BAZISI MÜNAFIK, BAZISI GÂVUR!
Ya Rabbi biz kime, güven duyalım
Birisi münafık, öteki gâvur…
Bir çıkış yolu aç, Hakka uyalım
Çaresiz ve mecbur, kalmasak mahsur1
Bir kısmı münafık, bir kısmı gâvur…
Sağ-sol hepsi bâtıl, bir de Hakk vardır
Akıl vicdan Kur’an, uyulsa kârdır
Herkesin tarafı, iman kadardır
AB’ye saygılı, millete cesur
Bazısı münafık, bazısı gâvur…
Biri istismarcı, diğer inkârcı
Faizde fuhuşta, hepsi ısrarcı
Âlimler içinde, Hakkı ihtarcı
Kalmadı pek çoğu, ağzından fosur
Bir kısmı münafık, bir kısmı gâvur…
Hepsi ABD’ci, AB uşağı
Bilmem uyanır mı, şu “Z” kuşağı
Münafık kâfirden, daha aşağı2
Programlarında yok, Kur’ani unsur
Bazısı münafık, bazısı gâvur…
Kur’an’ın sözünü, masal sanırlar
Haçlı’nın hükmünü, asal3 sanırlar
Bak Adil Düzen’i, hayal sanırlar
Bizi nusretinle, zafere savur
Onmasın münafık, onmasın gâvur…
Bal sanıp boyalı, ricse4 üşüşmüş
Şeytandan şer görüp, Rahman’a küsmüş
“Kırk katır, kırk satır…”, konuma düşmüş
Bağışla Sen bizi, Ey Afuvv Ğafur
Sapıtmış münafık, azıtmış gâvur…
Hiç Milli Görüşçü, kuyruk olur mu
Haçlı’dan hayırlı, buyruk olur mu
Mü’minse AB’ye, uyruk olur mu
Oruç tutmuyor ya, kaçırmaz sahur
Bir kısmı münafık, bir kısmı gâvur…
Bizi iki arada, koyan utansın
Karga veş5 gözümüz, oyan utansın
Hoca’ya hıyanete, doyan utansın
Kahpeye keramet, uydurmak kusur
Bazısı münafık, bazısı gâvur…
Sadıklar çaresiz, kaldığı anda
Hep rahmet kapını, çaldığı anda
Musa veş denize, daldığı anda
Nusretin yetişir, Ey Rabbi Sabur6
Kahrolsun münafık, kahrolsun gâvur…
Tecelli kıl gönül, inayet ister
Sınırsız Kudretin, bir daha göster
Sökülsün bilborddan, sevimsiz poster
Lütfunla Sen bizi, eylesen mansur
Ki şunlar münafık, karşıtı gâvur…
1- Mahsur: Kuşatılmış, mecbur bırakılmış.
2- “Şüphesiz (kâfirleri veli edinen) münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.” (Nisa: 145)
3- Asal: Temel esaslar, değişmez unsurlar.
4- Rics: Necis ve murdar anlamında Kur’ani bir kavram.
5- Veş: (Farisice) Gibi, benzeri.
6- Sabur: Çok sabırlı ve kullarına fırsat tanıyıcı olan, sonunda intikam alan Allah’ın sıfatı.

Onmasın münafık, onmasın gâvur…
Kur’an’ın sözünü, masal sanırlar
Haçlı’nın hükmünü, asal3 sanırlar
Bak Adil Düzeni, hayal sanırlar
Bizi nusretinle, zafere savur
Onmasın münafık, onmasın gâvur…
Şüphesiz (kâfirleri veli edinen) münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.” (Nisa:145)
9:1
(Bu ültimatom) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza, Allah’tan ve Resulü’nden kesin bir uyarıdır.
9:2
Bundan böyle yeryüzünde (size tanınmış bir süre olarak) dört ay (daha) dolaşın. Ve bilin ki Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçekten Allah, inkâr edenleri hor ve aşağılık hale getirecektir.
