KRİZ GELİYOR, KERİZ GÖRMÜYOR!
.Döviz Fiyatı .Enflasyon Oranı .Borsa Rakamı düşüyor diye övünmektedir.
Oysa bunlar ekonominin göstergeleri değildir.
Gelişmenin değerleri: 1-Yatırım, 2-Üretim, 3-İstihdam'dır.
AKP İktidara geldiğinde:
İç ve dış borç = 200 milyar dolar
Şu andaki durum = 280 milyar dolar
Bu 80 milyar dolar nerede?
Borç ödendi ise, borcun 120 milyara düşmesi gerekirdi. Yatırım ise zaten yok, mevcut fabrikalar kapanıyor… Evet ekonomi iflasa gidiyor!..
17 milyon mükelleften 2003'te toplanan vergi : 17 katrilyon
Aynı dönem iç ve dış faiz ödemesi: 59 Katrilyon!
Bunun bir günlük ödemesi yaklaşık:110 milyon dolar
Oysa Elazığ Ferro Krom fabrikası 58 milyon dolara satıldı.
30 bin talebesi ve 7 bin öğretim üyesiyle ODTÜ: Yıllık bütçesi 80 milyon dolar
Yani her gün Amerika'ya iki Ferro-Krom fabrikası yollanmaktadır.
Türkiye son 10 yılda 3 büyük kriz geçirdi… Her biri bir hükümet devirdi… Yeni bir kriz, sistemi değiştirecektir!
- En sağlam insan: 3 kalp krizine dayanır. 4 üncüsü ölüm demektir.
Evet, yeni bir kriz, artık hükümeti değil, sistemi değiştirecektir.
BU NE TALİHSİZLİK
5-Mayıs-2004 NTV. 16:00 haberlerini izlerken; gelinen durumumuz açısından utanmış ve kahırlanmıştım:
"Haziran'da İstanbul'da yapılacak NATO zirvesinde, Türkiye'nin Afganistan ve Irak'a birer tugay asker gönderme teklifi olasılığına karşı, Genel Kurmay şimdiden hazırlıklara başlamış!…
Bunun anlamı: Bu konuda NATO'dan gizli ve özel talimat gelmiş ve baş üstüne denilmiştir. Bunun siyasi ve resmi gerekçeleri ise, zirve sonrası Hükümetçe düzenlenecektir…
NATO'YA KABUL EDİLİŞ BEDELİMİZ: KORE!
Türkiye'nin efendileri İzmirli Yahudi dönmelerinin damadı Adnan Menderes'in DP hükümeti; önce Milli duruş ve direniş sergileyen 15 general ve 150 subayı- komünist kafalı (o zamanlar gericilik değil, komünistlik tehlikesi modaydı) iddiasıyla tasfiye ettikten ve dönmelerin denetimindeki basınla "Rus tehlikesi kapımızda… Her an saldırıya geçebilir!" korkusunu yerleştirdikten sonra, Birleşmiş Milletler gücüne katılarak Kore'ye asker gönderme kararı aldı…
Bu NATO'ya kabulümüzün bedeli olacaktı… İşte resmi zayiat raporları: Kore'ye gönderilen Mehmetçiğimizin 713'ü şehit, 174'ü kayıp, 231'i esir 2126 ‘sı yaralıydı… Yani yaklaşık 3000 askerimizin 2 bini kırdırılmış ve sakat bırakılmıştı…
Ve karşılığı: 18-Şubat-1952 Türkiye NATO'ya bağlandı.
NE TESEDÜF!
İktisat kongresi 2004 Mayıs başında yine İzmir'de toplandı…
Çerez ve çeşni cinsinden sayılan resmi ve siyasi şahsiyetler dışında IMF yetkililerinden, sermaye temsilcilerine… Ekonomik yetkililerden, bürokratik etiketlilere, çoğu Yahudi dönme ve masonlardan ibaretti…
Ne tesadüf değil mi?
17-Şubat-1923 İzmir'de yapılan ve beş yüzü kadın bin yüz temsilciden oluşan ve M. Kemal'in "Efendiler!" hitabıyla başlayan İktisat Kongresinin asıl mimarları ve mihmandarları da, İzmir eski Belediye Başkanı ve Yahudi dönmesi evliyazade Hacı Mehmet Efendinin çocukları, yeğenleri ve Lozan Anlaşmasında yer alan mübadele-değiştirme protokolü sayesinde, Türkiye'den Yunanistan'a giden Rumlara karşılık Selanik'ten gelen sabataist dönme göçmenlerdi…
Ve tabii ta o günlerden bu günlere, bankacılıktan ticarete, basından siyasete Türkiye Türklerin elindeydi!?..
SUÇUNU BİLİYOR!
Sn. Başbakan Recep T.Erdoğan, bütün dünyayı ayağa kaldıran ve haftalarca medyanın gündemini oluşturan Irak'ta, işgal güçlerinin hapishanelere doldurdukları ve hastanelere taşıdıkları suçsuz ve savunmasız insanlara yaptıkları işkence rezaleti konusunda tek kelime konuşmadı…
Demek ki, suçunu biliyor… Çünkü o canilerin Irak'a gelmesi için nice yardımlar sağlamış ve dualar yapmıştı!
