DÖNEKLERE GÖNDERME
Hak için çekilen, cevr ile cefa
Hakikat ehline, haz gelir dostum
Vasıfsız insanda, ne arar vefa
Sadıklar cihana, az gelir dostum…
Olgunsa şımarmaz, sun-i havadan
Şerefli bir insan, dönmez davadan
Mü’min her belayı, bilir Mevlâ’dan
Dostun her cefası, naz gelir dostum…
Ey mason dizginli, gâvur eyerli
Kafası değişmiş, kalıbı yerli
Ahlâk önemlidir, onur değerli
Nafileden önce, farz gelir dostum…
Kocası Bush olmuş, hocası Olmert
Vatandaşa hain, patrona cömert
Allah için vermek, ne bilsin namert
Yumurta gönderir, kaz gelir dostum…
Kutsalını satar, aşağılık tip
Kendisi figüran, Siyonist tertip
Palavra yalanla, sanılır hatip
Ağzından kokuşmuş, gaz gelir dostum…
BM göstermelik, NATO’su illet
AB kapısında, beklemek zillet
Türk deyince akla, Müslüman millet
Kırmanç, Çerkez, Arap; Laz gelir dostum…
Nefsine uşaksan, sen artık yoksun
Çabala imanın, şeytanı boğsun
Sabret ki saadet, sabahı doğsun
Kıştan sonra bahar, yaz gelir dostum…
Âlemde Allah’ın, hükmü yürüyor
Cahil, sebepleri; öne sürüyor
Şu gaflet perdesi, aklı bürüyor
Anlarsan, su sesi; saz gelir dostum…

Vebal Ödenmez !
Şu zalim düzene hep ışık oldun,
Çözüm olmadı,zulümden gayrı!
Günah kusurla huzurda ne yapacaksın!
Bu vebal ödenmez bil ve düşün artık
Veysel Kardeşime Katılıyorum: En büyük keramet, Şeref ve İzzet; Hak davada olmaktır!
Çıkarsız, hesapsız, sadece Allah rızası için hakka taraf olanlara, zorluklardan bile ayrı bir haz alır. Bu olgunluğa sahip insan tarih boyu hep az olmuştur. Bu mertebeye gelemeyen, hakka-hakikata-dosta-insana vefası-sadakati olmaz.
İşte davasından dönen Şevki Yılmazlar, Arınçlar, Güller, Cübbeliler vs.ler her makama geldikleri halde toplum nazarında şerefli-izzetli-vefakar-bilge olarak anılmıyorlar. Şairimizin buyurduğu gibi “Şerefli bir insan, dönmez davadan” şiarı en büyük düsturumuz olmalı.
Her olayda (İyiden, doğrudan, güzelden, faydalıdan, adaletten) = hak tan taraf olmak nafileden önce gelir. İman meselesidir. Hak taraftan tarafını yitirenlerin, görüntüsü dini olsa da hizmeti millete-Mevla’ya değildir.
Birçok hikmeti barındıran şiirden aldığımız dersler.
Veysel Kardeşime Katılıyorum: En büyük keramet; Hak davada olmaktır!
En büyük duamız: “Son nefesimize kadar Hakkı görebilmek ve Haktan taraf olabilmenin nasip olmasıdır” inşallah.
Rabbe Sığın Kurtul!..
Bile bile Hakka, sağır olursan
Vicdanın bastırıp,nefse uyarsan
Siyonist düzene, katkı sunarsan
Sonun sonsuz azap,olur be dostum
Tevbe et,Rabbe sığın,kurtul be dostum!..
Bir Hiç Uğruna
Kandın şeytanın şerli tuzağına
Hak davadan ayrıldın yazık sana
Şeref izzet kalırmı bunca günaha
Günah kirin, tövbe yuyar be dostum
Sattın kutsalın bir hiç uğruna
Sonunda geldin bak ömrün sonuna
Münker nekir bakar amel durmuna
Ettiğine değdimi be dostum
Kıyamet Suresi
75:1
(Elbette bütün ölenlerin diriltileceği) Kalkış (kıyamet) gününe kasem (yemin) ederim.
75:2
Ve yine (düşünce ve davranışlarını kontrol altına alamayıp kötülüğe kaymaları, böylece ibadet ve hizmetten kaytarmaları nedeniyle) sürekli ve çok içtenlikli (olarak) kendini kınayıp duran (uyaran) nefse (sorumlu ve şuurlu kimseye) de kasem ederim.
75:3
Ki insan, Bizim onun kemiklerini kesinlikle (tekrar diriltip) bir araya getirmeyeceğimizi mi hesap etmektedir?
75:4
Bilakis, Biz onun (her insanın asla bir başkasına benzemeyen ve taklit edilmeyen imzası bilinen) parmak uçlarını dahi derleyip (yeniden ve aynen) düzene koyup eski haline getirmeye kadiriz (ve bunu gerçekleştireceğiz).
75:5
Ancak (maalesef) insan (sonunun kötü olacağını bile bile), önündeki (kalan ömür günlerini) fısk-u fücurla sürdürmek istemektedir.
Başkan Olmak Cumhurbaşkanı Olmak Kolaydır, Zor Olan MİLLİ ÇÖZÜMCE DURUŞ Sergilemektir!..
