YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6992d85eb4b0e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 3 7 5
Bugün : 15672
Dün : 58596
Bu ay : 861634
Geçen ay : 1625042
Toplam : 49564947
IP'niz : 18.97.14.88

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

TEBRİKLER SİNAN…
TEBRİKLER BÜTÜN EHL-İ VİCDAN!

Kuduz İsrail’in 2 yıldır sürdürdüğü soykırım katliamlarına karşı; ciddi, cesaretli ve bu zulümden vazgeçirici hiçbir adım atmayan tüm dünya devletlerinin ve İslam ülkelerinin yapamadığını ortaya koyan uluslararası Aktivistlerin oluşturduğu SUMUD filosu içerisinde çok değerli ve gayretli kardeşimiz SİNAN AKILOTU da vardı.

SUMUD Filosu; Küresel İklim Değişikliği konularında farkındalık oluşturmaya yoğunlaşan, Siyonist ve masonik merkezlerle irtibatları saptanan… Hatta Trump tarafından bile bu bağlantıları ifşa ve itiraf olunan Greta Thunberg, Nelson Mandela’nın torunu Mandla Mandela ve birkaç Avrupa Parlamentosu üyesinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 gemi ve 500 aktivistten oluşmaktaydı. Greta Thunberg’in Siyonist George Soros tarafından fonlandığı, PKK ve YPG’ye arka çıkıp Türkiye’yi suçladığı da unutulmamalıydı. Filo, sembolik miktarda insani yardım malzemesi taşımaktaydı. Daha sonra Kuduz İsrail Uluslararası sularda bu gemilere müdahale etmiş, 47’si Türk yüzlerce aktivisti yakalayıp tutuklamıştı. Bunların çoğu Greta Thunberg’in sinsi irtibatlarından haberleri olmayan iyi niyetli ve gayret ehli şahıslardı. Bazı odaklar, kötü düşünceli ve istismar hedefli olarak başlatsalar da, Cenab-ı Hakk bu girişimleri kahpe İsrail’in aleyhine sonuçlandırmıştı…

Vurulmak, yaralanmak, alabora olup Akdeniz’de boğulmak, kuduz İsrail askerlerince tutuklanmak gibi her türlü tehlikeyi göze alarak, mazlum ve mağdur Gazze halkının sesini dünyaya duyurmak ve insanlığın dikkatini bu vahşete çevirmiş olmak için yola çıkan, hayatlarını ve rahatlarını hiçe sayan kahramanların en şuurlu ve onurlu katılımcılarından biri de kıymetli SİNAN’dı.

Katıldığı TV bağlantılarında:

1- Siyonist İsrail’in gerçek amacını ve ayarını…

2- İsrail’in asla laftan ve kuru şantajlardan anlamayacağını…

3- BM gibi aslında Siyonistlerin kurduğu ve kullandığı teşkilatlarla bu sorunun aşılamayacağını…

4- Öncelikle ve özellikle bölgemizin ve İslam ülkelerinin göbeğinde oluşturulan bu çıbanbaşı terör yapılanmasına fiili ve etkili bir müdahalenin dışında hiçbir çare kalmadığını…

5- İstanbul ve civarında 5 büyüklüğündeki bir depremin bile, nasıl halkımızın uykularını kaçırdığı ortada iken, 2 yıldır her gün ve her saat bu depremin yüz katı tahribatında saldırılarla Gazzeli Müslüman halkın nasıl bir panik ve perişanlık içerisinde kıvrandıklarını…

6- Ama bütün bunlara rağmen inançlarından ve cihad ruhu aşılandıklarından dolayı, bu felaketlerden yılmadıklarını, ümitsizliğe kapılmadıklarını ve asla takdire isyana ve itiraza kalkışmadıklarını…

7- Trump-Netanyahu Nemrutlarının hazırladığı… Batılı Haçlı Gâvurların sahip çıktığı… Ve işbirlikçi kiralıkların “kurtuluş reçetesi olarak” halklara sundukları “iki devletli çözüm programları ve Filistin’i tanıma palavraları” ile toplumların aldatılıp oyalandığını ve “İsrail var oldukça, Müslümanların ve tüm insanlığın asla huzur ve güven içinde olamayacağını” çok net ve mert biçimde ortaya koymuşlardı.

Çünkü Sinan Akılotu, Milli Görüş mektebinde ve Erbakan terbiyesinde yetişmiş bir insandı!

Sadece Müslümanların değil, haksızlığa uğrayan, açlık ve sefaletle boğuşan tüm insanların huzura kavuşmasını kendisine dert ve dava edinmiş bir ehl-i vicdandı.

Yeğenim Harun Akgül’ün; Sinan’ın bu kutlu ve cesur yolculuğuyla alâkalı, ibretli, hikmetli ve müjdeli rüyasını; zalim güçler ve işbirlikçiler, telaşlanmasın ve tedbir almasınlar diye aktarmayacağım!

Şimdilik sadece, davamızın tercümanı, insanlığın vicdanı ve Elâzığ’ımızın yüz akı oldukları için tebrik ve takdirlerimi sunarım.

Arapçada “kararlılık, dayanıklılık” anlamına gelen SUMUD Filosu’na bağlı 11 metrelik Marinette teknesiyle Gazze’ye yaklaşan Sinan Akılotu’nun:

“Bizim çektiğimiz sıkıntı ve saldırılar, Gazzeli mazlum Müslümanların yaşadıkları vahşetin binde biri bile değildir. Katil Netanyahu BM Genel Kurulu’nda konuşurken salon boşalıvermişti, bu sonuçta zerre katkımız varsa şükrederiz. Ancak somut adımlar atılmadıkça ve İsrail’in anladığı dilden davranılmadıkça, her girişim etkisiz ve yetersizdir. İsrail’in bizi çiçeklerle karşılamayacağının bilincindeyiz… İslam dünyasının ve insanlığın dikkatini çekebildikse kendimizi bahtiyar hissederiz!” sözleri onun samimiyetini yansıtmaktaydı…

Gerçi Greta Thunberg gibi küreselci ve Siyonist merkezlerin dolaylı kürekleri olan kişi ve kuruluşların; kuduz İsrail’in vahşet ve dehşetine karşı: Haklı nefret duyguları kabarmış ve vicdanları ayaklanmış milyarların gazını almak ve tüm işbirlikçilerin de ayıbını kapatmak amaçlı aktivitelerle bu zulmün ortadan kaldırılamayacağının ve Rahmetli Erbakan Hocamızın projeleri, cesaret ve dirayet isteyen önerileri dışında hiçbir çare kalmadığının bilincinde olsak bile, yine de iyi niyet ve gayretle bu girişime katılan ve çeşitli sıkıntılara katlanan herkesi kutlarız.

Aziz Erbakan Hocamız sıkça vurgulardı: “İslam, Hâlık-ı Teâlâ’ya (Yüce Yaratıcıya) tazim ve hürmet, diğer bütün mahlûkata ise şefkat ve merhamet esaslıdır.”

Evet Din, İlahi bir kanundur. Bu kanunun inançlı toplumdaki sırrı, hukuktur. Hukukun sırrı, vicdan duygusudur. Vicdanın sırrı ise herkese şefkat ve saygı olgusudur. İşte bu nedenle mü’min insan yeryüzünde Allah’ın halifesi, hak ve adaletin temsilcisi olmuştur. Kuduz İsrail eşkıyasından, arkasındaki Amerika ve Avrupa gibi zalim güç odaklarından, hukuka, anlaşma kurallarına ve insan haklarına uymasını beklemek ise ahmaklık ve akıl tutulması durumudur.