9:3
(Hacc-ı Ekber) En büyük Hacc gününde (ve Kurban Bayramı sürecinde bu gerçek) Allah ve Resulü’nden (bütün) insanlara ilan edilip duyurulacaktır ki: Allah ve Resulü kesinlikle müşriklerden ve (bâtıl sistemlerinden) uzaktır ve (zulüm düzenleri yıkılacaktır). Eğer tevbe ederseniz (ve İslam’a dönerseniz) bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Allah’ı elbette aciz bırakacak değilsiniz. İnkâr edenleri acı bir azapla müjdele.
Söylenecek Söylendi
[b]”Bizi iki arada, koyan utansın
Karga veş gözümüz, oyan utansın
Hoca’ya hıyanete, doyan utansın
Kahpeye keramet, uydurmak kusur
Bazısı münafık, bazısı gâvur…” [/b]
İYİ BİLİN VE BEKLEYİN Kİ, ARTIK ALLAH’IN YARDIMI YAKINDA ERİŞECEKTİR!
Nefsi heveslerin ve siyasi-şahsi hedeflerin peşine düşerek vefasızlık, vasıfsızlık ve fırsatçılık yapanlar, Milli ve manevi değerlerimize ve geleceğimize uygun hareket etmemekte, Milli Görüş’e ve Erbakan Hoca’ya hıyanet eden vicdansız ve inançsız kahpelere kerametler uydurmakta, sonunda insanlar istismarcılar ile inkârcılar arasında yani münafıkla gâvur arasında bırakılmış durumdadırlar.
[i][b] “Allah’ın yardımı ne zaman?”[/b][/i] denmeye başlandığı tarihi bir zamanı yaşamaktayız.
Allah’ın va’adine ve fetih müjdesine inanmayanlar bırakılmalıdır!
Yakında Siyonist Şeytanların ve işbirlikçi hainlerin sistemleri ve tüm tedbirleri çöküp yıkılacak ve yenilgiye uğratılacaktır.
Yakında Allah Müslümanlara umulmadık bir zafer ve Kendi katından mutlu bir haber gönderecek, münafıklar kendi içlerinde gizledikleri şeytani heves ve hesaplarına bin pişman ve perişan olacaklardır.
Yakında Hakkın ve mazlumların galibiyeti, inkârcıların ve münafıkların ise acı akıbeti çok görülecek, inkâr ve nankörlükle küfre düşen hain ve zalim kimselerin yüzleri kötüleşip pişmanlık ve perişanlık içinde kararacaktır.
Yakında tarihi bir inkılâpla küfür ve zulüm saltanatı yıkılacak, Siyonizm’in kurduğu “Birleşik Cemiyet” bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacak delik arayacak vaziyete ve hezimete düşeceklerdir.
Haksızlığı ve ahlâksızlığı yaymaya çalışan zorbalar… Din istismarcısı ve yozlaştırıcısı iktidarlar ve onları alkışlayan riyakâr… Ucuz kahraman şair ve yazar takımı olan bütün Zalimler… Nasıl bir inkılâba uğrayıp hangi dönüşümle devrileceklerini yakında bileceklerdir.
Pek yakında o zalimler akıbet yurdunun kutlu ve mutlu sonucun kimin olacağını, izzet ve iktidarın kime kalacağını bilecek ve göreceklerdir.
Yakında kutlu sonuç diyarının, ülke ve dünya iktidarının kimin olacağını bilinip öğrenilecek, rezil ve rüsva edici azabın kime geleceği ve sürekli azabın hakaret ve eziyet ortamının kimlere ineceği görülecektir.
EY YRP, EY SAADET İÇİNİZDEKİ MARAZLILARI ELEYİN VE MAZLUMLARIN UMUDU OLMAYA YÖNELİN
Yrp yıllardır her seçim arefesinde Akp’nin ekmeğine yağ sürüyor. SP ise içerideki hain takımıyla ikilemli politikalarla her iki tarafa göz kırparak, pusulu havada işini yürütme görüntüsü çiziyor. Yani hem Yrp, hemde Sp’nin mevcut yönetimi maalesef Milli Görüş çizgisinden uzak, yanlış ve hatalı yollarda bulanık sularda içeride kalmış üç beş sadık samimi dava insanının heyecanını yok etme adına ne gerekiyorsa yapıyorlar. Bu durum da doğal olarak dış güçlerin güdümündeki oluşumlara yarıyor. Evet, gerek Yrp, gerekse SP içlerindeki marazlıları elemeden ve birlik olup mazlumlara umut olacak adımları atmadan nihai sonuca ve hayırlı neticelere ulaşamazlar ve bu vebal altında ezilip kaybedenler mezarlığında yerlerini alırlar.
