YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a7b8a51d531b
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 8 1
Bugün : 56698
Dün : 58539
Son 30 gün : 1819451
Toplam : 59800672
IP Adresiniz : 2600:1f28:365:80b0:fbdc:3bad:b768:d6a3

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

“Terörsüz Türkiye” Masalıyla
ÜLKE PARÇALANACAK MIYDI;
YOKSA PARLAYACAK MIYDI?

  1. Euronews / 29.04.2025
  2. TRT Haber / 24.02.2025
  3. https://www.ntv.com.tr/ntvpara / 29.04.2025
  4. https://www.haberler.com / 29.04.2025
4.8 18 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

Yıllardır ‘terörü bitiriyoruz, barış getiriyoruz’ ambalajıyla önümüze konan her sürecin aslında BOP tezgahına ve siyonist planlara hizmet ettiği ortadadır. Batı’nın elindeki terör maşasını, yine batı’nın dayattığı masallarla ve anayasal tavizlerle yok edeceğini sanmak büyük bir gaflet ve açık bir teslimiyettir. Vatanımızı eyaletleştirilerek adım adım parçalanmaya götürmek isteyenlere rabbim fırsat vermesin.

Küresel kumpasları dağıtmanın yolu, batılı merkezlerin icazetiyle müzakere yürütmek değil; ERBAKAN Hocamızın işaret ettiği ‘Adil Düzen’ ve ‘Şahsiyetli Dış Politika’ esaslarına dönmektir.
İçeride faizci-kapitalist sömürüye son verip adil paylaşımı ve tam bağımsız milli savunmayı kurmadan, dışarıda ise D-8 meşalesini yeniden yakıp küresel hegemonyaya karşı caydırıcı bir güç olmadan tüm dünya ülkelerine ve vatanımıza huzur gelmez.

Kumpasları kıracak tek güç; küresel şeytani akla ezber bozduran tam bağımsız, MİLLİ ÇÖZÜM şuurundaki bir devlet aklıdır.

ALLAH-RESUL-MUHAMMET

Aziz Erbakan Hocamız’ın “çoluk çocuk devlet idare edemez” ve “Yahudi adam kullanmakta öyle ustadır ki; kim ben mi yahudiye hizmet edecekmişim şarkısını söylete söylete seni kendisine hizmet ettirir” sözleri her sözü gibi yine haklı çıkıyor ve kendini bilenler için kıymetine değer biçilemeyecek kıymette sözler. Yahudi kendi sınırlarını genişletmek (nil ile fırat arası imparatorluğunu kurmak) için en sinsi hamleleri bu toprakların insanlarına “bir iş yaptıklarını zannettirerek” yaptırıyor. Ama yine Erbakan Hocamız ne buyuruyorlardı; “Akıl işin sonunu düşünmektir”. Bu özelliğe sahip olmayanlar güce sahip olurlarsa siyonizm tarafından kullanılmaları ve vatanı tehlikeye atmaları mukadderdir.

HER ŞEY BÜYÜK İSRAİL – ARZ-I MEV’UD İÇİN!..

” … Bakınız plan şudur: Şimdi önce Kuzey Irak’ta bir otorite boşluğu meydana getirilecek, burada batının yönetiminde oradaki halkı değil batının arzularını gözetecek bir bölge meydana getirecek. Ondan sonra Türkiye’nin Güneydoğusu bu bölgeye ilhak edilecek ve bunun için Türkiye Irak Suriye ve İran’la Müslümanlar birbirini ezsin diye bölgedeki Müslüman Kürt kökenli Müslümanlarla birbirlerine Vietnam’a dönüştürülecek. Bu Vietnam’a dönüşürken sözde kurtarıcı gibi İsrail lübnan’ı alacak ve böylece ta Akdeniz’de geniş bir kapısı bulunan İsrail Lübnan boşluğundan Kuzey Irak Ermenistan Bakü’ye kadar uzanan bir koridor kurulacak bu koridor içerisinde Kuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu bir araya getirilip önce Ermenistan’ın yönetimine verilecek burada oturan Müslüman halk Ermeni değirmeninde öğütülecek ve İsrail’e yumuşak yutulacak bir lokma haline getirilerek teslim edilecek. İşte Plan budur, bu planın tatbikatını görüyoruz…”
 (BAK: Prof. Dr. NECMETTİN ERBAKAN, TBMM Terör ve Şırnak olayları Konusu, RP 23.9.1992 – İzlemek İçin: https://www.youtube.com/watch?v=3WR_Xa2Ye2o ) (13:43.dk.)

