YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69805bc238159
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 9 4
Bugün : 12937
Dün : 57744
Bu ay : 70681
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48773994
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Milli Çözüm, Şifa Aştır
YİYEMEZSİN DEMEDİM Mİ?

İz’an ehli, isen zalim
Öğemezsin, demedim mi…
Vicdan ehli, isen yetim
Döğemezsin, demedim mi…

Bu imtihan, sanma oyun
Ne kurt ol sen, ne de koyun
Hakk uğrunda, bize boyun
Eğemezsin, demedim mi…

Siper ettin, tarikatı
Aştım sandın, barikatı1
Sen korkaksın, hakikatı
Diyemezsin, demedim mi…

Fetva uydur-dun her halta2
Tuzak kurdun, düştün alta
Hakk ölçüsü, çelik balta
Eğemezsin, demedim mi…

Öldür fitne, vebasını
Söndür nifak, sobasını
Ey dost takva, libasını
Giyemezsin, demedim mi…

Cihad yoksa, hayatında
İhlas yoksa, taatında3
Sahtekârsan, bey’atında4
Değemezsin, demedim mi…

Velev senin, canın yansa
Damarında, asil kansa
Dosdoğru ve, adil şahsa
Söğemezsin, demedim mi…

Türlü şekil, denenmeden
Defalarca, elenmeden
Davan için, bilenmeden
Beğenilmezsin, demedim mi…

Ben dedim ya, aldırmadın
İkaz ihtar, kaldırmadın
Kur’an derya, daldırmadın
Yüzemezsin, demedim mi…

Meyve vermez, kuru heves
Emek gerek, tüket nefes
Bu beden ki, ruha kafes
Geçemezsin, demedim mi…

Dava atan, olmaz şatır5
Allah hida-yet karartır
Artık geçmez, gönül hatır
Tüyemezsin6, demedim mi…

Çakıl da, elmas da taştır
Biri ayak, biri baştır
Milli Çözüm, şifa aştır
Yiyemezsin, demedim mi…

  1. Barikat: Engel.
  2. Halt: Bilerek işlenen hatalar.
  3. Taat: İbadet, hayır-hasenat.
  4. Bey’at: Biat, bağlılık.
  5. Şatır: Şen, şakrak, neşeli, huzurlu.
  6. Tüymek: Gizlice kaçıp kaytarmak.
5 2 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
12 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

KUR’AN’A TERCÜMAN OLAN, HAKKI HAKİM KILMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞAN, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ EN SADIK TAKİPÇİSİ VE TALEBESİ OLAN BİR ÜSTADIMIZ LİDERİMİZ VAR ELHAMDÜLİLLAH. HAKK’IN SESİ KONUMUNDA TEK MİLLİ ÇÖZÜM KALDI. BU YÜZDEN MİLLİ ÇÖZÜM EHLİ OLMAK EN BÜYÜK NİMETLERDENDİR.. BÖYLE BİR NİMETİ HER NE SEBEPLE OLURSA OLSUN TERK ETMEK AKIL KARI DEĞİLDİR. SAMİMİYETLE DAVAYA VE DAVANIN LİDERİNE TESLİM OLMALIYIZ, MİLLİ ÇÖZÜM NİMETİNDEN MAHRUM KALMAMALIYIZ. KALMAYALIM İNŞALLAH. HELE FİNALE GELMİŞKEN, ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASINA AN KALMIŞKEN DAVAMIZA VE LİDERİMİZE DAHA BİR SAMİMİYETLE BAĞLI KALMALIYIZ O KUTLU EKİBDEN MAHRUM KALMAK GİBİ BİR BEDBAHTSIZLIĞA DÜŞMEMELİYİZ DÜŞMEYİZ İNŞALAH. RABBİMİZ AYAKLARIMIZI SABİT KILSIN, KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK HATALARA DÜŞMEKTEN BİZLERİ KORUUSUN AMİN.

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA TRT DE SÖYLEDİKLERİ;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

SÖZÜNÜN GERÇEKLEŞMESİNE ÇOK AZ KALDI İNŞALLAH…

AŞAĞIDAKİ AYETİ KERİMEYEDE DİKKATLERİNİZİ ÇEKMEK İSTERİM..