Milli Çözümün SP ve YRP’ye BİRLEŞİN çağrısına uymayanlar bu vebali nasıl öderler?
Milli Çözüm, Sp’ye ve Yrp’ye “birleşin” çağrısı tarihi bir çağrıydı. Barajları yıkmaları için bir imkan, Aziz Erbakan Hocamızın projelerini hayata geçirmek için tarihi bir fırsattı.
Maalesef Milli Çözümün tarihi çağrısını duymazdan gelerek; Cumhurbaşkanı olma fırsatı kaçırıldı, Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürüldü, milli görüşün oyları bölündü, millet ittifakının olası hükümetinde ki etkinlik azaldı… saymakla biter mi? Bitmez. Her iki taraf da inatla “Milli Çözümün çağrısı” yönünde adım atmayıp en zararlı olacak seceneği seçtiler. Ayrılık, haliyle sağa-sola muhtaç olma, tarihi fırsatları tepme, ona buna kuyruk olma, oyları bölerek dolaylı AKP’nin ekmeğine yağ sürme camiayı olmadık kişilere mahkum etme ile bu süreç sonuçlanmakta. Ne acıdır ki partiyi bölen, fitne çıkaran (kıt akıllıların-ahmakların nazarında) Milli Çözüm olmaktaydı. Bir kerede şeytani oyuna düşmeden önce Üstad Ahmet Akgül Hocamızın haklı/kârlı çağrısını anlayıp uygulayalım. Sonunda haklı olduğunu anlaşılıyor, pişmanlıklar dile getiriliyor da iş işten geçmiş veballer sırtlanmış olmuyor mu?
Bizi nusretinle, zafere savur
Takva diye riyakârlık yaparız
Tanrı diye tapulara taparız
Dava zordur, biz duaya bakarız
Keşke bir hakiki derviş olaydık!..
Bazı şeyh, masonla, hep hemfikirdir
Kalıbımız temiz, kalbimiz kirdir
Elimizde tesbih, dilde zikirdir
Bir kısmı münafık, bir kısmı gâvur…
(Bu münafık insanların) Çoğunluğunu günah işlemek, (İslami harekete) düşmanlık etmek ve (faiz ve rüşvet gibi) haram yemek hususunda adeta koşuşturup yarış ettiklerini göreceksin. (Bu) Yaptıkları ne kadar kötü bir şeydir.(5:62)
Kahrolsun münafık..Kahrolsun gâvur..
Sadıklar çaresiz, kaldığı anda
Hep rahmet kapını, çaldığı anda
Musa veş denize, daldığı anda
Nusretin yetişir, Ey Rabbi Sabur
Kahrolsun münafık, kahrolsun gâvur…
**********
Aziz Erbakan Hocamız mâna aleminde ;”Çaresiz olmayın,çare siz olun!”buyurmuslardı.Yorulabilir bazan tökezleyebiliriz fakat ısrarla Rabbimiz’in rahmet kapısını çalar,Rabbi Rahimimizin şefkat ve merhametiyle çaresizliğimiz tüm insanlığa çare olmaya dönüşür inşallah…
İnanıyoruz ki;”Kim Allah’ın dinine hizmet ederse;Allah onu çürütmez,eksiltmez,ürkütmez,korkutmaz,görünenden görünmeyenden korur..
Hiçbirimiz bir saniye bile korkmayız!
