YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697f8ff64c6b7
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 8 9
Bugün : 44451
Dün : 56785
Bu ay : 44451
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48747764
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

MEVLÂ’DAN KAÇAN, BELASIN ARAR!

Ya Rabb va’dine güvendim, mahrum etme nusretinden
Teslim olmuş mü’min kişi, o Mevlâ’sını sınar mı?
Kor düşmüş yanar yüreğim, Adil Düzen hasretinden
Zerre insaf taşıyanlar, gerçek yazanı kınar mı?

Kur’an’sız bâtıl sistemden, hiç de rahatsız olmayan
Adil Düzen özlemeyen, Siyonizm’e hınç dolmayan
Cihadsız çabasız ömre, acıyıp saçın yolmayan
Kalbi kararan cahiller, Cenab-ı Hakkı anar mı?

Davasız duyarsız ümmet, eziliyor geriliyor
Bâtıla tâbi oldukça, hep buhrana giriliyor
Kur’an’dan uzaklaştıkça, hurafeler diriliyor
Dere çay mı temiz akar, dağdan çıkan hoş pınar mı?

Kiralık yandaş takımla, hep kahraman anılıyor
Faiz fuhuş kumar artmış, hâlâ dindar sanılıyor
İşçi memur ve emekli; aç perişan, yanılıyor
Gonca güle âşık bülbül, çirkef otuna konar mı?

Kaypak korkak ve ahmaktan, hakiki Müslüman olmaz
Kirli zehirli sıvıyla, yaralar pansuman olmaz
Bu İsrail yıkılmadan, dünyamız sütliman olmaz
Kör çalı mı gölge eder, dallı budaklı çınar mı?

Hür vatan devlet olmazsa, ne namus ne onur kalır
Ezan diner bayrak iner, ne mal mülk ne huzur kalır
İşbirlikçi iktidardan, bize yıkım kusur kalır
Vicdanı çürümüş hain, has dava için yanar mı?

Atatürk’ü put edinen, müşrik mason kuşakları
“Atatürk kâfir” diyenler, bak Siyonist uşakları
Hep dindarlık kılıfıyla, Haçlı Batı yavşakları
Feraset basiret ehli, insi şeytana kanar mı?

“Bizim Atatürk’ü” yazdım, bir yanlışın göster hele
Arkamdan atıp tutarsın, pısırık pinti hergele
Erbakan miyar edindim, bir merkez gerek pergele
Arsayı değerli kılan, köşe midir ya kenar mı?

Allah’ın inayetiyle, hak bildiğimden şaşmadım
Kahbeliğe yanaşmadım, davam bırakıp kaçmadım
Hep kanaatle yaşadım, kimseye avuç açmadım
Helâl lokmayla yoğrulan, haksız harama banar mı?

Mert ve dürüst mü’min kişi, hiç kimseye minnet etmez
Riyakâr sahtekâr kimse, zorluk aşıp hayra yetmez
Vasıflı vefalı insan, dostların bırakıp gitmez
Dinin rüşvet veren bakmaz, o dolar mıdır dinar mı?

Millî Görüş altyapıydı, kalk Milli Çözüm zamanı
Dava ehli dost edinmez, ne Bel’am’ı ne Haman’ı
İman pili bitmiş ise, taşımaz zafer gümanı
Hakk ateşinde kaynayan, her karda kışta donar mı?

4.6 21 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Mehmet SITMAPINAR

Mehmet SITMAPINAR

Subscribe
Bildir
10 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

MÜMİN MERTTİR VE ZAFERİ ALLAHTAN BEKLEMEKTEDİR!

Ya Rabb va’dine güvendim, mahrum etme nusretinden
Teslim olmuş mü’min kişi, o Mevlâ’sını sınar mı?
Kor düşmüş yanar yüreğim, Adil Düzen hasretinden
Zerre insaf taşıyanlar, gerçek yazanı kınar mı?

***

Rabbimizin zafer vaadine tam iman ediyor, özlemle o kutlu dönemin gelişini bekliyoruz. Bu huzur ve onurla, davamıza sadakatle hizmetimize yoğunlaşıyoruz.

***

Biz Rabbimizin emirlerine teslim olmuş müminleriz elhamdülillah. Onu test etmek ne haddimize. Bize zafer vermeye mecbur değildir. Zaten biz de hakettiğimizden değil, Onun merhamet, rahmet ve inayetiyle, nusretini ummaktayız.

