YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e74e23da339
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 9 9
Bugün : 21845
Dün : 58085
Bu ay : 1180690
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53325748
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN YENİ FESATÇILIĞI VE FIRSATÇILIĞI

        

Oğuzhan Asiltürk, sosyal medyada partisine yönelik eleştiriler sıralayarak ‘yeni yönetim hedefiyle’ gelecek kongre çağrısı yapmıştı.

Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen sözde Saadet Partisi (SP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, daha sonra bir TV kanalındaki programda kendisine yöneltilen “Partisinin gelecekte hangi ittifak içerisinde bulunacağı?” sorusuna, “Seçime bir hafta kala buna karar verilir” yanıtını veren insandı. Asiltürk’ün bu yanıtı ve daha sonraki açıklamaları parti içinde tepkilere yol açmıştı. Asiltürk 21 Nisan’da da Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iftar yemeğinde tekrar buluşmuşlardı.

15.06.2021 tarihinde ise, aynı Oğuzhan Asiltürk sosyal medya hesabından, “Büyük kongrenin toplanmasını” da içeren 53 maddelik bir açıklama yapmıştı. Asiltürk paylaşımlarında, halen CHP ve İYİ Parti ile birlikte Millet İttifakı cephesinde bulunan SP’yi, AKP ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandırma hedefine ilişkin mesajlar sıralamıştı. Oğuzhan Asiltürk’ün partiyi Millet İttifakı’nın yanında konumlandıran Temel Karamollaoğlu’nun yaklaşımlarından rahatsız olduğu ve partiyi Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandırmak istediği açıktı. Asiltürk bu görüşlerini ilk kez Twitter’daki kişisel hesabından attığı 53 mesajla kamuoyuyla paylaşmıştı.

Oğuzhan Asiltürk’ün ‘Kardeşler (Yani SP ile AKP) Arasında İyi İlişkiler Olmasını Arzu Ediyoruz’ Hatırlatması.

Tweetlerinde; “Mü’minlerin kardeş olduklarına inandığımız için, kardeşler arasında iyi ilişkiler olmasını arzu ediyoruz. Siyasi çekişmelerin oluşturduğu olumsuz ortamdan etkilenmeden, kardeşliğin oluşmasına ve gelişmesine çalışırız. Erbakan Hocamızdan sonra, Saadet Partisi’nde görev yapan kardeşlerimiz, sadece iktidarı tenkit etmekle yetindiler” diyen Asiltürk, mevcut SP yönetiminin AKP iktidarına eleştirel yaklaşımına tepki gösterirken, ‘kardeş’ göndermesi yaptığı AKP ile ‘iyi ilişkiler’ hedefine vurgu yapmıştı.

Asiltürk’ün, “SP yönetiminin (AKP) iktidarını eleştirdikleri için oylarını kaybettiği” safsatası!

“Böyle olunca, ahlâki ve manevi değerleri savunduğu için, Saadet Partisi’ni destekleyenlerin desteği azaldı. Bu destek azaldığından dolayı, bir önceki seçimde Milletvekili çıkaracak kadar oy aldığımız illerde, seçim işbirliği dolayısıyla baraj uygulanmadığı halde, aynı oyu alamadığımız için Milletvekili çıkaramadık. Bir siyasi partinin başarılı olması için, inandığı gerçeklere hizmet etmesi gerekir. Bundan dolayı bizim öncelikli hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirmeye çalışmak olmalıdır” gibi asılsız iddialar sıralamıştı.

“İnşallah SP Kuruluşundaki Değerleri Savunur Hale Gelir” Şarlatanlığı!

“Elbette toplumun maddî ihtiyaçlarını da dikkate alacağız. Ancak bunu yaparken partiyi sadece toplumun karnını doyurmaya çalışan bir parti gibi göstermekten de kaçınacağız. Milli Görüş’ün partisini, diğer partilerden ayıran en önemli yönü, ahlâki ve manevi değerlere bağlılığını ön planda tutmasıdır” diyen Asiltürk, “İnşallah, önümüzdeki kongrede alacağımız kararlarla, Saadet Partimiz, kuruluşundaki değerleri savunur hale gelir” tweetiyle partide yeni yönetim hedefini açıklamıştı.

“Benim Gözetimimde Liste Hazırlanacak!” Küstahlığı!

Gençlerin, ‘inançlarını savunmadığı için’ SP’ye oy vermediğini öne süren ve açıklamasını dört ayetle bitiren Asiltürk, yeni parti yönetimi için yürüteceği süreci şöyle anlatmıştı:

“Güçlü bir Saadet Partisi Teşkilatı oluşturmak ve yukarıda durumlarını anlattığım gençleri, Milli Görüş’e kazandırmak için, benim gözetimimde, geniş istişarelerle bir liste hazırlanacak ve kongre başkanlığına sunulacak. Rabbimiz hayırlı hizmetler yapmalarını nasip eylesin. Allah’ın izniyle önümüzdeki kongrede, memleketimizin şu anda içinde bulunduğu sosyal ve siyasi şartlara uygun olarak hizmet edecek bir teşkilat oluşturacağız.” Yahu, senin gözetiminde ve senin istediğin şekilde bir yeni yönetim hazırlanacaksa, istişari görüşmelere ve parti kongresine ne gerek vardı? Talimatla atasaydın ya!..

Asiltürk’ün Çağrısına Açıklama! Karamollaoğlu’ndan Yanıt!

Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk’ün parti yönetimini eleştirerek kongre çağrısı yapmasının ardından Genel Başkan Temel Karamollaoğlu bir açıklama yapmıştı. Karamollaoğlu, “Parti içi meseleleri kamuoyunda tartışmayı doğru bulmuyorum” diye çıkışmıştı.

Partiyi yönetenlerin sadece iktidarı eleştirdiklerini söyleyen Asiltürk, ”Maddi ihtiyaçları da dikkate alacağız ama hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirme çalışması olmalıdır” diyerek Temel Karamollaoğlu’nu suçlamış ve saçmalamıştı. Çünkü onu bu makama kendisi taşımıştı.

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün açıklamaları sonrası Saadet Partisi’nde kongre hareketliliği yaşanırken, Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun yerine Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın danışmanlığını yapan Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın getirileceği konuşulmaktaydı.

Bu açıklamalar üzerine Saadet Partisi, parti sözcüsü Birol Aydın imzasıyla Twitter hesabı üzerinden yazılı açıklama paylaşılmıştı. Aydın, partinin ortaya koyduğu duruşun geniş çevrelerce takdir edildiğini belirterek, “Saadet Partisi’nin yetkili kurulları ve karar organları bellidir. Yine aynı şekilde tüzüğümüzde kongre kararının nasıl alınacağı yazılıdır” açıklaması yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile sık sık görüşmesiyle gündeme gelen Oğuzhan Asiltürk kongreyi işaret ederek liste hazırlayacağını duyurmuşlardı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Bülent Kaya da, “Ülkemizin ve coğrafyamızın geçmekte olduğu bu tarihi süreçte, Saadet Partisi var olan bütün enerjisini ülkenin sorunlarını çözmek ve kararlı duruşunu güçlendirmek için kullanacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Kamalak: “Yanlış işler yapılmaktadır!”

Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak da, Twitter hesabından “Yanlış işler…” mesajını paylaştı ve Asiltürk-Erdoğan görüşmeleri ardından verdiği “Vebali büyük olanla ittifak olmaz” mesajını da yeniden paylaşmıştı.

Kamalak’ın eşi avukat Zübeyde Kamalak ise, Asiltürk’ü Truva atına benzeterek çok sert bir tepkide bulunmuşlardı. Zübeyde Kamalak, YİK’in 1 yıldır toplanmadığını da öne sürerek, “Allah (kendisini) cehennemine en kısa sürede kavuştursun da Saadet’i AKP’nin günahlarına katamasın. Ne sıfatla, bizlerin adına hareket ediyor? Sen kimsin, kim oluyorsun? Kendi kendini YİK Başkanı yapmış. 1 yıldır YİK toplanmıyor. İstişare kurulu başkanı istişaresiz sırf egosuyla Saadet’i kirletiyor” şeklinde çıkışmışlardı.

Asiltürk, Karamollaoğlu’nun çalışmadan haberi olduğunu da öne sürerek; “Nasıl haberi yok, ben bu hazırlığı ve çalışmayı kendisine gönderdim!” ifadelerini kullanmış ve Karamollaoğlu’nu yalanlamıştı. Ve zaten biz Milli Çözüm Dergisi olarak Asiltürk – Karamollaoğlu’nun danışıklı dövüş yaptıklarını defalarca hatırlatmıştık.

Sn. Karamollaoğlu ve takımı, gerçekten samimiyetleri ve cesaretleri varsa, şu uyduruk YİK Başkanlığını kaldırsınlar ve Partiyi Oğuzhan belasından kurtarsınlardı!? Evet, hamdolsun ki Milli Çözüm Kur’an’ın tercümanı, hakikatin dellalı, Erbakan’ın davası ve devamıydı… İşte bu nedenle ve Allah’ın inayetiyle, her dediği çıkmakta ve her tespiti tutmaktaydı. Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; nasıl ki “Milli Görüş hiç pişman etmediyse…”, çok şükür Milli Çözüm de hiç mahcup olmamıştı… Ama Milli Çözüm, Hz. Peygamber Efendimizin haber verdikleri: “Ahir zamanda gerçek iman, kor ateş gibi olacaktır. Elde-gönülde tutanların avuçları yanacak, dayanamayarak bırakıp atanlar ise mahrum kalacaktır!..” hadisinin izharı ve ispatıydı.

Oğuzhan Asiltürk sosyal medya hesabından şu açıklamayı yapmıştı:

1- Hedefimiz huzur içinde yaşayacağımız bir dünya oluşturmaktır.

Soruyoruz: Temel Karamollaoğlu yönetimindeki SP bu gaye ve gayretten uzaklaşmış mıdır?

2- Ulaşmak istediğimiz hedefin önem ve değerinden dolayı, hoşgörülü, toparlayıcı ve yol gösterici olmamız gerekiyor.

Soruyoruz: SP’nin AKP iktidarına ve Erdoğan’a yönelik haklı itiraz ve uyarıları Din Kardeşliğine aykırı mıdır veya tam da İslam kardeşliğinin icabı mıdır?

