ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün2419
mod_vvisit_counterDün5792
mod_vvisit_counterBu Hafta2419
mod_vvisit_counterGeçen hafta35024
mod_vvisit_counterBu Ay8211
mod_vvisit_counterGeçen Ay183380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar18106312

IP'niz: 44.192.22.242
Bugün: 02 Ağu 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12686973

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

OĞUZHAN ASİLTÜRK'ÜN YENİ FESATÇILIĞI VE FIRSATÇILIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 78
ZayıfMükemmel 

 

OĞUZHAN ASİLTÜRK'ÜN YENİ FESATÇILIĞI VE FIRSATÇILIĞI

        

Oğuzhan Asiltürk, sosyal medyada partisine yönelik eleştiriler sıralayarak 'yeni yönetim hedefiyle' gelecek kongre çağrısı yapmıştı.

Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen sözde Saadet Partisi (SP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, daha sonra bir TV kanalındaki programda kendisine yöneltilen "Partisinin gelecekte hangi ittifak içerisinde bulunacağı?" sorusuna, “Seçime bir hafta kala buna karar verilir” yanıtını veren insandı. Asiltürk'ün bu yanıtı ve daha sonraki açıklamaları parti içinde tepkilere yol açmıştı. Asiltürk 21 Nisan'da da Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iftar yemeğinde tekrar buluşmuşlardı.

15.06.2021 tarihinde ise, aynı Oğuzhan Asiltürk sosyal medya hesabından, "Büyük kongrenin toplanmasını" da içeren 53 maddelik bir açıklama yapmıştı. Asiltürk paylaşımlarında, halen CHP ve İYİ Parti ile birlikte Millet İttifakı cephesinde bulunan SP'yi, AKP ve MHP'nin kurduğu Cumhur İttifakı'nın yanında konumlandırma hedefine ilişkin mesajlar sıralamıştı. Oğuzhan Asiltürk'ün partiyi Millet İttifakı'nın yanında konumlandıran Temel Karamollaoğlu'nun yaklaşımlarından rahatsız olduğu ve partiyi Cumhur İttifakı'nın yanında konumlandırmak istediği açıktı. Asiltürk bu görüşlerini ilk kez Twitter'daki kişisel hesabından attığı 53 mesajla kamuoyuyla paylaşmıştı.

Oğuzhan Asiltürk’ün 'Kardeşler (Yani SP ile AKP) Arasında İyi İlişkiler Olmasını Arzu Ediyoruz' Hatırlatması.

Tweetlerinde; "Mü'minlerin kardeş olduklarına inandığımız için, kardeşler arasında iyi ilişkiler olmasını arzu ediyoruz. Siyasi çekişmelerin oluşturduğu olumsuz ortamdan etkilenmeden, kardeşliğin oluşmasına ve gelişmesine çalışırız. Erbakan Hocamızdan sonra, Saadet Partisi'nde görev yapan kardeşlerimiz, sadece iktidarı tenkit etmekle yetindiler" diyen Asiltürk, mevcut SP yönetiminin AKP iktidarına eleştirel yaklaşımına tepki gösterirken, 'kardeş' göndermesi yaptığı AKP ile 'iyi ilişkiler' hedefine vurgu yapmıştı.

Asiltürk’ün, “SP yönetiminin (AKP) iktidarını eleştirdikleri için oylarını kaybettiği” safsatası!

"Böyle olunca, ahlâki ve manevi değerleri savunduğu için, Saadet Partisi'ni destekleyenlerin desteği azaldı. Bu destek azaldığından dolayı, bir önceki seçimde Milletvekili çıkaracak kadar oy aldığımız illerde, seçim işbirliği dolayısıyla baraj uygulanmadığı halde, aynı oyu alamadığımız için Milletvekili çıkaramadık. Bir siyasi partinin başarılı olması için, inandığı gerçeklere hizmet etmesi gerekir. Bundan dolayı bizim öncelikli hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirmeye çalışmak olmalıdır" gibi asılsız iddialar sıralamıştı.

“İnşallah SP Kuruluşundaki Değerleri Savunur Hale Gelir” Şarlatanlığı!

"Elbette toplumun maddî ihtiyaçlarını da dikkate alacağız. Ancak bunu yaparken partiyi sadece toplumun karnını doyurmaya çalışan bir parti gibi göstermekten de kaçınacağız. Milli Görüş'ün partisini, diğer partilerden ayıran en önemli yönü, ahlâki ve manevi değerlere bağlılığını ön planda tutmasıdır" diyen Asiltürk, "İnşallah, önümüzdeki kongrede alacağımız kararlarla, Saadet Partimiz, kuruluşundaki değerleri savunur hale gelir" tweetiyle partide yeni yönetim hedefini açıklamıştı.

“Benim Gözetimimde Liste Hazırlanacak!” Küstahlığı!

Gençlerin, 'inançlarını savunmadığı için' SP'ye oy vermediğini öne süren ve açıklamasını dört ayetle bitiren Asiltürk, yeni parti yönetimi için yürüteceği süreci şöyle anlatmıştı:

"Güçlü bir Saadet Partisi Teşkilatı oluşturmak ve yukarıda durumlarını anlattığım gençleri, Milli Görüş'e kazandırmak için, benim gözetimimde, geniş istişarelerle bir liste hazırlanacak ve kongre başkanlığına sunulacak. Rabbimiz hayırlı hizmetler yapmalarını nasip eylesin. Allah'ın izniyle önümüzdeki kongrede, memleketimizin şu anda içinde bulunduğu sosyal ve siyasi şartlara uygun olarak hizmet edecek bir teşkilat oluşturacağız." Yahu, senin gözetiminde ve senin istediğin şekilde bir yeni yönetim hazırlanacaksa, istişari görüşmelere ve parti kongresine ne gerek vardı? Talimatla atasaydın ya!..

Asiltürk'ün Çağrısına Açıklama! Karamollaoğlu'ndan Yanıt!

Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk'ün parti yönetimini eleştirerek kongre çağrısı yapmasının ardından Genel Başkan Temel Karamollaoğlu bir açıklama yapmıştı. Karamollaoğlu, "Parti içi meseleleri kamuoyunda tartışmayı doğru bulmuyorum" diye çıkışmıştı.