***

Mümin her ortam ve şartta, daima Haktan taraf olup, hakikatleri dile getirir. Bu misyonu günümüzde en güzel şekilde yerine getiren, Milli Çözüm’dür. Bize düşen, bu Hikmet pınarının şifalarından istifade edebilmektir.

***

Zafer yakındır ve zafer inananlarındır…

Dere çay mı temiz akar, dağdan çıkan hoş pınar mı?

Gonca güle âşık bülbül, çirkef otuna konar mı?

Kör çalı mı gölge eder, dallı budaklı çınar mı?

Vicdanı çürümüş hain, has dava için yanar mı?

Feraset basiret ehli, insi şeytana kanar mı?

Arsayı değerli kılan, köşe midir ya kenar mı?

Ey iman edenler! (Görünüşte değil gerçekten) İman edin; ALLAH’a, (her şeyin Rabbi, sahibi, yegâne hâkimi ve kuluna kâfi; -her konuda yeterli, kefil ve vekil- olduğuna;) RESULÜ’ne, (Hz. Peygamberin en güzel örnek-model, en mükemmel rehber ve Sünnetinin hayat sistemi ve huzur prensipleri olduğuna;) Resulüne indirdiği KİTABI’na, (Kur’an’ın, ekonomiden siyasete, dış ilişkilerden sosyal adalete, bütün temel hüküm ve haberlerinin Hakk ve hayırlı olduğuna, bu İlahi kanunlara aykırı bütün kurum, kural ve oluşumların şaşkınlık ve şeytanlık sayıldığına, İlahi hükümleri bırakıp, bâtıla tâbi ve taraf olanların inkâra ve tuğyana saptığına) ve daha önce indirdiği Kitap(ların aslına ve esaslarına) iman edip güvenin (ve amelinizle-tarafgirliğinizle bunu sürekli ispatlayıp gösterin). Kim Allah’ı, Meleklerini, Kitaplarını, Elçilerini ve Ahiret Gününü inkâr ederse, şüphesiz o uzak ve derin bir sapkınlıkla sapıtmıştır. Nisa 136

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Ey iman edenler, (hiçbir meselede ve hiçbir şekilde, sakın) Allah’ın ve O’nun Resulü’nün önüne geçmeyin (Onların sözlerine kendi keyfinizce yorumlar getirmeyin ve kendi tahmin ve temennilerinizi onların üstünde tutuvermeyin) ve Allah’tan (gereği gibi korkup) sakının. Şüphesiz Allah, (her şeyi ayrıntılarıyla) İşitendir, Bilendir.

Ey iman edenler, sakın seslerinizi de (Hz.) Peygamberin sesinin üstünde yükseltmeyin (kendi görüşlerinizi, Allah elçisinin sağlam hadis ve hükümlerine tercih etmeyin) ve birbirinize bağırıp çağırdığınız gibi, (kabalık yapıp) Ona da yüksek sesle (ve edepsizce) konuşmayın! Çünkü (aksi halde) siz farkında ve şuurunda değilken, amelleriniz boşa çıkıverir.

Şüphesiz, Allah’ın Resulü’nün yanında (ve gıyabında tevazu ve teslimiyetinden dolayı) seslerini kısıp alçak tutanlar (var ya); işte onlar, Allah’ın kalplerini takva(ya ulaştırması) için imtihan ettiği (çeşitli sıkıntı ve sarsıntılarla eğittiği) kimselerdir. Kesinlikle mağfiret (bağışlanıp affedilmek) ve büyük bir ecir onlar içindir.

(Ey Resulüm!) Şüphesiz, (evindeki) odaların (kapıları) arkasından Sana (uygunsuzca bağırıp) seslenenler (Elçiye karşı edep ve hürmete riayet etmeyenler), onların çoğu aklını kullanmayan (şuurlu ve sorumlu davranmayan) kimselerdir.

Eğer onlar, Sen onların yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu) kendileri için daha hayırlı olurdu. (Ama buna rağmen) Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.

Ey iman edenler, eğer bir fasık, (harama ve yalana meyilli şahıslar, oluşumlar ve yayın organları) size (kızdırıp kışkırtıcı veya oyalayıp aldatıcı) bir haber getirip (verirse), onu ‘etraflıca araştırın’ (her anlatılana hemen inanıp kanmayın). Yoksa bilmeden (ve yanlış yönlendirme sonucu), bir kavme (ve kesime) kötülükle sataşıp (haklarına tecavüz etmiş duruma düşersiniz) de ardından bu işlediklerinize pişman oluverirsiniz.

