İnsanlık tarihinde acı örnekleri sık sık görülen ve bugün de yeryüzünde ve ülkemizde acımasızca sürdürülen, zulüm ve sömürü düzenlerini daha yakından tanıyabilmek ve yeterli tedbirleri alabilmek için, Kur’an’ın özellikle ve önemle üzerinde durduğu “Firavunluk sistemini” iyi bilmemiz gerekmektedir.
Kur’an-ı Kerim’deki ilgili ayetler dikkatle incelendiğinde ve çeşitli surelerde değişik cepheleri anlatılan şahsiyet ve zihniyetlerle alakalı parçalar, bütün halinde bir araya getirildiğinde “Firavun Düzeni”nin beş ayrı unsurun ittifak ve işbirliği ile oluşmuş bir zulüm ve sömürü sistemi olduğu görülecektir.
Bu beş unsurdan:
1-Firavun: Siyasi istibdadı ve zorba bir rejimi,
2-Karun: Ekonomik sömürü düzeni olan kapitalizmi,
3-Haman: Makam ve menfaat uğruna zalim yönetimlere uşaklık yapan bürokrasiyi,
4-Bel’am: Bunların keyfine ve küfrüne alet olan din adamlarını ve ilim erbabını,
5-Sihirbazlar ise, halkın gözünü boyayan medya mensuplarını temsil etmektedir.
Firavun, Karun ve Haman Ankebut Suresi 39. Ayette birlikte zikredildiği gibi daha çok süre ve ayetlerde de ayrıca anlatılır.
Bel’am ise Kur’an’da ismen zikredilmemekle beraber Araf Süresi 175 ve 176. ayetlerinde anlatılan şahsın Beor oğlu Bel’am olduğunu hadislerden ve tefsir haberlerinden öğreniyoruz.[1]
FİRAVUN, çeşitli yollarla siyasi iktidarı eline alan, kuvveti üstün tutan ve hükümet gücünü zorbalıkla kullanan, “Kuralları krallar koyar, kanunları beş-on kişi yapar ve herkes mecburen ona uyar” düşüncesini savunan; zalim idarecilerin ve putlaştırılan kişilerin tipik bir örneğidir.
Bunun için Firavun, “Ben sizin için, benden başka ilah (kanun koyucu) bilmiyorum.”[2] diyordu.
“Ben sizin en yüksek Rabbinizim (hayat sisteminizi tanzim ve sizi dilediğim gibi terbiye ediciyim)” diye övünüyordu.[3]
KARUN ise, Firavun’un sayesinde; ihtikar, karaborsa, faiz, rüşvet, vurgun ve soygun yoluyla zenginleşen, halkın emeğini ve servetini gayrı meşru yoluyla sömüren ve semiren bir kapitalist zengin tipidir. Karun bu sınırsız serveti kendisine kazandıran rejimi seviyor ve savunuyor, Firavun da, devamlı Onu koruyor ve kolluyordu.
Ankebut Süresi 39. ayette Karun’un Firavun’dan önce zikredilmesinde, kapitalist sömürü sistemlerinde, “sermayenin siyasete hakim olduğuna” bir işaret vardır.
HAMAN‘a gelince o, dünyalık makam ve menfaat uğruna Firavunlara vezirlik, bakanlık, genel müdürlük yapan ve onların zulmüne alet olan sivil ve asker bürokrat kesimini temsil eder.
Bu tipler; arasından çıktıkları inançlı insanları görünce, “Bizi yanlış anlamayın. Makam ve mevkide gözümüz yok, sadece sizlere hizmet verebilmek için bu batıl partilerde ve zalim yönetimlerde görev alıyoruz.” derler.
Aslında, İslami hüviyet ve haysiyetlerini, yüksek maaş ve memuriyet aşkına rüşvet verirler.
BEL’AM‘a gelince; din adamı ve ilim erbabı sıfatıyla insanları aldatan “din ayrı, dünya ayrı” safsatasıyla Müslümanları siyasi, sosyal ve ekonomik girişimlerden uzaklaştıran ve böylece Firavun sisteminin yürümesini kolaylaştıran kimselerdir. Bunlar din alimi, diyanet görevlisi, tarikat şeyhi, meşrep ağabeyi veya üniversite hocası, köşe yazarı gibi pozisyonlarla ortaya çıkarlar…
“Bu dünyanın; Müslümanın zindanı, zalimlerin meydanı” olduğunu anlatırlar. Müminlerin ahiret ve cennet için çalışmalarını, siyaset ve devlet işlerine karışmamalarını savunurlar. Siyasetin dışında kalmayı en büyük meziyet sayarlar… Hakkı hakim kılmak ve adil bir düzeni kurmak ve insanları refaha ulaştırmak için, siyasi hizmet ve gayret içinde olanları “istismarcı ve fesat çıkarıcı” olarak suçlarlar. Aslında kendileri İslamın sahtesinden yararlandıkları için, gerçek İslam düzeninin kurulmasından pek çok korkarlar…
Bunun için de; faizci, kumarcı, içkici ve fuhuşçu mason partileri desteklemekten geri durmazlar.
