiş ve uyarmıştı. Erbakana göre Kıbrıs meselesi 1974’de çözülmüştür. Sürekli gündeme getirip kaşıyanlar hainlik etmektedirler. Netanyahu Kıbrıs üzerinden Türkiyeye saldırmanın peşindedir.
Aklı selim devlet adamlığı Erbakan düşüncesinde olmayı gerektirmektedir. Masonik lobi faaliyetleriyle ülkemizin kuyusu kazılmaktadır.
Atatürk, Zengezur’u Türk dünyasını birbirine bağlayan stratejik bir köprü olarak görmüş ve buradaki Türk varlığına büyük önem vermiştir. “Burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz” sözü, Zengezur’un Türk dünyası için kritik önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, Dilucu’nun Türkiye’ye katılması, Atatürk’ün ileri görüşlü stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Atatürk 100 sonrasının planları yapan yüksek stratejik fikirli önder bir liderdir. Atatürk ve Erbakan ın ileri görüşlü dahiyane fikirleri nere bugünkü sığ düşünceli AKP zihniyeti nere….

Evet; yakın tarihimizde Milli Duyarlılık taşıyan ve dıştan kaynaklı ve kasıtlı sorunların aşılmasında cesur ve kararlı tavırlar takınan iki önemli şahsiyet vardı; biri Mustafa Kemal’di, diğeri Necmettin Erbakan’dı. Artık Türkiye’mizin bu inanç ve kararlılıktaki tarihi değişimlere ihtiyacı vardı.”

Picture of Osman Nuri ÇELİK

Osman Nuri ÇELİK

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...