YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697fb1355e06f
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 9 0
Bugün : 53929
Dün : 56785
Bu ay : 53929
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48757242
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

“YENİ YOL” Çatı Grubunun Liderlerinden Ali Babacan;
HANGİ ODAKLARIN GÜDÜMÜNDEYDİ?

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Bir İlimizdeki Toplantısında, Duyarlı Bir İnsanın Sorusuna Verdiği Cevapları!?

8 Aralık 2025 Pazartesi günü Deva Partisi İl Başkanlığının düzenlemiş olduğu, Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımıyla gerçekleşen basına kapalı söyleşide; Turizmcilerin, Emlakçılar Odası Başkanının, Sanayicilerin, Gaziler Derneğinin, Avukatların ve diğer bazı kanaat önderlerinin hazır bulundukları bir söyleşi yapılmıştı. (150-200 kişilik bir yemekli toplantı.)

O ortamda (ismini bilmediğimiz bir katılımcı) Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın “Bir gün Suriye bölünürse bilin ki asıl hedef Türkiye’dir” uyarılarının, ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı” hatırlatması üzerine Babacan: “Evet Hocamız haklı çıktı.” itirafında bulunmuşlardı. Hemen arkasından çok değerli, duyarlı ve dürüst bir insan kalkıp “Siyonizm’in en sinsi kuruluşlarından olan Bilderberg’e defalarca katıldınız. O zaman, AKP İktidarı, Siyonizm’le irtibatlı olduğu halde siz bu toplantıya hangi sıfatla katıldınız? Bugün Bilderberg hakkında ne düşünüyorsunuz?” konusunu gündeme taşımıştı ve 2007’den 2014’e kadar katıldığı tüm Bilderberg Toplantılarını kendisine hatırlatmıştı.

Ali Babacan cevap olarak: “Bu saydıklarınızdan başka başka toplantılara da katıldım. Bunlar basına kapalı gerçekleşen toplantılardır. Sorduklarınız komplo teorisi iddialardır” diyerek Bilderberg’in insanlık için hayırlı ve yararlı bir kuruluş olduğunu imaya çalışmıştı.

Defalarca katıldığını inkâr etmeyen (ve zaten edemeyeceği) BILDERBERG toplantılarının basına kapalı yapıldığını (yani buralardaki konuşmaların dışarı anlatılamayacağını) söyleyip, o can alıcı ve ufuk açıcı soruyu geçiştiren Deva Partisi Başkanı Ali Babacan’a sormak lazımdı:

1- Aziz Milletimizden ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizden bile saklı tutulması gereken konuların tartışıldığı Bilderberg toplantıları, demek ki kendi itirafınızla, çok gizli, kirli ve Milli çıkarlarımız açısından oldukça tehlikeli oluşumlardı… Bu durumda siz, zat-ı âlîniz kimlerin, hangi karanlık güçlerin adamı ve elemanıydınız? diye sorulsa nasıl yanıtlardınız?!..

2- Bu basına kapalı olan ve çok özel gündemlerle toplanan Bilderberg oturumlarına katıldıktan sonra, gelip Sn. Başbakan’a (Recep T. Erdoğan’a) ve Sn. Cumhurbaşkanı’na (Abdullah Gül’e) tuttuğunuz notları ve raporları aktardınız mı? Yok eğer, onlardan bile gizli tutulması gereken konular konuşuldu ve özel talimatlar buyruldu ise, siz zat-ı âlîniz, T.C. Başbakanından ve Cumhurbaşkanından bile üstün ve yüksek hangi dış odaklardan teklif, tavsiye ve talimatlar almaktaydınız?

3- Bilderberg oturumlarında konuşulanların ve alınan kararların, T.C. Devletinin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı tarafından bile sorgulanamayacağını, Sn. Recep T. Erdoğan ve Sn. Abdullah Gül de biliyor ve kabulleniyor ise, Ülkemizin ve Milletimizin ne kadar bağımsız olduğu tartışılmaz mıydı?

4- Ve daha da enteresanı; oluşturulan “YENİ YOL” Çatısının Liderlerinden birisi olan Sn. Ali Babacan’ın, Rahmetli Erbakan Hocamızın defalarca ve ısrarla vurgulayıp uyardığı; “SİYONİZM’İN GİZLİ HÜKÜMETİ” sayılan Bilderberg müdavimi olduğu halde, Milli Görüş’ü bu karanlık kişilerin ve ilişkilerin peşine takan SP’nin yetkilileri, ya siz nasıl bir adamsınız?

Kaldı ki Ahmet Davutoğlu 4 Partinin Birleşeceğini Açıklamıştı!

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu; Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin bir araya gelebileceği yönündeki iddialara dair “Gün ego yapma günü değil. Umarım seçim sathına girmeden bu birleşmeyi gerçekleştiririz” buyurmuşlardı. Ahmet Davutoğlu, katıldığı Ekol TV’de yaptığı değerlendirmede; Saadet, DEVA, Gelecek ve Yeniden Refah’ın ortak bir siyasi zeminde buluşabileceğini vurgulamıştı. Gelecek, Saadet ve DEVA partileri, son aylarda Meclis içinde ortak hareket etme arayışlarını kurumsallaştırarak “YENİ YOL” adıyla bir çatı grup oluşturmuşlardı. TBMM’de grup kurabilmek için gereken Milletvekili sayısına ulaşan yapının şu an 21 Milletvekili bulunmaktaydı.