Partiyi yönetenlerin sadece iktidarı eleştirdiklerini söyleyen Asiltürk, ''Maddi ihtiyaçları da dikkate alacağız ama hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirme çalışması olmalıdır" diyerek Temel Karamollaoğlu’nu suçlamış ve saçmalamıştı. Çünkü onu bu makama kendisi taşımıştı.

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ün açıklamaları sonrası Saadet Partisi'nde kongre hareketliliği yaşanırken, Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'nun yerine Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın danışmanlığını yapan Prof. Dr. Mete Gündoğan'ın getirileceği konuşulmaktaydı.

Bu açıklamalar üzerine Saadet Partisi, parti sözcüsü Birol Aydın imzasıyla Twitter hesabı üzerinden yazılı açıklama paylaşılmıştı. Aydın, partinin ortaya koyduğu duruşun geniş çevrelerce takdir edildiğini belirterek, "Saadet Partisi'nin yetkili kurulları ve karar organları bellidir. Yine aynı şekilde tüzüğümüzde kongre kararının nasıl alınacağı yazılıdır" açıklaması yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile sık sık görüşmesiyle gündeme gelen Oğuzhan Asiltürk kongreyi işaret ederek liste hazırlayacağını duyurmuşlardı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Bülent Kaya da, "Ülkemizin ve coğrafyamızın geçmekte olduğu bu tarihi süreçte, Saadet Partisi var olan bütün enerjisini ülkenin sorunlarını çözmek ve kararlı duruşunu güçlendirmek için kullanacaktır" ifadelerini kullanmıştı.

Kamalak: “Yanlış işler yapılmaktadır!”

Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak da, Twitter hesabından “Yanlış işler…” mesajını paylaştı ve Asiltürk-Erdoğan görüşmeleri ardından verdiği “Vebali büyük olanla ittifak olmaz” mesajını da yeniden paylaşmıştı.

Kamalak'ın eşi avukat Zübeyde Kamalak ise, Asiltürk'ü Truva atına benzeterek çok sert bir tepkide bulunmuşlardı. Zübeyde Kamalak, YİK'in 1 yıldır toplanmadığını da öne sürerek, "Allah (kendisini) cehennemine en kısa sürede kavuştursun da Saadet'i AKP'nin günahlarına katamasın. Ne sıfatla, bizlerin adına hareket ediyor? Sen kimsin, kim oluyorsun? Kendi kendini YİK Başkanı yapmış. 1 yıldır YİK toplanmıyor. İstişare kurulu başkanı istişaresiz sırf egosuyla Saadet'i kirletiyor" şeklinde çıkışmışlardı.

Asiltürk, Karamollaoğlu'nun çalışmadan haberi olduğunu da öne sürerek; "Nasıl haberi yok, ben bu hazırlığı ve çalışmayı kendisine gönderdim!" ifadelerini kullanmış ve Karamollaoğlu’nu yalanlamıştı. Ve zaten biz Milli Çözüm Dergisi olarak Asiltürk – Karamollaoğlu’nun danışıklı dövüş yaptıklarını defalarca hatırlatmıştık.

Sn. Karamollaoğlu ve takımı, gerçekten samimiyetleri ve cesaretleri varsa, şu uyduruk YİK Başkanlığını kaldırsınlar ve Partiyi Oğuzhan belasından kurtarsınlardı!? Evet, hamdolsun ki Milli Çözüm Kur’an’ın tercümanı, hakikatin dellalı, Erbakan’ın davası ve devamıydı… İşte bu nedenle ve Allah’ın inayetiyle, her dediği çıkmakta ve her tespiti tutmaktaydı. Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; nasıl ki “Milli Görüş hiç pişman etmediyse…”, çok şükür Milli Çözüm de hiç mahcup olmamıştı... Ama Milli Çözüm, Hz. Peygamber Efendimizin haber verdikleri: “Ahir zamanda gerçek iman, kor ateş gibi olacaktır. Elde-gönülde tutanların avuçları yanacak, dayanamayarak bırakıp atanlar ise mahrum kalacaktır!..” hadisinin izharı ve ispatıydı.

Oğuzhan Asiltürk sosyal medya hesabından şu açıklamayı yapmıştı:

1- Hedefimiz huzur içinde yaşayacağımız bir dünya oluşturmaktır.

Soruyoruz: Temel Karamollaoğlu yönetimindeki SP bu gaye ve gayretten uzaklaşmış mıdır?

2- Ulaşmak istediğimiz hedefin önem ve değerinden dolayı, hoşgörülü, toparlayıcı ve yol gösterici olmamız gerekiyor.

Soruyoruz: SP’nin AKP iktidarına ve Erdoğan’a yönelik haklı itiraz ve uyarıları Din Kardeşliğine aykırı mıdır veya tam da İslam kardeşliğinin icabı mıdır?

3- Mü’minlerin kardeş olduklarına inandığımız için, kardeşler arasında iyi ilişkiler olmasını arzu ediyoruz. Siyasi çekişmelerin oluşturduğu olumsuz ortamdan etkilenmeden, kardeşliğin oluşmasına ve gelişmesine çalışırız.

4- İnsanlara karşı hoşgörülü olmak, peygamberlerin ahlâkındandır. Peygamberimiz (AS) da insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emretmiştir. Mü'minler bu güzel ahlâka uyarlar.

Uyarıyoruz: Peygamberlerin asıl ahlâkının Allah için sevmek ve yine Allah için buğzetmek olduğu sahih rivayetlerle kesinlik kazanmıştır. Tam aksine, haksızlık ve ahlâksızlıklar karşısında susmak Dilsiz Şeytanlıktır.

5- Yeryüzünde birçok ülkede yaşayan mü'minlerden farkımız, Allah'ın emir ve yasaklarına tam teslim olarak yaşamayı arzu etmemizdir.

Soruyoruz: Başka İslam ülkelerinde “Allah’ın emir ve yasaklarına tam teslim olarak yaşamak isteyen” mü'min kalmamış mıdır?

Veya;

Türkiye’nin tamamı böyle tam teslim olarak yaşayan mü'minlerden mi oluşmaktadır?

