YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69fe0cab1606d
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 8 2 9
Bugün : 42661
Dün : 57300
Bu ay : 477655
Geçen ay : 1737715
Toplam : 54360428
IP'niz : 216.73.217.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Görevimiz sadece sormak, sorgulamak değil… Ve hele yargılamak hiç değil!..

 

YOKSAA!..

 

Referandum sonuçları!

24 Nisan Referandumu öncesinde Kıbrıs'la ilgili bir söyleşimizde Başyazarımız Ahmet Akgül Hocamız:

"Türk tarafında "evet", Rum tarafında ise "hayır" çıkması ihtimali yüksek görülüyor. Ve bu sonucu, aslında Amerika ve İsrail istiyor. Çünkü bu sonuçla; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini, Taivan formülüyle; resmen değil, ama fiilen tanıyacak…

 

Bazı ekonomik ve siyasi avantajlar sağlayacak. Türkiye'nin de sırtını sıvazlayacak. Ama bu arada Karpaz'da ve diğer K.Kıbrıs topraklarında, çok stratejik üsler kuracak ve adaya asker yığacak. Böylece Büyük Ortadoğu Projesi palavralarıyla İsrail İmparatorluğunun kurulması ve Türkiye'nin NATO himayesinde laytlaştırılıp, bu şeytani senaryoda bir figüran olarak kullanılması kolaylaşacak!" demişti…

Yani Kuzey Kıbrıs'ta "evet" kampanyası başlatanların gerçekte; NATO'cuların ve Büyük Ortadoğucuların taşeronları olduklarını dile getirmişti…

Ama, bu durumdan rahatsızlık duyan  ve Amerika ile gizli bir rekabet içinde bulunan Almanya ve Fransa'nın baskısıyla, Kıbrıs'ta Rumları, "Evet"e zorlayan ikinci bir referandumun da ciddi bir ihtimal olarak görüldüğünü de söylemişti!.

Yoksaa!.. Bu karmaşık kargaşalar sonunda: Türkiye, NATOİYE…

Kıbrıs ise 2. İsrail yapılmaya mı çalışılmaktadır?

     ——————————————————

Ve Kıbrıs'ta, referandum beklendiği gibi, sonuçlandı. Rum tarafı %77 hayır; Türk tarafı ise maalesef  %66 evet dedi…

Bazı AB'ci ve "Evet" ci Türkler: "Toprak verip ekmek alıyoruz!" demişler. Aynen "bugüne kadar dava diye yorulduk. Şimdi pilav nerdeyse orda oluruz!" diyen AKP'liler gibi…

Eğer bu Annan Planı AKP'lilerin dediği gibi bir barış planıysa ve Türk Askeri Adada işgalci konumundaysa; bu referandum sonuçlarıyla, Rumlar "Barışa hayır, işgale evet" demiş oldular!..

Filistin'i utanç duvarıyla ayıran Şaron'a, ABD kovboyu Bush: Dünya Ariel'e teşekkür etmeli, çünkü O, iki hasım toplumu ayırıyor!" derken, niye acaba, Kıbrıs'ta Türklerle Rumları ille de birleştirmek istiyor?..

Cevap: Bu görünüşte böyleydi… Gerçekte Rumların hayır demesini ABD'li Siyonist merkezler istemişti…

Yoksaa! Evet, KKTC'nin ve Türkiye'nin sırtını sıvazlayıp; Kuzey Kıbrıs'ın ABD kışlası ve Büyük Ortadoğu Projesi'nin kale kapısı yapılmak için mi böyle tezgâhlandı?

Çünkü Referandum sonucunu görüşmek üzere 26-Nisan-2004'te olağanüstü toplanan MGK bildirisi ve Cemil Çiçek'in açıkladığı Bakanlar Kurulu değerlendirmesi de, uluslar arası camia diye, Siyonist merkezleri ve ABD'yi, bu sinsi planlarını uygulamaya bir nevi davetiye çıkarmak anlamındadır. 

Ve yine "hayır"sız evlat Serdar Denktaş'ın "Bakın, biz barış ve teslimiyete hazırız… Bunu % 66 evet oylarıyla ispatlamışız… Öyleyse bize sahip çıkınız, ambargoları kaldırınız!" dileklerini iletmek üzere geniş bir yurt dışı gezilerine hazırlandığını ve en çok Amerika'nın kapısını çalacağını açıklaması da, maalesef "İsrail ve BOP hesabına, ABD tarafından, Kuzey Kıbrıs'ı askeri üs yapma projesinin, önceden planlanmış bir ayağıdır.