Gerçek imanın izzeti ve asaleti odur ki; hizmet ve gayretlerinden dolayı başka insanlardan, övgü ve karşılık beklemekten arınmış olsun… Ancak şerefli ve özverili gayretlere tebrik ve teşekkür etmek ve iltifat göstermek de bizlerin vazifeleri arasındadır. Çünkü Allah yolunda ve insanlık uğrunda himmet ve hizmet edenler ve bu maksatla çeşitli tehdit ve tehlikelere göğüs gerenler, maneviyat ehline göre “nefs-i emmaresini ve dünyalık heveslerini tepelemiş ve manen gazilik rütbesine ermiş insanlar” sayılmıştır.

Evet Hakkı bulmak için, Bâtılı bırakmak şarttır. Bâtıldan kurtulmak için de Hakka sarılmalıdır. Bunlar birbirinin devamı ve tamamlayıcısıdır. Kars ilimizde makamı bulunan mücahit evliyalardan Seyyid Ebul Hasan Harakani Hz.leri: “Niyazdan, yani her halde, Allah’a muhtaç olduğunun farkında olarak, aciz ve çaresiz biçimde Allah’a yalvarıp yakarmaktan daha büyük ibadet yoktur!” buyurmuşlardı. Aziz Erbakan Hocamıza: “Tüm insanlığı huzura kavuşturmak ve yeryüzünde Adil bir düzen kurmak uğruna, tüm dünyayı ve zalim odakları karşınıza aldınız. Peki, bunu başaracak mısınız?” sorularını:

“Biz önce, bu kutlu hedef ve hizmetlerle, kendi nefsimizi sorumluluktan kurtarmak, başta masum ve mağdur Müslümanlar, tüm insanlığın huzura kavuşmasına vesile olup, böylece Allah’ın rızasına kavuşmak amacındayız!” şeklinde yanıtlamıştı.

Ama bu gerçekleri anlamak, bu huzuru yaşamak ve bu duyguları tatmak için, önce imani his ve heyecanları taşımak lazımdı. Çünkü: Nasıl ki göz, kulak, el, ayak gibi bir uzvu eksik olanın, haliyle bazı duyguları da eksik olacaktı! Bunun gibi; akli, vicdani, ahlâki ve itikadi yönden noksanlık ve çarpıklıkları bulunanların; şefkat, adalet ve insani gayret duyarlılıkları da körlenmiş durumdaydı!..

O gün, kazdıkları hendekle Medine’yi müşrik saldırılarından koruyan Efendimizin, bugün en sadık takipçilerinden HAMAS mücahitleri ve Gazze’nin yiğitleri, yer altına eştikleri tünellerle Mescid-i Aksa’nın izzetini ve Filistin’in haysiyetini koruyor ve tüm zalim odakların arka çıktığı kuduz İsrail’e kök söktürüyorlardı. 2 milyar şuursuz ve sorumsuz Müslümanın ve onları yöneten ucuz ve uyuz kahramanların yapamadığını, tek başına HAMAS başarmış, kuduz İsrail’i ve Haçlı Batılı Barbar güçleri barışa mecbur bırakmışlardı…

Bütün bu olayları ve Gazze’de yaşananları daha iyi anlamak için, Ahzâb Suresi 22-27. ayetleri üzerinde dikkatle durmamız lazımdı:

“22- (Sadık ve sağlam) Mü’minler ise (düşman) birliklerini gördükleri zaman (korkuya kapılmadan) dediler ki: “Bu, Allah’ın ve Resulü’nün bize va’ad ettiği (ve haber verdiği) şeydir (zalim ve güçlü saldırganları yenmek için bize manevi yardım edilecektir); Allah ve Resulü doğru söylemiştir.” Ve (bu tehdit ve tehlikeler) sadece onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan (başka sonuç doğurmayacaktır).

23- Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine (O’nun rızası ve davası istikametinde) yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi) ile (Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.

24- Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları sadakatlerinden dolayı mükâfatlandıracak, münafıkları da dilerse azaplandıracak, veya tevbe (nasip edip dilek)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.

25- (Sonunda) Allah, (Hendek harbinde Medine’yi kuşatan) kâfirleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar (bu saldırılarında) hiçbir hayra (ve başarıya da) erişememişlerdi. Savaşta Allah (yardımcı ve tehlikelerden kurtarıcı olarak) mü’minlere yetti. (Bundan sonra da yetecektir.) Allah çok Güçlüdür, Üstün ve Galiptir.

26- (Hendek harbinde) Allah, Ehl-i Kitaptan (olup da) onlara (müşrik düşmanlara) yardım edip arka çıkanları da (korunaklı) kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürüverdi; siz onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz (ki bunlar Allah’ın sayesinde idi).

27- Ve (Allah) sizi (cihadınız ve sadakatınız sonucu) onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha (henüz) ayak basmadığınız yerlere (ve imkânlara) mirasçı kıldı (ve kılacaktır). Allah, her şeye güç yetirendir (Mutlak Kâdir olandır).”

5 2 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
21 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Aziz Erbakan Hocamız sıkça vurgulardı: “İslam, Hâlık-ı Teâlâ’ya (Yüce Yaratıcıya) tazim ve hürmet, diğer bütün mahlûkata ise şefkat ve merhamet esaslıdır.”

Evet Din, İlahi bir kanundur. Bu kanunun inançlı toplumdaki sırrı, hukuktur. Hukukun sırrı, vicdan duygusudur. Vicdanın sırrı ise herkese şefkat ve saygı olgusudur. İşte bu nedenle mü’min insan yeryüzünde Allah’ın halifesi, hak ve adaletin temsilcisi olmuştur. Kuduz İsrail eşkıyasından, arkasındaki Amerika ve Avrupa gibi zalim güç odaklarından, hukuka, anlaşma kurallarına ve insan haklarına uymasını beklemek ise ahmaklık ve akıl tutulması durumudur.

https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/tebrikler-sinan-tebrikler-butun-ehl-i-vicdan/

Sumud filosu süreci bir kez daha gösterdi ki Siyonizm hiç bir taşın altını boş bırakmaz. Onca zulmü, saldırganlığı, katliamı bütün insanlığın gözünün içine baka baka sürdüren İsrail, Gazze’ye sembolik bir destek sağlayacak bu mühim insani eylem çabasını manipüle edecek, kontrol altında tutacak sızmalarda bulunmaktan geri durmamıştır. Zaten milli çözüm şuurunda olanlar için bu hiç de şaşılacak şey değildir. Zira yıllar boyu görülmüştür ki, hak davaları manipüle etmeye çalışanların İsrail’e havlamakta pek hevesli oldukları; ancak bir yandan da arka planda İsrail’e yarayacak tavırlarda bulunduklarıdır.

ECELİ GELEN İSRAİL; BEKLE GELİYOR AZRAİL!..

