OLGUNLAŞMADAN ONURA ULAŞILMAZ
Sevilmeyen çağrılmaz, yorulmayan yoğrulmaz
Henüz çırak olmadın; kâmil üstad isteme!
Yanmayan çelikleşmez, dövülmeyen doğrulmaz
Benliğin çürütmeden, Dosta vuslat1 isteme!
Bir yudumda boğuldun, kendin okyanus sanma
İmtihan eden Allah, nazlanıp da usanma
Şeriatsız Din olmaz; tarikat yol, has amma
Şeytan’la cenk etmeden, zafer azat2 isteme!
Önce icraat gerek, sende boş laf horata3
Hakikat zuhur etmez, manevyatsız hoyrata4
Hep kendine yontarsın, hiç meylin yok hayrata5
Nefs emrine girmekten, beter fesat isteme!
Zerre bile değilsin, zirveye özenirsin
Sarık cübbe giyersin, şeyhliğe bezenirsin
Hak’tan hayâ etmezsin, ki her an izlenirsin
Pişip hasıl olmadan, hiç hasılat isteme!
Söz verip de tutmazsın, her gün tevben bozarsın
Hiç yağmurun görmedik, gürler eser tozarsın
Ele tuzak kurarken, kendi kuyun kazarsın
Nefsen hâkim olmadan, lider ruhsat isteme!
Allah rızasın gözet, her şey O’nun elinde
Haramda hayır yoktur, bereket helalinde
Kalabalığa uyan, kalır cahil halinde
Halkı gözden silmeden, Hakka rasat6 isteme!
Ömrünü heva heves, boşa verme yazıktır
İman takva cihadın, ahirete azıktır
Sulanmayan bir fidan, sanki kuru kazıktır
Ter-ü tohum ekmeden, hayr-u hasat isteme!
Dünyaya tapınırsın, servetin ve şehvetin
Kölesi olup çıktın, mal makam ve şöhretin
Azrail gelir yakın, sunar ecel şerbetin
Son pişmanlık faydasız, boşa fırsat isteme!
Zalimler hainlerce, hep dışlanıp denensen
Va’dine Kudretine, güven Rabbe yönel sen
Sabr-u sadakatinle, seçilip de elensen
Şükret şımarma sakın, Hak’ta tezat7 isteme!
Hak Bâtıl ayırmayan, adem midir merkep mi
PKK özgürlük mü, yoksa kuduz meşrep mi
Mahşerde göreceksin, AKP mi akrep mi
Salih evlat olmadan, halis behzat8 isteme!
Rasulünün aşkına, bindiği katırına
Erbakan’ın hakkıçün, cihadın hatırına
Kur’an’ın mesajına, her ayet satırına
Bağışlarsa Allah’ım, gayrı maksat isteme!
Bil öküzü ayıran, nedir aşık bülbülden
Çün biri koparıp yer, biri koklar sümbülden
Ey Ahmedim Sen de gel, masivayı9 gönülden
Tamamıyla atmadan, rü’yet-i Zat10 isteme!
Lügatçe:
1- Vuslat: Allah’ın huzuruna ve rızasına ulaşma.
2- Azat: Hürriyete kavuşma.
3- Horata: Elazığ yöresinde; anlamsız ve amaçsız sohbet konuşmaları.
4- Hoyrat: Kaba ve hırpalayıcı davranış.
5- Hayrat: Hayır hasenat işleri.
6- Rasat: Uzaktan gözetleme.
7- Tezat: Zıtlık, tam karşıtlık.
8- Behzat: Farisice; aslı ve ahlâkı temiz ve seçkin kişi anlamında bir isim.
9- Masiva: Allah’tan gayrı her şey, bütün yaratılmışlar.
10- Rü’yet-i Zat: Allah’ın tecelli ve cemalini görmek.

Cihad ve Gayret
Ne güzel bir tarif var, cihada ve gayrete
Hak yolda mücadele düşürmez sefalete
İnanana nurlar var, dünyada ve ahrette
Gel sen de gir bu yola, nefsim inat eyleme
Rahman ve Rahim Allahın adıyla
Ey iman edenler! Allah’tan (lafla ve işine geldiği kadarıyla değil) hakkıyla korkup (Kur’an’ın hükümlerine ve Resulüllah’ın sünnetine ve hayat sistemine, kısmen veya tamamen karşı gelmekten ve aykırı hareket etmekten sakının) ve siz (böylece İslamca düşünüp, yaşamak suretiyle) ancak Müslüman olarak ölmeye (bakın).