6- Bu şuur seviyesine ulaşabilmek için, önce nefsimizle cihad etmemiz gerekir. Ancak bunu yaptıktan sonra insanlara örnek olabilir, onlara doğru yolu gösterebiliriz.

Oysa; Parti nefsi cihaddan öte siyasi cihat yapmak ve Hakkı hâkim kılmak için vardır. Oğuzhan Asiltürk çok istiyorsa nefsi cihat yapacakları bir tarikat kurmalı ve Milli Görüş'te fesatlık çıkarmayı artık bırakmalıdır. Ve Durmuş Durduyan’lar, asla unutmasınlar ki Rahman’ın intikamı çok acı ve alçaltıcı olacaktır.

7- Bize bunu nasıl yapacağımızı Allah (CC) Kur'an-ı Kerim’de bildirmiş ve Resulüllah da (AS) örnek uygulamalarıyla, hayatında bizzat yaşayarak göstermiştir.

Oysa; Oğuzhan Asiltürk’ün bizzat kendisi yıllardır Kur’an’a ve Resulüllah’a aykırı davranmaktadır.

8- Milli Görüşçüler, kendi arzu ve istediklerine uyarak değil, ahlâki ve manevi değerlere uygun olarak hareket ederler. "Eğer inandığımız gibi yaşamazsak, yaşadığımız gibi inanmaya başlarız." Hz. Ömer (RA) bu gerçeği çok güzel ifade etmiş.

Şimdi bu şahıs yuvarlak lafları ve koflaştırılmış sloganları bırakıp şu anda SP içerisinde kimlerin ve ne şekilde ahlâki ve manevi değerlerden uzaklaştığını açıklamalıdır. Çünkü SP’yi ganimet ve menfaat aracı görenlerin hepsi kendi öne çıkarıp atadığı insanlardır.

9- Mekke’nin fethinden önceki dönemde o dönemin müşrik idarecileri, Peygamberimiz (AS)’a inanan insanlara zulümlerini artırınca, zulüm görenler, zalimleri Allah’ın cezalandırması için Peygamberimiz'den yardım istediler.

10- Peygamberimiz (AS) zalimler aleyhine beddua etmeye başlayınca, Allah (CC), Al-i İmran Suresi'nin 128. ayetini indirdi. Ayette şöyle buyruluyor:

11- "Bu işte, (zalimlerle ilgili olarak) senin yapacağın bir şey yoktur. (Eğer tevbe ederlerse) Allah, ya tevbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder."

12- Bu ayetin ışığı altında Milli Görüşçülerin görevi, hatası olanları kötülemek değil, onları uygun bir dille Hak ve adalete çağırmaktır.

Diyen Oğuzhan Asiltürk; mevcut SP yönetimini, AKP iktidarını ve Erdoğan’ın haksız ve yanlış icraatlarını tenkit ettiği için; Kur’an’ın misyonuna ve Resulüllah’ın metoduna aykırı davranmakla suçlamaktadır. Oysa SP yönetimi bu konuda gevşek bile davranmakta ve yeterince uyarıcı olmamaktadır. Temel Karamollaoğlu’nun asıl hatası, CHP-HDP ve İyi Parti’nin inancımıza ve ülke çıkarlarımıza aykırı politikalarının dümen suyuna kapılmasıdır.

13- Peygamberimiz (AS), insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emrediyor. Erbakan Hocamız bunu çok iyi bildiği için konuşmalarında kırıcı olmamaya özen gösterir, dinleyenlerin akıl, mantık ve vicdanlarına hitap ederdi.

14- Erbakan Hocamızdan sonra, Saadet Partisi'nde görev yapan kardeşlerimiz, sadece iktidarı tenkit etmekle yetindiler.

15- Böyle olunca, ahlâki ve manevi değerleri savunduğu için, Saadet Partisi'ni destekleyenlerin desteği azaldı.

Diyen bu şahıs; Rahmetli Erbakan Hocamızın Aziz hatırasını hiç utanmadan istismar ve suistimal etmeye kalkışmaktan sakınmamıştır. Oysa Hocamızın Erdoğan iktidarının tahripkâr icraatlarını çok net ve sert ifadelerle tenkit ettiği sözleri ortadadır. Kaldı ki şimdi şefkat ve merhamet edebiyatı yapan Durmuş Durduyan’ların, vefatının hemen arkasından Erbakan’a iftiraları ve evlatlarına kin kusup dışlamaları hâlâ unutulmamıştır.

16- Bu destek azaldığından dolayı, bir önceki seçimde Milletvekili çıkaracak kadar oy aldığımız illerde, seçim işbirliği dolayısıyla baraj uygulanmadığı halde, aynı oyu alamadığımız için Milletvekili çıkaramadık.

17- Bir siyasi partinin başarılı olması için, inandığı gerçeklere hizmet etmesi gerekir. Bundan dolayı bizim öncelikli hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirmeye çalışmak olmalıdır.

İddiaları tam bir sahtekârlıktır. Çünkü SP’nin bugünkü perişan durumunun asıl suçlusu ve sorumlusu kesinlikle Oğuzhan Asiltürk denen şahıstır.

18- Elbette toplumun maddî ihtiyaçlarını da dikkate alacağız. Ancak bunu yaparken Partiyi sadece toplumun karnını doyurmaya çalışan bir parti gibi göstermekten de kaçınacağız.

19- Milli Görüş'ün partisini, diğer partilerden ayıran en önemli yönü, ahlâki ve manevi değerlere bağlılığını ön planda tutmasıdır.

20- Buna dikkat etmezsek Erbakan Hocamızın ifadesiyle önce diğer partilerden biri gibi olur, sonra da yok oluruz. Şunu unutmamalıyız: Bize oy verecek olanlar, maddî imkânlar elde etmek için yanımıza gelenler değil, inancımıza saygılı olanlardır.

Yaklaşımı da tutarsızdır. Evet, Milli Görüş'ün alâmetifarikası; 1- Önce ahlâk ve maneviyat, 2- Sonra mutlaka ağır sanayi ve yaygın kalkınmadır. Toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına çare olacak Adil Düzen programlarına hiç değinmeyen Oğuzhan Asiltürk, sahtekârlığını ve riyakârlığını açığa vurmaktadır.