Ve bilin ki Allah’ın Resulü (Sünneti, hayat sistemi ve Nebevi prensipleriyle her zaman) içinizdedir. Eğer O, birçok işlerde sizin (keyfinize ve nefsi beklentilerinize) uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kılıverdi ve size inkârı, fıskı ve isyanı (Hakk davadan kopmayı) çirkin gösterdi. İşte onlar, (imanı ve İslam’ı seven, inkârı ve isyanı çirkin gören Müslümanlar) Hakk yolu bulmuş (irşad olmuş) kimselerdir. [Not: “Hakk dava”: İslami hükümler ve insani hedeflerle kurulan, Kur’an’a ve Sünnet’e dayalı bilimsel ve evrensel bir Adil Düzeni amaçlayan sistem ve siyaset hangisi ise; inkârcılardan münafık din istismarcılarına, sağcılardan solculara, dış odaklardan işbirlikçi iktidarlara (kendi aralarında çıkar çekişmesi ve taassup hasetleşmesi yaşansa da) hepsince ortaklaşa “en ciddi tehdit ve tehlike” sayılan ve aleyhinde resmiyete dökülmemiş fiili bir ittifak kurulan ve şeytan şürekasınca asla sahip çıkılmayan ve destek olunmayan, hatta dağıtılmaya-kapatılmaya çalışılan hareket ve şahsiyet hangisi ise, işte her asırda Hakk Davayı O temsil etmektedir.]

(Bunlar) Allah’tan bir fazilet (ihsan, lütuf) ve bir nimet olarak (kendilerine verilmiştir). Allah (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Hucurat Suresi 1,2,3,4,5,6,7,8. Ayetler

”Ya Rabb va’dine güvendim, mahrum etme nusretinden
Teslim olmuş mü’min kişi, o Mevlâ’sını sınar mı?
Kor düşmüş yanar yüreğim, Adil Düzen hasretinden
Zerre insaf taşıyanlar, gerçek yazanı kınar mı?
Kur’an’sız bâtıl sistemden, hiç de rahatsız olmayan
Adil Düzen özlemeyen, Siyonizm’e hınç dolmayan
Cihadsız çabasız ömre, acıyıp saçın yolmayan
Kalbi kararan cahiller, Cenab-ı Hakkı anar mı?”

Hasretle beklenen vaad olunan o kutlu ve mutlu saadetli günlere Rabbimiz kavuştursun inşaAllah… Amiin

Millî Görüş altyapıydı, kalk Milli Çözüm zamanı 
Dava ehli dost edinmez, ne Bel’am’ı ne Haman’ı 
İman pili bitmiş ise, taşımaz zafer gümanı 
Hakk ateşinde kaynayan, her karda kışta donar mı?

Her an Allah’la beraber olmak, her halde imtihan şuuru ile yaşamak şuurun ve huzurun kaynağıdır. Aziz Erbakan Hocamızın manevi mirasını ve haklı davasını takip ve temsil eden Milli ÇözümDostları ve Yayınlarıdır. Bunun farkına varamayanlar ve şükrünü yapamayanlar, gaflette ve hüsrandadır

Şeytanın en büyük tuzağı ve fitnesi/fesadı “Adil Düzen”in yeryüzüne hâkim olması için çalışmamızı engellemek ve Kur’an’ın mesajının anlaşılması uğrunda yapılan en önemli hizmetlerden bizleri mahrum bırakmaktır.
O, insanları kıskançlık, kırgınlık ve birbirine engel olma gibi duygularla kışkırtarak; hakikatin tercümanlarının insani kusurlarını öne çıkararak vesvese vermek ister. Böylece en büyük hedefine ulaşmayı amaçlar.

Hainler, zalimler, münafıklar; akılsızlık ve haset damarından dolayı hakikate tercümanlığı Kutlu Zata yakıştıramasalarda
“Allah, günahkârların istememesine rağmen, hakikati kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir.” (Yunus 82)

“Allah’ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. O, aklını kullanmayanları ve nefsinin arzularına uyanları sapıklık içinde bırakır.” (Yunus 100)

Kur’an’ın anlamını ve mesajını kavramak için gece gündüz çalışan az sayıda insan vardır ve onların öncülüğünü yapanlar bellidir. Bu, İslam adına büyük bir hizmet ve Allah’ın büyük bir lütfudur.