AHLAKSIZ!
Amerika ile işbirliği yapıp ülkesini işgal ettiren İKYB Başkanı Celal Talabani; işgalciler bile işkencelerinden utanç duyduğunu söylerken, kendisi utanmadan işkenceyi savundu. Bu işbirlikçilerin insanlıktan da nasipleri yoktu.
Bu Talabani ve Barzani gibi soysuzları devlet başkanı protokolüyle ağırlayan, bunlara resmi statü ve saygınlık kazandıran ülkemizin gafil yöneticilerine ve yerli işbirlikçilerine ne demeliyiz?
CEVAP VERİN!..
50 yıldır AB'nin kadrolu adayıyız… Ve sürekli dışlanmaktayız…
1-Bu elli yılda Türkiye'yi AB standartlarına yaklaştıramayan sistem ve siyasetçiler mi bozuk?
2-Yoksa AB'nin bizi alma niyeti mi yok?
KIRGIN CEVAP!
Bir gün Mustafa Kemal İzmir'de Mustafa Koç'un torunları Caroline'yle evlendiği sabataist tüccar "Giraud"ların yatında, o zamanlar meşhur olan Alman film yıldızı Marlane Dietriche'ye benzeyen genç, güzel ve kibar bir bayan görünce O'na :
"Siz kimin kızısınız! Babanızı görmek ve tebrik etmek isterdim!" der.
Kız birazda yüksek ve kırgın bir sesle:
"Maalesef o şerefe eremezsiniz! Çünkü babamı idam ettirdiniz!" cevabını verir.
Ve bu güzelin, İzmir suikastına karıştığı gerekçesiyle idam edilen meşhur mason Doktor Nazım'ın kızı olduğu öğrenilir.
AKP Hükümet Oldu, Ama Hakim Olamıyor!
İçlerinde AKP İstanbul teşkilatından Nilgün Hanım'ın kocasının da bulunduğu büfeciler ekibi, polislere saldırıp dövüyor.
Maltepe Emniyet Müdürü bunları gözaltına alıyor.
Ama İçişleri Bakanı, AKP'li Nilgün Hanım'ın telefon ricası üzerine devreye girip, İstanbul Emniyet Müdürünü arıyor. C.Cerrahoğlu da, Maltepe Emniyet Müdürüne telefon açıp, tutuklu sanıkları bırakmasını istiyor.
Ancak Maltepe Emniyet Müdürü bu kanunsuz talimata kısmen uyuyor, ama bazılarını tutuyor.
Ve İstanbul Emniyet Müdürü bunun üzerine, Maltepe Emniyet Müdürünü görevinden alıp, alt ve pasif bir yere sürüyor…
Ve Tv.lerde: "Hiçbir Polis Müdürünün, benim talimatlarımı dinlememe diye bir şey söz konusu değildir…
Yazılı olmayıp telefonla söylense ve kanuni sorumluluk ta içerse bile, benim emirlerim mutlaka yerine getirilir… Sonuçları ve sorumlulukları beni ilgilendirir"!?.. diye hava atıyor!..
Hani, nerede devlet töresi?
Nerede hukuk terbiyesi?
Nerede demokrasi disiplini?
Nerede AKP Hükümeti?
"ASKON"UN AYIBI
Milli Görüşçü işadamlarının kurduğu ASKON'un Genel Başkanı Mustafa Koca, Başbakan Recep T.Erdoğan'a yaptıracağı yeni açılışı için üyelerine davetiye göndermiş.
Oysa bu Zat, Milli Görüş davasını bölen ve hıyanet eden kişidir.
Oysa bu Zat; şimdi faizci, rantiyeci ve IMF cidir.
Oysa bu Zat; Kıbrıs ve Kuzey Irak konularında Milli hassasiyet ve menfaatlerimizi terk etmiştir.
Oysa bu Zat; bir ay içinde Şeyh Ahmet Yasin ve Abdulaziz Rantisi'yi füzelerle katleden ve her gün onlarca masum Filistinli Müslüman'ı vahşice öldüren… Ve şimdi 3 milyon Filistinliyi bir bölgeye toplayıp etrafını yüksek duvarlarla çevirerek; kendi vatanlarını Müslümanlara cezaevine ve cehenneme çeviren, saldırgan ve Siyonist İsrail'in işadamlarını geçen hafta, büyük bir hürmet ve hizmetle kabul etmiştir.
Yoksa ASKON'cular, bütün bu acı ve alçaltıcı gerçeklere rağmen, açılışlarını Recep T.Erdoğan'a yaptırmakla,
"Onların yanında İzzet(şeref, şöhret ve servet) mi arıyorlar?! Oysa bilsinler ki, bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.(ve İslam'a sadık kalanlara verecektir)" (Nisa-139)
Şair ne güzel söylemiş:
"Geçme namert köprüsünden
Koy, götürsün sel seni…
Yatma tilki gölgesinde
Koy yesin arslan seni!