TEBRİKLER SİNAN AĞABEY… TEBRİKLER BÜTÜN EHL-İ VİCDAN! SİNAN AĞABEYİN TEKNESİ ALLAHIN DİLEMESİ İLE GRUBTAN GERİ KALMIŞ VE EN SONA KALAN EKİPTEN OLMUŞTU. TV KANALLARI DA YAYINA BAĞLAYACAĞİ TEK EKİP SİNAN AĞABEYLERİN TEKNESİ OLMUŞTU. SİNAN AĞABEY DE BUNU FIRSATA ÇEVİRDİ VE KATILDIĞI YANDAŞ HABER KANALLARINDA HAKİKATLERİ HAYKIRDI.HABERTÜRK E BAĞLANTISI TEVAFUK DENK GELDİ DİNLEDİK; “SUMUD HEDEFİNE ULAŞSA BİLE BUNUN SADECE GAZZELİLERİN TOK ÖLMELERİNE YARAYACAĞINI, İSRAİLİN BU KADAR ŞIMARIKLIĞINI AYMAZLIĞINI ÜZÜLEREK İTİRAF EDEYİM ETRAFINDAKİ MÜSLÜMAN ÜLKELERİN ONU BESLEMESİNDEN ALIYOR. İHTİYAÇLARININ ÖNEMLİ BİR KISMINI ETRAFINDAKİ İSLAM ÜLKELERDEN TEMİN EDİYOR.BU ÇOK ZORUMUZUDA GİDİYOR AMA ÜLKEMİZ DAHİL TİCARETİMİZ DEVAM EDİYOR, PETROL AKIŞI DEVAM EDİYOR ÜSLERİMİZ DEVAM EDİYOR. TAMDA DÜNYANIN BU NOKTAYA GELDİĞİ BİR YERDE ARTIK BUNLARIN DURDURULMASI GEREKİYOR” DEDİ VE SUNUCU MÜDAHALE ETMEK LAFI DEĞİŞTİRMEK İÇİN ARAYA GİRİYOR. BİRİLERİNİN SAMİMİYETSİZLİĞİNİ DE GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞ OLUYOR.

Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!

Hamas’ın başlattığı ve Siyonist zalimlerin aklını başından aldığı bu kutlu harekât, inşaallah İsrail’in sonunu hazırlayacaktı…

Evet, Aziz Erbakan Hocamız, insanlığın ve özellikle Müslümanların en önemli ve öncelikli ihtiyacı olan ADİL DÜZEN VE YENİ BİR DÜNYA değişiminin fikri temellerini ve ilmi projelerini hazırladı… Milli Çözüm ise; bu kutlu plan ve programlara sahip çıkıp olgunlaştırma ve dünyadaki seçkin bilim ve devlet adamlarına ulaştırma amacına yoğunlaştı ve Allah’ın izniyle şuur konusunda önemli yollar alındı…

Filistin’de Hamas’ın başlattığı bu cesur ve onurlu cihat ise, dünyanın hayırlı yönde dönüşümünün ve Siyonist İsrail’in fiili çöküşünün başlangıcıydı…

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA İFADE BUYURDUKLARI ;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

SÖZÜNÜN GERÇEKLEŞMESİNE ÇOK YAKIN OLDUĞUMUZU HİSSEDİYORUM VE İNŞALLAH YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMSI İLE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR İNŞALLAH.RABBİM BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN MÜCAHİD MUTTAKİLERDEN EYLESİN AMİN.

Anladığımız kadarıyla siyonizm dünya halklarının gazı almak için bir plan kurmuştu ama Allah’da tuzak kuranların en hayırlısı idi, aldı tuzaklarını onları başına geçirmişti. Makaleyi okurken Aziz Erbakan Hocamızın şu sözü kulaklarımızda çınlamıştı; “Kim ben mi, ben hiç yahudiye hizmet edermiyim türküsünü söyleterek kendi ordusunda askeri talim yaptırır.” Evet işin başında oyun böyle kurulmuştu Ehl-i vicdanda samimiyetle üzerine düşeni yapmaya çalışmıştı,sonunda da hesaplar ters dönmüştü.

Gazze de yaşananları ve yaşanacakları anlamak için Ahzâp suresi 22-27. ayetleri iyi anlamamız gerekiyordu. Şuanda da bir avuç Müslümanın karşısına, bütün müttefikleri ile toplanıp gelmiş bir kafir ordusu siyonizm vardı. O zamana kadar arap yarıp adasında görülmemiş bir ordu Medine’yi işgale geliyorlar bir de bakıyorlar ki geçilmesi aşılması imkansız bir hendek, şimdi ise bütün dünya bir araya gelmişler ama Hamas mücahitleri ve onların hendek misali tünellerini aşamamışlardı. İslamın ve insanlığın bir gereği olarak islam ülkeri liderleri ve önderlerinin Hamas’ın yanında durup siyonist yahudiye karşı onlara destek çıkması gerekirken TAM TERSİNE Gazze’de soykırım yapan yahudinin iğneden ipliğe, silahından çeliğine, inşaat malzemesinden temel ihtiyaç malzemelerine, uçaklarının tanklarının yakıtlarına kadar her şeylerini bu islam ülkelerinde işbirlikçi yöneticiler gönderiyor ve halada devam ediyordu. Allah hendek savaşında müslümanlara hainlik yapıp sırtından vurup müşriklere yardım eden Ehl-i Kitab’a ne yaptı ise bu zamanın Ehl-i Kitabı gibi olan bu işbirlikçi yöneticileride oturdukları makamlarından ve saraylarından indirecek ve kalplerine korku düşürecek ve onları rezil ve zelil edecekti. Ahzâp suresi 26. tekraren okuyalım, “(Hendek harbinde) Allah, Ehl-i Kitaptan (olup da) onlara (müşrik düşmanlara) yardım edip arka çıkanları da (korunaklı) kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürüverdi; siz onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz (ki bunlar Allah’ın sayesinde idi).”

“Gazze tüm maskeleri düşürecek,
Herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkaracak.”

Şehit Yahya Sinvar

İnşallah cihadın en büyüğünü yapma şerefine erişen muhterem Sinan abiyi tebrik ederim. Onun onurlu tavrının manasını ancak Milli Çözüm okuyanlar net olarak anlamaktadır. Ey zalim hükümdarlar! İşte yine yeri ve zamanı geldi ifade edelim: Sizden büyük Allah var! İşte çıplak ayakla savaşan mücahitler, işte 11 metrelik küçük teknesiyle yola revan olan yiğitler boyanızı böyle ortaya döker, oyununuzu böyle kafanıza geçirir ve kuyruğu kıstırıp istismarınızla başbaşa kalırsınız! Yenildiniz, yine yenileceksiniz ve cehenneme sürükleneceksiniz!

Yazıda Greta gibi şbirlikçilerin Filistin’i tanımasının ardındaki tezgaha vurgu yapılmış. Hamas’ı ve diğer direnişleri bitirmek için “barış” adı altında gelecekler, tıpkı Irak’a geldikleri gibi.

Yine Sinan Akılotu’nun: “Bizim çektiğimiz sıkıntı ve saldırılar, Gazzeli mazlum Müslümanların yaşadıkları vahşetin binde biri bile değildir. Katil Netanyahu BM Genel Kurulu’nda konuşurken salon boşalıvermişti, bu sonuçta zerre katkımız varsa şükrederiz. Ancak somut adımlar atılmadıkça ve İsrail’in anladığı dilden davranılmadıkça, her girişim etkisiz ve yetersizdir. İsrail’in bizi çiçeklerle karşılamayacağının bilincindeyiz… İslam dünyasının ve insanlığın dikkatini çekebildikse kendimizi bahtiyar hissederiz!” sözleri de kendisi gibi mert ve vicdanlı insanlara hayranlığımızı artırıyor.

Yine yazıdaki “…işbirlikçi kiralıkların kurtuluş reçetesi olarak halklara sundukları iki devletli çözüm programları ve Filistin’i tanıma palavraları ile toplumların aldatılıp oyalandığını ve İsrail var oldukça, Müslümanların ve tüm insanlığın asla huzur ve güven içinde olamayacağı” hakikati asla unutulmamalıdır.

Zira Haçlı; Eyyubi’nin tokadından yani Milli Görüş iktidarından başka bir şeyle yola gelmez.