Ve zaten Kıbrıs referandumunda, Müslüman kimliğinden ve Anadolu Türklüğünden utanıyor ve uzak duruyor havasıyla, kendilerini özellikle "Kıbrıs Türkü" diye tanımlayanların teslimiyet "evet" lerine rağmen, Rumlar ezici bir çoğunlukla "hayır" dedi…

Rumların bu tavrı gayet doğaldır ve bir parçaları olduğu tüm Hrıstiyan Avrupa'nın niyetini yansıtmaktadır:

"Türklerle ve Türkiye ile yaşamaya HAYIR!.."

Almanya ve Fransa, ABD ve NATO'nun Akdeniz hâkimiyetini kırmak için, Türklere ve Türkiye'ye yeşil ışık yakıp oyalarken, Siyonist İsrail'in güdümündeki ABD, İngiltere ve NATO Kıbrıs'a yerleşme hazırlığındadır.

Siyonist batıya karşı Asya Birliğini savunan Rusya'nın Güney Kıbrıs'ta etkinliğini artırması da; ABD ve İsrail'i korkutmaktadır.

Bütün bunlara karşı alternatif projeler ve milli politikalar üretmek bir tarafa, bu olup bitenleri anlamaktan bile aciz bir AKP iktidarı ise, Türkiye'nin en büyük şanssızlığı ve sorun kaynağıdır. 

———————————————————–

"Watargate skandalını ortaya çıkararak Nıxın'ın devrilmesine yol açan Amerikalı Tarihçi-Yazar, Irak işgalinden önce, Saddam'ın komutanlarına ve Kürt gruplara verilmek üzere Türkiye üzerinden milyonlarca doların, kamyonlarla Irak'a taşındığını ve hatta bu dolarların önemli bir kısmının Güneydoğuda dağıtıldığını, belgelerle ortaya koyan bir kitap yazdı.

Yoksaa!.. ABD'li gâvurlar, yerli gâvurcuklardan daha duyarlı ve tutarlı olmaya mı başladı?

———————————————————–

"Her sözünden cayan, ceyar" haline gelen Başbakanın "Talep olursa bedelli askerliği çıkartırız" açıklamaları üzerine, yüz binlerce gencimiz web sitelerine akın etmişti…

Yoksaa!.. Gençliğimizin, milli şuur ve sorumluluklardan giderek uzaklaştırıldığının ve şahsi hayatları ve rahatları için, kolaylıkla yönlendirilebilir hale sokulduğunun acı bir göstergesi mi yaşandı?

———————————————————–

Gafil hükümetlerce Avrupa'nın ve Sırpların insafına terk edilen Kosova'daki Müslümanlara yönelik saldırılarda, son Osmanlı eseri Bayraklı Camisi ve içindeki 10 bin ciltlik kütüphanenin cayır cayır yakılmasına, ne AKP iktidarı, ne İslamcı medyası, ne Milliyetçi tabakası, hiç ses çıkarmadı ve sahip çıkmadı…

Yoksaa!.. Sadece devletimizin değil, milletimizin de duyarlılıkları dejenerasyona uğratılıp, içimiz hepten boşaltıldı mı?

———————————————————–

Fener Rum Patrikhanesine, anayasamıza, kanunlarımıza ve uluslar arası anlaşmalara aykırı olarak ve Türk makamlarını hiç hesaba katmayıp, izin bile almayarak, başka uyruklu papazlar atanması skandalı, marazlı medyanın sadece iç sayfalarında ve cılız satırlarla yer aldı.

Ama, hayret; sözde İslamcı Zaman Gazetesi bu kadarcık bile üzerinde durmaya değer bulmadı!

Yoksaa!.. Fetullah Gülen ile, Fener Rum Patriği, karşılıklı hoşgörü çerçevesinde "böyle basit hıyanetleri" es geçmeğe ve boş vermeye ait gizli bir anlaşma mı imzaladı?

———————————————————–

   İsrail; Mordahay Vanunu adlı nükleer uzmanı bir Yahudi'yi, "İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve bölge barışı için tehdit oluşturduğunu" söylediği için İtalya'dan, MOSAD ajanlarınca kaçırıp, 18 yıl hapse mahkûm etmişti.

Mahkûmiyetini tamamlayan Vanunu, geçenlerde serbest bırakıldı. Ancak yurt dışına gitmesi ve basınla görüşmesi ve demeç vermesi yasaklandı. TV. kanallarında izleyebildiğimiz kadar Vanunu: "İsrail, nükleer silahları ve saldırgan tavırlarıyla bölgenin ve dünyanın baş belası olmaya devam ediyor!" diye haykırmaktaydı.

Yoksaa!.. İnsaflı Yahudiler; bu vahşi İsrail'e hala yüz milyonlarca dolar kazandırmak için tank ihalesi veren ve Manavgat sularını hediye eden vicdansız yerlilerden daha insani bir tavır mı takınmaktadır?