Yani YENİ YOL oluşumunun, artık sadece bir seçim ittifakı olmaktan öte, kalıcı ve ortak bir PARTİ’ye dönüşme aşamasında olduğunu Ahmet Davutoğlu açıklamıştı.

Siyonist CFR, Brüksel-İstanbul-Ankara Toplantısı 24 Mayıs – 3 Haziran 2007’de Yapılmıştı

Siyonist Yahudilerin güdümündeki ABD, ağırlıklı uluslararası dev tröstler sermayesinin çekirdek örgütü Dış İlişkiler Konseyinin (CFR) görevlendirdiği 26 kişilik bir ekip “Dönem Görüşmeleri” adı altında Brüksel, İstanbul ve Ankara’da Türkiye ile ilgili 11 günlük çok gizli görüşme maratonuna çıkmışlardı.

CFR’ye bağlı Avrupa yönetiminden sorumlu 107 kişilik Bilderberg ekibi de aynı tarihlerde İstanbul’da Türkiye ile ilgili toplantılara katılmışlardı. CFR toplantılarının Türkiye’de PKK terörünün zirveye tırmandığı, tek taraflı sınır ötesi operasyonun gün meselesi olduğu, Cumhuriyet mitinglerinde milyonların “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” isteklerini seslendirdiği ve Türk tarihinin en kritik seçimlerine hazırlandığı bir süreçte yapılması kesinlikle bir rastlantı sayılmamalıydı.

CFR’nin Brüksel’deki toplantılarında; Türkiye-AB ilişkileri, AB genişlemesi ve NATO-Türkiye ilişkileri, İstanbul’daki toplantılarında; Türkiye’nin hedge fon yatırım, bankacılık, finans, ticari stratejileri, laiklik-sivil toplum ilişkileri ve patrikhane, Ankara’daki toplantılarında: Türkiye-AB müzakere süreci, Türkiye-AB görüşmelerinde son durum, Türkiye’nin dış politikası, savunma, ulusal güvenlik, ekonomi ve maliye politikaları masaya yatırılmıştı.

Toplantı gündemini oluşturan konuların ABD için ne derece hayati önemde olduğu dikkate alındığında, ABD’nin böylesine gizli toplantı maratonuna soyunma nedenleri kolaylıkla anlaşılacaktı. Ekipte ABD’nin gündeme yeni getirdiği The Global Strategy Project (Yeni Küresel Strateji Projesi) Başkanı Yahudi asıllı Marco S. Vicenzino’nun ve CFR üyesi Ronald D. Asmus’un öne çıkması ve projeye yönelik gündem maddelerinin ağırlıklı olarak Türkiye ile ilgili olması; projede Türkiye’ye AB, NATO ve IMF kapsamında çok kritik görevler verileceği ve bu yolla sımsıkı bağlarla kontrol altına alınacağı anlaşılmaktaydı. 26 kişilik CFR ekibi, 18 kişiden oluşan Türk muhatabı ile yüz yüze çok gizli görüşmeler yapmışlardır. Bu toplantıların konu ve programlarının ayrıntılarına bakmakta fayda vardı.

Liste ile İlgili Özet Bilgiler

Heyette yer alan kilit isimlerden biri CFR üyesi Ronald D. Asmus’tu. Asmus, ABD Dışişleri Bakanlığı-Avrupa ve Kanada İşleri Bakan Yardımcılığı yapmıştır. Rand Corporation’da (Santa Monica) Avrupa güvenlik ve pazarlama konusunda kıdemli analistler arasındaydı. O süreçte Transatlantic Center ve German Marshall Fund’ın icra direktörlüklerini üstlenen karanlık insandı. Nisan 2011’de ölüp bu dünyadan ayrılmıştı.

Heyette yer alan diğer bir kilit isim ise Marco S. Vicenzino’du. Vicenzino, “Center for Strategic and International Studies”in (Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi) kurucusu ve CEO’suydu. Heyette üstlendiği görev “Global Strategy Project’in (Küresel Strateji Projesi) Başkanlığı ve İcra Direktörlüğü’ydü. Heyette yer alan en önemli firma Booz Ailen Hamilton Inc.’dı. 1914 yılında kurulan bu firma; dünyanın en eski “uluslararası strateji, teknoloji ve yönetim” firması olup, CIA ve diğer istihbarat örgütleri ile en uzun süreli ilişkilere sahipti. Firmanın eski mensuplarından R. James Woolsey CIA başkanlığı yapmıştı, Miles Copeland Jr. CIA’da üst düzey görevde bulunmuştu. National Security Agency (Ulusal Güvenlik Ajansı) eski Direktörü Mike McConnel o süreçte National Intelligence (Ulusal İstihbarat) Direktör Yardımcısıydı. Mike McConnell 13 Şubat 2007-27 Ocak 2009 arasında da Direktörlük yapmıştı.

O dönemdeki CFR ve Bilderberg Toplantılarının Türkiye Muhatapları ve Katılımcıları Kimlerdi?