Bel’amlarla ilgili ayet-i kerime bunları çok iyi anlatmaktadır:
“(Ey Resulüm) Onlara o kimsenin (Bel’am’ın) haberini de oku ki, biz kendisine ayetlerimizi vermiştik de, O bunları kötüye kullanmış, şeytan da onu arkasına takmış ve aldatmış ve böylece azıp sapanlardan olmuştu.
Eğer dileseydik (Bel’am gibileri verdiğimiz nimet ve faziletlerin kıymetini bilseydi) o kimseyi bu ilimle yükseltir ve şereflendirirdik. Fakat o (bunları dünya rahatı ve menfaati için kötüye kullandı) Arza (aşağılığa) saplandı ve nefs ü hevasına kapıldı.
İşte onun misali o (kuduz) köpeğin haline benzer ki, eğer üzerine varılırsa dilini sarkıtıp solur veya kendi haline bıraksan da yine dilini uzatıp solur. (Ne müminler yanında kıymeti kalır, ne zalimler katında rağbet bulur…) İşte ayetlerimizi (Hak dinimizi ve adalet düzenimizi) yalanlayan ve yanlış sayanların hali böyledir.
Sen bu kıssayı onlara anlat. Olur ki gereği gibi düşünür (ve gerçeği görürler)..”[4]
“SİHİRBAZ“lar ise, yazıları ve yorumlarıyla olayları çarpıtan, karalama kampanyalarıyla Milli güçleri ve yerli gelişmeleri yıpratan, sömürücü sermaye baronlarını ve mason uşaklarını kurtarıcı ve kahraman yapan bir kısım medya mensuplarıdır.
Firavunun sihirbazları bir takım numaralar ve hokkabazlıklarla, halkı oyalıyor ve Firavuna köle yapıyorlardı.
Bugünün Medya sihirbazları da, gazete sütunlarındaki ve Televizyon ekranlarındaki saptırma ve sahtekârlıklarla çağdaş Firavunların ve sömürücü karunların zulüm saltanatını ayakta tutmaya çalışmaktadırlar.
Toplum;
- 1- Gaddar ve hain yönetici
- 2- Hırsız ve hayırsız zengin
- 3- Uşak ve alçak bürokrat
- 4- Münafık din adamı, marazlı ve menfaatçı ilim erbabı
- 5- Halkı uyutan, aldatan ve ahlakı yozlaştıran medya… Yorumcu ve yazarlardan oluşan ve gizli bir irtibat ve ittifak halinde çalışan bu beşli şeytan şebekesini fark etmedikçe, kurtuluş ve huzur yolunu bulamayacaktır.
[1] Tefsir-i Mücahit, Katar 1396. İmam Kurtubi el- Cami li -Ankamü’l-Kur’an, Kahire 1967 (3. Baskı) c.7, sh. 320
[2] Kasas: 38
[3] Naziat: 24
[4] Araf Süresi 175, 176

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Allah (CC) Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır! “Şeytan'ın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"…
Bu reçeteleri bizlerin anlayabileceği şekilde şiir haline getiren muhterem Üstadımızdan Allah razı olsun.. Katmanlarını kavrayabilmeyi,…
Milletimizin artık bu Suriye yalanlarına kanmaması gerekiyordu. Şara'nın gelişinin ilk gününden bu yana sürekli olarak…
ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR. "Feth-i Mübin gerçekleşecek!.. Eğer sana, ‘bunlar hayal,…
Hakk; değişmeyen, dönüşmeyen, özelliğini ve güzelliğini yitirmeyen doğrular ve değerler anlamını taşır. Bunlar, her zaman…
Şara yönetimindeki Suriye’nin Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol alması ve elimizden kaymasını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye konteyner…
ÜLKEMİZİN ACİLEN MİLLİ MÜTABAKATA İHTİYACI VARDI! Erbakan Hocamız iktidar ortağıyken 11 ay boyunca bir Filistinli…
Zafer sırrı inançta, sanma ki tankta imiş!.. "Bizim inancımızın ve davamızın %90'ı ahiret hazırlığı ve…
Yıkılışı görenler altında kalmamak için ben demiştim demeye getiriyorlar. Gerçi ne derlerse desinler o yıkıntının…
Kendi yapacakları melanetlere, Aziz Erbakan Hocamızın ismini kullanarak millet nezdinde meşruiyet kazandırma çabasına girişmeleri; asıl…