DEĞERLERİN YOZLAŞMASI;
DENGELERİN BOZULMASI!
Cahil gafil, Milli vekil
Helâl yiyen, düşmüş sefil
Hırsız olmuş, sağlam kefil
Gayretsizler, hilim1 ehli!?…
İz’an zayıf, irfan kısır
Din satarak, kurmuş kasır2
Kalbi katı, tutmuş nasır
İçtihatsız, ilim ehli!?…
Mektepler, Darwin kucağı
Tekkeler, şehvet tuzağı
Arslan sanılır, buzağı3
Şeyh geçinir, filim ehli!?…
Vatan Millet, kaygusu yok
Zerre vicdan, duygusu yok
Belgesi yok, bulgusu yok
Bilgisizler, bilim ehli!?…
Faiz fuhuş, serbest gayrı
Hacı Hoca, gütmez hayrı
Akım moda, Dinden gayrı
Şer ister mi, silim4 ehli!?…
Gözler şaşı, kulak ağır
Görmez duymaz, ister bağır
İşin yoksa, Hakka çağır
Vahdet bozar, dilim5 ehli!?…
Dost halimiz, Sana ayan
Hain atlı, sadık yayan
Kahramanmış, Hak’tan cayan
Kurtulduk der, ölüm ehli!?…
Erbakan’a, darbeleri
Rus dayı; Bush, ağbeyleri
Haçlı AB, Kâbeleri
Kürdistancı, bölüm ehli!?…
Deccal çıkmış, fitne yaygın
Zina serbest, ibne saygın
Gâvurlaşmış, çağdaş baygın
Metre sanır, milim ehli!?…
Bir dönüşüm, devrim gerek
Şerden hayra, evrim gerek
Adil Düzen, çevrim6 gerek
Nerde akl-ı, selim ehli!?…
Tayyip tapar, bayan beyler
Hep bozuldu, iller köyler
Ahmet Hoca, doğru söyler
Saldırırlar, zulüm ehli!?…
1- Hilim: Yumuşaklık, sakinlik.
2- Kasır: Saray, görkemli yapılar.
3- Buzağı: İneklerin, doğumundan sütten kesilmesine kadarki yavrularına verilen addır.
4- Silm: Barış ve selamet düzeni İslam. (Bak: Bakara: 208. ayet)
5- Dilim: Parça, bölüm.
6- Çevrim: Gerekli ve önemli değişim.

Faizle, Kapitalizme Bir Millet Nasıl Köle Yapılır?
Bankaların 2020 yılı Ocak ile Haziran (6 aylık) toplam dönem karları 34.595.493.000 tl [1]
Banka gelirlerinin neredeyse tamamının faizle (yani risksiz garantili karla) kazandıkları bilinen bir gerçek.
Bankaların 6 ayda faizle kazandıkları paranın büyüklüğünü biraz daha iyi kavramak için şöyle bir örnek verelim:
Konya’da toplam 557 bin 522 hane sayısı var.[2] Her bir haneyi ortalama 400.000 tl sayalım ve Konya’daki toplam hane sayısı (557.522) ile çarpalım =222.888.800.000 tl, Konya’daki hanelerin ortalama toplam değerini bulmuş oluruz. Yani sadece banka sistemi ile 3.2 yılda faizle (hiçbir risk almadan milletin alın terini sömürerek) bir Konya kazandıklarını görüyoruz. Siz bu düzenin koruyuculuğunu yapar, Erbakan Hocamız gibi bu haksız kazancın önüne geçecek “havuz sistemi” gibi projeleri uygulayamazsanız “Ey iman edenler! Allah’tan korkup (her türlü haram ve haksızlıktan) sakının ve eğer (gerçekten) inanmışsanız, faizden artakalanı (alacak olarak ana paranızdan fazlasını) bırakın (faizci düzenden uzaklaşıp kurtulmaya bakın).” Bakara 278 ayetlerini okuyamaz-uygulayamaz ve iktidarınız boyunca en çok kazanan faizci lobilerin olmasından öteye gidemez, halkın faizle köle olmasının önüne geçemezsiniz.