Bir zamanlar 18 sene öncesine kadar :
– Faize karşı olup Allah ve peygamberiyle harp ilan etmiş olarak görenlerin
– Zina etmeyi geçin el sıkışmanın bile ne kadar büyük günah olduğundan bahsedenler
– Avrupa Birliğini savunmanın imansızlık göstergesi olarak tanımlayanların
– Ekonomik büyüme için dışa bağımlılıktan kurtulmanın tek çaresinin ÜRETİM EKONOMİSİ olduğunu
– Önce ahlak ve maneviyat daha sonra ağır sanayi ve kalkınmaya önem verilmesi gerektiğini
– Allah’tan gayrı güçleri tabi olmak güç kuvvet sahibi görmenin şirk olduğunu anlatanların,
– Hakkı üstün tutmak maneviyatçı olmak ve nefis terbiyesi yapmak gerekliliğine inananların
– Mazlumlara sahip çıkmanın gerekliliğine inananların
– BM, NATO , AB gibi kuruluşlar yerine İslam Birleşmiş Milletlerini , İslam Natosunu, İslam Birliğini, savunanların
– Lut kavminin sapkınlıklarını anlatanların,
– Kapitalizmin çökmesi için çalışan Adil Düzen için gauret sarfedilmesi gerektiğine inananların,
– Kıbrıs her ne pahasına olursa olsun her şart ve durum altında Kıbrıs’tan taviz verilemeyeceği ,
– Erbakan çizgisinden ve Milli Görüş’ten sapılmaması gerektiğinden
– Domuz gibi pis haram olandan uzak durulması gerrktiğinden,
– İslam’ın katısı ılımlısı olmaz dıyenlerin,
– Haksızlıklar katşısında susmanın dilsiz şeytanlık olduğundan bahsedenlerin
– İçki ve Kumarın haramlığından bahsedenlerin,
– ABD ve İSRAİL BİR TERÖR ŞEBEKESİDİR diyenlerin,
– İsrafın lüksün şatafatın İslam’da yeri olmadığının,
– Pkk sı Hdp si Öcalan gibiler terörist kuklalarıyken,
– Şehitlik en büyük mertebe görülürken,
– …… sayın sayabildiğiniz kadar bunları savunanlar şimdi bu yazdıklarımızın tam tersini savunur hale gelerek DÖNEKLEŞMİŞ OLMADILAR MI?!!!!
FE EYNE TEZHEBUNN – NEREYE BU GİDİŞ…
Yazarımızı tebrik ediyorum kalemine kuvvet diyorum. Bu döneklere ne güzel bir göndermede bulunulmuş… Rabbim böylesi ve hertürlü döneklikten bizleri ve samimi sadık vatansever milli kimseleri muhafaza buyursun.
Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL Hocamızın Üstün Hidayet – Feraset – Dirayeti ve BİLGELİĞİ ve Rabbimizin Dilemesi İle Çok Şükür Hakka ve Halka Hain ve Döneklerden Olmadık!
Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL Hocamızın Üstün Hidayet – Feraset – Dirayeti ve BİLGELİĞİ ve Rabbimizin Dilemesi İle Çok Şükür Hakka ve Halka Hain ve Döneklerden Olmadık!
Allah’ın rızası ve halkın hatırı için çekilen her türlü haksızlıklar, ezalar, cefalar, eziyetler, zulümler, hidayet feraset ve dirayet üzere olan ve olmak için gayret ve çaba göstermek yolunda önümüze çıkan her türlü engellere zorluklara göğüs germek, acı çekmek, sıkıntı çekmek, çile görmek hakikat ehline tabiri caizse vız gelir tırıs gider yani onca eza ve cefalar tatlı hoş bir şekle dönüşür. Tabi bu yazıldığı kadar kolay bir eylem değil.. Bunun için sağlam bir iman şuuru ve sağlam bir rehbere tabi olmakla mümkündür.. Sadık kalabilmek önce mayası temiz olacak ki o sağlam rehber o kişiye etki edebilsin ve sağlam kalabilsin haktan haklıdan yana olabilsin.
Vefa sahibi olmak,
Haysiyetli karakterli bir kişiliğe sahip olmak,
Nefsini bilmesi ve dolayısıyla Mevla’sını bilir hale gelmesi,
Şekilden ziyade şuura önem vermesi,
Önceliklere değer vermesi,
Çifte standartçılıktan uzak olması,
Dişinin geçtiğine sert geçiremediğine yalakalıktan uzak olması,
Her türlü ezaya cefaya tahammülden ziyade sabretmesi,
Ve hepsinden mühimi de tabi ki alemdeki her yaratılmış varlığın sadece algıdan görüntüden gölgeden ibaret olduğunu, gerçek mutlak varlığın rabbimiz ALLAH C.C. olduğu ve O’nun dediğinden istediğin gayrı bir yaprağın bile kımıldayamayacağı hakikatını görüp bilmek ve zahiri sebeplere takılı kalmadan gafletten uzak kalmak için sağlam bir REHBER’E , Asrın tercümanına bende olmayı gerekli kılmaktadır.
Hamdolsun Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL hocamızın ‘’asrımızın tercümanlığını’’ bihakkın yerine getirmesi, hakkı hayrı haklılığı her şart ve durum altında Allah’tan gayrı hiçbir varlıktan korkmadan üstün bir hidayet – feraset – dirayet ve BİLGELİĞİ sayesinde ve Rabbimizin dilemesiyle çok şükür Hakka ve halka hain olmadık döneklerden olmadık !…
Elhamdülillah.. Elhamdülillah Elhamdülillah.. Rabbim Muhterem Ahmet Akgül hocamıza sağlık ve afiyetler lütfeylesin insanlığın başından eksik etmesin dualarımızla!..
Rabbim bizleri bir an bile olsun Milli Çözüm’ün hak ve hakikat kapısını kapattıracak nefsimizle baş başa bırakmasın !..
En büyük keramet: Hak davada olmaktır!
Hak yoldan dönersem, dostum kim benim,
İstikamet olmazsa, huzur olur mu?
Libasım yerindeyken, kalp bozuk olsa,
Keramet satsam da, iman olur mu?
Anlayıp kavramsam, Hakkın kıymetin,
Kapısından başka, yuvam olur mu?