YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697f91cc952af
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 9 0
Bugün : 44832
Dün : 56785
Bu ay : 44832
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48748145
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

GEVŞEK AKP'NİN SON TAHRİBATI
VE
GERÇEK CUMHURİYETİN İNŞASI!

  1. https://www.veryansintv – S. İsmail
  2. (m.tr/yazarlar/erhan-afyoncu)
 
5 2 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
12 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

MİLLİ ÇÖZÜM HEPİNİZE YETER!

Kıbrıs; Erbakan Aldı, Cumhur İttifakı veriyor!

Suriye; TSK Suriye’de zafer kazandı. Kanımız aktı. Cumhur İttifakı kaybediyor!

Filistin; Erbakan ve Atatürk sahip çıktı, Cumhur ittifakı seyrediyor!

Cumhuriyet; Atatürk kurdu, Erbakan 4 kez uçurumdan aldı.Cumhur ittifakı yıkıyor!

Anadolu; Ecdadımızdan miras kaldı, Cumhur ittifakı sahip çıkamıyor!

Muhalefetten tıs çıkmıyor!

Din istismarcıları, katı İslamcı din yobazları, Atatürk İstismarcısı din düşmanları, milliyetçilik istismarcısı ırkçı kafa tascılar, Erbakan’ın partisinde Erbakan’ı unutturmaya çalışanlar;

Milli Çözüm, Milli Çözüm hepinize yeter!

“Adil Bir Düzen kuracağız ve hiçbir güç buna engel olamayacaktır!”

Milli Çözüm ler ilelebet var olacak…

Tarih boyunca tüm Hak Hareketlerin ve tüm Milli oluşumların içine sızan veya bi şekilde yerleştirilen kirli bir ekip veya diğer bir deyişle münafık kesim mutlaka olmuştur. Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal Paşa’nın etrafındaki mason İttihatçılar , jön Türkler vb gibiler neyse; Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Tam Bağımsız ve yaygın kalkınmış Türkiye hedefli siyasi mücadelesinde Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan’lar veya Demirel’ler ve Özal’lar aynı kirli ellerin farklı tezahürleri olmuşlardır. Bu siyonizm menşeli kirli oluşumun son çeyrek yüzyılımızdaki jokeri ise Akp ve bileşenleri olmuştur. Elbette ki bu kirli şebekeleri ve planlarını önceden sezip gerekli ve duyarlı kesimleri uyaran ve çözüm yollarını ortaya koyan Milli Çözüm ler ilelebet var olacaktır…

Makalemizin başlığından da anlaşıldığı gibi içeriğinde ise detaylıca verilen bilgilerden anladığımız, mevcut işbirlikçi iktidar ve diğer yandaşlarının artık ellerindeki bütün kozları oynadıkları ve artık yolun sonunun geldiğini anlıyoruz. Bir ülkeye ve millete anca bu kadar kötülük yapılabilir ve bunu da ellerinden gelenin en iyisi ile becerebildikleri kadar becermişler, cennet vatan bu ülkemizi her anlamda yaşanamayacak hale getirmişler. Bunu da dindar! AKP ve milliyetçi! MHP eliyle zirveye taşımışlardı. Ama artık “The End”di, bu işbirlikçilere kalsan daha da kötüsünü yapmaya çalışırlardı, yalnız bu milletin dayanacak takati kalmamıştı. Artık devir dönüşüm zamanı idi ve her yer Milli Çözüm iktidarını beklemekteydi, Allah’ın vaadi vardı ve buna da tüm kalbiyle ve tüm hücrelerine kadar inan ve iman eden ise sadece Milli Çözüm vardı. O zamanda bu değişimi Allah, kutlu dönüşüme inan ve onun için hazırlık yapan kişiye verecekti. Bunun içinde bu zamana kadar yüzbeş’in üzerinde ilmi eser ile hazırlık yapan, yetmez şuanda senelerdir iktidarda olan işbirlikçi iktidarında dahi yapmadığı yapamadığı ilk, orta, lise ve üniversite okutulacak temel bilgiler kitabını hazırlayan kişiye verecekti Allah. Nasıl ki Hz. Yusuf’u tek başına olmasına rağmen, hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını gösterip, her türlü şart ve imkanları hazırlayıp Mısır’ın başına sultan yaptı ise şüphesiz Allah Milli Çözüm’e de (Üstat Ahmet Akgül liderliğinde) aynı şart ve imkanları sunacaktır.