Recep T. ErdoğanBaşbakan
Orgeneral Mehmet Yaşar BüyükanıtGenelkurmay Başkanı
Abdullah GülBaşbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Ali BabacanDevlet Bakanı ve AB Baş Müzakerecisi
Kürşat TüzmenDış Ticaret Bakanı
Egemen BağışBaşbakanın Dış Politika Danışmanı
Durmuş YılmazMerkez Bankası Başkanı
Mustafa V. KoçKoç Holding Başkanı
Arzuhan Doğan YalçındağTÜSİAD Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi
Soli ÖzelTÜSİAD Danışmanı
Haluk DinçerSabancı Holding Gıda ve Perakendecilik Grup Başkanı
Tolga EgemenGaranti Bankası Genel Müdür Yardımcısı
Hasan ÇolakoğluTürk Ekonomi Bankası YK Başkanı
Şerif EgeliDış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı
Volkan BozkırAB Daimi Temsilcisi
Tacan İldemBüyükelçi, NATO Daimi Delegesi

Ayrıca ve özel olarak:

Sami Kohen (Gazeteci) Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Toplantısına katılmıştır.
Murat Yetkin (Gazeteci) Laiklik ve Sivil Toplum Toplantısına katılmıştır.
Not: Yukarıdaki muhataplardan Mustafa V. Koç aynı zamanda Bilderberg üyesi olmaktaydı.

CFR’nin Türkiye ile İlgili Brüksel-İstanbul-Ankara Toplantısı 24 Mayıs – 3 Haziran 2007

Brüksel Toplantıları: 24-25 Mayıs 2007
İstanbul Toplantıları: 26-28 Mayıs ve 3 Haziran 2007
Ankara Toplantıları: 30-31 Mayıs ve 2-3 Haziran 2007 tarihlerinde yapılmıştı.
Bilderberg, TSK’yı Durdurmak İçin İstanbul’da Toplanmıştı (31 Mayıs – 3 Haziran 2007)

Türkiye’de, “Ilımlı İslam”a yönelik rejim değişikliği Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nın önünün kesilmesi ile önlenememiş olsaydı; Gül T.C. Cumhurbaşkanı, Erdoğan T.C. Başbakanı ve Arınç TBMM Başkanı olacak; yürütme, yasama ve yargı AKP Üçlüsü’nün eline geçmiş olacaktı. Türkiye bu üçlünün 7 yıllık iktidarında Sevr’e doğru yol alacaktı. Üçlünün ilk işi Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarını görevden almak ve Amerika Pensilvanya’daki Fetullah Gülen’i Türkiye’ye getirmek olacaktı. Çünkü o süreçte yağlı ballılardı.

Ayrıca, B2 yasası çıkarılacak, Türkiye’nin toprağı ABD emperyalizmine peşkeş çekilmeye başlanacaktı. Bugün Kanal İstanbul kapsamındaki devlet arazileri de bu kanunla malum odaklara dağıtılmaktaydı. Kukla Kürt Devleti ilan edilecek ve numaracı Cumhuriyetçiler “Hepimiz Amerikalıyız” sloganları ile sokakları dolduracaktı. Şimdilik bunların hepsi kursaklarında kalmıştı. Fakat tehlike varlığını sürdürmeye devam etmekteydi. İşte böyle kaotik bir ortamda, ABD, İstanbul’da bir Bilderberg toplantısı düzenleme gereğini duymuştu.

Toplantı 31 Mayıs – 3 Haziran 2007 tarihleri arasında İstanbul The Ritz Carlton Oteli’nde yapılmıştı. Toplantının, Bilderberg tarihindeki en üst düzeyde, en fazla sayıda üyesinin katılımıyla ve 6 ay arayla iki defa İstanbul’da gerçekleştirilmesi, ABD için Türkiye’nin ne derece önem taşıdığını göstermeye yeterli olmaktaydı.

Toplantının; TSK’nın, Mayıs 2007 sonuna kadar Irak’taki gelişmelerin; ABD, İngiltere ve Bağdat yönetimlerinin kontrolünden çıktığı…  ABD’nin; Irak’tan asker çekme planlarının aciliyet kazandığı, PKK terörünün bitmesi konusunda Türkiye’yi oyaladığı, PKK’ya karşı İran ile birlikte ortak operasyon yapmayın diye sürekli uyardığı bir dönemde, Kuzey Irak’ta oluşturduğu ve ilanı için zaman kazanmaya çalıştığı Kürt devleti topraklarında konuşlandıracağı kuvvetler ve oluşturacağı stratejik platform aracılığıyla bölgeyi kontrolde tutmayı planladığı… Buna karşılık Kürt devletinin Türkiye’nin bütünlüğüne karşı kesin bir tehdit olduğu gerekçesiyle TSK’nın kesin tavır aldığı ve Türkiye tarihindeki en kritik seçim dönemine girildiği bir süreçte yapılması dikkatlerden kaçmamıştı.

Toplantı gündemini oluşturan 11 konudan; “Seçimden sonra Türkiye, Türkiye’deki Gelişmeler”, “Türkiye ve Komşuları” ve “Ortadoğu’da Barış” başlıklı 3 konunun doğrudan Türkiye ile ilgili olması, CFR, Trilateral ve Bilderberg, uluslararası dev tröst ve Think Tank’lerin en etkili üyelerinin yer alması toplantının hangi amaçla düzenlendiğini açığa vurmaktaydı.

Şöyle ki;

Türkiye’nin, seçim sonrası Kuzey Irak’taki Kürt devleti oluşumunu kabul etme ve hazmetme noktasına gelmesinin beklenmiş olması…

Bu beklenti doğrultusunda Mayıs 2007 sonuna kadar gerçekleştirilecek sınır ötesi operasyonun kesinlikle önlenmeye çalışılması…

ABD’nin İran’a planladığı müdahalede Türkiye’nin kendi yanında yer almasının sağlanması,

Kuzey Irak’ta oluşan devletin topraklarına yerleştireceği bir kısım kuvvetlerle oluşturulacak ve bölgeyi kontrol edecek stratejik platformun tamamlanmasıdır.

