Riyad'da, Tayip Erdoğan'ında katıldığı Arap Birliği Zirvesinin toplandığı gün Irak'ın tamamı Türkmen olan Telafer kentinin Sünni ve Şii semtlerinde eş zamanlı patlamalar gerçekleştirildi ve yüzlerce insan hayatını kaybetti. Patlamaların aynı anda meydana gelmesi, bunların ABD ve İsrail tarafından Türkmenleri biri birine karşı kışkırtmak ve Türkiye'yi sıkıştırmak için yapıldığını hatıra getirmekteydi.
Türkiye'nin ABD'nin 50. kuruluş törenlerine davet edilmemesi, Almanya Başbakanı Merkel'in Fransa Cumhurbaşkanı Chırak'a "Fransızların Mısır'da Osmanlı'ya karşı kazandıkları zaferi simgeleyen" bir hediye vermesi de, yine Türkiye'yi İran'a karşı ABD'ye mahkum ve mecbur bırakmak isteyen Siyonist Yahudi lobilerinin bir marifetiydi.
Bu toplantı münasebetiyle, Amerika, Türk Milli devletinin kabul etmediği Peşmerge lideriyle ve Talabani'yle Recep T. Erdoğan'ı da bir araya getirmişti.
19. Arap Birliği zirvesi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapıldı. İki gün süren zirveye Türkiye'den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katıldı. Başbakan Erdoğan'ın zirvenin açılış oturumunda bir konuşma yaptı, bunda bölgesel sorunların çözümü konusunda Türkiye'nin bakış açısını dile getirdi.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Türkiye-Suudi Arabistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AKP Milletvekili Mehmet Ceylan'ın aralarında bulunduğu kalabalık bir heyetle toplantıya katılan Erdoğan, özellikle İsrail-Filistin sorununun çözümü için zirveye katılan liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdi.
Filistin Dışişleri Bakanı Ziyad Ebu Amr: "İsrail planı reddederse yalnız bırakılmalı" çağrısı yaptı.
Filistin Dışişleri Bakanı Ziyad Ebu Amr İsrail'in Arap Barış Planını kabul etmemesi halinde, uluslararası toplum tarafından yalnız bırakılması gerektiğini söyledi. Amr, AFP'ye yaptığı açıklamada, "İsrail (barış çabalarına) sürekli olarak köstek oluyor ve neredeyse bütün uluslararası toplum tarafından desteklenen Arap barış planını reddederse bu ülke dünya tarafından yalnız bırakılmalıdır" dedi.
Arap ülkelerinin adil ve global bir barışa ulaşmak için çabalarını devam ettireceğine vurgu yapan Amr, Hamas önderliğindeki ulusal birlik hükümetinin Arap barış inisiyatifine ilişkin tavrının sorulması üzerine de hükümetin tamamının bu inisiyatifi, Arap-İsrail anlaşmazlığına çözümün temeli olarak algıladığını ve ayrıca inisiyatifin ulusal birlik hükümetinin programında yer aldığını söyledi.
Peres, Riyad'daki Arap Birliği zirvesinde kabul edilen barış planını reddetti
İsrail, "barışa hayır" dedi
Suudi Arabistan'ın başşehri Riyad'daki Arap Birliği zirvesinde kabul edilen plan, İsrail'in 1967'den önceki sınırlara geri dönüp Filistinli mültecilerin geri dönüşlerini de kabul etmesi halinde Arap ülkelerin de İsrail'le ilişkileri normalleştirmesini öngörüyor.
