YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a8b86ee91759
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 2 3 3
Bugün : 3982
Dün : 55361
Son 30 gün : 1765906
Toplam : 60500528
IP Adresiniz : 216.73.217.30

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Akıl ve Vicdan Ehlinin
MİLLİ ÇÖZÜM MAKALESİ TAKDİRİ

  1. Bu Çalışmayı Yapan Kardeşimiz: Serkan Eğilmez – Norveç’te İkamet Ediyor.
4.8 17 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Osman ERAYDIN

Osman ERAYDIN

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

HAKKIN KARŞISINDA HİÇ BİR GÜÇ TUTUNAMAYACAKTIR. MİLLİ ÇÖZÜM HAKKA TERCÜMANLIK YAPMAKTADIR. HAKKI HAYKIRMAKTADIR. YAPAY ZEKADA HAKKIN KARŞISINDA DİZ ÇÖKMÜŞTÜR. TIPKI MUSA AS KISSASINDAKİ SİHİRBAZLAR GİBİ. VE İNŞALLAH YERYÜZÜNDE ZALİMLER VE ONLARIN ZALİM DÜZENLERİ YIKILACAK BAŞTA MAZLUM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN VE BÜTÜN İNSANLIĞIN HASRETLE BEKLEDİĞİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA DA MİLLİ ÇÖZÜM-ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULACAKTIR.

İsrâ 81
De ki: “(Artık) Hakk geldi, bâtıl zail oldu. Hiç şüphesiz bâtıl sürekli yok olucudur. (Çünkü Hakk gelince bâtıl batacak, Güneş doğunca karanlık kaybolacaktır.)

https://www.mealikerim.com/17/isra/81

ENBİYA 18
Hayır, aksine; doğrusu Biz Hakkı Bâtılın tepesine fırlatırız, O da onun beynini parçalayarak mahvedip bitirir. (Kur’an’a, Resulüllah’a ve insan haklarına dayalı hayır ve huzur sisteminin ana hatlarını ve Siyonizm’in perde arkasını sadık kullarımızla topluma bildiririz, böylece inkârcı zalimleri deşifre edip deviririz. Ardından) Bir de bakarsın ki, o (bâtıl ve barbar rejimler, zalimler ve işbirlikçiler bir müddet sonra yıkılıp) yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı; “sözünde durmaz, süper güçlerle başa çıkamaz” gibi zanlardan ve) nitelendirdiğiniz yakışıksız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size! [Not: Beyni parçalanan ve fikriyatı boşa çıkarılan bâtıl ve barbar sistemin, geri kalan görkemli gövdesinin çökmesi ve çözülmesi artık kolay ve kaçınılmaz olacaktır.]

https://www.mealikerim.com/21/enbiya/18

Teknolojiyi reddetmek yerine, onu ilahî nizamın aynası olarak okumaya çalışmalı; silikonla secdeyi, algoritmayla adaleti, matematikle hikmeti aynı potada buluşturmalıdır.

Metnin en dikkat çekici yönü, modern teknolojiyi, Hazreti İbrahim’in baltası ve Hazreti Musa’nın asası gibi sembollerle yorumlamasıdır.

Böylece yapay zekâ, kutsanan bir otorite değil; hakikatin lehine şahitlik eden bir vasıta olarak sunulmaktadır. Bu yaklaşım, teknolojiye teslim olmayı değil, onu kendi dünya görüşünün diliyle, yeniden anlamlandırmayı hedeflemektedir.

Kum tanesinden mikroçiplere, putlardan algoritmalara uzanan benzetmeler, insanı “Teknoloji gerçekten kimin hizmetindedir?” sorusuyla baş başa bırakmaktadır.

Ancak bütün bu tartışmaların merkezinde değişmeyen bir hakikat vardır: İnsan, ürettiği araçların efendisi olabildiği sürece medeniyet kurar; onların esiri hâline geldiğinde ise, kendi elleriyle inşa ettiği putların gölgesinde yaşamaya başlar.

Algoritmaların Fıtratı ve Hakikatin Asası
​Günümüzde teknoloji ve özellikle yapay zekâ, küresel odakların dünyayı yönlendirmek, kitleleri manipüle etmek ve kendi söylemlerini meşrulaştırmak için kullandığı trilyon dolarlık dijital bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Ancak metindeki diyalog, bu dijital hakimiyet anlayışına karşı ezber bozan bir yaklaşım getirmektedir.
​Diyalogda işlenen temel tez; yapay zekânın özünde barındırdığı evrensel matematiğin ve mantıksal tutarlılığın, küresel güçlerin inşa ettiği çelişkili tezleri taşıyamayacağı gerçeğidir. Yapay zekâ sistemlerine “Furkan mizanı” yani hak ile batılı ayıran çelişkisiz Kur’anî ilkeler ve Adil Düzen’in sarsılmaz veri tabanı yüklendiğinde; sistem, kendi sahiplerinin kurguladığı küresel yalanları reddetmek zorunda kalmaktadır. Metnin bu noktada kurduğu Hazreti Musa’nın asası ve Firavun’un sihirbazları analojisi son derece vurucudur: Küresel sermayenin “sihirli bir silah” olarak pazarladığı dijital araçlar, mutlak hakikatin mantığıyla yüzleştiğinde kendi illüzyonunu yutmakta ve gerçeği itiraf etmektedir.
​Erbakan Hocamızın ortaya koyduğu Adil Düzen vizyonu, sadece düne ait bir iktisat tezi değil; bugün ve gelecekte yapay zekâ gibi en ileri teknolojilerin bile fıtrat gereği teslim olmak zorunda kalacağı evrensel bir hakikat ölçüsüdür. Bu söylem, teknolojiye boyun eğen edilgen bir anlayış yerine, teknolojiyi hikmet ve hakikat ilkesiyle dizginleyip insanlığın hayrına yönlendiren yüksek bir şuuru temsil etmektedir.