21- İnşaallah, önümüzdeki kongrede alacağımız kararlarla, Saadet Partimiz, kuruluşundaki değerleri savunur hale gelir.

22- Erbakan Hocamız, insanların kalbine, akıl ve mantığına hitap etmeye, ömrü boyunca devam etti. Yöneticilerin yaptığı bir hata ve yanlıştan dönmelerini isterken “Bunlar bizim kardeşlerimizdir” diye söze başlardı.

23- "Biz onların da iyiliğini istiyoruz. Ancak şu şu konularda hata ediyorlar. Şöyle şöyle yaparlarsa, daha doğru olur. Kendileri de kazanır. Millet de kazanır.” derdi.

24- Böyle konuştuğu için, hitap ettiği insanlar, tepki göstermezler, tam tersine saygı duyarlardı. Kamuoyunun desteğini kazanmak, Erbakan Hocamız gibi davranmakla mümkün olur.

25- Etrafımızdaki insanlarda, bir hata ve kusur görürsek, o hata ve kusuru düzeltmeyi görev biliriz. Ancak, bu görevi yerine getirirken söze tenkitle başlar, suçlayıcı bir dil kullanırsak, konuşmamız dinleyenler üzerinde olumlu bir etki yapmadığı gibi,

26- Tam tersine bizden uzaklaşmalarına da sebep olur. Yapılan son kamuoyu yoklamalarında, desteğimizin çok düşük çıkmasının sebebi, konuşmalarda kullandığımız üslûbumuzdur...

27- Milli Görüşçülerin en önemli görevi, insanları; iyi, güzel, doğru ve faydalıya, tek kelime ile ifade edersek, Hakka davettir. Bu görev, başta Saadet Partisi olmak üzere, bütün Milli Görüşçü kuruluşlarımızın en önemli görevidir.

Maddelerinden anlıyoruz ki; Oğuzhan Asiltürk’ün SP’yi yeni kongreye götürme niyeti ve gerekçeleri bir tuzaktır. Çünkü Sn. Mustafa Kamalak’ı değiştirip Temel Karamollaoğlu’nu getiren de bu şahıstır. Temel Bey'le görünüşteki aykırılıklarında bir danışıklı dövüş kokusu alınmaktadır. Sonunda Oğuzhan taraftarları AKP’ye koltuk değneği yapılacak, Temel Bey yanlıları ise CHP ve HDP’nin kuyruğuna takılacaktı ve böylece Milli Görüş'ü bitirmeye çalıştıklarından endişe duyulmaktaydı.

Ve zaten Oğuzhan Asiltürk’ün; Temel Karamollaoğlu’nun yerine hazırladığı kulislere yansıyan Mete Gündoğan da, kendileri gibi aynı mayayı, aynı ayarı ve aynı damarı taşımaktadır.

28- Toplumun olumsuz hallerine bakarak, sakın bu bozukluklar düzelmez diye ümitsizliğe kapılmayın.

29- Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, her yanlışı düzeltmenin de bir yolu vardır. Bu yol Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak ve O’na tam teslim olarak yürünecek yoldur.

30- Allah’ın rızasını gözetir, O’nun emir ve yasaklarına uyarsak, mutlu bir hayat yaşarız ve huzur buluruz. Allah’ın va’ad ettiği nimetlere de kavuşuruz. Zira ayette “Allah’ın rızası en büyüktür” buyruluyor.

31- Buna nasıl ulaşacağımız, Fussilet Suresi'nin 34. ayetinde bildirilmiş. Ayette şöyle buyruluyor:

32- “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle, o zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.”

33- Değerli kardeşlerim, Rabbimiz bize dostluğun yolunu göstermiş. Çok önemli olan bu emre uyarsak, kardeşler topluluğu haline geliriz ve huzur içinde yaşarız.

Sözleriyle bir âlim ve mürşit rolü sergileyen bu istismarcı şahıs, ayet ve hadis meallerini sıralayarak, kendi sinsi ve hain niyetlerini aklamaya ve Milli Görüş'ü AKP’ye yamamaya çalışmaktadır.

Bu arada yıllardır Oğuzhan Asiltürk’ü “Siyonist uşağı” ama Erdoğan’ı “Erbakan’ın devamı ve özel adamı” gösteren başta Elaziz takımı gibi zırvacılara da sormak lazımdı: Şimdi Oğuzhan da Erdoğan’a destek olmak için çırpındığına göre, o da mı hidayete ve İlahi inayete ulaşmıştı?

Aynı konuyu Fatih Erbakan’a da sormalıydı. Oğuzhan Ağabeyi de kendileri gibi Erdoğan’a yanaşıp yılışmaya başladığına göre, artık birlikte davranmaları daha uygun olmaz mıydı?

34- Milli Görüşçüler olarak bizi farklı yapan, yarım asırdır inandığımız temel değerlerimize bağlı kalmamızdır. En önde dalgalanan bayrağımız da, ahlâki ve manevi değerlerimizdir...

35- Önümüzde, şu anda tarihi belli olmayan bir Genel Seçim var. Bu seçimde başarılı olmak için, bugün, memleketimizin içinde bulunduğu şartları inceleyerek o şartlara uygun tedbirler almamız lazım.

36- Seçme ve seçilme yaşı 18’e indirildiği için, bugüne kadar yaklaşık 8 milyon genç, seçme ve seçilme hakkını kazandı. Önümüzdeki seçimde bunlar oy kullanacaklar.

37- Anadolu Gençlik Derneği’nin, bir araştırma şirketine yaptırdığı kamuoyu araştırmasına göre, bu 8 milyon gencin %65’i, kendilerine ahlâki ve manevi değerler öğretilmediği için, inançsız olduklarını açıkça söylüyorlar.

38- Bunların dışında, %35 oranında, yaklaşık 3 milyon genç "Allah’a iman ettiklerini" ifade ediyor.

39- İnançlı olduklarını söyleyen gençlere, "Hangi partiye oy veriyorsunuz?" diye sorulunca, "Hiç bir partiye oy vermiyoruz!" diyorlar. Anket görevlisi; "Sizin inancınıza uygun bir parti var.

