Ülkemizdeki ve dünya genelindeki hayır ve hizmet amaçlı kurulduğu zannedilen binlerce sivil dernek ve örgüt, maalesef, çok sinsi ve tehlikeli hesaplar içindeler ve küresel çetenin çirkef yüzünü gizlemekle görevliler..
Hatta bunların bir çoğu, iyi niyetler ve insani hedeflerle yola çıktıkları halde, sonradan hakim ve zalim güçlerin güdümüne girmişler..
Amerika bir yandan güya tarihi eserleri koruma dernekleri kurar ama öte taraftan Irak, Afganistan, Filistin ve Bosna'da binlerce yıllık, özellikle İslam medeniyet birikimini barbarca tahrip ederler.
Canlıları ve av hayvanlarını koruma dernekleri kurarlar, ama Kanada hükümetinin resmi izniyle, on binlerce fok balığı özel sopalarla hunharca katledilirken Grimpic'ciler İstanbul'da sokak kedilerine sevgi yürüyüşü tertipler.
Nükleer teknoloji geliştiriyor diye İran'a savaş açılırken Amerika, okyanuslarda, kutuplarda ve çöl ortalarında korkunç şekilde, havayı, doğayı tahrip eden nükleer bombalar denerler.
Bu Batılı, Haçlı emperyalist ve Siyonist sömürücüler, sözde "insan haklarını sağlamak, fakir bölgeleri kalkındırmak, doğal dengeyi korumak, tabii felaketlerde yardıma koşmak" gibi görünüşte insani amaçlarla oluşturdukları sivil kuruluşlarla, merhamet, adalet ve şefkat istismarı yaparken, Bosna'da, Irak'ta, Afganistan'da Somali'de yüz binlerce masum insanı, kendi şeytani çıkarları ve zulüm çarkları gereği katledecek saldırılar düzenlerler.
Bu doyumsuz arzuları ve sorumsuz tavırları yüzünden, küresel ısınma sonucu iklimler değişirken, denizler ve nehirler kirlenirken, ormanlar ve bitkiler kurutulup, topraklar çoraklaşırken, pek çok yabani hayvan ve böcek nesli tükenirken, insanların ruh sağlığı ve ahlak yapısı hızla bozulurken, onlar sözde sivil örgütler eliyle, toplumları güdümlü köleler haline getirme ve bu robotlaşmış kalabalıkları, istemedikleri iktidarlara karşı sokaklara sürme peşindeler!..
Fetullahçılık gibi dini hizmet görüntülü yapılanmalardan, Siyonist spekülatör Soros'tan beslenen vakıflara… TÜSİAD ve TESEV gibi teşkilatlardan hayvan haklarını koruma amaçlı kuruluşlara… Dinlerarası Diyalog çalışmalarından, cinsel özgürlük çağrılarına kadar yüzlerce kuzu maskeli sivil oluşum, kuduz kurt gibi sosyal bünyeyi sinsice tahribe yönelmişler!..
Bunların pek çoğu, BM, UNESCO, AB, Vatikan gibi dünya çapında etkin oluşumların himayesindeler ve Mason Localarıyla ilişki içindeler!.
Hükümetler dışı örgütlerin sinsi hedefleri:
Hükümetler dışı örgütler, son 20-30 yıl içinde hükümetler arası örgütlerle kıyaslandığında çok önemli bir gelişme gösterdi. Hükümetler arası örgütlerin sayısı iki kat artarken, hükümetler dışı örgütlerin sayısı sekize katlandı. Günümüzde beş kıtaya yayılmış olarak 25.000 dolayında uluslararası ve 80.000 dolayında da tümüyle ulusal nitelikli, hükümetler dışı örgüt vardır: Kuzey Amerika (yüzde 4,1), Latin Amerika (yüzde 16,6), Asya ve Pasifik (yüzde 21), Avrupa (yüzde 43,4) ve Afrika (yüzde 14,9). Batılı ülkeler işbirliği hareketlerinin beşiğini oluşturmakla birlikte, Üçüncü Dünya ülkelerinde, özellikle de dünyanın en yoksul ülkelerinin bulunduğu Afrika kıtasında gelişmeye yönelik çabaları son yıllarda çok çarpıcı bir artış gösterdi. Bu tür kuruluşlar genellikle dış güçlerin ve masonik merkezlerin güdümüne girmiştir.