A’raf 175.
(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda “Ğaviy” (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti. [Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]
https://www.mealikerim.com/7/araf/175

KUR’AN’A TERCÜMAN OLAN HAKKI HAKİM KILMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞAN, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ EN SADIK TAKİPÇİSİ VE TALEBESİ OLAN BİR ÜSTADIMIZ LİDERİMİZ VAR ELHAMDÜLİLLAH. HAKK’IN SESİ KONUMUNDA TEK MİLLİ ÇÖZÜM KALDI. BU YÜZDEN MİLLİ ÇÖZÜM EHLİ OLMAK EN BÜYÜK NİMETLERDENDİR.. BÖYLE BİR NİMETİ HER NE SEBEPLE OLURSA OLSUN TERK ETMEK AKIL KARI DEĞİLDİR. SAMİMİYETLE DAVANA LİDERİNE TESLİM OLMALIYIZ, MİLLİ ÇÖZÜM NİMETİNDEN MAHRUM KALMAMALIYIZ. KALMAYALIM İNŞALLAH.RABBİMİZ AYAKALRIMIZI SABİT KILSIN, KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK HATALARA DÜŞMEKTEN BİZLERİ KORUUSUN AMİN.

AŞAĞIDAKİ AYETİ KERİMEYEDE DİKKATLERİNİZİ ÇEKMEK İSTERİM..

A’raf 175.
(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda “Ğaviy” (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti. [Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]

https://www.mealikerim.com/7/araf/175

Çakıl da, elmas da taştır
Biri ayak, biri baştır
Milli Çözüm, şifa aştır
Yiyemezsin, demedim mi…

Ya Rabbi, ayaklarımızı Hakk’ta ve cihad yolunda sağlam tut (kaydırma) amiinn.

Kan içinde Mescid Aksa
Ecdad ne der bize kalksa
Görecek izanla baksa
Ah hiç kıymet bilmedim mi?

Milli Çözüm kiminin imanını artırırken kiminde inkarını artırmaktadır. Çünkü Milli Çözüm Kur’an’ın tercümanlığını yapmaktadır. Hendek savaşı döneminde müslümanların zahiren en zor şartlar altında iken savunma harbine hazırlık yapıldığı, En Sevgilisinin karnına iki adet taş bağladığı bir sırada Bizans, İran ve Mısır sizin olacak diyor inananlar semina ve atana (işittik ve itaat ettik) diyorlar ve imanları artıyordu, münafıkların ise inkarları artıyordu. İşte bunun gibide Milli Çözüm’de şifasını arayana şifa, belasını arayanada belasını bulduyordu. 

Münafık riski sevmez ama mümin kişi gerektiğinde her türlü riske girmekten geri durmaz, münafık kimse garantiye oynar zahiren güçlü olana açık bir şekilde de kaddar ve zalimin yanında yer almaz o zaman net ayarı ortaya çıkacaktır. Mümin kişilerlede bir arada olamaz iki arada bir derede debelenir durur, kime nasıl yaranacam diye çabalar ama kimseye yaranamaz. 

Mümin ve mert kişi azgın akan bir nehir’in iki yakasında bir birlerini tam tanıyamadıkları için karşılıklı olarak bir birleri ile atışırken, o azgın akan nehrin’in üzerine her türlü tehlikeyi göz önüne alıp köprü kurup iki tarafın birbiriyle irtibat kurmasını uzaktan değil yakından birbirlerini tanımalarına vesile olan zıt kutupmuş gibi birbirlerine gösterilen kesimleri birbirine kaynaştırandır.

Her dörtlüğü ayrı ders, Allah almayı nasip etsin. En kıymetleri öğütlere Allah uymayı nasip etsin. İmanımızı kuvvetlendirsin, mücahitlerden olmayı nasip etsin inşallah.

Siper ettin, tarikatı
Aştım sandın, barikatı1
Sen korkaksın, hakikatı
Diyemezsin, demedim mi…

Her şeyin taşere edilmeye çalışıldığı günümüzde, artık günahlar, sorumluluklar da taşere ediliyor. Ameli günahlarını tarikatına, itikadi günahlarını iktidarına taşere etmeye alışmış toplum bunları ne yazık ki kendine siper sanıyor. Allah bizleri korusun. Hocamızdan Allah razı olsun. Hakikatten ayırmasın.

VAKİTLİCE DOYASIYA MİLLİ ÇÖZÜM AŞINDAN İSTİFADE EDEBİLMEK DUASIYLA!..