40- Saadet Partisi, ona niçin oy vermiyorsunuz?" diye sorunca, gençler "Biz o partinin de bizim inançlarımızı, savunduğunu duymadık. Basında yer alan haberleri izliyoruz, o parti de diğer partiler gibi sadece iktidarı tenkit ediyor!" diye cevap veriyor...

41- Milli Görüşçü kardeşlerim, bu durumda olan imanlı gençlere sahip çıkmak, onların, Hakka hizmet edecek hale gelmelerini sağlamak çok önemlidir.

42- Anadolu Gençlik Derneği’nin gayretiyle bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor. Ancak önümüzdeki kongreden sonra bu hizmeti Saadet Partisi'nin üstlenmesi gerekir.

43- Allah’ın izniyle önümüzdeki kongrede, memleketimizin şu anda içinde bulunduğu sosyal ve siyasi şartlara uygun olarak hizmet edecek bir teşkilat oluşturacağız.

Şeklindeki maddelerde ahlâk ve maneviyat bezirgânlığı yapan ve güya gençliğin düştüğü bunalımı gündeme taşıyan Oğuzhan Asiltürk, Yeni Saadet Kongresi ve yönetimiyle gençliğe sahip çıkılacağı ve oylarının SP’ye aktarılacağı palavralarını savurmakta ve kendi fesatlığına fetva üretmeye kalkışmaktadır. Ama dikkat edilirse, Oğuzhan Asiltürk gençliğimizi bu olumsuz duruma taşıyan AKP’nin maddi ve manevi tahribatlarını hiç ağzına almamaktadır. Zaten bu Oğuzhan Asiltürk, faizci, fuhuş serbestçisi, Haçlı AB’ci ve İsrail’le gizli normalleşmeci olan Tayyip Erdoğan’ın ta başından beri fikir babalığını yapmaktadır.

44- Allah yolunda hizmet edenlere, Allah’ın destek olacağını bildiren İbrahim Suresi'nin 46. ayetini okuyorum:

45- “Onların dağları yerinden oynatacak kadar, güçlü düzenleri olsa da, bilesiniz ki Allah’ın dediği olur.” Değerli kardeşlerim Hak yolda mücadele edenlere, güvence veren bu ayetten daha büyük bir teminat olur mu?

46- Ayeti tekrar okuyayım. “Onların dağları yerinden oynatacak kadar, güçlü düzenleri olsa da, bilesiniz ki Allah’ın dediği olur.”

47- Güçlü bir Saadet Partisi Teşkilatı oluşturmak ve yukarıda durumlarını anlattığım gençleri, Milli Görüş'e kazandırmak için, benim gözetimimde, geniş istişarelerle bir liste hazırlanacak ve kongre başkanlığına sunulacak. Rabbimiz hayırlı hizmetler yapmalarını nasip eylesin.

48- Bu çalışmalarımızı yaparken bize ışık tutan, yolumuzu aydınlatan, dört ayetle konuşmamı tamamlayacağım:

49- 1. Ayet: "Kim Allah’a güvenirse, Allah ona yeter."

50- 2. Ayet: "Zafer inananlarındır ve zafer yakındır."

51- 3. Ayet: "Eğer inanıyorsanız, üstün gelecek olan sizsiniz."

52- "Akıbet (sonuç) muttakilerin, Allah’tan sakınanlarındır."

53- Allah’ın rahmetinin ve bereketinin hepimizin ve bütün mü’minlerin üzerine olmasını temenni ediyorum. Allah’a emanet olun.

Diyerek yukarıdaki maddelerde yine bazı ayetlerin istismarıyla kendi fitne ve fırsatçılığını kapatmaya uğraşan bu şahsın kirli ayarını ve gizli amacını hâlâ anlamayanlarla, zaten hiçbir yere varılamayacağı artık kesinlik kazanacaktır. Herkesin bu denli net bir şekilde haince planlarını deşifre etmesine ruhsat tanıyıp tıynetini ve mahiyetini ortaya koymasına zemin hazırlayan Allah (CC) elbette intikamını da alacaktır!

Ama kesin olarak Oğuzhan Asiltürk marifetiyle (daha doğrusu hıyanetiyle) SP AKP’nin, AKP ABD’nin ve AB’nin, bunların hepsinin ise Siyonizm’in hizmetine sokulması, umarız artık Gayretullah’a dokunacak ve Cenab-ı Hak hepsinden intikamını alacaktı!

Oğuzhan Asiltürk'ün Gerçek Adının Durmuş Durduyan Olduğu Belgelerle Ortaya Çıkmıştı!

Oğuzhan Asiltürk'ün 34 yaşındayken Durmuş Durduyan olan adını Oğuzhan Asiltürk olarak değiştirdiği sonunda belgelerle kanıtlanmıştı.

AKP eski Milletvekili Feyzi İşbaşaran, Saadet Partisi'ni Cumhur İttifakı'na dahil edebilmek için kongreye götürmek isteyen Oğuzhan Asiltürk hakkında çarpıcı bir bilgiyi paylaşmıştı. İşbaşaran, Asitürk'ün 34 yaşında isim değişikliğine gittiğini belirterek gerçek adının Durmuş Durduyan olduğunu açıklamıştı. İşbaşaran 52 yıl önce yapılan isim değişikliği ile Oğuzhan Asitürk'ün siyasi kariyerinin birdenbire yükselişe geçmesine dikkat çekmiş olmaktaydı.

İşte İşbaşaran'ın Twitter hesabından paylaştığı o bilgiler şunlardı:

"Oğuzhan Asiltürk, 52 yıl önce yani 34 yaşındayken mahkemeye başvurup ‘Durmuş Durduyan’ olan adını ‘Oğuzhan Asiltürk’ olarak değiştiriyor. Tamam, din değiştirip Müslüman olabilirsin, adını soyadını da değiştirebilirsin, ama mensup olduğun millet değişmez, utanılacak bir şey yok bunda.

