MÜ’MİN MURABIT KİMSEDİR
(CİHAT NÖBETÇİSİDİR!)
Sözün tesir etmez, özün uymazsa
Kalbin huzur bulmaz, gözün doymazsa
Kulak Hakka sağır, ruhun duymazsa
Geceyi gündüze, kat gitsin kardeş
Gönlünden mal makam, at gitsin kardeş…
Makamda murabıt, nöbette kaim
Allah rızasına, yolunda daim
Geceler kıyamda, gündüzler saim
Olursan Hak nura, bat gitsin kardeş
Dünyayı kalbinden, at gitsin kardeş…
Sabırla aşılır, sorun dağları
Dost uğrunda geçsin, ömrün çağları
Şeytani dürtüyle, kopar bağları
Zalime kaşların, çat gitsin kardeş
Şöhret, servet, şehvet; at gitsin kardeş…
Kalbe yazılmadan, beyne kazınmaz
Kıtmirlik yapmayan, kıymet kazanmaz
Arzda kul olmayan, Arşa uzanmaz
Kur’an’ın kulpunu, tut gitsin kardeş
Riyayı nifakı, at gitsin kardeş…
Cihatla takvayla, yüzünü akla
Tövbe ve duayla, kalbini pakla
Kinini haine, zalime sakla
Mü’mine öfkeni, yut gitsin kardeş
Dünyayı gönlünden, at gitsin kardeş…
Vicdan ehli asla, hain savunmaz
Sadık kul şikâyet, edip dövünmez
Mü’min dünyalıkla, övnüp avunmaz
Helal nimet lezzet, tat gitsin kardeş
Vesvese şüpheyi, at gitsin kardeş…
Zevk ziynet fanidir, cenneti özle
Tecelli-i Rahman, rü’yeti gözle
Zafere varılmaz, hep kuru sözle
Can malı Allah’a, sat gitsin kardeş…
Kalpten şirk şekavet, at gitsin kardeş…
Bir ömür yorulup, yüzün solmadan
Dava için başın, saçın yolmadan
Erbakanca Milli, Çözüm olmadan
Huzur refah hayal, hat gitsin kardeş
Aklından dünyayı at gitsin kardeş…

HUZUR İKLİMİ
NÖBET HEYACANIYLA HEP KALPLER ÇARPMAKTA!
HOCAMIN MUHABBETİ HEP YANIMIZDA!
ONUN RIZASINA NE GÖNÜLLER KOŞMAKTA…
HUZUR ,REFAH,HAYAL AT GİTSİN KARDEŞ!
AKLINDAN DÜNYAYI AT GİTSİN KARDEŞ …
Tevbe Suresi 39. Ayet ve hatırlattıkları…!
[Sabırla aşılır, sorun dağları
[b]Dost uğrunda geçsin, ömrün çağları
Şeytani dürtüyle, kopar bağları
Zalime kaşların, çat gitsin kardeş
Şöhret, servet, şehvet; at gitsin kardeş…[/b]
Murabıt şiirimizin manşetinin altında da ifade edildiği gibi CİHAD NÖBETÇİSİ anlamına gelmektedir. Veya Murabıt: Karargahta nöbet tutan ve ülke sınırlarını koruyan askerlere de murabıt denir. Ülke sınırlarımızda nöbet tutan Mehmetçiğimizde nöbet tutması elbette cihadın kıtal dediğimiz silahlı olanı ile, ülke içinde de insanlara İYİYİ DOĞRUYU GÜZELİ FAYDALIYI ve ADİL OLANIN hakim olması uğrunda ömrünü ve bedenini çürüten kimselerden olmak da MURABIT olarak değerlendirilir… Bu her iki Murabıt olanda ALLAH İÇİN yapılan bir gayret olduğundan , şeytani ve nefsi dürtülerden bağları böylelikle kurtarmanın en ciddi yoludur, işbirlikçilere ve zalimlere ve onlara destek olanlara karşı HAKKI HAYKIRMAK, HAKKI YAZMAK, HAKKI yüzlerine vurmak , harama ve helallere O’NUN C.C. İÇİN RİAYET ETMEK yani Şairinde ifade buyurduğu gibi ömür sürmek :
[b]“Lime tegulune mala, tefalun”; ikazını duy
Hep rivayet edip durma, gel riayet ehli ol…
Ettiğin nasihatlere, ey dost önce kendin uy
Günahla kararmış kalbe, ki sirayet ehli ol…[/b]
Ya değilse rabbimiz TEVBE SURESİ 39. AYETİNDE DE buyrulduğu üzere bu Hakka Tercüman olan asrımızın hakka tercüman olan MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN TEK TEMSİLCİSİ OLAN MİLLİ ÇÖZÜM’Ü tanıdıktan tâbi ve taraf olduktan sonra , insanlığın saadeti için iyinin doğrunun güzelin faydalının ve adil olanın hakim olması yolunda cihad etmez isek RABBİMİZİN AZABINA GAZABINA DÜÇAR OLUR ve YERİMİZE BAŞKA BİR TOPLULUĞU GETİRİP BİZLERLE YER DEĞİŞTİRECEĞİ TOKADINI YEMEMİZ SÜPRİZ OLMAYACAKTIR. Rabbim cümlemizi istikametten ayırmasın ..! AMİN.
