BEN SENİNLE, SEN BENİMLE!
“Nerede (ve ne halde) olursanız olun, O (Allah) sizinle beraberdir!..” (Hadid Suresi, 4. ayet)
Ya Rab lütfun; hayat huzur
Ben Seninle, Sen benimle…
San’atında, yoktur kusur
Her hücremle, bedenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Davan sevdam, cihad duam
Ahrete tarladır dünyam
Sensin hülyam, Sensin Rü’yam
Hem kalbimle, hem beynimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Şükür nimetin hepsine
Bir an bırakma nefsime
Atma cehennem hapsine
Abdestimle, hoş tenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Zikrü fikrinle doyayım
Seher nidasın duyayım
Helal harama uyayım
İmanımla, has dinimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Hatalarım, hatırlarım
Çekmez yüküm, katırlarım
Pişmanlıktır, satırlarım
Her fikrimle, her fenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Evimde evrende ahenk
Canlı cansız, âlem renk renk
Rasül örnek, Kur’an mihenk
Tesettürle, cepkenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Cennet taşı, inci mercan
Saadet diyarı, ey can
Ahmet Hoca, Akgül açan
Kul ol Hakka, hoş deminle
Ben Seninle, Sen benimle…

Gafletten kurtar bizleri, her anımızda yanımızda olduğunun şuuruyla hareket etmeyi nasip eyle…
Her halimizde heranımız da yanımızdasın, Ya Rabbi utanılacak hallerimizden yine Sana sığınırız kurtar bizi kötü hallerimizden heranımızı doldur Senin zikrinle
Şükür nimetin hepsine
Bir an bırakma nefsime
Atma cehennem hapsine
Abdestimle, hoş tenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Rabbimizin verdiği her nimete şükretmeyi ve farkında olmak için çabalamayı, bir an bile nefsimize bıraktığımızda nimetleri kendimizden zannetme gafletine düşebileceğimizi, Allah muhafaza bu durumun cehennem hapsine götürebileceğini,
Cennet taşı, inci mercan
Saadet diyarı, ey can
Ahmet Hoca, Akgül açan
Kul ol Hakka, hoş deminle
Ben Seninle, Sen benimle…
Allah’a kulluğu gönül hoşluğu ve iç huzuruyla yapabilmemiz gerektiğini, gönlü rahat, kalbi temiz ve halinden şikayet etmeyerek kulluk görevimizi icra etmemiz gerektiğini,
naçizane anladığım bu dörtlükle ve şiirin tamamı için Allah hocamızdan razı olsun.
İLK YORUMU YAPAN 14 YAŞINDAKİ FATİH SAFFET KARDEŞİMİ TEBRİK EDİYORUM, HARİKA BİR YORUM YAZMIŞ. YORUMUNA AYNEN KATILIYORUM. AŞAĞIDAKİ HADİSİ KUTSİYE VE HADİSİ ŞERİFLERİDE HATIRLATMIŞ OLALIM…
Bir kutsi hadisi şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Her kim Benim (dinime hizmet eden, ibadet ve istikamet ehli bir) dostuma düşmanlık ederse, Ben de ona karşı harp açarım. Kulum kendisine farz kıldığım şeyleri (yapmak ve haramlardan kaçınmak kadar) Bana sevimli gelen başka hiçbir şeyle Bana yaklaşamayacaktır. Kulum (cihat, namaz ve haramlardan sakınmak gibi farzlara ilaveten) nafile ibadetlerle Bana öylesine yaklaşır ki, Ben onu sevmeye başlarım. Bir kulumu sevince de, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum (hep razı olduğum düşünce ve davranışlara muvaffak kılarım). Artık Benden her ne isterse ona verip bağışlarım, (ve her neden) Bana sığınırsa onu koruyuculuğum altına alırım.” (Bak: Buhari Rikak: 38)
Başka bir hadisi şerifte: “Kul(um) Bana (icabet ve dini gayretle) bir karış yaklaştığı zaman, Ben ona (rahmet ve inayetimle) bir arşın yaklaşırım; o Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona bir kulaç yaklaşırım; o Bana yürüyerek gelecek olursa, Ben ona koşarak varırım.” (Bak: Buhari Tevhid: 50, Müslim Zikir: 2-3) buyrulmaktadır.