Hristiyan Türkler var, adlarını değiştirmediler. Hadi ‘Durmuş Durduyan’ adını değiştirdin ‘Oğuzhan Asiltürk’ gibi iddialı bir ad ve soyadını niye aldın? Ahmet Çelik, Hasan Yılmaz, Mustafa Keser ismi falan alsaydın bari… (Sen kalkıp) İlk, Orta, Liseyi Malatya’da, Üniversiteyi, İstanbul Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde ‘Durmuş Durduyan’ olarak okuyorsun… Sonra, Durmuş Durduyan ismiyle serbest müşavir/mühendis olarak çalışıyorsun… Bir gün Erbakan ile tanışıyorsun (Daha doğrusu Yahudi Lobilerinin ABD’den gönderdikleri ve partilerini kapatmama karşılığı Erbakan’a önerdikleri: “Görünüşte Mücahit Müslüman rolü oynayan, ama gerçekte Yahudiye çalışacak olan beş kişinin Teşkilata alınıp en yetkili makamlarda tutulması şartı üzerine Milli Görüş’e yamanıyorsun.”) sonra Oğuzhan Asiltürk oluyor ve Milletvekili/Bakan (yapılıyorsun, Milli Görüş’ün ve ülkenin kaderiyle oynuyorsun!?)

Bunu hiç yazmak istemezdim ama Türkiye’nin acı bir gerçeğini anlatmak istedim. Aslında Durmuş Durduyan, Özal, Demirel, Erbakan gibi İTÜ’lü ama Ermeni bir vatandaş olarak onlar kadar şanslı olup devlette iyi bir işe girememiş. Ne zaman ki, Oğuzhan Asiltürk oluyor, (ardından bütün) kapılar açılıyor."[1]

İşte kendisine, Milli Görüş’e sızmak ve Yahudi hesabına tahribat yapmak üzere “Oğuzhan Asiltürk” şeklinde sırıtan bir isim takınan bu şahsın tarihi sırrını deşifre eden eski AKP Milletvekili Feyzi İşbaşaran’dır. Feyzi İşbaşaran hemşehrimiz olup, 1956 Elazığ doğumlu siyasetçi ve işadamıdır. Turgut Özal’ın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde başdanışmanlığı görevine atanmıştır. 19. Dönem ANAP Elazığ Milletvekilliği ve 23. Dönem AKP Milletvekilliği yapmıştır. Erdoğan’ın ve Bakanlarının haksızlık ve yanlışlıklarını açıkladığı için partiden uzaklaştırılmıştır. Daha sonra AKP’lilerin teşvik ve tahrikiyle Sedat Peker’e dövdürtülüp kolu kafası kırdırılmıştır. Feyzi İşbaşaran’ın bu hakaretlere maruz bırakılmasının bir nedeni de Oğuzhan Asiltürk’ün aslında Durmuş Durduyan Ermenisi (Pakradun Yahudisi) olduğunu belgelerle ortaya koymasıdır. Ve hayret, Oğuzhan Asiltürk ağabeylerinin intikamını Erdoğancılar aldırtmıştır.

Adnan Oktar’ın Müritlerinin Yaşadığı Villada Oğuzhan Asiltürk Ne Aramaktaydı?

Fatih Altaylı’nın köşesine taşıdığı yazı, çok enteresandı, zamanlaması ise muhteşem sayılırdı!..

“Genç bir kızın ailesi, kızlarının Adnan Oktar ve müritleri tarafından kaçırılıp alıkonulduğunu bildirince ben de durumu İstanbul Emniyeti ile paylaştım. Aile ile emniyet temasa geçti ve savcılığın da devreye girmesi ile kızın alıkonulduğu Adnan Oktar evine baskın yapıldı. Daha sonra dönemin Emniyet Müdürü beni aradı ve “Fatih Bey, teessüf ederim. Evde alıkonulmuş bir kız var diye giden ekiplerimiz evde eski bir Bakan’la karşılaştı” dedi. Çünkü Adnan Oktar’ın müritlerinin yaşadığı villada Oğuzhan Asiltürk misafir çıkmıştı ve güya gençlerle sohbet ediyorlardı! Şaka maka üzerinden neredeyse 30 sene geçmiş durumdaydı.”

Şimdi sormak lazım Acaba Asiltürk o villada Adnan Oktar’ın kedicikleri ile ne sohbeti yapıyorlardı?

Aslı, ayarı ve amacı malum Soner Yalçın’ın: “Oğuzhan Asiltürk'e haksızlık etmeyiniz!” şeklinde arka çıkmaları bile bizim haklılığımızın kanıtıydı!

“Siz ne sanıyorsunuz. Onca eziyete direnmiş 86 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk, bir-iki Erdoğan görüşmesiyle davasını mı satacaktı? Yarım asırdan fazla zamandır davasına inanmış, davasına bağlı kalmış milli adam Asiltürk'e haksızlık yapmayınız. Siyasetin-ideolojinin çıtasını sosyal medya geyiğine düşürmeyiniz lütfen! Dün şiddetle karşı olduğu Erdoğan'a bugün neden farklı bakıyor? Ne değişti, bunu analiz etmek gerekmez mi? Erdoğan'ın hangi temel politikaları değişti de, bu yeni ayrılıklar-yeni ittifaklar oluşmaya başladı? Bunu şundan soruyorum: Muhalefet sanıyor ki, biz durup bekleyelim Erdoğan zaten gidici, iktidarı alırız! Üç ay önce bu köşeden muhalefete dedim ki, bu kadar emin olmayınız; 2023 seçimi çantada keklik değil! CHP'ye 'okuma kodları' verdim…

CHP ne düşünüyor bilmem, ama Oğuzhan Asiltürk'ün son çıkışı bana 'prekarya' kavramını hatırlattı. Asiltürk diyor ki: 'İnançlı olduklarını söyleyen gençlere, hangi partiye oy veriyorsunuz diye sorulunca, hiçbir partiye oy vermiyoruz diyorlar. Anket görevlisi sizin inancınıza uygun bir parti var; Saadet Partisi, ona niçin oy vermiyorsunuz diye sorunca gençler, biz o partinin de bizim inançlarımızı, savunduğunu duymadık. Basında yer alan haberleri izliyoruz, o parti de diğer partiler gibi sadece iktidarı tenkit ediyor diye cevap veriyor… Milli Görüşçü kardeşlerim, bu durumda olan imanlı gençlere sahip çıkmak, onların, Hakka hizmet edecek hale gelmelerini sağlamak çok önemlidir…' Asiltürk, prekarya sorununu Hakka hizmetle / inançla çözeceğini sanıyor.” (Sözcü Gazetesi 17 Haziran 2021)

Şiir:

      

İT POSTUNDAN KÜRK YAPILMAZ!