Ali İmran Suresi :102
Teşekkür
Asla gayret edip çalışmadan bir şey elde edemeyiz.Eğer gayret gösterip hak dava için çalışıp çabalarsak,Rabbimiz bizim çabalarımızı boşa çıkartmayacaktır.Ki çalışmalarımız meyvelerini daha hızlı versin diye helal olmayan yollardan kazanç elde etmek bize asla bir yarar sağlamaz.
Rabbimiz bizi gayret goşterip hak yolda kazananlardan eylesin İnşallah.
Ruhumuzu diri tutmaya vesileye olan, aynı zamanda okurlarını tefekküre boğup ayarımızı kalitemizi bize fark ettirip, şeytana ve nefsimize pirim vermememize yardımcı olabilecek gönülden damlayan ilhamlar!..
Ruhumuzu diri tutmaya vesileye olan, aynı zamanda okurlarını tefekküre boğup ayarımızı kalitemizi bize fark ettirip, şeytana ve nefsimize pirim vermememize yardımcı olabilecek gönülden damlayan ilhamlar!..
İnsan için onur ve şerefiyle yaşamak çok önem arz eder.. Çünkü onurunu ve şerefini korumak için gayret sarf eden Allah’ı memnun edecek ve şeytanı kudurtacak icraatlara imza atar… Hz Ali Efendimiz buyurmuşlar ki: “Onur sahibi birisi, kendisini nefsinin alçakça istekleriyle küçük düşürmez”..! Onurlu bir yaşamın hayatımızda yeri olabilmesi için, öncelikle kendi nefsimizle mücadele edebilmek, Allah’ın sesi olan vicdanımızın sesini dinleyerek aldığımız nefeslerin kıymetini ve niye imtihan edildiğimizin farkına varmayı gereğini yerine getirmek için gayret ve çabamızı göstermemizden geçtiği…
Sevdiğinin uğrunda gayret ve çaba göstermeyen yani sevgisini ispat edemeyen sevdiğine ulaşamazmış.. Sevdiğine ulaşmak ise sevdiğini memnun edecek haller hareketler yani sevdiğinin isteklerini yerine getirmek o uğurda diğer işlerini bırakıp ilk sıraya alarak mesai harcamak her türlü çileye zahmete zorluklara karşı ben şuyum bu kadar itibarlı kimseyim şöyle zenginim böyle ünvana sahibim demeden , sevdiğinin onayını almak O’na vasıl olabilmek için kendisini “hiç” saymak gerektiği….
Allah dilemedikçe hiçbir zorluğun altından kalkılamayacağı, çok basit gibi görünse de Allah dilemedikçe başarıya ulaşılamayacağı , dünya hayatı geçici ve kısa bir imtihan yerinden ibaret olduğu ve bu imtihanın ancak ölümle son bulacağı ve bıkıp imtihandan ayrılma gibi bir lüksümüzün olmadığı yani her zaman ve her konuda olduğu gibi, imtihanda olduğumuzu her an her dem hatırda tutarak istikrarlı olmanın önemine…Nefsimizle, dünyevi arzularla ve şeytanı memnun edecek her türlü eylem ve düşüncelerle mücadele etmedenve tabiki gereken başarıyı kazanmadan özgür olduğumuzu hür olduğumuzu ne sanmalıyız ne de isteyebiliriz.
Her zaman her işimizde ulaşmak istediğimiz şeylere her türlü maddi ve manevi kazanımlara sahip olmanın yolu malum olduğu üzere o konuyla ilgili icraat gayret ve çaba olmadan sadece lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini …. Gerçeklere sahip olamayız mü’mince bir tavır ve ahlak sergilemedikçe… Kendimizden ziyade insanlığın saadetine insanlığın yararına insanlığın huzuruna ulaştıracak ADİL BİR DÜZEN kurulması yolunda azim sarf edilmeli… Yani kötülüğün yanlışın zararlıların çirkinliğin zulüm içerikli her türlü düşünce ve eylemlerden uzak kalınması gerektiği… Böylelikle yaratılış gayemiz ve dünyaya gönderiliş amacımız olan imtihandan geçerli ve yeterli puanı alabilmemiz Allah’ımızın dilemesiyle mümkün olabilecektir..
İşte kaleme alınan emek ve iman şuuru kokan bu şiirden alacağımız ders heralde RUHUMUZUN DİRİ kalmasını sağlayacak şeyleri ve RUHUMUZUN ÖLÜ olmasına vesile olan şeyleri fark etmemize vesile olacak gönülden akan ilhamlar olması… Milli Çözüm hamdolsun, insanlığın ruhunun diri kalmasına ve Allah’ı memnun etmesine yönelik böylesi gayretin içerisinde olmuştur olmaya da devam etmektedir.. Milli Çözüm’e ve saygıdeğer yazarımıza teşekkürlerimizi arzediyoruz… Rabbimiz, istifade edebilenlerden olabilmeyi lütfeylesin .. Amin.