Toplantı ile ilgili bilgi ve belgeleri aktarmadan önce Irak’ta saplandığı bataklıktan çıkmakta zorlanan ABD’nin tüm planlarının Türk halkının dik duruşu karşısında başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûm olduğunu vurgulamak isteriz.

31 Mayıs – 3 Haziran 2007 tarihleri arasında İstanbul The Ritz Carlton Oteli’nde yapılan Bilderberg toplantısının ana konuları şöyleydi;

Yeni Dünya Düzeni: Tek Kutupluluk mu? Kutupsuzluk mu?

Avrupa ve Birleşik Devletler: Uyuşma ve Çatışma Konuları

Kilit Avrupa Ülkelerinde (Birleşik Krallık ve Fransa) Lider Değişimi

Seçimden Sonra Türkiye: Türkiye’deki Gelişmeler

Türkiye ve Komşuları

Popülizm ve Politikacılar

Popülizm İnternetin Etkileri

Ortadoğu’da Barış

Nükleer Silahsızlandırma

İklim Değişimi

Güncel Olaylar (Bu resmi açıklamalar sadece kamuoyunu aldatmaya yönelik kılıflardı.)

Toplantı Katılımcıları ABD’li Üyeler:

David Rockefeller, JP Morgan Uluslararası Eski Konsey Başkanı

Henry A. Kissinger, Kissinger Associates Bşk.

Richard C. Holbrooke, Perseus LLC Bşk. Yrd.

Paul Wolfowitz, Dünya Bankası Bşk.

Herbert Lee Hamilton, Woodrow Wilson Uluslararası Araştırma Merkezi Başkanı

Richard N. Perle, Amerikan Özel Girişim Enst. (AEI) Bşk.

James D. Wolfhenson, Company LLC Bşk.

Vernon E. Jordan Jr., Lazard Freres Co LLC Direktörü

Nicholas R. Burns, Dışişleri Bakanının Siyasi İşler Yardımcısı

Loyd C. Blankfein, Goldman Sachs Co, Bşk. ve CEO

Evan Bayh, Demokratik Parti Indiana Senatörü

Martin S. Feldstein, Uluslararası Ekonomik Arş. Bürosu Bşk. ve CEO

Yeni Dünya Düzeni: Tek Kutupluluk mu? Kutupsuzluk mu?

Avrupa ve Birleşik Devletler: Uyuşma ve Çatışma Konuları

Kilit Avrupa Ülkelerinde (Birleşik Krallık ve Fransa) Lider Değişimi

Seçimden Sonra Türkiye: Türkiye’deki Gelişmeler

Türkiye ve Komşuları

Popülizm ve Politikacılar

Popülizm İnternetin Etkileri

Ortadoğu’da Barış

Nükleer Silahsızlandırma

İklim Değişimi

Güncel Olaylar (Bu resmi açıklamalar sadece kamuoyunu aldatmaya yönelik kılıflardı.)

Toplantı Katılımcıları ABD’li Üyeler:

David Rockefeller, JP Morgan Uluslararası Eski Konsey Başkanı

Henry A. Kissinger, Kissinger Associates Bşk.

Richard C. Holbrooke, Perseus LLC Bşk. Yrd.

Paul Wolfowitz, Dünya Bankası Bşk.

Herbert Lee Hamilton, Woodrow Wilson Uluslararası Araştırma Merkezi Başkanı

Richard N. Perle, Amerikan Özel Girişim Enst. (AEI) Bşk.

James D. Wolfhenson, Company LLC Bşk.

Vernon E. Jordan Jr., Lazard Freres Co LLC Direktörü

Nicholas R. Burns, Dışişleri Bakanının Siyasi İşler Yardımcısı

Loyd C. Blankfein, Goldman Sachs Co, Bşk. ve CEO

Evan Bayh, Demokratik Parti Indiana Senatörü

Martin S. Feldstein, Uluslararası Ekonomik Arş. Bürosu Bşk. ve CEO

5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
15 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Siyonist ve Uşaklarının Derbeder Olma Vakti!
Bu gerçekleri fark eden, dile getiren ve yalnızca ülkesi için, Allah rızası için samimiyetle, ısrarla yazan; şeytanî odaklar karşısında hakkı haykıran ve duyarlı insanlara rehber olan sizden başka kimse kalmadı!.. 

Hele görelim, bu kadar ihanetin karşısında Allah’ın intikamı nasıl tecelli edecek. Hele görelim, bu hakikatler karşısında hakiki millî vicdan sahibi güçlerin ve duyarlı kesimlerin gayreti ne olacak; göreceğiz. 

Karanlık BİLDERBERG müdavimi kişilerin ve ilişkilerin peşine takılmayı marifet zanneden SP yetkililerine Erbakan Hocamızdan çok önemli bir hatırlatma:
“Temel Esaslardan sapıldığı takdirde, öbür partilerden bir tanesi olursunuz ve hiç olursunuz.”

Gelecek, Saadet ve DEVA partileri, Meclis içinde ortak hareket etme arayışlarını kurumsallaştırarak “YENİ YOL” adıyla bir çatı grup oluşturmuşlardı.
“YENİ YOL” Çatısının Liderlerinden birisi olan Ali Babacan’ın, Rahmetli Erbakan Hocamızın defalarca ve ısrarla vurgulayıp uyardığı; “SİYONİZM’İN GİZLİ HÜKÜMETİ” sayılan Bilderberg müdavimi olduğu halde, Milli Görüş’ü bu karanlık kişilerin ve ilişkilerin peşine takan SP’nin yetkilileri, Erbakan Hocamızın ifadeleriyle; başka partilere benzemeyi marifet zannetmekteydiler.

