YAPMA BE KARDEŞ!
Dünya Kâinat zübdesi, insan dünyanın özeti
Kâmil insan olmak için, nefsini dövmeye geldin…
Ahlâk idrak mayasıdır, takva mü’minin izzeti
Fikir zikir şükür gerek, Rabbini övmeye geldin…
Akletmez mi vicdan ehli, ahmaklık hiç yakışır mı
Hiç sonunu düşünmeden, hemen işe kalkışır mı
Sonra mecbur boyun eğip, mahcup mahzun bakışır mı
Neye yarar bak sonunda, bin pişman tevbeye geldin…
Danışmak düze çıkarır, fevri karar utandırır
Dostlarını riske atmak, hayatından usandırır
İrfan insaf sahibini, acı bir söz uyandırır
Münafıklara koz verme, sen Hakkı sevmeye geldin…
Bazen büyük kahramanlık, bazen ahmaklık edersin
Böyle sevgi saygı olmaz, burnun dikine gidersin
Hem cahilce davranırsın, hem de bilgiçlik güdersin
Toparlan artık kardeşim, nefs dağın delmeye geldin…
Bu yaptığın çocukluğu, deliler bile yapar mı
Sorumluluk duyan mü’min, boş beleş işe sapar mı
Tevhid ehli şuurludur, taşa mermere tapar mı
Sen akılla yaşayıp da, imanla ölmeye geldin…
Ucuz lüzumsuz hevesler, başımıza belâ açar
Olgunlaşmaz çiğ kalırsak, bil sadıklar bizden kaçar
Böyle yersiz zevzeklikler, dinü devlet boşa saçar
Oysa sen bâtıl düzeni, ülkeden silmeye geldin…
Sana bu son uyarımdır, emeklerin boşa verme
Henüz tomurcuk güllerin, böyle tam açmadan derme
Sabrımızı çok zorlama, sinirimiz daha germe
Hep bildiğin okyacaksan, aramıza niye geldin…

Rahmanım!.. Sübhanım!.. Doğrult Beni, Milli Çözüm Mektebinde!..
Kur’an-ı Azimüşanın, Sünnetullahın izinde
Ahir zaman Mehdisi, Hz’lerinin himmetinde
Kutlu Komutanının, mübarek himayelerinde
Hizmetkâr eyle Sultanım, davana ve dinine!..
Unutturma bana imtihan, her an her saniye
Gafil avlanıp uydurma, şeytana nefsime
Hele de sonunda, Davamızın izzeti var ise
Başım düşsün, şerefim düşmesin yere!..
NİYE GELDİM. NASILDI HAYAT.
Anlatayım o zaman.
Dünyaya aşık, sarhoştum
O kaçtı
Ben hep ardına koştum
Gece gündüz uykusuz
Çokta nahoştum.
Ne siyaset, ne diyanet
İlgisiz ve boştum
Ekmek sporu tutar
Para için çalım atar
Akranıma da
Caka satardım.
Cahilliğin kuyusunda
Düşünmeden tasarlar
Bilmişlik taslar
Nefsime göre
İlim adamı edasında
Yorar, yorumlardım
Arzu ve şehvetle bakar
Şefkat yalanıyla sarar
Hayal dünyasında
Boş beleş
Şeytan damarıyla
Sorumsuzca yaşardım.
Allah Rahman’dır
Bir Ramazan günü
Merhamet eyledi
Yolda olmayan bu şaşkına
Dostuyla tecelli etti
İftar soframıza.
Bir bakış, bir konuşma
Bir tanışma
Bu kadar kusursuz
Olabilir miydi?
Sırrıma ersin
Cevabım versin.
Hikmet sırları vardı sözünde
Ahmalıklarımı vurdu
Bir bir, kirli yüzüme
Nefsimin hoşuna
Gitmese bile
Şeytanamı yıktı, serdi yerlere.
Aklımda artık binbir soru var.
Kim di bu zatı muhterem.
Yüreğimde ki bu haz neydi
Gözlerim O’nu arar
Gönlüm O’nu arzular
Ayrılık kor ateş, içimi yakar.
Kadir gecesiydi
Bedenim isyan etti nefsime.
Söz geçmiyor artık beynime
Kavuş diyor hüzrelerim, grevde
Kavuşup oturmak istedim
Hak Dostun döşeğinde
Dergahına vardım
Selamın aldım
Sırrına daldım
Mevlama erdiren
Leylam’ a
Çok şülür kavuştum.
