YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697f6da05f735
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 8 9
Bugün : 35605
Dün : 56785
Bu ay : 35605
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48738918
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ŞALINA KÜSTÜM!

Çiçeği tuzakmış, diken “ok”tular1
Gonca kokusuna, “al”ına2 küstüm…
Ağzım tatlandırıp, yüzüm soktular
Arsız arıların, balına küstüm…

Çok iyilik gördüm, inkâr küfürdür
Hem halka teşekkür, Hakka şükürdür3
Lakin başa kakmak, diken çögürdür4
Has kapta sunulan, yalına küstüm…

Evet dinlendirdi, hoştu gölgesi
Gönül ferahlattı, serin bölgesi
Sonra bulandırdı, kustum meyvesi
Yabani ağacın, dalına küstüm…

Hakikate aklı, yattığı kadar
İmanı vicdanı, yettiği kadar
Cesaret ayağı, gittiği kadar
Gayret etmeyenin, halına küstüm…

İnanmış görünür, acele kanma
Sonunu seyreyle, kazandı sanma
Bir nehri karşıya, geçirdi amma
Minnet edenlerin, salına5 küstüm…

“Etekle başını, örtmüş”6, hal hatır
Edepsiz erdemsiz, sohbet kaynatır
Başörtüsü takmış, kıçın oynatır
Hayâsız türbanlın, şalına küstüm…

Murada yetmedim, yetmiş yaşında
Hâlâ Deccal hâkim, dünya başında
Hak yolunda halka, hizmet dışında
Şu dünyanın fani, malına küstüm…

Ahiri hayr olmaz, ah alanların
Kalacak altında, heyelanların
Hep minnettarıyız, küheylanların
Yarı yolda koyan, nalına küstüm…

Hoca’ya hayn, dava-sına küfranî
Deccal’e çıraktır, hâzâ Süfyanî
Riya nifak sarmış, beynin her yanı
Ahmak yandaşların, falına küstüm…

  1. Ok: Yayla hedefe atılan, ucunda sivri demir bulunan ince ağaç.
  2. “Al”: Kırmızımtırak, koyu pembe gül rengi.
  3. Hadis-i Şerif.
  4. Çögür: İğde ve akasya gibi ağaçların iri ve sert dikenleri.
  5. Sal: Ağaçtan yapılan basit nehir taşıtı.
  6. Halk deyimi: “Saçını örtmüş, kıçı açıkta!”
5 18 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

AMİN…

Aklımızı, vicdanımızı, cesaretimizi artır Yarabbi..
Hakk yolunda hizmet dışında, fani dünyadan arındır Yarabbi…

Hz Ebû Zer(r anh)den rivayet edildiğine göre Efendimiz Aleyhissalatüvesselam şöyle buyurmuştur:

Üç sınıf insan vardır ki kıyamet günü Allah, onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için can yakıcı bir azab vardır.”

Râvî dedi ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu cümleyi üç kere tekrarladı.

Ebû Zer:

– Bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlar. Bunlar kimlerdir, Ey Allah’ın Resûlü? diye sordu. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem de:

– “Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyatla satmaya çalışandır” cevabını verdi.

(Müslim, Îmân 171. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 25; Tirmizî, Büyû’ 5; Nesâî, Zekât 69, Büyû’ 5, Zînet 103; İbni Mâce, Ticârât 30)

Ya Rabbi;  Feth-i Mübîn  gerçekleşmeden ve Adil Düzen kurulmadan canımızı alma. Ya Rabbi; imanımızı olgunlaştırıp bize yoldaş olmadan canımızı alma. Ya Rabbi; kardeşliğimizi tam pekiştirip haset ve bencillikten kurtulmadan canımızı alma!

Ya Rabbi, umduğumuza ermek için ümitlerimizde ve ona ulaştıracak hizmet ve istikametimizde bizleri sabit kıl! Her birimizi, Senden  asla ümidini kesmeyenlerden et!

