RAST GELEN KANDIRDI!
İrademiz zayıf, safdirik gibi
Yağlı kemik çekti, rosto kandırdı!
Hak davadan kaçan, dönek ekibi
Beyaz Saray sattı, Şato kandırdı!
Yahudi Lobiden, hastalık kaptık
D-8 bırakıp, AB’ye saptık
Kur’an’dan ayrılıp, Haçlıya taptık
Avrupalı çıplak, foto kandırdı!
“Dış güç projesi”, olmak rezilet
Gavur reklam etti, sandık fazilet
Demokrasi kılıf, kuşattı zillet
Rast gelen gol attı, APO kandırdı!
Erbakan’dan kopup, rehbersiz kaldık
Kaplıca zannedip, çirkefe daldık
Gönlümüz dünyaya, hülyaya saldık
Sarık cübbe şalvar, manto kandırdı!
Beraber binmiştik, Şeytan uçağa
Birlikte yerleştik, köşe bucağa
Yıllarca yan yana, kucak kucağa
Olduğumuz yapı, FETO kandırdı!
Hak gömlek çıkarıp, şerde yarıştık
Şeytan dahi yapmaz, işe karıştık
İsrail’le bile, artık barıştık
BM ters yatırdı, NATO kandırdı!
Dava ağır geldi, Hak yükü attık
Sonra her günaha, battıkça battık
İman vicdan ihlas, ucuza sattık
Faiz fuhuş, kumar; toto kandırdı!
Ayarlar bozuldu, tuttu laçkalık
Bize yaramadı, gayrı başkalık
Bu durum ahmaklık, değil alçaklık
ADL bağladı, CENTO kandırdı!
Söylemezsem Ben de, Siz de yanarsız
Makam çıkar için, nefse kanarsız
Hak huzura nasıl, varacan arsız
Köşk apartman yazlık, oto kandırdı!
Biz Ahmet Hocayı, düşman sanırdık
Oysa ki herkesten, önce tanırdık
Dost acı söylermiş, yeni anladık
Papa çarptı; Haham, Pinto kandırdı!

Sadece kalkışmaları açık olunca gizli terör örgütlerinden haberi olan zevatları gündeme getirerek Ahmet AKGÜL hocamızın fikirlerini gündemden kaçırmaya çalışmak Siyonizm’in bir planı olup, Ülkemize ve geleceğimize ise yapacağımız en büyük kötülüktür.
Haçlı zihniyet, Siyonizm çok iyi biliyor Müslümanları kandırmak için;
Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajından,
Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat prensiplerinden,
Her iki temel prensibi en iyi anlamış asrın sahibi önder şahsiyetten uzaklaştırmaktan geçtiğini anlamışlar ve BU MADDELERİ UYGULAMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞLAR.
Tarikatlar, cemaatler sanki sözleşmişçesine, müntesiplerine neredeyse bir kere olsun Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajını en özlü şekilde anlatan bir meal bile okutmuyorlar. (cemaat ve tarikat müntesiplerine ve diğer Müslümanlara baktığımızda Kuran-ı Kerimin mana ve mesajından uzaklaştırıldıklarını göreceğiz) Açık açık “Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajının okunmasının yanlış olduğunu, sadece kendilerinin anlattıklarıyla yetinmeleri gerektiğini telkin edecek kadar ileri gitmektedirler.” Dert nedir? Bilerek ya da bilmeden Siyonizm planına alet olmakla beraber kendilerinin anlattıkları-anladıkları yeni dini İslam diye algılatarak, cemaatini itiraz edemez hale getirmek. Cemaate, Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajından uzak olduğu için İslam’ın emirlerinin sadece şeyhinin üstadının dediği zannetmektedir. Müslümanları kandırmak için de en temel adım atılmış oluyor.
Tarikatlar, cemaatler; Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat prensiplerini yaşamayı ise sadece şekil olarak algılatarak müntesiplerine cübbe, şalvar, sarık giydirerek, Peygamberimizin hayat prensiplerini yaşadıklarını hissettirerek müntesipleri tatmin etmekte ve Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat prensiplerinden uzaklaştırmaktadırlar.
Tarihin her safhasında gördüğümüz, özelliklede günümüz de şahit olduğumuz; Siyonizm, Müslümanları kandıra bilmek için uyguladığı diğer planı da; Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajını ve Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat prensiplerini en iyi anlamış kutlu şahsiyettin, projelerinden-mücadelesinden Müslümanları uzak tutmak. Bu bağlamada ERBAKAN Hocamıza karşı olarak, Siyonizm yürüttük mücadeleyi biraz incelediğimizde, Siyonizm’in, haçlı zihniyetin Yüce Kuran-ı Kerimin mana ve mesajını ve Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat prensiplerini en iyi anlamış kutlu şahsiyetlere karşı nasıl bir mücadele içerisinde olduğumuzu anlamış oluyoruz.
