YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6974451d26c07
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 3 8
Bugün : 9565
Dün : 52402
Bu ay : 1170844
Geçen ay : 1389457
Toplam : 48249115
IP'niz : 216.73.216.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

10 MUHARREM SOHBETİ

ESSELAMÜ ALEYKÜM

      

Tüm kardeşlerimizin 10 Muharrem’ini tebrik ediyor ve dualarla başlıyorum. Özellikle, teşrif buyuran Ehl-i Beyt âşıkı, muhabbet ve uhuvvet sadıkı ASUM Dede’nin ve diğer Alevi canların mübarek Muharrem etkinlik ve taziyelerini paylaşıyorum. Ayrıca davetli olarak katılan diğer saygıdeğer konuklarımıza da selam ve saygılarımı sunuyorum. Bu arada, Konya Milli Çözüm Ekibi olarak çok hayırlı hizmetlere vesile olan başta Necmettin Musa ve tüm kardeşlerimi tebrik ediyor ve hasretle kucaklıyorum.

Ehl-i Beyt’i sevmek ve sahiplenmek imanımızın icabıdır:

“(Ey Nebim:) De ki; ‘Ben buna (İslam’a çağrıma) karşılık yakın akrabalık bağımız olan Ehl-i Beyt’ime sevgi ve destek dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum’” (Şurâ: 23)

Meveddet; mesuliyet ve gayret içeren muhabbettir. Sorumlu ve onurlu bir insan, hanımını ve evlatlarını sevip sahiplendiği gibi Ehl-i Beyt’e de saygı duymalıdır. Hz. Peygamberimiz (SAV) Veda Hutbesi’nde:

“Size iki şey bırakıyorum. Onlara yapışırsanız kurtuluşa ulaşırsınız; 1- Kur’an-ı Kerim 2- Ehl-i Beyt’im” buyurmuşlardır. Bu Hak Din, Ehl-i Beyt’in ve sadık sahabelerin üstün gayret ve dirayetiyle bize kadar ulaşmıştır.

Bazı hain ve münafık tipler, Hz. Peygamber Efendimizden alamadıkları intikamı Kerbela’da Onun Ehl-i Beyt’inden almışlar; Hz. Hüseyin Efendimizle beraber ailesinden ve sevenlerinden 72 mübarek cana kıymışlardır. Hz. Hüseyin Efendimizin mübarek oğlu muhterem İmam Zeynel Abidin hasta olduğu için sarılıp saklanmış ve Peygamber Efendimizin nurlu soyu onunla tekrar çoğalmıştır.

Ve bugün, dünyanın her yanı bir Kerbela’dır. İnşaallah ancak Adil Düzen ve Milli Çözüm inkılabıyla masum, mağdur ve mazlum insanlar, yeniden huzura ve onura kavuşacaklardır!

Peki, 10 Muharrem’de neler olmuştu? Bugünü bu kadar özel kılan sebepler nelerdi?

10 Muharrem (Aşure) günü, içerisinde büyük tecellilerin yaşandığı bir gündür:

Hz. Adem Aleyhisselam’ın tevbesi, bugünde kabul edilmiştir. Demek ki bugün “tevbe-istiğfar” günüdür.

10 Muharrem; Hz. Nuh Aleyhisselam’ın tufandan kurtulup, gemisinin selâmete erdiği gündür. Demek ki bugün Hz. Nuh Aleyhisselam’ın 950 sene süren çilelerle dolu tebliğ hayatındaki sabır ve sebatını tefekkür ederek, kendi hizmet ve gayretlerimizi gözümüzde büyütmeme günüdür.

10 Muharrem; Hz. İbrahim Aleyhisselam’ın, Nemrut’un ateşine atılıp Cenab-ı Hakkın lütfuyla kurtarıldığı gündür. Demek ki bugün Hakka dostluk yolunda karşılaştığımız İlahi imtihanlardaki halimizi muhasebe etme, samimiyet ve seviyemizi yükseltme günüdür.