                                  ———————————————————-

Aman Dikkat!…

2003 sonunda, 20 milyon dolar olan "Bankaların açık pozisyonu", ondan sonraki iki-üç ay içinde ve Şubat 2004 sonu itibariyle, korkunç şekilde artarak 1,6 milyar dolara fırlamış…

Yoksaa!.. Türk ekonomisinin, yeni bir krizle patlamaya doğru koştuğunun… Ve de çeşitli krediler aracılığıyla, halkımızın da bu tehlikeli dalgalanmalardan hemen etkilenecek ve ters tepki verecek bir hale sokulduğunun öncü deprem uyarıları mı?

———————————————————–

Vakit Gazetesi, Kıbrıs konusundaki yazı ve yaklaşımlarını, giderek AKP çizgisine uyarlamaya ve artık Denktaş figürünü kullanmamaya başladı…

Yoksaa! Akit'te, radikal İslamcılıktan, liberal yardakçılığa kaymaya ve gerçek ayarını ortaya koymaya mı başladı!?

———————————————————–

Geçen sene Temmuz'da, AKP'nin çıkardığı ve sadece Müslüman ülkelerin yasaklandığı "Yabancıların Türkiye'de mülk edinme" yasası sonrasında en başta İsrail, Yunanlılar ve Rumlar olmak üzere, 37 ülkeden, binlerce kişinin, şu ana kadar yaklaşık 2 milyon metrekare arsa, arazi ve bina satın aldığı saptanmış…

Yoksaa!.. Büyük İsrail İmparatorluğu hesabına, ülkemiz parsel parsel elden çıkarılıp satılmakta mıdır?

———————————————————–

   Sn. Süleyman Demirel yeniden Siyaset piyasasına çıkıp: "AKP kendi içinde çürük bir koalisyondur. Bu koalisyonu ayakta tutmak zordur. Bunu başarmak liderin işidir…

   Parti siyaseti içinde değilim ama bu, hiç olmayacağım anlamına gelmez!"   şeklinde laflar etmeye başladı…

   Yoksaa!.. Recep T.Erdoğan'a "Beni de oyuna kat… Yoksa oyununuzu bozarım!" mesajı vermek için mi, Demirel bu sözleri konuşmaktaydı.

———————————————————–

   Çevik Bir'in çok sıkı fıkı olduğu bilinen "Türkiye'nin Amerikalı Dostları Derneği" bu yılın girişimcilik ödüllerini, ABD Genel Kurmay Başkanı Richard Myers'a verecekmiş…

    Acaba bundan; Piyasada kaldırıldığı sanılan Çevik Bir'in, Amerikan Genel Kurmayı ile ilişkilerinin hala sürdüğü ve önümüzdeki dönemde yine bazı "balans ayarlamaları" için öne çıkarılması düşünüldüğü yorumunu yapmak çok mu alakasızdır?

———————————————————–

   Yahudi Siyonistlerin ve Hrıstiyan Emperyalistlerin her türlü hakaret ve hıyanetlerini "hoş gören" ve Müslümanların uğradığı en vahşi saldırı ve sıkıntıları "Boş veren" Hocanın Zaman Gazetesine, faiz ve rantiye yoluyla hırsızlık yapan ve katrilyonlarımızı hortumlayan hayırsız TÜSİAD'cılar bol bol reklam vermeye başladı…

   Yoksaa!.. Din istismarcısı baronlarla TÜSİAD'cı patronlar, gizli ve kirli ilişkilerini, artık açığa vurma ve birlikte çalışma kararı mı aldı?

   Bizden sorması…

———————————————————–

Görevleri: çocuk yapmak!..

   Kabbala Şeriatına dayalı bir Din Devleti olan Siyonist ve saldırgan İsrail'de, "Dati" denilen fanatik Yahudi tarikatına bağlı olanlar, yoğunlukla Kudüs'te yaşıyor…Bunlar hiçbir işte çalışmıyor, askerlik yapmıyor, vergi vermiyorlar!…

   Onların tek görevi, evlenip en az 8-10 çocuk yapmak ve bunları Siyonist ilkelerle geleceğe hazırlamak…

   2 bin dolarlık standart maaşları dışında, her çocuk başına ayrıca 250 dolar pirim alıyorlar.

   Ama aynı Siyonist merkezleri "aile ve nüfus planlaması" altında ülkemizde ve dünyanın her yerinde kampanyalar yürütüyorlar ve bunu gafil yöneticiler eliyle, resmi politikalar haline getiriyorlar!..

   Yoksaa! Yahudi çoğalsın, başkaları azalsın diye, nüfus planlamasıyla ve evlilik kurumunun yıpratılmasıyla, kökümüz kurutulmaya mı uğraşılmaktadır?

5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abonelik
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Milli Çözüm Dergisi

Milli Çözüm Dergisi

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...