Özellikle FETÖ terör örgütü tarafından kandırılmayan Müslüman kalmadı. Fetö 15 Temmuz isyanı başarılı olsaydı, iktidar sahiplerinin tacı tahtı, zenginlerin malları ve milletimizin bayrağı-namusu yerle bir edilecekti, Suriye’de vb.de olduğu gibi. Hal böyle iken Allah aşkına şu Fetö terör örgütüne karşı milletimizi en çok uyaran, tehlikesine karşı ülkemizi bilinçlendirme çalışmasını en etkili çalışmayı yürüten ve bu örgüte hiç kanmaya insan kim di? diye sorsak sağır sultan bile AHMET AKGÜL Hocamız olduğunu söyler. Buna rağmen hala TV’lerde ya Fetö’yü zamanında övmüş, tornasından geçmiş yada Ahmet AKGÜL Hocamızın kitaplarından ezberlediği cümlelerle Fetö’ya karşı açıklama yapanları milletimize dinlettirmek ne acı. Ülkemize ve geleceğimize kumpas atmak isteyen, Fetö ve benzeri girişimleri sezen, açıklayan bilge bir şahsiyet varken, sadece kalkışmaları açık olunca gizli terör örgütlerinden haberi olan zevatları gündeme getirerek Ahmet AKGÜL hocamızın fikirlerini gündemden kaçırmaya çalışmak Siyonizm’in bir planı olup, Ülkemize ve geleceğimize ise yapacağımız en büyük kötülüktür.
Allah korusun!
Allah korusun! Gavurun vadine kanmaktan, onuru şerefi satmaktan, Allah’tan başkasının rızasını gözetmekten Allah korusun!
Allah korusun! Kafire dost olmaktan, mü’mine düşman olmaktan, zalime oyuncak mazluma taş olmaktan Allah korusun!
Tedavinin Şartları
Nefislerine esaretleri sonucunda ,Hak Davaya hiyanetleri nedeniyle;HİDAYETLERİ KARARANLARIN:Her önüne gelen(PKK-PYD,FETÖ,ESAT,STRATEJİK MÜTTEFİKLER… vb)tarafından kandırılacak kadar SEFİH’leşmeleri!..
Her türlü zulme-zillete alet olarak;Milli Birlik ve bütünlüğünü yoketmek isteyen hain ve zalimlere
,haddini bildirecekleri yerde taşeronluk etmeleri!..
BOP Eş Başkanlığı rolüyle, “büyük israil seytanlığına”milletini ve ümmeti alet ederek etrafımızda kan akmayan bir cografya bırakmayanların, (Irak işgaline,Libya,Suriye dehşetine ,Filistin-Gazze vahşetine..vb..alet olmaları) bir de kalkıp “İslam Kahramanı(!!!),mazlumların yüzakı(!!!) kesilmeleri!..
“Dindar nesil”aldatmacasıyla her türlü hayasızlığı yaygınlaştıranların(zinanın suç olmaktan çıkarılması,cinsi sapıklığın meşrulaştırılması,internet-tv yoluyla nesillerin zehirlenmesi) tezatlarını görmezlikten gelme inatlıkları!..vb..vb…
Tedavinin temel ve birinci şartı “doğru teşhis” ise; Kurtuluşun birinci önceliği de olayları doğru okumak,sorunlar,sorumlular ve sorumlulukları isabetli kavramaktır! Bunun için de,ilim, iman,akıl ve vicdanın gereği olan:
-Materyalist değil maneviyatçı olmak!
-Kuvveti değil HAKKI ÜSTÜN TUTMAK!
-Nefse esaret değil nefis terbiyesini esas almaktır!…
Böylelikle:
-Hidayet
-Feraset
-Dirayet
Olgunluğuna ulaşmaktır.
İkinci şartı ise,ne Nato,ne Feto,ne Reto…hiç birinin degil, ancak ve ancak HAKKI ÜSTÜN TUTAN ADİL DÜZEN’in çare olduğunu gördükten sonra , buna sahiplik etmek,bu kutsi hedefe kilitlenen sadıklarla beraber olarak,canla-basla Cihat (Tüm İnsanlığın saadeti için ,disiplinli bir topluluk şeklinde bütün gücümüzle çalışmak)ederekYENİ ADİL BİR DÜNYA ‘yı kurmaktır!..
