GÖNLÜMÜN KUNUT DUASI
Bıktım bu resm-ü riyadan; usandım derdü dünyadan
Ey yerler gökler Yaradan; kurtar bu fani hülyadan
Ya Rabbi hep huzurunda; ebed durmak diler gönlüm
Sana ermek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Haydar Baba has nur buldum; hep nefsimde kusur buldum
Erbakan’la şuur buldum; şükür Mevlâ’m huzur buldum
Yeryüzünde Hakk Adil bir; düzen kurmak diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
İbadet-ü taat ile; hükmüne itaat ile
Hakk elçine biat ile; Dost yolunda cihad ile
Siyonizm’in Deccalizm’in; başın vurmak diler gönlüm
Seni bulmak Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Bozup Deccal denklemini; kırıp zalim kalemini
Yırtıp Siyon amblemini; tüm insanlık âlemini
Şefkat ve merhametinle; öyle sarmak diler gönlüm
Sana ermek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Yüceltip Kutlu Adını; tatsam şehadet tadını
Bel’amların1 kanadını; bu nefsimin inadını
Ey Dost Senin rızan için; tek tek kırmak diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Hakkı yazan kollarınla; Çözümcü ekollarınla
Sonu vuslat yollarınla; Mevlâ’m sadık kullarınla
Buluşup cennet yurdunda; hatır sormak diler gönlüm
Sana ermek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Çalışmalı inan2 için; değmezmiş bu cihan için
Ol rü’yeti cinan için; can vereyim Canan için
Cümle şerli şebekenin; safın yarmak diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Gezdim dünya şehir köyler; herkes fıtratını eyler
Hakkımda tüm hanım beyler; ne söylerse kendin söyler
İlahi daim uğrunda; canım yormak diler gönlüm
Seni bulmak Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
Çirkef sistem kurutulsun; bütün insanlık kurtulsun
Savaş zulüm unutulsun; bu duam bir kunut3 olsun
Ya Rabb kuduz İsrail’in; boynun burmak4 diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
- Bel’am: Din istismarıyla halkı aldatan ve zalim iktidarlara yanaşan bilgin takımı.
- İnan: İnanç, iman, itikat ve İslami hayat.
- Kunut: Namazda ayakta okunan dua.
- Burmak: Büküp kırmak.

ÜSTADIMIZI TANIMAYI VE TÂBİ OLMAYI LÜTFETTİĞİN İÇİN RABBİMİZE SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN…
ÜSTADIMIZA LAYIK TALEBE OLMAYI LÜTFEYLE YA RABBİ.. NANKÖRLERDEN EYLEME. AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KIL.
İNANIYORUZ Kİ DECCALİN GEBERTİLİP, İSRAİLİN YERLE BİR EDİLİP HARİTADAN SİLİNDİĞİ,
SİYONİZMİN TÜM SİSTEMLERİNİN ETKİSİZ HALE GETİRİLDİĞİ
VE TÜM İNSANLIĞIN UMUTLA BEKLEDİĞİ, MAZLUM MÜSLÜMANLARIN KURTULUŞUNUN VE TÜM İNSANLIĞIN SAAADETİNİN TEK ÇARESİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR.
BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN MÜCAHİT MUTTAKİ KULLARDAN EYLE AMİN..
Çirkef sistem kurutulsun; bütün insanlık kurtulsun
Savaş zulüm unutulsun; bu duam bir kunut olsun
Ya Rabb kuduz İsrail’in; boynun burmak diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
İnsanlığın saadeti için YENİ BİR DÜNYA kurabilmek söz sahibi olabilmek, Hakk ve Adaletin hakim kılınabilmesi ve Batılın yeryüzünden silinip etkisiz çaresiz bırakılması bu da ancak Hakkın emrindeki kuvvetle ve İşbirlikçi Yönetimden kurtulunup Milli Çözüm’e inanmış bir Cumhurbaşkanı’nın ve Milli Çözüm’e inanmış bir Milli Mutabakat Hükümetinin öncelikle işbaşına gelmesi ile mümkün olacağı ve yeni bir sistem Adil bir Düzen projesinin şimdiki Batıl sistemi ve düzeni yıkıp yerine Adil Düzen’i ilan etmekle uygulanmasıyla bu çirkef sistem kurutulabilir ve bütün insanlık kurtulabilir. Düzen bozuk olunca kim gelirse başarılı olamaz insanlık saadet bulamaz. Ya rabbi bu kunut duamızın hayata geçmesini lütfeyle.
