Mehmet SITMAPINAR / Konya – 14.10.2017
(Yatsı namazını kılmadan uyuyakaldığım gece)
Rüyamda: Aziz Erbakan Hocam ve Muhterem Ahmet Hocamın da bulundukları kalabalık bir ortamda bir program yapılıyormuş. Program alanına girişte, Erbakan Hocam polis barikatlarının arasından geçerlerken herkes mübarek ellerini öpmeye başlıyor. Ben de hemen kalabalığın arasından geçip Erbakan Hocamın mübarek ellerini öpmek için koşuyorum. Tam Erbakan Hocamın ellerini tutacakken Aziz Hocam ellerini bana uzatmıyorlar ve: “Seninle tanışıyor muyuz?” diye soruyorlar. Ben üzgün bir şekilde geri çekiliyorum. Erbakan Hocam hızlı adımlarla yürümeye devam ediyorlar. Ahmet Hocam da hemen arkalarında, ellerinde bir çanta ile yürüyorlar. Biz de Ahmet Hocamızın arkalarından yürüyoruz. Namaz kılınan bir alana geliyoruz. Toplu halde dua ediliyor. Erbakan Hocam ve Ahmet Hocam dua esnasında karşılıklı birbirlerine bakışarak hafif ağlamaklı bir şekilde ve hasret duygusu ile “Âmin” diyorlar. Sanki kalabalığın yüzünden birbirlerine yaklaşamıyorlarmış gibi bir durumla uzaktan bakışıyorlardı. Bu arada Erbakan Hocam ve Ahmet Hocamın yanlarında duaya biz de katılma imkânı bulmanın sevincini yaşıyoruz. O esnada uyanıyorum.
Te’vili:
OLMAZ MI?
Gözde yaş, gönülde; alem kurudu
Ey dost, bir halimi, sorsan olmaz mı…
Yazdıkça mürekkep, kalem kurudu
Gayrı şefkatinle, sarsan olmaz mı…
Emelim ümidim, nihayetsizdir
Acizim; kuvvetim, kifayetsizdir
Mü’min kul Rabbinden, şikayetsizdir
Teslim huzuruna, varsan olmaz mı…
Nefsin terbiyesi, uzun seferdir
İman ile ölmek, kutlu zaferdir
Küfür kötülükle, cihat Kevser’dir
Verdiğin hak sözde, dursan olmaz mı…
Bak lağım karışmış, kar sularına
Aç kurtlar üşüşmüş, kuzularına
Ey gönül nefsani, arzularına
Takva bağıyla gem, vursan olmaz mı…
Kur’an’sız takvasız, her an şaşılır
Cehdü gayret ile, yollar aşılır
Cihatsız çabasız, ne ulaşılır
Biraz rahatını, yorsan olmaz mı…
İlimde ilerle, derya derine
Mealle nur gelsin, gözün ferine
Hep kuru nasihat, etmek yerine
Adil hak bir düzen, kursan olmaz mı…
Tarafın yansıtır, aynan ayarın
Yakar sermayeni, Hak’tan cayarın
Mahşerde açılır, bilgisayarın
Batıl inadını, kırsan olmaz mı…

Gaflet
Eyvah ki gaflete daldım.
Kalbimi kasvete saldım
Tembellikle geri kaldım
Rabbim uyandır gönlümü..
Ey Gönül Duymaz Mısın?!..
Nefs-şeytana esir ,zalime uşak olacağına,
Rabbına teslim olup,aleme Sultan olmaz mı?!..
Gaflet-günah isyan ile,darlanıp duracağına
Hayat iman cihat bilip,ömrün cennet kılsan olmaz mı?!..
Himmet Efendim
Olgunlaşamadım çibanım derin
Kendimden utandım nolacak halim
Tevekkül, teslimiyet, en hazin yerim
Yetiş imdadıma daraldım CANIM
Adil Düzen dertlerin çaresi ola
İnsanlık sevine, onur kurtula
Hayat; iman, cihatla her dem yoğrula
Sadıklarla beraber, huzra gark ola
Dost acısa halime
Dost acısa halime, vurmasa yüzüm gafletim,
Günaha bulanmaktan, kurtulmaktır emelim,
Dost meclisi olur da, tanınmasam; mahşerim,
Hem korkum, hem ümidim elbet Hakk’adır benim.
Ahir zaman cilvesi, müminler cümle yetim,
Kurulsa Adil Düzen, o’dur benim beklentim,
Şenlense cümle cihan, şaha kalksa hayretim,
Gönlüm huzura erer, gider hüznü kederim.