YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ccbd9ae6fae
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 3
Bugün : 11565
Dün : 56731
Bu ay : 11565
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52156623
IP'niz : 216.73.216.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

ÇİLEYİ ZEVK EDİNDİM!..

        

Sen Sultansın, ben kulum

Va’din haktır, beklerim…

Milli Görüş, okulum

Cihat sebat, zevklerim…

      

Çile dolu, yıllarda

Nefsim daim, yularda

Gözüm gönlüm, yollarda

Günü güne, eklerim…

      

İslam ile, izzetli

Erbakan’la, fazletli

Baklavadan, lezzetli

Yavan kara, keklerim…

      

Sağa sola, sapmadım

Mala mülke, tapmadım

Zulüm hile, yapmadım

Yok senedim, çeklerim…

      

İman mertlik, felahım

Milli Çözüm, silahım

Eya Rabbim, İlahım

Rızan için, cenklerim…

      

Kader ağın, ördükçe

Hikmet hükmün, gördükçe

Vuslat yolum, sürdükçe

Şükür artar, şevklerim…

      

Elli yıldır, ararım

Dost hayalin, sararım

Hiç kalmadı, kararım

Kalp yoruldu, teklerim…

      

Hasret nârına, yakma

Zannım yalan, çıkartma

Mahzun mahcup, bırakma

Solmasın gül, renklerim…

        

Sadık kullar, kayrıldı

Çoğu bir bir, ayrıldı

Bak vuslata, çağrıldı

Tanışlarım, denklerim…

        

Sadık Hak’ta, sabretmiş

Hak’tan cayan, ayb etmiş

Hakk bulan ne, kayb etmiş

Bir dost dünyaya, yeğlerim…

        

Yaşım vardı, kemale

Gönlüm âşık, Cemale

Artık gitti, zevale

Şüphelerim, şeklerim…

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Fatma Betül ERİŞKİN

Fatma Betül ERİŞKİN

Subscribe
Bildir
17 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Va’din Haktır
Sen Sultansın, ben kulum
Va’din haktır, beklerim…
Milli Görüş, okulum
Cihat sebat, zevklerim…

İman mertlik, felahım
Milli Çözüm, silahım
Eya Rabbim, İlahım
Rızan için, cenklerim…

Hakk bulan ne, kayb etmiş
(Ey Resulüm!) Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: “Ganimetler Allah’a ve Resulüne aittir (onlar adına adil bir devlet ve hükümet bu işi yürütmelidir). Buna göre, eğer mü’min iseniz Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının, birbirinizin arasını düzeltin, Allah’a ve Resulüne itaat edin.” (Çünkü mü’minler Kur’an’ın ve Resulüllah’ın yolundan giderler.) Enfal 1.ayet

Anlayana antrikot, anlamayana ot…
İman mertlik, felahım
Milli Çözüm, silahım
Eya Rabbim, İlahım
Rızan için, cenklerim…

***
İmanın, mücadelenin ve ibadetin lezzeti, kulluğun hazzı dünyada tadılacak en büyük taddır.

Bu şuur ve uğurda çekilen her türlü zorluk ve çile kıymetin bilene ve kulluk sorumluluğunu kuşanana en tatlı aştır…

Rabbın Razı olsun
Hak’da nasibi olanın derdide ona derman, acısı ona zevk verir. Çünkü onun çilesi, uğruna her türlü fedakarlığı yaptığı zevki sefa sürdüğü manevi haz aldığıdır. Hakkı razı etmek keyif verir huzur verir çün gönderiliş ama rıza-i İlahidir. O’nu memnun etmek ve O’na kul oldunmu görülecek ki O’nun rızasını arayanlarda nasıl ondan razı oluyor. Nefsine köle olanlarda sen O’na yaklaştıkça senden nasıl kaçıyor ve sana nasıl düşmanlık yapıyor bunu göreceksin. Sana yapılan düşmanlıklar sen aslında Rabbine yaklaşmandan kaynaklandığını bildiğin için sana ayrı bir huzur ve mutluluk verecektir. Rabbın razı olsun o sana yeter.

Talebelik Nimeti
Liderimle zafere giden yolda ayağım
Kafire ve küfüre hasımlıktır odağım
Milli Çözüm okulu, açtı şuur kontağım
Gerçeğin beyanından mahrum etme Allahım
Ayırma bu davadan, heder etme Allahım..

