YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e34b88c201e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 8 5
Bugün : 17899
Dün : 64668
Bu ay : 997172
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53142230
IP'niz : 216.73.216.8

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

SP'NİN ÜZERİNE ÇÖKEN ZULÜMAT!

  1. https://www.mealikerim.com/6/enam
  2. https://www.mealikerim.com/2/bakara/257
  3. https://www.mealikerim.com/2/bakara/19:20
4.9 27 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
19 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Balık baştan kokar demişler; Türkiyenin değil dünyanın kurtuluşu Adil Düzen projelerine bağlı olduğunu sağır sultan bile duymuşken Erbakan Hocamızın cihat kapısı olarak kurduğu Saadet Partisi yetkilileri olayı sahiplenmeyerek teşkilat mensuplarına nasıl bir umut aşılayacak çalışma şevki sunacaktır? Siyonizmin korkulu rüyası Erbakanın Adil Düzeni ya gelirse dediği noktada kendi sitemini ayakta tutmak için AKP gibi ölü kuş’a yaranmaya çalışmak nasıl bir akıl tutulmasıdır? Kendi liderini ve projelerini bile tanımayan, anlamayan daha kötüsü inanmayan Yöneticilerin particilik oynamaları sadece dünyevi beklentilerinin yada egolarını tatmin amaçlımıdır? AB projelerinin toplumu ilmi,ekonomik,ahlaki olarak nasıl dejenerasyona veya yozlaşmaya toplumu çürütmeye yönelik Aile mef’umunun ortadan kaldırma projeleri olduğu Siyonistlerin plan ve programları kapsamında kullanıldıkları gerçeği varken hala neden İslam Birliği oluşumlarının D-8 ‘lerin gündeme getirilmediği sorgulanmamaktadır? Şimdi gibi zelzenişlerimizi en yüksek perdeden dile getiren muhterem Ahmet Akgül üstadımzın bir şiiri ile sonlandıralım

SAADET PARTİSİ’Nİ KUYRUK YAPANLAR
      
Bay Temel Saadet, güderi imiş
Buğzhan Milli Görüş, lideri imiş
“Pakraduni” büyük, pederi imiş
Dönmeler sandılar, plan ettiler
Erbakan sonrası, talan ettiler…
      
Bunlar özel katır, Hocamız bindi
Mayın sınır geçip, hedefe indi
Milli Çözüm bilir, kimler haindi
Parti hep sınıfta, kalan ettiler
Hak davayı tahrip, talan ettiler…
      
Oğuz AKP’ye, uyruk düşünde
Temel CHP’ye, kuyruk peşinde
Şeytansa bunlara, buyruk işinde
Ayet hadis süslü, yalan ettiler
Dava mirasını, talan ettiler…
      
İlaç sanılanlar, asit sülfatmış
Durduyan davaya, bela afatmış
Kuklasına göre: “Lider, sıfatmış!..”
Bunlar sadıkların, nalan ettiler
Cihat şuurunu, talan ettiler…
      
Erbakan istismar, dava slogan
“Biat” sığıntılı, vicdan kırılgan
Haine hürmetkâr, bize saldırgan
Riya münafıklık, falan ettiler
Bunlar Hak davayı, talan ettiler…
      
Dunkofa hakikat, anlatmak zordur
Haysiyetsiz adam, hakirdir hordur
Kırk yıldır bu gerçek, içimde kordur
Gizli Haham; namaz, kılan ettiler
Milli Görüş tahrip, talan ettiler…
      
Bu dünya imtihan, fani felektir
Hayır-şer ayrışır, bunlar elektir
Haini sezmeyen, kafa kelektir
Hoş boş söz ahmaka, palan ettiler
Bunlar Hak davayı, talan ettiler…
      
Toplum layıkına, kavuşmaktadır
Başları ayaklar, taşımaktadır
Duyarsız kel başın, kaşımaktadır
Kardeşi kardeşe, yılan ettiler
Hocam mirasını, talan ettiler…

KORKUN!..

Elbette Siyonizmin bütün hayali araçlar ne olursa olsun, amaç Siyonist dünya hakimiyetiydi.
Bu yolda Hristiyanlık, Musevilik, Müslümanlık vb. bütün dinleri ve oluşumları ‘Sureti haktan’ göstererek nihayetinde kendi sistemine, dünya hakimiyetine hizmet ettirme maksatlıydı. İşte tam da bu noktada içinde Adil Düzen ve Yeni bir Dünya olmayan İslami ya da dindar zannedilen birliktelikler bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonra da Siyonizme hizmet aracı olmaktan başka bir işe yaramayacaktı. Zaten geçmişte de yaramamıştı.
Şimdi asıl konu İslami gibi görünen fakat Siyonizme hizmet maksadı güden, AKP zihniyetli bir yapı nasıl tekrar alternatif olarak sahneye konur ADİL DÜZEN NASIL UNUTTURULUR bütün hesaplar bunun üzerineydi. Bunu başarmanın yolu da Milli Görüşçüleri artık Kur’an-Sünnet merkezli, akıl bilim endeksli bir Adil Düzen anlayışının olmamayacağı fitnesini ekerek aslında dolaylı olarak Kur’an hakikatlerini inkar, Erbakan gerçeğini istismar aracı yaparak bunu başarmaya çalışmaktı. Daha açığını söylemek gerekirse bu hakikatleri diri tutan MİLLİ ÇÖZÜM daha da açığı ÜSTAD AHMET AKGÜL gerçeğini görmezden gelmekti.

Bunun da çeşitli yolları vardı.