10 Muharrem; Hz. Musa Aleyhisselam’ın, Firavun’un zulmünden… Ve yine, Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın zindan hapsinden kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, “büyük saadetlerin, büyük çilelerden sonra geldiğini idrak etme” ve Milli Çözüm’ün kıymetini bilme günüdür.

10 Muharrem; Hz. Eyyub Aleyhisselam’ın hastalık ve iptilâlardan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, İlahi imtihan tecellileri karşısındaki sabır, rıza ve şükür hâlimizi gözden geçirme, itiraz, usanç ve sızlanmalarımızdan tevbe etme günüdür.

Ayrıca bugün, İslam tarihinin gördüğü en acı felaketlerden biri olan, Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin Aziz torunları ve gözünün nurları olan Hz. Hüseyin (RA) Efendimizin şehit edildiği gündür. Diğer bir ifadeyle İslam’ın bağrına fitne hançerinin vurulduğu bir gündür.

Bu noktada sorulabilir; Rabbimiz birçok Peygamberi, içerisinde bulundukları sıkıntılardan kurtarıverirken, onları selamete ve feraha kavuştururken, Hz. Hüseyin’i niçin kurtarmamış ve Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin severken; “Cennet reyhanım, gül goncalarım!” buyurdukları ve koklamalara kıyamadıkları torununun ve torununun bütün ailesinin ve sevenlerinin hep birlikte şehit edilmesine müsaade etmiştir? Maalesef ki bizler saatlerce düşününce aklımıza gelen tek kurtuluş, hayatta kalmak oluyor, öyle değil mi? Peki Hz. Hüseyin’in, ailesinin ve tüm sevenlerinin hep birlikte cennete koşmaları, hayatlarını ve mallarını Allah’a bağışlamaları ve tabi Aleyhisselatü Vesselam Efendimize kavuşmaları… Yetmez, Rablerinin rızasına ulaşıp Cennetlerin Efendileri ve Hanımefendileri olmaları… Yani sonsuz ve kusursuz birer sultan makamına konmaları, hayatta kalmalarından daha büyük bir kurtuluş ve zafer sayılmaz mıydı? O halde asıl kurtuluş; Rabbinin, senin için dilediği en hayırlı sonda saklıdır! Evet Hz. Hüseyin ve şehit yoldaşları cennetlerin Fatihi olmuşlardır!

Yezit için şeytani başarı ise; Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin mübarek soylarını kurutmak niyeti ile şehit ettiği tüm Ehl-i Beyt’ten kurtulmaktı, hepsini şehit edip ortadan kaldırmaktı. Böylece Hz. Peygamberin torunlarını ve Kur’an’ı savunan kahramanları saf dışı bırakacaktı. Fakat tüm Ehl-i Beyt’i kendi deyimi ile kırıp geçirirken, o boğuşma ve kargaşada Ehl-i Beyt’ten, Hz. Hüseyin’in torunlarından bir tanesini Rabbimiz Hz.leri, kızgın kumlarda emekleyerek uzaklaşmasına yol ve yön verip hayatta bırakmıştı. Ve Efendimizin mübarek soyu ve Ehl-i Beyt yolu ondan çoğalıp yayılmıştı. Yezit yanılmış, yenilmiş; hem Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin soylarını kurutamamış, hem de ebedi cehennem nârıyla damgalanmış, aslında kendine zulmedip lanete uğramıştı. Bunun yanında Ehl-i Beyt’ten minik Muhammed çöllerde emekleyerek yol almış, bir bedevi onu bulmuş, evlat olarak büyütmüş ve saklamıştı. Böylece Efendimizin o mübarek torunları, Rabbinin dilemesi ile kurtulmuş ve nurani evlatları dünyayı kaplamıştı.