İster ulusal bir çerçevede, ister uluslararası işbirliğinin ekonomik, kültürel, insani veya bilimsel alanlarında olsun hükümetler dışı örgütler, öncelikle sivil toplumun özlemlerinin siyasal otorite, karar odakları ve medya aracılığıyla ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Malum odakların güdümündeki marazlı Medya ise; reklam kampanyalarıyla ve çağdaş her tür iletişim imkanlarıyla gerçekleştirdiği çeşitli tanıtımsal etkinliklerle, bu hükümetler dışı örgütlerin meşruluğunu kabul ettirme ve gündeme getirme konusunda destek vermektedir. 1934-1985 yıllarında Afrika'daki açlara yardım için uluslararası kamuoyunu harekete geçiren Band Aid Live Aid girişimleri buna en iyi örnektir. Oysa aynı medya, on yedi Yahudi şirketinin 6 milyarın sırtından kazandığı trilyon dolarların sadece yüzde biriyle dünyadaki bütün sefaletin son bulacağını, ancak buna asla yanaşmadıklarını özellikle gizlemektedir.
Hükümetler dışı örgütlerin genel özellikleri
Gönüllü sivil girişimler olan hükümetler dışı örgütler, genel ve uluslararası yararlara hizmet ediyor görünse de birçoğu, BM örgütleri nezdinde gözlemci konumundadır.
İster ulusal, İster uluslararası ötesi bir amacı olsun, hükümetler dışı örgütlerin iki belirleyici özelliği vardır: özel girişimlerden kaynaklanır ve yapılanmaları hiçbir zaman hükümetler arası bir anlaşmanın sonucu değildir; ancak BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin hükümetler dışı örgütleri tanımlarken belirttiği "kendi görüşlerini özgürce ifade edebilme" koşuluyla, siyasal otorite tarafından belirlenen bazı üyeleri aralarına alabilirler. Hükümetler dışı örgütleri, herhangi bir ticarî girişimden ayıran ikinci ölçüt, etkinliklerinin gönüllü ve karşılıksız olmasıdır. ABD'de hükümetler dışı örgütler, "Private Voluntary Organizations" (PVO, Özel Gönüllü Örgütler) diye sınıflandırılmaktadır. Uluslararası hükümetler dışı örgütler göz önünde bulundurulduğunda, üçüncü bir sınıflandırma öğesi daha belirir: Uluslararası Hukuk Enstitüsü'nün 1923'te belirlediği tanımlamaya göre, "uluslararası yarar gözeten ve birçok ülkenin ortak konularıyla çıkarlarını izleyen, katılma koşulları tüzüklerinde belirlenmiş olan birlikler, uluslararası sayılır. Bu avantajlar ve jelatinli ambalajlar altında küresel sermayeye hizmet yapılmaktadır.