İnsanlık Hüsrandadır
Asr 1
Asra (mübarek dönemlere ve zaman dilimlerine ve özellikle sayılı ömür sermayesine) yemin olsun ki;
Asr 2
Gerçekten insan hüsrandadır (zarar ve ziyandadır. Bu gaflet ve tembellik sonunda pişman ve perişan olacaktır).
Asr 3
Ancak (samimiyetle) iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine Hakkı (doğru ve hayırlı olanı) tavsiye (yani Kur’an nizamının kurulmasını temenni, teşvik ve tebliğ) edenler, (bu yolda uğradıkları sıkıntı ve saldırılara kendileri katlandığı gibi) çevresine de sabrı (Allah için dayanmayı) telkin ve tavsiye edenler bunun dışındadır. (Bu dört vasfı birlikte üzerinde taşıyan mü’min, müstakim ve mücahit kimseler, dünya ve ahirette kurtulacak ve sonsuz mutluluğa ulaşacaklardır.)
https://www.mealikerim.com/103/asr/1
Haddimizi bilip kul olabilmeye !
Rızana ram olup ,davamızda bir nefer…
Gönüllere bir derman ,ruhumuza bir şifa…
Rahman ve Rahim için bu yolda can vermeye geldik
Amin
Bedavacılık
Her kazancı bedavadan istemek insan nefsinin bitmeyen isteği. Rabbimiz ise bizim gayretimize bakıyor. Kur’an’da elde edeceklerimizin sayu gayretimiz kadar olduğu belirtilmektedir. Şunu da söyleyebiliriz; bedava kazanılan nimetin değeri bilinmediği gibi o nimetin gerektirdiği olumlu davranışlar da insan üzerinde pek görünmez. Örneğin, nefisle mücadele ile kazanılacak feraset ve basiret gibi hayatımızı Kur’an istikametinde yaşamamıza katkı sağlayacak en önemli kazanımlardan yoksun kalınarak düşman dost olarak tanınır, bu da ancak ahirette anlaşılır, son pişmanlık faya vermez.
Meali Kerim’de Müzemmil suresinin ilk ayetinde bu konuda bizlere güzel bir uyarı bulunmaktadır;
Ey (elbisesine) bürünüp örtünen (Resulüm! Ümmetin bilsin ki yatmakla ve tembel davranmakla hiç kimse maksadına erişemez). [NOT: Müzzemmil=“Zemele, mütezemmelün” kökünden: Gece kıyafetine ve örtüsüne girip rahata çekilen anlamına gelir; (kinayeli olarak ise; yüklendiği mesuliyeti daha fazla önemsemesi gereken) demektir. Bu hitapta Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz üzerinden biz ümmetine; kulluk ve tebliğ sorumluluğumuzu daha bir dikkat ve titizlikle kuşanmamız, rahatımızı ve kolaycılığı bırakmamız gerektiği, dolaylı biçimde ikaz ve ihtar edilmektedir.]
Gayret
Sulanmayan bir fidan, sanki kuru kazıktır
Ter-ü tohum ekmeden, hayr-u hasat isteme!
Bizler Kendimizi Meali Kerimle, Milli Çözüm Yazılarıyla Geliştirip Gayret Etmezsek “Kuru Kazıktan” Farkımız Kalmaz. Eğer Gayret Edip Kendimizi Kuran’la, Yazılarla Meşgul Edersek, Geliştirirsek Hatta Bu Öğrenmiş Olduklarımızı Tebliğ Edersek Karşılığını Hem Dünya da Hem de Ahirette Alacağız İNŞALLAH. ALLAH Bizleri “Behzat” Olan Kişilerden Eylesin İNŞALLAH. Amin…
Yorulmadan olmaz
Cenabı Hak bir ayette hayırda yarışın buyuruyor festebikul Hayrat Bu ayeti kerime mucibince biz de Allah yolunda koşmamız ve Cihad yolunda yorulmamız gerektiğini şiir çok güzel vurguluyor inşallah biz de gayretimizle bu yolda hizmetler başarırız bu hizmetide yalnız Hasbi bir şekilde yapabilmeliyiz bu hedefi
çok güzel işlemiş şiir
Karanlıkdan Aydınlığa
unutkanlıkdan kaynaklı oluşan zihnimde yanıt bulamadığım sorulara cevap niteliğinde, çok faydalı, öğretici, uyarıcı Şiirlere ilgimi artıran bir eser olmuş. Yüreğinize sağlık
Sen de gel, masivayı9 gönülden Tamamıyla atmadan, rü’yet-i Zat isteme!