O halde, bugün bizler kendimiz için de en güzel, en kıymetli kurtuluşlarımızı isteyip hazırlanalım. Allah’ın tüm sevdikleri ile cennete girip Cemal izleyecek güzel sonlar için çabalayalım ve bugün bunu dua olarak isteyip arzulayalım! Hz. Hüseyin Efendimiz gibi, haksızlıklar ve Dini yozlaştırmalar karşısında susulmayacağını, gerekirse tatlı canların Allah yolunda kurban kılınacağını ispatlayalım!

Bugün ibadetimizi, Din ve Hak Davanın hâkimiyeti için gayretlerimizi arttıralım. Bütün bunları hem tüm geçmişlerimiz hem kendimiz için yapalım. Bugün daha çok sadakalar verip, tasaddukta bulunalım. Etrafımızdaki maddi-manevi ihtiyaçlı hissettiğimiz kişilerin ellerinden tutup rahatlatalım…

      

Alevi-Sünni Kardeşlerime Muharrem Mesajı:

        

ASUM DEDE’YE, KERBELA AĞITI

        

Kerbela’ya vardı, o kutlu kervan

Pusu kurmuşlardı, Yezit ve Mervan

Lanet okunacak, durdukça devran

Bağiyler Nur Hüseyn, yolunu bağlar

Her andıkça hâlâ, özüm kan ağlar…

      

Peygamber öpmeye, kıyamamıştı

Secdedeyken yere, koyamamıştı

Hak gören göz ondan, kayamamıştı

Şimdi acısıyla, ciğerin dağlar

Hâlâ her andıkça, gözüm kan ağlar…

        

İntikam aldılar, Yüce Nebi’den

Dine kin kustular, billah harbiden

Siz ne istediniz, masum sabiden

Bu derin acıya, dayanmaz dağlar

Her andıkça hâlâ, gönül kan ağlar…

        

Tam yetmiş iki can, şehit oldular

Gafil sanır onlar, meyyit oldular

Hepsi cennetlere, seyyit oldular

Fatıma cennette, karalar bağlar

Hâlâ her andıkça, yürek kan ağlar…

        

Tek Zeynel Abidin, kurtuldu hasta

Bütün nuraniler, melekler yasta

Bir ucu Afgan’da, bir ucu Fas’ta

Cümle Müslümanlar, ah edip çağlar

Her andıkça hâlâ, gözüm kan ağlar…

      

Cennet güllerine, kıydı zalimler

Ay Güneş karardı, diyor âlimler

Mevlâ’ya yönelir, kalbi salimler

Hainler Yezid’e, her imkân sağlar

Hâlâ her andıkça, özüm kan ağlar…

      

Gelin ha dostlarım, Hakkı tutalım

Haram yemektense, taş kum yutalım

Kerbela facia, nasl unutalım

Vicdanlar kaynıyor, gözyaşı çağlar

Her andıkça hâlâ, gönlüm kan ağlar…

      

Birlik dirlik yoksa, gelir her bela

Bak dünya perişan, her yer Kerbela

Adil Düzen’siz herkes, zulme müptela

Ya Hakk!.. Ya Hû!.. çek ki; yeşersin bağlar

Hâlâ her andıkça, özüm kan ağlar…

        

Bizleri cennette, buluştur Ya Rab

Bu dünya fanidir, hayali serap

Ölümle yıkılır, saraylar harap

Zehre döner haksız, bal ile yağlar

Kerbela andıkça, yürek kan ağlar…

        

Hasan Hüseynime, gülmeyen dünya

Ali Fatıma’ya, kalmayan dünya

Muhammed’e vefa, kılmayan dünya

Bize mi kalacak, beyler ağalar

Her andıkça hâlâ, gönlüm kan ağlar…

      

Ahmet Akgül
Milli Çözüm Dergisi

  

 

 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
16 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Muharrem
Muharremde ne mutlu ve güzel günler görmüş bu dünya kurtuluş ve huzura ermek. Ehlibeytinde zahiren yaşanabilecek büyük bir acı olarak gözüksede aslı bütün inananları umutla beklediği Şehadete kavuşmaları ne mutlu, evet olaylara hangi pencereden baktığımız önemlidir, yaşanılan her olayın tek bir yönü olmadığı için bizlere en büyük dersleri nereden nasıl çıkarırız bunları anlamamız lazım…

EHLİ BEYT, MUHAMMED YOLU!
Hakka uygun, gör her işi
Çıkar, gönülden teşvişi
Ehli Beyt’i, seven kişi
Namertlere kul olur mu?