Ya Rabbi; Sen bizi Milli Çözüm inancının tüm Türkiye’ye hâkim olduğunu, Yaşanabilir Türkiye’nin, Yeniden Büyük Türkiye’nin ve zulüm dünyası yerine Yeni bir Saadet Dünyasının kurulduğunu, tüm insanlığın kurtulduğu, rahata ve huzura kavuştuğu günleri bizlere göster! Ve bu saadet dünyasının kurulmasında bizleri de canla- başla çalışanlardan et!  Amiinn

Evet dinlendirdi, hoştu gölgesi
Gönül ferahlattı, serin bölgesi

Sonra bulandırdı, kustum meyvesi
Yabani ağacın, dalına küstüm…

Teşkilatçılık mesaj ve metot açısından ders niteliğinde bu mısralar için Allah hocamızdan razı olsun. Her gönül ferahlatan gölgeye kanmamamız gerektiği gibi sadece Gönül ferahlatan bir gölge olmamamız da gerektiğini,

Çok iyilik gördüm, inkâr küfürdür
Hem halka teşekkür, Hakka şükürdür3
Lakin başa kakmak, diken çögürdür4
Has kapta sunulan, yalına küstüm…

Çok belirgin ya da belirsiz olarak başa kakma hastalığına yakalananlara dikkat etmemiz gerektiğini ve aynı zamanda bu hastalığa yakalanırsak kendilerini bize de batacağını,

İnanmış görünür, acele kanma
Sonunu seyreyle, kazandı sanma
Bir nehri karşıya, geçirdi amma
Minnet edenlerin, salına5 küstüm…

Bu başa kakmaların sonunun iyi olmadığını, Bu tarz eylemlerin akabinde riya doğurduğunu, bazı görevleri yerine getirmenin dünya imtihanını kazanıldığı anlamına gelmediğini, 

naçizane anladığım bu müthiş dizeler için Allah hocamızdan razı olsun.

Ya Rabbi İmanımızı, ferasetimizi, Hak davan uğrunda gayretimizi artır. Bir günümüzü bir önceki günümüzü eşit olarak sonlandırma Hak davan uğrunda devamlı iyilik ve güzellikleri artanlardan eyle. Son nefesimizde bizlere Kamil iman nasip eyle.

Bakara 250
Onlar(dan iman erleri) Calut ve askerlerine karşı çıkarken de şunları söylemişlerdi: “Rabbimiz, (cihaddan kaçmamak, ordudan ve itaatten ayrılmamak için) üzerimize sabır ve metanet yağdır; ayaklarımızı (hizmet ve istikamet üzerinde sabit ve) sağlam tut ve (Senin Hakk Dinini ve adalet düzenini) inkâr eden topluluklara karşı bize yardım et…” (diye dua etmişlerdi.)

https://www.mealikerim.com/2/bakara/250

YA RABBİ; ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZI TANIMAYI VE TÂBİ OLMAYI LÜTFETTİĞİN İÇİN SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN. BİZLERİ ÜSTADIMIZA LAYIK TALEBE OLMAYI LÜTFEYLE. ÜSTADIMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULACAK OLAN ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYAYI KURAN O KUTLU EKİBİN ÜYESİ EYLE. BİZLERİ NANKÖRLÜKTEN, AYAKLARIMIZIN KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK HATALARDAN KORU MUHAFAZA EYLE. BAŞTA GAZZE OLMAK ÜZERE ZULÜM GÖREN TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN KURTULUŞU VE BÜTÜN İNSANLIĞIN SAADETİ İÇİN DECCAL NETANYAHUYU GEBERTİP, İSRAİLİ YERLE BİR EDİP HARİTADAN SİLİP, SİYONİZMİN TÜM SİSTEMLERİNİN ETKİSİZ HALE GETİREREK ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASINI BİR AN ÖNCE NASİP EYLE AMİN.

Çok iyilik gördüm, inkâr küfürdür
Hem halka teşekkür, Hakka şükürdür3
Lakin başa kakmak, diken çögürdür4
Has kapta sunulan, yalına küstüm…

Sadaka vermek ,iyilik yapmak ihsan ve ikramda bulunmak, takdir edilmesi gereken güzel ve faydalı davranışlardır. Müslümanlar, Allah’ın kendilerine ikram ettiği nimetlerden başkalarını yararlandırmaktan son derece zevk alırlar. Ancak çok az az da olsa, bazan yaptıkları iyilikleri, yüze vuran, gönül kıran, başa kakan ve yaptıklarını bir türlü unutamayan, yerli-yersiz dile getirmekten, ilân etmekten çekinmeyenler hatta bundan zevk alanlar bile olur. İşte âyet-i kerîmede bu tür davranışlar müslümanlara yasaklanmaktadır. Hatta âyette bir misal getirilmekte ve bir de benzetme yapılarak müslümanlar iyiden iyiye uyarılmaktadır: 