İşsiz kalmaktan,aşsız kalmaktan,eşsiz kalmaktan!.Dostlarımızın konu komsumuzun bizimle arkadaşlık etmemesinden,muhabbet etmemesinden korkmayız..Etrafımızdakilerin kimliğimizi tebliğ mücadelemiz öğrenince bizimle iş ticaret vs yapmamasından da korkmayız..Bizler haşa bir tek olan Allah’tan korkmayıp,Allah’ın bizimle ilgili ne diyeceğini, bize nasıl bakıp ne şekilde davranacağını hiç hesaba katmayıp,etrafımızdakilerin ne diyeceğini nasıl bakacağını ne şekilde davranacağını dikkate alıp, korkmayız!.
Halih bin Velid kendi devrinde yaşayıp aynı şekilde hareket eden insanlara;”Korkakların dünyası ve ahireti başına yıkılsın..Korkaklıkta ar,ilerlemekte şeref ve itibar var..İnsan korkmakla kaderin önüne geçemez!”demiştir.
Bizler;”Ve kefa billahi nasira”
diyerek Musa (as) gibi denize dalmak zorunda olanlarız..
“Allah birdir!” diyerek ateşe koşan İbrahim (as) olmak zorundayız..
Biz bir an bile ümit kesmeden yolumuza devam ederiz,Rabbimizin nusreti bizi kuşatır..Biz Ahmet Hocamızın onderliğinde,elimizi taşın altına koyarız..Biliriz ki;”Altınlar yani mükafat;elini taşın altına koymayı becerenlerin ve buna cesaret edebilenlerin hakkıdır….”
Ya Rabbi;İmtihan yollarından geçerken rahmetinden ümit kesmekten sana sığınırız..
Takdir Sen’in,sabır bizimdir…”
Rabbim;”bazan yüreğimiz çok yoruluyor.Bize bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder.
Üzerimize bir iyilik ve güzellik kondur,avunmalığımız olsun.
Bizlere hiç ummadığımız kolaylık ve çabuklukta zaferler ve sevinçler nasip et..”
İmanımız kavii,kardeşliğimiz samimi en önemlisi Rabbimizin nusreti bir nefes kadar yakınken duamız odur ki;” Kahrolsun münafık,kahrolsun gâvur!….
Elbette duamız kabul olacaktır,duanın kabul olup olmayacagindan şüphe etmek,Allah’tan şüphe etmek değilmidir?…
Sağ-sol hepsi bâtıl, bir de Hakk vardır. Akıl vicdan Kur’an, uyulsa kârdır. Herkesin tarafı, iman kadardır.
Kur’an’ın sözünü, masal sanırlar
Haçlı’nın hükmünü, asal3 sanırlar
Bak Adil Düzeni, hayal sanırlar
Bizi nusretinle, zafere savur
Onmasın münafık, onmasın gâvur…
(Amin Yarabbi.)
Kur’an ve sünnet, geçmişe değil, bu güne ve bize hitap etmektedir, tarihi örnekleri ve meseleleri de ibret ve hikmet dersleridir.Kur’an’ı Kerim; Sürekli gelişen ve değişen: siyasi, iktisadi, ilmi ve içtimai hayatı her halde ve yeniden düzenleyip disiplinize edecek, değişmez hakikat ve hikmetler içermektedir.
Mâide Suresi;
5:53
Ey iman edenler! (Fitne çıkarmamak, anarşi ve ahlâksızlığı kışkırtmamak ve karşılıklı hak ve hürriyetlere saygılı bulunmak şartıyla; onlarla birlikte yaşayın, komşuluk yapın, ülke ve bölge nimetlerini paylaşın, ilmi ve iktisadi konularda yardımlaşın, ama gerçekten iman ve Allah’a itimat ediyorsanız sakın ha!) Yahudilerin (ırkçı emperyalist kesimlerini ve yine haksızlık ve ahlâksızlık hedefleyen bazı) Hristiyan (merkezlerini) veliler (yöneticiler) edinmeyin. (Onları dost ve dürüst zannedip, kendinize idareci, karar verici olarak kabullenmeyin. Zulüm ve hıyanet örgütlerine ve girişimlerine destek vermeyin.) Onlar, (sizin değil) birbirlerinin dostları ve destekleyicileridir. (Artık) Sizden her kim onları dost (ve rehber) edinip (peşlerine giderse), kesinlikle o da onlardandır. Şüphesiz Allah (Siyonist Yahudilere ve emperyalist Hristiyanlara değer ve destek veren ve Müslümanlara hıyanet eden) zalimler topluluğuna hidayet etmez (onların iman nurunu karartır). [Not: Bu ayet Yahudi ve Hristiyan kimselerle iyi ve insani ilişkileri, ticari ve bilimsel işbirliğini değil; zulüm sistemlerinin ve oluşumlarının güdümüne girmeyi yasaklamaktadır.]