Kul, Yüce Mevlâ kuludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

Kur’an’dan, vardır haberim
Resulüllah Peygamberim
Aliy Veliydir, rehberim
Damlamayan göl olur mu?

Kul, Yüce Mevlâ kuludur
Yol, Ehli Beyt’in yoludur.

Hak önünde, eğilmeyen
Hasan Hüseyin, bilmeyen
Mazlum kanını, silmeyen
Menzile düldül olur mu?

Bil, Kur’an hikmet doludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

Söze değil, öze bakın
Kul hakkına, girme sakın
Şerden uzak, hayra yakın
Gitmeyen yol, yol olur mu?

Vicdan ehli, hep mutludur
Yol, Ehli Beyt’in yoludur.

Alın terin, has aşınla
Yıka gönlün, gözyaşınla
Küs durma can, yoldaşınla
Hiç dikensiz gül olur mu?

Sadık Sahabe kutludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

Alevi Sünni ayırmayın
Doğru tartın, kayırmayın
Öfkelenip, bağırmayın
Paslı bakır, pul olur mu?

Mü’minler Hakkın kuludur
Yol, Ehli Beyt’in yoludur.

Anadolu, yiğit yurdu
Hep kardaştır, Türk’ü Kürdü
Bektaş Yunus, ne buyurdu:
Sevgi yoksa, sulh olur mu?

Hakkı tut, ne sağ soludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

Sahabeler, baş tacımız
Hepsi bizim, üstadımız
Kerbela, büyük acımız
Yanmayınca kül olur mu?

Vicdan ehli, hep mutludur
Yol, Ehli Beyt’in yoludur.

Hakka dost, şeytana rakip
Elen belen, dilen sahip
Erenleri, eyle takip
Çiğnenmeyen, çul olur mu?

Mü’min daim, umutludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

İçi kurttur, dışı ahu
Vicdan bozuk, kirli ruhu
Nerde namus, edep ya hu
Hiç nikâhsız, döl olur mu?

Bu can Ehli Beyt çuludur
Yol, Ehli Beyt’in yoludur.

Sadık kişi, Hakka bağlı
Dilim dertli, kalbim dağlı
Haram yemiş, göbek yağlı
Kargadan, bülbül olur mu?

Herkes Mevlâ’nın kuludur
Yol, Muhammed’in yoludur.

Yazan:Üstat Ahmet AKGÜL

Kerbela; Zulme Karşı Direnişin Sembolüdür!
“Bugün bizler kendimiz için de en güzel, en kıymetli kurtuluşlarımızı isteyip hazırlanalım. Allah’ın tüm sevdikleri ile cennete girip Cemal izleyecek güzel sonlar için çabalayalım ve bugün bunu dua olarak isteyip arzulayalım! Hz. Hüseyin Efendimiz gibi, haksızlıklar ve Dini yozlaştırmalar karşısında susulmayacağını, gerekirse tatlı canların Allah yolunda kurban kılınacağını ispatlayalım!”

Ey Allah’ın Kulları, Kardeşler Olunuz…
Gelin, Rabbimizin Kur’an’da buyurduğu gibi ve Peygamber Efendimiz (sav)’in vasiyet ettiği
gibi, Müslümanların arasını bulalım.

Birbirinin camisinde namaz kılmayan, selamlaşmayan, birbirinin yazdığı kitabı okumayan, ufak bir fikir farklılığı nedeniyle kardeşini düşman sayan Müslümanların arasını bulalım. Bu gibi yapay ayrımlar kalksın. Allah’ın evleri olan camiler, şu veya bu grubun, şu veya bu mezhebin değil, tüm Müslümanların mescidi olsun.

