ÖYLE KOLAY OLACAK Kİ!..
Allah ol der oluverir, sebepler hep birleşir
Öyle kolay ve mükemmel, yağdan kıl çeker gibi…
İman ve itimat gerek, tevekkülsüz kirleşir
Adil Düzen yıldızları, doğacak Ülker1 gibi
Herkes hayret hayran kalır, yağdan kıl çeker gibi…
Sen sen ol kulluğun kuşan, edeple hizmet takın
Nefse şeytana uzak dur, Rabbe Ümmete yakın
Has niyetle Hakkı haykır, rıza bulmaya bakın
Tek bir hedefe kilitlen, hep dönen teker gibi
Dost maksuda ulaştırır, yağdan kıl çeker gibi…
Dayan yanıp pişmez isen, çiğ kalıp kokuşursun
Ya sabır çek meal oku, Mevlâ’yla konuşursun
Sonra deryayla boğuşur, dağlarla tokuşursun
Mazluma umut taşırsın, bin tonluk tanker gibi
Kutlu hayal gerçekleşir, yağdan kıl çeker gibi…
Halis insanın ekmeli2, mazlum kalbe değenmiş
Müslümanın en ehveni3, zulme boyun eğenmiş
Tek başa şerle savaşan, kulu Mevlâ beğenmiş
Hatırası tat verecek, akide şeker gibi
Milli Çözüm başa geçer, yağdan kıl çeker gibi…
Hakk kudretin sorgulayan, kalp uyuzu kaşınır
Çoğu gitti çok az kaldı, tüm engeller aşılır
Nasıl böyle kolay oldu, bu kudrete şaşılır
Siyonist sistem yıkılır, depremde çöker gibi
Va’di İlahi yaşanır, yağdan kıl çeker gibi…
Harika teknolojiyle, sokulacak hizaya
ABD AB İsrail, fırsat bulmaz nizaya4
Dualar Arş’a yükselir, mü’min eller fezaya
Melekler yardıma koşar, manevi asker gibi
Milli Çözüm devriminde, yağdan kıl çeker gibi…
Ferhat on yıl tünel delmiş, bir an Şirin görmek çin
Mü’min kırk yıl kahır çeker, Hak nizama ermek çin
Zaten âşık fırsat gözler, Dosta can vermek için
Bir ömür Hakk kapısında, boynunu büker gibi
Bir kutlu dönem geliyor, yağdan kıl çeker gibi…
Asıl kârın sefer senin, zafer geçici bayram
Dünya imtihanın kazan, ukbada sonsuz seyran
Burda hizmetkâr olanlar, orda mutlu ve hayran
Sadık Cemale vurgundur, Veche5 göz diker gibi
Her muradı hâsıl olur, yağdan kıl çeker gibi…
Akıl bilim Kur’an Sünnet, kaynaklı medeniyet
İçtihatla kurulacak, herkeste memnuniyet
Birbirini tamamlar hem, Mesihiyet Mehdiyet
Bu Siyonist canavarın, dişlerin söker gibi
İsrail uru deşilir, yağdan kıl çeker gibi…
Erbakan projeleri, hepsi uygulanacak
Zerrece vicdan taşıyan, herkes duygulanacak
Siyonist haham ve şeytan, elbet kaygulanacak
Zalim hain debelenir, gör müflis banker6 gibi
Adil Düzen kurulacak, yağdan kıl çeker gibi…
Kimin kutlu hayali, gaye gayreti varsa
Adil Düzen hükümeti, kurma niyeti varsa
Kimin sarsılmaz inancı, Rabbe hayreti varsa
Gayrı çalışıp ter atsın, gözyaşı döker gibi
Adil Düzen kurulacak, yağdan kıl çeker gibi…
- Ülker: Boğa burcunda bulunan, yedi yıldızdan oluşan bir takımyıldız.
- Ekmel: Mükemmel, en kâmil, eksiği olmayan, en mükemmel. En eksiksiz, en olgun, en uygun. Dinin tamamlanması.
- Ehven: Birkaç kötüden en az kötü olanı, daha az kötü, daha az zararlı olan.
- Niza: Bozulma, çekişme.
- Vech: Yüz, Cenab-ı Hakkın Zatı, “…O’nun yüzünden (Zatından) başka her şey helak olucudur…” (Kasas: 88)
- Müflis Banker: İflas etmiş; para, kredi, tahvil, hisse senedi vb. alanlarda alım satım işiyle uğraşan ve bu işten zarar eden kişi, kuruluş, banka.



Ferhat on yıl tünel delmiş, bir an Şirin görmek çin
Mü’min kırk yıl kahır çeker, Hak nizama ermek çin
Zaten âşık fırsat gözler, Dosta can vermek için
Bir ömür Hakk kapısında, boynunu büker gibi
Bir kutlu dönem geliyor, yağdan kıl çeker gibi…
İnancımız davamız için ne kadar samimi olduğumuzun ölçüsü inancımıza davamıza ayırdığımız VAKİT ile tescillenir. Evet inancımız için davamız için harcadığımız NAKİT’lerin de kıymeti vardır ancak VAKİT ayırdığımız kadar değildir.
Nereden çıkarıyoruz VAKİT olduğunu diye kendimize sorduğumuzda şu ifadelerden varıyoruz:
Üstadımız Ahmet Akgül Hocamızın: PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED VE ASR-I SAADET eserinde ve SİYASET VE STRATEJİ BİLGELİĞİ adlı o muhteşem eserindeki şu anlatımlarından anlıyoruz:
ALLAH Muhabbetinin Alametleri ve Gerekleri:
A-1) Muhabbet gayreti gerektirir. Hz. İbrahim’in Allah muhabbeti, onu gayrete getirmiş, bu maksatla putları kırmaktan ve tüm zalim ve kafirlerin düşmanlığını göze almaktan çekinmemiştir.
2) Bu gayretin imtihanı, şiddet ve hakarettir. Örneğin, Hz İbrahim Nemrut’un ateşine atılmış, ama asla şikayet etmemiş, tam bir teslimiyet göstermiştir.
3) Bu teslimiyetin neticesi, selamet ve emniyettir. Hz. İbrahim’i ateş yakmamış üstelik gülistana çevirmiştir.
B- 1) Muhabbetin ikinci gereği ve alameti “emaneti ehline vermek”tir. Hz. İbrahim Allah’ın emaneti olan hanımı Hacer’i ve oğlu İsmail’i ıssız Mekke vadisinde, Rabbine teslim etmekten çekinmemiştir.
Bugün, perde gerisinde, hiç kimsenin görmeyeceği ve hesaba çekemeyeceği bir yerde, HAKK’ın davetçisine değil, BATIL’ın temsilcilerine evet mührünü basacak kadar gafil ve gayretsiz kimseler, emaneti ehline vermiyor demektir
2) Bu emanet şuuru ve sorumluluğunun imtihanı, hasrettir. Hz. İbrahim hanımının ve evladının hasretine dayanmış ve çilesini çekmiştir. Bugün de, emaneti ehline verenler, bir müddet bazı nimetlerden mahrumiyete rıza gösterecektir.
3) Bu hasretin meyvesi zemzem ve Beytullahı imar ve ziyarettir.
C- 1) Allah muhabbetinin üçüncü alamet ve gereği ise, canan uğruna ciğer paresini kurban ve kurbiyettir. Hz. İbrahim (AS) Hz. İsmail’i (AS) bizzat boğazlamak emrini yerine getirmiş, kalbinde Allah muhabbeti dışında hiçbir muhabbet kalmaması için öz evladını kurban etmeye yönelmiştir. Çünkü hakiki anlamda bir kalbe iki sevgi yerleşmeyecektir ve bu şirk alametidir.
2) Bu kurbiyetin imtihanı, şeytanların ve şeytanlaşmış insanların, çeşitli itham ve kınamalarına, merhametsizlik ve divanelikle suçlamalarına göğüs germek ve levmedilmeye sabretmektir. Şeytan taşlamak, Allah yolundaki feragat ve fedakârlıkların yüzünden seni kınayanlara haddini bildirmek ve defetmektedir. Yani sadece Allah’a teslimiyettir.
3) Bu teslimiyetin meyvesi ise, dünyada saadet, izzet ve hayırla yad edilmek, ahirette ise cennettir.
Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail’i, ıssız Mekke çöllerine terk etmesi ve Allah yolunda kurban vermekle emredilmesi, Nemrut’un korkunç ateşinden çok daha zor imtihan süreçleridir.
Ve asla unutmayalım ki, Hz. İbrahim’in başına gelen bütün bu musibetlerin (yani kendisine isabet eden imtihan cilvelerinin) asıl amacı, Ona haddini bildirmek ve Rabbini öğretmek içindi; kalbini, Allah’ın dışındaki tüm muhabbet ve meyillerden temizlemeye ve şirkin her türlüsünü terk etmeye yöneliktir.
Görüldüğü üzere samimiyetimizi en net ve kesin biçimde ispatlayan tescilleyen inandığımız davamıza ve Rehber Şahsiyete itaatımızı sadakatımızı gösteren en önemli ölçü harcadığımız VAKİT’tir. Rabbimiz bu inancımızın gereği olan gerçekler için VAKTİNİ ve elbette NAKTİNİ harcayabilen samimi – sorumluluk sahibi – mes’uliyetini yüklenmişlerden olmamızı lütfeylesin.
Amin.
Bu şiir, bizim için bir müjde ve bir çağrıdır.
1. “Yağdan kıl çeker gibi”
Bu nakarat, şiirin ruhudur. Biz yıllardır “zor” diyenlere, “imkânsız” diyenlere, “sistem çok güçlü” diyenlere karşı şunu söylüyoruz:
Allah “ol” dedikten sonra hiçbir engel kalmaz.
Sebepler birleşir, engeller dağılır, zalimler kendi ayaklarına dolanır. Adil Düzen’in kuruluşu, dışarıdan bakınca “nasıl olur?” diye şaşılacak kadar kolay gerçekleşecek. Çünkü kudret Allah’ındır.
2. Kişisel sorumluluk ve ahlak
Şiir sadece “gelecek” demiyor, bize de emir veriyor:
Kulluğu kuşan
Edeple hizmet et
Nefse ve şeytana uzak dur
Rabbe ve Ümmete yakın ol
Tek hedefe kilitlen
Bu, Milli Çözüm’ün yıllardır savunduğu “önce kendimizi düzelt” anlayışının şiir hâlidir. Adil Düzen’i kuracak olanlar, önce kendi nefislerini terbiye eden, has niyetle Hakk’ı haykıran insanlardır.
3. Milli Çözüm’ün konumu
Şiirde açıkça söyleniyor:
“Milli Çözüm başa geçer, yağdan kıl çeker gibi…”
“Milli Çözüm devriminde, yağdan kıl çeker gibi…”
Bu, bizim inandığımız kaderdir. Siyonist sistemin, ABD-AB-İsrail üçgeninin, faizci-vurguncu düzenin yıkılacağı ve yerine Erbakan Hocamızın projelerinin uygulanacağı gün yakındır. Bu hem müjde hem de sorumluluktur.
4. Sabır ve sefer
“Ferhat on yıl tünel delmiş…”
Mü’min kırk yıl kahır çekebilir. Asıl kâr, zafer bayramı değil, o seferin kendisidir. Dünya imtihanını kazananlar, ukbâda sonsuz seyrânı yaşayacak. Bu, bizi “acele etmeden ama asla yorulmadan” yola devam etmeye çağırıyor.
5. Son çağrı
Kimin kutlu hayali, gaye gayreti varsa
Adil Düzen hükümeti kurma niyeti varsa
…
Gayrı çalışıp ter atsın, gözyaşı döker gibi
Yani: “Sen eğer gerçekten inanıyorsan, artık konuşmayı bırak, ter dök.”
Özetle:
Bu şiir, “umut” şiiri değil, “yakın zafer” ve “görev” şiiridir. Allah’ın va’dinin gerçekleşeceğine olan kesin inancı, o inancın gerektirdiği ahlâkı ve çalışmayı bir arada söylüyor. Bizim dilimizle:
“Adil Düzen gelecek, hem de yağdan kıl çeker gibi… Ama sen de yerini tut.”
Bu şiiri okurken içimizde o eski heyecanı, o “inşallah yakındır” duygusunu yeniden hissetmemek mümkün değil.
Asıl kârın sefer senin, zafer geçici bayram
Dünya imtihanın kazan, ukbada sonsuz seyran
Burda hizmetkâr olanlar, orda mutlu ve hayran
Sadık Cemale vurgundur, Veche göz diker gibi
Her muradı hâsıl olur, yağdan kıl çeker gibi…
Peygamberimiz Efendimiz SAV. şöyle buyurmuşlar: “Sizin ağırlıklı kalbî meşguliyetiniz; hayalleriniz, düşünceleriniz, endişeleriniz ne ise; en çok ne ile meşgul oluyor, neler düşünüyor, hayal kuruyor, peşinde koşuyor iseniz, işte sizin asıl dininiz de odur. Hatta beklenen büyük zaferi bile şahsi makam ve çıkarları için mi istiyorsunuz, yoksa Allah rızası ve ahiret yatırımı için mi çalışıp çabalıyorsunuz?” sorusunun cevabını biz bir kez daha kendimize sorup ona göre ayarımızı düzeltmemiz gerektiğinin farkında ve şuurunda olmamızı rabbimiz cümlemize lütfeylesin.
Üstadımız Ahmet Akgül Hocamızın ifadeleriyle; dünyevi işlerimizde kanaatkar, ahirete dönük işlerimizde ise açgözlülük yapmanın gereğinden bahsetmişti… Yani üstte şiirin dizelerinde de ifade olarak geçen; “Burda hizmetkâr olanlar, orda mutlu ve hayran” sözlerinin karşılığıdır.
Hayırda başarının sırrı, hidayetimizin kararmamasının, vicdanımızın bozulmamasının sırrı; sadece Allah rızası ve Ahiret yatırımı için çalışmaktan gayretten çabadan geçtiği, bu hidayet nimetine vicdanının sesini dinleyenlerden olabilmek gibi kutlu sonuçlara ulaşabilmenin en önemli fırsat ve araçlarından birisi ve en önemlisi Asrımıza ve Kur’an’a Tercüman olan Milli Çözüm’e emek ve katkı sunmak olduğu hakikatinin gereğini yerine getirebilmek için gayret ve çaba sarfedenlerden olmamızı lütfeylesin rabbimiz.
İnşaallah. Her gün aynı heyecan ve aynı umutla bekliyoruz o günü. Mazlumların sevineceği, zalimlerin üzüntüden kahrolacağı o günü.
Yâsin 49
(Oysa) Onlar, (inanmasalar ve farkında olmasalar da, aslında) sadece korkunç bir çığlık (ve kahredici bir haykırış) bekleyip gözetlemektedirler. (Belki de şeytan ordularının hezimetini bildiren bir TV haberi bütün ümitlerini yıkıverecektir.) Onlar birbirleriyle çekişip-dururlarken o (ödleri patlatıcı ve şaşkınlığa uğratıcı ses ve haber dalgası) kendilerini yakalayıverecektir.
Yâsin 50
(O va’ad olunan intikam ve inkılap günü gelince) Artık ne bir vasiyette=tavsiyede bulunmaya güç yetirebileceklerdir, ne de ailelerine geri dönebileceklerdir.
Yâsin 51
(Dünyada böyle rezil ve zelil edildikten sonra, kıyamette de) Sur’a üfürülecektir; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde ve mecburen) akın edip gideceklerdir.
https://www.mealikerim.com/36/yasin#
Cenâb-ı Hakk, zalimi zalimle cezalandırdığı gibi; zalimin planını da Hakk’ın planının bir parçası kılar. “Onlar bir tuzak kurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah, tuzakları boşa çıkaranların en hayırlısıdır.” (Âl-i İmrân, 54)
O gün geldiğinde, Milli Çözüm devrimi ve Adil Düzen’in doğuşu karşısında sadece mazlumlar değil, o Siyonist akıl ve zalim odakların kendileri bile nasıl piyon konumuna düşürüldüklerine ve Hakka hizmet ettirildiklerine hayret ve dehşetle şahit olacaklardır.
Sen sen ol kulluğun kuşan, edeple hizmet takın
Nefse şeytana uzak dur, Rabbe Ümmete yakın
Has niyetle Hakkı haykır, rıza bulmaya bakın
Tek bir hedefe kilitlen, hep dönen teker gibi
Dost maksuda ulaştırır, yağdan kıl çeker gibi
Yüce Allah bizleri maddi manevi hastalıklarımızdan kurtararak davasında sabit kılsın. Adil Düzen’e olan inancımızı gayretimizi arttırsın. Yüce Allah’ın vaadi onun dilediği şekilde gerçekleşecektir. Ona her şey kolaydır. Allah bizleri bu dünya imtihanını kaybetmekten korusun. Allah hocamızdan razı olsun. Amin.