3- Mü’minlerin kardeş olduklarına inandığımız için, kardeşler arasında iyi ilişkiler olmasını arzu ediyoruz. Siyasi çekişmelerin oluşturduğu olumsuz ortamdan etkilenmeden, kardeşliğin oluşmasına ve gelişmesine çalışırız.

4- İnsanlara karşı hoşgörülü olmak, peygamberlerin ahlâkındandır. Peygamberimiz (AS) da insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emretmiştir. Mü’minler bu güzel ahlâka uyarlar.

Uyarıyoruz: Peygamberlerin asıl ahlâkının Allah için sevmek ve yine Allah için buğzetmek olduğu sahih rivayetlerle kesinlik kazanmıştır. Tam aksine, haksızlık ve ahlâksızlıklar karşısında susmak Dilsiz Şeytanlıktır.

5- Yeryüzünde birçok ülkede yaşayan mü’minlerden farkımız, Allah’ın emir ve yasaklarına tam teslim olarak yaşamayı arzu etmemizdir.

Soruyoruz: Başka İslam ülkelerinde “Allah’ın emir ve yasaklarına tam teslim olarak yaşamak isteyen” mü’min kalmamış mıdır?

Veya;

Türkiye’nin tamamı böyle tam teslim olarak yaşayan mü’minlerden mi oluşmaktadır?

6- Bu şuur seviyesine ulaşabilmek için, önce nefsimizle cihad etmemiz gerekir. Ancak bunu yaptıktan sonra insanlara örnek olabilir, onlara doğru yolu gösterebiliriz.

Oysa; Parti nefsi cihaddan öte siyasi cihat yapmak ve Hakkı hâkim kılmak için vardır. Oğuzhan Asiltürk çok istiyorsa nefsi cihat yapacakları bir tarikat kurmalı ve Milli Görüş’te fesatlık çıkarmayı artık bırakmalıdır. Ve Durmuş Durduyan’lar, asla unutmasınlar ki Rahman’ın intikamı çok acı ve alçaltıcı olacaktır.

7- Bize bunu nasıl yapacağımızı Allah (CC) Kur’an-ı Kerim’de bildirmiş ve Resulüllah da (AS) örnek uygulamalarıyla, hayatında bizzat yaşayarak göstermiştir.

Oysa; Oğuzhan Asiltürk’ün bizzat kendisi yıllardır Kur’an’a ve Resulüllah’a aykırı davranmaktadır.

8- Milli Görüşçüler, kendi arzu ve istediklerine uyarak değil, ahlâki ve manevi değerlere uygun olarak hareket ederler. “Eğer inandığımız gibi yaşamazsak, yaşadığımız gibi inanmaya başlarız.” Hz. Ömer (RA) bu gerçeği çok güzel ifade etmiş.

Şimdi bu şahıs yuvarlak lafları ve koflaştırılmış sloganları bırakıp şu anda SP içerisinde kimlerin ve ne şekilde ahlâki ve manevi değerlerden uzaklaştığını açıklamalıdır. Çünkü SP’yi ganimet ve menfaat aracı görenlerin hepsi kendi öne çıkarıp atadığı insanlardır.

9- Mekke’nin fethinden önceki dönemde o dönemin müşrik idarecileri, Peygamberimiz (AS)’a inanan insanlara zulümlerini artırınca, zulüm görenler, zalimleri Allah’ın cezalandırması için Peygamberimiz’den yardım istediler.

10- Peygamberimiz (AS) zalimler aleyhine beddua etmeye başlayınca, Allah (CC), Al-i İmran Suresi’nin 128. ayetini indirdi. Ayette şöyle buyruluyor:

11- “Bu işte, (zalimlerle ilgili olarak) senin yapacağın bir şey yoktur. (Eğer tevbe ederlerse) Allah, ya tevbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.”

12- Bu ayetin ışığı altında Milli Görüşçülerin görevi, hatası olanları kötülemek değil, onları uygun bir dille Hak ve adalete çağırmaktır.

Diyen Oğuzhan Asiltürk; mevcut SP yönetimini, AKP iktidarını ve Erdoğan’ın haksız ve yanlış icraatlarını tenkit ettiği için; Kur’an’ın misyonuna ve Resulüllah’ın metoduna aykırı davranmakla suçlamaktadır. Oysa SP yönetimi bu konuda gevşek bile davranmakta ve yeterince uyarıcı olmamaktadır. Temel Karamollaoğlu’nun asıl hatası, CHP-HDP ve İyi Parti’nin inancımıza ve ülke çıkarlarımıza aykırı politikalarının dümen suyuna kapılmasıdır.

13- Peygamberimiz (AS), insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emrediyor. Erbakan Hocamız bunu çok iyi bildiği için konuşmalarında kırıcı olmamaya özen gösterir, dinleyenlerin akıl, mantık ve vicdanlarına hitap ederdi.

14- Erbakan Hocamızdan sonra, Saadet Partisi’nde görev yapan kardeşlerimiz, sadece iktidarı tenkit etmekle yetindiler.

15- Böyle olunca, ahlâki ve manevi değerleri savunduğu için, Saadet Partisi’ni destekleyenlerin desteği azaldı.

Diyen bu şahıs; Rahmetli Erbakan Hocamızın Aziz hatırasını hiç utanmadan istismar ve suistimal etmeye kalkışmaktan sakınmamıştır. Oysa Hocamızın Erdoğan iktidarının tahripkâr icraatlarını çok net ve sert ifadelerle tenkit ettiği sözleri ortadadır. Kaldı ki şimdi şefkat ve merhamet edebiyatı yapan Durmuş Durduyan’ların, vefatının hemen arkasından Erbakan’a iftiraları ve evlatlarına kin kusup dışlamaları hâlâ unutulmamıştır.

16- Bu destek azaldığından dolayı, bir önceki seçimde Milletvekili çıkaracak kadar oy aldığımız illerde, seçim işbirliği dolayısıyla baraj uygulanmadığı halde, aynı oyu alamadığımız için Milletvekili çıkaramadık.

17- Bir siyasi partinin başarılı olması için, inandığı gerçeklere hizmet etmesi gerekir. Bundan dolayı bizim öncelikli hedefimiz, toplumu ahlâki ve manevi değerlere yönlendirmeye çalışmak olmalıdır.

İddiaları tam bir sahtekârlıktır. Çünkü SP’nin bugünkü perişan durumunun asıl suçlusu ve sorumlusu kesinlikle Oğuzhan Asiltürk denen şahıstır.

18- Elbette toplumun maddî ihtiyaçlarını da dikkate alacağız. Ancak bunu yaparken Partiyi sadece toplumun karnını doyurmaya çalışan bir parti gibi göstermekten de kaçınacağız.

19- Milli Görüş’ün partisini, diğer partilerden ayıran en önemli yönü, ahlâki ve manevi değerlere bağlılığını ön planda tutmasıdır.

20- Buna dikkat etmezsek Erbakan Hocamızın ifadesiyle önce diğer partilerden biri gibi olur, sonra da yok oluruz. Şunu unutmamalıyız: Bize oy verecek olanlar, maddî imkânlar elde etmek için yanımıza gelenler değil, inancımıza saygılı olanlardır.

Yaklaşımı da tutarsızdır. Evet, Milli Görüş’ün alâmetifarikası; 1- Önce ahlâk ve maneviyat, 2- Sonra mutlaka ağır sanayi ve yaygın kalkınmadır. Toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına çare olacak Adil Düzen programlarına hiç değinmeyen Oğuzhan Asiltürk, sahtekârlığını ve riyakârlığını açığa vurmaktadır.

21- İnşaallah, önümüzdeki kongrede alacağımız kararlarla, Saadet Partimiz, kuruluşundaki değerleri savunur hale gelir.

22- Erbakan Hocamız, insanların kalbine, akıl ve mantığına hitap etmeye, ömrü boyunca devam etti. Yöneticilerin yaptığı bir hata ve yanlıştan dönmelerini isterken “Bunlar bizim kardeşlerimizdir” diye söze başlardı.

23- “Biz onların da iyiliğini istiyoruz. Ancak şu şu konularda hata ediyorlar. Şöyle şöyle yaparlarsa, daha doğru olur. Kendileri de kazanır. Millet de kazanır.” derdi.

24- Böyle konuştuğu için, hitap ettiği insanlar, tepki göstermezler, tam tersine saygı duyarlardı. Kamuoyunun desteğini kazanmak, Erbakan Hocamız gibi davranmakla mümkün olur.

25- Etrafımızdaki insanlarda, bir hata ve kusur görürsek, o hata ve kusuru düzeltmeyi görev biliriz. Ancak, bu görevi yerine getirirken söze tenkitle başlar, suçlayıcı bir dil kullanırsak, konuşmamız dinleyenler üzerinde olumlu bir etki yapmadığı gibi,

26- Tam tersine bizden uzaklaşmalarına da sebep olur. Yapılan son kamuoyu yoklamalarında, desteğimizin çok düşük çıkmasının sebebi, konuşmalarda kullandığımız üslûbumuzdur…

27- Milli Görüşçülerin en önemli görevi, insanları; iyi, güzel, doğru ve faydalıya, tek kelime ile ifade edersek, Hakka davettir. Bu görev, başta Saadet Partisi olmak üzere, bütün Milli Görüşçü kuruluşlarımızın en önemli görevidir.

Maddelerinden anlıyoruz ki; Oğuzhan Asiltürk’ün SP’yi yeni kongreye götürme niyeti ve gerekçeleri bir tuzaktır. Çünkü Sn. Mustafa Kamalak’ı değiştirip Temel Karamollaoğlu’nu getiren de bu şahıstır. Temel Bey’le görünüşteki aykırılıklarında bir danışıklı dövüş kokusu alınmaktadır. Sonunda Oğuzhan taraftarları AKP’ye koltuk değneği yapılacak, Temel Bey yanlıları ise CHP ve HDP’nin kuyruğuna takılacaktı ve böylece Milli Görüş’ü bitirmeye çalıştıklarından endişe duyulmaktaydı.

Ve zaten Oğuzhan Asiltürk’ün; Temel Karamollaoğlu’nun yerine hazırladığı kulislere yansıyan Mete Gündoğan da, kendileri gibi aynı mayayı, aynı ayarı ve aynı damarı taşımaktadır.

28- Toplumun olumsuz hallerine bakarak, sakın bu bozukluklar düzelmez diye ümitsizliğe kapılmayın.

29- Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, her yanlışı düzeltmenin de bir yolu vardır. Bu yol Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak ve O’na tam teslim olarak yürünecek yoldur.

30- Allah’ın rızasını gözetir, O’nun emir ve yasaklarına uyarsak, mutlu bir hayat yaşarız ve huzur buluruz. Allah’ın va’ad ettiği nimetlere de kavuşuruz. Zira ayette “Allah’ın rızası en büyüktür” buyruluyor.

31- Buna nasıl ulaşacağımız, Fussilet Suresi’nin 34. ayetinde bildirilmiş. Ayette şöyle buyruluyor:

32- “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle, o zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.”

33- Değerli kardeşlerim, Rabbimiz bize dostluğun yolunu göstermiş. Çok önemli olan bu emre uyarsak, kardeşler topluluğu haline geliriz ve huzur içinde yaşarız.

Sözleriyle bir âlim ve mürşit rolü sergileyen bu istismarcı şahıs, ayet ve hadis meallerini sıralayarak, kendi sinsi ve hain niyetlerini aklamaya ve Milli Görüş’ü AKP’ye yamamaya çalışmaktadır.

Bu arada yıllardır Oğuzhan Asiltürk’ü “Siyonist uşağı” ama Erdoğan’ı “Erbakan’ın devamı ve özel adamı” gösteren başta Elaziz takımı gibi zırvacılara da sormak lazımdı: Şimdi Oğuzhan da Erdoğan’a destek olmak için çırpındığına göre, o da mı hidayete ve İlahi inayete ulaşmıştı?

Aynı konuyu Fatih Erbakan’a da sormalıydı. Oğuzhan Ağabeyi de kendileri gibi Erdoğan’a yanaşıp yılışmaya başladığına göre, artık birlikte davranmaları daha uygun olmaz mıydı?

34- Milli Görüşçüler olarak bizi farklı yapan, yarım asırdır inandığımız temel değerlerimize bağlı kalmamızdır. En önde dalgalanan bayrağımız da, ahlâki ve manevi değerlerimizdir…

35- Önümüzde, şu anda tarihi belli olmayan bir Genel Seçim var. Bu seçimde başarılı olmak için, bugün, memleketimizin içinde bulunduğu şartları inceleyerek o şartlara uygun tedbirler almamız lazım.

36- Seçme ve seçilme yaşı 18’e indirildiği için, bugüne kadar yaklaşık 8 milyon genç, seçme ve seçilme hakkını kazandı. Önümüzdeki seçimde bunlar oy kullanacaklar.

37- Anadolu Gençlik Derneği’nin, bir araştırma şirketine yaptırdığı kamuoyu araştırmasına göre, bu 8 milyon gencin %65’i, kendilerine ahlâki ve manevi değerler öğretilmediği için, inançsız olduklarını açıkça söylüyorlar.

38- Bunların dışında, %35 oranında, yaklaşık 3 milyon genç “Allah’a iman ettiklerini” ifade ediyor.

39- İnançlı olduklarını söyleyen gençlere, “Hangi partiye oy veriyorsunuz?” diye sorulunca, “Hiç bir partiye oy vermiyoruz!” diyorlar. Anket görevlisi; “Sizin inancınıza uygun bir parti var.

40- Saadet Partisi, ona niçin oy vermiyorsunuz?” diye sorunca, gençler “Biz o partinin de bizim inançlarımızı, savunduğunu duymadık. Basında yer alan haberleri izliyoruz, o parti de diğer partiler gibi sadece iktidarı tenkit ediyor!” diye cevap veriyor…

41- Milli Görüşçü kardeşlerim, bu durumda olan imanlı gençlere sahip çıkmak, onların, Hakka hizmet edecek hale gelmelerini sağlamak çok önemlidir.

42- Anadolu Gençlik Derneği’nin gayretiyle bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor. Ancak önümüzdeki kongreden sonra bu hizmeti Saadet Partisi’nin üstlenmesi gerekir.

43- Allah’ın izniyle önümüzdeki kongrede, memleketimizin şu anda içinde bulunduğu sosyal ve siyasi şartlara uygun olarak hizmet edecek bir teşkilat oluşturacağız.

Şeklindeki maddelerde ahlâk ve maneviyat bezirgânlığı yapan ve güya gençliğin düştüğü bunalımı gündeme taşıyan Oğuzhan Asiltürk, Yeni Saadet Kongresi ve yönetimiyle gençliğe sahip çıkılacağı ve oylarının SP’ye aktarılacağı palavralarını savurmakta ve kendi fesatlığına fetva üretmeye kalkışmaktadır. Ama dikkat edilirse, Oğuzhan Asiltürk gençliğimizi bu olumsuz duruma taşıyan AKP’nin maddi ve manevi tahribatlarını hiç ağzına almamaktadır. Zaten bu Oğuzhan Asiltürk, faizci, fuhuş serbestçisi, Haçlı AB’ci ve İsrail’le gizli normalleşmeci olan Tayyip Erdoğan’ın ta başından beri fikir babalığını yapmaktadır.

44- Allah yolunda hizmet edenlere, Allah’ın destek olacağını bildiren İbrahim Suresi’nin 46. ayetini okuyorum:

45- “Onların dağları yerinden oynatacak kadar, güçlü düzenleri olsa da, bilesiniz ki Allah’ın dediği olur.” Değerli kardeşlerim Hak yolda mücadele edenlere, güvence veren bu ayetten daha büyük bir teminat olur mu?

46- Ayeti tekrar okuyayım. “Onların dağları yerinden oynatacak kadar, güçlü düzenleri olsa da, bilesiniz ki Allah’ın dediği olur.”

47- Güçlü bir Saadet Partisi Teşkilatı oluşturmak ve yukarıda durumlarını anlattığım gençleri, Milli Görüş’e kazandırmak için, benim gözetimimde, geniş istişarelerle bir liste hazırlanacak ve kongre başkanlığına sunulacak. Rabbimiz hayırlı hizmetler yapmalarını nasip eylesin.

48- Bu çalışmalarımızı yaparken bize ışık tutan, yolumuzu aydınlatan, dört ayetle konuşmamı tamamlayacağım:

49- 1. Ayet: “Kim Allah’a güvenirse, Allah ona yeter.”

50- 2. Ayet: “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

51- 3. Ayet: “Eğer inanıyorsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.”

52- “Akıbet (sonuç) muttakilerin, Allah’tan sakınanlarındır.”

53- Allah’ın rahmetinin ve bereketinin hepimizin ve bütün mü’minlerin üzerine olmasını temenni ediyorum. Allah’a emanet olun.

Diyerek yukarıdaki maddelerde yine bazı ayetlerin istismarıyla kendi fitne ve fırsatçılığını kapatmaya uğraşan bu şahsın kirli ayarını ve gizli amacını hâlâ anlamayanlarla, zaten hiçbir yere varılamayacağı artık kesinlik kazanacaktır. Herkesin bu denli net bir şekilde haince planlarını deşifre etmesine ruhsat tanıyıp tıynetini ve mahiyetini ortaya koymasına zemin hazırlayan Allah (CC) elbette intikamını da alacaktır!

Ama kesin olarak Oğuzhan Asiltürk marifetiyle (daha doğrusu hıyanetiyle) SP AKP’nin, AKP ABD’nin ve AB’nin, bunların hepsinin ise Siyonizm’in hizmetine sokulması, umarız artık Gayretullah’a dokunacak ve Cenab-ı Hak hepsinden intikamını alacaktı!

Oğuzhan Asiltürk’ün Gerçek Adının Durmuş Durduyan Olduğu Belgelerle Ortaya Çıkmıştı!

Oğuzhan Asiltürk’ün 34 yaşındayken Durmuş Durduyan olan adını Oğuzhan Asiltürk olarak değiştirdiği sonunda belgelerle kanıtlanmıştı.

AKP eski Milletvekili Feyzi İşbaşaran, Saadet Partisi’ni Cumhur İttifakı’na dahil edebilmek için kongreye götürmek isteyen Oğuzhan Asiltürk hakkında çarpıcı bir bilgiyi paylaşmıştı. İşbaşaran, Asitürk’ün 34 yaşında isim değişikliğine gittiğini belirterek gerçek adının Durmuş Durduyan olduğunu açıklamıştı. İşbaşaran 52 yıl önce yapılan isim değişikliği ile Oğuzhan Asitürk’ün siyasi kariyerinin birdenbire yükselişe geçmesine dikkat çekmiş olmaktaydı.

İşte İşbaşaran’ın Twitter hesabından paylaştığı o bilgiler şunlardı:

“Oğuzhan Asiltürk, 52 yıl önce yani 34 yaşındayken mahkemeye başvurup ‘Durmuş Durduyan’ olan adını ‘Oğuzhan Asiltürk’ olarak değiştiriyor. Tamam, din değiştirip Müslüman olabilirsin, adını soyadını da değiştirebilirsin, ama mensup olduğun millet değişmez, utanılacak bir şey yok bunda.

Hristiyan Türkler var, adlarını değiştirmediler. Hadi ‘Durmuş Durduyan’ adını değiştirdin ‘Oğuzhan Asiltürk’ gibi iddialı bir ad ve soyadını niye aldın? Ahmet Çelik, Hasan Yılmaz, Mustafa Keser ismi falan alsaydın bari… (Sen kalkıp) İlk, Orta, Liseyi Malatya’da, Üniversiteyi, İstanbul Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde ‘Durmuş Durduyan’ olarak okuyorsun… Sonra, Durmuş Durduyan ismiyle serbest müşavir/mühendis olarak çalışıyorsun… Bir gün Erbakan ile tanışıyorsun (Daha doğrusu Yahudi Lobilerinin ABD’den gönderdikleri ve partilerini kapatmama karşılığı Erbakan’a önerdikleri: “Görünüşte Mücahit Müslüman rolü oynayan, ama gerçekte Yahudiye çalışacak olan beş kişinin Teşkilata alınıp en yetkili makamlarda tutulması şartı üzerine Milli Görüş’e yamanıyorsun.”) sonra Oğuzhan Asiltürk oluyor ve Milletvekili/Bakan (yapılıyorsun, Milli Görüş’ün ve ülkenin kaderiyle oynuyorsun!?)

Bunu hiç yazmak istemezdim ama Türkiye’nin acı bir gerçeğini anlatmak istedim. Aslında Durmuş Durduyan, Özal, Demirel, Erbakan gibi İTÜ’lü ama Ermeni bir vatandaş olarak onlar kadar şanslı olup devlette iyi bir işe girememiş. Ne zaman ki, Oğuzhan Asiltürk oluyor, (ardından bütün) kapılar açılıyor.”[1]

İşte kendisine, Milli Görüş’e sızmak ve Yahudi hesabına tahribat yapmak üzere “Oğuzhan Asiltürk” şeklinde sırıtan bir isim takınan bu şahsın tarihi sırrını deşifre eden eski AKP Milletvekili Feyzi İşbaşaran’dır. Feyzi İşbaşaran hemşehrimiz olup, 1956 Elazığ doğumlu siyasetçi ve işadamıdır. Turgut Özal’ın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde başdanışmanlığı görevine atanmıştır. 19. Dönem ANAP Elazığ Milletvekilliği ve 23. Dönem AKP Milletvekilliği yapmıştır. Erdoğan’ın ve Bakanlarının haksızlık ve yanlışlıklarını açıkladığı için partiden uzaklaştırılmıştır. Daha sonra AKP’lilerin teşvik ve tahrikiyle Sedat Peker’e dövdürtülüp kolu kafası kırdırılmıştır. Feyzi İşbaşaran’ın bu hakaretlere maruz bırakılmasının bir nedeni de Oğuzhan Asiltürk’ün aslında Durmuş Durduyan Ermenisi (Pakradun Yahudisi) olduğunu belgelerle ortaya koymasıdır. Ve hayret, Oğuzhan Asiltürk ağabeylerinin intikamını Erdoğancılar aldırtmıştır.

Adnan Oktar’ın Müritlerinin Yaşadığı Villada Oğuzhan Asiltürk Ne Aramaktaydı?

Fatih Altaylı’nın köşesine taşıdığı yazı, çok enteresandı, zamanlaması ise muhteşem sayılırdı!..

“Genç bir kızın ailesi, kızlarının Adnan Oktar ve müritleri tarafından kaçırılıp alıkonulduğunu bildirince ben de durumu İstanbul Emniyeti ile paylaştım. Aile ile emniyet temasa geçti ve savcılığın da devreye girmesi ile kızın alıkonulduğu Adnan Oktar evine baskın yapıldı. Daha sonra dönemin Emniyet Müdürü beni aradı ve “Fatih Bey, teessüf ederim. Evde alıkonulmuş bir kız var diye giden ekiplerimiz evde eski bir Bakan’la karşılaştı” dedi. Çünkü Adnan Oktar’ın müritlerinin yaşadığı villada Oğuzhan Asiltürk misafir çıkmıştı ve güya gençlerle sohbet ediyorlardı! Şaka maka üzerinden neredeyse 30 sene geçmiş durumdaydı.”

Şimdi sormak lazım Acaba Asiltürk o villada Adnan Oktar’ın kedicikleri ile ne sohbeti yapıyorlardı?

Aslı, ayarı ve amacı malum Soner Yalçın’ın: “Oğuzhan Asiltürk’e haksızlık etmeyiniz!” şeklinde arka çıkmaları bile bizim haklılığımızın kanıtıydı!

“Siz ne sanıyorsunuz. Onca eziyete direnmiş 86 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk, bir-iki Erdoğan görüşmesiyle davasını mı satacaktı? Yarım asırdan fazla zamandır davasına inanmış, davasına bağlı kalmış milli adam Asiltürk’e haksızlık yapmayınız. Siyasetin-ideolojinin çıtasını sosyal medya geyiğine düşürmeyiniz lütfen! Dün şiddetle karşı olduğu Erdoğan’a bugün neden farklı bakıyor? Ne değişti, bunu analiz etmek gerekmez mi? Erdoğan’ın hangi temel politikaları değişti de, bu yeni ayrılıklar-yeni ittifaklar oluşmaya başladı? Bunu şundan soruyorum: Muhalefet sanıyor ki, biz durup bekleyelim Erdoğan zaten gidici, iktidarı alırız! Üç ay önce bu köşeden muhalefete dedim ki, bu kadar emin olmayınız; 2023 seçimi çantada keklik değil! CHP’ye ‘okuma kodları’ verdim…

CHP ne düşünüyor bilmem, ama Oğuzhan Asiltürk’ün son çıkışı bana ‘prekarya’ kavramını hatırlattı. Asiltürk diyor ki: ‘İnançlı olduklarını söyleyen gençlere, hangi partiye oy veriyorsunuz diye sorulunca, hiçbir partiye oy vermiyoruz diyorlar. Anket görevlisi sizin inancınıza uygun bir parti var; Saadet Partisi, ona niçin oy vermiyorsunuz diye sorunca gençler, biz o partinin de bizim inançlarımızı, savunduğunu duymadık. Basında yer alan haberleri izliyoruz, o parti de diğer partiler gibi sadece iktidarı tenkit ediyor diye cevap veriyor… Milli Görüşçü kardeşlerim, bu durumda olan imanlı gençlere sahip çıkmak, onların, Hakka hizmet edecek hale gelmelerini sağlamak çok önemlidir…’ Asiltürk, prekarya sorununu Hakka hizmetle / inançla çözeceğini sanıyor.” (Sözcü Gazetesi 17 Haziran 2021)

Şiir:

      

İT POSTUNDAN KÜRK YAPILMAZ!

        

Allah fırsat verir, keramet sanır

Hainin işleri, uğrar dumura1

Mü’min ferasetle, fasıkı tanır

İşbirlikçi hain, döner memura…

      

Hidayet kararır, vicdan kayarsa

Haksız kazanç makam, bir kâr sayarsa

Hakikat yolundan, her kim cayarsa

Maya bozuk ayar, tutmaz hamura…

      

Haydi gel kalbini, imanla donat

İlim irfan takva, ma’rifet san’at

Kur’an taat cihat, olsaydı kanat

Uçmağa2 uçanlar, düşmez çamura…

        

Cihat çin çöllere, düşmüş Memiş’ler

Bakımlı ağaçtan, devşir yemişler

“Her ot kökü üzre, biter” demişler

Gonca gül açmadan, benzer domura3

      

Diken eksen buğday, mısır derilmez

Çalı gölgesine, döşek serilmez

İt cinsine at kültürü verilmez

Uyuz köpek postu, dönmez samura4

      

Kur’an şifa neşter, çıbanın deşer

Kötülük planlar, çirkefe düşer

Niyet bozuk ise, içinde şişer

Şeytan ceryan gibi, girer damara…

      

Her ettiğin elbet, seni bulacak

Kim seni zindandan, alıp salacak

Yaptığın yanına, kâr mı kalacak

Her an kaydedilir, çeker kamara…

      

Durmuş Durduyan’dan, Asil Han çıkmaz

Sadık kul gerçeği, tebliğden bıkmaz

Zerre vicdan olan, davasın yıkmaz

Hain malı mülkü, değmez umura5

      

Erbakan Hakk söyler, Kur’an okuyor

Münafık kırk yıldır, tuzak dokuyor

Zalimin sözleri, çirkef kokuyor

Âlimin sohbeti, benzer yağmura…

      

Yakında çok kutlu, hareket olur

Soysuzların sonu, hakaret olur

Adil Düzen gelir, bereket olur

O vakit ülkeler, döner ma’mura…

        

1- Dumura uğramak: Tükenip tıkanmak, amaca ulaşmadan sonuçsuz kalmak.

2- Uçmak: Cennet iklimi. Ebedi saadet ülkesi

3- Domur: Güllerin, çiçeklerin ve meyvelerin oluşma aşamasındaki durumları.

4- Samur: Sulak ve bataklık yerlerde yaşayan, kürkü kıymetli bir sansar türü.

5- Umur: Aldırış etmek, önemsemek, değer vermek.

.


[1] 19 Haziran 2021 / https://www.aykiri.com.tr/oguzhan-asilturk-un-gercek-adinin-durmus-durduyan-oldugu-ortaya-cikti/12420/

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
28 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Milli Görüşçülere Çağrı!.. Oğuzhan’ın amacı ve asıl ismi artık tescillendiğine göre , 40 yıldır bu gerçeği dile getiren Ahmet AKGÜL’ÜN ismini basın toplantısıyla dile getirmedikçe Oğuzhan’ın ekmeğine yağ sürmeye devam etmiş olursunuz!..
Şu an ibretle izlemekteyiz ki, Milli Görüşçüler Oğuzhan daha doğrusu asıl ismi olan Durmuş Durduyan’a karşı hareket içindeler. Bu sevindirici..
Bir çok Milli Görüşçü zaten söylüyorduk dile getiriyorduk Konya’da ki konuşmasından sonra Oğuzhanı silmiştik gibi konuşmalar ve açıklamalar yapmaktalar.. [b]Ancak Durmuş Durduyan gerçeğini ve Milli Görüş’te niyetinin ne olduğunu en az 40 yıldır dile getiren Üstadımız Ahmet Hocamız’ın ismiyle dile getirmedikleri müddetçe bu konuşmalarınızın karşılığının olmayacağını hatırlatmak isteriz o arkadaşlara…[/b] Ahmet Akgül’ün haklılığını ve bunu 40 yıldır söyledi ama dinlemediğinizi büyük bir ferasetsizlik yaptığınızı dile getirilmediği müddetçe hala yine onun hesabına çalışmaktan yakanızı kurtaramazsınız… İftiralar herkesin önünde oluyorsa, itiraflarıda herkesin önünde yapmadığınız müddetçe hiçbir anlamı olmaz. Ahmet Akgül Hocamız , her türlü karalamaya iftiraya göğüs gererek Durmuş Durduyan gerçeğini dile getirdiğini cümle alem bilmekte… Şuan Oğuzhan diyemiyor ki benim adım hiç Durmuş Durduyan olmadı, iftira atıyorsunuz diyemiyor… Hatta mahkemeye bile veremiyor… Mahkemeye verse Nüfus dairesinden tüm dökümanlar ortaya çıkacağı için ona da cesaret edemiyor… Milli Görüşçüler ve Saadet Partililer aklınızı kullanın ve Durmuş Durduyan hakikatını mahkeme yoluyla doğru mu değil mi buna zorlayın…

Zehir bal içinde
Zehri bal içerisinde sunmak budur işte. Adam açıkça diyor ki; iktidarı eleştirmeyeceksiniz. “SP’nin yapısını değiştirip tam bir payanda haline getireceğiz” diyor. Bunu söylerken de “kardeşlik, manevi değerlerin savunulması” argümanlarını kullanıyor. Milletimizin gönlünde Milli Görüşten eser bırakmamak için. Şunu sormak lazım; Erbakan Hocamız hükümeti nasıl eleştiriyordu? En keskin şekilde. Bizans uşakları demedi mi? Demokratik bir müdahaleyle bunlar iktidardan uzaklaştırılmalı demedi mi? Daha neler söyledi, satırlar yetmez. Eee şimdi Hocamız böyle sert eleştirilerle yanlış mı yaptı? Alenen adam “ben bu partiyi bir tarikat grubuna dönüştüreyim, Milli Görüşün üzerine de beton dökeyim diyor” anlayana. Şükür Milli Çözüm bu adamın ve adamlarının ayarını seneler öncesinden ortaya döktü, şimdi de Rabbim haklılığını ortaya çıkarıyor.

Milli Çözüm, BİLGİ VE BİLGELİK Donanımına Sahip Hidayet Feraset ve Dirayete Sahip , Asla Hakkı Haykırmaktan Tırsmayan Yiğitlik Timsalinin Öncüsüdür!..
Meğer Aziz Erbakan Hocamız , bu konuları özellikle hassaten Milli Görüşçülere anlatmış. Nasıl ki Milli Çözüm makaleleri şiirleri öncelikle Milli Çözüm şuuruna sahip kimseler içinse… Nedir o konular :
Nebatlar tek kromozomdan, hayvanlar iki kromozomdan, insanlar ise üç kromozomdan… [b]Bu üçüncü kromozom şu özelliklere sahip olmakta: [/b]
[b]1)[/b] İnsan öyle bir mahlûktur ki, doğruyla yanlışı ayırabiliyor.
[b]2)[/b] İnsan öyle bir mahlûktur ki, iyiyle kötüyü, güzel ile çirkini ayırabiliyor.
[b]3)[/b] İnsan öyle bir mahlûktur ki, adalet ile zulmü ayırabiliyor.
[b]4)[/b] İnsan öyle bir mahlûktur ki, faydalı ile zararlıyı ayırabiliyor
[b]
MİLLİ GÖRÜŞ’ ÜN KİMYASI VE FİZİĞİ!.[/b].
[b]1)Maneviyatçı olmak,[/b]
Maneviyatçılık demek: ahirete inanmak ve ahireti üstün tutmak demektir. Yani dünyan için ahiretini satmayacaksın, makam ve menfaat için Hak davadan sapmayacaksın!.
Bunu yapabilmek için nefis terbiyesi lazımdır.

[b]2- Nefis Terbiyesi yapmak[/b]
Nefse esir olmayı değil, nefsi terbiye edip olgunlaştırmayı esas alacaksın.
Firavunların yolu nefse esarete, Peygamberlerin yolu nefis terbiyesine dayanır.
Milli Görüşün temeli: Maneviyatçı olmak, ahirete inanıp dünyadan üstün tutmak, bunun için nefis terbiyesiyle uğraşmaktır.
[u][b]Nefis Terbiyesiyle uğraşacaksın ki, Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar seni aldatmasın. Dünyalık fani ve fena hevesler için Haktan ve hayırdan ayrılmayasın.[/b][/u]
[b]
3- Hakkı üstün tutmak,[/b]
Hakkın gereğini ve emrettiğini yapacaksın. Adaletli davranacaksın. Hakkın hâkimiyeti için çalışacaksın.

Bu üç tane temel esasa sahip olursan, o zaman Allah sana rahmet eder ve böylece Milli Görüşün üç tane [u][b]fiziğini[/b][/u] sana verir.

[u][b]Mili Görüş’ün Fiziği:[/b][/u]
1-[b] Hidayet: Hakkı Batılı seçmek, doğruyu yanlışı görmek, Hakka ve hayra erişmek demektir.

2- Feraset: Ne hayra hizmet ediyor, kim şerre alet oluyor? Bunları ayırmak demektir.

3- Dirayet: Doğruları inançla ve heyecanla uygulayabilme kabiliyetidir. Haklı ve hayırlı olanı kararlılıkla yürütebilme azmi ve cesaretidir.[/b]

Bunlar gerçekten ALTIN SÖZLER bizler için… Milli Çözüm bu hakikatlete kendisini adadığı için şuana kadar öngörülerinde ve yazdıklarında konuştuklarında herhangi bir yanılma aldatılma kandırılmaya rastlayamazsınız. Tam aksine, yanıltmaya aldatmaya ve kandırmaya çalışanların planlarını hedeflerini önceden deşifre etmiş ve sorumluluk sahibi duyarlı kimsrlere ışık tutmuştur. İşte BİLGELİK İŞTE YİĞİTLİK İŞTE DİRAYET İŞTE FERASET İŞTE HİDAYET!.. ELHAMDÜLİLLAH… Muhterem Ahmet Hocamızın kaleme aldığı bu makalesi için çok teşekkür ediyorum. Rabbim anlamayı kavramayı yaşamayı lütfeylesin. Amin.

Ya Rabbi Son Kalemiz Olan Saadeti Amacından Saptırmalarına Fırsat Verme (amiinn)
İman özü; şehadettir

Küfran sözü, şenaettir

Son kalemiz, Saadet’tir

Bâtıl çok; Hak, bir tanedir!

Hain
Durduyan dönmesi Oguzhan olmuş…
İnanmayan araştırsın arşivlerde yazar
Kendini yıllardır davada gösteren
Sahtekâr ajansın kim seni takar

Yalan söylemek senin normalin olmuş
Samimiyetsiz ve kibir abidesi
Hocamın projeleri son buldu sanma!
Elbette güneşin ışığı söndürülemezdi…

Yazıklar olsun ne çok nasipsizsin,
Ölmeyecek gibi zulümleri destekledin
Firavun ,Karun ,Ebu Cehil leri de solladın
Sen hepsini geçtin ,çünkü hainsin…

Sadık Milli Görüşçülere
Sadık samimi Milli Görüşçü kardeşlerimizin fark edemediği, Yada fark etsede her ne sebepten bilinmez bu zamana kadar sesini çıkarmadığı bu durmuş durduyan a artık haddini bildirme zamanı gelmiştir. İşin doğrusu Milli Çözüm yıllardır bu fitneye karşı ümmeti her fırsatta uyarıp ikaz etmiştir zaten. Ancak bu münafığın fitneler artık ayyuka çıkmış kimseye acaba mı diyeceği bir durum bırakmamıştır. Durmuş durduyan ın mahiyeti ile ilgili Milli Çözümü eleştirenlerin ise en azından özür dilemeleri helallik istemeleri gerekmektedir. Bu durum Milli Çözümün kimseden özür beklediği gibi anlaşılmamalı ama konuyla ilgili Üstad Ahmet Akgül Hocamızı gıyabında eleştiren milli Görüşçü kardeşlerimizin Ahmet Akgül ün asıl derdinin Allahın rızası olduğunu anlamaları ve geç kalınmış olsada kendisinden istifade etmeleri içindir.

YORULMADAN VE YOĞRULMADAN OLMAZ
Durduyan doğuştan hain ve kendisine biçilen rolü 50 yıldır profosyonelce oynadı. Peki bunun karşılığında inanan Milli Görüşçüler genel olarak, bu hainlere karşı hakkıyla mücadele ettiler mi, yoksa çay sohbetlerinde ve meclislerde devlet yıkıp devlet kurmakla mı meşgul oldular. Eğer bugün hâlâ daha bu münafık etkinliğini devam ettirebiliyorsa, denek ki Saadet Partisinin gönüllüsü olduğunu iddia eden teşkilat mensupları ve Milli Görüşçüler edebiyat yapmanın ötesine geçememişlerdir. Bu konuda en cesur, ciddi ve hassas mücadeleyi bir Ahmet Hocamız yapmıştır. 50 yıllık mücadelesi bunun en belirgin örnekleriyle doludur.

“Danışıklı Dövüş” Vurgusuna Dikkat!
Yazıdaki çok çok önemli tespitlerden biri:

“Asiltürk – Karamollaoğlu’n un danışıklı dövüş yaptıklarını defalarca hatırlatmıştık…”

Yönetme ve manipülasyon uzmanı olan Siyonistler 3 asırdır Dünya’yı “sağ-sol” dövüşü ile yönettiğinden; (ki en inandırıcı strateji de budur) Asiltürk’te bu sinsiliğin olmaması zaten mümkün değil.

Unutmayalım ayrıca Asiltürk bu danışıklı dövüş oyununu Şevket Kazan ile de bir güzel sürdürmüştü.

Ama Aziz Erbakan Hocamız da bu şeytanların üstüne basarak D8leri, Koral ve daha neleri tamamladı!.. Ve nihai zafer ise yaklaşmakta!..

Tüm bu saydıklarımızı da eşsiz feratetiyle bizlere nakledip bizleri yetiştiren saygıdeğer büyüğümüz Ahmet Hocamızdan da Allah(cc) razı olsun.

GELİR YAKINDA!..
Pakradun parçası,sözde başkanmış
Fırıldak çevirmiş, köşeyi kapmış
Marazlı taraftar,biat çağırmış
Hidayet ehli ka-nar mı kansıza!..

Temel gayesi Hakka,zarar vermektir
Sadık müminlere hep, tuzak örmektir
Siyon-piyon mahfile,imkan vermektir
Vicdanla bakanlar,uymaz uyuza!..

İyi-kötü polis,oynar oynaklar
Hakka beton dökmek,ister kaypaklar
Milli Çözme kulak, verir sadıklar
Erbakan Devrimi,gelir yakında!..

KENDİSİNE HAKK DOSTU HAVASI VEREREK, İSTİKAMET YOLUNUN ÜZERİNDE OTURUP TUZAK KURAN ŞEYTAN, TABİLERİNİ CEHENNEME BİLET ALMAYA ÇAĞIRIYOR, HEM DE AYETLERİ VE HADİSLERİ İSTİSMAR EDEREK!
Yüzüne taktığı maskeler: hem OĞUZ, hem HAN, hem ASİL, hem de TÜRK!
Gerçek yüzü: DURMUŞ DURDUYAN!
Evet, gerçek adı DURMUŞ! Çünkü en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup DURMUŞ!
Saadet Partisinde DURMUŞ, ama DURDUYAN’ın çağırdığı YAN, Siyonist işbirlikçisi hainlerin yanı!
DURDUYAN’ın Saadet Partisinde duruşu, tabiilerini Siyonizm işbirlikçisi hainlere çağırmak için.
Durduyan’ın Saadet partisinde DURDURDUĞU ve şimdilerde değiştirmek istediği TEMEL ile görünüşteki aykırılıkları bir danışıklı dövüştür.
Tezgâh Sonunda
Oğuzhan taraftarları AKP’ye koltuk değneği yapılacak,
Temel Bey yanlıları ise CHP ve HDP’nin kuyruğuna takılacak
Böylece Milli Görüş’ü bitirmeye çalışılacak!
Şimdilerde ELAZİZ takımı ile DURDUYAN’ın DURDUKLARI YAN AYNIYDI!
SAADET PARTİLİLERİ CEHENNEME BİLET ALMAYA ÇAĞIRMAK!

[b][i]“(Şeytan) Dedi ki: “Madem öyle, (Hz. Adem’e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tâbi tutmakla) beni azdırmana karşılık; ben de onları (Ademoğullarını saptırmak için) Senin (İslamiyet ve) istikamet yolunun üzerinde oturup (tuzak kuracağım. Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup duracağım).”
“Sonra; ön taraflarından, arkalarından, sağlarından ve sollarından muhakkak (kullarına) sokulup (saptıracağım). Ki onların çoğunu (artık dinin ve nimetlerin sayesinde eriştikleri lezzet ve faziletlere) şükredici bulmayacaksın. (Çünkü onlara nankörlük ve hıyanet yaptıracağım!?)”
(Cenab-ı Hakk da: “Haydi defol!) Aşağılanmış ve kovulmuş olarak çık oradan! Yemin olsun (insanlardan) onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım” buyuruvermişti. (A’raf Suresi: 1618)

“Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır (her dediği olacaktır); öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve (şeytan gibi birtakım) aldatıcı(lar) da, (Kur’an’ın ayetlerini, Peygamberin hadislerini istismar edip eğrilterek ve kendisine Hakk dostu havası vererek) sizi Allah ile aldatmasın. (Bundan sakının ki, en yaygın ve maalesef saygın bir sahtekârlıktır.)”
“Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman sayın (fısıltı ve fırıldaklarına kanmayın!) O, kendi hizbini (partisini, taifesini ve tâbilerini), ancak çılgınca yanan (cehennemi) ateşin ehlinden olmaları için çağırıp durmaktadır.” (Fâtır Suresi: 5-6)
[/i][/b]

Masalara meze
Nasıl bir kutlu yürüyüş başlatmış Cennet mekan Erbakan hocam partilerini kapat kapat bu yürüyüşü bitiremediler Elhamdülillah. Bitmeyeceğini anlayan Siyonizim son hamlesini kapatmakta bulamamış olmalı’ki şimdide içeriden kripto yapılanma ile bölme çalışmalarını başlattı. Tarihten bu yana AKP ile ilgili pekte net tavırlı olamayan,stratejik taktik gereği Oğuzhan ve ekibi bu gün AKP nin yanında durarak tavrını netleştirmiş oldu. İnsanları yokluk ve sefalete iten iktidar, Tayip Erdoğanla buluşması sonrası özel kalem müdürüne benim emrim olarak kabul edilsin Oğuz beyin emri diyerek rant kapısını açmıştı. Kısa bir zaman sonrasında da kapının aralandığını Oğuzhan Asiltürk’ün yeğenine verilen milyonluk ihale ile de ispat etmişlerdi. Bir tarafta rant ve çıkar ilişkilerin tenezül ve tevessül edenler, diğer tarafta ise kutlu yürüyüşe devam edecek olanlar. Oysa bu insanların gerçek kimlikleri Milli Çözüm eliyle kaç kere ifşa edildi, kaç kitap yazıldı, kaç konferans ve panel düzenlendi tamamını hatırlamak iyi bir araştırmayı gerektiriyor. Son zamanlarda makalede de ifade edildiği gibi, her zamanın köşe yazarlarının alkışlarına mashar olmuş Oğuzhan ve ekibi, son kozları olan Müslümanların inançları üzerinden, ayetler ve Erbakan hocamın ahlak ve inancını aynı zamanda da istikametini ifade eden sözleri ile kandırma, çalma, istedikleri yer ve yöne kaydırma çalışmaları hız kazanmış durumda. Son zamanların bir başka dikkat çeken övgü mekanizmasıda her dönemin kiralık yazar çizer takının malum şahşa yönelik övgü ve iltifatlarıdır. Adama sormazlarmı sen kimsinde övdüğün ne olacak. Yıllarca Erbakan hocamdan dinledik duyduk ve inandık vazgecilmez kural ve prensibimiz inancımız oldu, Milli görüşçü demek rahat etmek, zengin olmak, makam ve mevkii sahibi olmak değildir, Milli görüşçü olmak, çileye, yorgunluğa, uykusuzluğa, çok çalışmaya, gayret etmeye talip olmak demektir. Bu dünyada karşılıksız çalışmak karşılığını Allah’tan beklemek ahiretine çalışmaktır derdi. Sadece kendine değil, sadece Ülke sine değil, sadece İslam ülkelerine değil bütün insanlığın kurtuluşuna çalışmak Milli görüşçü olmak derdi ve fasitliğin içinden derin siyonist şeytani labirentten çekip çıkarırdı bizleri inanlarını. Oysa Oğuzhan ve ekibi insanları her ne kadar nefsi cihat filan diyerek aldatsada, tamda siyonizmin kuçağındakilere, haram lokmaların yendiği Müslüman kanın şerbet gibi içildiği masalara meze yapma çalışmasıdır. Vesselam.

Kabuklar Kopar
Yıllardır söylenen her bir şeyin art arda çıkması, bizim gönlümüzü ferahlatıp samimiyetimizi arttırmaktadır. Yaşanan olaylar sonrasında türlü iftiralarla Milli Çözüm’e ve Üstad Ahmet Akgül’e saldıranların ise gözündeki perde daha da kapanmakta ve gereksiz bir asabiyetle yanlışta ısrar etmeye devam etmektedirler. Aziz Erbakan Hocamıza ve O’nun hatırasına dil uzatıp, siyonist hedefli beton dökme harekatına komutanlık Durmuş Durduyan’ın gerçek yüzü artık net bir şekilde ortaya çıkmış bulunmaktadır. İnşallah tez zamanda bu kabuk kafalardan kurtuluruz ve fitne fesattan başka bir işe yaramayan bu grup bertaraf olur.

İşaret fişeği yakar utanmaz
Şeytani odaklar kazansın diye
Zalime selam çakar utanmaz
Milli Görüş kökten silinsin diye…

Öte yandan Durmuş abisinden mesaj almışcasına AKP milletvekili A. Çamlı da “Milli Görüş AKP’de mündemiçtir” açıklamasında bulunmuş ve saçmalamıştı. Yıllardır yapılan onca gaflet dolu faaliyetleri unutmuş gibi bir de kendilerini “mücahit” diye adlandırmaktan utanmamıştı.

Akp’de Milli Görüş mündemiç imiş
Yeliz’ler anlamış, hep mücahit imiş,
Tarih ispat etti, hepsi koca hiç imiş,
Pastadan bir pay da kapılsın diye…

ADNAN OKTAR’IN MÜRİTLERİNİN YAŞADIĞI VİLLADA OĞUZHAN ASİLTÜRK MİSAFİRDİ”
Fatih Altaylının bugün köşesine taşıdığı yazı çok ilginç zamanlaması ise muhteşem işte o yazıdan alıntı:
ADNAN OKTAR’IN MÜRİTLERİNİN YAŞADIĞI VİLLADA OĞUZHAN ASİLTÜRK MİSAFİRDİ”

“Ama birkaç sene sonra bir olayda yine yolumuz kesişti.” diyen Altaylı yazısını şöyle sürdürdü:

“Genç bir kızın ailesi, kızlarının Adnan Oktar ve müritleri tarafından kaçırılıp alıkonulduğunu bildirince ben de durumu İstanbul Emniyeti ile paylaştım.

Aile ile emniyet temasa geçti ve savcılığın da devreye girmesi ile kızın alıkonulduğu Adnan Oktar evine baskın yapıldı.

Daha sonra dönemin Emniyet Müdürü beni aradı ve “Fatih Bey, teessüf ederim. Evde alıkonulmuş bir kız var diye giden ekiplerimiz evde bir Bakan’la karşılaştı” dedi.

Adnan Oktar’ın müritlerinin yaşadığı villada Oğuzhan Asiltürk misafirdi ve gençlerle sohbet ediyordu!

Şaka maka üzerinden neredeyse 30 sene geçmiş.”

Simdi sormak lazım Acaba Asiltürk o villlada Adnan Oktarın kedicikleri ile ne sohbeti yapıyordu..!
Odatv.com

en büyük keramet istikamet
yıllar önce Ahmet Akgül hocamıza sorulmuştu evvelinden işaret ettiğiniz şahıslar daha sonra davayı birer birer terketti şevket kazan ve oğuzhan asiltürk nezaman davadan ayrılacak denildiğinde onlar hiç ayrılmayacak onların görev yeri burası demişti.

MİLLİ ÇÖZÜM FARKI
Hidayet, Feraset ve Dirayet in yegane timsali Milli Çözüm ün 40 yıldır haykırdığı hakikatlerin bir tanesi daha aşikâr olmuştur. Hak Davaya sızmış Münafıkların elebaşı, siyonizmin çökmek üzere olan hizmetkârı akp ye desteğini izhar ederek deşifre olmak zorunda kalmıştır.
Erbakan Hocamızın Aziz zatının ve Ulvi gayesi olan ADİL DÜZEN ve YAŞANABİLİR YENİ BİR DÜNYA İnancının has takipçisi ve savunucusu Milli Çözüm ü bir kez daha ayakta alkışlıyoruz…

BU ÜLKE BÖYLE ŞEYTANLARI TARİHTE ZOR GÖRÜR
Yani çarpılmış yüzünde insanlık amaresi dahi kalmamış şu pakradun dönmesi bu kadar meydanı boş bulabiliyorsa ozaman Milli Görüşçülere sormak lazım. Erbakan hocaya iftira atan, yıllardır davaya zarar vermek için uğraşan, kendini zorla Yik başkanı ilan eden, Yalan ve iftirada benzerine çok az rastlanan bu şahsa gerekli tepkiyi ve eleştiriyi yapamayıp banane deyip sessiz kalanlara yazıklar olsun. Vallahi bu konuda gerekli tepkiyi ve cevabı 40 yıldır ortaya koyan Milli Çözümü tebrik ediyorum. Helal olsun. Herzaman hedefi 12’den vuruyorsunuz. Adamsınız adam. Allah razı olsun. Başarılar.

Şeytanın sistemi çöküyor…
– Oğuzhan Asiltürk, Milli Görüş Hareketinin tüm bölünmelerinde başroldeki kişidir ve bölünmeleri tetikleyendir. Milli Görüşcüler bu zokayı bu kez de yutarlarsa onlara yazıklar olsun. Asiltürk bu seferde başarırsa bu durum, Milli Görüşçülerin defin merasimi olacaktır.
Artık gerçekler herkes tarafından ayan beyan belli olmuştur. Herkes ayarını ortaya koyacaktır. Ya sessiz kalarak şeytana hizmet edecektir. Yada gerçekleri yılmadan ve korkmadan ifade eden Milli Çözümün çizgisinde ,Milli Görüşe sahip çıkararak Adil Düzen medeniyettinin kurulmasına katkı sağlayacaktır.

“OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN YENİ FESATÇILIĞI VE FIRSATÇILIĞI” Makalemizin her bir vurgusu apayrı ehemmiyet arz etmekte. Önemine binaen bazı bölümlerini tekrar dikkatlere sunmak istiyorum.
“OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN YENİ FESATÇILIĞI VE FIRSATÇILIĞI” Makalemizin her bir vurgusu apayrı ehemmiyet arz etmekte. Önemine binaen bazı bölümlerini tekrar dikkatlere sunmak istiyorum.
* Sn. Karamollaoğlu ve takımı, gerçekten samimiyetleri ve cesaretleri varsa, şu uyduruk YİK Başkanlığını kaldırsınlar ve Partiyi Oğuzhan belasından kurtarsınlardı!?

* Evet, hamdolsun ki Milli Çözüm Kur’an’ın tercümanı, hakikatin dellalı, Erbakan’ın davası ve devamıydı… İşte bu nedenle ve Allah’ın inayetiyle, her dediği çıkmakta ve her tespiti tutmaktaydı. Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; nasıl ki “Milli Görüş hiç pişman etmediyse…”, çok şükür Milli Çözüm de hiç mahcup olmamıştı… Ama Milli Çözüm, Hz. Peygamber Efendimizin haber verdikleri: “Ahir zamanda gerçek iman, kor ateş gibi olacaktır. Elde-gönülde tutanların avuçları yanacak, dayanamayarak bırakıp atanlar ise mahrum kalacaktır!..” hadisinin izharı ve ispatıydı.

Sözde SP Yik Başkanının Twitter’daki paylaşımı:
4- İnsanlara karşı hoşgörülü olmak, peygamberlerin ahlâkındandır. Peygamberimiz (AS) da insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emretmiştir. Mü’minler bu güzel ahlâka uyarlar.
* Milli Çözüm’ün Konunun Aslını İzahı ve Çok Önemli Uyarısı:
Uyarıyoruz: Peygamberlerin asıl ahlâkının Allah için sevmek ve yine Allah için buğzetmek olduğu sahih rivayetlerle kesinlik kazanmıştır. Tam aksine, haksızlık ve ahlâksızlıklar karşısında susmak Dilsiz Şeytanlıktır.

Sözde SP Yik Başının Twitter’daki paylaşımı:
6- Bu şuur seviyesine ulaşabilmek için, önce nefsimizle cihad etmemiz gerekir. Ancak bunu yaptıktan sonra insanlara örnek olabilir, onlara doğru yolu gösterebiliriz.
* Milli Çözüm’ün Milli Görüşü Tarikat Haline Getirme Girişimine Cevabı:
Oysa; Parti nefsi cihaddan öte siyasi cihat yapmak ve Hakkı hâkim kılmak için vardır. Oğuzhan Asiltürk çok istiyorsa nefsi cihat yapacakları bir tarikat kurmalı ve Milli Görüş’te fesatlık çıkarmayı artık bırakmalıdır. Ve Durmuş Durduyan’lar, asla unutmasınlar ki Rahman’ın intikamı çok acı ve alçaltıcı olacaktır.

* Milli Çözüm’ün, Erbakan İstismarına ve Hakikatinin Çarpıtılmasına Cevabı:
… Rahmetli Erbakan Hocamızın Aziz hatırasını hiç utanmadan istismar ve suistimal etmeye kalkışmaktan sakınmamıştır. Oysa Hocamızın Erdoğan iktidarının tahripkâr icraatlarını çok net ve sert ifadelerle tenkit ettiği sözleri ortadadır. Kaldı ki şimdi şefkat ve merhamet edebiyatı yapan Durmuş Durduyan’ların, vefatının hemen arkasından Erbakan’a iftiraları ve evlatlarına kin kusup dışlamaları hâlâ unutulmamıştır.

Sözde SP Yik Başkanının Twitter’daki paylaşımı:
20- Buna dikkat etmezsek Erbakan Hocamızın ifadesiyle önce diğer partilerden biri gibi olur, sonra da yok oluruz. Şunu unutmamalıyız: Bize oy verecek olanlar, maddî imkânlar elde etmek için yanımıza gelenler değil, inancımıza saygılı olanlardır.
* Milli Çözüm’ün Bu Çarpıtmaya ve İstismara Muhteşem Cevabı:
Yaklaşımı da tutarsızdır. Evet, Milli Görüş’ün alâmetifarikası; 1- Önce ahlâk ve maneviyat, 2- Sonra mutlaka ağır sanayi ve yaygın kalkınmadır. Toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına çare olacak Adil Düzen programlarına hiç değinmeyen Oğuzhan Asiltürk, sahtekârlığını ve riyakârlığını açığa vurmaktadır.

* Milli Çözüm Çok Önemli Bir Tuzağa Dikkat Çekiyor:
Maddelerinden anlıyoruz ki; Oğuzhan Asiltürk’ün SP’yi yeni kongreye götürme niyeti ve gerekçeleri bir tuzaktır. Çünkü Sn. Mustafa Kamalak’ı değiştirip Temel Karamollaoğlu’nu getiren de bu şahıstır. Temel Bey’le görünüşteki aykırılıklarında bir danışıklı dövüş kokusu alınmaktadır. Sonunda Oğuzhan taraftarları AKP’ye koltuk değneği yapılacak, Temel Bey yanlıları ise CHP ve HDP’nin kuyruğuna takılacaktı ve böylece Milli Görüş’ü bitirmeye çalıştıklarından endişe duyulmaktaydı.

* İstikamette İstikrarı Olmayanların Son Birleştikleri Yer AKP Oluyor ve Allah (cc) Gerçek Tıynetlerini Açık Ediyordu ve Milli Çözümün Haklı Sorusu:
Bu arada yıllardır Oğuzhan Asiltürk’ü “Siyonist uşağı” ama Erdoğan’ı “Erbakan’ın devamı ve özel adamı” gösteren başta Elaziz takımı gibi zırvacılara da sormak lazımdı: Şimdi Oğuzhan da Erdoğan’a destek olmak için çırpındığına göre, o da mı hidayete ve İlahi inayete ulaşmıştı?
Aynı konuyu Fatih Erbakan’a da sormalıydı. Oğuzhan Ağabeyi de kendileri gibi Erdoğan’a yanaşıp yılışmaya başladığına göre, artık birlikte davranmaları daha uygun olmaz mıydı?

* Milli Çözümün Haklı Hatırlatması:
Oğuzhan Asiltürk gençliğimizi bu olumsuz duruma taşıyan AKP’nin maddi ve manevi tahribatlarını hiç ağzına almamaktadır. Zaten bu Oğuzhan Asiltürk, faizci, fuhuş serbestçisi, Haçlı AB’ci ve İsrail’le gizli normalleşmeci olan Tayyip Erdoğan’ın ta başından beri fikir babalığını yapmaktadır.

* Haince Planlar Açıkça İşlenmesine Rağmen Hala Yanlıştan Taraf Olanlara Milli Çözümün Hatırlatması:
Diyerek yukarıdaki maddelerde yine bazı ayetlerin istismarıyla kendi fitne ve fırsatçılığını kapatmaya uğraşan bu şahsın kirli ayarını ve gizli amacını hâlâ anlamayanlarla, zaten hiçbir yere varılamayacağı artık kesinlik kazanacaktır. Herkesin bu denli net bir şekilde haince planlarını deşifre etmesine ruhsat tanıyıp tıynetini ve mahiyetini ortaya koymasına zemin hazırlayan Allah (CC) elbette intikamını da alacaktır!

* Bu İhanetlerin Sonu Nereye Varır? Milli Çözümün Dikkatlerden Kaçmayacak Uyarısı:
Oğuzhan Asiltürk marifetiyle (daha doğrusu hıyanetiyle) SP AKP’nin, AKP ABD’nin ve AB’nin, bunların hepsinin ise Siyonizm’in hizmetine sokulması, umarız artık Gayretullah’a dokunacak ve Cenab-ı Hak hepsinden intikamını alacaktı!

PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA!
Saadet Partisinin şu anki durumu, “pimi çekilmiş bir bomba!” gibidir. Yüzde 1 oy oranına sahip olan bir partiyi tamamiyle bitirmek ve kapısına kilit vurmak için elindeki son fırsatıda değerlendirmeye yönelmiş olan Durmuş Durduyan, kanının ve sütünün gereğini yapma adına her türlü çirkeflik ve kirli senaryoyu uygulamaya bırakıyor. Merhum Erbakan Hocamıza, Hakk daya ve Hakk dava sadıklarına karşı intikam ve kin besleyen bu ublis, tek ve en büyük hedefi olan Milli Görüşü ve Erbakan Hocamızın fikirlerini bitirmeye yönelik bu sinsi ve şeytani planlarının tutmayacağını ve sonunda kendisi ve avanesinin rezil olacakları acı akıbetlerinin yakın olduğunu bir bilseydi, birdakika dahi durmaz ve kaçacak yer arardı. Gerçi kaçışta bu soysuz için çözüm değilki. Bir hatırlatmada; birzamanlar, Oğuzhan’a hakaret edip daha sonra Agd il başkanı olunca, bir anda 360 derece dönüp Oğuzhan’a taparcasına destek veren bir zavallıya! Bu zavallı, bir sohbet ortamında, ” Durmuş Durduyan’a biat edilmesi gerektiğini, yoksa başımıza belalar geleceğini zırvalayıp saçmaladığı” zaman kendisine gerekli cavabı vermiş ve hem ayarını ortaya koymuştuk, hemde sesini kesmiş ve kendisi gibi küçük makamlara; davamızdan, kişiliğimizden, karakterimizden, inancımızdan, şahsiyetimizden ve bildiğimiz gerçeklerden taviz vermeyeceğimizi, duruşumuz ve söylemlerimizle belirtmiş ve göstermiştik. Şimdi o ve onun gibi zavallılar Akp’nin kuyruğunda yedek lastik olma onursuzluğuna acaba hangi kılıfları uyduracak ve hangi bahanelerin arkasına saklanacaklardı. Zulme rıza göaterenlerle ve destek olarla kol kola olanların sonuda onlar gibi olur. Tüm zalimler için söylenecek en güzel ve anlamlı söz; Yaşasın zalimler için Cehennem.

Bu gerçek mi?
Inanamiyor insan , bence bir tek kişi oğuzhan istedi diye akp ye gitmez

Ufuk menzili
İleri görüş lülük böyle birşey
Allah razı olsun.

Şer Güçlere Köpeklikmi Hak Davaya Kıtmırlikmi
Hak davada munafıklık görevi
Milli görüş üstüne beton dökmeyi
Kimden emr aldın Durduyan döneği
Sen değil, yuların tutanın gelsin

Davaya ihanet genleri gereği
Erbakan düşmanı, iblis tiyneti
Boşa havlarsın Durduyan köpeği
Sen değil, tasmanı takanın gelsin

ANLAŞILIYOR Kİ ÇOK ŞAŞKINLIKLAR YAŞANACAK!… Ve Meşhur Foseptik Fıkrası
ANLAŞILIYOR Kİ ÇOK ŞAŞKINLIKLAR YAŞANACAK!…
Ve
Meşhur Foseptik Fıkrası

17.06.2021 tarihinde Haber Türk kanalında yapılan oturumda; gazeteci eski mille vekili Resul Tosun’un Oğuzhan Asiltürk’ü övücü mahiyette “hayatta iken rahmetli Erbakan a karşı sert çıkışlar yapabiliyor” övgüleri ve Milli Görüşün iki partisi olduğu bunun birinin iktidarda olan AKP diğerin de Saadet Partisi olduğunu iftiharla anlatırken…
Yandaş yalaka Nasuhi Güngör ün Oğuzhan Asiltürk’e övgüleri ve kendileri üzerindeki emeklerini inkâr edemeyecekleri” görüşleri…
SP Genel Başkan yardımcısı Mahmut Arıkan’a sorulan Oğuzhan Asiltürk’ün açıklamalarıyla ilgili soruya; “Bunların parti içi meseleler olduğunu, bu konuların ayrımcılık değil zenginlik olduğu, sadece kongre açıklamasının yanlışlığını” belirtmesi… Resul Tosun’un “AKP ve Saadetin Milli görüşün devamı olduğunu söylerken” SP li Mahmut Arıkan’ın neşeli halleri ve mutabık duruşları… Yanlızca Resul Tosun’un “%1’lik bile olmayan” SP sözüne neşeyle itiraz etmesi, az bir vicdanı olana çok şeyler anlatmıştı. Ve nihayet Program yapımcısı Mehmet Akif Ersoy’un son cümlesi olan “Zaten bu programda ittifakı kurmuş gözüküyorsunuz.” sözüyle de program neticelenmişti.

Ve yazarımız Ufuk Efe Bey’in paylaştığı şu fıkra ve en sona kalarak acından birbirini yiyen son iki foseptik(..!) kurduna da işaret sayılmıştı…

Hikâye bu ya:

“Bir zamanlar şehrin birinde kanalizasyon altyapısı olmadığından, foseptik kuyularla vaziyet idare edilirmiş. Bir sıkıntıdan dolayı o şehirdeki foseptik kuyuları tamamen dolmuş ve şehir yaşanmaz hâle gelmiş. Salgın hastalıklar baş göstermiş… Şehrin ileri gelenleri bu duruma çare bulabilmek için seferber olmuş. Tavsiye üzerine kendi hâlinde yaşayan bir adamın kapısını çalan heyet vaziyeti anlatmış… Adam heyete demiş ki;

-Bir büyükbaş hayvan ciğerini bu foseptik kuyularına atın… On gün sonra açıp bakın, meselenin çözülmüş olduğunu göreceksiniz… Lakin asla on günden önce açmayın!..

Heyettekiler, tüm şehre bu bilgiyi yaymış… İnananlar buna uymuş… İnanmayanlar ise uymamış… Sonuçta on gün sonra foseptik kuyularını açanlar, gözlerine inanamamış… Çünkü kuyuların boş olduğunu görmüşler… Heyet yeniden adamın kapısını çalmış ve durumu izah ettikten sonra işin sırrını sormuşlar. Adam, heyete demiş ki;

-Foseptik çukuruna attığınız büyükbaş hayvan ciğeri çok çabuk kurtçuklanır… Kurtçuklar da foseptik yer… Çünkü kurtçuklar pislik yedikçe çoğalır… Beşinci gün kurtçuklar kuyudaki foseptiği yer ve bitirir… Eğer, kuyuları beşinci gün açsaydınız, kurtçuklarla dolu olduğunu görürdünüz… Bu defa kurtçuklarla hiç baş edemezdiniz…

Oysa, beşinci günden sonra kurtçuklar yiyecek bir şey bulamaz… Bu defa onların ikinci özelliği devreye girer, o da birbirlerini yemeleridir… Ve beşinci günden itibaren kurtçuklar birbirlerini yer… Onuncu gün kuyuların kapağını açtığınızda, iki tane kurtçuk kaldığını görürsünüz… Biri diğerini mutlaka yiyeceğinden, geriye bir tane kurtçuk kalır… Son kurtçuk da açlıktan ölür, hâliyle kuyular boşalmış olur… Heyet, şaşkın bir şekilde evlerine dönerler!”

Anlaşılıyor ki çok şaşkınlıklar yaşanacak çok!…

SP ‘ni yıkım sürecinde, Perdenin önünde ve arkasında Oğuzhan ve Ekibi
Erbakan Hocamızdan sonraki bu gidişat “Beton dökme” harekatı hızlanıyor! , Saadet partisini perde arkası ve önünde Oğuzhan eliyle , temel karmollaoglu diliyle Millet ittifakina ,Akp cumhur ittifakinada Mete Gündoğanla , yamama olacak , belliki bugünki Saadet partisine mensup larina iki mecburi yön tayin edilecek.

O.asilturkun tek başına kongre karı alması ve bundan dolayı da hala parti içi yönetim harekete geçmiyor.? Olması parti yönetimi içi kayıkçı kavgası olarak duruyor.

O.asilturkun Dava! edebiyati ! ve saptirmalari;
Rahmetli Erbakan Hocamızın Aziz hatırasını hiç utanmadan istismar ve suiistimal etmeye kalkışmaktan sakınmamıştır. Oysa Hocamızın Erdoğan iktidarının tahripkâr icraatlarını çok net ve sert ifadelerle tenkit ettiği sözleri ortadadır. Kaldı ki şimdi şefkat ve merhamet edebiyatı yapan Durmuş Durduyan’ların, vefatının hemen arkasından Erbakan’a iftiraları ve evlatlarına kin kusup dışlamaları hâlâ unutulmamıştır.

Milli çözüm dergisini dikkate almayanlar ..
İleriki günlerde SP de Millet ve cumhur ittifaki diye Tam bölünmeler olabilir.

Erbakan hocamız in bıraktığı Milli görüş çizgisindeki saadet partisini bir tek bilen çizgiden sapmadan dos doğru anlata yazan uygulayan Milli Çözüm var.

Sadık kul gerçeği, tebliğden bıkmaz
Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; nasıl ki “Milli Görüş hiç pişman etmediyse…”, çok şükür Milli Çözüm de hiç mahcup olmamıştı… Ama Milli Çözüm, Hz. Peygamber Efendimizin haber verdikleri: “Ahir zamanda gerçek iman kor ateş gibi olacaktır. Elde-gönülde tutanların avuçları yanacak, dayanamayarak bırakıp atanlar ise mahrum kalacaktır!..” hadisinin izharı ve ispatıydı.

Bütün Münafıklar Zillet ve Meskenete Düçar olacaktır…!
Medinenin en büyük münafıklarından ve Hz Resulüllahın sözde en yakın sağ kolu olarak bilinen Saad bin Übey’i, öldürmeye karar veren Hz Ömer’i Hz Peygamber (sav) uyarıp bu kararından vazgeçirmiş;
“Ey Ömer bırak ölünceye kadar Peygamberin arkadaşı bilinsin, Allah intikam alanların ve hesap görenlerin en hayırlısıdır” buyurmuşlar.
Ahmet Akgül Hocamızın defalarca ifade ettiği gibi, herkes kendi yaratılış fıtratına döndürülecek ve hakkettiğine ulaştırılacaktır…
Ve Kuvvet ve Kudret sahibi olan Cenabı Hak, her türlü hıyaneti kendisine amentü edinen şeytanın bu münafık tayfasına hem dünyada hem de sonsuz mahşer yurdunda hakettikleri mukadder akıbeti tadtıracaktır.

NEDEN
Davaya ihanet, edip durdunuz;
Anlatın, hocaya, nedir kininiz?!
Muhtemelen yağlı, kemik gördünüz,
Hainlerle bir saf, tutmanız ondan!

Hiç mi yoktur sizin, edep hayanız,
Anlatın ortaya, çıksın foyanız,
Hocamız bilirdi, bozuk mayanız,
Milli Çözüme de, çatmanız ondan!

Sadakat olur mu, hain kaypakta,
İçi münafıktır, dua dudakta,
İşte Milli Çözüm, dimdik ayakta!
Alçağa yan gözle, bakmamız ondan!

Hak Davaya karşı, bozuk özünüz,
Bir günü bir güne, uymaz sözünüz.
Kalbiniz mühürlü, görmez gözünüz,
Kendinize gelin; dürtmemiz ondan!

Söyle be Kemali, saklama sözü,
Milli Çözümdür, Davanın özü,
Aslı bozuk olan, hain öküzü,
Duvardan duvara, çarpmamız ondan!

AŞIK KEMALİ

Yazık bu gelinen noktaya
Oğuzhan mıdır ne karın ağrısı. Artık kirli ellerini Sp’den çeksin. Yeter. Yazık bu gelinen noktaya.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
28
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...