Her hacete, Kâfi1 olan
Her derdime, Şafi2 olan
Her va’dine, Vafi3 olan
Zahir Bâtın, Tabibimsin
Ben Abdinim, Sen Rabbimsin…
1- Kâfi: Her şeyin ve herkesin her ihtiyacına yetişen Allah (CC).
2- Şafi: İnsanların, hayvanların ve nebatatın, her hastalığına şifa veren Allah (CC).
3- Vafi: Vefa edip sözünden dönmeyen, Kendine sığınanları terk etmeyen Allah (CC).
https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/ben-abdinim-sen-rabbimsin-siir/
SİİR
İkilik şirkinden uzak, kader sırrına kavuşan
Kesrette vahdeti bulan, vuslat zevkine karışan
Cümle cihanla barışık, canlı cansızla konuşan
Hasret ateşiyle işi, hep ah-u zar olan gelsin…
Azrail’e ödül verir, ölümü öldüren erler
Zalimlere izzetlidir, mazlumu güldüren erler
Hem, marifet bahçesinde, hikmet gülü deren erler
Nefsiyle bin kere ölüp, Hak ile var olan gelsin…
Hizmet ve hikmet meclisinde pişmeyenler, ruhen çiğ kalır ve çirkinleşir. Hak davadan ve takvadan nasipsiz olanlar, şeytan gibi huzurdan kovulmuş demektir. Çünkü, eğer sevilselerdi, ibadet ve hizmetten mahrum edilmezlerdi.
Nankörlük ise hıyanettir. Ve sonunda herkes, ektiğini biçecek ve müstahak olduğuna erişecektir. Ve son pişmanlık para etmeyecektir.
https://ahmetakgul.net/insanin-kaliteli-si-ve-sahte-si-525
Cennet taşı, inci mercan
Saadet diyarı, ey can
Ahmet Hoca, Akgül açan
Kul ol Hakka, hoş deminle
Ben Seninle, Sen benimle…
Bizce Ahmet Akgül demek; Hayırla anılabilecek en güzel sözlerden biri demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Allah’a aralanan ve Hakkı arayanlara yol açan bir kapı demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Ruhumuza düşen en güzel cemre demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Kalbimizde huzur, dilimizde dua demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Bir umuda sımsıkı sarılabilmek demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Sabrederken, sabretmeye de sabretmek demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Görmeden sevmenin okulu demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; İçerisi ateş gibi yanarken, zahiri buz gibi dimdik durabilmek demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Daralan ve bunalan göğse dolan inşirah demektir!
Bizce Ahmet Akgül demek; Bizim içimizdeki bilinmeyen odalarımızın anahtarı demektir!
Ey yaramaz hallerimizi örten, izzet veren ve bizleri kendi yolunda olanlara katan Rabbim… Üstümüzdeki nimetini muhafaza buyur, yolunda muhafaza buyur… Muhlis kulların arasına kat bizleri. Amin
Nefsin 7. ve son mertebesi Nefsi Kamiledir.Temizlenmiş, saflaşmış ve Kemal bulmuştur.
Nefsi Kamile mertebesinin insanı getirdiği olgunluk seviyesinin bir yansımasıdır. Rabbim hepimize nasip etsin. Kulun heran herşeyde Allahın varlığının şurunda olup tüm ömrünü kulluk vazifesinin vecibelerini yerine getirmesidir. Bu durum Şems suresi 9. ayette şöyle anlatılmaktadır.
Onu (nefsinin kötü arzu ve alışkanlıklarını) temizleyip terbiye eden felaha (huzura ve kurtuluşa) erişmiştir.
https://www.mealikerim.com/91/sems/9
Hatalarım, hatırlarım
Çekmez yüküm, katırlarım
Pişmanlıktır, satırlarım
Her fikrimle, her fenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Yarabbim hatalarımızdan, günahlarımızdan vazgeçmeyi samimi pişman olmayı nasip et. Fikrimizle, canımızla her hücremizle hakk’a hizmet etmeyi, gayrısından vazgeçmeyi nasip eyle amin…
Zikrü fikrinle doyayım
Seher nidasın duyayım
Helal harama uyayım
İmanımla, has dinimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Hatalarım, hatırlarım
Çekmez yüküm, katırlarım
Pişmanlıktır, satırlarım
Her fikrimle, her fenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Küçük bir damlayım. İçinde Okyanus’u barındıran. Ben Seninle, Sen benimle…
RABBİMİZ İNSANLARI KOLAY OLANA ÇAĞIRMAKTADIR!..
