KAYMAKTAN KOMUTAN,
KAYPAKTAN KAHRAMAN OLMAZ
Hiçbir bahane tutmaz, başarının yerini
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Şehit kanıyla bir gör, Hak’ta akan terini
Ürkekler meskenete, erkekler metanete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Sabır sebat yok ise, ulvi gaye ve gayret
Zirveye varmak ister, yan gelip yatar hayret
Bu hayal ikliminden, uyanırsa nihayet
Namertler muhannete, muhipler Muhammet’e;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Fıtratınız aynıymış, Numan’la bir ayarı
Hiç yokuş tırmanmadın, seçtin kolay kayarı
Hele bak geçmişine, aç da bilgisayarı
Uyuz, makam servete, onurlu mürüvvete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
“Hain!” diye suçladın, bu nasıl hassasiyet
Şimdi aynı saftasın, nerde vicdan haysiyet
Emek erdem olmadan, olgunlaşmaz şahsiyet
Beyinsiz benliğine, bilinçli meşverete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Adalet-i İlahi, cüz-i irade sende
Dünyayı tercih ettin, “cihat, dava!” desen de
Her bir kar tanesinde, nefis rüzgâr esende
Şakiler meşakkate, dervişler meserrete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Bu imtihan dünyası, artı eksi puanlar
Hidayet kararırsa, yıkyamaz şampuanlar
Nice ezilen var ki, mahşerde şampiyonlar
Ahmaklar eziyyete, akıllı meziyyete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Altın bakır ayrışmaz, kırk yıl denenmedikçe
Elmasa ulaşılmaz, bin kez elenmedikçe
Dosttan gayrı ne varsa, kalpten silinmedikçe
Şeytani hep nefrete, Rahmanî muhabbete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Rabbim, kudret eline; yularım vermeseydim
Siyonist ve Süfyan’a, göğsümü germeseydim
“E Hakke bihâ ve ehlehâ”, sırrına ermeseydim
Kâfirler mezalime, mü’minler merhamete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Hainlik ve nankörlük, mel’un İblis huyudur
Sadakat ve dürüstlük, imana can suyudur
Dünya geçici konak, kimine kör kuyudur
Fasıklar mel’anete, salihler melâmete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Gün oldu ki Azrail, on kez kapımı çaldı
Ölümü öldürünce, gayrı bahardı, baldı…
Bir avuç Milli Çözüm, sadık yoldaşım kaldı
Siyonist Mesihyete, Mücahit Mehdiyete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Soysuza bak; Mustafa, Kemal’e der “kefere”
Oysa kendi patronu, Şeytan Siyon CFR
Milli mücadelede, her bir mü’min nefere
Abdest emri verildi, mert metin mehabete;
Gevşekler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Zafere yaklaşırken, Ordu-Millet el ele
PKK’yla paslaşır, şu kalleşe bak hele
Sahipsiz zannediyor, Türkiye’mi hergele
Rabbin hükmüne sabret, nimete musibete;
Gevşekler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Çelik gibi irade, atak ve cesur lider
Metin ve çetin mü’min, hem muttaki kalender
Böylesi pek az gelir, ilmü irfanı ender
Kaymaktan hiç komutan, kaypaktansa kahraman
Olmazmış be kardeşim; gerçek lider Erbakan
Savunan mazerete, şahlanan marifete sığınır!

Gerçek lider ERBAKAN
Âl-i İmran 104
İçinizden (insanları Hakka ve) hayra davet edecek, (ve bunun sonunda elde edecekleri devlet ve hükümet imkânlarıyla ma’rufu) iyilikleri emredip yürütecek ve (münkeri) kötülükleri de nehyedip önleyecek bir ümmet bulunsun. (Bu hizmet ve hedefler için bir liderin çevresinde organizeli bir teşkilat kurulsun.) İşte asıl kurtuluşa ve başarıya erecek olan bunlardır.
E Hakke bihâ ve ehlehâ-Zaten onlar (sadık sahabiler ve mü’minler) buna oldukça layık ve ehil (insanlar konumundalar)dı. (Yani sadakat ve liyakat ehli başarıya ulaşırlardı.)