ARİF-İ TARİF
Kamil Bir Mü’min Mücahid Kul un Tarifi Bu Olsa Gerek

Milli Görüşün Hakim Olması İçin Milli Çözüm Şuuruyla Gayret Etme Huzuru Devlet Başkanlığına Değişilmez
Hak rızasının kıymetine varanlar, Sultanının rızasına varmak için dünya çıkarlarından vaz geçerler. Kutlu gayede yaşadıkları çile, sabır, zorluklar ise onlar için hazdır.
Herkesin en pahalı tatillerde bile almadıkları huzuru hatta ötesinde bir cennet huzurunu yaşarlar, tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olacak; Millî Görüşün hakim olması için çalışmakla.
Sultanın rızasına varma, yeryüzünde tüm insanlığın adaletle yaşaması için Yeni Bir Dünyayı kurma yolunda birleşen dostlar dünyaya değişilmez kıymete ulaşmışlardır.
Dünyada ve ahirette en kıymetli olana ulaşabilmek için çileyi, zahmeti, gayreti zevk edinmek gerektiğini de anlatan şiirimizden gerekli dersleri çıkarmak ve yaşayabilmek duasıyla.

BUNALDIM EY DOST! (ŞİİR)
BUNALDIM EY DOST!

Gün be gün artıyor, hain hücumu

Mahkeme açar ya, demez suçumu

İman ateş koru, yakar avcumu

Rahatı arayıp, yanıldım ey Dost!..

Suçum ki şeytana, kurşun sıkandım

Çile ateşinde, yandım yıkandım

Medet kıl Ya Rabbi, gayrı tıkandım

Dışlanıp divane, sanıldım ey Dost!..

Fani şeyler heves, hep avutmuyor

Kabaran vicdanım, hiç uyutmuyor

Günahım saymaya, yüzüm tutmuyor

Özüm göz yaşımla, sulandım ey Dost!..

Sabrı katık edip, yedim olmadı

Nefsin dik başını, eydim olmadı

Melamet hırkasın, geydim olmadı

Acizim çaresiz, bunaldım ey Dost!..

Yurdumu çevirdi, top sahasına

Kur’an’ı haykırdım, BOP kâhyasına

Mazlumu savundum, can pahasına

Zalimin üstüne, çullandım ey Dost!..

Hep Hakkı söyledim, nefse yüklendim

Bu yüzden ezildim, göze dikendim

Şimdi Sana geldim, bittim tükendim

Bütün sermayemi, kullandım ey Dost!..

Hayra yoldaş olan, bir avuç sadık

Çağdaş Nemrutlara, kutlu asaydık

Bazan Harun olduk, bazan Musa’ydık

İslamsız düzene, katlandım ey Dost!..

Rahmetin ilacım, nusret cabaydı

İblis vesvesesi; hep acabaydı

Ayıyla dalaşmak, boşa çabaydı

Bu yüzden çalıyı, dolandım ey Dost!..

Büyüksün İlahi, yalnız Tek Büyük

İnayet etmezsen, çekilmez bu yük

Yüzlerimiz mahcup, boynumuz bükük

Kur’an’ın kulpuna, sarıldım ey Dost!..

Senden değil Halktan, kestim umutum

Gayrı yağma olur, çulum çaputum

Sanırım taşıyan, azdır tabutum

Yolunda al kana, bulandım ey Dost!..

“Metâ hâzel fethü, in küntüm sâdikîn”1

“Ve kâne hakken aleynâ, nüncil mü’minin”2

“Tenzilül kitâbi, Min Rabbil Âlemin”3

Ayetlerle kapına, sığındım ey Dost!..

Ömer Çağıl

1- “(İnkârcılar ve münafıklar) Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, (beklediğiniz) fetih ne zaman?” diyorlar.” (Secde: 28)

2- “(Oysa) Mü’minlere yardım etmek, üzerimize bir Hakk olmuştur.” (Rum: 47)

3- “(İçinde asla şüphe ve çelişki bulunmayan) Bu kitap Âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.” (Secde: 2)

MİLLİ ÇÖZÜM’ün FAZİLETLİ FARKLARINDAN…
Milli Çözüm ve Şahsı Manevisi olan kutlu şahsiyet; paha biçilmez pek çok seçkin vasfa sahip olmanın yanınsıra;Allah yolunda,vatan,millet ve insanlık uğrunda uğradığı zahmet ve sıkıntıları,Kuran daki tarifiyle HAZZI AZİM bilmiş yüksek bir ahlak ve şuuru temsil etmektedir!

