AH BE GÖNÜL
Cahili dönemler, yaşadın ey can
Aynı beden beyin, buydun be gönül…
Benlik tepelerin, aşaydın ey can
Boş gururla kötü, huydun be gönül…
Günahın suladın, sevabın yaktın
Fani fena şeyler, kafaya taktın
Şehvete bulaştın, harama baktın
Gördüğün gözünle, soydun be gönül…
İman hakikatin, Bediüz-zaman’la
İbadet zevkini, Haydar Baba’yla
Cihadın şevkini, zorlu çabayla
Erbakan’la yola, koydun be gönül…
Şerliler seçtiler, şöhret serveti
Sen terk et Bâtılı, şirki gafleti
İnşallah bulursun, zafer devleti
Cihat çağrısına, uydun be gönül…
Yüreğini yakan, nâr olmasaydı
Sırlı seherlerde, zâr olmasaydı
Hidayet inayet, yâr olmasaydı
Sen hâlâ cahildin, toydun be gönül…
Kur’an’dan alırmış, ruh gıdasını
Arayan bulurmuş, Hak Hüda’sını
Bak can kulağıyla, Dost nidasını
Sonunda çok şükür, duydun be gönül…
Gerçeğe varılır, akıl fikirle
Hem kalpler mutmain, olur zikirle
Taksime kanaat, hamdü şükürle
Hırsını giderip, doydun be gönül…
Her şey belirlenir, takdir tayinle
Değerin ölçülür, niyet sa’yinle
İbadet farklıdır, tören ayinle
Hep tutulur kaydın, kuydun be gönül…
İlahi Kudretten, işte bir nişan
Bir kovit dünyayı, etti perişan
Ey Rabb’le savaşıp, nefsle barışan
Basiret gözünü, oydun be gönül…

Rabbim hidayete erdir
İlahi Kudretten, işte bir nişan
Bir kovit dünyayı, etti perişan
Ey Rabb’le savaşıp, nefsle barışan
Basiret gözünü, oydun be gönül…
Gönlümüzle, samimiyetle konuşmanın gerektiğini hatırlatan bir şiir.
Hz. Ömer (ra), bir gün şöyle demiştir: “Cahiliye hayatı hakkında iki şey aklıma gelince birine güler, birine ağlarım. Güldüğüm şey kendi ellerimizle helvadan put yapar sonra acıkınca o putları yerdik. Ne zaman bu aklıma gelse gülerim. Ağladığım şey ise kız çocuklarımızı dayıya gidiyoruz diye yanımıza alır götürür, şehrin dışında bir yerde kendi ellerimizle toprağa gömerdik. Bunu da ne zaman hatırlasam ağlarım.”
Geçmiş ile şu anın mukayesesini samimiyetle yaptığımızda, Ömer’i; Hz. Ömer yapan kıymetleri hayatımızda çok daha rahat ortaya çıkarabiliriz.
Geçmişte diri diri kız yavrucağını gömecek kadar insanlıktan uzak kişi; gelecekte “Kenar-ı Dicle’de Bir Kurt Aşırsa Koyunu, Gelir de Adl-i İlahi Sorar Ömer’den Onu” hassasiyetiyle çağlara ışık tutacak kadar adaletli olmuş bir şahsiyet.
Evet, samimiyetle şiirdeki gibi gönlümüzle konuştuğumuzda;
Üstad Ahmet Akgül Hocamızın dersleriyle, Milli Görüş şuuruna; Aziz Erbakan Hocamızın razı olduğu bakış açısına sahip olmakla, olmamanın farkı; sadece gönülle kısa bir hasbihal etmekle ve diğer örneklere bakmakla ortaya çıkmaktaydı.
Tılsım, Ömer’de değil di; Ömer’i Hz. Ömer yapan kıymetteydi, şuurdaydı. Bu şuur bugün Millî Görüştü, Millî Görüşü en iyi temsil eden Milli Çözümdü.
Hayat İman ve Cihattır
Şerliler seçtiler, şöhret serveti
Sen terk et Bâtılı, şirki gafleti
İnşallah bulursun, zafer devleti
Cihat çağrısına, uydun be gönül…
Milli Çözüm; Rehber
Hz. Ebu Bekir (ra.) efendimiz “önüme gelen işlere bakarım ve ahirete dair (ahirette fayda verecek) olanı tercih ederim” buyuruyor. İşte, Milli Çözüm bize ahiretimize faydalı olacak olanı öneriyor ve öğretiyor. Ne kadar şükretsek azdır. Yoksa biz bize kalırsak Allah (c.c.) muhafaza nefsimizin isteklerine kapılırız. Ayrıca şiirde geçen;
İman hakikatin, Bediüz-zaman’la
İbadet zevkini, Haydar Baba’yla
Cihadın şevkini, zorlu çabayla
Erbakan’la yola, koydun be gönül…
mısraı bizim için hayat düsturunu özetliyor.