[b]Fetih 26 (Hudeybiye’de Müslümanlarla barış imzalamaya mecbur kalan, ama bunun ezikliğini çok ağır şartlar koşarak gidermeye çalışan) Kâfirler, kalplerinde o (şeytani) hamiyet gururunu (kavmiyetçilik ve ataperestlik taassubunu) ve cahiliye damarını kabartıp kaynattıkları zaman, Allah (CC) Peygamberinin ve mü’minlerin üzerine sabır ve sükûnet indirip (onları rahatlattı). Ve onların takva kelimesi (Peygambere, Hakk dava ve devlet liderine Allah için biat ve itaat sözleri) üzerinde kararlılıkla durmalarını sağladı. Zaten onlar (sadık sahabiler ve mü’minler) buna oldukça layık ve ehil (insanlar konumundalar)dı. (Yani sadakat ve liyakat ehli başarıya ulaşırlardı.) Allah (CC) her şeyi (ve herkesi) hakkıyla Bilendir. [/b]
Rabbim, kudret eline; yularım vermeseydim
Siyonist ve Süfyan’a, göğsümü germeseydim
“E Hakke bihâ ve ehlehâ”, sırrına ermeseydim
Kâfirler mezalime, mü’minler merhamete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Amin
Allah razı olsun
MİLLİ ÇÖZÜM RABBE SIĞINIR!..
Çelik gibi irade, atak ve cesur lider
Metin ve çetin mü’min, hem muttaki kalender
Böylesi pek az gelir, ilmü irfanı ender
Kaymaktan hiç komutan, kaypaktansa kahraman
Olmazmış be kardeşim; gerçek lider Erbakan
Savunan mazerete, şahlanan marifete sığınır!
………..
Mehdiyetin Varisi,Mesihiyyet Müjdesi
Asrın idrakine Kur-an söyleten müfessiri
O,bütün insanlığın, derdiyle dertleneni
Adil Düzen kurulur,tüm dünya selamete
Hain siyona,Milli Çözüm,Rabbe sığınır!..
Bilelim
Ruhundan üfleyip de bu cihana getiren
İnsan şerefi verip, en güzel hale sokan
Lütfüyla imtihan eden, kulu kabul eyleyen
Bilelim kıymetini bu yolun ve davanın,
Kıymet bilmez nankördür, bildir Ulu Hakanım…
Olmazmış be kardeşim; gerçek lider Erbakan Savunan mazerete, şahlanan marifete sığınır!
Yani; hangi gerekçe ve uğradığı kötü muamele için olursa olsun, bir insan, hemen; haklı davasından ve en hayırlı dostlarından ayrılmaktan söz ediyorsa… “Artık bıktım, usandım, aradığımı bulamadım, bu işleri bırakacağım…” gibi tehditler savuruyor ve güya kendini ağıra satmaya kalkışıyorsa; o kişi aslında bu kutlu davaya gerçekten inanmamıştır, ciddi ve gerekli fedakârlıklarda bulunmamıştır… Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi “Bu büyük mirası yolda bulmuşlardır…” ve bazı dünyevi şanslar şartlar sonucu katılmışlardır!.. Yoksa samimiyetle ve Ölümsüz bir davayı sırtlandığınız zaman bedenleriniz ölür, evet, fakat ruhlarınız ölümsüz davanızla cennetinize kadar çalışmaya devam edip durur!.. rızası için ahiret yatırımı niyetiyle bu kutlu davaya emek harcayanlar, hangi bahane ile olursa olsun, hemen bırakıp ayrılmak teklif ve tehdidinde bulunamayacaklardır
Sadakat ve dürüstlük, imana can suyudur
Her kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse (ve sonuna kadar İslam’da ve cihadda sebat gösterirse), işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar (Hakkı doğrulayan sadıklar), şehitler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar arkadaş olarak; ne iyi ve ne güzel (kimseler)dir. (4:69)
“Biz Allah’a tevekkül ettik, Rabbimiz bizi zalim kesimlerin fitne aleti kılma! Ve bizi kafirler topluluğunun (hile ve hakaretinden) rahmetinle kurtar . ( Yunus 85-86. Ayetler)
[u][b]Sabır sebat yok ise, ulvi gaye ve gayret[/b][/u]
Zirveye varmak ister, yan gelip yatar hayret
Bu hayal ikliminden, uyanırsa nihayet
Namertler muhannete, muhipler Muhammet’e;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
[b]Asla unutmayalım ve ona göre davranalım ki, şu üç esas imanın lazımı (gereği ve tabii sonuçları)dır: (3 “G” esası)[/b]
1- Ulvi GAYRET ve CEHD: Şehadet getirerek Allah’a (C.C) ve Resulüne (S.A.V) iman eden kimse; artık kesinlikle Allah için sevip, Allah için buğz edecek, Dinin gayretini çekecek, din düşmanlarına karşı cihat edecek, İslam’a aykırı her türlü haksızlık ve ahlaksızlığı, kimden görürse ona müdahale edecektir.