Her Müslüman birbiriyle selamlaşsın, birbiri ile sohbet etsin. Birbirine hoşgörü göstersin. Cemaatsel veya kişisel uzlaşmazlıklar son bulsun. Ve tüm Müslümanlar, elbirliği yaparak, tevazu ve hoşgörü içinde, Allah’a daha çok yakınlaşmak, O’nun dinine daha çok hizmet etmek için çalışsınlar. Ve Allah’ın bizlere verdiği şu emri hiçbir zaman unutmasınlar:

“Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.”
Al-i İmran 103

Ahmet Akgül / insanın Yozlaşması / Öfkelenmek “Psikolojik Hastalık”tır

Milli Çözüm hadiselerden ders çıkarıp , İSABETLİ AÇIKLAMALARDA bulunmasıyla insanlığı EN doğruya yöneltmekte olduğunu görmekteyiz.
Milli Çözüm , geçmişteki hadiseleri nasıl anlamamız ve ders çıkartmamız gerektiği hususunda en isabetli açıklamalarla bizleri – insanlığı aydınlatmaktadır.

MİLLİ ÇÖZÜM VE HASSATEN AHMET AKGÜL HOCAMIZ , HADİSELERDEN İSABETLİ DERS ÇIKARIP YAPTIĞI AÇIKLAMALARI VE ÇIKARDIĞI DERSLERİ YAZMASIYLA HATIRLATMASIYLA KALMAYIP – BİZATİHİ YAŞADIĞINA DA ŞAHİDİZ. İşte makalede de ifade edilen şu DERSLERDEN BİR TANESİNİ HATIRLATMAK İSTİYORUM:
[u]… “O halde, bugün bizler kendimiz için de en güzel, en kıymetli kurtuluşlarımızı isteyip hazırlanalım. Allah’ın tüm sevdikleri ile cennete girip Cemal izleyecek güzel sonlar için çabalayalım ve bugün bunu dua olarak isteyip arzulayalım[/u]! [u][b]Hz. Hüseyin Efendimiz gibi, haksızlıklar ve Dini yozlaştırmalar karşısında susulmayacağını, gerekirse tatlı canların Allah yolunda kurban kılınacağını ispatlayalım![/b][/u]

Milli Çözüm Çatısı
Ülkemizde yıllar yılı azınlıklar ne olacak? Alevi Sünni ,Türk Kürt gibi kaşınan ve aslında sorun olmadığı halde aziz milletimizi İsrail’e vilayet yapmaya yönelik bölücü eylem ve söylemlerle bizi bölmeye çalıştılar çalışıyorlar. Ancak tahmin etmedikleri beklemedikleri yönden yine her zamanki gibi duruma Mili Çözüm el atmış durumdadır. Hem fikri hem eylem olarak Anadolumuz daki mezhep meşrep ve ırkçı zehirlere karşı panzehir gibi müdahale ederek Büyük İnkılap öncesi Anadolu’da tek yumruk olarak birlik sağlanmıştır elhamdülillah. Zaten toplumdaki Kuvayı milliye ruhuna çatı vazifesi yapacak tek adres Milli Çözümdür.

MÜ’MİNLERE HER GÜN AŞURÂ, HER YER KERBELÂ…
• Demek ki bugün [b](ve HER GÜN)[/b] “tevbe-istiğfar” günüdür.

• Demek ki bugün [b](ve HER GÜN)[/b] hizmet ve gayretlerimizi gözümüzde büyütmeme günüdür.

• Demek ki bugün [b](ve HER GÜN)[/b] Hakka dostluk yolunda karşılaştığımız İlahi imtihanlardaki halimizi muhasebe etme, samimiyet ve seviyemizi yükseltme günüdür.

• Demek ki bugün [b](ve HER GÜN)[/b], “büyük saadetlerin, büyük çilelerden sonra geldiğini idrak etme” ve Milli Çözüm’ün kıymetini bilme günüdür.