İsrail Başbakan Yardımcısı Şimon Peres, Arap Barış Planını mevcut haliyle kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Peres, plan üzerinde görüşmeler yapılmasını istedi. Devlet radyosuna beyanat veren Peres, "Aramızdaki farklılıkları gidermek için tek bir yol vardır. O da görüşmektir" dedi. İsrailli yetkili, "Size ne teklif ettiysek olduğu gibi kabul edin' demek mümkün değildir" diye konuştu. Suudi Arabistan'ın başşehri Riyad'daki Arap Birliği zirvesinde kabul edilen plan, İsrail'in 1967'den önceki sınırlara geri dönüp Filistinli mültecilerin geri dönüşlerini de kabul etmesi halinde Arap ülkelerin de İsrail'le ilişkileri normalleştirmesini öngörüyor.
Toprak karşılığı barış Önerisi yapılıyor
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapılan Arap Birliği zirvesi, yayınlanan bildirisiyle sona erdi,
İki gün süren zirvenin sonunda yayınlanan bildiride, İsrail'in "toprak karşılığı barış" önerisini kabul etmesi, Araplarla doğrudan müzakerelere başlaması çağrısı yapıldı ve bölgede olası nükleer silah yarışına karşı uyarıda bulunuldu. Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa tarafından okunan bildiride, "Arap-İsrail çatışmasının barışçıl çözümü için doğru yol olan Arap barış girişimine uygun, 'toprak karşılığı barış' temeline dayalı, Arap ulusu için stratejik seçenek olarak adil ve çok yönlü barışı onaylıyoruz."
Bölgenin kitle imha silahlarından arındırılmasının önemine vurgu yapılan bildiride, "Bölgede ciddi ve yıkıcı nükleer silah yarışının başlayabileceği uyarısında bulunuyoruz. Uluslararası standartlara ve denetim sistemine uygun barışçıl nükleer enerjinin bütün ülkelerin hakkı olduğunu kabul ediyoruz" denildi.
Abbas: Barış reddedilirse şiddet olur
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ülkesinin İsrail'e uzattığı "barış elinin" reddedilmesi durumunda, bölgesel şiddet olabileceği uyarısını yineledi.
Abbas, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'taki Arap Birliği zirvesinin kapanış töreninde yaptığı konuşmada, "İsrail halkına barış elinin uzatılmasında Filistin'in samimi arzusunu yineliyorum. Bu uzun ve acı verici davanın tarihinde daha fazla fırsatları boşa harcamamalıyız" dedi.
Filistin lideri, barış sağlamak için bir uluslararası konferansın düzenlenmesi çağrısında da bulundu.
Aslında Arap Zirvesi; ABD'nin Siyonist cephesi, olmayan onurunu rezil etmeyecek bir gerekçeyle Irak'tan çekilmek istiyor. Ama önce İran'a "sınırlı ve prestij kurtarma amaçlı" bir saldırı düşünüyor.
Arabistan'a diyor ki: "Sen Irak konusunda bana yardım et. Ben de Filistin konusunda İsrail'e baskı yaparak sana yardım edeyim."
Öyle anlaşılıyor ki Arap Zirvesinde
•Talabani'ye "Kürdistan projesini bir müddet askıya alın, şimdilik Türkiye'yi kızdırmayalım baskısı yapıldı.
•Irak Devlet Bşk. Yardımcısı Haşimi Sünnidir ve Türkiye'nin baskısıyla seçime girmiştir ve mevcut anayasayı değiştirileceği sözü verilmiştir. Ama hala gerçekleşmemiştir.
•Arap Zirvesine katılan Irak Başbakanına da, "anayasa değişikliği yapın; Türkiye'nin gönlünü alın" talimatı verildi:
Mısır'da ise; Mübarek kendi yerine oğlunu hazırlıyor. Bir müddet önce çok önemli bir anayasa değişikliği yapılmıştı:
İslami söylemli parti kurulamayacak.
Seçim sonuçları mahkemelere taşınamayacak
Terörizme karşı daha sert tedbirler alınacaktı.
Arap Birliği Zirvesinde Mübarek'e de destek verildiği anlaşıldı.