Kaf 38
Andolsun Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri (bütün âlemleri) altı günlerde (dönemde) yarattık; Bize hiçbir yorgunluk (ve zorluk) da dokunmadı.
https://www.mealikerim.com/50/kaf/38
Rum 47
… İman edenlere yardım etmek (ve zafere eriştirmek) ise, Bizim üzerimize Hakk olmuş (bir va’ad)tır. (Mücahit ve müstakim mü’minlere nusret ve galibiyet vermek, Allah’ın izzet ve inayetinin şanıdır.)
https://www.mealikerim.com/30/rum/47
Âl-i İmrân 160
Eğer Allah (herhangi bir konuda ve düşman karşısında) size yardım ederse, artık (hiç kimse) sizi yenilgiye uğratamayacaktır ve eğer sizi ‘yapayalnız ve yardımsız’ bırakacak olursa, O’ndan sonra da size yardım edecek kimse (çıkmayacaktır). Öyleyse mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etsinler-etmelidirler. (O’nun nusret ve inayetini gözlemelidirler.)
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/160
Tevbe 32
(Zavallılar) Allah’ın nurunu, ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, (ama Allah buna asla fırsat vermeyecektir. Ahmaklar, üfürmekle Güneş’i karartmaya çalışıyorlar;) halbuki kâfirler hoşlanmasa da, Allah mutlaka nurunu tamamlayıverecektir. (Çünkü Allah, dinini ve düzenini hâkim kılmayı murad etmiştir ve takdiri kesinleşmiştir. Bundan asla vazgeçmeyecek, Kur’an’ın hidayeti ve İslam’ın hakikatleri kıyamete kadar devam edecektir.)
Tevbe 33
Velev müşrikler (ve münafık kesimler) kerih (çirkin ve tehlikeli) görüp (engel olmaya çalışsalar da), O (Allah İslam’ı) bütün (bâtıl düzen ve) dinlere üstün kılmak üzere, Elçisini hidayetle ve Hakk Din ile göndermiştir.
https://www.mealikerim.com/9/tevbe/32:33
O Kİ ALLAH MURAD ETMİŞTİR MUTLAKA AMA MUTLAKA GERÇEKLEŞECEKTİR. ZALİM DÜZENLER YIKILACAK ADİL BİR DÜZEN KURULACAK İNŞALLAH, ZALİMLERDEN BİR BİR HESAP SORULACAK. DECCAL YOK EDİLECEK, İSRAİL YERLEBİR EDİLİP HARİTADAN SİLİNECEK, SÜPER GÜÇ ZANNEDİLEN DEVLETLER DİZE GETİRİLİP ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR İNŞALLAH. HEM DE ALLAH’IN İNAYETİYLE YAĞDAN KIL ÇEKER GİBİ İNŞALLAH.
Zihinlerimizdeki kurnaz hesaplardan arınıp içimizdeki fırında yanmadan, kalbin merkezine hakikati koymadan olmaz.
Adil bir nizam kurmak
Ve insanlığı
Selamete kavuşturmak için
Yola çıktın…
Refahla tanıştırmak
Fazileti tattırmak için çırpındın
Ve hep alnı açıktın…
Masonlar, Şaronlar
Ve sözde Müslüman münafıklar
Ne tuzaklar hazırladı
Ne şeytanlıklar çevirdi, yılmadın…
Ama çok şükür
Hak batıla galip geldi
Yeni bir Saadet Asrına çok yaklaştın
Kalmadı başka tutunacak dalım
Hak dava, en sağlam sığınağım
Ey kulpum, kancam…
Çok bekletme, gel artık
Seni gözlüyoruz, Hocam!..
Adil Düzenle; Siyonist şeytan ve işbirlikçilerinin sonunun geleceği, mazlumların, ümmetin ve insanlığın kurtulacağı ve huzura kavuşacağı, Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir Dünyanın kurulacağı kutlu ve mutlu günler yakındır inşaallah..
Ya Milli Çözüm olmayaydı… Ne olurdu halimiz…
Sonsuz sınırsız hamdu senalar olsun Rabbimize…