• Demek ki bugün [b](ve HER GÜN)[/b], İlahi imtihan tecellileri karşısındaki sabır, rıza ve şükür hâlimizi gözden geçirme, itiraz, usanç ve sızlanmalarımızdan tevbe etme günüdür.

• Ayrıca bugün, Hz. Hüseyin (RA) Efendimizin şehit edildiği gündür. Diğer bir ifadeyle İslam’ın bağrına fitne hançerinin vurulduğu bir gündür.

O halde, bugün [b](ve HER GÜN)[/b] bizler kendimiz için de en güzel, en kıymetli kurtuluşlarımızı isteyip hazırlanalım. Allah’ın tüm sevdikleri ile cennete girip Cemal izleyecek güzel sonlar için çabalayalım ve bugün bunu dua olarak isteyip arzulayalım! Hz. Hüseyin Efendimiz gibi, haksızlıklar ve Dini yozlaştırmalar karşısında susulmayacağını, gerekirse tatlı canların Allah yolunda kurban kılınacağını ispatlayalım!

Bugün [b](ve HER GÜN) [/b]ibadetimizi, Din ve Hak Davanın hâkimiyeti için gayretlerimizi arttıralım. Bütün bunları hem tüm geçmişlerimiz hem kendimiz için yapalım. Bugün daha çok sadakalar verip, tasaddukta bulunalım. Etrafımızdaki maddi-manevi ihtiyaçlı hissettiğimiz kişilerin ellerinden tutup rahatlatalım…

Birlik Olursa Dirlik Olur!
“Birlik dirlik yoksa, gelir her bela
Bak dünya perişan, her yer Kerbela
Adil Düzen’siz herkes, zulme müptela
Ya Hakk!.. Ya Hu!.. çek ki; yeşersin bağlar
Hâlâ her andıkça, özüm kan ağlar…”

Yezitler bizmez de Hüseyin’ler bir tane mi
Yezitler ne son buldu ne son bulacak. Hz Hüseyin ve yanındaki şehitlerimizi rahmetle ananlar bilmeliler ki her Allah diyen Allah korkusunu ve sevgisini gönlüne yerleştirmemiş ise Müslümanım diyen gösteriş ve riyada takılı degil ise Kur’an i okuyup hayatina rehber edinip tatbik edemiyor ise vicdan ve inançlarına bunları mutlaka ekleyerek devam etme sorumluluğunu yerine getirmek için gayret ve çaba harcamadıkça kurtuluşa eremez. ERBAKAN hocamızın da buyurdugu gibi
“Herhangi bir kimse Malazgirt’te inanışının şahlanışını yaşamadan, Kosova’da Niğbolu’da bir kılıç olup parlamadan, Ulubatlı Hasan olup İstanbul’u fethetmeden, Sultan Fatih olup atını denize sürmeden ,Kanuni olup şanlı ordularıyla Avrupa’nın içine yürümeden, Seyit Çavuş olup 250 kiloluk mermiyi ya Allah deyip namluya sürmeden, bir insan Sakarya’nın siperlerine girmeden ve Kıbrıs’ta düşman tahkimatının arasından geçmeden, Milli Selametin ne olduğunu anlayamaz” bütün bunları anlamamızı Allah hepimize nasip etsin inşallah…

Bizleri cennette, buluştur Ya Rab
Hasan Hüseynime, gülmeyen dünya

Ali Fatıma’ya, kalmayan dünya

Muhammed’e vefa, kılmayan dünya

Bize mi kalacak, beyler ağalar

Her andıkça hâlâ, gönlüm kan ağlar…

[b]O halde, bugün bizler kendimiz için de en güzel, en kıymetli kurtuluşlarımızı isteyip hazırlanalım. Allah’ın tüm sevdikleri ile cennete girip Cemal izleyecek güzel sonlar için çabalayalım ve bugün bunu dua olarak isteyip arzulayalım! Hz. Hüseyin Efendimiz gibi, haksızlıklar ve Dini yozlaştırmalar karşısında susulmayacağını, gerekirse tatlı canların Allah yolunda kurban kılınacağını ispatlayalım![/b]