Hükümetler dışı örgütlerin özellikleri, onları hükümetler arası örgütlerle doğal bir işbirliğine yöneltmektedir. Hükümetler arası örgütlerin faaliyetlerinde, yapılarından kaynaklanan bazı doğal sınırlamalar vardır. Bunların en önemlisi, üye ülkelerin iç işlerine karışmamaktır. Hükümetler dışı örgütlerle işbirliği, devletlerin egemenliklerine saygı gösteren geçici çözümler sağlamaktadır. Öte yandan işlevsel düzeyde, hükümetler dışı örgütlerin kurumsal esneklikleri ve koşullara ayak uydurabilme yetenekleri, hükümetler arası örgütlerden birçoğunda bulunan bazı yapısal engellerden, özellikle de bürokrasi eğiliminden kaçınmayı sağlayabilmektedir. Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın Ekonomik ve Sosyal Konseyin uzmanlık alanına giren konularda hükümetler dışı örgütlere danışmasını öngören 71. maddesine uygun olarak, günümüzde değişik BM örgütleri ve birçok hükümetler arası örgüt (OECD, AET, Avrupa Konseyi, vd) nezdinde gözlemci statüde bulunan yüzlerce hükümetler dışı örgüt vardır. Diğer avantajların yanı sıra bu ayrıcalıklı statü, hükümetler dışı örgütlerin uluslararası normlar geliştirme ve uygulama konusunda işbirliği yapmalarını sağlar; Örneğin uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin insan hakları konusunda Greenpeace hareketinin (Yeşil Barış) Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu ile Uluslararası Af Örgütü'nün işkenceye karşı 1975 bildirgesini ve 1984 sözleşmesini onaylatmak için BM ile ilişkileri örnek verilebilir.
Uluslararası işbirliği hareketi artık kendi faaliyet alanlarında sınır tanımıyorsa da, son 20 yıl içinde bazı alanlar daha belirgin bir ayrıcalık kazanmıştır: uluslararası barışın korunması, çevre korumacılığı (diğer birçok örgüt arasında özellikle Greenpeace gibi), insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasına yönelik eylemler gibi.
"İnsan Haklarının korunması" Bahanesi
İnsan haklarına saygı gösterilmesi ve bu hakların savunulması, hükümetler dışı örgütler açısından özel bir faaliyet alanı oluşturur. Ve bunlar çoğunlukla emperyalist odakların piyonudur.
Bazı hükümetler dışı örgütler, kuşkusuz kamuoyunda bazı BM organlarından veya insan hakları konusunda uzmanlaşmış bölgesel örgütlerden çok daha yaygın bir biçimde tanınmaktadır. Uluslararası Af Örgütü'nün yanı sıra 1952'de 40 kadar ülkenin hukukçuları tarafından "dünyada hukuk kurallarının uygulanmasını gözlemek" amacıyla oluşturulan Uluslararası Hukukçular Komisyonu (merkezi Cenevre'de) bunlardan biridir, örgüt, değişik ülkelerde insan haklarının durumu üzerine raporlar hazırlamaktan öte, savunma hakkına saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla, uygulanan yöntemlerin hukuka uygunluğunu gözlemek üzere siyasal davalara gözlemciler göndermektedir. 30 kadar ulusal kuruluşu bünyesinde toplayan Uluslararası insan Hakları Federasyonu ise Dreyfus davası sırasında Fransa'da kurulan örgütten kaynaklandı. 1922'de uluslararası bir federasyona dönüştürülen hareket 1930'lu yıllarda totalitarizme karşı mücadele verdi (lideri Victor Basch 1944'te milisler tarafından idam edildi) ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da sömürgelerdeki bağımsızlık hareketlerine katkıda bulunuldu. Bu konu, direniş hareketine katılan hukukçuların 1946'da Paris'te kurduğu Uluslararası Demokrat Hukukçular Birliği'nin (merkezi Brüksel'de) en önemli faaliyetlerinden biridir.
Bazı hükümetler dışı örgütler ise çok daha sınırlı alanlarda uzmanlaşmıştır. Bunlar arasında ırk ayrımcılığına karşı (1949'da kurulan, Irkçılığa Karşı ve Halklar Arasında Dostluk İçin Hareket) veya kadınların durumunun düzeltilmesi için mücadele eden örgütler sayılabilir. (1888'de Washington'da kurulan Uluslararası Kadınlar Konseyi)
İnsan hakları alanında faaliyet gösteren değişik hükümetler dışı örgütlere uluslararası örgütler nezdinde gözlemcilik statüsü verilmiş olması, bunların insan hakları konusundaki katkılarının teslim edildiğini gösterir. Yaklaşık 100 kadar hükümetler dışı örgütün, BM İnsan Hakları Komisyonu nezdinde gözlemci statüsü vardır. Bu örgütler devletlerin hükümranlıklarını koruma yolunda pek kaygılarının olmaması sayesinde, hükümetler arası kuruluşlar için yönlendirici bir rol oynayabilmektedir.