Bütün bunlar, Amerika ve suç ortaklarının, İran' saldırı sırasında Türkiye, Arabistan ve Mısır'ın desteğini kazanma çabasıydı. Yani Arap Birliği Zirvesi Amerikan çıkarları ve planları doğrultusunda yapılmıştı.
Ve özellikle Türkiye'nin gönlü alınmaya çalışılmıştı.
Çükü Genel Kurmay İkinci Başkanı Org. Engin Saygun Paşanın Amerika'daki uyarıları Pentagon ve İsrail'i telaşlandırmıştı:
Orgeneral Saygun AB ve ABD'ye mesaj veriyor!
Washington'daki ATC toplantısında konuşan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, Ermeni meselesi, PKK, Kıbrıs, Kerkük ve savunma işbirliği konularında AB ve ABD'ye mesaj verdi.
Türkiye'ye Hakaret Edene Ödül Veriliyor
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, Ermeni soykırımı iddialarının siyasi nitelik taşıdığını belirterek, adlarını vermeden, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile Nobelli Yazar Orhan Pamuk'u örnek gösterdi. Org. Saygun, "Bir siyasi parti lideri, Ermeni soykırımı iddiasını kabul etmediği için İsviçre'de yargılanıyor. 'Türkler, 1.5 milyon Ermeni ile 30 bin Kürdü öldürdü' dediğinizde ise ödül kazanıyorsunuz. Aradaki fark budur" dedi.
Leyla Zana haddini aşıyor!
Orgeneral Saygun, Leyla Zana'nın sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Bu beyanlar, Iraklı Kürtleri Türkiye'ye müdahale etmeye davet ediyor. Bunun ne anlama geldiği konusunda savcılarımız herhalde inceleme yapıyor. Çok ciddi ve tehlikeli beyanlar olduğunu düşünüyorum. Herhalde devlet gerekeni yapacaktır" diyerek bu sözlerde Kürt kökenli vatandaşlara yapılan büyük bir haksızlığın da olduğunu kaydederek, "Bu beyanlarla bu vatandaşlarımızın hepsi terörist gibi gösterilmek isteniyor. Buna da sanırım tepkiyi bu vatandaşlarımız gösterecektir" dedi.
Irak, PKK'yı terörist listesine almıyor
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Saygun, Irak'ın da PKK'yı resmen terör örgütü ilan etmediğini belirterek, "Yapılan açıklamada, bunun bazı ülkelerce terör örgütü ilan edildiği, Irak'ta teröristlerin barınmasına izin verilmeyeceği söyleniyor. Yani, 'PKK bir terör örgütüdür' demediler. Artı, Barzani'nin söylediklerini biliyorsunuz, 'Kürt devletine herkes alışmalıdır,' vesaire diye" ifadesini kullandı.
Orgeneral Saygun, bu açıklamasını Washington'da düzenlenen Amerikan Türk Konseyi (ATC) yıllık toplantılarında yaptı. Orgeneral Ergin Saygun, "Bazıları, terörizmin 11 Eylül ile başladığını düşünüyor. Öyle değil. Terörizm, çok önce başladı" dedi. Saygun, Ermeni terör örgütü Asala'nın eylemlerine karşı önlem alınması için yıllar önce NATO'nun ikna edilmesine çalıştıklarını anlatırken, o dönemde bu konunun NATO tarafından "siyasal sorun" olarak nitelendirildiğini ve "bu sorun NATO'nun sorunu değil" denildiğini hatırlattı.
Saygun, 11 Eylül saldırılarından tüm dünyaya mesajlar çıktığını bildirdi ve "Teröre karşı kimse dokunulmaz değil" diye konuştu. Terörün, bir süper gücü de, yoksul bir devleti de vurabileceğini belirten Saygun, 11 Eylül ile birlikte, teröristlerin kullandığı teknoloji düzeyinin geldiği boyutun da görüldüğünü, nerede ne zaman terörün vuracağının bilinmemesinin, terörle mücadelede manevra yeteneğini zorlaştırdığını vurguladı.
"Dünya, 11 Eylül'den bu mesajları aldı. Bizim mesajımız PKK ile ilgili" diyen Saygun, "Marksist-Leninist" olarak nitelediği terör örgütü PKK'nın, dini de eylemlerine alet ettiğini açıkladı.
PKK terörünü resimlerle sergileyen Saygun, yalnızca 2006 yılında PKK'nın 343 kişinin ölmesi veya yaralanmasından sorumlu olduğunu, bunun yanısıra köprüleri, iletişim merkezlerini ve benzer hizmetleri hedef aldığını anlattı.
Teröre karşı BM Güvenlik Konseyi'nin, NATO'nun ve Avrupa Birliği'nin kabul etmiş olduğu belgelere ilişkin örnekler veren Saygun, buna karşın PKK'ya karşı pekçok ülkenin, çok düşük düzeyde önlem aldığına işaret etti ve "Belgeleri kabul edebilirsiniz ama önemli olan uygulama" dedi. Saygun, Avrupa Parlamentosu'nda PKK'lı katılımcıların yer aldığı bir toplantının resmini de dağıttı.
PKK'nın, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ve kara para aklama gibi faaliyetlerinin yanısıra, Avrupa temelli Roj TV gibi kanallar aracılığıyla propagandasını sürdürdüğünü belirten Saygun, PKK'nın ana üssünün Kandil dağı olduğunu ve Irak'ta 3 bin 500 PKK militanının bulunduğunu anlattı.
PKK'nın Kuzey Irak'ta kendisine güvenli barınma olanağı bulduğunu, lojistik ve silah ihtiyaçlarının karşılandığını dile getiren Saygun, Kuzey Irak'ta futbol oynayan PKK üyelerinin resimlerini gösterdi. Saygun, PKK militanlarının kendilerini güvende hissettiğini ve gazetecilere röportajlar verdiğini hatırlattı.
Irak ile 75 kilometre anlaşması unutuluyor
Saygun, Türkiye'nin Irak ile sınır güvenliğine ilişkin sorunları çözüme kavuşturmak üzere 1926 yılında imzaladığı anlaşmaya dikkati çekti ve sınırın 75 kilometre içine girme olanağının bu anlaşmayla tanındığını hatırlatıp bu anlaşmanın tarafları olarak Irak ve Türkiye'nin, birbirinin güvenlik ve toprak bütünlüğünü güvence altına aldıklarını en son olarak 10 Mart'ta Bağdat'ta gerçekleştirilen Irak toplantısında koalisyon güçlerinin, terörizme karşı güvenlik önlemleri alınmasına ilişkin anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi.
Ermeni tasarısı dikkatle izleniyor
Ermeniler'in soykırım iddialarına da değinen Saygun, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, ABD Kongresi'ne sunulan sözde Ermeni soykırımı tasarısının kabul edilmesinin Türk-ABD ilişkilerine zarar vereceği yönündeki sözlerini hatırlatıp Ermenistan'ın, Ağrı Dağı ve Akdamar kilisesinin bulunduğu Van kenti gibi bölgeleri kendi anayurdu olarak tanımladığına işaret etti.
Bölgemiz karıştırılıyor
Irak'ta etnik şiddetin büyümesinin bölgede en büyük endişe kaynağı olduğunu anlatan Saygun, mezhep kavgasının tüm Ortadoğu'ya yayılması riskine işaret etti.
Saygun, kuzey Irak'taki Kürt grupların, Irak bayrağını veya Bağdat hükümetinin bir parçası olmayı reddettiklerini söyledi.
Irak'ta sorunların çözümü için, ülkenin siyasal birliğinin sağlanmasının önemine işaret eden Saygun, vatandaşlara ekonomik, güvenlik ve siyasal eşitlik sağlanması gerektiğini, petrol gelirleri yasasının geçmesi gerektiğini, "Peşmerge dahil tüm milis gruplarının" silahlarının ellerinden alınıp, bu grupların dağıtılması gerektiğini dile getirdi.