Ey SP yetkilileri! Milli Görüş’ü karanlık BİLDERBERG müdavimi kişilerin ve ilişkilerin peşine takarak mı temel esaslarımızı muhafaza edeceğinizi zannetmektesiniz?

Erbakan Hocamız, ta o günlerde bu günleri görmüş ve şöyle buyurmuşlardı:
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU;
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Ahmet Davutoğlu 2015 de Başbakan iken, katıldığı Paris’teki mitingi? Unutulmamalıdır..!?

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo Dergide, Ocak 2015’te saldırılardan önce ve sonra Hz. Muhammed’e konu eden hakaret içerikli karikatürler yayımlanmıştı.”

Anadolu haber Ajansı Yusuf Özcan |
01.09.2020 –

Ahmet Davutoğlu ise 2015 Paris yurüyüşüne katılıp, Fransa Almanya’ İngiltere’ İsrail başkanı Netenyahu ve Mahmut Abbas ile ön sıralarda yürüyüş e katılmıştır..

Saadet partisi kimlerin elinde kimlerin oyuncağı haline gelmişti. Erbakan Hocamızın yaptıkları seçim ittifaklarını yanlış anlayıp ve istedikleri şekle çevirmeye çalışan kripto ekip bunu Milli Görüş’ün köküne kibrit suyu dökmenin derdinde idi. İşin başındakilerde acaba iş tuttukları Babacanlar ile aynı yerlerden mi beslenmektelerdi. Çünkü yapılan işlerin sonuna bakıldığında Milli Görüş’ün prensipleri ile hiç alakası yoktu.

Mustafa Kemal’in kökü dışarda olan şer yuvası olan mason localarını kapattı. Ama onlarında daha ağa babaları olan Bilderbergler Türkiye’mizde cirit atmakta ve CFR’ler ile beraber ülkemizin altını oymakta olan islam ve insanlık düşmanı olan bu kuruluşlar siyonizme hizmet etmekteydi. Bizim sözde yöneticilerimizde bunlara kapı kulluğu yapmaktaydı.

Emperyalistlerle işbirliğini kabul edenler ancak onların verdikleri rolü oynarlar. Kendi milletleri nezdinde efendilerini sürekli masum ve faydalı göstermek gibi bir görevleri de vardır. Zaten marifetleri de buradadır. Emperyalistler bu yolla milletlere kan kusturdular, dünyayı ateşe verdiler. Her gün bitmeyen bir umutla bekliyoruz Adil Düzen Medeniyetinin kurulacağı günü. Ve o gün daha da yaklaşıyor. İşte o gün geldiğinde emperyalistler de işbirlikçileri de kahrolacaklar, ahiretten önce dünyada da rezil ve zelil olacaklar. Çünkü Rabbimiz Mülk suresi 27. ve 28. ayeti kerimelerde
Derken (o şüphe ettikleri ve hiç beklemedikleri; Hakkın ve mazlumların galibiyetini, inkârcıların ve münafıkların ise acı akıbetini) çok yakından gördüklerinde, o (inkâr ve nankörlükle) küfre düşen (hain ve zalim kimse)lerin yüzleri kötüleşip (pişmanlık ve perişanlık içinde) karardı (ve kararacaktır) ve onlara: “İşte bu, sizlerin (hiç olmayacak diye savunduğunuz) ve davet edilip durduğunuz şeydir” denildi (ve denilecek. Böylece, akılsızlık, haksızlık ve ahlâksızlıkları yüzlerine vurulacaktır).

(İslam’ın hâkimiyetini ve sadık mü’minlerin müjde ve davetini yalan sayıp alay konusu yapanlara) De ki: “(Gerçekleri basiretle) Görme (yeteneğinizi kullanıp biraz düşünerek) söyleyin bakalım: Şayet Allah Beni ve Benimle birlikte (Hakk davada sebatla hizmet) edenleri (ecelimiz dolduğundan, zafer günlerini görmeden öldürüp) helak etse, veya bize merhamet edip esirgese (ve zafere erdirse, ki her halükârda biz kazançlıyız, oysa); bu (her iki) durumda da kâfirleri acı ve alçaltıcı azaptan kim kurtaracaktır?” buyuruyor.

1-Milli Görüşe kurulan tuzaklar
2- Devletimiz için yapılan hain planlar
3-Yetkililerin planları boşa çıkartma süreci
4-Sürecin halen devam etmesi
5-Gizli yapılan toplantılar ve içerik konuları

Siyonizmin ve ( farkında olarak ya da olmayarak) hizmetçilerinin en temel savunma yöntemlerinden birisi ilgili tespitlerin komplo teorisi olduğunu öne sürmektir. Yıllarca Erbakan hocamızın ve Ahmet Hocamızın siyonizm ile ilgili yaptığı uyarılar ve tespitler komplo teorisi olarak görülmüş, ana akım medya ve sosyal medya patronları ise bu algının oluşması için üst düzey bir çaba sarf etmişlerdir. Fakat şanlı AKSA tufanı ile siyonizmin kirli emelleri ve şeytani planları tüm dünyaya malum olmuş dünya genelinde karşıt eylemler başlamıştır.

