YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e798fd9a990
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 44685
Dün : 58085
Bu ay : 1203530
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53348588
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Bütün bu olup bitenlerden sonra hala Batıya yönelmek, Batıya güvenmek gafletten de öte hıyanettir. Çünkü Batı, hiçbir zaman uygar olmadığını ve olamayacağını bin kere göstermiştir.

Şu anda geri ve gelişmekte olan ülkeler de, hala bir buçuk milyar insan yeterli ve temiz içme suyundan bile mahrum yaşıyorsa… Yeryüzünde her yedi çocuktan birisi okula gidemiyorsa… 940 milyon insan, açlık sınırında kıvranıyorsa ve bir buçuk milyar insanın günlük geliri, 1 doların altında bulunuyorsa, ben bu dünyaya uygardır diyemem!..

 

Dünyanın en varlıklı iki kişisinin, Siyonist Rosthchilt ve Rockefeller'in toplam serveti, bütün az gelişmiş ülkelerinin toplam gelirinden çok daha fazlaysa… Ve çoğu Yahudi olan en varlıklı 200 kişinin serveti, tüm dünya nüfusunun yarısının gelirinden daha yüksek bulunuyorsa, ben bu medeniyete uygardır diyemem!..

Asya ve Afrika'daki açlık ve sefalet sorununu acilen çözmek için, ilk etapta 25 milyar dolarlık bir yatırım yeterliyken, Avrupa ve Amerika'da sadece parfüm ve süs malzemesine yılda 35 milyar dolar harcanıyorsa…

Honkong caddelerinde 1 dolara, Londra sokaklarında 1 sterline çocuk fahişeler; patronlarına para yetiştirmek için, her gece dört beş erkekle yatmak zorunda bırakılıyorsa…Ve dünyada 2 milyon çocuk fuhuş bataklığında boğuluyorsa…Analığa ve sıcak aile yuvasına hasret, bahtı kara bir sürü kadın, ülkemde, parayla satılıp ruhları zinayla kirleniyorsa ve Türkiye'deki vesikalık fahişe sayısı yüz binlerle ifade ediliyorsa, ben bu döneme ve bu düzene uygardır diyemem!..

Kimileri hafta tatilini geçirmek üzere, on milyarlar harcayıp Avrupa ve Amerika'ya gittiği halde, bazıları çaresizlikten yüz milyona böbreğini satarken… Villalardaki zengin sarhoşların naraları, yoksulların viranelerine taşarken… Lüks yatlarda eğlenenlerinin çığlıkları, fakir yuvalarında oturanların kulaklarını hırpalarken!.. Birileri kedi-köpekleri için milyarları harcadığı halde, ötekileri bebekleri için mama bile bulamazken… Ben bu sisteme ve siyasete uygardır diyemem!..

Kuzey Kutbunda buzlar arasında sıkışan birkaç balinayı kurtarmak… Ve Karetta kaplumbağalarını korumaya almak için sergilenen sahte merhamet gösterilerinin ve gayretlerinin binde birini toplu soykırıma uğrayan ve kıtır kıtır doğranan Iraklı, Bosnalı, Çeçenistanlı, Afganistanlı ve Keşmirli Müslümanlardan esirgeyen Batı dünyasına ve onların uşaklarına ve hele Irak'taki soysuz ve sorumsuz işkencelere hala destek çıkanlara, ben insandır bile diyemem!..

Ve bugün dünyanın gözü önünde mazlum ve Müslüman Filistin halkına karşı vahşileri bile utandıran bir soykırım başlatan Siyonist İsrail'i değil de Arafat'ı suçlayan Amerika'ya… İşkenceyi meslek, İsrail'i örnek edinmiş kuduz ayılara, uygar değil, vahşi aygır bile diyemem!..