Fâtır 8
Kötü (niyetle ve İslam’a aykırı biçimde) işledikleri (çirkin) amelleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah katında kabul edilecektir)? Artık şüphesiz Allah (bile bile İslam’a ve insanlığa ters düşenlerden) dilediğini saptırır, (hayır işleyip hak edenlerden ise) dilediğini hidayete eriştirir. Öyleyse (ey Elçim) onlara (İslam’a itiraz ve isyana kalkışanlara) karşı nefsin hasretlere (derin özlemlere) kapılıp gitmesin. (Üzülüp kendini harap etme.) Gerçekten Allah, yaptıklarını Bilendir (ve her şeyi kayıt altına alandır).
https://www.mealikerim.com/35/fatir/8
Rasulünün aşkına, bindiği katırına
Erbakan’ın hakkıçün, cihadın hatırına
Kur’an’ın mesajına, her ayet satırına
Bağışlarsa Allah’ım, gayrı maksat isteme!
Olgunlaşmanın Okulu Milli Çözüm
İnsanoğlunda ki en ağır hastalıklardan biri olan “Benlik hastalığı”. Tedavisini olmadan; Hakkı görmek, Hakkıyla Hakka(iyiye, doğruya, güzele, faydalıya, adalete) taraf olmak ve vuslata erip Dosta kavuşmanın ise mümkün olmadığı şiirimizde vurgulanmakta.
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin esiri olur ve hep kendisini haklı görür. Benlik sahibi kimse, başkasının kusurlarını ortaya dökerek kendine imtiyaz tanıma derdindedir. Onun için iyi niyetle hayırlı hiç bir iş yapamaz bir noktaya gelir ve İblis misâli, kibir ve ucub sergiler. Buna rağmen kendisini hata ve kusurlardan uzak görür. İlâhî îkazlara karşı âdeta bir muâfiyet duygusu içinde yaşar. Kaza, bela, uyarı gibi ihtarların onu da içine aldığını aklının ucundan bile geçirmez. Onun içindir ki insanın içindeki enâniyeti/egoizmi bertaraf etmeden insanlığa faydasının olması ve ahiretini kazanması mümkün görünmemekte.
Bu bağlamda Üstadımızın yazıları, şiirleri, kitapları işte insanın başındaki en büyük belalardan biri olan “Benlik” hastalığına da en etkili ilaçı sunmakta ve kurtuluş yollarını göstermekte. İstifade edenlerden olabilme duasıyla.
Zerre Bile Değilken
Zerre bile değilken, gölgeliğe meyletme
Hepsi tecelli ilmi, sen kendinden belleme
Şeytan sinsi yaklaşır, nefis kordur elleme
Niyet halis değilse ettiğin kıymeti olmaz..!
İbrahim 22
(Hesap günü) İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: “Doğrusu, size gerçek olan va’adi, Allah va’ad etti. (Evet) Ben de size va’adde bulundum, ama sizi aldatıp yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, sadece size (vesvese üfleyip kötülüğe) davet ettim, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, kendi nefislerinizi kınayın. (Artık) Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da kabul etmemiştim. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azap vardır. (Herkes müstahak olduğu akıbete erişecektir.)”
HAYDİ KALK!..
“Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar)dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. (Tedbirli ve temkinli hareket ederek) Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir).
Bakara 155
Bunca günah isyanla,söyle neye yararsın
Kendini toplamazsan,anca nâra yanarsın
Keyf-nefse esir isen,kanar çürür kokarsın
Sen kendini yenmeden,Yâr yüzünü gözleme!..
Ne büyük ihsanlara ,mazhar kıldı Yaradan
Hiç bir haddin olmadan,lutfeyliyor durmadan
Lakin nankör olursan,tard olursun huzurdan
Hakka teslim olmadan,zerre huzur bekleme!..
Verilen tüm nefesler,hızla tükenmekte bak
Zalimlere meyletme,Hak safta olmaya bak
Rıza Bari yolunda,sıdkla cehd et, haydi kalk
Yorulmadan yoğrulmak,boş hevesler besleme!..
SABIR – SAVAŞ – ZAFER
Hak Davayı tanıyıp, Milli Çözümle tanışmaktan Rabbimize Hamdediyoruz. Hizmet ve gayretle olgunlaşmamaktan; Nefs ve Benlik belasından; Nankörlük ve Hainlik çukuruna düşmekten Allah a sığınıyoruz…