İlaç oldu., bedenime ruhuma
Tövbe ettim cümle günahıma
Emnareden çıktım
Levvame kapıya
Rabbim merhamet et
Bu günahkar kuluna.
Peki ya gelmeseydim
Mevlamın emrini
Resulün sünnetini
Erbakan Hocamın projesini
Milli Çözümün erlerini
Tanımasaydım
Niye geldim, nasıldı hayat?
Rızayı ilahiden habersiz.
Gaflet ve celalet içinde
Şuursuz, davasız, aşksız
O’nsuz hayat,
Kokusuz, renksiz, sessiz, soğuktu.
Ya Rabb!
Ne olur bağışla kovma kapından
Verdiğin nimeti, bitirme Ya Rabb!
Nankörlüğe düşmüş kirli sinemden
Arındır nikafı, temizle Ya Rabb!
Bazen yapıp, bazen de yapmadığımdan
Kahramanlık sayıp, şımartma Ya Rabb!
Önümüze rehber, sertaç ettiğin
Muhterem Hocamı, üzdürtme Ya Rabb!
Bu son olsun denildi hem de kaç kere,
Yazık şu aklıma, ermez fikire
Hem sadıklara, hem erenlere
Yük etme nefsimi, destek kıl Ya Rabb!
Güzel Ahlak Yoldaş Olsun !
”Bizlere gelen güzellikler Rabbimiz’denmiş…
Yapılan kötülükler nefsimizdenmiş !
Ey nefis bırak artık bu kibri ,gururu !
Güzel ahlakı yoldaş edin ,helak olmadan…
Sağduyu bütün sivrilikleri törpüler ,
Sıfıra çarparsınız, sıfırlanırsınız, dikkat edin!
düşünün ki önceleri hep doğru şeyler yapıyorsunuz.
sonra yanlışlar yapıyorsunuz ve doğrulara yanlışlar eklenip duruyorsunuz. yanlış bir yanlış daha getiriyor ç. ve bir de bakmışsınız ki doğrumuz kalmamış. hayat herkesi dikkatli, temkinli ve sakin olmaya çağırıyor. sıfırlardan korkunuz çünkü bir anlık öfke, kırıcı bir bakış, bazen kızgınlık kılığına girebilen, bazen kurt bazen kuzu postuna bölünebilen “”sıfırlar”a çarpıldığınızda, Sıfırlanmış bulunursunuz. küçücük bir sıfıra çarpan yüz milyarlarca rakamınızın, yani hayırlı kazanımlarınızın katil olursunuz.
Rabbimiz bizi samimi ve gayretli görmek ister. bir yanlıştan sonra hemen bir doğruya koşmanız, samimiyetinizin göstergesidir.peygamber efendimiz; bir yanlışYaptığınızda hemen bir iyilik yapın der. her kötülükten sonra bir iyilik, her yanlıştan sonra bir doğru, kötülüğün ve yanlışlığın lekeleri içinde simsiyah olmanızı engeller. temizlenmeyen her leke, bir sonraki ile birlikte biraz daha büyür. Giysinizde dört leke varsa beşincisinin gelmesini artık önemsemez fazla dikkatli olmayabilirsiniz. onun için ilk lekeyi derhal temizlemelisiniz.
Yaşamımızın her anında gayemize ve hedefimize odaklanmalı hatalarımızdan ders alıp sağduyuyla , basiretle , ferasetle , işin sonunu hesap etmeliyiz rabbim bizlere merhamet eylesin davamızdan ihlastan ayırmasın ..
Tut Kapında Dergahında
Yetişmezsen, halim harap
Şuur ver de, koma, bitap
Rahmeyleyip, Yüce Tevvap
Tut kapında, dergahıda..
Mahsun garip, çaresisiz
Düşe kalka, yolundayız
Lütfun ile, buradayız
Tut kapında, dergahında..
Olgunluk ver, koma yavan
Ham halime, Senden derman
Ol deyince, oldurandan
Tut kapında, dergahında..
Milli Çözüm, Şuur yolu
İzan insaf ehli yolu
Ver katından, rahmetinden
Tut kapında dergahında..