Evimde evrende ahenk
Canlı cansız, âlem renk renk
Rasül örnek, Kur’an mihenk
Tesettürle, cepkenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Meydana gelen her olayın, her işin Allah’ın izniyle ve Allah’ın kontrolünde gerçekleştiğini unutmadan, her yaratılmış canlı veya cansız tüm varlıkların öyle bir dengeli ve ahenkle ol denilmiş ve oldurulmuştur rabbimiz tarafından… Bu gerçek karşısında kişinin, kaderini yaşarken karşılaştığı her olaydan ve her detaydan hoşnut olması, bunlardaki güzellikleri görebilmenin gayretini çekmek salih mü’min olmanın gereğidir. İslamca Resule örnek ve Kur’an’ı kendimize rehber edinerek ve bu hususta da samimi olmaya gerçek anlamda niyet ederek her an her dakika her saat el kârda gönül yârda misali bir yaşam sürmenin gayretini çekerek rabbimizle olmanın lezzetini almak için kalbimizi her an Allah’a bağlayarak ve nefsimizin olumsuz telkinlerine ve şeytanın vesveselerine kapılmayarak içimizi temiz tutmaya çalışarak, Allah’ın insanları her an işitmekte ve görmekte olduğunu, hatta bizlere şah damarımızdan bile daha yakın olduğunu hiç unutmadan aklımızdan çıkarmadan … Bu konuyla ilgili KAF SURESİ 16-17-18. Ayetleri de hatırlıyoruz:
“Şu kesin bir gerçektir ki, insanı elbette Biz yarattık ve (her an) nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu (ve içinden neler geçirip durduğunu dahi) biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Bütün organlarını, organizmalarını, hücre yapılarını ve hayat sırrını her an Biz yaratıp yararlandırmaktayız.)
Onun (insanın) sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek, bütün yaptıklarını) anında (ve sürekli olarak) yazmaktadırlar. (Memur melekler onun her söz ve davranışını manevi kamerayla kayıt yapmaktadırlar.)
(İnsanın ağzından veya kaleminden) Hiçbir söz çıkmasın (ve yazmasın) ki, yanında gözetleyen ve söylediklerini zapta geçiren (bir melek mutlaka) hazır bulunmasın.
(BAK: http://www.mealikerim.com )
Allah c.c. bizleri insanları her daim kolay olana çağırır. Kimi insanlar ise, kendilerini huzursuzluğa mutsuzluğa azab verici davranışlara düşüncelere sürükleyecek bir ahlakı benimsemekle zor olanı tercih etmekteler ve kendi kendilerine zulmetmektedirler… Bu hususta yine rabbimiz Kur’an’da Yunus Suresi 44. Ayette hatırlatmakta: ” Şüphesiz Allah, hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) insanlara zulmetmez. (O, kullarına haksızlık etmekten ve zarar vermekten münezzehtir.) Ancak insanlar (günahlara dalmak, fıtrata ve şeriata aykırı davranmak ve kötülüklere sapmak suretiyle) kendi kendilerine zulmetmekte (bela ve cezaları hak etmekte)dirler.”
Şiirde şairimizin yaşadığı ve kalben hüküm sürdüğü ilahi aşka müptela olabilmek gayreti çabası ve duasıyla!…
Ya Rab lütfun; hayat huzur
Ben Seninle, Sen benimle…
San’atında, yoktur kusur
Her hücremle, bedenimle
Ben Seninle, Sen benimle…
Nerede (ve ne halde) olursanız olun, O (Allah) sizinle beraberdir!..” (Hadid Sûresi, 4. ayet)
Allah herzaman milli çözüm ekibiyle beraberdir. Yeterki biz Allah ile beraber olalım.Ondan Yardım isteyip Ona güvenelim.Tüm canlı cansız herşey Onun emrindedir.