Bu bağlamda ;İlmin kapsı,cesaret ve hikmetin numumesi olan Hz Ali
meşrep bir duyarlılıkla da ayrıca temayüz etmektedir!
Hz. Ali (kv)buyurdular; “Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi:
1-Fakir fukaraya yardım etmek,misafire ikramda bulunmak.
2-Yazın sıcak günlerinde oruç tutmak.
3-Her ortam ve şartta tek başına kalsam da Hakkı savunmak,kafir ve münafıklara karşı mücadele etmek!..

Ayrıca aşağıda paylaşılan bir kısım ayetler de,Milli Çözüm’ün tebarüz eden bazı vasıflarını akla getirmektedir:

“Ey insan! Gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine (O’nun va’adine ve müjdesine) doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; (ve elbette) sonunda O’na varacaksın (mülaki olacaksın).”
http://www.mealikerim.com/84/insikak/6

“Bir kısım (korkak ve münafık) insanlar, (sadık ve sağlam mü’minlere:) “Kesinlikle (kuvvetli ve tehlikeli düşman olan) insanlar size karşı toplanıp (bir şer ittifakı kurdular.) Aman ha, onlardan korkun (ve uyuşun. Çünkü bunlarla başa çıkmanız ve başarılı olmanız imkânsızdır.)” dediklerinde, bu (tehdit ve teklifler sadık mü’min ve mücahitlerin) imanlarını artırıp (moral ve maneviyatlarına güç katmış) ve “Allah bize yeter. O ne güzel (ve en mükemmel) Vekîl’dir. (Biz O’nun emrinde, O da bizimle beraber olduktan sonra, O’nun izni ve iradesi dışında hiçbir güç bize zarar veremeyecektir)” diyen (ve dik duran sadıklardır).”
http://www.mealikerim.com/3/ali-imran/173

“Hiç şüphesiz Allah, mü’minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Ki onlar Allah yolunda çalışıp-çarpışırlar, (gerektiğinde) öldürürler ve öldürülürler; (bu) Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da O’nun üzerine gerçek olan bir va’addir. Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde (ey mücahit mü’minler) yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur. (Çünkü mücahit mü’minler ebedi cennete erişeceklerdir.)”
http://www.mealikerim.com/9/tevbe/111

“Bu (kötülüğü iyilikle savmak olgunluğu)na ancak sabredenler yetiştirilir. Ve bu (şerefe) ancak (İslami hikmet ve siyasetten) büyük pay (sevap ve nasip) sahibi olan (ve insanları Allah’a ve adalet nizamına döndürmekten manevi haz duyan) kimseler eriştirilir.”
http://www.mealikerim.com/41/fussilet/35

Kur’an’ın hüküm ve haberlerini, Resulullah’ın öğüt ve öğretilerini ve vicdanlarının sesini YALANLAMAYANLARIN dünyada iken cennet hayatı kıvamını elde etmenin diğer adı ÇİLEYİ ZEVK EDİNEBİLMEK olsa gerek!..
Kıyameti ve ahireti, Kur’an’ın hüküm ve haberlerini , Resulullah’ın öğüt ve öğretilerini ve vicdanlarının sesini yalanlamayanların dünyada kazanabileceği ve daha dünya hayatında cennet ortamını yaşayabilecek kıvamı elde etmenin diğer adı ÇİLEYİ ZEVK EDİNEBİLMEK olsa gerek!..

Allah’ın bu kainatı ve içindeki canlı cansız varlıkların yaratılışının gayesini ve özellikle bu kainatın içinde ademoğlunu neden yarattığını tefekkür edebilenler doğru cevaba ulaştıkları an vicdanlarının sesini dinleyenler Müslüman olmaya ve Müslümanlığın gereğini yerine getirmeye yani mü’mince bir yaşam sürmek için gayret ve çaba sarfedeceklerdir. Öncelikle rabbimiz insanlığa bu farkındalığı hissetmelerini lütfeylesin…

Yine yaratana teslimiyetin zirvesini hissettiğimiz anladığımız ve bu teslimiyetin kazanabilmenin anahtarlarının lütfedildiği bir Milli Çözüm Şiiri ile karşı karşıyayız elhamdülillah. Rabbim istifade etmek için gereğini yerine getirmemizi dilesin – lütfeylesin.