Eşcinsellerin, anarşistlerin, mafya çetelerinin haklarına sahip çıkan, ama ülkemizdeki on binlerce başörtüsü mağduru kızımızın feryadına kulak tıkayan… Ey insanlık öldünüz mü-menfaatçilik ve nemelazımcılık mezarına gömüldünüz mü diye haykıran Iraklı mağdurların hıçkırıklarını duymayan, duyarsız Müslüman'ına da, ahlaksız Avrupa'sına da, onların çifte standartlı dünyasına da, ben uygardır diyemem!..

Ve bütün bu haksızlık ve ahlaksızlıkları uygarlık diye yutturanlara ve bu ruhu karanlık ve vicdanı kiralık Batıya hala hayranlık duyanlara, ben aydındır diyemem!…

Allah aşkına söyleyin: Bütün bu vahşet ve rezaletler:

  • Eğer uygarlıksa, barbarlık nedir?
  • İnsanlık buysa, canavarlık nedir?
  • Adalet buysa, gaddarlık nedir?
  • Terörle savaş buysa, peki şeytanlık nedir?

Irak'taki işgalcilere ve işkencecilere dua etmek ve destek vermek:

  • Eğer kahramanlıksa, kahpelik nedir?
  • Bu Müslümanlıksa, münkirlik nedir?
  • İlericilik, aydınlık buysa, yobazlık, hainlik nedir?

Uyuyanlar uyansın. Tanımayanlar tanısın! Bunlar bugün Irak'ta yaptıklarının aynısını, Kurtuluş Savaşında, Kıbrıs'ta, Kosova'da, Bosna'da da yapmışlardı. Unutanlar utansın!..

Önce Amerika'nın Irak'ı işgaline davul zurna ile destek çıkan ve şimdi bütün bu cinayet ve rezaletlere sessiz ve seyirci kalan hükümet utansın!

Din kardeşimiz ve çoğu akrabamız olan komşumuz Irak'ta bu vahşetler yaşanırken Cuma hutbesinde Trafik dersi anlatan Diyanet utansın!

Süleymaniye'de subaylarımıza çuval geçiren; işgalci ve işkenceci "laik ve demokratik güçler" Irak'taki zahmet ve hakaretler için özellikle Sünni ve dindar Müslümanları ve başörtülü kadınları seçerken:

Bizde ise görevleri ve yetkileri dışında kalan "İmam-Hatip ve başörtüsü" konusundaki hasmane demeçleriyle kahramanlık sergileyen utansın!..

  • İşte Batı budur, Bağnazlık budur!
  • Vahşi Kapitalizm budur, sinsi Siyonizm budur!
  • Anlamadınız mı hala, Gavurluk budur!

Evet İslam'a bağlı olduğumuz dönemlerde Osmanlı Sultanlarının atının üzengisini öpen; ama şimdi Başbakanlarımızı müsteşar yardımcılarının kapısında bekleten… Hoşgörüden değil sadece güçten anlayıp hizaya gelen Batı budur!..

                           Şiir

Felluce'li Fatma'ya sor, Conileri O tanır

Generalin en gavuru, barış diye atanır

Kuduzlara destek veren, domuzdan aşağıdır

Hainlere domuz deme, domuz duyar utanır!..

Evet sorunların asıl nedenlerini bırakıp, sadece acı sonuçlarını tartışmak, hastalıkların mikroplarıyla değil, dışa vuran çıbanlarıyla uğraşmak, toplumu oyalamaktır…

Unutmayalım ki, bu dünya iyilerle kötülerin mücadele meydanıdır ve bugün küfrün ve kötülerin temsilcisi Siyonizm olmaktadır. Ve AB bir Siyonist organıdır.

Öyleyse insanlığın huzuru, ülkenin kurtuluşu için, bu bozuk düzen mutlaka değişmeli, bu zulüm dönemi artık bitmelidir. Yeni bir dünya ve yeni bir dönem mutlaka gelecektir.