GERÇEK İMANIN İZZETİ

Gerçek imanın izzeti ve asaleti odur ki; hizmet ve gayretlerinden dolayı başka insanlardan, övgü ve karşılık beklemekten arınmış olsun… Ancak şerefli ve özverili gayretlere tebrik ve teşekkür etmek ve iltifat göstermek te bizlerin vazifeleri arasındadır. Çünkü Allah yolunda ve insanlık uğrunda himmet ve hizmet edenler ve bu maksatla çeşitli tehdit ve tehlikelere göğüs gerenler, maneviyat ehline göre “nefsi emmaresini ve dünyalık heveslerini tepelemiş ve manen gazilik rütbesine ermiş insanlar” sayılmıştır.

İNSANLIĞIN İMTİHANI…

Hamas, İsrail’in bir gece ansızın Gazze’yi işgal etme planını 7 Ekim Aksa Tufanı operasyonu ile boşa çıkarmıştı!
Peki Erbakan Hocamızın kuruculuğunda öncülük etmiş olduğu Hamas’ın direnişi ve halkının sadakat ve cesareti hangi gerçekleri ortaya çıkarmıştı?!

* Bütün dünya İsrail’in gerçek yüzünü görmüştü!

* İsrail’in yenilmezlik hegemomanyası sona ermişti!

* Dünyada ki bütün iktidarların gerçek ayarları ortaya çıkmıştı!

* Gayrimüslim olup, Filistin’e destek olan insanların, korkak münafıklardan çok daha onurlu, şerefli ve haysiyetli oldukları ortaya çıkmıştı!

* Siyonistlerin ve Emperyalistlerin güdümünde olan bütün işbirlikçiler fişlenmişti!

* İsrail’ilden kurtulmanın, Erbakan Hocanın Adil Düzen Projelerine sahip çıkan ve üstün teknolojik silahlarını kullanma cesaretine sahip olan kutlu bir liderin, Milli Mütabakat Hümümetini kurmasından başka çaresi olmadığı ortaya çıktı!

* Milli Çözümden başka bu gerçekleri ortaya koyan kalmamıştı…

Sadık rüyalar inanmayanların kabuslarım inananların umudunu artırmaktadır elhamdülillah!
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!

Gazze halkının sesini dünyaya duyurmak ve insanlığın dikkatini bu vahşete çevirmiş olmak için yola çıkan, hayatlarını ve rahatlarını hiçe sayan kahramanların en şuurlu ve onurlu katılımcılarından biri de kıymetli SİNAN’dı.

Katıldığı TV bağlantılarında:

1- Siyonist İsrail’in gerçek amacını ve ayarını…

2- İsrail’in asla laftan ve kuru şantajlardan anlamayacağını…

3- BM gibi aslında Siyonistlerin kurduğu ve kullandığı teşkilatlarla bu sorunun aşılamayacağını…

4- Öncelikle ve özellikle bölgemizin ve İslam ülkelerinin göbeğinde oluşturulan bu çıbanbaşı terör yapılanmasına fiili ve etkili bir müdahalenin dışında hiçbir çare kalmadığını…

5- İstanbul ve civarında 5 büyüklüğündeki bir depremin bile, nasıl halkımızın uykularını kaçırdığı ortada iken, 2 yıldır her gün ve her saat bu depremin yüz katı tahribatında saldırılarla Gazzeli Müslüman halkın nasıl bir panik ve perişanlık içerisinde kıvrandıklarını…

6- Ama bütün bunlara rağmen inançlarından ve cihat ruhu aşılandıklarından dolayı, bu felaketlerden yılmadıklarını, ümitsizliğe kapılmadıklarını ve asla takdire isyana ve itiraza kalkışmadıklarını…

7- Trump-Netanyahu Nemrutlarının hazırladığı… Batılı Haçlı Gâvurların sahip çıktığı… Ve işbirlikçi kiralıkların “kurtuluş reçetesi olarak” halklara sundukları “iki devletli çözüm programları ve Filistin’i tanıma palavraları” ile toplumların aldatılıp oyalandığını ve “İsrail var oldukça, Müslümanların ve tüm insanlığın asla huzur ve güven içinde olamayacağını” çok net ve mert biçimde ortaya koymuşlardı.

Çünkü Sinan Akılotu, Milli Görüş mektebinde ve Erbakan terbiyesinde yetişmiş bir insandı!

Sadece Müslümanların değil, haksızlığa uğrayan, açlık ve sefaletle boğuşan tüm insanların huzura kavuşmasını kendisine dert ve dava edinmiş bir ehli vicdandı.

***Hak ve hakikati haykıran yüreklere müjdeler olsun… Zalimin avukatlığını yapanlara yazıklar olsun…

İslam ülkelerinin malesef çıldırtan tepkisizliği ve duyarsızlığı yanında çok geç kalınmış olsada SUMUD gönüllülerinin tepki yürüyüşü duyarlı vicdanlara biraz olsun su serpmişti. Gazzenin yanlız olmadığını vicdan sahibi kişisel tepkilerin oluşumuydu.

(Yoksa) İnsanlar; sadece “iman ettik” demekle, (öyle) imtihana tâbi tutulmadan (ve sonunda yeterli ve geçerli puan almadan terk edilip) bırakılacaklarını (ve kurtulacaklarını) mı (zan ve) hesap etmektedirler.
*Yemin olsun (Biz) onlardan önceki (kavim)leri de (çeşitli) imtihan (kasıtlı, fitne ve belalar)dan geçirdik. (Böylece) Allah, kesinlikle (dininde ve davasında) sadıkları da bilecektir (bilmektedir) ve gerçekten yalancı sahtekârları da bilip (belirleyecektir.)
*Yoksa (her türlü) kötülüğü yapıp (gizleyenler ve olduklarından başka türlü görünenler), Bizi (Allah’ı) atlatıp geçeceklerini (ve insanları sürekli aldatabileceklerini) mi sanıvermektedirler? Onlar ne kötü (ve yanlış bir) hüküm (ve kanaat) yürütmektedirler
*Her kim Allah’a kavuşmayı (O’nun va’adine ulaşmayı) umarsa, (acele etmesin) Allah’ın (tayin ve takdir ettiği) süresi gelmektedir. O (her şeyi) İşiten ve Bilendir.
*(Hakk hâkim olsun, ülkemizde ve yeryüzünde Adalet Nizamı kurulsun diye) Kim cihad ederse, o ancak kendi nefsinin faydası için çaba göstermiştir. (Cihadın, adil devlet, izzet ve emniyet gibi dünyevi menfaatleri de; ebedi saadet ve cennet gibi uhrevi mükâfatları da kişinin kendi çıkarı gereğidir.) Allah âlemlerden Müstağnidir (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir).Ankebut Suresi (2-3-4-5-6)
buyurmakla kulluk imtihanında asıl bilinmesi ve yapılması gereken ibadetlerin başında cihadın geldiğine ve ancak cihat imtihanı sonunda herkesin ayarının ve, değerinin belli olacağına işaret edilmektedir.
*”Allah böyle yapmakla halislerle habisleri (temizlerle pisleri) biri birinden ayıklamak istiyor.”(Enfal 37) 
AB ülkelerinin göstermelik ve gaz almalık Fİlistini tanımaları samimi değildi. Bugün basına sızan haberlere göre Filistini tanıdığını açıklayan İngiltere’nin İsrail’e 2025 yılının ilk 9 ayında 1 milyon sterline (yaklaşık 56 milyon lira) yakın silah satışı yaptığı açıklanmıştı.
AKP hükümetine ise kokuşmuş AB’nin kapısında bekçilik yaptırılmaktaydık. İslam ülkelerine hamilik yapmak varken kölelik düzenine hizmet ancak basiretsizliğin hatta ihanetin göstergesi sayılmalıydı.
Ancak Rabbimiz bu sürecin sonda elbette hikmetli sonuçların yaşanacağı neticeler ortaya çıkaracaktır. Türkiyeden başlayacak büyük devrim ve değişimle Tüm insanlık huzur bulacaktır. İnşirah suresi 6 ayette buyrulduğu gibi :
*(Evet unutma) Kesinlikle her zorlukla beraber, elbette bir kolaylık (ve rahatlık) da olacaktır. (Sabret, her usr; iki yusr doğuracaktır. Çünkü gerçekten her zorlukla beraber (iki kere) kolaylık bulunacaktır.)