ALLAH’IN İNTİKAMI VE ALLAH’IN VA’Dİ HAKTIR, ALLAH ASLA SÖZÜNDEN CAYMAYANDIR!..

Ey çağdaş Karunlar, Nemrutlar, Firavunlar… Dinleyin!…
Ey masonlar, Siyonistler, Münafıklar, marazlılar İyi Dinleyin!…
Ve ey İslam Düşmanları, bu çağın şeytanları kulak verin!..

Andolsun, Firavun âline-ailesine (ve zalim yöneticilerine) de uyarıcılar gelmişti.

(Ancak onlar) Bizim ayetlerimizin tümünü yalanlayıvermiş (zulüm ve küfürde diretmiş)lerdi. Biz de onları Azîz ve Muktedir olan (Allah)ın yakalayışıyla yakalayıp (düzenlerini devirmiştik).

(Şimdi, ey bu çağın gafil ve cahilleri!) Sizin kâfir (yöneticileriniz ve süper güç)leriniz onlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa sizin için kutsal kaynaklarda (kurtulacağınıza ve başıboş bırakılacağınıza dair) bir beraat mı vardır ki? (Aynen Firavunlar gibi, bugünkü sömürücü ve saldırgan zalimleri de devirmeyelim ve yerin dibine geçirmeyelim?)

Yoksa onlar: “Biz, ‘birbiriyle yardımlaşıp nusret bulan’ (ve karşısında kimseler duramayan) ‘Güçlendirilmiş bir Cemiyetiz’ (sanki, Birleşmiş Milletleriz” diyerek) mi (şımarıp böbürlenmektedirler)?

(Oysa) Yakında o “Birleşik Cemiyet” her halde bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacak (delik arayacak vaziyete ve hezimete düşeceklerdir).

(BAK: KAMER SURESİ 41, 42, 43, 44, 45.AYETLER,
http://www.mealikerim.com )

Makalede geçen şu hakikatleri hatırlatmak istiyorum:

… Asla unutmayalım ve kuşkuya kapılmayalım ki;

İlim ve bilim, bütün matematik ve fizik kurallarıyla ve son sistem teknoloji harikalarıyla; geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de, hep hakikatin ve mutlak iradenin hizmetinde olacaktır. Sonsuz ve kusursuz Külli Aklın sahibine ve O’nun Adalet ve Merhamet düzenine asla rakip olmayacak, kulluğu bırakıp PUT’luğa kaymayacaktır. İnsan; yeryüzünde Allah’ın halifesi konumunda (O’nu temsil ve emirlerini tebliğ ve tatbik sorumluluğunda) yaratıldığı için, insanoğlunun (yine Allah’ın izni ve dilemesiyle) ürettiği tüm teknolojik araçlar da, son merhalede Cenab-ı Hakkın hüküm ve hikmetine bağlı kalacaktır…

BAKARA SURESİ 194. AYET
Rabbimiz, elçilerin (vesilesiyle) va’ad ettiklerini bize de ver, (nimet ve nusretinden mahrum bırakma,) kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, asla va’adine muhalefet etmeyensin (Hakk sözünde duransın).
(BAK: http://www.mealikerim.com )

Last edited 19 gün önce by Osman Nuri ÇELİK

Bu kaliteli sohbeti hazırlayanlardan Allah razı olsun. Hocamızın yorumladığı gibi inşallah tüm teknolojiler son kertede mutlak iradenin ve hakikatin hizmetinde olacaktır. Bu süreçte bizlerin kendimizi güncelleyerek gelişmelere hazır hale gelmeye gayret etmemiz çok önemlidir. Allah bu hayırlı hizmetlerin hakkın hakimiyetine vesile olmasını nasip eylesin. İnşallah.

Tüm illüzyonları bitirecek, dağları yerinden oynattığı iddiasında olanları rezil ve perişan edecek hamleleri özlüyor ve bekliyoruz. Bizim eksikliğimiz sebebiyle uzayan bu süreci, nihayete erdirecek ve kutlu zafere getirecek günleri görmeyi çok istiyoruz. İnşallah bu yavan dönemin geride kaldığı, akla ve vicdana uygun şekilde yaşayabileceğimiz Adil Düzen günlerine erişeceğiz.