EY BATIL’IN TEMSİLCİLERİ VE İŞBİRLİKÇİLERİ:
TÜM BATIL PROJE VE PLANLARINIZ, FİKRİ MÜCADELE İLE İFLAS ETTİ – İFLAS ETTİRİLDİ!?TOPLUM NAZARINDA DEŞİFRE OLDUNUZ AYARINIZ VE TIYNETİNİZ NETLEŞTİ VE ARTIK DÖNEM KİRLİLERDEN RAHMANİLERE KUVAYİ MİLLİYE RUHUNA SAHİP OLANLARDA İNŞAALLAH!..

Yaşadığımız coğrafya başta olmak üzere tüm coğrafyalarda , gerçekten düşmanlarımızın hileleri ve savaş taktikleri çok girift ve kurnazca planlanmakta. Kimlerin kimin yanında ya da kimin karşısında yer aldığını kestirmek neredeyse imkansız iken artık her şey öylesine aşikar bir şekilde gözümüzün içine baka baka yapılmakta ki özellikle tahribat ve tahrifatlar… Makaledeki konulardan yola çıkacak olursak; Mavi Vatan dediğimiz bölgede olsun, PKK’nın hem komşumuz hem İslam ülkesi olan yerde resmi asker statüsüne sokulması konusundaki gayretler, yine hakeza Türk ve İslam ülkesi olan Azerbaycan da Hahamlar buluşması , İsrail Filistin Ateşkesi’nin sadece sözde kalması uygulamada anlaşmaya uyulmaması israil tarafından ve imza sahibi adı Garantörlerin sessizliği ve çaresizlik havası verip kıvranmaları gibi dünya hadiseleri artık dayanılmaz hal almıştır.

Kirli güçlerin ipliğini pazara çıkaran-deşifre eden, tüm plan ve projelerini ve ihanetlerini açık eden, Milli Çözümlü Milli Mutabakat İktidarı diyebileceğimiz demokratik yöntemle; akıl, vicdan, inanç ve ahlâk prensiplerine bağlı, milli ve manevi değerlerden kaynaklı gerçek bir Cumhuriyet’in ve örnek bir Laikliğin uygulanacağı yeni bir dönem kaçınılmazdır. Ne Din istismarcılarının ne de Masonluğa ve İsrail uşaklığına “Kemalizm” kılıfı saranların bu kutlu değişimi engelleme şansları kalmamıştır!..
“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir
Gün doğmuş, gün batmış; ebed bizimdir!..”   

Müjdeler Olsun: ” Düşmanın stratejisini , şeytanın hilesini ve hedefini savaştan önce öğrenen bilge ve cesur bir LİDER için zafer, bulutlarla kararan gökyüzünden beklenen yağmur kadar yakındır ” gerçeğinden hareketle rabbim bu mutlu huzurlu onurlu günlere erişme konusunda tuzu biberi olanlardan olma yolunda gayret ve çaba sarfedenlerden kılsın rabbim cümlemizi.

GARANTÖR(!) TÜRKİYE… Yersen?!…

Haaretz (İsrail):

Türkiye, ABD’nin Doha’daki Gazze sonrası askeri zirvesine davet edilmedi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı tarafından Doha’da düzenlenecek Gazze sonrası istikrar gücü toplantısına Türkiye’nin davet edilmediği bildirildi.

Diplomatik bir kaynağa dayandırılan bilgiye göre toplantıya 45’ten fazla ülkenin temsilcisi çağrıldı.

Batılı bir diplomat ve Ankara’ya yakın Arap bir kaynak, Türkiye’nin toplantı listesinde yer almadığını doğruladı.

İsrail vetosu iddiası

Kaynaklar, Türkiye’nin dışlanmasının İsrail’in açık vetosuyla bağlantılı olduğunu belirtti.

Arap kaynak, Türkiye’nin ABD ve Katar ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu vurguladı.

Aynı kaynak, Türkiye’nin ekim ayında Şarm eş Şeyh’teki zirveye davet edildiğini hatırlattı.

Diplomatik temaslar

Katar ve Türkiye’nin Washington’a baskı yaparak davet için girişimde bulunduğu aktarıldı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Katar Başbakanı Mohammed al-Thani’nin Gazze planını görüştüğü bildirildi.