Surda bir gedik açma niyetiyle katılan başta Milli Görüş hizmetkarı Sinan Akılotu ve tüm Sumud katılımcılarını tebrik ederiz.

Hiç uzun lafa lüzum hissetmiyorum. Milli Çözüm bu makalesiyle yine KUR’AN’A VE ASRIMIZA TERCÜMANLIK etmiştir. Ve kısaca diyorum ki;

BU SAVAŞ, NE SAHADA NE DE MASADA DEĞİL; HZ. İSA’DA BİTECEKTİR!
NOKTA.

7 ekimde başlayan kutlu hareket göstermiştir ki.
İsrail de Amerika’da yenilebilir. Ama iman ehli asla yenilmez.

Her türlü provokasyon ve hileye rağmen smud hareketide göstermiştir ki.

Büyük ordularla değil. İnanmış insanlarla bile zalimlerin işgali üzerine yürünebilir.

İnanmış insalar korkmadan küçük teknelerle yol alırken. Sözde askerleri titretebilir.

Tüm filoda 1 milli görüşçü bile olsa. Hem yön verebilir. Hemde en gür sesle hakkı dünyaya duyurabilir.

“Zafer inanlarindir ve zafer çok yakindir”

Milli Çözüm Dergisi’nde 14 Haziran 2024 tarihinde yayınlanan “GAZZE BİZE NELERİ HATIRLATIRDI?” yazısından:

Gazze; Rahmetli Erbakan Hocamızın “İsrail gâvuru laftan ve barış çağrılarından değil, ancak güçten ve silahtan anlar!” buyurdukları… Ve işte bunun için:
1- İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı,
2- İslam Ortak Pazarı,
3- Ortak İslam Dinarı,
4- İslam Savunma Paktı,
5- İslam İlim ve Kültür Dayanışma Vakfı gibi evrensel projeleri hazırladıkları…
Ve bütün bunların resmen ve fiilen gerçekleşebildiğinin kanıtı olarak D-8’leri kurdukları ve çalıştırmaya başladıkları tarihi adımların ve talihli atılımların ne denli haklı, hayırlı ve gerekli olduğunun fotoğrafıdır!

İşte Gazze; bu program ve kurumları canlandırıp Siyonist ve emperyalist odaklara cesaret ve dirayetle karşı koymak bir tarafa; kuduz İsrail’le hâlâ normalleşme, yani tamamen Yahudi’nin güdümüne girme anlaşmasını bile askıya alamayan… Aylar boyunca, Gazze açlık ve ilaçsızlıkla kıvranıp kırılırken, mazlum mü’minlere en hayati ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılmasına mani olan İsrail’e, binlerce gemi dolusu ticaret malı göndermekten bile sıkılmayan… İsrail ve ABD’nin gözü kulağı olan İncirlik ve Kürecik üslerini bile kapatamayan; ama hâlâ kahramanlık taslayan yöneticilerin gaflet, cehalet, belki de hıyanetlerini açığa vuran bir diriliş destanıdır.

Ve Gazze, yine ancak, Aziz Erbakan Hocamızın 1974 Şanlı Kıbrıs Harekâtı’ndaki azim ve kararlılığı ile kurtulacaktır!..
Herkese hatırlatınız; 1 yıl bile dolmayan Refah-Yol iktidarında ve Hocamızın efsane Başbakanlığı boyunca, kuduz İsrail, Filistinli mazlumlara bir kurşun bile sıkamamış, bir tek Müslümanın burnu kanamamıştır. Çünkü Siyonist çeteler, Erbakan varken başlarına neler geleceğinin farkındadır!

Evet Gazze; ülkemizdeki fikri, ilmi ve siyasi cihadın adresi Milli Görüş’ün ve Milli Çözüm’ün Filistin’deki fiili ve fiziki tatbikat kahramanlarının fedakârlık arenasıdır!..
Aslında Gazze’ye destek; kendimize yardımdır, kendimize acımaktır… Geleceğimize ve güvenliğimize sahip çıkmaktır!.. Gazze’ye yardım, aslında insanlık haysiyetimize, iman hassasiyetimize ve ahiretimize yatırım yapmaktır!..
Çünkü Gazze; tarihin hep kötüler ve zalimler tarafından değil, bu sefer iyiler ve mücahit mü’minler tarafından yazıldığının vesikasıdır!..
Gazze; Hamas’ın iman fedaileri sayesinde, “Nice az ve zayıf toplulukların, (hayat, iman ve cihaddır; gerisi teferruattır!..” şuuruyla), nice güçlü kalabalıklara, Allah’ın izniyle galebe çaldığının” (Bakara: 249) belki de tarihteki en açık ve en canlı tezahür ve tecellisi olmaktadır.
Gazze; başta Türkiye’mizin ve bölgedeki tüm İslam ülkelerinin savunmasının Filistin’den başladığını… Çünkü Siyonist Yahudilere göre Arz-ı Mev’ud’un (güya onlara va’dedilen toprakların) en önemli kısmı Türkiye’mizin doğusunu ve güneydoğusunu kapsamaktadır. Bu nedenle Gazze, eğer HAMAS düşerse Siyonist ve emperyalist güçlerin ülkemize saldıracaklarını bize hatırlatıp uyarmaktadır!.. Yani Hamas, Filistin’in Kuvay-ı Milliyesi konumundadır!..
Gazze; Hz. Peygamber Efendimizin bir hadisinde: “(Ahir zamanda) O vakit en hayırlı cihadınız, sınırlarınızı (ve içindeki yurtlarınızı) korumak üzere nöbet tutmak (düşman saldırılarına karşı devamlı hazırlıklı olmak)tır. Bu rıbatın (sınırları ve vatanları korumanın) en faziletli yerlerinin başında ise ASKALAN (Gazze civarı) vardır!” (Taberani-El-Mu’cemu’l Kebir. 9. Cilt – 11138 nolu hadis) buyurdukları ğaybi hakikatin aynen ve mucizevi şekilde ortaya çıkmasıdır! Evet, bugün HAMAS komutanlarının çoğu Askalanlıdır!
Gazze; Hamas’ın tek başına 57’den büyük olduklarını, çünkü maalesef 57 İslam ülkesinin yapamadığını başardıklarını ve kudurmuş İsrail’in moralini, hatta belini kırdıklarını gösteren ibret levhasıdır!..
Gazze; şehitlerin aynı kefene sarıldığı, bir yaralının, başka mağdurların yaralarını sardığı ve yetimlerin birbirlerini teselli etmeye çalıştığı diyardır!
Gazze; imanın imkâna, cihadın küffara, takvanın tağuta, kısaca İbrahimilerin Nemrut’a üstün geldiği ve Kur’an’ın mübarek ilan ettiği (İsrâ: 1. ayet) kutsal coğrafyadır!..