Peki bir soru: Siyonistler ve İşbirlikçileri bu başarıyı sağlayabilecekler mi?!!
El-cevap : HAYIR… Bunun nedenini de Üstadımızın Ahmet AKGÜL Hocamızın şu elmas sözüyle cevaplandıralım:
Düşmanın stratejisini, Siyonizm’in hilesini ve hedefini savaştan önce öğrenen bilge ve cesur bir Lider için zafer, bulutlarla kararan gökyüzünden beklenen yağmur kadar yakındır.”

Geçmiş olsun ey Siyonizm… Son demlerinizi yaşıyorsunuz…

Last edited 3 gün önce by Kemal Serkan

BAŞARAMAYACAKSINIZ!… EY İŞBİRLİKÇİLER; TERÖRSÜZ TÜRKİYE başlıklarıyla BÜYÜK İSRAİL’İN KURULMASINA TAŞERON OLUP GERÇEK ZAFER NARALARI ATAMAYACAKSINIZ VE BAŞARAMAYACAKSINIZ!…

Siyonist Zihniyet ve İşbirlikçilerinin, ülke yönetimlerinden ellerini çektirmediğimiz sürece, ne terör sonlanır, ne ekonomi düzelir, ne ahlaksızlıklar yok olur, ne de adalet hükümran olur bu ülkede ve tüm dünyada…!

Çok şükür MİLLİ DERUNİ DEVLET veya MİLLİ GÜÇLER diyebileceğimiz bir gücün varlığından eminiz … Ha bunlar kimdir neyin nesidir o kadarını bilmeyiz ama böylesi bir Milli Yapılanma olmasaydı ülkemizi etkisiz çaresiz çökmüş vaziyete getirmeleri sürpriz olmazdı. Bilakis ülkemiz, İslam Ülkelerine ve mazlum devletlere karşı el kol kanat açmakta destek olmakta, hatta Siyonizm’in tüm düşüncelerini fikriyatını boşa çıkartmakta…

Sadece bu Terörsüz Türkiye masalından ötürü bile, bu siyasi iktidarın ve Cumhur İttifakı’nın yerine MİLLİ ÇÖZÜMLÜ MİLLİ MUTABAKAT İKTİDARININ kurulması ülkemizin en öncelikli meselesi ve tek çıkış kapısı olduğu gerçeğini tescil etmektedir!..

Yalan da, Yalancı da çok Tanıdık…

Çözüm Süreci yalanlarını atanların, Terörsüz Türkiye Palavrası atması çok normaldi. Çünkü vazifeleri; Siyonist ABD, İsrail ve Emperyalist AB nin menfaatleri doğrultusunda ülkemizi dizayn etmekti. Asıl acı olan, hâlâ bu yalanlara kulak aslanların var olmasıydı…

ERBAKAN HOCA YILLARCA ÜLKEMİZ ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLARI ANLATTI. SEVRİ GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞTIKLARINI ÜLKEMİZİN DOĞU VE GÜNEYDOĞUSUNU İÇERİSİNE ALAN BÜYÜK KÜRDİSTAN VE ORADAN DA BÜYÜK İSRAİL KURMA HEDEFLERİNİ ANLATTI. GEÇEN SÜRE ZARFINDA ANLATTIKLARI BİR BİR GERÇEKLEŞDİ. ŞİMDİ Kİ AŞAMA DA BÜYÜK KÜRDİSTANI KURMA PLANLARINI İŞLETİYORLAR. IRAKTA BARZANİSTAN,SURİYEDE ROJAVA AYAKLARI HAZIR ŞİMDİ TÜRKİYE AYAĞINI GERÇEKLEŞTİRME PEŞİNDELER. BU MESELE ÜLKEMİZİN BEKASI MESELESİ DOLAYISIYLA BU MESELE BÜTÜN İNSNALIĞIN SAADETİ MESELESİ. ACİL OLARAK MİLLİ ÇÖZÜM MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜKETİ KURULMALI VE BU PLANLAR DEVERE DIŞI BIRAKILARAK, ÜLKEMİZ VE BÜTÜN İNSNALIĞIN SAADETİNİN TEK ÇARESİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULMALIDIR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA TRT EKRANALRIN DA İFADE BUYURDUKLARI;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR İNŞALLAH RABBİM BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞANLARDAN EYLESİN AMİN.