Çirkef sistem kurutulsun; bütün insanlık kurtulsun
Savaş zulüm unutulsun; bu duam bir kunut3 olsun
Ya Rabb kuduz İsrail’in; boynun burmak4 diler gönlüm
Sana gelmek Senin olmak; Sana varmak diler gönlüm…
“GÖNLÜMÜN KUNUT DUASI”NA BİR TEFEKKÜR
“Gönlümün Kunut Duası”ndaki o muazzam derinliğinden bir damla:
“Haydar Baba has nur buldum; hep nefsimde kusur buldum.”
Erbakan Hocamızın her fırsatta vurguladığı “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturu, Milli Çözüm’ün motor gücüdür. Bir dava, ne kadar devasa projelere (İslam Dinarı, Ağır Sanayi, Adil Düzen) sahip olursa olsun, eğer arkasında Allah rızası ve ihlas yoksa, o dava sadece “kuru bir cihangirlik” kavgasına dönüşür. Dava, önce dışarıdaki düşmanla değil, içerideki nefisle başlar.
Bahsi geçen “Has Nur”, rotayı selamet limanına sabitleyen ilahi pusuladır. Gönlünde bu nuru taşımayanın elindeki teknoloji ve siyaset, eninde sonunda zalimin eline geçecektir. Maneviyatı eksik bir dava, ruhsuz bir cesettir ve nefsini terbiye etmeyen bir mücahit ise, zafer anında zalime dönüşme riskini her zaman taşır. Kendi nefsindeki eksiği görmeyen, Siyonizm’in dünya sistemindeki hilesini fark edemez ve Erbakan Hocamın dediği gibi ‘kim ben mi’ türküsü söyleyerek Siyonizme hizmet eder.
Yani huzur, Hakk’a teslimiyetle başlar.
“Erbakan’la şuur buldum…”
Şuur, sadece bilgi değildir; Hakkı Batıldan ayıran bir “Furkan” terazisidir. Şuur; nefsin konfor fısıltısını değil, vicdanın “Zulmü durdur!” haykırışını duymaktır. Şuur: Siyonist odakların dünyayı nasıl kaosa sürüklediğini görmek, Erbakan Hocamızın projelerini kavramaktır. Şuur: “Bu zulüm ancak sistemli bir güçle, Adil Düzen ile durur” gerçeğini kavramaktır.
“…Şükür Mevlâ’m huzur buldum.”
Huzur, sadece ruhun sakinleşmesi değildir. Gerçek huzur, kişinin kainattaki yerini bilmesi, Rabbine olan borcunu idrak etmesi ve yeryüzündeki zulme karşı hangi safta durduğunu tescillemesidir.
Bugün insanlık siyonistlerin zulüm pençesinde kıvranmaktadır. Batı’nın kokuşmuş materyalist zihniyeti, insanımıza “huzur” adı altında bir “afyon” sunmaktadır. Bu afyon; insanı dünyalık zevklerle oyalayıp, ahiretini ve haysiyetini çalma operasyonudur. Zira şuurun olmadığı bir yerde, Siyonizmin sunduğu “ye-iç-eğlen” huzuru, aslında bir uyuşturucu ninnisidir.
Eğer bir kimse, Gazze’de masum yavruların üzerine fosfor bombaları yağarken, Siyonizm’in karşılıksız dolar operasyonlarıyla cebindeki emeği çalınırken ve bağımsızlığı ipotek altına alınırken hala seccadesinde “huzur” bulduğunu sanıyorsa; o kişi huzurda değil, büyük bir gaflet içerisindedir. Yani şuursuzların “huzur” dediği aslında gaflettir.
Gerçek huzur, seccadeden kalktıktan sonra Siyonist sömürü sistemine karşı “Adil Düzen” projeleri için masaya, sahaya, meydana koşmaktır. Siyonizm’in ekonomik tehditlerinden ve Bel’amların kınamasından sıyrılıp, sadece Allah’ın rızasına kilitlenmektir. Milli Çözümcünün huzuru, pasif bir bekleyiş değil; zalimin uykusunu kaçıracak projelerin içinde bir “zerre” olma onurudur.
Milli Çözüm eri; Siyonizm’in amblemini yırtana, faizli nizamı kurutana ve yeryüzünde Hakkı hâkim kılana kadar bu “Kunut Duası”na fiilen devam eden kimsedir. Saygıdeğer Neslihan hanımın şiirinde bahsettiği “Şükür Mevlâ’m huzur buldum” nidası, işte bu devasa projelerin ve kutlu davanın bir parçası olmanın verdiği “görevini yapmış olma” bilincidir.