        

Allah fırsat verir, keramet sanır

Hainin işleri, uğrar dumura1

Mü’min ferasetle, fasıkı tanır

İşbirlikçi hain, döner memura…

      

Hidayet kararır, vicdan kayarsa

Haksız kazanç makam, bir kâr sayarsa

Hakikat yolundan, her kim cayarsa

Maya bozuk ayar, tutmaz hamura…

      

Haydi gel kalbini, imanla donat

İlim irfan takva, ma’rifet san’at

Kur’an taat cihat, olsaydı kanat

Uçmağa2 uçanlar, düşmez çamura…

        

Cihat çin çöllere, düşmüş Memiş’ler

Bakımlı ağaçtan, devşir yemişler

“Her ot kökü üzre, biter” demişler

Gonca gül açmadan, benzer domura3

      

Diken eksen buğday, mısır derilmez

Çalı gölgesine, döşek serilmez

İt cinsine at kültürü verilmez

Uyuz köpek postu, dönmez samura4

      

Kur’an şifa neşter, çıbanın deşer

Kötülük planlar, çirkefe düşer

Niyet bozuk ise, içinde şişer

Şeytan ceryan gibi, girer damara…

      

Her ettiğin elbet, seni bulacak

Kim seni zindandan, alıp salacak

Yaptığın yanına, kâr mı kalacak

Her an kaydedilir, çeker kamara…

      

Durmuş Durduyan’dan, Asil Han çıkmaz

Sadık kul gerçeği, tebliğden bıkmaz

Zerre vicdan olan, davasın yıkmaz

Hain malı mülkü, değmez umura5

      

Erbakan Hakk söyler, Kur’an okuyor

Münafık kırk yıldır, tuzak dokuyor

Zalimin sözleri, çirkef kokuyor

Âlimin sohbeti, benzer yağmura…

      

Yakında çok kutlu, hareket olur

Soysuzların sonu, hakaret olur

Adil Düzen gelir, bereket olur

O vakit ülkeler, döner ma’mura…

        

1- Dumura uğramak: Tükenip tıkanmak, amaca ulaşmadan sonuçsuz kalmak.

2- Uçmak: Cennet iklimi. Ebedi saadet ülkesi...

3- Domur: Güllerin, çiçeklerin ve meyvelerin oluşma aşamasındaki durumları.

4- Samur: Sulak ve bataklık yerlerde yaşayan, kürkü kıymetli bir sansar türü.

5- Umur: Aldırış etmek, önemsemek, değer vermek.

.


[1] 19 Haziran 2021 / https://www.aykiri.com.tr/oguzhan-asilturk-un-gercek-adinin-durmus-durduyan-oldugu-ortaya-cikti/12420/

Ahmet AKGÜL -

AHMET AKGÜL KİMDİR?

     

Araştırmacı-Yazar, Düşünür ve Siyaset Bilimci olarak tanınan Ahmet Akgül, Milli Görüş çizgisinde önemli bir fikir adamıdır. Olaylara insan eksenli ve İslam endeksli yaklaşmaktadır.

2004 Ocak ayında, arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’da aylık olarak yayınlanan “Milli Çözüm” Dergisini çıkarmaya başlamıştır.

Uzun süreli, ciddi ve çileli bir mücadele dönemi yaşamış ve bu duyarlı, tutarlı ve kararlı tavrını hiç bırakmamıştır. Bu yüzden pek çok sıkıntı ve saldırılara uğramış, defalarca mahkeme açılıp tutuklanmış ve hapis yatmıştır.

İnancımız ve ihtiyacımız olan evrensel hukuk kurallarının; bütün insanlığın ortak değeri ve hayat düzeni haline getirilmesi, “Demokrasi, Laiklik ve özgürlükler” gibi çağdaş kurum ve kavramların; ilmi ve insani temellere göre yeniden şekillenmesi… Ve Türkiye’nin yeni bir barış ve bereket medeniyetine öncülük etmesi konularında yoğunlaşmıştır.

Üstadımızın, başta “İnsanın Yozlaşması”, ardından “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” ve yine “Barış ve Bereket Nizamı “İslam Davası” ve Yozlaştırılan “Cihat Kavramı” gibi birçok kitapları İngilizceye çevrilip merkezi Londra’daki Cagaloglu Yayıncılık organizesiyle; Amazon ve Bornes&Noble (bn.com) gibi dünya genelinde dağıtım yapan yüzlerce online sitesinde ve dijital (e-kitap) sayesinde 120 kadar ülkede yayınlanıp okunmaktadır. Ayrıca Üstadımızın “Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı” başlıklı Meal-i Kerim yorumları İngilizce ve Rusça tercümeleri ile “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” kitaplarının Rusça, Arapça, Çince, Japonca ve İspanyolca tercümeleri tamamlanıp basılmış olup; Almanca, Fransızca, Kırgızca ve Farsça tercümelerinde de sona yaklaşılmıştır.

Milli siyaset ve sorumluluk düşüncesini farklı bir boyutta ele alan ve yorumlayan Hocamız; yaklaşık 40 yıldır Türkiye’mizin her yerinde, Avrupa’da ve İslam ülkelerinde, önemli seminer ve konferanslara katılmaktadır.

Mili Görüş’e çöreklenmiş bazı şaibeli kişilerin gizli niyet ve tertiplerini haber vermesi, uzun vadeli hedefler ve stratejik tavizler sonucu Parti'ye girdiklerini sezmesi ve söylemesi nedeniyle, Ahmet Akgül’ün teşkilatlarda ve Milli Görüşçü kuruluşlarda hizmet vermesi engellenmeye çalışılmış; Erbakan Hoca ise, kendisinin daha bağımsız davranabilmesi ve nifak çarkı içinde körletilip kirletilmemesi için bu girişimlere karşı çıkmamış, ama kendisini uzaktan destekleyip yönlendirmekten de geri durmamıştır. Erbakan’ın “Adil Düzen” projeleri, AKP’nin siyasi hileleri ve karanlık ilişkileri, Fetullahçı Cemaatin gizli mahiyeti konularında sayılı uzmanlardandır.