Çakıl da, elmas da taştır
Biri ayak, biri baştır
Milli Çözüm, şifa aştır
Yiyemezsin, demedim mi…

Çakıl da elmas da özde taştır malum. Aralarındaki fark, ederleri, bedelleri, önemi, kıymetleri değerleridir…Yani en keskin anlamda örneklendirecek olursak, Kur’an’a Tercüman olanla Kur’an’ı bozarak Tercüman olanlar bir midir? Çakıl misali çakıl kıymeti düşük diye çöpe atmıyoruz belki onun işe yaradığı çok yerler var aynı Kur’an’ı bozarak ortaya fikir sunanlar olmasaydı bu dünya imtihanı da olmazdı oda gerekliydi ve Allah iblisi de dünyaya saldı… Çakıl taşı ayaklar altında bulunduğu gibi, elmas gibi kıymetli taşlar da başımıza tac yapar taşırız…İnsanın kıymetlisi yaratıcısına olan teslimiyeti sadakati şükrü ihlası samimiyeti ne kadar yüksekse o derece kıymet arz eder elmas gibi…Manevi değeri yüksek olan insanın hidayeti feraseti ve dirayeti de yüksek olur. İşte manevi değeri düşük olan toplumların, manevi değerini yükseltecek bir reçete gereklidir. İşte o şifa verecek reçeteye aşa, günümüzde Kur’an’ın Tercümanı ve Aziz Erbakan Hocamızın en sadık takipçisi ve devamı olana MİLLİ ÇÖZÜM denilmektedir.
Aziz Erbakan Hocamızın en sadık takipçisi ve devamı olan aynı zamanda Asrımızın ve Kur’an’ın Tercümanı olduğunu tescillemiş olan Milli Çözüm’ ü, bir kısım ihtiraslarımız – iştiyaklarımız – itirazlarımız – isyanlarımız gereği inkar ederek veya küçümseyerek çevremizi de etkilemeye çalışanlar bu şifa olan reçeteden istifade edemeyecek ve sonucunda da nankörlük ve küfür gayyasına yuvarlanmaktan başka eline bir kazanç geçmeyecektir maalesef… Zümer Suresi 36. ayet: ” Allah, kuluna (özellikle Kendi yolunda olanlara) kâfi değil midir? (Ey Resulüm!) Seni (ve ümmetini) Allah’tan başkalarıyla (canlı ve cansız putlarla ve süper güç ordularıyla) korkutuyorlar. (Aldırma ve telaşa kapılma; bu, Allah’ın kudretini ve va’adini idrak edemediklerindendir.) Allah, (hainlik ederek bile bile inkâra ve isyana kalkışanlardan) kimi saptırırsa artık ona hidayet edecek (birini bulmak) mümkün değildir.”

Türlü şekil, denenmeden
Defalarca, elenmeden
Davan için, bilenmeden
Beğenilmezsin, demedim mi…

Zaferin gecikmesinin bir hikmeti de; hizmet erlerinin ve kabiliyet sahiplerinin uzunca bir zaman içinde eğitilmesi ve geleceğe dönük yetiştirilmesi içindir.

Her hacı hacı olsaydı gitmekle Mekkeye,
Eşekler derviş olurdu odun taşımakla tekkeye…

TEVBE SURESİ 14. AYET:
(Cenab-ı Hakk şunun için zahmet ve hizmet günlerini uzatıyor ve zaferi geciktiriyor;) Onlarla (inkârcılarla ve muzır münafıklarla) mücadele edin ve çarpışın ki, Allah sizin ellerinizle onların cezasını versin, onları rezil ve perişan etsin ve yardımıyla sizi onlara karşı (zafere eriştirip) üstün ve galip getirsin de (böylece iman ve cihad ehli olan) mü’min bir kesimin göğüslerine-gönüllerine (huzur ve) şifa eriştirsin.

NEDEN!

Neden ey dost, neden
İnsana ne gelirse, gelir dilden
Arınmak için nefs kirinden
Çok tevbe et, ettiklerinden

● Zalimleri büyük gören ve destek veren kimselerin izzet-i nefsi ve insanlık haysiyeti kalmamıştır. Kahpeye “kahramanlık zırhı” giydirmek ve döneklere “akıllılık” sıfatı geçirmek ne işe yarayacaktır?

● AB’den, ABD’den ve işbirlikçi partilerden hayır beklemek; akrepten hayır beklemekten daha akılsızcadır. Bin kere denenmişi, bir kere daha denemeye kalkışmak, vurdumduymazlıktan da öte, ahmaklıktır. İşbirlikçiliği, “işbilir”lik sanmak ise en yaygın, ama maalesef saygın bir saflıktır.