Görüşmede ABD Başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin planının ele alındığı ifade edildi.

Toplantının içeriği

Doha toplantısının nihai kararların alınmayacağı geçici bir toplantı olduğu belirtildi.

Toplantının generaller düzeyinde yapılmasının planlandığı kaydedildi.

ABD’nin, olası katkı sağlayacak ülkelerin istekliliğini yoklamayı amaçladığı bildirildi.

Davet edilen ülkeler

Listeye göre Mısır, Ürdün, Azerbaycan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İtalya davet edildi. (Azerbaycan hem istikrar gücüne hem de toplantıya katılmayacağını bildirdi.)

Ayrıca Japonya, Güney Kore, Avustralya, Polonya, Yunanistan ve Kıbrıs’ın da listede yer aldığı aktarıldı.

– İtalya’nın şu ana kadar istikrar gücüne katılım taahhüdü veren tek ülke olduğu belirtildi.

https://x.com/yabancibasin/status/2000809702628728969?s=20

ŞUARA SURESİ 38 AYETİ KERİMESİ İLE CUMHURİYETE VE DEMOKRATİK YÖNETİME İŞARET EDİLMİŞTİR. CUMHURİYETTEN GICIK KAPAN DİN İSTİSMARCISI KAFALARIN VE KEMALİZM ADI ALTINDA MASONLUĞA VE İSRAİL UŞAKLIĞI YAPANLAR AYNI MERKEZE HİZMET ETMEKTEYDİ.

37-(Gerçek mü’minler;) Büyük günahlardan ve çirkin utanmazlıklardan (fuhşiyattan) kaçınıp çekinenlerdir ve kızdıkları-gazaplandıkları zaman da affedip bağışlayabilen (kimse)lerdir.

38-Onlar Rablerinin (her emrine) icabet ederler, namazı dosdoğru yerine getirirler, (devlet, millet ve hükümet) işlerinde meşveret ederler (ülkeyi danışma ve dayanışma sonucu alınan ortak kararla yönetirler.) Kendilerine verdiğimiz rızıktan da (Allah yolunda) harcayıp infak ederler. [Not: Bu ayet, cumhuriyete ve demokratik yönetime işarettir.]

39-(Olgun ve onurlu mü’minler;) Bir haksızlığa uğradıkları (milli çıkarlarına ve temel insan haklarına tecavüze kalkışıldığı) zaman; yardımlaşarak (tüm haklarını koruyacak kurum ve kuralları oluşturarak) birlikte (ortak savunma paktı geliştirip) harekete geçenlerdir.

https://www.mealikerim.com/42/sura/39

GAZZE KONUSUNDA GEREĞİNİ YAPMAYANLAR ELBETTE İKİ DÜNYADA DA REZİL VE ZELİL OLACAKLARDIR. HEM GAZZE HEM SUDAN HEM DOĞU TÜRKİSTAN HEM DİĞER ZULÜM ALTINDAKİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN KURTULUŞU İNŞALLAH AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA TRT DE SÖYLEDİKLERİ ŞU SÖZÜN GERÇEKLEŞMESİ İLE OLACAKTIR.

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

İşbirlikçi yönetimlerde ne samimiyet ne de cesaret bulunmuyordu.
İşbirlikçilerin deniz yetki alanlarımızın gasp edilmesine, böyle sessiz ve tepkisiz kalmalarıyla Mavi Vatanımız korunamazdı.
PKK, SDG kılıfıyla Suriye Ordusunda resmiyet kazanıyordu! Ve bazı zavallılar, Türkiye’de PKK ile barış çığlıkları atıp halkı avutuyordu!.. Oysa 2 bin PKK’lı resmen ve alenen Suriye’deki YPG’ye katılıyordu. Yani PKK fikren ve fiilen devam ediyordu, ama Erdoğan iktidarı ve Cumhur İttifakı, Barış Süreci palavralarıyla toplumu aldatıp oyalıyordu!..

Mustafa Kemal Atatürk:
 “… Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.” diyerek işbirlikçilerin durumunu haber veriyordu.

“Evet; Atatürk, müthiş bir strateji ustasıydı. Zaten, tarihe damga vuran büyük liderlerin çoğunluğu, kafalarındaki nihai yani son hedefi en yakınlarındakilere bile başlangıçta pek açıklamamışlardır!”
Bu yüksek stratejiyi en mükemmel uygulayan, çok özel kadrolarını ve Siyonizm’i – işbirlikçi hain yönetimleri etkisiz kılıp, İsrail’i ortadan kaldıracak ve Adil Düzen’i uygulayacak kurgularını, şeytani odaklardan da, en yakınındaki Pakradun ajanlardan da gizlemeyi başarmış olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızdır. Ve zaten bu stratejinin asıl mimarı ise Hz. Peygamber Aleyhisselam’dır.

Erbakan Hocamız:
“Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam milli görüşçüler, Saadet Partililer ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın, milli görüşe sarılın. Zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Olanları ve olacakları bilmek sadece entrikaların nasıl döndüğünü daha iyi anlamaya yarar, bu da önümüzde aydınlatıcı ışık olur. Bildiğiniz arttıkça daha iyi nasıl mücadele edeceğimizide daha iyi biliriz. İnsan bastığı zemini tanırsa kaymadan nasıl duracağını da bilir.” buyuruyordu

Ahmet Akgül Hocamız ise:
“Sonuç: Hakk ölçülerine ve halkın hür tercihlerine dayalı… Temel insan haklarına ve evrensel hukuk kurallarına saygılı… Akıl, vicdan, inanç ve ahlâk prensiplerine bağlı, milli ve manevi değerlerden kaynaklı gerçek bir Cumhuriyetin ve örnek bir Laikliğin uygulanacağı yeni bir dönem kaçınılmazdır. Ne Din istismarcılarının ne de Masonluğa ve İsrail uşaklığına “Kemalizm” kılıfı saranların bu kutlu değişimi engelleme şansları kalmamıştır!..” tespitlerini yapıyordu.

İmam Gazali, yöneticilere öğüt verirken şöyle söyler:

” İlimle aklı bir arada tutabilen kimsede, on iki meziyet toplanır.
İffet, terbiye, takva, eminlik, sıhhat, hayâ, merhamet, güzel ahlak, vefa, sabır, hilim, hoşgörü. Bunlar melike, yönetici de bulunması gereken sıfatlardır. Akıl ile birlikte ilmin bulunması önemli olduğu gibi, nimetle beraber şükrün, güzellikle beraber tatlılığın, gayretle beraber devletin bulunması kaçınılmazdır. Devlet olunca da maksatlara erişilmiş demektir.”

Nijeryadan, uzak Asyaya kadar uzanan D8lerin kıta sahanlığına dikkat edilirse, Amerikan kıtası hariç, Avrasya bölgesi, Afrika, Ortadoğu ve Asyayı kapsayan bir güvenlik ve refah koridorununu önceleyip çevrelemektedir..
Güney Kıbrıs Rum hattından Avrupa koridorunu…. Lübnan Suriye üzerinden Kafkasya koridorunu, “komşu yardımcılar” eliyle tahakkuk ettirerek , asırlardır dillerine, söylence ettikleri “Arz’ı Mev’ud hayalini” gerçekleştirme gayesine karşı, oluşturulmu stratejik, ekonomik, askeri, kültürel, coğrafi bir güvenlik huzur hamlesidir D8ler.
Bu yapı, aynı zamanda potansiyeli itibariyle genişlemeye, insanlığın tamamına yakınına hitap ederek, kabulü mümkün olan bir oluşumdur..!

Hüsnü Mübarek, Süleyman Demirel, Hasina, Suharto gibi seküler dünya görüşüne sahip isimleri, ikna ederek Siyonist çemberi daraltma ve mazlum milletler kuşağına alan açarak, yeni bir Dünyanın temel esaslarını, insanlığa deklara etme iradesi de ancak Prof Erbakan Hocamıza yakışırdı! Bu hedefin ise kemale ulaşarak Yeni Dünyanın kurulması ise şüphesiz Milli Bir Çözüm bilince sahip irade ile gerçekleşecektir

Aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün, İslam Birliğini oluşturma çabalarını sürdürürken bunu, bazı noktalarda Rusya’ya yaptırma girişimleri,! Rusya eliyle (!) İslam Birliğini gerçekleştirme hamleleri ne kadar manidar, ne kadar akli ve deha düzeyinde girişimlerdir..

Karşı cepheyi, yapılması gerekene mecbur bırakma sanatı, Allahın kendilerine hidayet ve İlim verdiği öncü ve rehber Şahsiyetlere has bir özelliktir.

İnşallah 🤲🏻

“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir

Gün doğmuş, gün batmış; ebed bizimdir!..”   

18 yıldır Türkiye tarafından bir şekilde engellenen “Lübnan-Rum yönetimi deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması” ne yazık ki ülkemiz yönetiminin ya gevşekliği ya kasti olarak bürokrasi çevresini uyutması vasıtasıyla imzalanıyordu. İlgili anlaşma mavi vatan unsurlarımızı ihlal ediyor, alanımızı daraltıyor ve haklarımızı elimizden alıyordu. (Bir nevi toprağımız işgal ediliyordu) Yetmez ilgili bölge doğalgaz ve maden aramaları için yabancı şirketlere peşkeş çekiliyordu. 

Daha şaşırtıcı olan Sn. Cihat YAYCI’nın tespitlerinde de yer alan, tüm bu gelişmeler papa’nın İznik’e geldiği tarihlerde oluyordu. Zaten papa Türkiye’den sonra Lübnan’a gidiyordu. Papa’nın Türkiye’ye gelmesi ile belki de 18 yıldır bu anlaşmanın imzalanmasına bir şekilde engel olan bürokrası çevreleri ya uyutuluyor ya susturuluyordu.

İlgili tarihlerde Barzani Türkiye’de toplantılara katılıyor, vekiller bu haine methiyeler düzüyordu.

Ek olarak İsrail Golan’dan Süveyde’ye adeta davut koridorunun başlangıcını kurguluyor, Suriye ordusunu da PKK milisleri ile tamamen kontrolü altına alıyordu. Bununla birlikte Filistin’i bombalamaya devam ediyor, Garantör devletler ise uyuyordu…

Bizim iktidarımız gevşekliklerine devam ederken Siyonist haçlı cephesi her organı ile sıkılaşıyor ve tarihi hesaplaşmaya hazırlanıyordu. Şükür yine bu gerçekleri tüm kapsamı ile Milli Çözüm yazıyor ve milletimize anlatıyordu.

PKK’nın isim ve zemin değiştirerek Suriye’de meşrulaştırılırken, Türkiye’de “barış süreci” söylemiyle bu hakikatin bilinçli biçimde perdelenmesi, 
Azerbaycan’da hahamlar buluşmasını engellemek için Aliyev’e yalvaranlara, Siyonist İsrail’e enerji akışını sürdüren Erdoğan’a karşı “Artık şu vanaları kapat!” çağrısının yapılmasının hatırlatılması; 
Ateşkese rağmen bine yakın Filistinli hayatını kaybederken; Trump gevuruna figüranlık yapan sözde garantörlerin itibar ve ciddiyetini hatırlatan bir yazı.
 
İtiraz edilemez nitelikte, cesurca ve bilgelikle kamuoyunu aydınlatan bu gerçekleri başka bir yerde bulmamız imkansız. Teşekkür ederiz minnettarız.

Hiç şüphesiz, yüksek bir stratejiyle, çok özel kadrolarını ve Siyonizm’i – işbirlikçi hain yönetimleri etkisiz kılınıp, İsrail ortadan kaldırılacak ve Adil Düzen kurulacak!..

“Lütfen ve dikkatle; Oğuzhan Asiltürk’ün babası Mehmet Besim Bey’in kızlarına, yani Oğuzhan Bey’in bacılarına koydukları isimleri tek tek hatırlayalım: 1- SEVİnçhan, 2- GülSEVİ, 3- SEVİmyazı. Bu özel gayretin, idamdan kurtulmak üzere Aziz Mehmet Efendi ismini alıp sözde Müslüman olan meşhur ve mel’un Yahudi Hahamı SABATAY SEVİ’yi anlatmak, onun hatırasını canlı yaşatmak ve onun izinde ve çizgisinde olduklarını ispatlamak için yapıldığını anlamaya yanaşmayan ahmakların da gözlerinin açılacağı kutlu ve onurlu günler yaklaşmaktadır!..”

Ayrıca Oğuzhan Asiltürk ün eşinin adı da SEVİnç Asiltürk.

Böyle bir adamı milli görüş lideri olarak görüp göstermeye çalışan saf akıllıları uyandırmaya çalışan Milli Çözüm iyi ki var.

Picture of Osman ERAYDIN

Osman ERAYDIN

YORUMLAR

Son Yorumlar
12
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...