HAMAS, dünyayı uyandırmış ve imanın imkâna galip geldiğini kanıtlamıştır!
HAMAS’ın bu şanlı direnişi, İslam’ın tüm insanlığa tebligatıdır!
HAMAS’a sahip çıkmak, kendi gelecek ve güvenliğimizi garantiye almaktır!..
HAMAS sayesinde, Batı halkları İslam’ı araştırmakta ve imana sarılmaktadır…
HAMAS, Siyonizm tehlikesini dünyaya tanıtmıştır!
Bakınız: https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/gazze-bize-neleri-hatirlatirdi/

Armageddon fiilen başlamıştı:
Bu savaş Sahada mı bitecekti, yoksa Masada mı bitecekti?
Bize göre: Kur’an’ın haber verdiği, Resulüllah’ın müjdelediği ve Aziz Erbakan Hocamızın bildirdiği gibi bu savaş, ne sahada, ne masada; Hz. İSA’da bitecekti. Çünkü Netanyahu: “Ben bu savaşla görevlendirilmiş insanım.” Yani DECCAL konumundayım, itirafında bulunmuşlardı. Öyle ise, Deccal’in Hz. İSA tarafından gebertileceği de zaten belirtilmiş ve kesinleşmiş durumdaydı.
Bakınız: https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/bu-savas-sahada-ve-masada-degil-hz-isada-bitecektir/

İyi niyetle bu hayırlı girişime omuz veren herkesi kutluyoruz.
Ancak artık açıkça görülmektedir ki, Erbakan Hocamızın ortaya koyduğu projeler dışında hiçbir gerçek çözüm kalmamıştır.
Bu kurtuluş projelerini (Adil Düzeni, D8’i…) bilen, benimseyen ve uygulama cesareti bulunan konum; ülkemizin ve insanlığın tek kurtuluş adresidir.
Bu nedenle bu davanın fikirlerine, hedeflerine ve projelerine sahip çıkmayı bir görev değil, insanlığa karşı sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Böylesine kutlu bir davanın izinde yürümek ve sorumluluklarımızı kuşanmak insanlığa yapılabilecek en gerçekçi hizmet ve kendi nefsimizi sorumluluktan kurtarma adına en önemli adımdır.

Kınamakla yetinen başta sözde dünya lideri olmak üzere, tüm İslam ülkelerinin liderleri, kınamaya ve insanları uyutmaya devam ededursunlar, gün gelir herkes ettiğini bulur, ektiğini biçer ..

Sumud filosunda yer alan samimi gayretli bütün müslümanlardan Allah razı olsun. Filoda yer alan samimi gayretli bütün gayri müslimlere de hidayet ve iman nasip etsin. Siyonizm bazen hareketlerin başlatıcısı bazende başlayan hareketlerin (ajanları ve satılmış işbirlikçileri vasıtasıyla) yönlendiricisi olmaktadır. Sumud filosunu da kendi çıkarları için kullanmayı planlarken hocamızın da yazıda belirttiği gibi ; “Bazı odaklar, kötü düşünceli ve istismar hedefli olarak başlatsalar da, Cenab-ı Hakk bu girişimleri kahpe İsrail’in aleyhine sonuçlandırmıştı”.

Ek olarak Hamas’ın Trump’ın güya barış planına verdiği cevabın diplomatik ders niteliğinde olduğunu, hem Hamas’ın doğrularından sapmadan hemde İsrail aleyhinde oluşmuş dünya kamuoyu görüşünü değiştirmeden verilmiş ince düşünülmüş bir cevap niteliği taşıdığını düşünüyorum. Sumud filosuna müdehalelerle eş zamanlı yaşanan bu sürecin (Hamas’ın cevabının) siyonizmin dünya kamuoyu planlarını da Allah’ın izniyle olumsuz etkilediğini görüyoruz.

SUMUD vesilesi ile kuduz İsrail’e ÜSTAT ‘dan MANİFESTO!

Artık Siyonist organizasyonlar hangi hileyi, hangi tedbirleri alırlarsa alsınlar önünde sonunda tüm hileleri kendi başlarında patlıyor! tüm tedbirleri boşa çıkıyordu! hem de artık çok hızlı bir şekilde tüm yaptıkları şer görünse de çok kısa bir sürede hayra dönüyordu! Bu da artık Hz. İsa devrinde olduğumuzu gösteriyordu! Üstat Ahmet Akgül Hocamızın da dediği gibi;

“Bu Savaş; sahada ve masada değil; Hz. İsa’da bitecektir!”

Bu muhteşem makaleden anladıklarımı ve her biri manifesto niteliğindeki cümleleri buraya aktarıyorum;

“SUMUD Filosu; küresel İklim Değişikliği konularında farkındalık oluşturmaya yoğunlaşan, Siyonist ve masonik merkezlerle irtibatları saptanan… Hatta Trump tarafından bile bu bağlantıları ifşa ve itiraf olunan Greta Thunberg, Nelson mandela’nın torunu Mandla Mandela” Siyonist George Soros ve Bil Gates tarafından fonlandığı, sözde “iklim aktivisti” aynı zamanda eşcinsellere desteklerinin yanında, sosyal medya hesaplarında PKK-YPG bayraklı destekleri ve Türkiye aleyhtarı paylaşımları, yetmezmiş gibi Atatürk’ü Hitlere benzetmeleri gerçekte yularlarının aynı Siyonist odaklarda olduğunu gösteriyordu!.

Sumud Filosu sembolik miktarda insani yardım malzemesi taşımaktaydı. Daha sonra Kuduz İsrail tarafından 47’si Türk yüzlerce aktivist yakalanıp tutuklanmıştı. Bu aktivistler; Greta Thunberg ve arkasındaki karanlık örgütlerden habersiz iyi niyetli gayretli ve vicdanlı insanlardı.. Yukarda bahsettiğimiz Siyonist şer odakları kötü niyetli ve istismar amaçlı başlatsalar da, Cenab-ı Allah bu eylemleri alçak İsrail’in aleyhine sonuçlandırmıştı…

Arapçada “kararlılık, dayanıklılık” anlamına gelen SUMUD Filosu’na bağlı 11 metrelik Marinette teknesiyle Gazze’ye yaklaşan Sinan Akılotu’nun:

“Bizim çektiğimiz sıkıntı ve saldırılar, Gazzeli mazlum Müslümanların yaşadıkları vahşetin binde biri bile değildir. Katil Netanyahu BM Genel Kurulu’nda konuşurken salon boşalıvermişti, bu sonuçta zerre katkımız varsa şükrederiz. Ancak somut adımlar atılmadıkça ve İsrail’in anladığı dilden davranılmadıkça, her girişim etkisiz ve yetersizdir. İsrail’in bizi çiçeklerle karşılamayacağının bilincindeyiz… İslam dünyasının ve insanlığın dikkatini çekebildikse kendimizi bahtiyar hissederiz!” sözleri onun samimiyetini yansıtmaktaydı…

Sinan kardeşimizin bu samimi sözlerinden dolayı tebrik ederiz..

Gerçi Greta Thunberg gibi küreselci ve Siyonist merkezlerin dolaylı kürekleri olan kişi ve kuruluşların; kuduz İsrail’in vahşet ve dehşetine karşı: haklı nefret duyguları kabarmış ve vicdanları ayaklanmış milyarların gazını almak ve tüm işbirlikçilerin de ayıbını kapatmak amaçlı aktivitelerle bu zulmün ortadan kaldırılamayacağının ve Rahmetli Erbakan Hocamızın projeleri, cesaret ve dirayet isteyen önerileri dışında hiçbir çare kalmadığının bilincinde olsak bile, yine de iyi niyet ve gayretle bu girişime katılan ve çeşitli sıkıntılara katlanan herkesi kutlarız.

Aziz Erbakan Hocamız sıkça vurgulardı: “İslam, Halık-ı Taalaya (yüce Yaratıcıya) tazim ve hürmet, diğer bütün mahlûkata ise şefkat ve merhamet esaslıdır.”