Unutmayalım; şuur olmadan huzur, huzur olmadan vuslat olmaz. Menzilimiz ise “Sana gelmek, Senin olmak, Sana varmak…”
Rabbimiz bizleri; Erbakan Hocamızın açtığı çığırda, Üstadımızın rehberliğinde, Milli Çözüm şuuruyla yoğrulan ve sonunda Allah’ın cemaline ererek asıl huzuru bulan sadıklardan eylesin. “Sana gelmek, Senin olmak, Sana varmak…”Rabbimiz bu yol haritasından bizleri ayırmasın, Üstadımızın rehberliğinde bizleri zaferin kutlu şafağına ulaştırsın.
Yeri gelmişken Efendimiz (SAV)’in meşhur hadisini hatırlatmak isterim:
“Sizden kim bir münker (kötülük, zulüm, haram) görürse, onu eliyle düzeltsin. Eğer buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Ki bu, imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman 78)
• El ile (Güç/İktidar): Devlet gücüyle Adil Düzen’i kurup zulmü durdurmak.
• Dil ile (Tebliğ/İlim): Milli Çözüm dergisiyle, kitaplarıyla, konferanslar, tv internet basın kaynakları ile hakikati haykırarak.
• Kalp ile (Şuur/Buğz): Hiçbir şey yapamıyorsa bile bu sömürü düzenine asla razı olmamak ve kurtuluş projelerine gönül vermekte ki zaten imanın en zayıf derecesidir.
“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” sözü, Milli Çözüm mektebinde “hakikati görecek gözü, duyacak kulağı, idrak edecek kalbi olmayana kainatın tüm delillerini de getirsen boştur” demektir.
Selam ve dua ile…
Cenabı Hakk’a kavuşmak kamil insanın en büyük arzusudur. Rabbimize kavuşmanın yolu ölümden geçiyor. Fakat ölümü arzulamak herkesin harcı değil. ” ölüm benim şebi aruzumdur” diyor Mevlana hazretleri. Bu bir sonuçtur. Şiirde, bu sonuca ulaşmanın yolu yani kamil insan olmanın yolu tasavvufi terbiye ve Hakk uğrunda mücadele olarak gösteriliyor. Özellikle Haydar Baba ve Aziz Erbakan Hocamızdan aynı kıtada bahsedilmesi; hakiki bir tasavvufun insanı Hakk için mücadeleye sevk etmesi gerektiği, bu sevkin sonucunda da hangi davranışlara, hangi duydu ve düşüncelere sahip olunması gerektiğinin sırlarını barındırıyor. İşte böyle bir ruh ve karaktere sahip olunduğunda insan Rabbine kavuşmayı arzulayabiliyor ve ölüm düğün gecesine dönüşüyor.
“Adil Düzen” kurulsun, tüm mazlumlar kurtulsun
Ya Rabb hayra rehber yap, fesada baş eyleme…
“Yeni bir Dünya” ile, ülkem huzur yurt olsun
Emeğim boşa verip, Sen hurda haş1 eyleme…
(MÇ)
Allah bu Kunut duasının hepimizin gönüllerinin kunut duası olmasını nasip etsin. Üstadımızın bu şiirini okuduktan sonra Kunut duasını ve kelimesini araştırma isteği duydum. Allah ondan razı olsun. Burada da naçizane paylaşayım;
– Klasik sözlük tanımı:
İtaat etmek, boyun eğmek, huşû ile durmak, ibadete devam etmek.
– Bakara 2:238 → “Allah’a kānitîn olarak durun.
Bakara 238
Namazları ve (hele) orta (ikindi) namazını (şartlarına ve huzuruna dikkat ederek ve titizlik göstererek kılıp) koruyun ve Allah’a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun (içten bir saygınlık ve bağlılıkla Allah’a kulluk edin).
https://www.mealikerim.com/2/bakara/238
– Peygamber efendimiz namazda kunut yapmış ve sahabeye öğretmiştir.
“Herşey merkezinde” huzuruyla
“Her an Seninleyim” şuuruyla
Hapsolmuş bedenimde ruhum
Vuslat arzular Canana,
İnşirah ister bu deli gönlüm…
Batıl sistemi çöküşü
Hak nizamın hakim olması ile bizlerinde kurtuluşuna vesile olacaktır inşallah