HER YER KERBELÂ…
Bazı hain ve münafık tipler, Hz. Peygamber Efendimizden alamadıkları intikamı Kerbela’da Onun Ehl-i Beyt’inden almışlar; Hz. Hüseyin Efendimizle beraber ailesinden ve sevenlerinden 72 mübarek cana kıymışlardır. Hz. Hüseyin Efendimizin mübarek oğlu muhterem İmam Zeynel Abidin hasta olduğu için sarılıp saklanmış ve Peygamber Efendimizin nurlu soyu onunla tekrar çoğalmıştır.

Ve bugün, dünyanın her yanı bir Kerbela’dır. İnşaallah ancak Adil Düzen ve Milli Çözüm inkılabıyla masum, mağdur ve mazlum insanlar, yeniden huzura ve onura kavuşacaklardır!
(Makaleden Kesit)

İnşaallah ancak Adil Düzen ve Milli Çözüm inkılabıyla masum, mağdur ve mazlum insanlar, yeniden huzura ve onura kavuşacaklardır
“Bazı hain ve münafık tipler, Hz. Peygamber Efendimizden alamadıkları intikamı Kerbela’da Onun Ehl-i Beyt’inden almışlar; Hz. Hüseyin Efendimizle beraber ailesinden ve sevenlerinden 72 mübarek cana kıymışlardır. Hz. Hüseyin Efendimizin mübarek oğlu muhterem İmam Zeynel Abidin hasta olduğu için sarılıp saklanmış ve Peygamber Efendimizin nurlu soyu onunla tekrar çoğalmıştır.

Ve bugün, dünyanın her yanı bir Kerbela’dır. İnşaallah ancak Adil Düzen ve Milli Çözüm inkılabıyla masum, mağdur ve mazlum insanlar, yeniden huzura ve onura kavuşacaklardır!”

Allah’ım bizlere bâtıl ile mücadelede biran evvel muzaffer kıl. (amin)
Bakara 193
(Bununla beraber, ülkenizde, bölgenizde ve yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya; adalet ve hürriyet ortamını bozmaya kalkışan fesat odakları etkisiz bırakılıncaya) kadar onlarla (zulüm odaklarıyla) çarpışıp (Hakkı hâkim kılmaya çalışın!) [“Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünüzün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (bugün ise üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın.” (Enfâl: 60)] Eğer (kâfir ve hain odaklar saldırı ve fesatlıktan) vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur (saldırganlık ve zulümkârlık caiz değildir).

https://www.mealikerim.com/2/bakara/193

10 Muharrem
O halde asıl kurtuluş; Rabbinin, senin için dilediği en hayırlı sonda saklıdır!

Alçak ruhlular
Hz. Hüseyin (ra) efendimizin zulüm ve zalim karşısında, kıyamete kadar gelecek tüm insanlığa örnek cesur davranışı ortada dururken çağdaş zalimlere makam mansıp karşılığı kendini, karakterini ve hatta dinini satan alçak ruhlulara yazıklar olsun. Ama bunun yanında şunu da görmek lazım; Hz. Hüseyin (ra) efendimize göz göre göre o gün ihanet edenler olduğu gibi Hakk davaya bugün de ihanet edenler olacaktır. Hakk’ın taraftarlarına düşen ise; kendilerini Hakk’ın tarafındaymış gibi gösteren bu münafık tipleri ve hiyanet ehlini iyi tanıyıp tedbir almak olacaktır.

İNŞAALLAH
Ve bugün, dünyanın her yanı bir Kerbela’dır. İnşaallah ancak Adil Düzen ve Milli Çözüm inkılabıyla masum, mağdur ve mazlum insanlar, yeniden huzura ve onura kavuşacaklardır!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
16
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...