1949 Elazığ doğumlu olan, çeşitli konularda yayınlanmış ve hazırlanmış 80 (seksen) eseri bulunan yazarımız, evli ve beş çocuk babasıdır.

      

Hocamız’ın Başlıca Kitapları:

● Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı (Türkçe Meal-i Kerim. Abdullah Akgül Yayına Hazırladı.) (İngilizce ve Rusçaya çevrildi.)

Milli Sorunlarımız ve Sorumluluklarımız (2 Cilt)

Dünyanın Değişimi ve Erbakan Devrimi

Refah-Yol’la Rantiye Savaşı

Cemaatin Cılkı, Erdoğan’ın Çarkı, Erbakan’ın Farkı

Türkiye Kuşatılırken, Kuklaların Kapışması

Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya (İngilizce, Rusça, Çince, Japonca, Arapça ve İspanyolcaya çevrildi.)

Bizim Atatürk

Küresel Fesatçılık ve Fetullahçılık

● Dış Politika Yazıları (I) BOP’un Temel Taşları (1988-1998)

● Dış Politika Yazıları (II) Tarihin En Talihsiz Yılları (2002-2015)

Siyaset ve Strateji Bilgeliği

Osmanlı Sistemi ve Abdülhamit Siyaseti

İslam Davası ve Cihat Kavramı (İngilizceye çevrildi.)

● “İnsan”ın Yozlaşması (İngilizce ve Rusçaya çevrildi.)

Ah-u Figan’ım (Şiir)

Başörtüsü İnkârı ve İstismarı

AKP Tahribatının Fotoğrafı: İslamcı Münafıklar

Yeni İstiklal Savaşında Milli Şuur ve Ordu

Bir Dış Proje Olarak AKP Gerçeği ve Akıbeti

Bilge(!) Erdoğan’dan, İlkeli(!) Numan’a AKP Tezgâhı

Cezaevinde Yazdıklarım

Siyonizm-Deccalizm Ortaklığı

Devrim Simsarları ve Din İstismarcıları

Dilin Düğümü Çözüldü (Şiir)

Din Dengedir İslam İlericiliktir

Din – Devlet ve Demokrasi

Ergenekon Senaryosu “At Değiştirme” Operasyonu muydu?

(Kadiri - Haydari Tarikatı) Gönül Seması ve Tasavvuf Kapısı

Medeniyet Mücadelesi ve Mehdiyet Müjdesi

● Teşkilatçılık (İletişim ve İşbirliği Sanatı) Mesaj ve Metod 

Milli Siyasette Kirli Hesaplar-1 Milli Görüş’ün Marazlıları

Milli Siyasette Kirli Hesaplar-2 Sonradan Yamuklaşanlar

ABD’li Siyonistlerin, AKP’li Piyonistleri Bir Devrin Bitişi ve Bir Devrimin Gelişi

İdlib-Amik Ovası ve Yaklaşan Armageddon Savaşı

BDP’nin Özerklik Ezanı, TC’nin Cenaze Namazı Olacaktı

Bir Devrim Yaşanıyordu!

Dünya Dönüşüme Hazırlanıyordu

Hidayet Kıvılcımı ve Hikmet Kılıcı (Şiir)

Katı Ulusalcıların ve Ilımlı İslamcıların Din Tahribatı

Osmanlı’dan Cumhuriyete Kripto Yahudiler ve Pakraduniler

Yüz Kur'ani Kavram ve Yorumları

Bizden Söylemesi-1 AKP İntihara Gidiyordu… (Yayına Hazırlayan: Ufuk Efe)

Bizden Söylemesi-2 Türkiye Uçuruma Sürükleniyordu… (Yayına Hazırlayan: Ufuk Efe)

Terör-Masonluk ve Mafia Medeniyeti

Cumhuriyet Türkiye’sinde Nifak Hareketleri

Ruhlar-Sırlar ve Uzaydaki Yaratıklar

Sabah Yakın Değil miydi?

Tarikatların Hizmet Sahası ve Islahı

Tuz Kokarsa…

Türkiye Büyüyor muydu, Bölünüyor muydu?

Türkiye Dağılacak mıydı, Doğrulacak mıydı? (Ahmaklar Okumasındı!)

Türkiye Tarihi Dönemeçte, Ya Yıkılacak Ya Şahlanacaktı!

Yakın Tarihimizde Yüceler ve Cüceler (2 Cilt)

Zafer Muştuları ve Fetih Hazırlıkları

Erbakan’dan İntikam Alanlar

Suriye’de Yaklaşan Hilal-Haç Kapışması

Başkanlık Muamması ve Çarkların Tıkanması

15 Temmuz Hıyanetinin Gizemi: Bir Darbe Analizi ve Sistem Krizi

Pazarlık Partisi ve Palavra İktidarı

Kemalizm-Tayyibizm Uyarlaması

Asker Darbesi Değil Devlet Müdahalesi Lazımdı

İslam’dan Uzaklaştıkça, İnsanlıktan Çıkılması

Dert Söyletir Aşk İnletir (Şiir)

● Hainleri Haşlama, Zalimleri Taşlama (Şiir)

İstanbul Sözleşmesi ve Ailenin Çözülmesi

      

Hocamızın Önsözünü Yazdığı Milli Çözüm Yayınları:

● Üstad Ahmet Akgül’ün Özgeçmişi ve Öğretileri (Yakup Gözübüyük)

● Haykırış (Şiir - Ali Çağıl)

AKP Yönetimi ve Tahribat Yöntemi Sistem Tahlili ve Siyaset Tenkidi (Nevzat Gündüz)

● Sözün Çözüme Dönüşmesi (Siyasi Fıkralar - Osman Eraydın)

● Ayar Aynası ve Nokta Atışı (Sosyal ve Siyasi Fıkralar - Erdoğan Bişkin)

Milli Çözüm Ekibinden: İlginç Rüyalar ve Manevi Uyarılar (2 Cilt - Hazırlayanlar: Fatma Betül Erişkin – Nail Kızılkan – Neslihan Bayraktar)

Devami
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Web Sitesi

Makale Paylaşım Sayısı: 730

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR