MEVLÂ’YA DÖNDÜM
Nefis Şeytan bana, tuzak kurdular
İblisin elinde, silaha döndüm!..
Haktan ve hayırdan, uzak durdular
Edep erdem atıp, küstaha döndüm!..
Hidayet erişti, Hakk yolu buldum
Kur’an’la doğruldum, Mevlâ’ya kuldum
Elçi ayağına, serilen çuldum
Şükürler olsun ki, Allah’a döndüm!..
Âlemler içinde, dünya habbedir1
Dosta çelme takan, namert kahpedir
Has Maksud’um Rabbim, kıblem Kâbe’dir
Alevi Mevlevi, semaha döndüm!..
Hakk’ın hatırına, halkla çatıştım
Zalim iktidarla, daim atıştım
Kadere imanla, rahat yatıştım
Arz’dan Arş’a yolcu, seyyaha döndüm!..
Madem imtihandır, iniş çıkıştır
Bazan mutlu huzur, bazan bıkıştır
İman; sanal sun’i, dünyay yıkıştır
Faniden vazgeçip, felaha döndüm!..
Malesef kurudu, göller nehirler
Canlı cenazeler, köyler şehirler
AKP akreptir, sinsi zehirler
Uyardık uymadı, ikraha döndüm!..
İman vicdan varsa, Hakk’tan şaşılmaz
Aşkla kaynamadan, gözyaş taşılmaz
Aşağı himmetle, dağlar aşılmaz
Ferhat gibi delip, feraha döndüm!..
Mü’min cesur olur, korkup da pusmaz
Gerçeği saklayıp, Şeytanca susmaz
Hakk’ı haykırana, iftira kusmaz
Yine de onları, ıslaha döndüm!..
Baklava olur mu, içi boş başak
Kahraman rolünde, kaypak ve yavşak
ABD’ye bağlı, AB’ye uşak
Kişileri açan, miftaha2 döndüm!..
Hakk’ı tebliğ temsil, eder Hoca’mız
Daha mı kıymetli, karı kocamız
Parti tekke oldu, Mason locamız
Bu yüzden İlahi, dergâha döndüm!..
Hainler bizlere, kuyu kazacak
Milli Çözüm; kirli, oyun bozacak
Bekleyin; sadıklar, tarih yazacak
Adil Düzen doğan, sabaha döndüm!..
- Habbe: Tahıl tanesi
- Miftah: Açan alet, anahtar

Bayramdır her an bize, hakkta olduğum
İmanlı vuslat duamız, çalıştım hazır bulundum
Şeytani nefis-nefesi, kibrit yaktım kavurdum
Erbakan Akgül, onur şerefim savunduğum
Hakk’ı tebliğ temsil, eder Hoca’mız
Daha mı kıymetli, karı kocamız
Parti tekke oldu, Mason locamız
Bu yüzden İlahi, dergâha döndüm!..
Bu Milli Görüş Adil düzen davasını 50 yıldan fazladır savunan, hizmet eden ve bugünlere Aziz Erbakan Hocamızdan sonra taşıyan Muhterem Üstadımız Ahmet Akgül Hocamızdır. Muhterem Hocamızın önderliğinde ve liderliğinde Decalizm yıkılacak inşaAllah. Mason localarına dönüşmüş Partilerden… medet umanlar.., hidayeti kararıp şeytanın tuzağında bocalayanlar.., belki son demde bir takım dünyalık kotarma peşinde koşanlar.., şimdiye kadar savunduğu değerleri hiçe sayıp geçmişini silip atanlar.., ve hala bir şansı varken yanlışlarından tövbe etme fırsatını kaçıranlar.., medet Allahım sen bize sahip çık. İmanın kor olduğu bu dönemde ince eleklerin üstüne kurulan ilahi felekte bize yardım et . Bizi bağışla bizleri ve tüm sadakat timsali sadık kardeşlerimizi koru. Aramıza nifak sokmak isteyenlere fırsat verme..Tek ve herşeyi kün emrinle bir anda değiştiren Sensin. Huzuruna imanla ve Milli Çözümle gelmeyi nasip et. Amin… Amin… Amin…
Âlemler içinde, dünya habbedir1
Dosta çelme takan, namert kahpedir
Has Maksud’um Rabbim, kıblem Kâbe’dir
Alevi Mevlevi, semaha döndüm!..
Alemler içinde şu dünyanın ve dünyalık heveslerin bir çekirdek kadar olduğu gerçeğini inşallah kalplerimize nakşederiz. Ve bu çekirdek için dosta, davaya, kendimize, imanımıza çelme takmayız. Allah bizleri kaldıramayacağımız yüklerle imtihan etmesin…
Madem imtihandır, iniş çıkıştır
Bazan mutlu huzur, bazan bıkıştır
İman; sanal sun’i, dünyay yıkıştır
Faniden vazgeçip, felaha döndüm!..
Böylesine güzel ve insani bir imtihan yorumu içeren bu dörtlük için Allah hocamızdan razı olsun. İlaç gibi hamdolsun..
Nefis Şeytan bana, tuzak kurdular
İblisin elinde, silaha döndüm!..
Haktan ve hayırdan, uzak durdular
Edep erdem atıp, küstaha döndüm!..
En büyük düşmanımız nefis ve şeytan, hassaten mü’mince bir hayat yaşam sürenlerin her daim ensesinde ve her daim yanlışa çirkine zararlı şeylere kötülüğe ve zulme alet olmamız için devamlı tuzak ve vesvese kurmaktadır… Bu tuzaklara ve vesveseye yenik düşmemek ve iblisin elinde oyuncak olmamak için çirkin zararlı kötü şeylerin aracı haline gelmemek için el k’arda gönül yarda misali elimiz ayağımız işte alışverişte olacak ama kalp beyin her daim rabbimizin zikriyle şükrüyle meşgul olmalı… Bu dizelerde iblisin eline düşüp silaha döndüm derken büyük bir pişmanlık ve farkındalık halinin yattığı açık ve iblisin eline düşen insan iyi faydalı doğru güzel adil olanı yapmaz yapamaz değil mi bunun farkına varmış … Çünkü yanlışını çirkinliğini kötülüğe bulaştığının farkına varmış bir ruh hali içinde şeytanın hizmetkarı olduğunu fark etmiş… Bu farkındalık da büyük bir nimet elbette. Yetmiyor edebi erdemi yani her türlü salih amellerden uzak, kendisini bile tanıyamaz duruma düştüğünü öncesinde değer verdiği kıymet verdiği edep ve erdemleri elinin tersiyle itip bir pişmanlık bir farkındalık içinde olduğu anlaşılmakta…
Hidayet erişti, Hakk yolu buldum
Kur’an’la doğruldum, Mevlâ’ya kuldum
Elçi ayağına, serilen çuldum
Şükürler olsun ki, Allah’a döndüm!..
Bu pişmanlık ve farkındalık nimetini iyi değerlendirmişse insan ve önceden yaptığı iyi doğru güzel faydalı salih ameller hatırına Allah doğruyu iyiyi güzeli görme nimetini hidayeti lütfettiği hakk yolu tekrar bulduğu… Kur’an’ın öğütleri öğretilerine tekrar yapışıp yanlıştan çirkinlşiklerden zararlılardan zulme alet olmaktan dönüp doğrulduğu ve istikamet ehli olduğu yani Kur’an’a sarılmayla Allah’a teslim olarak şuurlu ve onurlu bir kulluk bilincine yeniden kavuştuğu… Elçi ayağına serilen çul olmak; benliği bilgiçliği bırakıp tevazu ehli olmayı ve tamamen Allah’a Resulullaha bağlanmanın gereği günümüzdeki temsilcisine Rehber Şahsiyete teslim olmak gerektiği dersi verilmekte. Ve nefsin ve şeytanın elinde her türlü kötülüğe yanlışa zararlıya çirkinliklere zulme alet olmaktan asker olmaktan, Kur’an’a Tercüman olan harekete ve Bilge Şahsiyete Rehber Şahsiyete tâbi ve taraf olup tekrar Allah’a şuurlu onurlu bir has kul olabilme nimeti için Allah’a dönmenin şükrü eda edilmekte şükürler olsun Allah’a döndüm diye…
Öyle anlaşılıyor ve anlıyoruz ki; günümüzün asrımızın Kur’an’a Tercüman olan Rehber Şahsiyetini arayıp bulup tâbi ve taraf olmadan iyiyi doğruyu güzeli faydalıyı ve adil olanı bulmak biraz zaman biraz da zor olduğu hatta mümkün olmadığı…
O yüzden elimizdeki kıymeti -nimeti; Enfal Suresinin 7. ayetinin sonunda ifade edilen: ” … Oysa Allah; Kelimeleri (Kur’ani hüküm ve haberleri) ile Hakkı(n hâkimiyetini) gerçekleştirmek ve inkârcıların (ve münafıkların) ardını-kökünü kesmek (böylece zulüm ve hıyanet saltanatlarını sizin elinizle devirmek) istiyordu.” ve yine Yunus Suresi 82. ayette de ifade edilen : ” (O) Allah (ki), mücrim olanlar (utanmaz günahkârlar) istemese de, Hakkı (Hakk olarak) Kendi kelimeleriyle (adalet düzenini zuhur ettirip) gerçekleştirecektir. ” ayetlerinin gereği olan Milli Çözüm makaleleri şiirleri video konferansları önem arzetmektedir…Eğer kendimize ailemize çevremize insanlara acımaz isek hastalıklarımızı tedavi yolunun en kestirme ve en doğru yöntemi olan bu Kur’an’ın ifadesiyle ” Hakkı Hakk olarak Kendi kelimeleriyle adalet düzenini zuhur ettirip gerçekleştirecek olan ” gerçeğinin bugünkü karşılığı olması yolundaki gayret ve çaba işte Milli Çözüm’ün Kur’an’a Tercüman olma yolundaki yazılardır şiirlerdir video konferanslardır ve yüz küsür tane kaleme alınmış her biri büyük çoğunluğu 2-3 cilt olan eserleri incelemek ve gereğini yerine getirme gayreti çabası göstermekle mümkün olduğunu hiç unutmadan hayatımızı bu hakikate kenetleyip ömür sürmek ve dünya imtihanımız da geçerli puan almak yolunda eylem ve düşünceye sahip olmalıyız.
Rabbimiz ayaklarımızı Hakk davada ve Hakka Kur’an’a Tercüman olan Rehber Şahsiyette sabit kadem eylesin. Amin.
NOT: Ayet meallerinin kaynağı :
http://www.mealikerim.com