Emniyet bürokrasisi mensupları ile yer alınan bir toplantıda bu kritik ve şeytani toplantıların mahiyetinden bahsedince abartıldığı ve komplo teorilerine inanıldığı tepkisi alınmış ve bu yapıların alt karakollarının ülkenin en kritik yerlerine sızdığı şüphesi uyanmıştır.

İşte bu nedenle yazıda geçen ” 1- Aziz Milletimizden ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizden bile saklı tutulması gereken konuların tartışıldığı Bilderberg toplantıları, demek ki kendi itirafınızla, çok gizli, kirli ve Milli çıkarlarımız açısından oldukça tehlikeli oluşumlardı… Bu durumda siz, zat-ı âlîniz kimlerin, hangi karanlık güçlerin adamı ve elemanıydınız? diye sorulsa nasıl yanıtlardınız?!..”

Sorusu çok anlamlı ve kritik bir soru özelliği taşımaktadır. Bilderberg toplantılarının şeytani yönünü kasıtlı olarak gizlemek ve hala milletimizi kasten kandırmaya çalışmak Sn. Ali Babacan’ın yularını kimlerin tuttuğunu apaçık göstermiştir.

Saadet partisi yetkilileri ise tarihi bir hata ile bu adamların peşinden gitmekte toplum nezdindeki sicilini ne yazık ki lekelemektedir.

Vatanımız ve milletimiz için bu gerçekleri farkettiren, dile getirenmilliyetçş ve vatan sever kardeşlerimizin çoğalması dileğiyle.
Allah razı olsun sizden.

Adem Atamızın yaratılışından Kıyamet gününe kadar olan ve olacak olayları bir dizi filmine benzetirsek her bölüm kendi içinde özel bir senaryoya sahip olmakla beraber dizinin tamamı ve finali de genel bir senaryoya sahipti.
Alametleriyle yaşadığımız Ahir Zaman da ise insanlık Şeytanın şaheseri Siyonizm’in pençesinde kıvranmaktaydı. Siyonizm tarihte görülmedik şekilde tek bir merkezden bütün insanlığı ezmekteydi. Hak-Batıl Mücadelesi Hakkın galip gelmesiyle sonuçlanacaktı çünkü bu Yüce Rabbimizin vaadiydi. Biz Kullara düşen ise esbaba tevessül takdire rıza idi. Ayrıca Rabbimiz Batıla çeşitli imkan ve fırsatlar verirken Hak cephesini de ihmal etmezdi .Yaşadığımız asra mührünü vuran Prf. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızla tüm şer ve işbirlikçi cepheler vefat etmesine rağmen halen uğraşmaktalardı. Zulmün böylesine yoğun olduğu dönemden sonra gelecek barış ve bereket düzeni de Şeytanın şaheserinden üstün mükemmel ve önde olması gerekirdi. Unutulmamalıdır ki Allah ihtiyaçları en iyi bilen ve giderendi. Tüm insanlığın ihtiyacı ise Erbakan Hocamızın Hazırladığı, Milli Çözümün dert edip sahip çıktığı Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya projeleriydi. İşte tamamen Erbakan Hocamızı etkisiz ve yetkisiz bırakma gayretlerinin hatta ”üzerine beton dökme” gayretlerinin asıl sebebi buydu. Yalnızca Bu projeler Siyonist saltanatı yıkabilirdi.
Siyonistler ve İşbirlikçileri ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar Allah Nurunu Tamamlayacaktır.

MİLİ GÖRÜŞÜN TEK TEMSİLCİSİ MİLLİ ÇÖZÜMDÜR. YAŞANANLAR BUNU BİR KEZ DAHA İSPATLIYOR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZA VE O’NUN PLAN VE PROGRAM VE PROJELERİNE GEREKTİĞİ GİBİ SAHİP ÇIKAN TEK MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ KALMIŞTIR. SAADET PARTİSİNİ YÖNETENLER YA BULDUKLARI HER FIRSATTA ABDULLLAH GÜLÜ CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR, YA DA ABDULLAH GÜL’E EN YAKIN İSİMLERLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK, SAADET PARTİSİNİ O PARTİLERLE BİRLEŞTİRİP, NİHAYETİNDE TEMEL AMAÇ ABDULLAH GÜLÜ CUMHUR BAŞKANLIĞINA TAŞIMAK NİYETİNDELER. ABDULLAH GÜL İLE ALİ BABACANIN YAKINLIĞINI DAHA ÖNCE MİLLİ ÇÖZÜM YAZMIŞTI. MİLLİ ÇÖZÜM BU OYUNLARI FARKEDİYOR VE İFŞAALIYOR. ONLARIN OYUNLARINI BOZUYOR. UYUYANLARI UYANDIRIYOR. 1980 YILINDA AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ BUGÜNLERİ GÖRMÜŞ OLACAK Kİ ŞU SÖZLERİ SÖYLÜYOR;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

İNANIYORUZ Kİ AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN BU SÖZÜ DE DİĞER SÖZLERİ GİBİ GERÇEK OLACAK, YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR İNŞALLAH.RABBİM BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN MÜCAHİD MUTTAKİLERDEN EYLESİN AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KILSIN. AYAKLARIMIZIN KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK HATALARDAN BİZİLERİ KORUSUN AMİN.

Siyonizm; Acemi Erat Muayene İstasyonunda seçtiği tiplerle çalışırdı ; Akıl ve Vicdan sahibi insanlarla çalışmazdı.
Kendi emellerine ulaşmak için iktidarı işbirlikçileri ile diyazn eden siyonist şebeke, elbette muhalefeti de kendi istediği şekilde muhalif siyaset yapacak figürlerden seçecekti…

Yola çıkarken diz çökenler, yolun sonuna kadar sürünmeye mahkumdurlar.

MİLLİ ÇÖZÜM VE DİĞERLERİ DİĞERLERİ ….!

Farkındaysanız hayatımızın her safhasındaki eylemler hadiseler Hak ile Batıl’ın mücadelesi şeklinde olagelmektedir. Hak tarafın temsilcileri Hakkın hakimiyetine kilitlenmiş , Batıl’ın temsilcileri ve işbirlikçileri de Batıl hakim olsun diye mücadele etmekteler… Allah’tan taraf olup şuurlu ve onurlu davrananlara zaferler nasip eder Allah, etmiştir tarih boyunca da… Ama Şeytandan taraf olanlara şuursuz ve onursuz davranan her daim kaybetmeye müstehaktırlar.
Hak ve Batıl’ı tanımanın önemi ve gereğini yapma gayreti gütmenin önemini anlatan bizleri okuyucuları duyarlı ve sorumluluk taşıyanları uyandıran bir makale kaleme alınmış şükranlarımı arzediyorum.

Milli Çözüm Dergisi 2014 yılında YENİYOL ÇATI GRUBUNUN LİDERLERİNİN AMACINI ÇOK ÇOK ÖNCEYE DAYANDIĞINI HATTA VAROLUŞLARININ SEBEBİ OLDUĞUNU YANSITAN TESCİLLEYEN şu gerçekleri dile getirmişti:


“Milli Görüş”ten “Milletin Görüşüne” evirilmenin hikmeti ve hedefi neydi?

Hatırlarsınız; Sn. Recai Kutan Bey’in Başkanı bulunduğu ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi)nin düzenlediği “Milli Anayasa Şurası”, maalesef bizleri hayal kırıklığına uğratmış ve “dağ fare doğurdu” cinsinden sonuçlar ortaya çıkmıştı. Böylece, başta hükümete, muhalefete ve Meclis dışı partilere olmak üzere, bütün toplum kesimlerine “Adil Düzen Anayasasını” ve tabi “Yeniden Büyük Türkiye” davasını ve “Yeni Bir dünya” nizamının temel esaslarını anlatma ve insanlara umut ve heyecan aşılama fırsatı da kaçırılmıştı.

Üzülerek, hatta duyduğumuz mahcubiyetin altında ezilerek belirtelim ki, bu Anayasa Şurası sanki “AKP’ye yaranma, yakınlaşma ve yandaş kazandırma” toplantısıydı. Erbakan Hoca’yı ve Milli Görüş davasını devre dışı bırakarak, hile ve hıyanetle bizden koparılarak iktidara taşınan bu AKP’nin sözde “yeni ve demokratik anayasa” diye milli birlik ve dirliğimizi bozmaya, ülkemizi AB’nin resmen bir eyaleti yapmaya ve özerk Kürdistan’a zemin oluşturmaya yönelik bir “hukuki altyapı hazırlama” görevini yürüttüğünü bu muhterem zevatın hiçbiri anlamamış mıydı? Ve zaten bu uyarılarımızdan dolayı bize kızan ve kınayan bazı dostlarımızın, yıllar sonra Recai Kutan’ın, Recep Erdoğan’la Aydın’daki açılış törenlerine katılıp birlikte el kaldırdıklarını gördüklerinde, acaba yüzleri kızarmış mıydı?

(BAK: https://www.millicozum.com/mc/2014/nisan-2014/saadet-partisi-nereye-kaydirilmaktaydi/ )

Evet Milli Çözüm iyi ki varsın, ya değilse bunlar meydanı boş bulduğunu sanıp daha neler neler yaparlardı da Milli Çözüm olunca anca bu kadarla yetinmekteler…
Saadet Partisi biran evvel içindeki eski komiteci ekiplerden ve Siyonistlerle gizli ve kirli ilişkiler yürütenlerden kurtulmalı ya değilse Siyonizm’in türküsünü söyleye söyleye onlardan farkınız olmadığını dünyada iken tescil edeceksiniz. Bari Milli Çözüm’ü haksız çıkarmak için bu tuzaklara düşmeyesiniz, Milli Çözümcüler böylesi bir haksız düşmeye hazır bilesiniz. Ama sizde ERBAKAN’A ve Onun projelerine sahiplik konusunda o iman düşünce inanç teslimiyet sadakat itaat olmadığı için Milli Çözüm varya zaten.

MİLLİ ÇÖZÜM, ELEĞİNDEN GEÇİLMEZ!

Milli Çözüm’ün haftalardır yazıp hatırlattığı, gaflet ehlini uyardığı gerçekleri birkaç vicdan ehli dile getirmişti..
Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül
tuzağı ile Erbakan’ın üzerine beton dökmeye çalışanlar, başaramayacaklar! Çünkü Elhamdülillah Milli Çözüm var..

Milli Çözüm’ün ciddi uyarıları ve hatırlatmalarından sonra açıklamalarında “Erbakan” ismini zikretmek zorunda kalan Mahmut Arıkan’ın gerçek niyeti ve ayarı;
Milli Çözüm’ün sormuş olduğu iki soru ile ortaya çıkmıştı..

Hocamızın buyurdukları gibi “Siyonizm güçten anlardı” ve Yeni Bir Dünya ancak “Milli Çözüm’e inanan bir cumhur başkanının o koltuğa oturması” ile kurulabilirdi.
Erbakan’ın teknolojisini ve hazırladığı Adil Düzen Projesini ağzına dahi almayanlar, gaflet ehlini uyutsalar da Milli Çözüm’ü atlatamazlardı.