Rıza
Âl-i İmran 178
(Allah’ın rızasını ve Hakk davayı bırakıp) O küfre ve nankörlüğe sapanlar (var ya); onlar kendilerine tanıdığımız fırsat ve mühleti, sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara, ancak günahları (ve sorumlulukları) daha da artsın diye süre (ve fırsat) vermekteyiz. (Sonunda mutlaka) Onlar için aşağılatıcı (pişman ve perişan kılıcı) bir azap (ve kötü bir akıbet) vardır.
Hak rızasın için yanar durursun ,
O halde günaha batma be gönül !
Rızaya kavuşmak ne güzel bir son:
Rabb razı Rasul razı olsa Ey Gönül…
Amiin İnşaAllah
Hak’ka ve Halka Hain Olmamak İçin….!
(Ey Resulüm!) De ki: “Eğer (gerçekten) Allah’ı seviyorsanız (bu iddianızı ispat etmek üzere) Bana (sünnetime ve hayat sistemime) tâbi (ve teslim) olunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlayıversin. Allah Gafûr ve Rahim’dir.” [Not: Hz. Peygamberimize: “Allah’ı seviyorsanız, O’nun Kitabına uyun” yerine “Bana tâbi olun” buyrulması; Sünnete ittiba ve itaatin gereğini ve önemini göstermektedir.]
[b]AL-İ İMRAN SURESİ 31. AYET
http://www.mealikerim.com
[/b]
Bu dönemin vicdan ehli kimseleri, sorumlu ve duyarlı insanların, İslam hakim olsun , insanlık huzur bulsun niyetiyle [u][b]ömür tüketmek isteyenlerin en büyük nasibi;[/b][/u] İman hakikatlerine sahip olmanın da, ibadet zevkini tadabilmenin de, Cihadın (insanlara iyiyi güzeli faydalıyı adil olan için gayret) şevkini ve zorlu çabaya katlanabilmenin de, hepsine sahip olmuş olan (hayatını incelediğimizde ve takip ettiğimizde bunları görüyoruz) ve Bilge ve Yiğit Şahsiyet olma özelliğini tescillemiş Milli Çözüm ve Şahsi Manevisi Üstad Ahmet AKGÜL hocamıza bende olmak.
İman hakikatlerine – ibadet zevkine – cihad ehli olmaya sahip olabilmenin en mühim yolu SAĞLAM SADIK BİR REHBERE bende olmakla mümkündür gerçeğinden yola çıkarak, Milli Çözüm Dergisindeki makaleler konferanslar tv ve radyo programları ve 80 civarı yazılmış kitapları ve MEALİ KERİM ile ömrünü ve bedenini Allah c.c.’nün va’dine, Resulullah’ın müjdelerine ve Asrımızın Tercümanı Olan Aziz Erbakan Hocamızın öğretilerine ve Müjdelerine sadakatini ispatlamış Allah’ın rızasını ve halkın rahatını ve davasının hatırını her şeyin üstünde tutan Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamız günümüzün Sağlam Rehberi olma özelliğine haiz Bilge bir şahsiyettir.
Şiirde de ifade edildiği üzere Rabb’le savaşan ve nefsle barışan olmak yerine RABB’LE BARIŞAN – NEFSLE SAVAŞAN , her ne kadar biz Allah’ı görmesek de O bizi görüyormuşçasına düşünen-hareket eden ve niyetlerimizi temiz tutmaya çalışan, rabbimizin takdirine ve taksimine gönülden uyan, ruhumuzun gıdasını Kur’an’la doyuran, konfor yerine kanaat ile yaşayan, hidayet nimetini kazanan, halka ve Hakka hain olmama konumuna gelmemize vesile olan gayret gösteren ve Asrımızın tercümanı Aziz ERBAKAN Hocamıza ve O’na sadık talebe – takipçi – tatbik eden konumuna gelmemize veya gayret etmemize vesile olan Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamıza minnettarız. Rabbim bu nimetlerin farkında olan, kıymetini bilen ve gereğini yerine getirme hususunda gayret ve çabasını sürdürenlerden olmamızı lütfeylesin. Amin.
[u][b]YA RABBİ,
Nurunu ve Va’dini tamamla, Siyonizmi yıkıp Adil Düzeni Hakim Eyle. Amin[/b][/u]
Gönlüne Şahidiz Muhterem Hocam
İnsana en büyük şeref, çevreye okul olmaktır
Çün halife konumunda, Mevlâ’ya has kul olmaktır
Hem Hak davası yolunda, harcanıp çapul olmaktır
Asrı Saadet Selamet, aynı görev aynı ödül
Biat itaat sadakat, aynı mühür aynı gönül…
İnsanoğlu tapar daim, ya Rabbine ya nefsine
Bir Rahman’a bir Şeytana, kulsun uyduğun hepsine
Ne mükemmel imtihandır, kaybeden ateş hapsine
Adem Babadan son güne, aynı zor yük aynı baskül
Bin yıllar önce ve şimdi, aynı mühür aynı gönül…
Zafer Devleti
İnşallah kurulur zafer devleti*
İslam nuru söker arzdan zulmeti
Rabbim ikram etti bunca hikmeti
Bize de bu yolda dualar düştü
*Sayın yazarımızın şiirinden bir mısra
LÜTFEYLE İLAHİ…
Rabbim esirgeyip te,korumaz ise
İyilikle hayırla,kuşatmaz ise
Hocamızın himmeti, erişmez ise
Bilki felaketlere,düştün be gönül!..