Demir rengine boyandığından, çelik zannedilen düzgün sırıklar…
Sarı suya batırıldığından, kıymetli altın zannedilen bayağı bakırlar…
Mü’min ve muttaki rolü oynadıklarından, muhterem zannedilen münafıklar…
Karşılaştığı ciddi bir zorlukta ve uğradığı önemli bir zararda veya umduğunu bulamadığında güzel ahlâktan yan çizen…
Dünyalık bir makam ve menfaat karşılığı Hak davadan yüz çeviren sahte kahramanlar ise;
insanlığın baş belâsı ve Müslümanların yüz karasıdırlar.

https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/ahmet-akgul-ustadimizin-hikmetli-ogretileri-ve-ibretlik-seruveni/

EĞEMEZSİNİZ!

Milli Çözüm ortaya öyle bir ölçü koyar ki!
Eğip bükülmez! Eğmek isteyenin eğriliği eninde sonunda ortaya çıkar!
İstismar edilemez.
Milli Çözüm; kül yutmaz, aldanmaz, aldatmaz, atlatılmaz!
Milli Çözüm;
Şeytanın şakirtlerinin, anaç zalimlerin in, şarlatan işbirlikçilerinin topunun hakkını avucuna verdi, veriyor verecek!
Rabbim elenenlerden eylemesin!

Milli Çözüm eri, er oğlu erdir
Gafil sanır, kendi gibi şerdir
Hakk rızası gaye, ulvi şekerdir
Yiyemezsin demedim mi…

Medine ehline ve çevresindeki Bedevilere, (kıyamete kadar şehirlerde ve köylerde yaşayan tüm mü’minlere; kesinlikle) Allah’ın Elçisinden (ve emirlerinden) geri kalmaları (Onu yalnız ve yardımsız bırakmaları), kendi nefislerini Onun nefsine tercih etmeye kalkışmaları, (Resulüllah’tan önce kendi canlarını ve çıkarlarını koruyup kollamaları, asla imanla bağdaşır ve) yakışık alır (bir tavır değildir). Bu böyledir, çünkü; gerçekten onların (cihad, itaat ve sadakat ehli olmaları halinde), Allah yolunda çektikleri bir susuzluğa, bir yorgunluğa (ve uykusuzluğa) ve ‘dayanılmaz bir açlık (duygusuna katlanmaları’ ve yine); kâfirleri ‘kin ve öfkeyle ayaklandıracak’ (şekilde) bir yere (tebliğ ve cihad niyetiyle) ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka kendilerine bunlardan dolayı salih bir amel (sevabı) yazılmış olması nedeniyle (mü’minlerin gafletten ve tembellikten uyarılıp, müjdelenmesi için)dir. Şüphesiz Allah, (görevini) ihsan (şuuruyla, iyilik ve titizlik duygusuyla) yapanların ecrini zayi etmeyecek (boşa vermeyecek)tir.”
Tevbe Suresi 119-120
“Ve bilin ki Allah’ın Resulü (Sünneti, hayat sistemi ve Nebevi prensipleriyle her zaman) içinizdedir. Eğer O, birçok işlerde sizin (keyfinize ve nefsi beklentilerinize) uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kılıverdi ve size inkârı, fıskı ve isyanı (Hakk davadan kopmayı) çirkin gösterdi. İşte onlar, (imanı ve İslam’ı seven, inkârı ve isyanı çirkin gören Müslümanlar) Hakk yolu bulmuş (irşad olmuş) kimselerdir. [Not: “Hakk dava”: İslami hükümler ve insani hedeflerle kurulan, Kur’an’a ve Sünnet’e dayalı bilimsel ve evrensel bir Adil Düzeni amaçlayan sistem ve siyaset hangisi ise; inkârcılardan münafık din istismarcılarına, sağcılardan solculara, dış odaklardan işbirlikçi iktidarlara (kendi aralarında çıkar çekişmesi ve taassup hasetleşmesi yaşansa da) hepsince ortaklaşa “en ciddi tehdit ve tehlike” sayılan ve aleyhinde resmiyete dökülmemiş fiili bir ittifak kurulan ve şeytan şürekasınca asla sahip çıkılmayan ve destek olunmayan, hatta dağıtılmaya-kapatılmaya çalışılan hareket ve şahsiyet hangisi ise, işte her asırda Hakk Davayı O temsil etmektedir.”
Hucurat Suresi 7

Ya Rabbi, çok şükürki bizleri yoktan var ettin..
Hidayet buyurup; varlığından haberdar ettin..
Ve Senin Yüce Dinine ve Milli Çözüme hizmetkar ettin..

Picture of Kâzım GÜLFİDAN

Kâzım GÜLFİDAN

YORUMLAR

Son Yorumlar
12
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...