Evet, evet! Milli Görüş, çok hassas ve şaşmaz bir ayar ölçeği ve adam eleğidir!..
Olmuyor Mahmut Hoca!
16 Nisan 2004 tarihli Milli Gazetedeki "Biz Taş Attırana Kızarız" yazısında Mahmut Toptaş Hoca şunları söylüyordu:
"Ekonomik ve siyasi ikbal vadiyle aldattığı insanlarımızı, birileri benim üzerime salar ve beni dövdürürse ben, beni dövene kızmam, ancak acırım. Ancak, bana kendisinin çok hoşgörülü olduğunu söylediği halde dövülmem için bizden birinin eline değnek veriyorsa onu sevmem mümkün değildir.
Biz, bizim gibi inandığı halde yapamadığı için yapana kızanı, inanmadığı halde kendini koruyucu rolünde görene tercih ederiz.
Biz, taş atana değil, taş attırana bakarız. Biz, kuklaya değil, kuklacıya kızarız" diyor.
Yani, tek başına iktidar olduğu halde, başörtümüze, İmam-Hatiplerimize sahip çıkmayan, IMF reçeteleriyle kazancımızı Amerika'ya aktaran AKP'ye kızmayalım, demek istiyor…
AKP'ye yağ çekmenin ve zulümlerine kılıf geçirmenin son sistemi!..
Birileri kiralanıp veya kışkırtılıp ta, gelip karımıza kızımıza sataşsa, "Ben sana acıyorum, seni gönderene kızıyorum"mu deriz!…
Hâlbuki kiralık piyonlar da, kullanan patronlar kadar suçlu ve sorumludur.
————————————————
Mahmut Toptaş, 21-Nisan-2004 tarihli yazısında da AKP'lileri aklama çabasını-tabi isim vermeden- sürdürüyor ve şunları söylüyor:
Gülünü severken dikenlerine katlanacağız."Dikensiz gül olmazmış" Hatasız insan olmaz.
Biz, gönlünde zerre kadar iman var olduğu sürece velimize, delimize, dervişimize, berduşumuza, işçimize, işverenimize, yetkilimize, yetkisizimize can taşıyan herkese sahip çıkacağız.
Suçuna katılmayacağız, fakat cezasını paylaşacağız. Bize karşı yaptıkları hataları sineye çekip bir daha hata yapmamaları için çalışacağız.
Mahmut Hoca'ya soralım: Yazınızda da belirttiğiniz Fussilet: 33.ayetine göre:
- Bu AKP yetkilileri
1-Irak'ta mağdur gariplerden mi, yoksa mağrur Amerikalılardan mı yana duruyor?
2-Mazlum Filistinli gariplerden mi, yoksa zalim Siyonistlerden mi yana davranıyor?
3-Kıbrıs'ta, milli ve manevi çıkarlarımızdan mı yoksa, Rumlardan ve AB'li Hrıstiyanlar dan mı yana tavır takınıyor?
Çünkü ayette sadece "Müslüman" olması değil, "Müslümanlardanım" diyerek İslam'dan taraf" olması emredilip övülüyor!…
Müslüman alimlerin görevi küfür ve nifak alametlerini belirten ayet ve hadis meallerini alt alta yazmak değil, bunların günümüzdeki örneklerini ortaya koymak ve müminleri uyarmaktır.
Yoksa, gelebilecek tepkileri törpülemeye ve her tarafı idare etmeye yönelik tavırlar, yaramıza merhem olmuyor, daha da azdırıyor!..
Acaba?
Rauf Denktaş'ın TBMM. Konuşmasına CHP tam kadro, AKP milletvekilleri ise yarı yarıya- o da ayıp olmasın ve ayarları anlaşılmasın diye-katıldı.
Recep.T.Erdoğan ise, o saatlerde Cumhurbaşkanı Sezer'le özel görüşmeler yapacaktı. Bu ertelendi Türk-İş başkanıyla buluştu.
Başbakanın, Rauf Denktaş'ın söylediği tarihi gerçekleri dinlemeye tahammülü olmadığı bir tarafa, yoksa, acaba;
"Biz hem Cumhurbaşkanı hem Başbakan hem Türk-iş Başkanı; Kıbrıs derdinden ve Denktaş probleminden kurtulmak için birlikte hareket ediyoruz" mesajı mı veriyorlardı?
Hayret!
15-Nisan-Star Objektif programında Altan Öymen, CHP Gn.Bşk.Yardımcısı olarak, Annan Planının aslını resmen istememize rağmen vermiyorlar dedi.
Demek ki bir şeyler gizliyorlar! ?
"Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda"!?
Recep.T.Erdoğan'ın başarılı olmaları için dua ettiği Amerikan conileri, Fellucede cami bombalayıp 100'lerce Müslüman öldürüyor.
Recep.T.Erdoğan ise, türküsüne devam ediyor:
"Beraber yürüdük biz bu yollarda"
Şimdi vicdanı ve izanı olan söylesin;
Erdoğan camilerdekilerle mi beraber, bomba yağdıran canilerle mi?