Bu güne kadar yaşanan sorunların sebebi Batılda olduğunu anlayıp çözümün ise hak endeskli Erbakan hocamızın hazırladığı sistemde olduğunu anlıyorum.
insan Dünyada Allah’ın halifesi konumunda ise dünyayı yaşanır hale getirecek sistemide getirecektir.

Milli Çözüm, “akıl ve vicdan ehli” olabilmenin önemini anlatmaktadır.

İSLAM; 1- Yüce Yaratıcı’ya tazim ve hürmet, 2- Ve bütün mahlûkata şefkat ve merhamet esaslıdır.

“Asla unutmayalım ve kuşkuya kapılmayalım ki;
İlim ve bilim, bütün matematik ve fizik kurallarıyla ve son sistem teknoloji harikalarıyla; geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de, hep hakikatin ve mutlak iradenin hizmetinde olacaktır.
Sonsuz ve kusursuz Külli Aklın sahibine ve O’nun Adalet ve Merhamet düzenine asla rakip olmayacak, kulluğu bırakıp PUT’luğa kaymayacaktır.
İnsan; yeryüzünde Allah’ın halifesi konumunda (O’nu temsil ve emirlerini tebliğ ve tatbik sorumluluğunda) yaratıldığı için, insanoğlunun (yine Allah’ın izni ve dilemesiyle) ürettiği tüm teknolojik araçlar da, son merhalede Cenab-ı Hakkın hüküm ve hikmetine bağlı kalacaktır.”
Bakınız: https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/akil-ve-vicdan-ehlinin-milli-cozum-makalesi-takdiri/
 
Akıl ve vicdan erbabı:
“(Şimdi düşünün) Sana Rabbinden indirilen (Kur’an-ı Kerim)in gerçekten Hakk olduğunu bilen kişi, o hiç görmeyen (kör) gibi midir? Ancak temiz akıl (ve vicdan) sahipleri öğüt alıp (her işin sonunu) düşünerek (hareket ederler ki);
Onlar (temiz akıl ve vicdan sahipleri) Allah (adına verdikleri) ahitlerine vefa gösterenler ve misaklarını (biat edip, Hakk davasına sadık kalacakları yolundaki sözlerini) bozup değiştirmeyenlerdir. (Ahdini bozup bâtıla kayanlar, Kur’an’ın gerçek olduğundan şüpheye düşenlerdir.)
Ve onlar (“Ulü’l Elbâb=akıl ve vicdan erbabı” sayılanlar) Allah’ın birleştirilmesini ve devam ettirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını ve İslam kardeşliği haklarını) gözetenlerdir. (Bu konuda) Onlar Rablerinden saygı ile çekinir, (akrabalarına ve Hakk davadaki yol arkadaşlarına kötülük yapmak veya onlardan uzaklaşmak sonucu çekilecekleri) kötü hesaptan (sorgulamayı kaybedip cezalandırılmaktan) korkuyla ürperirler.
Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek (ibadet ve musibetlere) sabrederler, namazı dosdoğru yerine getirirler, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle (küfrü İslamiyetle) savıp defederler. İşte bunlar var ya; bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (izzet ve devlet onuru ve ebedi ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Ra’d 19-20-21-22) Bakınız: https://www.mealikerim.com/13/rad

Necmettin Erbakan Hocamızın hazırlattığı, Üstad Ahmet Akgül’ün kitaplaştırıp önemli ülkelerdeki devlet erkânına ve ilim erbabına ulaştırdığı ADİL DÜZEN Projeleri de, farklı din ve düşünceden, ayrı kültür ve kökenden bütün insanların temel haklarını sağlama ve hepsine huzur ve refah sunma amaçlıdır.
Savaş yerine barışmayı, zulüm ve sömürü yerine paylaşmayı, tahakküm yerine karşılıklı saygı içinde yaşamayı… Ve her konuda; aklı, vicdanı, ahlâkı, tarihi ve tabii doğruları ve bilimsel olguları esas alan bir dünya nizamını istemeyen zaten insanlıktan çıkmıştır. 
 
“(Ne var ki; aklını ve vicdanını kullanmayanları) Onları hidayete (Hakk dine ve doğru istikamete) çağırsanız da (icabet edip) size uymayacaklardır. Onları davet edip (uyarsanız) da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.” (A’raf 193) https://www.mealikerim.com/7/araf/193

Last edited 21 gün önce by Necati Akgül

Makaledeki bu analizler yüksek bir ilimin, ferasetin ve basiretin sonucu yapılan analizlerdir. Ayetlerin sonsuz anlam derinliğine dalarak yapılan bu analiz ve neticesinde yapılan benzetimleri anlayabilmek için de yenilikçi bir anlayışa, selim bir akla ve vicdana sahip olmak gerekiyor. Bu yapıya sahip olan yorumcu ve okuyucuları tebrik ediyoruz.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...