2- Ulvi GAYE ve GAİLE: Gerçekten iman eden bir Mü’min, Onun nizamını hâkim kılmayı ve sonunda rızasına ulaşıp Rabbine kavuşmayı en kutsal gaye bilecektir. Asıl derdini ve endişesini bunlar teşkil edecek, dünyevi gayeler için dini ve vicdani görevlerini ertelemeyecektir.
3- Ulvi GAVİL ve GAVİY (sağlam) irade: Sadık Mü’min, Allah’a ve Hak davasına verdiği biat ve itaat sözünden asla vazgeçmeyecek, ancak en yetkili ve etkili makamda bulunanların bile İslam’a ve insanlığa aykırı söz ve davranışlarına kesinlikle müdahale edecek, riyakârlık ve yalakalık göstermeyecek, kınanmak ve dışlanmak endişesiyle “neme lazım” demeyecektir.
Ve asla hatırımızdan çıkarmayalım ki: Etkinliği, yetkinliği ve etiketi ne olursa olsun, biz Hak’ta ve Hayırda sağlam durdukça, Allah bizi herkesin elinden kurtaracak; ama yalancılık ve yalakalık yapar ve haksızlıklar karşısında susup pusarsak, hiç kimse bizi Allah’ın elinden alamayacaktır!
KAYNAK: [url]www.millicozum.com/mc/nisan-2015/milli-gorus-camiamiza-ve-kamuoyuna-zaruri-bir-aciklamadir[/url]
Nice ezilen var ki, Mahşer de Şampiyonlar
Rabbim ne olur ver bize, hakiki dava aşkı.
Bir gün görelim biz de , gelen o güzel çağı.
Çalışmanın huzuru, yerleşsin kalbimize.
Pintilerden çok uzak bilgelere dost eyle.
gerçek lider Erbakan
Çelik gibi irade, atak ve cesur lider
Metin ve çetin mü’min, hem muttaki kalender
Böylesi pek az gelir, ilmü irfanı ender
Kaymaktan hiç komutan, kaypaktansa kahraman
Olmazmış be kardeşim; gerçek lider Erbakan
Savunan mazerete, şahlanan marifete sığınır!
Sadakat, İmtihanı Kazanmanın Temelidir!
Altın bakır ayrışmaz, kırk yıl denenmedikçe
Elmasa ulaşılmaz, bin kez elenmedikçe
Dosttan gayrı ne varsa, kalpten silinmedikçe
Şeytani hep nefrete, Rahmanî muhabbete;
Pintiler mazerete, bilgeler marifete sığınır!
Rabbimiz, elenenlerden değil, eğitilip sadakat üzere olanlardan eylesin.
Sadakat’ın, ihanete üstünlüğünü biran evvel göster Allah’ım… Amin
Dengeler varmış, idare etmek lazımmış?
Kaypak olmasa, o koltukta oturamazmış!
Gömleği çıkarmasa, 21 yıl dayanamazmış?
Dönek olmayanlar, iktidarda kalamazmış!
Kahpeler mazerete, mü’min Rab’bine sığınır…