A) ONLARI, ADİL DÜZENİ HAYALİ BİR ÜTOPYA, PROJELERİNİ İLMİ OLARAK GÜNDEMDE TUTANLARI ütopyacı saymak.
B) Görmezden gelmek. Toplantılarını boykot etmek.
C) Onlardan adam devşirerek geçmiş hakikatleri inkara yönlendirerek gözden düşürmek.
D) Nihayet İPİ SİYONİZMİN ELİNDE olan BİLDERBERGCİ hainlerin kontrolünde Milli Görüş yapılarını kontrolde tutarak ERBAKAN’IN ÜZERİNE BETON DÖKMEK!

* İyi de Allah’ı ve onun va’dine nasıl engel olunacaktı!
* Her dönemde Hakkın ve Hakikatin temsilcilerinin olacağı ve onları da Allah’ın koruyacağı, yardım edeceği gerçeğine kim mani olacaktı!
* Vakti gelen kaderi İSRAİLİN YIKILIŞINI VE ADİL DÜZEN DEVRİMİNİ kim engelleyecekti!

İsrail yıkılacak, tarihi gelişimin ve birikimin tedrici ve zaruri tezahuru olan orjinal sistem olan ADİL DÜZEN MUTLAKA KURULACALTIR!

Eeee Vallahi Şeytaniler “YA AHMET GELİRSE!?” korkularında haklılardı.
Korkun!..

Last edited 4 gün önce by Ali Çağıl

—Nil’le Fırat arası kendilerine vadelimiş inancı ve bu uğurda çalışmaları
—1897 yılında Basel’de alınan kararları uygulamaya çalışmaları
—sp yetkililerinede ayrıca
-Sayın babacanın bildrrberg ve başka siyonist merkezlerle irtibatı kesinken
—sayın davutoğlunjn Suriye’de ve başka yerlerde israln işine yarayacak girişimleri bellidir ve syn davutoğlunun 5 partinin tek bir parti adı altında birleşeceğini söylemişken
Milli Görüşü siyonist merkezlerle irtibatı kesin olan insanların peşine takmanın vebali çok ağır değilmidir?

AB’yi komisyonlarla siyonist çıkarlara yönlendiren Siyonizm, Türkiye muhalefetine de Yeni Yollu bir harita çiziyordu. Erbakan Hocamızın Adil Düzen Programları gibi bir ictihadını konjektürel bir söyleme indirgemiş hatta küçümseyerek yok sayan ve sorunlara odaklanıp kurtuluş reçetesi sunmayan, kendisini iktidar muhalifliği ile kısırlaştıran bir SP, CFR davetlisi Davutoğlu ve BİLDERBERG müdavimi bir Babacan ve İngiliz artığı Gül gibilerle AKP sonrası yeni yol haritası çizilmeye çalışılmaktaydı.

Yazıda geçen şu gerçekler tekrar tekrar okunmalıydı:

“Sadece AKP karşıtı olmakla Hak Davayı hedefine ulaştıramazsınız ve Adil Düzen’i çıkarırsanız Milli Görüş’ün içini boşaltırsınız!

AKP’ye yönelik, bazı haklı tenkit ve tepkiler bir nevi antitez sayılır, oysa Milli Görüş ve Adil Düzen orijinal, umut aşılayan ve yeni ufuklar açan yepyeni bir TEZ konumundadır.

Belki de; sizin bu parlak sloganlarınızın ve iktidarı eleştiren yüksek dozlu çıkışlarınızın, camiamızda renk körlüğüne yol açması da bir “Gizli zulümat” olayıdır. Çünkü teşhis ve tenkit yapılmakta, ama tedavi reçetesi ortaya konulmamaktadır. Tüm marifet bu işbirlikçi iktidarı eleştirmek olsaydı, CHP ve Özgür Özel sizden daha başarılı sayılırdı. Oysa Milli Görüş’ün asıl farkı çözüm yollarını ortaya koymaktır; o da Adil Düzen Programlarıdır. Adil Düzen yoksa parti sıradan partilerden birisi dahi olamayacaktır. Ama kim ne yaparsa yapsın; Milli Görüş’ün sadıkları ve SP’nin sağlam tabanı hak bildiği yoldan asla caymayacak ve inşallah Milli Çözüm’e dayalı kutlu dönüşüm sonrasında, toplumun ıslahında maya rolü oynayacaklardır!..”

Dünyanın Siyonist bir kuşatma altında ‘Zulümat’ karanlığına gömüldüğü, Gazze’den İran’a mazlum kanının akıtıldığı böylesine kritik bir dönemde; elinde ‘Adil Düzen’ gibi kurtarıcı bir reçete olanların, bu projeyi ‘konjonktürel’ diyerek rafa kaldırması ve günübirlik siyasetin peşine düşmesi tam bir hidayet kararmasıdır. Erbakan Hocamızın ‘Havuz Sistemi’ ve ‘D-8’ ile temelini attığı ilmi gerçekleri ‘sloganik’ bulup, Bilderbergci ve CFR patentli isimlerle medet ummak, Milli Görüş’ün içini boşaltmak ve toplumu sahte ışıklarla kör etmektir. Kendi ‘mıknatıs’ özelliğini yitirip Batı’nın sömürgeci AB kapısında onurunu tüketenler, faizci kapitalizmin ve Haçlı ittifakının uşaklığına razı olanlardır. Çözüm bellidir: Tavizci ve teslimiyetçi yollardan dönülerek, Erbakan Hocanın hazırladığı ve çağın tüm ihtiyaçlarına cevap veren Adil Düzen projelerine sahip çıkılmalı, her fırsatta halka anlatılmalı ve Milli Çözüm odaklı yeni bir dünya mutlaka kurulmalıdır.

Tüm insanlık üzerine çöken zulümat!
Şeytanın sinsi telkinlerinin sistemleşmiş şekli olan ve kara bulutlar gibi tüm insanlığın ve özellikle İslam dünyasının başına çökmüş bulunan Siyonizm’in zulüm ve sömürü saltanatı, tüm insanlık üzerine çöken zulümattır.
SP’nin üzerine çöken zulümat!
Milli Görüş harekâtını yozlaştırmak, çok önemli ve tarihi bir hizmetini amacından saptırmak üzere, Milli Görüş içerisinde çöreklenen kötü niyetli veya bozuk tıynetli kripto kişilerin; teşkilat mensuplarına ve topluma, daha aydınlatıcı ve ışık saçıcı diye; aslında gözleri körelten, gerçeği görmeyi engelleyen, aşırı “Fototoksisite” cinsinden, hedef saptırıcı ışınlar yansıtmaları, samimi teşkilat mensuplarının gözlerini boyamaya çalışmalarıdır.
Evet, kötü niyetli veya bozuk tıynetli kripto kişilerin parlak sloganları ve iktidarı eleştiren yüksek dozlu çıkışları, camiamızda renk körlüğüne yol açması da bir “gizli zulümat” olayıdır.

SP’nin üzerine çöken zulümat!
AKP’ye yönelik, bazı haklı tenkit ve tepkilerle yetinip, Milli Görüş ve Adil Düzen projeleri ile orijinal, umut aşılayan ve yeni ufuklar açan yepyeni söylemleri bırakıp Milli Görüş’ün içini boşaltmak, SP’nin üzerine çöken zulümattır…
SP yöneticilerinin “Adil Düzen söylemleri konjonktürel anlatımlardı…” demesi, SP’nin üzerine çöken zulümattır…
Teşkilatlarımıza ve tabanımıza yönelik Adil Düzen seminerleri ve tanıtım toplantılarını yapmamak, SP’nin üzerine çöken zulümattır.
Adil Düzen konferansları tertipleyip halkımıza Adil Düzen’i ve onun kurtarıcı ve kucaklayıcı özelliklerini anlatmamak, SP’nin üzerine çöken zulümattır…
Bilderbergci Ali Babacan’la ve CFR’ci Ahmet Davutoğlu’yla ortaklı yapmak, SP’nin üzerine çöken zulümattır…

Milli Görüş’ün asıl farkı çözüm yollarını ortaya koymaktır; o da Adil Düzen Programlarıdır. Adil Düzen yoksa parti sıradan partilerden birisi dahi olamayacaktır.

Milli Çözüm, davamıza yönelik tahribat ve ithamları uyarıp tebliğ sorumluluğunu yerine getiriyor, anlayıp anlamamak ve gereğini yapıp yapmamak teşkilat mensuplarına kalmıştır.
Ama kim ne yaparsa yapsın; Milli Görüş’ün sadıkları ve SP’nin sağlam tabanı hak bildiği yoldan asla caymayacak ve inşaallah Milli Çözüm’e dayalı kutlu dönüşüm sonrasında, toplumun ıslahında maya rolü oynayacaklardır!..

Zulümatı dağıtıp insanları zulümden kurtaracak, Milli Çözüm’dür.
Yeni ve Adil Bir Düzen kesin bir ihtiyaçtır ve insanlığın son kurtuluş şansıdır.
Yalnız Müslümanların değil, bütün insanlığın; ilmi, ahlâki, siyasi ve ekonomik sorunlarını çözecek ve her hususta yol gösterecek yeni bir dünya düzenine ihtiyaç vardır. Ve bu Adil Düzen’in temel kaynağı ilim ve iman olacaktır. Efendimizin (SAV) işaretiyle, Âdem peygamberden bugüne benzeri görülmemiş ihtişamda bir saadet medeniyeti yeniden kurulacaktır. Ve bu mutlu netice, Kur’an’ın kerameti, Hz. Muhammed (SAV) Efendimizin yeni bir mucizesi sayılacaktır.

Adil Düzen, ülkemizdeki ve yeryüzündeki; ilmi, İslami ve insani tek ve gerçek bir sistem hazırlığıdır!
Ahmet Akgül üstadımız tarafından “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” kitabı yazılmış, İngilizce, Arapça ve Rusça tercümeleri, Müslüman ülkeler dahil, dünyadaki tüm Devlet ve Hükümet Başkanlarına, ilim ve irfan erbabına ve binlerce araştırmacıya ulaştırılmış ve çok olumlu tepkiler alınmıştır.
Biraz gayret ve mes’uliyet yüklenip okuyun da, konjonktürel mi, bilimsel ve Kur’ani bir sistem mi, anlamaya çalışın!..

Last edited 5 gün önce by Necati Akgül

Her daim Hakkı üstün tutan, Maneviyatçı olan ve Nefis terbiyesini esas alan Müslümanın, 3 temel özelliği vardır:

Hak ile batılı ayırma kabiliyeti ve nimeti olan HİDAYET,
Hakkın içerisindeki gerçek hakkı görebilme ve münafıkları tanıyabilme FERASETİ,
Tüm batıl güçlerle ve şeytanilerle mücadele azmi olan DİRAYET.

Milli Çözüm, bu özelliklerin kazanılmasında ve muhafaza edilmesinde, hayati bir misyon üstlenmiş durumda. Hainlerin, münafıkların ve gafillerin oyunlarını bozan ve vicdan ehlinin gerçekleri görmesine vesile olan hayırlı bir işleve sahip. İyi ki Milli Çözüm var.

Alamet’i Farika’yı Kaybettirmek…

Milli Görüş ün tek partisi Saadet Partisi ni diğer partilerden ayıran “ADİL DÜZEN ve YENİ BİR DÜNYA” ideolojisi dir. Yönetiminde söz sahibi olanların bu amaç ve gayeden uzak olarak “Adil Düzen Konjonktürel (geçici, çıkışlı-inişli, güncel mazeret ve mecburiyetler gereği) programlardı!..” “Esaslı ve altyapılı değil, sloganik mahiyetli anlatımlardı…” anlamında cümleler kurması gafletten ve cehaletten öte art niyetli olduklarını göstermektedir.
Adil Düzen ile tüm insanlığın saadetini esas alan bir inancı taşımıyorsanız diğer işbirlikçi partilerden ne farkınız kalacaktı diye sormazlar mıydı…

Hem milletimizin hem de tüm insanlığın ortak arayışının adalet, özgürlük, huzur, barış olduğu bir dönemde dünyadaki tek bilimsel projeye sahip olacaksın ve bunu ümmetin ve insanlığın hizmetine sunmayacaksın. Bu durumu neyle izah edebiliriz? bu durumla ilgili makalede çok güzel sorular sorulmuş muhataplarına. İnsanlığın siyonizme köle haline getirildiği ve inin inim inletildiği günümüzde Erbakan Hocamzın mirasına Milli Görüşün temsilcisiz deyip te sahip çıkmamanın ahiretteki sorumluluğunu düşünmeleri gerekir. Üstelik bir muhalefet partisi olacaksın, tam millet bir alternatif arayacak, sen de bu alternatife sahip olacaksın ama elindeki sermayeyi kullanmayacaksın, hükümetin gündemine takılıp kalacaksın. Olacak şey mi? Bu konuda masum düşünülebilir mi?
Bırakın dünyanın gündemine getirecek ulusal ve uluslararası kongreler, sempozyumlar düzenlemeyi Milli Görüş teşkilatlarını Adil Düzen, İslam Birleşmiş milletleri, NATO’su, Kültür İşbirliği, Parası,Pazarı ve detayları konularında hiç bir eğitim düzenlenmiyor. E tabii haklı olarak soruyoruz; bu davranışlar Erbakan Hocamızı unutturma girişimlerinin bir parçası mı?
Siyonizm ve AB konusunda, bu yapıların bizi İslam’dan koparıp sömürge haline getireceği konusunda, Erbakan hocamız bu millete bir bilinç aşıladı. a bu bilinci aşılarken Hocamız çok enteransan bir yöntem kullandı. Hatırlatma. Bu yöntem için Aristo, Platon gibi geçmiş filozoflar “bilgi öğretilmez hatırlatılır” demişlrdir. Hocamızın “biz Sultan Fatihin torunlarıyız, biz kimin afadıyız” cümleleri bizim köle olamayacağımızı, yeniden adaletle dünyayı adaletle yöneteceğimizi çıkmamak üzere kafalarımıza işledi. Bunula birlikte yeni ve yenilikçi bilimsel projeleri hazırlayıp yeni kurulacak medeniyetin alt yapısını oluşturdu. Bir millete vizyon böyle kazandırılır. Öyle geçmişi hamasi olarak anlatan filimlerle dizilerle milleti geçmişe hapsederek değil.Fakat bu bilinç, yöneticilerin AB’ye girmenin zenginlik ve ferah sağlayacağı vaadleriyle yok edilmeye çalışıldı ve halen çalışılıyor. Milli Görüşü temsil edenlere düşen ERbakan Hocamızın oluşturuduğu bu bilinci sürekli zinde tutacak söylem ve stratejileri uygulamaktır. soruyoruz; neden bunlar yapılmaz?
Bütün bunları değerlendirdiğimizde; Milli Çözüm’ün Erbakan Hocamzın mirasına sahip çıkıp her platformda bu bilimsel proje ve gerçekleri dile getirmesi ne kadar kıymetli ve sadece milletimiz ve ümmet için değil tüm insanlık için faydalıdır. Ayrıca şunu da belirtelim ki; gerçek ilmi çalışmalarla hazırlanmış bilimsel gerçekleri ve projeleri ancak faydalı ilimle uğraşanlar anlayabilir. İlim diye geçmişin bilgilerine sarılanlar akıl noksanlığına ve kısıtlamasına kendi istekleriyle uğradığından en masum düşünceyle bu ilmi gerçekleri ve projeleri anlayamazlar. Hatta bu tipler insanımızı gerçek ilimden ve sonuçlarından kopartıp vizyonsuz bırakıp, ilmi insanlığı sömürmek için kullanan emperyalistlerin kölesi olmaya mahkum ederler ki zalimlerin ortağı olmuş olurlar.

23 Haziran 2007 tarihinde Ankara İ LCİ  Otel terasında, yaklaşan 22 Temmuz Genel Seçimleri öncesi  Erbakan Hocamızla çok önemli bir röportajdan alıntı..

Irkçı Emperyalizmi (Siyonizm’i) tanımadan, ona hizmetkârlıktan kurtulmak imkânsızdır!

Cenab-ı Allah bu kâinatı Hak ve Bâtılın mücadelesi şeklinde yaratmış. Hak, Hz. Âdem’den beri ecdadımızın takip ettiği yoldur; Milli Görüştür. Batıla gelince, “Bütün insanlar bizim kölemiz olacak, biz üstün ırkız” diyen Irkçı Emperyalist zihniyettir. Bu Batıl, 5767 seneden beri gayesine ulaşmak için geceli gündüzlü çalışıyor. Ecdadımız bunlara fırsat vermedi. Yeryüzünde adil bir düzen kurdu, insanlık saadet buldu. Asrısaadet, Hulefayı Raşidin, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde biz, 11 asır ecdadımızla dünyaya hâkim olduk. Yeryüzünde adil bir düzen kurduk, bütün insanların saadeti için çalıştık. İnsanlar mesut oldular. Ancak takdiri İlahi, son 3 asırdan beri Irkçı Emperyalizm maddi gücü eline geçirmiştir ve bir zulüm dünyası kurmuştur. Bu zulüm dünyası içerisinde şimdi insanlar, gözyaşı, kan gölü, savaş, ızdırap, terörden başka bir şey görmemektedirler. Yeniden, yeryüzünde huzurun, barışın, saadetin tesisi için, yeni bir dünyanın kurulma vazifesi, bütün tarihi gelişimin gösterdiği gibi yine bizim milletimize düşmektedir, Milli Görüşe düşmektedir. Bu vazifemizi yaparken, doğru bir teşhis yapmak, bulunduğumuz yeri gerçek manasıyla tespit etmek ve ne yapacağımızı bilmek elbette çok büyük önem taşıyor.

Ahmet Akgül üstadımız doğru bir teşhis yaparak, bulunduğumuz yeri gerçek manasıyla tespit ederek ve ne yapacağımızı bu yazısıyla göstermiştir Allah razı olsun.

Makale için Saygıdeğer Ahmet Hocamıza şükranlarımı arz ediyorum. Yine bizleri uyandırıcı ve olayları doğru okuyup sorumluluklarımızı kuşandırıcı bir makaleyi hediye ettiler. Eksik olmayın inşaallah.

Birileri (Milli Görüşçü olduğunu söyleyen Partiler) tabelalarını korumaya çalışma gayreti ve çabası güderken, Milli Çözüm ise; Erbakan Hocamızın öğretileri öğütleri program ve projeleri başta olmak üzere ve Erbakan Sevgisini devam ettirmeyi, atılan iftira ve hakaretlere gereken şekilde cevabının verilmesini sağlaması – Erbakan sevgisine ve Adil Düzen projelerine beton dökmelerini engelleyici sahiplenmeler yaparak aslını orjinalini bozmalarına fırsat vermemesiyle ve okuyucularını ve Milli Görüşçü tabanın şuurlanmasını sağlayan gayretleri – Erbakan’ın ektiği tohumu sulayıp yeşerten ve ulu bir çınar haline gelmesine sebep olması ile bugün çaresiz ve ümitsiz olunan bu dönemde Erbakan projelerini canla başla arar hale geldiğimiz ve tek çözüm ve çare olmasıyla, ön plana çıkmaktadır. Milli Çözüm iyi ki varsın… Üstad Ahmet AKGÜL Hocam rabbim biran evvel bir şiirde de ifade edildiği üzere: “Bize “er doğan” değil, “er bakan” gerek”
dediği gibi ya da “Başbakan olmak, Cumhurbaşkanı olmak kolaydır. Zor olan Erbakan olmaktır. Bu ülkenin Erbakan’a yani Onun programlarına ihtiyacı vardır. Ve Onun programlarını projelerini en iyi anlamış kavramış olan Milli Çözümlü Milli Mutabakat Hükümetinin biran evvel kurulması duası ve temennisiyle.

Bu sözleri SP Genel Başkanı ve diğer ilgili yetkili zevatın duymaması mümkün değil ve sessizlikleri bize göre şaşırtıcı değil ama o toplantıya katılan soruyu soran zaatı tebrik ediyoruz, diğer dinleyicileri ve yetkililere de ALLAH SİZİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN demekten kendimizi alıkoyamıyoruz..

Çok söze ihtiyaç hissettirmeyecek bir makale ve gereken cevabı en güzeliyle Üstad Ahmet AKGÜL Hocamız vermişler kalemine yüreğine sağlık ve kuvvet diyoruz… İyi ki varsınız Hocam, iyi ki varsınız Milli Çözüm!…

Evet ey sahte Milli Görüşçüler, ey duyarsız haksızlıklar karşısında susanlar kusanlardan alçaklar… Hiç mi inancınız kalmadı , hiç mi hidayet feraset ve dirayetiniz kalmadı… Bu kadar mı yozlaştırdı sizi bu marazlı ekip… Yeniden aslınıza dönmek gerçekleri haykırmak ve yaşamak isteyen beri gelsin ve gereğini yapsın… Milli Görüş’ün gerçek temsilcisi Milli Çözüm’e sarılmak ve takip etmekten başka çare yok… “Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar” sözüyle 1969 da bu yola çıkan ve çiçeklerin sayısını ve gereğini yapan Erbakan’ın, bugün Onun devamı takipçisi ve en sadık talebesi olan Milli Çözüm sayesinde, Onun (Erbakan Hocanın) ektiği çiçek ve tohumların devasa bir ormana dönüşenlerinin sadık kalacağı- kalmaları sağlanan, hakikati savunabilir hale gelen samimi Milli Görüşçüler olarak kalmaları sağlanan ve Erbakan’ın ve fikirlerinin projelerinin üzerine Siyonistler ve işbirlikçileri eliyle beton dökememelerini sağlanmaktadır.

Last edited 6 gün önce by Osman Nuri ÇELİK

SP RAYINDAN ÇIKARILMAKTA AMA ŞAKŞAKÇILAR NE YAPMAKTA!

Milli Görüş davasını anlamak için; Kur’an ve Resulullah’ı ve Erbakan Hocamızı çok iyi bilmeli, tanımalı ve analiz etmeliyiz. Evcilik oynar gibi particilik oynamakla ancak şakşakçılık yapılmış olur. Daha genel başkan olmadan önce, teşkilatlardan sorumlu Genel başkan yardımcılığı yapanların, bir çok ildeki teşkilat yapısından dahi haberi yokken, bugün Genel başkanlık naraları atmaları tam bir şarlatanlık ve şakşakçılıktır. Adil Düzen hakkında 5 madde sayamayacak bilgi seviyesine dahi sahip olamayanların, Merhum Erbakan Hocamızın mirasına bırakın sahip çıkmak, üzerine beton dökülmesine önayak oldukları açık ve net ortadadır. Sloganik söylemlerin ötesine geçemeyen, akla ve mantığa uygun tek bir proje ortaya koyamayan, Milli Görüş ilkelerini içine sindireyemeyenlerin şark bülbülü gibi ciyaklamalarının göz boyamadan başka hiçbirşey ifade etmediği artık gün yüzüne çıkmıştır. Taze kan diye Milli Görüş camiasına yutturulan ve tabi herzaman olduğu gibi yutulan, ama geldiğimiz noktada Sp’yi kan kaybına uğratarak dib çöküşü hızlandıranlardan medet umanların ahmaklıkları nedeniyle tabela partisi hüvüyyetine bürünen SP, artık ruhsuz, şuursuz ve heyecansız ve umut olmaktan çıkmış yani rayından çıkarılmış ve hedefinden uzaklaşmış durumdadır. Yeni nesil siyaset söylemi ile asıl niyet ve gayelerini ortaya koydukları günden bugüne SP, maslesef yoğun bakım masasında kurtuluş bekleyen bir hasta gibi, hem yeniden bir heyecan ve umut aşılayacak dirilmeyi, hemde şuurlu ve ERBAKANCA bir bakış açısıyla Milli bir Çözüm ve Adil Düzen ile Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir Dünyanın kurulmasına öncülük etmeyi bekliyor. Yazılanlar açık ve net. Tabi anlamak ve inanmak isteyenler için…

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ 1980 YILINDA TRT DE YAZARLAR SORUYOR PROGRAMINDA;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980) buyurmuşlardı.
Kimileri burada bir dil sürçmesi olduğunu zannetmekte. Milli Görüş diyecekti de Milli Çözüm deyiverdi diye düşünmekte. Hayır, sözün videosunu izlerseniz Erbakan Hocamız bilinçli olarak ve özellikle söylediği göreceksiniz. Aziz Erbakan Hocamız bu günleri ta 46 yıl öncesinden görmüş ve özellikle böyle söylemişlerdir. Çünkü bugün Milli Görüş’ün partisi Saadet Partisi genel başkan yardımcısının söyledikleri ne yazık ki tüm parti yöneticilerinin sahip olduğu düşünce yapısıdır. Adil Düzen dillerinde yer almıyor, konuşmalarında yer vermiyorlar, geçtik konferanslar vermelerini, eğitimlerde Adil Düzen dersleri konulmasını konuşmalarında ağızlarına bile almıyorlar. Niye ALMADIKLARINI DA İTİRAF ETMİŞLER. ÜSTAD AHMET AKGÜL hocamızda ağızlarının paylarını en güzel şekilde vermişler. Rabbim Üstadımızdan Razı Olsun. Aziz Erbakan Hocamız Bir Milli Çözüm kaldığını Hocamıza, O’nun plan program ve projelerine sahip çıkan tek Milli Çözüm kaldığını -kalacağını gördüğü ve bildiği için yukarıdaki tarihi sözü özellikle bu şekilde söylemiştir. Ve inşallah Üstad Ahmet Akgül Hocamız öncülüğünde Adil Düzene dayalı Yeni Bir Dünya mutlaka kurulacaktır ve inşallah kısa bir zaman kalmıştır. Rabbim bizleri bu uğurda canla başla çalışan Adil Düzen’i yeryüzüne hakim kılan o kutlu ekibin içerisinde yer almayı nasip eylesin, ayaklarımızı ve kalbimizi sabit kılsın. Umarız bu makale bir uyanışa vesile olsun. Ama kim ne yaparsa yapsın; Milli Görüş’ün sadıkları ve SP’nin sağlam tabanı hak bildiği yoldan asla caymayacak ve inşaallah Milli Çözüm’e dayalı kutlu dönüşüm sonrasında, toplumun ıslahında maya rolü oynayacaklardır!..

Milli Çözüm daha önce genel başkan seçilmeden önce Arıkan ile ilgili uyarılarda bulunmuşlardı. Bugün o söylediklerinin yavaş yavaş gerçekleşmeye doğru gittiği görülmektedir. Bilderbergci ve CFR ci ler yerine, Yeniden Refah ile Saadet Partisi birleşmeli, planlanan oyunları bozmalıdırlar.

BEŞ PARA ETMEYEN TAHTALAR!..

 

Üstadımız Ahmet AKGÜL Hocamız varken, Milli Çözüm Dergisi varken, Erbakan Hocamızın üzerine beton dökme fikri MUHALDİR. Ama tahta kafalar laftan anlamaz, onların kafasına çivi çakmak lazımdır. Neydi bu çiviler?

Başımıza şu üç çiviyi çakacağız:

İslamsız Saadet olmaz: (Gerçek huzur ve kurtuluş (hem dünyada hem ahirette) ancak İslam’ın ilkeleriyle mümkündür.)

Şuursuz Müslüman olmaz: (Müslümanın görevi, sadece ibadet eden değil; dünyada olup bitenin farkında olan, hangi safında durduğunu bilen, “Hakk” ile “Bâtıl”ı ayırt edebilen bir bilince sahip olması gerekir.)

Cihadsız İslam olmaz: (İslam, sadece bir vicdan meselesi değildir, aynı zamanda iyiliği yaymak ve zulmü engellemek için bir cehd-ü gayret dinidir.)”

Şimdi bu SP yetkilisinin Adil Düzen programları için “konjonktürel/geçici” demesi, Erbakan Hocamıza hem iftiradır hem de “çivi” gibi kalıcı ve sarsılmaz gördüğü ilkelerle taban tabana zıt bir yorumdur. Zira Hocamız “çivi” derken, Adil Düzen programlarının zamanın şartlarına göre değişmeyecek mutlak doğrular olduğunu kastediyordu.

Aziz Erbakan Hocamızın “Bizim mıknatıs tahtaları çekmez” veciz ifadesindeki “Tahta” benzetmesi de, Münafikûn 4. Ayetini bir kelime ile ifade edilmesidir.

“(Ey Nebim!) Sen onları (münafıkları) gördüğün zaman, (düzgün ve bakımlı) endamları (zahiri kalıpları ve tavırları) Senin hoşuna gidip beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlemeye (değer sanırsın. Oysa bunlar sözlerine, kıyafetlerine ve zahir görünüşlerine aşırı dikkat gösterip, suni ve sahte davranışlarla takva ve tarafsızlık numarası yapmakta ustalaşmışlardır. Aslında) Onlar sanki (sütun misali) dayandırılmış düzgün ahşap-kütükler gibi (şuursuz ve vicdansızdırlar. Bu kofluklarından ve korkularından dolayı da) Her çıkışı ve çağrıyı (her yaygarayı ve konuşulanı) kendileri aleyhlerine sanırlar. Onlar (sinsi ve tehlikeli) düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının (münafıkları tanımaya çalışın ve onlara karşı tedbirli ve dikkatli olun). Allah onları kahretsin; nasıl da (Hakk’tan) çevriliyorlar ve dönekleşip duruyorlar. [Bakara: 204, 205 ve 206 bu ayetin izahıdır.]”

Yani SP yetkililerinin; içinden ADİL DÜZEN’İ çıkarılmış bu ılımlı Milli Görüş söylemleri bizzat kendilerinin konjonktüre göre konuşan Fetovari tahtalar olduklarının kanıtıdır. Ama İlahi intikam yakındır ve bu iftiralarında boğulmaları da haktır.

Velhasıl; bu tahtalar, aslında bu ılımlı söylemlerle Siyonizm’e ve işbirlikçilerine yaranmak telaşındadırlar. Ilımlı Milli Görüş; içinden Adil Düzen’i çıkarmakla olur. Böylece bu tahtaların kıt akıllarına göre; düzenin herhangi bir partisiyle aralarında bir fark kalmayacak ve Erbakan Hoca’nın üzerine beton dökme işlemi tamamlanacaktır. İyi de; Hocamızın Adil Düzen konferansları internette herkesin ulaşabileceği yerde hala durmaktadır. Adil Düzen kurmayı amaçlamayanların beş para etmediğini bizzat Hocamız şöyle ifade buyurmaktadır:

“Biz bu memlekette bütün ezilenlerin partisiyiz… Bu iş lafla palavrayla olmaz, bu iş “biz ezilenleri kurtaracağız” demekle olmaaaz. Böyle diyen adamı Biz alırız deriz, “Çık bakayım şu kantara, nasıl sen bu açları doyuracaksın bakayım, bu faizci düzeni bırakacak mısın?” “Yoo, ben de Siyonizm’in işbirlikçisiyim.” Hadi ordan hadi hadi hadi, hiçbir halt karıştıramazsın… Sen Adil bir Düzen kuracak mısın, Adil Düzen’den haberin var mı? Yok!.. Hiçbir şey yapamazsın… Öbür taraftan, bu düzeni değiştirecek misin Adil Düzen’le? Ve aynı zamanda sen yeni bir dünya kuracak mısın? Bugünkü sömürü dünyası içerisinde hiçbir şey yapamazsın, bütün dünyayı değiştirmeye mecbursun. Veee maneviyatçı olmaya mecbursun, sende maneviyat boyutu yok. Sen hiçbir iş yapamazsın. Onun için bu akşamları televizyonlarda çuvallar dolusu programlar, bir sürü bâtıl parti… Şöyle yapacakmış da, böyle yapacakmış da, şöyleymiş de, böyle boynunu kırıyor, ensesini ciddi bir şey söylermiş gibi her türlü pozu takınıyor. Hadi ordan be, hadi ordan hadi ordan!.. Hiçbiriniz hiçbir şey yapamazsınız. 11 senedir görmedik mi? Niye yapamazsınız? Çünkü bu işin ölçüsü var arkadaş bu işin ölçüsü var. Biz adamın boyunu ölçeriz. Sen maneviyatçı mısın, hayır. Öyleyse beş para etmezsin!.. Sen Adil Düzenci misin, hayır, beş para etmezsin. Sen yeni bir dünya kuracak mısın, hayır, beş para etmezsin. Senin konuştukların dinlenmez yahu!..”

 

Milli Kurtuluş Harekâtı Aday Tanıtım Programı Ankara 11 Haziran 2007 Pazartesi (TV5)

https://www.youtube.com/watch?v=pu26LGcfGZ0

İlk bölüm parağraflarında vurgulanan Adil Düzensiz, Millî Görüşsüz bir Saadet Partisinin, Yeni Yol bahanesiyle yozlaştırılması ve son bölüm parağraflarında dile getirilen, Avrupa Birlikçi Cumhur ittifakının benzeri ve daha kötü bir devamı mahiyetini alarak asli hüviyetini kaybetmiş ve sıradan bir Parti haline getirilme planına karşı, teşkilatların sadık, şuurlu kesimleri mutlaka tepkilerini ortaya koymalıdırlar!!