Layık olmak ne haddir,nankör olmasak
Şehvet şöhret servete,meyil kılmasak
Batılla cihad edip,şerden sakınsak
Lütfuyla felaha bir,ersen be gönül!..
Milyarda bir nimete, mazhar olmuşuz
Mehdiyet ordusuna,nefer olmuşuz
Mesihiyet kutbuna,bende olmuşuz
Fethi Mübinde sıdkla,cehd etsen gönül
Tam idrak iman üzre,ölsen be gönül!..
BİREY YA DA TOPLUM OLARAK ISLAH YOLUNU TUTMAYANLARIN SONU HÜSRANDIR!.. YA RABBİ BİZLERİ ISLAH ET!.
91:7
(İnsan olarak yaratılan her) Nefse ve ona ‘bir düzen içinde biçim verene’.
91:8
Sonra da (her nefse) fücurunu (kötülüklerini) ve takvasını (küfür ve kötülükten sakınma çarelerini) ilham edip (öğreten yüce Rabbe yemin olsun ki).
91:9
Onu (nefsinin kötü arzu ve alışkanlıklarını) temizleyip terbiye eden felaha erişmiştir.
91:10
Ve onu (nefsini ve kötülüklerini) sarıp örten (kirli niyetini ve mel’ânetini gizleyip riyakârlık eden ve kendini günah kirlerine gömen) de yıkıma (fitneye ve felakete) sürüklenmiştir.
91:11
(Hatırlayınız ki) Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla (Hakkı) yalanlamıştı;
91:12
Onların en ‘zorlu eşkiyaları’ (zorbalık ve küstahlıkla) ayaklanıp ortaya atılmıştı.
91:13
Allah’ın elçisi onları: “Allah’ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin” diye (uyarmıştı.)
91:14
Fakat (yine de) onu yalanlamış, deveyi yere yıkıp (boğazlamışlardı). Rableri de günahları dolayısıyla ‘onları yerle bir etmiş, kırıp geçirmiş’; orasını da dümdüz edip (helake uğratmıştı).
91:15
(Allah, asla) Bunun (gibi intikamlarının) sonucundan korkmazdı (ve hiçbir güç O’nu durduramazdı.)
Şems Suresi 7-15
Felah Bulasın Be Gönül
Rabbin tanımaz, isyan ederdin
Nefs uğrunda ömrün geçirdin
Hakk yolda çalışıp ekip biçmedin
Mizanda, defterin tartılır be gönül…
Erbakan geldi, Hakkı duyurdu
Adil düzen derdi toplum uyurdu
Ahmet Hoca, hikmet ile duyurdu
Meal oku, felah bulasın be gönül…
Bizi hidayete erdikten sonra,dalalete saptırma allahım.
Elhamdulillah, elhamdülillah, gönül kirlerimizi temizleyip sultanın sarayına girmeyi nasip eyle rabbimize sonsuz şükürler olsun ki, milli çözüm ailesiyiz derdimiz bir, davamız bir, benden geçip biz olmak yolundayız, yol yormuyor çünkü yoldaşlarımız yormuyor, yarabbi gönül evimizi temiz tutmayi, senden senin sevdiğinden, başkasını içeri kondurma, cahil ve gaflet içinde geçen zamanlarımızı affeyle.
Gönül evimizi kirleten ve feraset gözlerimizi kirleten açık ve gizli günahlarımızı fark etmeyecek kadar Gafil…
Bilgi eksikliğimizi, yetersizliğimizi ve tembelliğimizin Kabul etmeyecek kadar cahil kalmayalım…
her şeyin en iyisine ve en güzeline Talip olalım ve ona ulaşmaya çalışalım…
Ne kendimizi ne de başkalarını, asla dünyalık Servet ve etiketleri ile tartmayalım. Unutmayalım ki, ahiret pazarında karun’un hazineleri ve firavun’un rütbeleri, bir kuruşa bile müşteri bulamayacaktır….
Muhteşem tek kelimeyle
Kur’an’dan alırmış, ruh gıdasını
Arayan bulurmuş, Hak Hüda’sını
Bak can kulağıyla, Dost nidasını
Sonunda çok şükür, duydun be gönül…