15 milyon insanımız açlık ve sefalet içinde kıvranırken, işçi ve memurların çoğu fakirlik sınırında, geçim sıkıntısı çekerken… Faturalarını ödeyemediklerinden 1,5 milyon aile telefonunu, 500 bin aile televizyonunu kapatırken… Birkaç yüz ailenin bir gecede katrilyonları hortumlayıp yurt dışına kaçırdıkları ve trilyonluk villalarda saltanat hayatı yaşadıkları bir düzen; uygarlık değil, cazgırlık düzenidir!..

Köylerde yaşayan, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan milyonlarca vatandaşımız, çoluk çocuk yıl boyu çırpındıkları halde, hala karınlarını doyuramadıkları ve hiçbir sigorta ve sağlık hizmetinden yararlanamadıkları… İlaç ve doktor parası bulamadıkları… Bebeklerin ve cenazelerin hastanelerde rehin kaldıkları… Şehirlerin varoşlarında binlerce insanın, çöplüklerden ekmek ve yemek artığı topladıkları… Memur ve emeklilerin, 50 bin lira daha ucuz diye, halk ekmek kuyruğunda sabahladıkları ve nice garibanların sokaklarda ve barakalarda soğuktan donup kaldıkları bir ortamda… Birkaç bin rantiyecinin, tatil için kışın İsviçre dağlarına, yazın Havai adalarına gittikleri bir sistem, batıcılık değil, barbarlık sistemidir!..

Gizli hıyanet merkezleri Mason Locaları ve Moon tarikatları açık tutulurken, Kur'an Kurslarını ve İmam-Hatip okullarını kapatan! Mafya babaları serbest dolaşırken, İslami ve insani gerçekleri konuşanları zindanlara tıkayan bir zihniyet, demokrasi değil, dayatma rejimidir!

Çirkef televizyon ve gazete yayınları ve çarpık eğitim anlayışıyla, toplumun temel taşı aile yuvamızı dinamitleyerek, 11-12 yaşındaki erkek çocuklarımızı sigara, tiner ve uyuşturucuya alıştıran… 13-15 yaşındaki kızlarımızı, güzellik yarışmaları adı altında rezillik bataklığına bulaştıran… Ekonomik yetersizlik ve kültürel yozlaşma sonucu, yüz binlerce kadınımızı vesikalı fahişe olarak sokaklarda dolaştıran!..

Ve bütün bu haksızlık ve hıyanetleri anlaşılmasın diye, toplumu "irtica kampanyaları ve AB palavralarıyla" uğraştıran ve kamplara ayırıp, birbiriyle boğuşturan bir düşünce, çağdaşlık değil, şeytanlık düşüncesidir.

Ama her şeye rağmen dünya dönmekte ve devran değişmektedir. Şimdi, aynen İslam'ın doğuşu öncesi şartlara benzer bir durum söz konusudur. Yani, yeni bir devrimin ve hayırlı bir değişimin ayak sesleri duyulmaktadır.

Asrı Saadet öncesi Batıda, bu günkü kapitalist Amerika ve Avrupa'nın yerinde Bizans İmparatorluğu bulunmaktaydı…

Doğu da ise, yıkılan komünist Rusya'nın benzeri İran'daki Sasani İmparatorluğu vardı… Ve her ikisi, zahirde rakip gibi görünse de, aslında gizli bir ittifak içinde, bütün dünyayı hâkimiyeti altında tutmaktaydı. Çünkü bir İran Pers İmparatoru Bizans hükümdarına yazdığı mektupta şöyle diyordu:

"Bizans ve İran, Tanrının tek başındaki iki göz gibidir…"

İşte Hakkaniyet ve adalet esasına dayanan Muhammedi İnkılâp, nasıl bu zulüm düzenlerini ve süper güçlerini temelinden sarmışsa; uzun zaman Amerika'yı ve Rusya'yı sağ ve sol kolu gibi kullanan Siyonizm'in saltanatı da, Türkiye merkezli Milli bir dirilişle son bulacaktır. Ve tüm insanlığı kurtarıp kucaklayacak olan, yeni bir Saadet ve Selamet medeniyeti oldukça yakındır. 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Mehmet DENİZ

Mehmet DENİZ

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...