“Eğer şükrederseniz, nimetlerimi artırırım. Ama nankörlük ederseniz, bilin ki azabım pek şiddetlidir.” (İbrahim 7)

KUL HATASIZ OLMAZ! 

Milli Çözüm;

* 21 yıl önce “Bizim Atatürk” kitabını yazmış. Mason localarından Kemalistlerine, Atatürk Düşmanlarından Ilımlı İslamcılarına kadar bütün Siyonist uşaklarının oyunlarını bozmuştur. Ancak, Gerçek Atatürk’ü ortaya koyan mükemmel esere hiçbir zalim kesim itiraz dahi edememiştir. 

* 2010 yılında herkesin Hocaefendi dediği ve kucağında gezdiği münafığı “Küresel Fesatçılık ve Fetullahcılık” kitabını yazarak FETÖ ilan etmiştir! Üstelik 2008 yılında Milli Çözüm’e yapılan haksız gözaltı operasyonlarından sonra yayımlanmıştır. Binlerce avukatı olan bütün işbirlikçilerle aynı yatakta olan bu çetenin aslını ortaya koymuştur. Ancak, tek bir yanlışını ortaya koyan olmamıştır. 

* Günümüzün şartlarına uygun, münafıkların öfkeden parmaklarını ısırdıkları müthiş bir Meali Kerim hazırlamış ve bütün Bel’am kılıklıların yanlış tenkitlerinin cevabını vermiştir. Hepsinin sesi kesilmiştir ve Üstad Ahmet AKGÜL Hocamız’ın haklılığını kabul etmek zorunda kalmışlardır. 

* Tarihte ilk defa “İslam Davası ve Cihad Kahramı” eseriyle, Cihad İlmihalini yazmış ve cihadın şartlarını yazmıştır. 

* İslami bir Anayasa için genel Kaide-i Külliye esaslarını ortaya koymuş ve ilgili makamlara gönderilmiştir. 

* Erbakan Hocamızın anlattıkları Adil Düzen Projelerininin noksanlarımızı tamamlanmış, bir kitap halini almış ve 4 ana başlıktan oluşan proje 10 ana başlığa tamamlanmıştır. Bir çok dile tercüme edilmiş; devlet adamlarına, ilim erbabına gönderilmiştir. 

Bir çok Siyonist uşağı Adil Düzen’in “bir tane” eksiğini bulmak için uğraşmışlar ve uğraşmaktadırlar. Milli Çözüm’e gönderilen tutarsız tenkit yazılarının cevabı verilmiş ve kitabın ön sözüne eklenmiştir. 

Ee ne diyelim; kul hatasız olmaz amma, Siyonistler hâlâ bulamıyorlar… 

“Zerre vicdanı olmayan münafıklar ise gerçekleri yazanları kınıyorlar!” 

“Arsayı Değerli Kılan, Köşe midir ya Kenar mı?” 

Arsayı değerli kılan asıl özelliği;

Konumu-koordinatıdır. 

Milli Çözüm’ün; feraset, dirayet, basiret ve casareti ise ERBAKAN Hocamızın (davasının) bizzat Milli Görüş’ün kendisi olmasından kaynaklanır. Asıl marifeti ERBAKAN çizgisinden hiç şaşmamaktır. .

Üstad Ahmet AKGÜL Hocamız, Siyonizm ve işbirlikçileri ile mücadelesinde onların eline tek bir koz dahi vermemiş olması ve fesat fikirlerini kurutması; Gerçekleri arayanlar için büyük bir nimettir.
Beşerî eksikleri dile getirmek suretiyle “hak çizgisinde ortaya koyulan dosdoğru yolu” perdelemeye çalışmak, her asırda hidayet rehberlerine karşı yapılan şeytanlıklardır.

Feraset ve basiret ehli olmayan;

Ahmak, korkak ve kaypaklar ise bu insi şeytanların peşpelerinden giderek Milli Çözüm’e ve şahsı manevisini düşmanlık etmektedirler! 

Rabbimiz bir milim dahi sapmayan, itaat ve sadakat ehlinden olmayı nasip etsin İnşaAllah.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...