Etki Alanından Uzaklaşınca!?
Başbakan Recep.T.Erdoğan, Japonya'da yaptığı açıklamada:
"Felçli Ahmet Yasini katleden İsrail'in devlet terörü uyguladığını ve barış yollarını tıkadığını" ve
"Irak'ta silah ve saldırı ile terörün durdurulamayacağını ve sorunların daha da artacağını" vurgulamıştı…
Anlaşılan, Türkiye'den ve kendisini kuşatan Masonik tesirinden uzaklaştıkça, Başbakan özüne, yani Milli Görüş çizgisine yaklaşıyor!
Ama O'nu sürekli Japonya'da tutamayız ki, Türkiye'ye dönünce yine büyülenip kuşatılıyor!.. Yine değişip başkalaşıyor!..
Allah'ın Planı, Amerika'nın Hesabını Bozar!
Amerika Irak'ta ve tüm Ortadoğu'da Şii-Sünni çatışmasını başlatmayı ve her iki cenahı zayıflatıp kullanmayı planlamıştı.. Ama torpil tersine tepti… Şimdi Sünni ve Şiiler birleşip işgalci conileri cehenneme gönderiyor!
Amerika, Vietnam'dan beter bir bataklıkta boğuluyor!..
Sapıtanları Başbakan, Sadıkları Kahraman!..
Şu Milli Görüş ne bereketli bir dava … Ve muhterem Erbakan, ne kerametli bir Hoca!..
Ki, davanın dönekleri, döküntüleri, bırakıp kaçanları ve hayırlı yolundan sapanları bile, başka yerlerde Genel Başkan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı yapılıyor..
İşte Abdulkerim Doğru… MSP Sanayi Bakanıydı… Caydı, kaydı; MÇP'ye ( MHP'nin 12 Eylül sonrası devamı) Genel Başkan yapıldı..
İşte Turgut Özal… İzmir adayımızdı… Bizden ayrıldı… Başbakan ve Cumhurbaşkanı yapıldı…
İşte Recep.T.Erdoğan… Milli Gömleğini çıkardı.. Başbakanlığa taşındı…
Ahmet Akgül Hoca'nın kulakları çınlasın… Şöyle diyordu "Hak davanın sapıtanları Başbakan, Sadıkları kahraman olur!.. Ama altın gibi az çıkan bu kahramanlar; en sonunda DÜNYAYA HÜKÜMRAN OLUR!.."
Tuz Kokarsa?
Daha önce, AKP'den milletvekili olma isteğine T.Erdoğan'ın: "Hayır yerinde kal… Sen orada bize lazım olacaksın" dediğini duyduğumuz Hak-iş Başkanı Salim Uslu, TÜSİAD ve TESEV gibi sömürü sermaye baronlarıyla birlikte Annan Planına "Evet" demiş…
Türk-İş ve DİSK bile "hayır" derken!..
Ne demişler:
Et kokarsa, tuz çare
Tuz kokarsa, yok çare!…
Balık için, buz çare
Bal kokarsa, yok çare!..
Ayran ekşir, su çare
Yağ kokarsa, yok çare
Münkir şaşsa, çok çare Münkir şaşsa, çok çare
Mümin sapsa, yok çare!..
BOP için esrarengiz toplantı
Kongrenin sponsorluğunu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, ( Başkanlığını Avusturya asıllı Musevi kökenli ABD eski Dışişleri Bakanı Maddeleine Allbright'ın yaptığı Uluslar arası İlişkiler için Ulusal Demokratik Enstitüsü) ve Türk Demokrasi vakfı yapıyor. Proje ortakları arasında Kanada Uluslar arası Kalkınma Temsilciliği, Bahreyn Krallığı, Belçika Krallığı, Hollanda Krallığı, İrlanda Hükümeti, Yemen Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Vakfı, ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Dairesi, Friedrich Naumann Vakfı, Rockefeller Kardeşler Fonu, Westminster Demokrasi Vakfı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV), Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Hollanda Çok Partili Demokrasi Enstitüsü ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Krallığı Küresel Fırsatlar Fonu bulunuyor.
Kongreye davetliler arasında Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, eski Başbakan Mesut Yılmaz, ABD eski Dışişleri Bakanı Maddeline Albright, ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman,,. İnternational İdea Karen Fogg, AKP Mersin milletvekili Mehmet Mir Dengir Fırat, Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem, CHP İstanbul milletvekili Kemal Derviş, TÜSİAD üyeleri Cem Duna, Pekin Baran, İşadamı İshak Alaton bulunuyor.
Yani BOP için şeytan şebekesi toplanıyor!
Abant Platformu Washington'da toplanDI!?
Siyasi ve sosyal meselelerin tartışıldığı Abant Platformu toplantıları, bu yıl ilk kez Washington'da yapıldı. Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslar arası Etütler Okulu'nun (SAIS) 19-20 Nisan'da ev sahipliğini yaptığı toplantılar, "İslam, Laiklik ve Demokrasi: Türk Deneyimi" başlığını taşıyordu. Toplantılarda, İslam Dünyasında Türkiye'nin laik, Müslüman ve demokratik geleneği üzerinde durulacağı yazıldı.