5:52
(Bu İlahi ikazlarımıza rağmen) Kalbinde maraz bulunan (şuursuz Müslüman)ları görürsün ki, hâlâ (Yahudi ve Hristiyanlarla ve onlara ait bâtıl kural ve kurumlarla dostluk hususunda) onların arasına koşuşturup yarışırlar (kâfirlere yaranmaya çalışırlar ve bu münafıklıklarına bahane olarak da); “aleyhimize gelişen ve değişen zaman içinde, başımıza bir felaket gelmesinden (ve Müslümanların mağlup olmasından) korkuyoruz. (Bari hiç değilse, Yahudi ve Hristiyanların yardımını kaçırmayalım, diye düşünüyoruz)” diyerek (sahte mazeretlere sığınırlar). Fakat pek yakında Allah (Müslümanlara) umulmadık bir zaferi veya Kendi katından mutlu bir emri (ve haberi) gönderecek de (o münafıklar) kendi içlerinde gizledikleri (şeytani heves ve hesaplarına) bin pişman (ve perişan) olacaklardır.
5:53
(O küfür cephesi ve köle düzeni yıkıldığı zaman şuurlu ve onurlu) Mü’minler (münafıklara) şöyle (seslenip) diyeceklerdir: “Bunlar mıydı o, bütün güçleriyle sizinle beraber olduklarına yemin edenler?” (Bakın tapınıp sığındığınız şeytani güç odakları nasıl da yıkılmış ve sizi sahipsiz bırakmışlardır?) Artık (münafıkların) bütün çabaları boşa çıkmış ve hüsrana uğramışlardır.
5:56
Her kim Allah’ı, O’nun Resulü’nü ve (Kur’an’a uyan ve İslam’ı uygulayan) mü’minleri veli edinir (onları sever ve seçerse), muhakkak (biliniz ki) galip gelecek olanlar, yalnız Allah’ın partisidir. (Hakkın takipçileri ve tarafgirleri olan hizip ve ekip başarıya erişecektir.)
Selam, Hakka ve hidayet yoluna tabi olanların üzerine olsun.
ÇÖZÜM YOLU AÇIK VE NET ORTADAYKEN BAŞKA YOLLARA TEVESSÜL ETMEK, BU ÜLKEYE VE İNSANLIĞA YAPILAN EN BÜYÜK İHANETTİR
Bu mükemmel, anlamlı ve mesaj verici şiiri okurken; bu şiirin özetini çıkarın diye sorulsa, verilecek en gerçekçi cevap şu olurdu diye içimden geçirdim ve sizlerlede paylaşmak istedim.
Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki:
Türkiye’nin kurtuluşu; “Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’ e inanan bir Hükümetin kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN
Evet, hakikat bu sözlerde saklıdır. Şimdi; vatanını, milletini ve ülkesini seven Milli Görüşçü ve Milli düşünceli her kesin ve her kesimin bu sözün gereğini yerine getirme zamanıdır. Kıskançlıkları, her türlü şahsi hesapları ve beklentileri bir tarafa bırakıp, gerçek manada sorumluluklarınımızı yerine getirmenin gayesi ve gayreti içerisinde olma vaktidir. Bugün bu çağrıya kulak vermeyenler, yarın seslerini kimseye ulaştıramayacaklar ve büyük bir zarara uğrayacaklardır.
Lütfunla Sen bizi, eylesen mansur
[b]Sadıklar çaresiz, kaldığı anda
Hep rahmet kapını, çaldığı anda
Musa veş denize, daldığı anda
Nusretin yetişir, Ey Rabbi Sabur6
Kahrolsun münafık, kahrolsun gâvur…
[/b]