Kerkük'ün demografik yapısının Kürt grupların lehine değiştirildiğini dile getiren Saygun, bu yıl sonuna dek yapılması öngörülen referanduma değinerek, "Bu durumda referandum yapılması adil olmayacaktır" dedi.
İran'la diplomatik çözümler aranmalıdır.
İran'ın nükleer arayışına da değinen Saygun, "Bir çözüme ulaşılacağını umuyoruz" diye konuştu ve tüm diplomatik çabaların desteklendiğini vurgularken, Ortadoğu halkının, nükleer silahlardan arındırılmış bir ortamda yaşamayı hak ettiğini vurgulayıp, İsrail'in nükleer yığınağına dolaylı dikkat çekti.
Kıbrıs'ı Yunanistan kışkırtıyor
Son dönemde Güney Kıbrıs'ın, Türkiye'yi, Kıbrıs topraklarını işgal etmekle suçladığını belirten Saygun, Ada'nın, 2 halkının da birarada yaşadığı "Kıbrıs Cumhuriyeti'ne" Türkiye'nin son vermediğini, Yunanistan tarafından desteklenen bir askeri darbenin neden olduğunu söyledi.
Ada'da Türk soydaşlara uygulanan şiddeti resimleriyle gösteren Saygun, Kıbrıs sorununa adil bir çözüm bulununcaya dek Türk askerinin Ada'dan çekilmeyeceğini bildirdi.
Saygun, Güney Kıbrıs'ın askeri harcamalarının arttığına işaret etti ve özellikle de AB üyesi olduktan sonra bu harcamaların çok arttığını kaydetti. Saygun, Kıbrıs'ta 1988'den beri ABD kaynaklı silahların kullanıldığının görüldüğüne de dikkati çekti.
Savunma sanayii konusunda Türkiye'nin ABD ile "pazar" olma yerine ortaklık aradığına işaret eden Saygun, Türk-ABD ilişkilerinde iniş çıkışlar olabildiğini, ancak Türkiye ile ABD'nin birbirleri için önemli müttefikler olduğunu söyledi ve "Biz ne yapıyorsak, Atatürk'ün (yurtta barış, dünyada barış) felsefesi çerçevesinde yapıyoruz" dedi.12
[1] 27.03.2007 / Hürriyet

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Allah (CC) Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır! “Şeytan'ın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"…
Bu reçeteleri bizlerin anlayabileceği şekilde şiir haline getiren muhterem Üstadımızdan Allah razı olsun.. Katmanlarını kavrayabilmeyi,…
Milletimizin artık bu Suriye yalanlarına kanmaması gerekiyordu. Şara'nın gelişinin ilk gününden bu yana sürekli olarak…
ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR. "Feth-i Mübin gerçekleşecek!.. Eğer sana, ‘bunlar hayal,…
Hakk; değişmeyen, dönüşmeyen, özelliğini ve güzelliğini yitirmeyen doğrular ve değerler anlamını taşır. Bunlar, her zaman…
Şara yönetimindeki Suriye’nin Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol alması ve elimizden kaymasını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye konteyner…
ÜLKEMİZİN ACİLEN MİLLİ MÜTABAKATA İHTİYACI VARDI! Erbakan Hocamız iktidar ortağıyken 11 ay boyunca bir Filistinli…
Zafer sırrı inançta, sanma ki tankta imiş!.. "Bizim inancımızın ve davamızın %90'ı ahiret hazırlığı ve…
Yıkılışı görenler altında kalmamak için ben demiştim demeye getiriyorlar. Gerçi ne derlerse desinler o yıkıntının…
Kendi yapacakları melanetlere, Aziz Erbakan Hocamızın ismini kullanarak millet nezdinde meşruiyet kazandırma çabasına girişmeleri; asıl…