Şimdi ise bu dört sorunun muhatapları ve bunların peşlerinden gidenler, acaba bu sorulara cevap verebilecek miydi?
Irak Kürdistan’ının kurulmasın da baş rolü oynayanların peşinden koşmak, sadece gaflet ile açıklanabilir miydi?
Sevr’i uygulamayı ertelemek zorunda kalanlar, bu ülkeyi asla bölemeyecekti..
Erbakan’a sadakati tam, Milli Görüş çizgisinden hiç ayrılmamış olan bir lider çıkacak ve Allah yardımı ile zafer elbette inananların olacaktır.

MHP’nin resmi internet sitesini açınca en başında hemen BAŞBUĞ Alpaslan Türkeş ile ilgili Başbuğ’un Hayatı, Başbuğ Fotoğrafları, Başbuğ’un Ardından ve Başbuğ’un Özlü Sözleri ile ilgili bölümler yer almaktaydı.
Saadet Partisi’nin resmi internet sitesinde ise çok aradım, ancak Erbakan Hocamızı anlatan bir bölümün olmadığını gördüm.

Milli Çözüm Dergisi’nde 30 Kasım 2024 tarihinde yayınlanan “Temel Karamollaoğlu’nun Amacı ve “El-Eman”larının Ayarı!” yazısından aşağıdaki bölümü bir daha okumak gerektiğini hissettim.

“Sırlı Sonuç:
Erbakan Hocamızın bir mana âleminde buyurdukları ve serzenişte bulundukları:

“Bazen düşünüyorum; Milli Çözüm de olmasaydı, insanlığın kurtuluşu için nasıl bu kadar rahat gözlerimi kapardım? Allah’ın kutlu davası yeryüzüne nasıl hâkim olacak, ak karadan net bir şekilde nasıl ayrılacak, Milli Çözüm’ün bu fikri ve ilmi çabası ve cihadı sonucu, inşallah kurulacak Adil Düzen iktidarı olmasaydı, zulümler nasıl son bulacaktı? Sadece zalimler değil, hainler de ortaya nasıl çıkacak, üstelik yalnız dışımızdaki hainler değil, içimizdeki hainler de nasıl anlaşılacaktı? Yakındır; o gün herkesin yüzünde niyeti yazacak, herkesin içi dışına yansıyacaktır! Sabredin ve umutla bekleyin ki; bu kutlu çabalarınız artık son günler, son hizmetler olacaktır! Ey adres gösterdiğimiz ve kutlu mirasımızı emanet ettiğimiz partilerde; üst düzey yetkili, görevli üye veya yalnızca gönüllü olarak çalışanlaar!.. Ey başka partilerde soyadımızı taşıyanlaar, kanımızı, canımızı taşıyanlar, güya misyonumuzu taşıyanlar; ya sizin gözleriniz ne zaman açılacaktır? Ne zaman anlayacaksınız? Tüm bunların ve yeni çatı oluşum arayışlarının; Erbakan’ı bitirip unutturma, Bizi gündemden tamamen kaldırma, kısaca üzerimize beton değil, hatta çelik kaplama döküp, böylece hayattan, hatıralardan ve hafızalardan kazıma hıyaneti olduğunu ne zaman görecek ve anlayacaksınız?
 
Son kez çağrı yapıyorum; ‘hayatlarınızı bembeyaz, tertemiz birer sayfa haline getirin. Şu ana kadar niyetiniz ne olursa olsun, sayfalarınızı doldurduğunuz tüm yanlışlardan temizleyin. Tüm insanlığın kurtuluşu için çözüm odaklı Milli bir karargâhta birleşin. Bakın, insanlığın kurtuluşu ancak buradadır! Milli Çözüm’e sarılın ve sahip çıkın!.. Daha neyi, ne kadar deneyip yanılacaksınız?’ diye hatırlatsam, tek tek her birini uyarsam, acaba fayda eder mi? Sanmıyorum… Sanki herkes ve hepsi simsiyah bakan körler olmuşlar, Ben de onlara: ‘Gerçeği görün, gerçeğe bakın ve artık anlayın’ diye ayna dağıtıyorum! Ancak Ben yine de kardeşlerimin, bir kez bile olsa kalben Bize bağlılık göstermiş kardeşlerimin, yanlış yollarda ahiretlerini kaybetmelerini istemiyorum. Ama, Allah’ın kendisine hidayet verdiğini kim hidayetten alıkoyabilir? Allah’ın artık elini çektiği bir kişiyi kim doğru yola döndürebilir? Ya Rabbi, kardeşlerime bir şans daha ver. Ver ki dünyaları da, ahiretleri de ateş olmasın, pişmanlık ve perişanlık içinde kıvranmasın!..”
diye uyardıkları gerçeklere ne zaman uyulacak ve insanımız bu gafletten ne zaman uyanacaktı?

Evet, “Milli Görüş” kavramı da, “Milli Çözüm” kavramı da Erbakan Hocamızın tabirleri olmaktadır ve bunlar aynı kutlu gerçeğin farklı süreçlerini anlatmaktadır.”

Bak: https://www.millicozum.com/mc/2024/aralik-2024/temel-karamollaoglunun-amaci-ve-el-emanlarinin-ayari/

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

YORUMLAR

Son Yorumlar
15
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...