Hükümetler-dışı örgütler ve faaliyetleri
Uluslararası işbirliğinin tarihi çok eskilere uzanır. Özellikle Hıristiyan tarikatlarının kurulması, büyük Avrupa kentlerinin oluşturduğu tüccar birlikleri (XII-XIII. yy'lardaki Hansa Birliği gibi) daha yakın zamandaki uluslararası işçi örgütlenmeleri (örneğin 1864'te kurulan Uluslararası Emekçiler Birliği) bu gelişimin önemli kilometre taşlarıdır. Uluslararası Örgütler Birliği'nin istatistiklerine göre özellikle hükümetler dışı örgütler çok hızlı bir gelişme göstermiş, sayıları 1909 (176 uluslararası hükümetler dışı örgüt) ile 1984 yılları arasında 100 kattan fazla artmıştır. Özellikle ikinci Dünya Savaşı'ndan sonra bunların sayı ve kapsamca gitgide daha büyük bir artış gösterdikleri görülür.
Hükümetler dışı örgütlerin finans kaynakları
Bu tablo, Uluslararası İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Kalkınma Yardımı Komitesi'ne üye olan devletlerdeki hükümetler dışı örgütlerin 1987 yılı mali kaynaklarını göstermektedir. Bu örgütlerin gelişmekte olan ülkelere yıllık ortalama katkısı 4,5 milyar doları bulmakta, yani OECD'nin yaptığı toplam kamu kalkınma yardımlarının yüzde 15'ini oluşturmaktadır. Bu kaynakların üçte ikisi özel kanallardan sağlanmakta, diğer üçte biri ise bir devletten ötekine çok değişen oranlarda devlet sübvansiyonu olarak aktarılmaktadır. Hükümetler dışı örgütlere kamu katkısı İskandinav ülkeleriyle Kanada'da geleneksel olarak hayli yüksekken, mesela Fransa'da çok düşük bulunmaktadır. Devletlerin milli bütçeleri, böylesine Siyonist ve emperyalist amaçlar için harcanmaktadır.
Hükümetler dışı örgütler 30 yılı aşkın süredir kalkınma bahanesiyle küresel sermayeye taşeronluk yapıyor!
Hükümetler dışı örgütlerin kalkınma sürecindeki kilit rolleri, sanayileşmiş bağışçı ülkelerin iktidarları tarafından yaygın biçimde kabul edilmektedir. Ancak bu tür faaliyetler özellikle küresel sömürü sermayesinin ve siyonizmin güdümündedir. OECD Kalkınmaya Yardım Komitesi'nin tüm üyeleri, kendi ülkelerindeki hükümetler dışı örgütlerin gelişmekte olan ülkelere yardım faaliyetlerini bir devletten diğerine değişen oranlarda finanse etmekte, hatta kimi zaman Güney'in hükümetler dışı örgütlerine doğrudan yardım etmektedir. Bunun dışında, ulusal işbirliği örgütleri oluşturulmuştur. Fransa'da, kooperasyon bakanı Raymond Tribboulet'nin (1962-1966) kurduğu Fransız Kalkınma Gönüllüleri Birliği, 1963'ten beri binlerce gönüllünün Afrika'ya gidişini finanse etmiştir. Aynı bakanlık 1976'da, 1981-1982 yıllarında Kooperasyon Bakanlığı yapacak olan Jean-Pierre Cot'un girişimleriyle Hükümetler Dışı Örgütlerle İlişkiler Bürosu'nu oluşturmuştur. Bu yapılanmalar güçlendirilip yenileri oluşturulurken (İntercoilectif ve Kalkınma İşbirliği Komisyonu), bir yandan da hükümetler dışı örgütlere devlet sübvansiyonları belirgin biçimde azalmıştır.