Faiz fuhuş, serbest gayrı
Hacı Hoca, gütmez hayrı
Akım moda, Dinden gayrı
Şer ister mi, silim4 ehli!?…
[1]https://www.finansgundem.com/haber/bankalarin-aciklanan-2020-yili-ilk-6-aylik-kar-ve-zararlari/1511622
[2] https://www.iha.com.tr/haber-yasadiginiz-sehirde-kac-hane-var-335040/
Bu bozuk düzen tarihi bir inkılaba müstahaktır…
Hainlerin, zalimlerin, bahillerin, gafillerin ve cahillerin zıttı gibi görüldüğü bir sistemin tarihi bir inkılaba müstahak olduğunu dile getiren ve gönüllerimize tercüman olan bir şiir.
***
Nûh 23
Ve (bu arada kâfirler birbirlerine) dediler ki: “Sakın kendi ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd’i, ne Suva’ı, ne Yeğus’u, ne Ye’uk’u ve ne de Nesr’i bırakmayın (ve Nuh’a aldanmayın)!” (Yani bu tapındıklarınıza ve tâbi olduğunuz hayat tarzına sahip çıkın, Nuh’un peşine takılmayın, diye birbirlerini kışkırttılar.) [Not: Bunlar soylu aileleri ve kabileperestliği, altın ve serveti, güç ve kuvveti, kadın ve şehveti, rızık ve emniyeti temsil eden putlardı.]
Nûh 24
“Gerçekten bunlar böylece çok kimseleri şaşırtıp-saptırıp yoldan çıkardılar. (Hz. Nuh dedi ki: Ey Rabbim!) Sen de zalimlerin ancak şaşkınlığını (ve azabını) arttır.”
Nûh 25
(İşte bu yüzden) Onlar, (inkâr ve) hataları dolayısıyla (dünyada) suda boğuldular, sonra (ahirette de) ateşe sokuldular. O durumda Allah’ın dışında hiçbir yardımcı da bulamadılar.
Nûh 26
(950 sene sabırla Hakka çağırıp karşılık bulamayan Hz.) Nuh: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden yurt tutan ve dönüp dolaşan hiç kimseyi bırakma!” diyerek (dua etmeye başlamıştı).
Nûh 27
Çünkü Sen onları (kendi hallerine) bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptıracaklar ve onlar, kötülükte sınırı aşan (ahlâksız facirden) ve kâfirden başkasını doğurmayacaklardır. (Çocuklarını da facir ve kâfir olarak yetiştirip bozacaklardır.)
Nûh 28
“Rabbim beni, annemi, babamı, mü’min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere ise helak olup yıkılmaktan başkasını arttırma” (diye yalvarmıştı).
http://www.mealikerim.com
BUNLAR GERÇEKTİ…
Bu şiir bir hakikattir
Yozlaşmıştı ilim ehli
Millet Tayyo tapar iken
Şıh virdinde zulüm ehli…
Siysetse yemlenecek
Bazen camiye gelecek
Cinayetler işleyecek
Kim diyecek dönme ehli…
Torun göbeği açılmış
Nenesi çarşafla çıkmış
Cadde pazar zulüm azmış
Gören var mı insan ehli…
Etik Rütük tv siyle
Piyangosu içkisiyle
Her kes memnun cemisiyle
Yere batsın Tubba ehli…
Dağılsın bu soysuz düzen
Yere batsın mazlum üzen
Müjdelensin Adil Düzen
Vakit tamam Çözüm ehli…
Görmez duymaz ister bağır…
Bakara Suresi, 42. ayet: Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.
Ayette de geçtiği gibi hakkın Milli Görüş’te olduğunu biliyorlar ama inanmak istemiyorlar. Çıkarlarına ters düştüğü için bilmemezlikten geliyorlar. Gerçi bilmek de yetmiyor uygulamak gerekiyor. Hak davayı anlayıp uyguladıktan sonra bir de anlatmak gerekiyor.
İnşallah anlayan uygulayan ve anlatanlardan oluruz.