[u][b]TEVBE SURESİ 39. AYET[/b][/u]
Eğer (ciddiyetle kuşanıp hazırlanıp, cihad ve savunma için) sefere=çarpışmaya (savaşa) çıkmazsanız, O size pek acı bir azapla azap edecek ve yerinize bir başka topluluğu getirip (sizinle yer) değiştirecektir. Siz O’na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Allah, her şeye güç yetirendir
Dert fani, Allah baki, vuslatı bekle kardeş…
Seni Rabbinden uzaklaştıracak hallerden
İşinden, sözünden, en mühimi kalbinden…
Kin, öfke, şüphe, riya, haset kirlerinden
Tövbeyle yıkanıp paklan be kardeş
Nefsin zindanlarından kaç gitsin kardeş
Beden nöbeti yetmez, gönül nöbetini tut
Hep halk ile ol amma, kalbi Hakka kilit tut
Ya hayır konuş, ya sus, kardeşine dilin yut
Üç gün rüya ve hülya, dünyaya kanma kardeş
Dert fani, Allah baki, vuslatı bekle kardeş…
BU KAPI…
“Ey iman edenler! (Her konuda) Allah’tan korkun (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın yoluna uyun) ve (Hakk davasında sağlam duran) doğru (sadık)larla birlikte olun (ki iman; Hakka tarafgirlik ve davaya sadakattir).”
Tevbe Suresi 119
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun (isyan etmekten sakının) ve O’na (yaklaştıracak ve zafere ulaştıracak) vesile (çare ve yöntem) arayın; (bu amaçla) O’nun yolunda cihad edin. (Böylece) Umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
Maide Suresi 35
……………………………………………
Hep kabukta kalıp, öze varmazsan
Gönülden tövbeyle,Hakka dönmezsen
Sıdkla hizmet edip,Rıza sormazsan
Yorgunluktan öte,kâr olmaz kardeş
Gel kendine acı ,ölmeden kardeş!..
Her’an ilham eder,duymak istersen
Nur’da-nar’da sende,tercih edersen
Sadıklar Rahman’a,gider gelirsen
Himmet-i Sultan’la,zor kolay kardeş
Milli Çözüm felaha,kapıdır kardeş!..
Makam-ı Şerifte,nöbet tutanlar
Murabıt olurlar,cehde koşanlar
Zalime-haine kafa tutanlar
İçinden benliğin, at gitsin kardeş
İman iffet cihat,refreftir kardeş!..
Anahtarlar
Hayatı; onurlu, şuurlu ve huzurlu yaşamanın ve ahirette ise Cennete, nimete ve Cemalullaha ulaşmanın anahtarlarını bu güzel şiirle kaleme aldığınız için teşekkürler.
Farkın kalmaz kardeş
Tebliğ fayda etmez, hakkı yaşamazsan
Rabbim ne diyor, açıp okumazsan
Elçiye biat edip, hakkıyla çalışmazsan
Yürüyen cesetten, farkın kalmaz kardeş
Cihatla takvayla, yüzünü akla Tövbe ve duayla, kalbini pakla Kinini haine, zalime sakla Mü’mine öfkeni, yut gitsin kardeş Dünyayı gönlünden, at gitsin kardeş…
[b]Bakara 177
(Ey Müslümanlar!) Yüzlerinizi (namazda şuursuz ve huzursuz biçimde) Doğu’ya veya Batı’ya çevirmeniz (ve ibadette şekilcilikle yetinmeniz) iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah’a, (ve O’na inancın gereği olarak) Ahirete, Meleklere, Kitaba ve Peygamberlere (ve onların getirdikleri dine ve düzene samimiyet ve teslimiyetle) iman etmeniz… Sevdiğiniz malınızı yakınlara, yetimlere (korumasız ve bakımsız olanlara), yoksullara, yolda kalmışlara, isteyen muhtaçlara ve borç altında esir olanlara vermeniz… Namazınızı kılmanız, zekât (vergisini) ödemeniz… Anlaşma ve sözleşmelerinizi yerine getirmeniz, (maddi ve manevi) darlık, hastalık ve cihadın kızışması zamanında sıkıntılara sabretmenizdir… İşte (iman davasında) sadık (ve samimi) olanlar ancak bunlardır… Ve gerçek müttakiler de onlardır.
[/b]
A’raf 201
Gerçek şu ki müttakilere şeytan (tarafından ve tayfasın)dan bir vesvese ve tahrik dokunduğu vakit; (derhal Allah’ı) zikrederler (Kur’an’ın öğütlerini ve ölçülerini hatırlayıp gerçeği görürler) ve o zaman (iman ferasetiyle anında) basiret sahibi olarak (doğru yolu seçerler ve şeytanın vesvesesini defederler.)
[b]Zuhruf 35
Ve (daha nice) çekici-süsler(le donatır ve altın yaldızlarla kaplatırdık). Oysa bütün bunlar, sadece dünya hayatının metaıdır (geçici bir yararlanmadır). Ahiret ise, Rabbinin katında müttakiler için (hazırlanmıştır, sonsuz ve kusursuz bir hayattır).
[/b]
Bakara 274
Servet ve mallarını (yetkisini ve makamlarını, imkân ve fırsatlarını) gizli ve açık (olarak), gece ve gündüz (maddi birikimlerini ve enerjilerini) Allah yolunda infak edenlerin (yani işe yarayacak ve ihtiyaçları karşılayacak kadar hayır verenlerin) ücreti ve mükâfatı Rableri katındadır… Onlara (dünyada ve ahiret hayatında) korku yoktur ve onlar asla mahzun (ve mahcup) olmayacak (kutlu kimselerdir).