Bakara 262
Mallarını Allah yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eziyet vermeye kalkışmayanların ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

Bakara 264
Ey iman edenler! -İnsanlara gösteriş için malını harcayan, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi- başa kakmak ve incitip eziyette bulunmak suretiyle sadaka ve hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Çünkü onun bu gösterişinin misali, üzerinde az bir toprak bulunan (ve tohum atılan) bir kayanın haline benzer ki, ona şiddetli bir yağmur (düşünce veya hafif bir rüzgâr) isabet edince, üzerindeki toprağı silip süpürüp kendisini katı bir taş halinde bırakır. Onlar (gösteriş için hayır ve hizmet yapanlar, işte böyle riyakârlıkla) emek harcayıp kazandıkları hiçbir şeyi elde tutmaya kâdir olamazlar. Allah kâfirler topluluğunu hidayete ulaştırmayacaktır.

https://www.mealikerim.com/2/bakara/264

Çiçeği tuzakmış, diken “ok”tular
Gonca kokusuna, “al”ına küstüm…
Ağzım tatlandırıp, yüzüm soktular
Arsız arıların, balına küstüm…

Günümüzde malesef sıkça karşılaştığımız ve 23 yıldır planlı bir proje olan insanı her türlü yozlaşmaya maruz bırakacak yasalar önergeler kanunlar ile bunu başardılar… En acısı da İslamı yaşamaya çalışan samimiyetle Allah ve Resulüne bende olmaya gayret eden kimseler üzerinde bu yozlaşmışlık çok daha fazlasıyla görülmekte malesef. Dünyaya geliş gayemiz olan imtihanımızın en çarpıcı süreçlerini yaşıyoruz günümüzde… Herkesin ve hepimizin ayar ölçüsü dünyada iken iç ve dış niyetlerimiz aşikar olmakta… Şiirin dizesinde de ifade edildiği üzere; iyiyi güzeli doğruyu faydalıyı adil olanı ve masumiyeti sembolize eden çiçek ile bize yaklaşan ama malesef çiçeğin faydasından güzelliğinden ziyade dikenine maruz kaldığımız bir dünyadayız. Artık çiçeğin bile kokusunu koklamaya imtina eder hale geldiği – birisinden yardım destek fayda gördüğünde acaba o gördüğüm fayda ve desteğin yardımın ilerde kaç katı zararla karşılaşacağım diye tereddüt etmekte çekinmekte olduğunu anlıyoruz… Menfaatcı , çıkar hesaplı, sınır tanımayan hesapları olan kimselerin yardımına desteğine ve beni düşünür gibi zannettirip arı gibi sokan durumlardan rahatsızlık duyduğu ve menfaat yardımla gelen herşeye mesafe koyduğunu anlıyoruz Şairin. 🙁 🙁 🙁

Çok iyilik gördüm, inkâr küfürdür
Hem halka teşekkür, Hakka şükürdür
Lakin başa kakmak, diken çögürdür
Has kapta sunulan, yalına küstüm…