Gerçek imanın izzeti ve asaleti odur ki; hizmet ve gayretlerinden dolayı başka insanlardan, övgü ve karşılık beklemekten arınmış olsun… Ancak şerefli ve özverili gayretlere tebrik ve teşekkür etmek ve iltifat göstermek te bizlerin vazifeleri arasındadır. Çünkü Allah yolunda ve insanlık uğrunda himmet ve hizmet edenler ve bu maksatla çeşitli tehdit ve tehlikelere göğüs gerenler, maneviyat ehline göre “nefsi emmaresini ve dünyalık heveslerini tepelemiş ve manen gazilik rütbesine ermiş insanlar” sayılmıştır.

Evet Hakkı bulmak için, Batılı bırakmak şarttır. Batıldan kurtulmak için de Hakka sarılmalıdır. Bunlar birbirinin devamı ve tamamlayıcısıdır. Kars ilimizde makamı bulunan mücahit evliyalardan Seyyid Ebul Hasan Harakani Hz.leri: “Niyazdan, yani her halde Allah’a muhtaç olduğunun farkında olarak, aciz ve çaresiz biçimde Allah’a yalvarıp yakarmaktan daha büyük ibadet yoktur!” buyurmuşlardı. Aziz Erbakan Hocamıza: “Tüm insanlığı huzura kavuşturmak ve yeryüzünde Adil bir düzen kurmak uğruna, tüm dünyayı ve zalim odakları karşınıza aldınız. Peki, bunu başaracak mısınız?” sorularına:

“Biz önce, bu kutlu hedef ve hizmetlerle, kendi nefsimizi sorumluluktan kurtarmak, başta masum ve mağdur Müslümanlar, tüm insanlığın huzura kavuşmasına vesile olup, böylece Allah’ın rızasına kavuşmak amacındayız!” şeklinde yanıtlamıştı.

Ama bu gerçekleri anlamak, bu huzuru yaşamak ve bu duyguları tatmak için, önce imani his ve heyecanları taşımak lazımdı. Çünkü: Nasıl ki göz, kulak, el, ayak gibi bir uzvu eksik olanın, haliyle bazı duyguları da eksik olacaktı! Bunun gibi; akli, vicdani, ahlâki ve itikadi yönden noksanlık ve çarpıkları bulunanların; şefkat, adalet ve insani gayret duyarlılıkları da körlenmiş durumdaydı!..

O gün, kazdıkları hendekle Medine’yi müşrik saldırılarından koruyan Efendimizin, bugün en sadık takipçilerinden HAMAS mücahitleri ve Gazze’nin yiğitleri, yer altına eştikleri tünellerle Mescid-i Aksa’nın izzetini ve Filistin’in haysiyetini koruyor ve tüm zalim odakların arka çıktığı kuduz İsrail’e kök söktürüyorlardı. 2 milyar şuursuz ve sorumsuz Müslümanın ve onları yöneten ucuz ve uyuz kahramanların yapamadığını, tek başına HAMAS başarmış, kuduz İsrail’i ve Haçlı Batılı Barbar güçleri barışa mecbur bırakmışlardı…

SORMADAN DA OLMUYOR…

Her olayı; akıl, vicdan çerçevesinde değerlendirmek ve sonucunu hikmetle yorumlamak aklı selimin bakış açısıydı. Bütün işler ya bizzat, ya sonucu itibariyle hayırdı. SUMUD organizasyonu inşallah sonucu itibariyle daha hayırlara vesile olacaktı. Katılanlar da gayret ve özverili insanlardı. Zaten dualarımız da onlarlaydı.

Lakin bir değerlendirme de yaparsak Organizasyon;

AKP’ hükümetinin ABD’de Trump’la makuz bir görüşme ve sonuçlarının olduğu anda olması ya da denk getirilmesi rastlantı mıydı?!

SUMUD yolda olmasına rağmen bu konunun hatta GAZZE’nin gündeme gelmemesi sizce de anlamsız mıydı?!

Hamas’ın elindeki rehinelerin salınma kararı, tutuklanan SUMUD’lu aktivistlerin bırakılması karşılığı olma ihtimali var mıydı?!

Tutuklu aktivistlere; “Filistin-Gazze topraklarının İsrail’e ait olduğunu kabul ediyorum. İsrail topraklarına izinsiz girdim, deport edilmeyi kabul ediyorum.” yazısının altına atılan imzalar karşılığı bırakılan aktivistler, bu ifadenin altına imza atmayan bir kişinin hala tutuklu olduğu doğru muydu?!
Doğruysa AKP iktidarının suskun tavrı KABUL anlamı taşımış olmaz mıydı?!

Milli Çözümün yıllardır Konferans ve yazılarıyla dikkat çektiği çifte vatandaş kimliği taşıyan TÜRK BESLEMELİ İSRAİL canilerinin SUMUD’un karşısına çıkması ve Türk yetkililerin susması ne anlama gelmekteydi?! Bundan sonra meydanlara çıkarak “KAHROLSUN İSRAİL, KAHROLSUN bunları bilmelerine rağmen ses çıkarmayan hatta aynı saatlerde Türkiyeden çıkarak İSRAİL limanlarına yanaşan gemilerin sahiplerine ve sessiz kalan yetkililere!” tepki sıloganları haksız mıydı!?

Erdoğanın çocuklarının da aralarında bulundukları ve gelen aktivistlerle fotoğraf vermeleri… AKP’li belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının adet cinsinden protestoları devlet yetkisi de AKP hükümetindeyse ve hala KAHROLSUN İSRAİL diye de sılogan atılıyorsa sahi “Kurtla kuzuyu yiyip, çobanla yas tutmak!” ritüeli miydi?!

SİNAN AKILOTU Bey’in de tespitlerinden sonra son söz; artık anlaşılmıştır ki “Bu Savaş ne sahada ne masada değil; Hz. İsa’da bitecektir!”

Hareketin başlangıcı Soros destekli eşcinselliğe serbestlik yürüyüşlerinde hep ön sıralarda olan, PKK konusunda Türkiye’yi suçlayan açıklamalar yapan, küçük yaşta BM kürsülerinde konuşturulan proje bir tip olduğu herkesçe malum olan Greta Thunberg ve Mandela torunu gibi küreselci ve Siyonist merkezlerin dolaylı kürekleri olan kişi ve kuruluşların; kuduz İsrail’in vahşet ve dehşetine karşı: haklı nefret duyguları kabarmış ve vicdanları ayaklanmış milyarların gazını almak, siyonizme karşı yükselen uluslararası toplumun kinini soğutmak ve tüm işbirlikçilerin de ayıbını kapatmak amaçlı olduğu ortadadır. Makro plan sırıtıyordu.

Kaldı ki işbirlikçi Akp hükümeti sosyal medya fenomenlerinin havalimanında uçaktan iner inmez, Filistin’i ve Hamas’ı İsrail adına, Abd emriyle silahsızlandırmaya ikna etme görevlisi Akp’yi övmesi, kendilerinin ise nasıl cesaretle hareket ettiğini anlata anlata sanki Hamas zafer kazanmış hevasıyla gülücükler saçması yani Filistin davasını istismar etmeleri kurgunun mikro bacağında sırıtıyordu.

Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi: İsrail ancak güçten anlar… Zamanı geldiğinde İsrail’e öyle bir tokat vuracağız ki hayatı Gazze şeridi gibi gözünün önünden geçecek.. ABD İsrail’i çok seviyorsa kuzeylerinde bunlara yer gösterip, yer versin. İsrail coğrafyadan söküp atılması gereken bir urdur. Ve tabi Allah niyetlerin karşılığını tam ve eksiksiz verendir.

“Güç kullanılmadan bu zulmün ortadan kaldırılamayacağının ve Rahmetli Erbakan Hocamızın projeleri, cesaret ve dirayet isteyen önerileri dışında hiçbir çare kalmadığının bilincinde olsak bile, yine de iyi niyet ve gayretle bu girişime katılan ve çeşitli sıkıntılara katlanan herkesi kutlarız.