Last edited 7 gün önce by Hasan Çelik

Emperyalist odakların taşeronluğunu yapan bu terör aygıtına “muhatap” statüsü kazandırma gayretleri, milli vicdanı derinden yaralamaktadır. Terörle mücadele müzakereyle değil, kesin ve tavizsiz bir kararlılıkla sürdürülmelidir. Devletimizin ulvi makamlarının ve milli kurumlarımızın bu tür aldatmacalara alet edilmemesi, aksine oyunun asıl boyutunu görerek adımlar atması hayati önem taşımaktadır.Bu nedenle makalenin çok iyi okunup takip edilmesi hatta defalarca okunup, önemine binaen iyi anlaşılması gerekmektedir. Cenabı mevladan isteğimiz odur ki:Bu olayların içyüzünü milletimizin en kısa zamanda anlayıp; ona göre karar vermesi ve en kısa zamanda bir milli mutabakat hükümetinin kurulup, Türkiye’nin selamete çıkarılmasıdır.

İlk iki Güya çözüm sürecinde olduğu gibi şu anki silah bırakma olayı da düpedüz toplumumuzun aldatılmasıydı. PKK adeta bir devlet gibi yapılanmış durumdayken sadece bir kolunun feshedildiğini söylemek ve bununla silah bıraktığı iddiasında bulunmak aldatmacadan öte büyük bir ihanetin kanıtıydı. Cumhur ittifakı bir dönem daha büyük ortadoğu projesine hizmet etmek ve belki de ustalık eserini yerine getirmek için toplumumuzu terörsüz Türkiye Avrupa Birliği vize süreçleri gibi farklı Farklı boyutlarda kandırmakta adeta bölümü geçmek için tüm tuşlara basmaktaydı.

Büyük Kuşatmaya ve Sivil Anayasa Maskeli Küresel Tezgâha Karşı Milli Uyanış Şart!

 

Bugün “Terörsüz Türkiye” ya da “Barış Süreci” gibi oyalayıcı ve aldatıcı sloganlar ve Demokrasinin gereği ambalajıyla sunulan, iktidarından muhalefetine kadar birçok partinin meclisten ortaklaşa geçirmeye çalıştığı ÇERÇEVE YASA girişimleri, milletimizi uyutmaya yönelik en tehlikeli küresel tezgâhlardan biridir. Üstelik bu senaryo, Anayasamızın temel ilkelerini ve devletin bölünmez bütünlüğünü hiçe sayan bir tavizler zinciridir. Ülkemizdeki işbirlikçiler eliyle Siyonist-emperyalist odakların ve ABD-İsrail eksenli derin planların asıl hedefi; Milli Çözüm’ün defaatle deşifre ettiği, PKK’yı hukuki kılıflar altında meşrulaştırarak bölgemizde Büyük İsrail projesinin basamağı olan yeni bir özerk yapı oluşturmaktır.

İktidar; geniş halk kitlelerini ve dar gelirli milyonları; ekonomik sıkıntılar, yozlaşma ve yapay gündemlerle oyalaya dururken, arka planda Kürdistan dayatmasına zemin hazırlanmaktadır. Anayasaya aykırı bu adımların atılması kabul edilemez bir gaflet ve hıyanettir. Batılı merkezlerin ve NATO’nun sırtımızı sıvazlayarak övgüler düzdüğü bu süreç, ülkemizi terörden ve teröristten arındıracak bir durum değil, tam aksine telafisi imkânsız bir parçalanmaya ve kargaşaya sürükleyecektir.

İşte tam da bu kritik eşikte, Âl-i İmran 138-139. ayetlerinin işaret ettiği gibi Hakkı ve hakikati üstün tutma şuuruna sahipken; ne iktidarın bu sinsi tavizkârlığına ne de uyuşuk muhalefetin vizyonsuzluğuna mahkûmuz. Çözüm; Âl-i İmran 103. ayetindeki “(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın…” İlahi emri gereğince “Türkiye’nin en acil ihtiyacı olan bir Milli Mutabakat İktidarı” etrafında kenetlenerek, Erbakan Hocamızın gösterdiği imani feraset ve Milli Görüş şuuruyla ADİL DÜZEN projelerine sarılmaktır. Ve yine Âl-i İmran 118 ve 120. ayetlerinde de bildirildiği üzere, dış güçlerin ve içimizdeki işbirlikçilerin hileli düzenlerine ve devletimizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan bu Çerçeve Yasa masallarına karşı milletimizin uyanık olması, nihayetinde hakikati haykıran Milli Çözüm’ün sesine kulak verilmesi ve Kuvay-ı Milliye ruhuyla Milli Mutabakat Hükümeti’nin bir an önce kurulması ve gerekli tedbirlerle önlemlerin acilen alınması hayati bir mecburiyettir.