Kur’an-ı Kerim’de sıkça şu mealde tekrarlar geçer:

• [b]O gün, (Kur’an’ın hüküm ve haberlerini) yalanlayanların vay haline! (Mürselat Suresi 45. Ayet)[/b]
• O gün, (elçilerini ve Hakk ölçülerini) yalanlayanların vay haline. (Mürselat Suresi 47. Ayet)
• [b]Onlara: “Rükû edin” denildiği zaman, rükû etmezlerdi, (İslam’ın hükümlerine boyun eğmezlerdi.)[/b] (Mürselat 48)
• O gün, (kıyameti ve ahireti) yalanlayanların vay haline! (Mürselat 49)

Bu tür ayetlerde YALANLAMAKTAN kasıt elbette birinci mana olarak dilleriyle yalanlamanın anlaşılması olduğu gibi, ikinci anlam olarak ise Müslüman olduktan sonra İslam’ı kabul ettikten sonra Kur’an’ın emirlerine buyrularına, Resulullah’ın öğüt ve öğretilerine ve Onlardan olan Ulu’l Emr’e yani, inandığınız gibi hak ve hayır üzere sizi yönetenlere adil devlete ve hükümete, gerçek ilim ve içtihat ehline itaat etmemek anlamı da taşır ki asıl [u][b]YALANLAMAK [/b][/u]bu olsa gerek. Şiirden anladığımız bu yalanlamadan kaçınan, kaçınmak gerektiğini öğütleyen Kur’an’ın şu müjdesine :
[b]‘’(Samimi ve seviyeli mü’minler, iyilik ettikleri kimselere:) “Biz sizin (midenizi, beyninizi ve kalbinizi) sadece ve yalnız Allah’ın vechi ([u]Cemâline ve rızasına erişmek[/u]) için doyuruyoruz. Sizden (bu iyilik ve ilgimiz sebebiyle) bir karşılık da, (hatta) bir teşekkür bile istemiyoruz. (Gayemiz Rabbimiz ve ahirettir” diyenlerdir). [/b](İNSAN SURESİ 9. AYET)’’ mazhar olabilmenin anahtarlarını gösteren muhteşem ilhamlar ….

Rabbimiz, yine İNSAN SURESİNİN 29. AYETİ KERİMESİNDE ;[u][b] ‘’Şüphesiz Bu (Kur’an) bir öğüt ve hatırlatmadır. Artık dileyen (bununla) Rabbine (ulaştıracak) yolu bulacak (hidayet kulpuna tutunmuş olacaktır). ‘[/b][/u]’ ayetinin gereğini yerine getirmek için gayret ve çaba sarfedenlerden olmamızı lütfeylesin . Amin

Hayat tarzı
Adil Düzen inkılabının gerçekleşmesi ve yeni bir dünyanın kurulması en büyük hayalimizdir. Bu hayalimizin gerçekleşeceğine dair olan inancımız ve ümidimizin canlı kalması için şiirde geçen ve bize örnek olarak sunulan hayat tarzını benimsememiz ve uygulamamız gerekiyor.

İman mertlik, felahım Milli Çözüm, silahım
(Bunların) Elçiye indirileni (Kur’an-ı Kerim ayetlerini) dinlediklerinde, (Tevrat ve İncil’den hatırladıklarıyla) Hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Bunlar derler ki: “Rabbimiz (Sana ve kitabına) inandık; öyleyse bizi şahitlerle birlikte yaz. (Ki sözünde, özünde, izinde ve istikametinde hep sadıklardan olalım.)”

“Hem (derler ki:) Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah’a ve bize Hakk’tan gelen (Kur’an’a ve Resulüllah’a) inanmayalım?”