Kuduz İsrail eşkıyasından, arkasındaki Amerika ve Avrupa gibi zalim güç odaklarından, hukuka, anlaşma kurallarına ve insan haklarına uymasını beklemek ise ahmaklık ve akıl tutulması durumudur”

“Kazdıkları hendekle Medine’yi müşrik saldırılarından koruyan Efendimizin, bugün en sadık takipçilerinden HAMAS mücahitleri ve Gazze’nin yiğitleri, yer altına eştikleri tünellerle Mescid-i Aksa’nın izzetini ve Filistin’in haysiyetini koruyor ve tüm zalim odakların arka çıktığı kuduz İsrail’e kök söktürüyorlardı.” Hamas’ın mücadelesinin sonrasını müjdeleyen Ahzab suresinin 26. ayetinin gerçekleşeceği, Hamas’ı silahsızlandırma görevi üstlenen işbirlikçilerinin kalelerinden Allah’ın inayetiyle indirileceği günleri sabır ve dua ile bekliyoruz.

Ahzab 26– (Hendek harbinde) Allah, Ehl-i Kitaptan (olup da) onlara (müşrik düşmanlara) yardım edip arka çıkanları da (korunaklı) kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürüverdi; siz onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz (ki bunlar Allah’ın sayesinde idi).

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

AHMET AKGÜL KİMDİR?

INTRODUCTION OF USTADH AHMET AKGÜL

رسالة تعريفية لمعلمنا أحمد أكجول

قبل مؤتمر النظام العادل في جامعة قيرغيزستان أراباييف، والذي حضرناه، قدم أحد المحاضرين أستاذنا أحمد أكجول على النحو التالي: أحمد أكجول موجود في تركيا؛ إنه عالم ومثقف نادر جدًا يجمع بين المبادئ الإسلامية والمتطلبات الإنسانية، وفكر أتاتورك في التغيير والقومية الإيجابية والتوازن الاجتماعي. ألف حوالي 100 كتاب، بعضها في 3 مجلدات، وجميعها أعمال فريدة وأصيلة. 10 من الكتب؛ تمت ترجمته إلى الإنجليزية والروسية واليابانية والفارسية والفرنسية والعربية. البروفيسور الراحل، أحد رؤساء وزراء تركيا الأسطوريين. دكتور. ويعتبر من أكثر الطلاب المميزين وأتباع نجم الدين أربكان.
لقد حضر المؤتمرات العلمية في جميع أنحاء تركيا وأوروبا والجغرافيا الإسلامية منذ ما يقرب من 40 عامًا. إنه رجل حكيم تنبأ وشرح التطورات المهمة في تركيا ومنطقته والعالم قبل عقود، وتعرض للعديد من المشاكل والهجمات لهذا السبب، لكنه كان دائما على حق في النهاية. وهو رئيس تحرير مجلة الحل الوطني، التي يتابعها عن كثب كبار البيروقراطيين العسكريين والمدنيين، وأساتذة الجامعات، والكتاب والمعلقين المهمين، ومسؤولي الدولة في تركيا. ضد الأنظمة الرأسمالية والاشتراكية والليبرالية في العالم؛ فهو يحتوي على الجوانب الجيدة والمفيدة لجميعها، لكنه يترك الجوانب السيئة والضارة؛ سيدنا، الذي أعد ودافع عن برامج النظام العادل الأصلية القائمة على العقل والعلم والتاريخ والضمير والقرآن، يبلغ من العمر 74 عامًا وأب لخمسة أطفال. لا يتقاضى إتاوات أبدًا عن أي من كتبه أو مجلاته أو مقالاته أو مؤتمراته، ويعيش حياة متواضعة بعيدًا عن الترف والراحة، ويغطي نفقات كل ذلك بحوالي 40 من الرفاق المتطوعين والمخلصين في سبيل الله. المعلم الذي يدافع عن "حرمة التبشير بالعلم" وبالتالي لا يدين بالشكر لأي مركز أو حكومة. باستثناء ما يقرب من 105 من أعمال أستاذنا، حتى الأحزاب والحكومات تظل غير مبالية؛ الدين والأخلاق في المرحلة الابتدائية: 4-5، المرحلة المتوسطة: 1-2-3، المرحلة الثانوية: 1-2-3-4 والجامعة: 1-2-3، وفقاً للحقائق العلمية وجوهر الإسلام. ولكن بغض النظر عن أي طائفة، فقد أعد كتب العلم. خلال أحاديثهم المميزة جداً، كتلاميذه ومتابعيه المخلصين: "كيف أعددتم هذه (100) كتاباً يزيد عن مائة، كيف رتبتم وقتكم؟" أجاب أستاذنا أحمد أكجول على أسئلتنا كالتالي، ليكون قدوة وتشجيعًا لنا:



1- منذ ما يقرب من 60 عامًا، باستثناء الأمراض الخطيرة والصعوبات الكبيرة؛ ولم أؤجل عمل اليوم إلى الغد، كما أنني لم أحاول تأجيل عمل الصباح إلى الظهر أو عمل الظهر إلى المساء. لأنه لا ينبغي لي أن أضيع رأس مال حياتي المحدود في مساعي فارغة ومجانية يسميها القرآن الإلغاء ويحرمها

 

2- حتى لو كان شخصًا لديه معرفة وخبرة في موضوع ما، حتى لو كان أصغر منا كثيرًا... حتى لو كان شخصًا عاديًا وبسيطًا، فأنا لا أشعر بالإهانة أبدًا عند الاستماع إليه أو تعلم شيء ما، لأن أكبر عائق أمام التعلم والحصول على العلم هو الكبرياء والكبر

-3ما حصلنا عليه؛ حاولت أن أقرأ وأفهم كتابات وكتب الجميع، محليًا أو أجنبيًا، يساريًا أو يمينيًا، أعرفه أو لا أعرفه، أحبه أو أكرهه.
4- كنت أسجل المعلومات التي تعلمتها وأجد أهميتها منها أو مما سمعته في البرامج والمؤتمرات التليفزيونية، ولم أتردد قط في كتابتها ونقلها بذكر أصحابها
5- من خلال الوقوع في الرغبات والاعتراضات التعسفية من أقرب أقاربي ورفاقي وأعضاء الحزب وذوي المناصب ذات النفوذ والكفاءة... أو من منطلق حرصي على راحتي ومصالحي الشخصية، لم أخفي أبدًا الحقيقة التي قالها لي يجدها العقل والضمير نافعة ومفيدة، ولم أصعب فهمها بتغليفها بأغلفة مختلفة
6- كل الأشخاص الذين التقينا بهم في أي مناسبة وأصبحنا قريبين بما يكفي لتناول كوب من الشاي أو السفر لمدة ساعة على متن الطائرة؛ حاولت مساعدتهم على اكتساب وزيادة وعيهم الأخلاقي والضميري وكرامتهم، وخاصة سلامهم الروحي والعالمي. بمعنى آخر، كنت أهدف إلى أن أكون مفيداً له، وليس أن أستفيد من منصبه وفرصه ومجاملاته.
7- ولعل ذلك يعتبر ثمرة ومعجزة للأهداف والجهود المخلصة... وطبعا بفضل الله تعالى وفضله لا بد من قراءة كتاب ما يقارب 700 صفحة بسرعة في ساعة أو ساعتين. وتهنئة هذا الكتاب وانتقاده عمدا، والحمد لله أن إنتاج ملاحظات من 10 صفحات أصبح أسهل بالنسبة لنا.
أطيب التحيات…

YORUMLAR

Son Yorumlar
21
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...