Biz, bu Abant toplantılarının masonik merkezlerce düzenlendiğini söylerken, bazıları kızıyordu!
İşte Acı Ve Çarpıcı Gerçek!
AKP'nin Devlet Bakanı Beşir Atalay, D.İ.E'nin yoksulluk raporunu açıkladı…
Halkın yaklaşık %30'u (20 milyonu) yoksulluk ve sefalet çekiyor! %2 lik bir bölüm (yaklaşık 1,5 milyon kişi) ise, açlık ve kıtlıkla pençeleşiyor!…
Bunun anlamı:
AKP'liler ve AB'ciler pembe tablolar çizse de, işin gerçeği, Halk perişan, ülke çöküyor!…
IMF'den Birleşik Kıbrıs'a "EVET" Desteği
El attığı her ülkenin ekonomisini iflasa sürükleyen ve sonunda o ülkeyi Siyonizm'in sömürgesi haline getiren IMF, Kuzey ve Güney Kıbrıs'ın Annan Planı çerçevesinde birleşmesi için, "evet" kampanyasına destek kararı almıştı!..
Artık, Annan Planının bir Siyonist programı ve Kıbrıs'ı İsrail'in arka bahçesi yapma provası olduğuna inanmayanın, ya aklı noksandır, ya imanı!..
Çakallar!
Kurdun bile yapmayacağı kalleşlikte bir "adalet" anlayışsızlığına sahip ABD, Irak'ta direnişçilerin öldürdüğü sözde 4 CIA ajanına karşılık olarak başlattığı Felluce operasyonunda 600 Iraklı sivili şehid etti. Kuşatma altındaki Felluceliler mezarlığa gidemeyince yüzlerce şehidin cenazesi, mezarlığa dönüştürülen stadyuma defnedildi.
Günlerdir cenazeleri ile birlikte yaşayan Iraklılar; cesetler kokmaya başlayınca sokağa çıkma yasağına rağmen, stadyumlarda ölülerini gömdü. ABD, 11 Eylül'de ölen 2 bin Amerikalıya karşılık Afganistan ve Irak'ta bugüne kadar tam 40 bin Müslüman katletmiştir…
Ve bu vahşete davetiye çıkaranlar ve destek çıkanlar; canilerden daha alçak kimselerdir.
Ne Pahalı Vatandaşlık
ABD'nin askeri; 1.Milyon 400 bin kadar. Bunun 40 bin civarındaki ABD vatandaşı değil… Bunlar kaçak yollarla Amerika'ya girmiş ama vatandaşlık alamamış yabancılar…
Bunlara: "Orduya katılın, savaşın, kendinizi, sadakatinizi ispatlayın… 0 zaman ölmeden dönerseniz, sizi vatandaşlığa kabul ederiz!" diyorlar.
Böylece Irak'a giden ABD askerlerinin onda biri ölüyor.
7 de 1'i intihar ediyor.Onda biri çıldırıyor.Onda biri sakat kalıyor..Geri kalan da vatandaş oluyor!
İmam Hatip Liseleri kapatılsın
Başbakanın ‘şimdilerde' sıkı destekçisi olan Fatih Altaylı, "bölücü" ilan ettiği İHL'ler için en "alçak teklifi sundu; "İmam-Hatipler" kapatılsın!"
Böylece Recep Tayyip Beyin de artık başı ağrımasın!
Gittiği Partiyi Çökertiyor!
Kemal Derviş'in her hareketi ardından büyük siyasi dalgalanmaları ve tasfiyeleri gündeme getirdi. Daha önce Derviş bir tasfiyematör'dür demiştik. DSP'den istifa etti DSP'yi bitirdi, YTP'den de istifa ederek, YTP'yi tasfiye etti.
Şimdide CHP'yi karıştırıyor.. Ona "Amerika'nın ajanı, Siyonizm'in adamı" diyenler galiba haklı.
Baykal Benden Korktu!
Yaşar Nuri Öztürk Hoca, aylardır "militan din düşmanları bile var" iddiasında bulunduğu partisi CHP ile yolarını ayıran bir röportaj vererek, nihayet kayışı koparmış. Tercüman'a konuşan Öztürk, "Bu röportaj, CHP'den istifa dilekçemdir. Zaten okur okumaz beni ihraç edeceklerinden eminim. Bu zevki onlara vermem" dediği röportajında şunları söylüyor:
"Deniz Baykal bana tuzak kurdu. Hayatımın en büyük kazığını attı. O andan itibaren öyle bir gazaba uğradı ki, kendisi de bitti. Bir daha asla iflah olmazlar. Bana atılan kazığın bedelidir bu. Ben CHP için son şanstım, gemi kaçtı. Şimdi camiyle, dinle barışmaktan söz ediyorlar. Panik içindeler. Baykal benim anlattığım İslam'dan rahatsız oldu. "İstenmeyen adam" ilan edebilmek için benim önümü kesti. Benden korktu" dedi.