Aldananlar ve T
Kuran ve Sünnet ışığında yaşayan (ayet ve hadisleri çağdaş yorumlarıyla anlayan ve buna göre yaşayan) elbette kandırılamayacaktır. Çünkü o kişi hidayet, feraset ve dirayet sahibidir. Şimdi aldandık diyenlerden Aziz Erbakan Hocamızın hayatı boyunca bu üç kavramı neden defeatle anlattığını anlamalarını beklemiyoruz elbette ancak aldandık diyenlerin peşine giden hem de bunu İslam adına savunanların tefekkür etmesi gerekmezmiydi? Oysa Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz. Bu durumda Apo’ya, Feto’ya ve Amerikaya aldandık diyenlerin durumu Müminlik bir tarafa dursun ahmaklıktan öte alçaklıktır… Aldandık diyenlerin hala daha peşine gidenlerin durumu ise Peygamberlere ve Hak dava elçilerine karşı güçten ve menfaatten taraf olanlarla aynıdır.
“(Gerçekten) İnkâr eden ve küfre giren kimseler (şunlardır ki) onlar şöyle derler: (işimize gelmediği ve sıkıntıya sevk ettiği için) Biz (kesinlikle ve hiçbir şekilde) bu Kur’an’a da, ondan önce gelen kitaplara da inanmayacağız. (Çünkü biz gerçeği değil, keyfimizi ve dünyamıza gerekeni aramaktayız. Bu şeytani inatları ve bozuk fıtratları yüzünden akılları yattığı halde, bile bile Kur’an’ın adalet hükümlerini ve ahlaki prensiplerini inkâr ve itiraz eden) Zalimleri, sen Rableri huzurunda (yaptıklarının hesabını vermek üzere) tutuklanmış olarak eğer bir görsen: (ki O zalimler: a – İmkân ve iktidarlarıyla kibirlenip büyüklük taslayan yönetici tabakası b – Ezilen, sömürülen ve sindirilerek zayıf ve çaresiz bırakılan, ama gaflet ve cehaletle yine de zalim yöneticilerin peşine takılan halk tabakası olarak iki kısımdır. ) Bunlar birbirlerini suçlayıp karşılıklı laf dalaşı yaparak müstaz’af zalimler, müstekbir zalimlere derler ki; “Eğer siz olmasaydınız (Başımızda ve iktidar konumunda iken adil ve ahlaki esaslara göre davransaydınız herhalde bizler de Hakka inanan ve hayra uyan) mü’min kimseler olurduk. (Hain güçlerden ve şeytani çevrelerden de destek alarak, faiz ve sömürüye dayanan ekonomik sisteminizle… Ahlaki ve manevi değerlerden yoksun eğitim düzeninizle… Baskıcı ve barbar yönetim ve yöntemlerinizle bizleri yoldan çıkardınız. Ey Rabbimiz, asıl suçlu ve sorumlu olan bu gaddar ve hilekâr idarecilerimizdir!)” (Sebe Suresi:31)
Rabbimiz ülkemizin insanlığın gerçek sahibine, hidayet önderine, bilge şahsiyetine hain olanlardan ihanet edenlerden ETMESİN İNŞAALLAH!…
[b]AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN SIKÇA VURGULADIĞI DÜNYA VE AHİRET SAADETİNE YÖNELİK O HAKİKATLERDEN BİR TANESİ DE….[/b].Milli Görüş Sahibine, Cenabı Hak hidayet verir, feraset verir, dirayet verir. Hidayet doğruyu görebilme kabiliyeti, feraset neyin hakka neyin şerre hizmet ettiğini fark edebilme kabiliyeti ve dirayet ise fark ettiği hakikatler uğrunda gayret çaba azim sarf etmek cihat etmek demektir.
Meğer Erbakan hoca ne yüce hakikatleri haykırmış… Milli Görüş Gömleğini çıkaran fırlatan atan bir kimse ne hidayet ne feraset ne de dirayet sahibi olamaz. Olamayınca kandırılır aldatılır yanıltılır ve siyonizme emperyalizme uşak olur işbirlikçi olur çıkar…Kaldı ki kandırılmaya aldatılmaya yanıltılmaya HAKKIN YOK. ÇÜNKÜ AZİZ ERBAKAN 45 SENE HAYKIRDI SİYONİZMİ TANITTI ANLATTI . KANDIRILMA ALDATILMA HAKKIN KALMADI YANİ. Demek ki kandırıldığını ifade edenler BİLİNCLİ ŞEKİLDE onlardan taraf olmuş olduğu ortaya çıkıyor. Yapacak bir şey yok cezanı çekeceksin hem dünya da hem ahirette…
Yahudinin daha doğrusu Siyonistlerin T.C. tarihinde aldatamadığı kandıramadığı Mustafa Kemal’den sonra 2 insan vardır. Biri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN bir diğeri ise Arş. Yzr. Siyaset Bilimci ve Düşünür Ahmet AKGÜL hocamızdır. Bizlerinde aldatılmasına kandırılmasına yanıltılmasına fırsat vermemek için ülke insanlığını aydınlatan elimizden tutan bizlere acıyan bizlere önem veren BİLGE İNSAN muhterem AHMET AKGÜL hocamıza sonsuz teşekkürlerimi arz ederken hürmetle muhabbetle ellerinden öpüyorum.
[b]Rabbimizden duam böylesi, ülkemizin insanlığın gerçek sahibine , hidayet önderine, bilgesine hain olanlardan ihanet edenlerden etmesin!…[/b]
Saygılarımla!…
“KANAN” DA “KANDIRILAN “ DA ATEŞTEDİR.
Bir “Kandıran” var “Kandırılandan” içeru.
Bir de “Kandırılanlar” var “Kandıran”la aynı ayarda.
Şimdi tabii, burada kimin kimi kandırdığı konusu tartışılır. Peşine düştükleri kahraman(!) liderleriyle aynı ayarda olanların bu “kandırılma” kandırmacasına inanmaları doğaldır. İyi de; bu bahanelerin ahirette hiçbir geçerliliğinin olmadığını Cenab-ı Hakk Kur’an’da haber veriyor.
[b]- Gerçekten Allah, kâfirleri lanetlemiş ve onlar için ‘çılgın bir ateş’ hazırlamıştır.
– Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.
– (Dünyada Siyonist Yahudiler gibi ğadaba uğramış ve emperyalist Hrıstiyanlar gibi sapıtmış zihniyet ve şahsiyetlere ve işbirlikçilerine uyarak ve İslam’ın özünden ve Kur’an’ın izinden uzaklaşarak küfre ve kötülüğe bulaşanların cehennemde) Yüzlerinin (ve tüm bedenlerinin) ateşte çevrildiği gün: “Eyvahlar-yazıklar olsun bize! Keşke Allah’a itaat etseydik. Ve Resulün peşine gitseydik” diyerek (pişmanlık duyacaklardır).
– Ve diyecekler ki: “Ey Rabbimiz! “Sadat”ımıza (Bazı Tarikat ve maneviyat rehberlerimize ve hoca efendilerimize) ve “Kübera”mıza (Devlet, siyaset ve servet büyüklerimize aldanıp) itaat ettik. (Bu iki sınıfın vaazlarına ve vaatlerine inanıp peşlerinden gittik. Onlar ise bizim iyi niyetimizi ve teslimiyetimizi istismar edip, bizleri kâfir ve zalim sistemlere peşkeş çektiler.) Böylece onlar bizi Hak yoldan saptırmışlardı.”
– “Ey Rabbimiz! Şimdi onlara (Talebelerini ve tabilerini mason ve münafık partilere peşkeş çeken hoca efendilere ve dünyası için davasından dönen siyasetçilere, dünyamızı ve ahiretimizi mahveden bu din ve devlet büyüklerimize bize vereceğin) azaptan iki katını ver ve onları büyük bir lanetle kahret” (deyip kurtulmaya çalışacaklardır).
Ahzap Sûresi: 64-68
***
94- Artık onlar ve azgınlar onun (cehennemin) içine yüzüstü atılmıştır.
95- Ve İblis’in bütün orduları da (onlara katılmıştır) .
96- (Müşrikler ve Haktan dönekler) Orada birbirleriyle (ve batılda kendilerine önderlik edenlerle) çekişip tartışarak derler ki:
97- “Andolsun Allah’a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içinde bulunduk,”
98- “Çünkü sizi (din tahripçilerini ve sahte şefaatçileri) âlemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.”
99- “Bizi mücrim isyankârlardan (utanmaz günahkârlardan) başka saptıran olmadı.”
Şuara Sûresi: 94-98[/b]
Demek ki insan kime kandığını söylerse söylesin; nihayetinde sadece kendini kandırıyor.