Kabul Kıl Kapına Geldim…
Kabul Kıl Kapına Geldim…
Ya Rabbi Sen affeyle, hep Elçini üzeriz
Sadıklara eza, münafıklara koz veririz
Şeytan sağdan yanaşır, gafletlere düşeriz
Ya Halimu Tevvab, bin pişman tevbeye geldim…
Kusurumuz çok hangi, birine yanalım
İşin sonunu düşünmek, akıl der Sultanım
Dört ölümün dördüncüsü, bilgiçlik ey vicdanım
Musibetlerden ders alıp, nefsi dizgine geldim…
Malesef bazı ahmaklıklar, ihanetten öte!…
Esefle kınarım özüm, nasıl hata eder böyle
Cahil ve gafil insan, esasen hür kılıklı köle
Kölelik zincirim kırıp, kul olmaya geldim…
Şekil değil şuurdur İslam, aksi kofluk
İstişare özünde, hakiki büyük olgunluk
Bunlar yoksa oluşur, çok derin yokluk
İstişareyle karar kılıp, şuurla cehde geldim…
Hak hakikat gerçeği, anlatan yoktur
Cennette huri gılman, söyleyen çoktur
Un tuz suları var, mayaları hiç yoktur
Milli Çözüm Hak dava, hakikati bulmaya geldim…
Birçok kapı gördüm, müridi çoktu
Namaz niyaz var amma, cihadı yoktu
Kutup denen belamların, hırkaları gocuktu
Hak Dost kapında, kıtmir olmaya geldim…
Sohbetinizle ruhum, canlandı tenimde
Cümleden âla imiş, zatınıza olmak bende
Fikir zikir şükürle, hamd ederim Rabbime
Kardeşim hitabına, mazhar olmaya geldim…
Rahmetinle yargıla ya Râbb, güvenmem amelime
Biran bile bırakma, beni kendi nefsime
Hainler pusu kurmuş, bekler hepsi siperde
İnşallah münafığa, kor vermeye geldim…
Hakkı Hak olarak görüp, tabi olmaya
Batılı batıl bilip, kökünü kazımaya
Deccalin beynine, gürz tokmağı vurmaya
İsa Mesih, Ordu hazır, er olmaya geldim..
Tevbe ya Rabbi tevbe, geri çevirme kapına geldim…
Kendime Uyarılar
Kendime Uyarılar
Emin olmadan ve tedbir almadan
Karar alma daha, istişare yapmadan
Şeytanı bir an bile, hafife almadan
İşin sonunu düşün, ok yaydan çıkmadan
Şeytan ve nefsin, her an tetikte
Bin düşün bir yap, mevzu ekipse
Ayarındır; aklın, kalbin ve hareketlerin
Bitersin çekilirse davadan elin ve iman fişin
Nefsine toz kondurmayan hep ziyanda
Yontulmayan artı kalır mı hiç mizanda
Aynıdır gaflet ve ihanetin etkisi son tahlilde
Zarardan sonra özür dilesen de beyhude
Ey Nefsim Hala Uslanmayacakmısın ?
Allah (cc) Âl-i İmran 159 ayetinde istişare etmenin önemini ayeti kerimede mealen şöyle dile getirmiştir.
(Ey Resulüm; Sen) O vakit, Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın, şayet kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. O halde onların kusurlarını affet, bağışlanmaları (ve ıslah olmaları) için dua et. (Topluma ve teşkilata ait) İşlerde onlara danış. (Ama) Artık (kesin) kararını verdiğin zaman da, Allah’a güven (ve işe başla). Çünkü Allah, tevekkül edip Kendine sığınanları sevmekte (ve desteklemekte)dir.
Hepimizin her an seytanın tuzağına düşebileceğimizi ve yarın çok daha ciddi ve yetkili işlerde daha büyük hatalar yapabileceğimizi asla unutmamalıyız.Belki vereceğimiz kararlar çok daha büyük sorunlara yol açacaktır. Rabbim hepimizi gaflete düşürmekten muhafaza etsin.Rabbim bizleri fevri davranmaktan muhafaza buyursun.
Ey nefsim hala uslanmazmısın?
Biraz dinginleşip akıllanmazmısın?
Daha nekadar daha azgınlaşacaksın?
Bu kafayla hangi işi başaracaksın ?
Artık uslanıp ya adam olacaksın !
Yada kof kalıp perişan olacaksın.!