Acilen biran evvel şimdiki bu kafalardan kurtulmanın ve kurtuluşun Milli Mutabakat Yollu Milli Bir Restorasyon ile Gerçekleştirilmesi ve 23 Nisan 1980 Yılındaki Aziz Erbakan Hocamızın Şu Sözlerine Sahip çıkılarak ve uygulanarak bu kurtuluşun gerçekleşe
Şiirde de gayet net güzel bir şekilde ifade edildiği üzere ne ahlak , ne onur,, ne vicdan, ne haysiyetli karakterli insan modeli , ne ekonomik tablolarda, ne şahsiyetli bir dış politika, ne de adil bir yargı sistemimiz kalmadı. Acilen biran evvel şimdiki bu kafalardan kurtulmanın ve kurtuluşun Milli Mutabakat Yollu Milli Bir Restorasyon ile Gerçekleştirilmesi ve 23 Nisan 1980 Yılındaki Aziz Erbakan Hocamızın Şu Sözlerine Sahip çıkılarak ve uygulanarak bu kurtuluşun gerçekleşeği artık netleşmiş ve aşikar olmuştur.
Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN Hocamız 23 Nisan 1980 de bir basın toplantısıyla şu hakikatı ve gerçek çözüm yolunu dile getirmişlerdi:
1) Bu cumhurbaşkanı bizzat kendi inancı itibariyle Batı kulüp zihniyetine sahip olmamalıdır. Milli Görüş(bu milletin inancına) sahip olmalıdır.
2) Türkiye’nin kurtuluşunun Batı kulüp zihniyetli hükumetlerde değil; Milli Görüş zihniyetli MİLLİ ÇÖZÜM ‘de olduğuna inanmış, bunu idrak etmiş bir insan olmalıdır.
3) Ve bunlara ilaveten de bu kimsenin bu neticeyi meydana getirmek için; başkasının tesiri altında kalan değil; bizzat kendi gayretiyle çalışan bir insan olması lazım gelir.
Aziz Erbakan Hocamızın işaret buyurdukları bu 3 çözüm yollu maddelerden anlıyor ve idrak ediyoruz ki ; Üstat Ahmet Akgül Hocamızın bu özelliklere sahip ender bir bilge şahsiyet olduğu ve Ülkemizin İnsanlığın kurtuluşu da ancak ülkemizde kurulacak Milli Mutabakat Hükümeti yoluyla Yaşanabilir Bir Türkiye – Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni bir Dünyanın kurulmasına bağlı olduğunu bir kez daha kavrıyor ve bu ihtiyacı bütün kalbimizle hissediyor ve bekliyoruz.
O Vakit Bayram Olur!..
Bozuk düzen,sahte insan
Hep üretir,zalim devran
İçi yanar,insan olan
Dert edinir,vicdan ehli!..
Nerye baksan,gör rezalet
Mazlum inler,çok felaket
Ya helaket,ya selamet
Çözüm arar, iz’an ehli!..
Hıyanetin,tüm kaydı var
Dünya-ukba,hesabı var
Ümit kesme,Hak vadi var
Haydi Adil,Düzen ehli!..
İman ile,can verirse
Fethi Mübin,gerçekleşse
Kardeşliğin,tam pekişse
Bayram Milli, Çözüm ehli!..
Kesilecek Hesabınız !
Sorsan Hakka hizmet eder ,
Bir bilsen neler gizler !
Hey gidi gafil tipler !
Ümmet sizden neler çekti!
Siyonizme yanaşırken ,
Ümmete hep uzaktınız!
Gizli planlar ile ,
Gözleri hep boyadınız!
Size de kalmaz bu dünya,
Sürekli Karunlaştınız!
Gidişiniz yakınlaştı ,
Milli güçler keser hesabınız !
Gayret ve çaba bizden, nusret ve nasip Rabbimizden
Günümüzde toplumumuz ne yazık ki eleştirel ve sorgulayıcı düşünmekten uzak; çoğunluğun fikriyle fikirlenen; araştırmayı öğrenmeyi bir ideolojiye sahip olmayı aşırılık, felsefe yapmak veya fazla derinleşmek olarak gören insanlardan oluşuyor.
Bu insanların yaşam felsefesi ânı yaşamak, hayatlarının kontrol iplerini zevklerinin eline vermek ve kendine zarar dokunmadıkça çevresinde olan zulmü göz ardı etmektir. Tamamen bencilce ve hazcı bir hayat sürerler.
Bu tarz insanlar dava ehillerinin dik ve tavizsiz duruşunu, çabasını ve adanmışlığını, cesaretini ve bu cesaretin kaynağını anlayamaz. Anlamadığı şeyin değerini bilmez, değerini bilmediği şeyin de nankörü, düşmanı olur çıkar.