Hükümetler dışı örgütlerle ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik benzer bir eğilim ise yaklaşık 15 yıldan beri Avrupa ölçeğinde AET ve Avrupa Ülkeleri Hükümetler Dışı Örgütleri Genel Asamblesi nezdinde görülür. Dünya Bankası bünyesinde de 1982'den beri ulusal geliri düşük ülkelere yönelik yapısal geliştirme programları izleyen hükümetler dışı örgütlerle İlişkiler Komitesi oluşturulmuştur. Hükümetler dışı örgütler de kendi aralarında ortak danışma organları oluşturmaya uğraşmaktadır; insani veya kalkınma amaçlı 80 kadar hükümetler dışı örgütleri bir araya getiren Uluslararası Gönüllü Kuruluşlar Konseyi (merkezi Cenevre'de) bunlara örnek gösterilebilir. Bu durum sözde insancıl amaçlı sivil oluşumların tek merkezden yönetildiğinin belgesidir.
BM de kendi açısından bazı hükümetler dışı örgütlerin kuruluşunu desteklemiştir:
1960'larda, "açlığa karşı ve kalkınma için kampanya" çerçevesinde "Açlığa Karşı Fransız Komitesi" ve onun Almanya'daki karşılığı olan Deutsche Welthutigerhife'den oluşan BM Gıda ve Tarım Örgütü'nü (Food and Agriculture Organization, FAO) kurmuştur. Hükümetler dışı örgütler statüsündeki UNİCEF ulusal komiteleri de bir başka örnektir. Buna karşın hükümetler dışı örgütler bazı koşullarda hükümetler arası örgütlerin faaliyetleri için temel dayanak oluşturur. Dünya Sağlık Teşkilatı, İngiltere hükümetler dışı örgütlerinin "çocukları kurtarın" fonunu kullanarak örgütün genel aşılama programıyla birlikte "çiçek hastalığına son" kampanyasını yürütmüştür. Aynı şekilde Çocukların Beslenmesi İçin Uluslararası Eylem Grupları Örgütü tarafından yürütülen kampanya, Mayıs 1981'den itibaren Dünya Sağlık Asamblesi'nin "anne sütü yerine geçen besin ticaretine ilişkin uluslararası yasa" projesine alınmıştır.
Dinî hareketler, uzun bir gelenekten dolayı (XIX. yy'da başlayan misyoner çalışmaları ve ikinci dünya savaşı sırasındaki yardım hareketleri) kalkınma çalışmalarında önemli rol oynadı. Ve sürekli istismara uğradı. Hayli eski olan Caritas Internationalis hükümetler dışı örgütlerinin yanında Papa XXIII. Johannes'ın girişimleriyle 1961'de kilisenin vesayeti altında Açlığa Karşı ve Kalkınma İçin Katolik Komitesi oluşturuldu. Dünya İnsanları ve Dünya Kardeşleri örgütleri bunu izleyen yıllarda kuruldu. Günümüzde Kalkınma İçin Araştırma ve Bilgilenme Merkezi 30 kadar kalkınmaya yönelik Fransız hükümetler dışı örgütünü bünyesinde toplamaktadır. İngiltere'de, 1942'de oluşturulan Açlıkla Savaş İçin Oxford Açlara Yardım Komitesi, bu ülkenin kalkınmaya yönelik hükümetler dışı örgütler arasında en önemlilerinden biri haline gelmiştir ve temelde dinsel bir boyutu vardır. ABD'deki iki büyük örgütten biri de Cathotic Relief Services'dir (CRS). Kalkınma sürecindeki ülkelerde hükümetler dışı örgütlerin çalışmalarının iki cephesi vardır: öncelikle acil yardım söz konusudur; bu durumda hükümetler dışı örgütler İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar uzanan bir deneyim birikiminden yararlanmaktadır (Cooperative for American Relief Everywhere adlı hükümetler dışı örgütlerin baş harflerinden oluşan CARE gibi, Avrupa halklarına yardım için oluşturulmuş örgütlerin deneyimleri söz