Acaba işin aslı ne: Y.N.Öztürk de, CHP'yi parçalamakla görevli Derviş ekibinden olmasın?
Museviler'den Şaron'a protesto!
WASHINGTON/ABD'de yaşayan muhafazakâr Museviler, Beyaz Saray önünde toplanarak, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'u protesto etti. Şaron ile ABD Başkanı George W.Bush arasındaki görüşmenin devam ettiği sırada ellerinde pankartlarla Beyaz Saray'a gelen Museviler, Şaron ve İsrail'in gerçek Museviliği yansıtmadığını savundu. Protestoculara destek veren Müslüman Amerikalı göstericiler, taşıdıkları pankartlarla Filistin'deki İsrail işgalinin sona erdirilmesini istedi.İsrail Devletinin kanuni olmadığını savunan Museviler ise, yaptıkları açıklamada: kutsal topraklarda dökülen kandan İsrail'in sorumlu olduğunu ve Tevrat'ta sürgündeki Museviler'in devlet kurmasının yasaklanmış olduğunu belirtti.
Bunları duyunca, okuyunca; "Keşke şu AKP'li Müslümanlar da, bu Yahudiler kadar şuurlu ve sorumlu davranabilse" diye hayıflanıyoruz.
Annan'dan Bush'a Tepki!
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ABD Başkanı George Bush'un, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un tek yanlı planını desteklemesini eleştirdi. Kofi Annan, sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, Başkan Bush'un İsrail'in Batı Şeria'daki bazı yerleşim birimlerini sürekli elinde tutmasını öngören tek yanlı planına onay vererek, Filistinlilerin isteklerini göz ardı ettiği eleştirisini yöneltti.
İyi de, bu Annan böylesine samimi ve yetkili ise; Kıbrıs'la ilgili Türliye'ye dayattığı sözde barış planının bir benzerini, niye hiç İsrail'in önüne koymuyor?
Hayırsız Evlat
KKTC Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş, babasının cansiperane mücadelesine sahip çıkmayıp referandum için net bir tavır alamadı.Serdar Denktaş, "Liderimiz tehlikelere dikkat çekip ‘hayır' dememizi isterken, Anavatan Türkiye ise ‘Evet' dememizi istiyor, kararı halk verecek" dedi.
Önce "Yavrusu", Sonra "Anası"
Kıbrıs'ı Yunan'a ve dolayısıyla ABD ve İsrail'e veren AKP'liler den Abdullah Gül, şimdi de "Karabağ'ın Ermenistan'a verilmesi için Azerbaycan'a bastırıyor.Anlaşılan önce "Yavru" vatanları satanlar, sonra "Ana"sını parçalatmaya hazırlanıyor!..
Cihat'sız Cennet Vaad Edenlere Aldanmayın
Beşir İbni Hasasiye (r.a.) anlatıyor: Resulullah'a (s.a.v) biat etmek için geldim ve :
- Hangi hususlarda ( Hangi şartlarda) sana biat edeyim? Diye sordum
Resulullah elini uzattı ve şöyle buyurdu.
- Şeriki ( 0rtağı) olmayan tek Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resulu olduğuna şehadet edeceksin:
Beş vakit namazı vaktinde yerine getireceksin..
Zekatı vereceksin;
Ramazan'ı oruçlu geçireceksin
Hacca gideceksin ve
Cihat edeceksin…
Ben de cevap olarak dedim ki:
Ya Resulallah! Bunlardan hepsine gücüm yeter, ancak ikisi hariç; Onlar bana zor gelir. Birisi zekat…
Allah'a an dolsun ki ailemin süt ve binek ihtiyacını karşılayan on deveden başka malım yok, bu durumda nasıl zekât verebilirim?
Diğeri ise Cihat… Ben korkak (rahatına ve hayatına düşkün) bir insanım, halbuki halk: "Kim savaştan kaçarsa Allah'ın gazabına uğrar…" diyorlar. Ben ise bir savaş patlasa canımı sakınacak ve çarpışmaktan kaçınacağım. Böylece Allah'ın gazabına uğrarım.
Resulullah ise şöyle buyurdu:
Ey Beşir! Sadaka, zekat verilmeyecekse ve Allah yolunda ( hak ve hayır hakim olsun diye) cihat edilmeyecekse; ya cennete neyle ve nasıl girilir?
Hayıflanıyoruz!
Güney Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı:
"Referanduma hayır diyoruz.. Amerika'ya değil halkıma karşı sorumluyuz.. Vicdanen rahat bulunuyoruz…
Türkiye ise, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıyamaz… Bunu yapmaya kalkarsa, Onlara hatırlatırız!" şeklinde havalar atıyor ve haddini aşıyor!..
Ama niye saklayalım, " neden acaba bizde de en az bu kadar cesaretli ve haysiyetli bir çıkış yapılmıyor diye, insan hayıflanıyor!…
Kim Bu Korkut Özal?!
18.Nisan.2004 TGRT Başbaşa programına katılan Korkut Özal:
"Denktaş'ın yanlış yaptığını ve Türkiye'deki "marjinal" gruplara kaldığını ..
Türkiye'nin geleceğinin AB'ye katılmakla garantiye alınacağını,
Turgut Özal ve Tayyip Erdoğan'ın politikalarına gönülden sahip çıktığını" böbürlenerek anlattı…
Eh, biz bu Korkut Özal'ı yıllar öncesinden Star.Tv.Kırmızı Koltuk Programında "Türkiye'nin çıkarları, İsrail'in önderliğindeki bir Ortadoğu Ortak Pazarındadır" sözlerinden tanırız..
Yani Siyonizm'in ve ABD'nin şimdi dillendirdiği Büyük Ortadoğu Projesinin tohumlarını, aynı şeytani mahfiller hesabına Korkut Özal atmıştı…
İşte; AKP'nin akıl hocası ve Siyonizm'in yerli kuklası!
Kardak İçin Savaşanlar Ve Kıbrıs'ı Satanlar
Ege'deki Kardak Kayalıkları için savaşı göze alan Türkiye'ye ne oldu ki, şimdi Anadolu'nun Akdeniz'deki anahtarı, son ve tek kal'a'sı Kuzey Kıbrıs'ı feda ediyor.
AKP harakiri yapıyor!..
Döktükleri Kanda Boğulacaklar!
Bush'un Şaron'a tam destek açıklamasının ardından Siyonist canavar bu sefer Hamas'ın Lideri Abdulaziz El Rantisi'yi oğluyla birlikte füzelerle katletti.
Bu Siyonistler topyekün gebermeyi bin kere hak etti…
AKP'liler Emin Çölaşan kadar olamadılar!
23-4-2004 tarihli yazısında Emin çölaşan:
"Sevelim veya sevmeyelim. Abdulhamid bu olayda (İsrail'i kurmak üzere Filistin'de toprak isteyen Theodor Herzl'i kovarak) onurlu davranıyor… Devletin toprağını başkalarına; para, çıkar ya da başka beklentiler karşılığı satmıyor, devretmiyor, peşkeş çekmiyor…
(Ama şimdi Kıbrıs'ı).. Ver kurtul takımı, Abdulhamid kadar olamadı…" diyor.. Ve doğru söylüyor, milli bir konuda dik duruyor, mert davranıyor..Tebrik ediyoruz…
Ancak;
O günlerde, ABD ve İngiltere gibi devleri bile, kendi güdümüne almış Siyonizm'in siyasi temsilcisi Theodor Hezl'i, huzurundan kovacak kadar net ve mert bir tavır takınan…
Ve Osmanlıyı I.Dünya Savaşı'na sokarak parçalatan İttihatçı ve sebataist paşa takımının hıyanetlerini sezip, onları engellemeye çalıştığı için Yahudi ve Ermeni Lobilerince bir sürü iftiraya maruz bırakılan; Cennetmekan Abdulhamit Han nasıl korkak olabilir?.
Ve Kıbrıs, fiilen zaten İngilizlerce işgal edilmişti. Abdulhamit Han, hiç değilse resmiyette kiralanmış gibi gösterip, ileride fırsat doğunca Kıbrıs'ı geri alma kapısını açık bırakmak gibi bir diplomasi dehası göstermiştir.
O'nu anlamak ta, ve hele sahip çıkmak ta, gerçekten yürek istiyor!..
Altaylı'nın Villaları
Birisi bana, "Batık bankacı'dan iki villa satın almışsın, sonra da o bankacı aileyi savunan yazılar yazmışsın, böyle gazetecilik olur mu? Diye sorsaydı, sahiden üzülürdüm. Ama Hürriyet yazarı Fatih Altaylı böyle yapmıyor. İki villayı "almış", Zeytinoğlu Ailesi için savunma yazılarını da yazmış, kalkıyor, bunları yazdığım için beni dava etmekle tehdit ediyor, bununla da yetinmiyor, ortaya çocukların bile gülüp geçeceği "iddialar" atıyor.Villaları nasıl aldığını ve nasıl ödediğini mahkemede anlatacakmış! Bütün Hürriyet okurları mahkemeye mi gelecekler, gerçekleri öğrenmek için? Köşende yazsana, şöyle aldım, şöyle ödedim, diye…
Ama yazmıyor, yazamıyor. (20-4-2004 / İLKER SARIER / SABAH)
Emekli Albay'ın Feryadı
Ankara Ticaret Odası ve Zihinsel Özürlüler Federasyonunun Kıbrıslı Gazileri buluşturduğu yemekte, son gelişmeleri Milli Gazeteye değerlendiren 1974'teki Barış Harekâtı sırasında 230.Piyade Alay Komutanı olan Emekli Albay Nezihi Sıral, Annan Planı çerçevesinde yapılan çözüm arayışlarını sert şekilde eleştirdi.