Bu dizelerde de bir gerçeği hatırlatıyor.Nankör olanlara hala merhameti gereği yanlışlarını hatırlatılması hala bir fırsat daha verilmesi vefanın bir gereği olduğunu anlıyoruz… İyilikler güzellikler faydalar yardım ve destekler görmek ve bunu inkar etmenin nankörlük olduğu hatta küfre kadar yol aldığını anlıyoruz. Yani vefalı olmak- vefanın imandan olduğu hakikati de ortaya çıkıyor. Bugün olumsuz olarak yaşanan ne varsa bunun sebebi VEFASIZLIKTIR…Vefa; başta anne babamıza, Hocalarımıza üstadlarımıza, yakınlarımıza, üzerinde emeği olanlara, aynı davada beraber yol aldığımız kardeşlerimize vefalı olmalıyız. Şeytan, bu zamanda vefalı insan mı kaldı, bir tek ben vefalı olsam ne olur der. Hatta vefalı olduğumuzu bilen vefasızlar bizi istismar etmeye kalkabilirler… Bu tavırlardan hemen uzak durulmalıdır. Bir tek vefalı insan da olsa maya gibidir. O sütü yoğurt yapabilir. Benden ne olur denmemelidir. Yani yaptığımız bir iyiliği başa kakmak, yapılan iyiliği sürekli hatırlatmak, diken çögür yani başa kakılan iyiliğin çok büyük acı verdiği… Gerçek iyilik unutulur sessizce yapılır ama hesaplı-başa kakılan -gösterişli iyilik diken gibi can yaktığı … Burada dizenin özü galiba : İYİLİĞİN KENDİSİNE DEĞİL, NİYETİNE VE SUNULUŞ BİÇİMİNDEN rahatsızlık duyduğu ortadadır. Dışı süslü ama içi samimiyetsiz olan iyiliklere ikramlara, söz verdiği halde sözünde durmayıp bildiğini okuyan bilgiçlerin acı verdiğini, küstüğünü rahatsızlık duyduğunu – karşılık bekleyen iyiliği, Şairimiz reddeddiği gerçeğini anlıyoruz… Rabbim sonumuzu hayreylesin…

Hoca’ya hayn, dava-sına küfranî
Deccal’e çıraktır, hâzâ Süfyanî
Riya nifak sarmış, beynin her yanı

Ahmak yandaşların, falına küstüm…

Hesabi niyetlerimiz – samimiyetsiz tavır ve davranışlarımız bizlere sabreden; bir değil beş değil on değil yirmi değil 30 yıl 35 yıl sabredip Aziz Erbakan Hocamızın öğretilerini öğütlerini – Resulullahın müjdelerini – Allah c.c.’nün hakikatlerini ve Kur’an’a Tercüman olan Rehber Şahsiyete karşı işlenen bu şiirdeki gaflet nankörlük hainlik gibi davranışlar bizi inkara götürür . İnkara götürmekle kalmaz, inkarın temsilcisi Deccal’e ve onun işbirlikçisi din istismarcısı bozgunculuk ve sapkınlığı temsil eden Süfyana karşı çıraklık yapılmış olduğunu onun askeri olduğunu alenen tescil eder… Riyakarlığın sahtekarlığın fitnenin, içten içe bölücülük gibi beyninde böylesi düşünceninde hakim olması hatta olduğu ve hiçbir merhemin ilacın bu yaraya çare olamayacağı çünkü zihniii bir bozulmanın yaşanması yani imanına çürük girmiş kurt girmiş ve kemirmiş… Ve buradan çıkaracağımız en önemli öz sonuçtan biri de: Böylesi imanına kurt çürük girmiş nankör ve hainlerin arkasından koşan onunla birlik olan, sorgulamadan peşinden giden AHMAKLARA da bir çift söz var. Bu nankör hain ve ahmaklara küsmek tavır almak ne kadar da yerinde bir davranış… Rabbim cümlemizi bu tür fitnelerden fesatlıklardan nankörlüklerden hainliklerden ve ahmaklıktan muhafaza buyursun.

Bu şiirdeki küskünlüğün; iyiye doğruya güzele faydalıya adil olana değil aldatanlara (aldattığını sananlara) istismar edenlere, sadık dava insanlarının arasına fitne fesat sokmak isteyenlere, riyakarlıkla sahtekarlıkla yol almak isteyenlere, Allah’ın rızasının ve hoşnutluğunun dışında beklentilere girenlere ;GERÇEKLERİ HATIRLATARAK TAVIR ALINMIŞ olduğunu anlıyorum. Ve bu tavır da zaten bir merhametin gereği olduğu aşikardır.

Şiirdeki merhametliğin zirve yaptığı hatırlatmalardan tavırlardan ders alabilmek gereğini yerine getirme gayreti çabası güdebilmek ve hizmetlere riya sokan dünyalıklarını ahiretlerinden öne çıkaran kimselerden olmamak duasıyla!..

Boyalar dökülür paslar görünür
Vakit çok uzamaz, hesap dökülür
Ahdini bozanın kendi üzülür
Kötü telkin veren, şeytana lanet

Picture of Aliye ÇAĞIL

Aliye ÇAĞIL

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...