Bunlardan bazısı kendine zulmün fiskesi değdiği zaman akıllanmaya başlar, bazısının akıllanmasınaysa hiçbir musibet öğretmenlik yapamaz ve gaflet üzere ölüp gider.
Komşusu açken tok yatmayan, verdiği sadakanın bilinmesinden utanç duyan, etrafında acı çeken kişilerin acılarını paylaşıp kendi neşesini yaşamaktan hâyâ eden, haddini yerini acziyetini bilen bir toplumken; zamanla, yönlendirmelerle, çeşitli fitnelerle, haram ilaç ve gıdalarla, siyonizmin insanları geçim derdine düşürüp hayvanileşmesine neden olan ekonomi politikalarıyla ve tabii bu politikaların uygulayıcısı yöneticilerle insanımız yozlaşa yozlaşa günümüzdeki halini almıştır.
İnşallah kurulacak olan Adil Düzen ile fıtratlar aslına iyiliğe ve hayra dönecek, gaflet uykusundan uyanacaktır. Yanlış programlanan bir cihazın doğru ürünler üretememesi ne kadar normalse yanlış yönetilen, besletilen, öğretilen insanın da yanlışa meyilli olması beklenen üzeredir. Doğru ürün almak için evvela cihazın programını değiştirmek gerekir. Bu nedenle önce düzen değişecek sonra da dönüşüm ve inkılaplar silsilesi başlayacaktır.
Bu değişim dönüşüm süreci Hakk’tır ve Allah’ın vaadidir. Gayret ve çaba bizden, nusret ve nasip Rabbimizden…
Zalime yaranmak için dinini davasını satan yozlaşan hakkı gizleyip keyfiyete göre fetva veren reisin saltanat kayığına binen zatlar zevatlar…..
Kâfirlere ve Zalimlere yaranmaya çalışmak:
“onlar, işledikleri kötülüklerden birbirini engellemeye çalışmazlar dı… onların çoğunu görürsün ki, kâfirlere yaranmaya çalışırlar. Oysa nefislerinin kendilerine (önemli ve öncelikli gösterdiği makam ve Menfaat için kâfirlere yağcılık etmek) ne kötü şeydir. bu yüzden Allah onlara gazap etmiştir. Eğer onlar Allah’a ve peygambere Gerçekten iman etmiş olsalardı o kâfirleri dost edinmezlerdi… ayetleri bu durumda olanları haber vermektedir..
Kuran ayetlerini bozmak ve amacından saptırmak..
Allah’a verdikleri sözü bozdukları için, onları lanetledik
ve kalplerini kaskatı kestirdik…
Onlar kitabullahın Allah’ın kelimelerini yerlerinden oynatarak değiştirip saptırırlar.. ayeti Kuranı gerçekleri yozlaştırma ya çalışanların hidayetten uzaklaşacalarına
işaret etmektedir..
İmana zülüm karıştırmak, insanlara haksızlık yapmak, temel insan haklarına tecavüze kalkışmak:
iman edip de imanlarını zulümle bulastirmayanlar
var ya dünya ve ahirette Emniyet ve selamette olacak ve hidayete ulaşacak kimseler onlardır. ancak İslami Gerçekleri inkar edenleri ve insanlara zulmedenleri Allah bağışlanmayacak ve cehennem yolunda onları başıboş bırakacaktır… ayetleri Bu gerçeği bildirmektedir.
Hakkın sesi..
Hoyratça yaşamaya başladık bu hayatı,
Basireti bağlanan ne bilir nasihatı,
Temeller sarsılıyor, ne ev kaldı ne çatı
Doğrularla yanlışlar birbirine karıştı,
Ülkem böyle bir zulüm görmedi,
Zulüm, şiddet, gözyaşı oldu insan azığı,
Yatıyor temelinde adaletin azlığı,
Milli Çözüm dile getiriyor bu haksızlığı,
Dillerini yutanlar kötülüğü yermedi.
Adil Düzen Gerek Hemen
Gücü yetemez Rabbime, şeytan onları avutur,
Şeker kaplı zehirleri, şifalı diye yutturur
Söylenemeyen gerçekler Milli Çözüm’den duyulur
Kaybedecek vakit yoktur, Adil Düzen gerek hemen..