Görev yaptıkları sırada acı günler yaşadıklarını ve Alaydan pek çok şehit verdiklerini anlatan Sıral; "Nice askerimiz orada şehit oldu. Acısını ömür boyu yaşayan; biz gaziler ve yaralılar olduk. Onlar şimdi huzur içinde mi yatıyorlar? Hayır, onların huzur içinde yatması için Kıbrıs'ta eşitlikçi, özgürlükçü ve kalıcı bir çözüm olması gerekir" dedi. Ve Annan Planı'nın bir teslimiyet belgesi olduğunu söyledi.
Korgenaral'ın Kaygısı
I.Hava Kuvveti Komutanı Korgenaral Hasan Aksay, 23-Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında makamında düzenlenen törende şöyle konuştu:
"Bu coğrafyada yıllardır huzuru bozmak isteyen, ayrılıkları ön plana çıkarmak isteyen, ekonomik yönden bizi güçsüz bırakmak isteyen Batılı dostlarımız var! Türkiye'de elbette kendi menfaatlerini gözetmek durumundadır. Bu ülke ne çektiyse, toplumu ahlaksızlığa iten, banka hortumlayan ve parti menfaatlerini ön planda tutan insanlardan çekti.
Birlik ve beraberliğinin bozulduğu zamanlarda ülkeyi parçalamak için hazır bekleyen güçlerin harekete geçtiğini belirterek, tek beklentisinin, insanların daha mutlu yaşadığı bir ülke görmek olduğunu bildirdi.
Şimdiye kadar hep ağzı olan konuşuyordu. Ama şükür artık haklı olan da konuşmaya başladı!
BAŞÖRTÜSÜ NASIL ÇÖZÜLÜR?
MHP'liler "Bu Milli Görüşcüler ürkektir, Biz erkeğiz… Oyları bize verin, başörtüsünü çözeriz" dediler…
Ve Recai Kutan Beyfendinin, Bahçeli'ye Başbakanlık teklifini geri çevirip Ecevit'in yedeği olarak hükümete geldiklerinde tek başörtülü Milletvekili olan Hanımın, Meclise girerken başındaki örtüyü çıkartıp çözdüler!..
Ardından "Bu Milli Görüş siyaset bilmiyor, iş beceremiyor… "Din, dava" diye boşuna çırpınıyor… Biz bu boş lafları ve eski kafaları bırakıp değiştik… Siyonist dünya ile bütünleştik… Şimdi bize oy verin, başörtüsü ve İmam-Hatip meselesi başta, bütün sorunlarınızı çözelim." Diyen AKP'liler tek başına iktidara getirildi.
Ancak bir bucuk yıldır, laftan başka çözüm üretilmedi, hiçbir vaatleri yerine getirilmedi.
Sonunda öğrendik ki, Denizli'nin AKP'li Belediye Başkanı, Hanımının başını açıp 23 Nisan törenlerine katılmış. Bu çok modern ve makam için her yana dönen bir görüntüymüş!..
Böylece AKP'liler de MHP'liler gibi başörtülerini çözmüş!..
Eh sonları da MHP'liler gibi olacak demek, artık kehanet sayılmamalı…
AB= PORNO CUMHURİYETİ!
Çek cumhuriyetinde, eski porno artisti ve çok yönlü seks kahpesi, AB parlemonto milletvekilliği için adaylığını koymuş ve:
"Kendimi tam bir Avrupa'lı gibi hissediyorum. En güzel ve mükemmel bir şekilde Avrupa'yı temsil edeceğime inanıyorum!" demiş!.. (28 Haziran 2004 / CNN TÜRK 13:00 Haberleri.)
Evet böylece Avrupa Birliğinin: Homoseksüel prenslerinin ve porno artistlerinin, seks cumhuriyeti olduğunu resmen ilan etmiş!..

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Allah (CC) Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır! “Şeytan'ın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"…
Bu reçeteleri bizlerin anlayabileceği şekilde şiir haline getiren muhterem Üstadımızdan Allah razı olsun.. Katmanlarını kavrayabilmeyi,…
Milletimizin artık bu Suriye yalanlarına kanmaması gerekiyordu. Şara'nın gelişinin ilk gününden bu yana sürekli olarak…
ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR. "Feth-i Mübin gerçekleşecek!.. Eğer sana, ‘bunlar hayal,…
Hakk; değişmeyen, dönüşmeyen, özelliğini ve güzelliğini yitirmeyen doğrular ve değerler anlamını taşır. Bunlar, her zaman…
Şara yönetimindeki Suriye’nin Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol alması ve elimizden kaymasını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye konteyner…
ÜLKEMİZİN ACİLEN MİLLİ MÜTABAKATA İHTİYACI VARDI! Erbakan Hocamız iktidar ortağıyken 11 ay boyunca bir Filistinli…
Zafer sırrı inançta, sanma ki tankta imiş!.. "Bizim inancımızın ve davamızın %90'ı ahiret hazırlığı ve…
Yıkılışı görenler altında kalmamak için ben demiştim demeye getiriyorlar. Gerçi ne derlerse desinler o yıkıntının…
Kendi yapacakları melanetlere, Aziz Erbakan Hocamızın ismini kullanarak millet nezdinde meşruiyet kazandırma çabasına girişmeleri; asıl…