Böylelikle Allah, (bu) dediklerine (uygun salih amellerine) karşılık olarak, onları içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlerle mükâfatlandırmıştır. İşte bu, iyilik yapanların karşılığıdır. (Maide suresi 83-84-85)

Ya Rabb hayra rehber yap, fesada baş eyleme…
Sadık Hak’ta, sabretmiş

Hak’tan cayan, ayb etmiş

Hakk bulan ne, kayb etmiş

Bir dost dünyaya, yeğlerim…

     Hak davasının uğrunda sabırla, azimle,  Allahın vadini hasretle,  heyecanla bekleyen ve her türlü sıkıntının bile kutlu zafer yolunda  zahmet değil rahmet olduğunun şuuruyla güçlenmiş , sadıklara selam olsun. Allah c.c bu yolda bizleri sağlam ,güçlü  ve sabırlı eylesin inşallah.  Bizlere bu kutlu davada sabırla, azimle dik durmanın  gerekliliğini , davasına er olmanın  sorumluluğunu,gece  gündüz  durmaksızın duanın ve gayretin ehemmiyetini  hatırlatan  Ahmet Akgül Hocamıza ayrıca teşekkür  ederiz.

İzzet Ve Şerefim
Gönül gözüm açki göreyim
Sadıklara kat ki sevineyim
Dostlarınla cennette güleyim
Milli Çözüm; şeref izzetim..

Vadin haktır vadini bekleriz nasip eyle bizlere…
Gerçek dostluğun, vefa’nın, samimiyetin,
sadakatin, yaşandığı tek yer! . Salih müminlerin arasıdır. Müslümanlar ve özellikle hakkın hakimiyeti ve Cihat mesuliyeti için biraraya toplananlar birbirlerinin
velileri, dostları, yardımcıları ve kardeşleri konumundadır. Bir müslüman, sahip olduğu ahlak gereği en zor anında olsa dahi mümin dava kardeşlerini iyiliğini, rahatını düşünüp onları koruyup kollayacaktır. Her durumda Onlarin nefsini kendi nefsine tercih edecek, her türlü fedakarlığı yapacak ve bundan da büyük zevk alacaktır. Allah ayetlerinde iman edenlerin gerçek dostlarını şöyle anlatmaktadır.
“Gerçek şu ki, Ey iman edenler, hicret edenler, ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla Cihad edenler (çaba harcayanlar) ile (hicret edenleri) barındıran lar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır…
işte Allah’ın Hidayet verdiği insanlar, yani Müminler, Onun rahmeti sayesinde inkardan Kurtulmuş kimselerdir. Bu nedenle de her Mümine düşen, cennet ehlinin yapacak olduğu duayı şimdiden yaparak.
Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. eğer Allah bize hidayet vermeseydi Biz doğruya eremeycektik…
deyip şükretmektir.
Yarabbi adil düzen inkilabiyla yeni dünyayı kurdur allahım, sana sonsuz şükürler olsun ki bizi davana er hocalarımıza talebe eyledin, milli çözüm kardesligimizi dünyada adil düzen inkılabıyla, ahirette cennet ve cemalinle sevindir amin amin..

İmanın fiatını ödeyebilenlere nasip olabilecek ilhamlar !..
[u][b]”Hak ile Batılı ayırmak , doğruyla yanlışın farkına varmak, iman etmiş olmak için yeterli sayılmamaktadır. Sen hakkın tarafına geçip İslam uğrunda, batıla karşı olmak uğrunda bir kısım sıkıntıları saldırıları göze alamıyor yani İMANIN FİYATINI ÖDEYEMİYORSAN o zaman hidayet senin kalbine girmiyor!..”
[/b][/u]
( Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamızın bir sohbette buyurdukları hikmetli sözü)

İmanın fiatını ödeyenlerin yazabildiği bir şiir bu şiir. Çileyi zevk edinebilmek ancak ve ancak bu hidayete bu imana sahip olmanın işareti ve beşaretidir. Rabbim bu imana ve şuura erme konusunda yol alabilenlerden olmamızı lütfeylesin. Amin.

Hak’tan cayan, ayb etmiş
Sadık Hak’ta, sabretmiş

Hak’tan cayan, ayb etmiş

Hakk bulan ne, kayb etmiş

Bir dost dünyaya, yeğlerim…

Yaşım vardı, kemale

Gönlüm âşık, Cemale

Artık gitti, zevale

Şüphelerim, şeklerim…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
17
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...