 

“Terörsüz Türkiye” masalı, ırkçı emperyalizmin bir aksiyonuydu!

Irkçı emperyalistler;
“Türkiye’yi bölüp İsrail’e vilayet yapma projesi” kapsamında “Terörsüz Türkiye” masalını uydurmuşlardı…
Irkçı emperyalistler;
Türkiye üzerindeki stratejik hedeflerini gerçekleştirmek adına “Terörsüz Türkiye” masalını birer araç olarak kullanmaktaydılar…

“Terörsüz Türkiye” kılıfıyla saklanan sinsi ve Siyonist proje, BOP’un yani Büyük İsrail Projesi’nin son aşamasıydı!
“Terörsüz Türkiye” masalıyla, Türkiye’de Özerk Kürdistan’a hukuki zemin hazırlanmaktaydı.
“Terörsüz Türkiye” masalında ismen ve resmen dillendirilmese de fikren ve fiilen Özerk Kürdistan’a hukuki zemin hazırlama amaçları belliydi.

Sorulması gereken soru şuydu:
“Terörsüz Türkiye” projesinde rol üstlenen işbirlikçiler, başrol mü oynamaktaydı, yoksa ırkçı emperyalizmin figüranlığını mı yapmaktaydı?

Last edited 7 gün önce by Necati Akgül

ACİL MİLLİCİLERİN GELMESİ İŞBİRLİKÇİLERİN GİTMESİ LAZIMDI
Rahmetli Erbakan Hocamız son dönemlerde miting ve konferanslarında sık sık ” sağcı-solcu, liberal-demokrat vs. yoktur. Ya Millicisin ( Ülkemiz Bölgemiz ve Tüm İnsanlığın Saadetini tesis edecek Adil Düzen Medeniyeti kurulsun diye çalışırsın), yada iş birlikçisin ( siyonist şebekenin direk yada dolaylı iş birlikçileriyle beraber şeytana askerlik yapar ülkemizi ve insanlığı perişan edersin).” mealinde uyarılarına şahit olduk.
Milli Çözüm Dergisi de aylar öncesinden bu tehlikelere dikkat çekmiş Halkımızı ve ilgilileri defaatle uyarmıştı. Peki hiç mi vicdan ehli kalmamıştı?
Adım adım bölünüp parçalanmanın eşiğine getirilen ülkemizi bu işbirlikçilerin elinden acil kurtarmamız ve halk olarak özümüze dönmemiz için neyi bekliyoruz?

Bir ülkenin gerçek gücü, kendi iradesini, ekonomisini ve stratejik kararlarını ne ölçüde bağımsız verebildiğinde ortaya çıkar.

Millî çıkarlar, günübirlik hesapların değil, uzun vadeli bir devlet aklının rehberi olmalıdır.

Güçlü devlet; ne tamamen kapıları kapatan, ne de başkalarının rüzgârıyla yön değiştiren devlettir. Kendi üretimini artıran, ekonomisini sağlamlaştıran, adalet ve liyakati güçlendiren; dostlarıyla onurlu, rakipleriyle kararlı ilişki kurabilen devlettir. Çünkü bağımsızlık, sadece sınırları korumak değil; iradeyi, ekonomiyi ve geleceği de koruyabilmektir.

Gerçek beka, sloganlarda değil; bağımsız akılda, güçlü ekonomide ve millet iradesine dayalı kararlı politikalarda saklıdır.

Suriye’de yaşananlar, Gazze’de yaşananlar, İran-ABD/İsrail savaşı, PKK ve uzantıları, “terörsüz Türkiye” gibi bir güzel lafın arkasına saklanan icraatlar, Türk ekonomisinin bozulması, ahlaki dejenerasyon, planlı hazırlanan diziler/filmler, yapılan müzikler, kurulan örgütler, kullanılan partiler, cemaatler, tonlarca uğraş…
Binlerce örnek verilebilir; hepsi açık açık Türkiye’nin de parçalanıp işgal edilmesini içeren “Büyük İsrail” projesi için yapılan çalışmalardır.
Bu bereketsiz niyet onlarca yıldır, yüz binlerce insanla, trilyonlarca parayla, birçok savaşla, binbir uğraşla hâlâ başarılamamıştır ve asla başarılamayacaktır.
Zalimlerin bunca emeğine karşın çok daha az çaba ve bir avuç inanmış insanın emeği, bereket bulmuş; onların geçemediği yollar, yenemediği hakikatler olarak zalimin yenileceği güne çoktan yaklaşmıştır.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...