Rahmet Erbakan Hocamızın ,
2010 yıllarında Saadet Partisi proğramında söyledikleri o günki iktidara karşı uyarıları ve bizim Saadet Partisi mensublarınında dinlediği işte o muhteşem tesbit ve sözler…

” Arkadaş Bu işin ölçüsü var, biz adamın boyunu ölçeriz”

“Sen Maneviyatçımısın? Hayır.! öyleyse Beş para etmezsin!? “

“Sen Adil Düzencimisin? Hayır.! Öyleyse sen Beş para etmezsin.!? “

“Sen Yeni bir Dünya kuracakmısın? Hayır.! Öyleyse sen Beş para etmezsin.!? “
Kaynak : https://youtu.be/uxOF1x2_Wjk?si=08UXetmDPZMxAYIM

Şimdi Bu sözlerden dolayı Saadet Partisi yönetimi ve idarecileri eylem ve söylemlerinde hala Adil Düzen ve Yeni bir dünya projesini içine sindirememiş ise,

Yeni yol adı altında, siyasi sicili bozuk Milli Görüş ve Erbakan hocayı benimsememiş! İçine sindirememiş, Babacan, Davutoğlu, Abdullah Gül ile yol yurumelerinin , yanlış ve zaralı olduğunu hatırlatan ve anlatan ve yazanlardan gocunmayacaklar..!?

Bizlerin Saadet Partisi ve davaya bakış açımız Erbakanca..

YA ADİL DÜZEN, YADA ZİLLET!.

Batıla kayan, cehenneme keser bilet
Davaya ihanet edende, kalır mı, izzet
Hainden alçaktan, beklersen medet
Sonun elbette olur, karanlık zillet..

Zamanı tek boyutlu gören insanoğlunun hem dünya hem ahiret hayatının Optimize edilmesini amaçlamayan Bütün sistemler insan fıtratına aykırı olmaktadır. Bununla birlikte geçmişteki iyi uygulamaların kopyalanmak suretiyle günümüzde de tamamen verimli olabileceğini düşünmek yine makalede belirtildiği gibi insan fıtratını tam olarak tanımamak ya da bu fıtrata uygun projeler üretme çabasında olmamak kaynaklıdır.

Günümüz akademik çalışmaları ve uluslararası raporlar incelendiğinde artık aklı selim sahibi bütün ilim ve bilim adamları Dünya üzerinde uygulanan halihazırdaki sistemlerin hepsinin çökmekte olduğunu kabul etmektedir. Batılı bilim adamları dahi Yeni kurulacak sistemin ahlaki kısmının kuvvetli olması gerektiğini vurgulamakta Aslında farkında olmadan Adil düzenin gereğini söylemektedirler. Makalede geçen ervin lazzo ise bu gerçeklerin farkında olarak söz konusu ifadeleri kullanmıştır.

Işte aklı Selim’in gereklerini, müspet ilimin verilerini, vicdani kanaat neticelerini, tarihi tecrübe ve birikimlerini, evrensel hukuk kaidelerini ve ilahi dinlerin öğretilerini esas alarak hazırlanmış adil düzen projesi şu an insanlığın içerisinde olduğu batılı ve Doğulu tüm bilim adamları tarafından kabul edilmiş olan buhranın yegane kurtarıcısı konumundadır. Adil düzen ve yeni bir dünya kitabımızda yer alan Adil Vergi Sistemi incelendiğinde bile verginin gelirden değil üretim ve servetten alınması durumunda ülkede ekonomik zulmün bitmesine vesile olacağı anlaşılmaktadır ve bu sadece adil düzen programlarının bir kalemidir. Erbakan hocamız tarafından ortaya konmuş ve Ahmet Akgül hocamız tarafından detaylandırılıp projelendirilerek kitaplaştırılmış “Adil Düzen ve Yeni bir Dünya” isimli eserin tüm Saadet Partisi camiasında durmaksızın ders olarak okutulması gerekirken bu tarihi projenin adı bile anılmamakta yetmezmiş gibi sloganik cümlelerden ibaret gibi suçlamalarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Ne yazık ki bu en hafif ifade ile çok büyük bir cehalete işarettir. Makalede bu hususla alakalı koyulmuş terazi çok kritik bir ölçüm durumundadır. Içerisinden adil düzen ve Erbakan çıkartılmış Saadet Partisi’nin CHP’den ne farkı kalmaktadır.

Ne yazık ki iktidar sahipleri ise insanoğlunun dünya hayatındaki faydasını maksimize etmenin ve bu maksimizasyon uğruna zulmü mübah gören Avrupa Birliği zihniyetinin peşinde koşmakta ülkemiz nesillerinin Bu programlar neticesinde ahlaken çürütülmesine müsaade etmektedir. Makalede çok kritik bir şekilde detaylandırılan ve milli çözüm dergimiz tarafından defalarca yazılan Avrupa Birliği’nin bir Haçlı Birliği olduğu gerçeği toplumumuzdan kasten saklanmakta ve bu gerçekler Komplo Teorisi suçlamasıyla hafifleştirilmektedir.

Fakat Haçlı siyonist AB’nin ve işbirlikçilerinin planları umdukları gibi sonuçlanmayacak Hamasın fiili milli çözümün Fikri temelini oluşturduğu Adil düzenle Yeni Bir Dünya kurulacak inşallah.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
19
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...