konusudur). Bu birikim 1970 sonrasında beliren dinamik bir hükümetler dışı örgütler kuşağıyla (Sınır Tanımayan Hekimler, Tüm Dünya Hekimleri, Açlığa Karşı Uluslararası Eylem, Her Tür Felakete Yardım, Fransa Özgürlük Vakfı vb) yeni bir atılım gösterdi. Bundan başka, hükümetler dışı örgütler en yoksul ülkelerin en yoksul halklarına kalkınma yolunda ve değişik alanlarda daimî bir gözetim sağladı: kırsal kalkınma, çevre korunması, konutların iyileştirilmesi, genel sağlık ve hijyen geliştirilmesi, nüfus kontrolü vb hükümetler dışı örgütlerin işlevsel çalışmaları, genellikle yerel kaynakların değerlendirilmesine dayanan ve alt yerleşim birimleri düzeyinde tasarlanan sınırlı işbirliği projelerinin hayata geçirilmesi biçiminde oldu. Roma Kulübü'nün 1985'te yayınladığı bir rapora göre, Güney ülkelerinde 100 milyondan fazla insan hükümetler dışı örgütlerin hizmetlerinden yararlanmaktaydı. Kalkınma için eylem, birkaç yıldan beri uluslararası işbirliği hareketleri bünyesinde önemli bir çatışma konusu oluşturmaktadır. Kuzey-Güney bağımlılığı, bölgedeki gelişmeleri bütünüyle sahiplenmek isteyen Güney'in hükümetler dışı örgütlerine insanî, malî ve teknik yardım götüren Kuzey'in hükümetler dışı örgütlerin rolünü sınırlama eğilimindedir. Kuzey ile Güney'in hükümetler dışı örgütleri arasında giderek doğrudan yardım yerine gelişmeye yardım biçiminde ifadesini bulan bu yeni sorunun yaygınlaşmasıyla, kalkınma sürecindeki ülkelerde hükümetler dışı örgütlerin hızla çoğalması (Köy Hizmet Birlikleri, Yardımlaşma Örgütleri, vb) aynı çerçevede gerçekleşmiştir.
Kızılhaç ve Kızılay
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, İsviçre hukukuna göre kurulmuş bir dernektir. Genel merkezi Cenevre'de bulunan dernek, ulusal Kızılhaç ve Kızılay derneklerini bir araya getirir. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, silahlı çatışma kurbanlarının korunmasına yönelik kuralların hazırlanıp yetkinleştirilmesini, ayrıca, özellikle çok yönlü yerel faaliyetler (savaş tutsaklarını ziyaret, sivil halklara yardım, vb) sayesinde devletlerin bu normlara uyup uymadığını denetler. 1864'ten bu yana, özellikle 12 ağustos 1949 tarihli Cenevre Konvansiyonları ve 10 Haziran 1977 tarihli ek protokoller de içinde olmak üzere 10 dolayında uluslararası konvansiyon yürürlüğe girmiştir; silahlı çatışma halinde Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bu metinlere dayanarak faaliyette bulunmaktadır. Ancak Kızılhaç'ın topladığı yardımları emperyalist amaçlarla kullandığı ve felaket bölgelerinde siyasi propaganda yaptığı yolundaki itirazlar çoğalmaktadır.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International)
"Uluslararası Af Örgütü 1961'de, insan haklarının korunmasıyla ilgili uluslararası sistemin etkisiz kaldığı inancından doğduğu sanılır. Belli başlı iki kurucusu olan Londralı avukat Peter Benenson ve Sean Macbride kamuoyunun dikkatini siyasî tutuklulara çekmeyi amaçlamıştır, 1948 tarihli insan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne dayandırılarak kurulmuş olan bu hükümetler dışı örgütlerin faaliyetlerinde üç ayırt edici özellik görülür: şiddeti önermiş veya uygulamış olmaması koşuluyla "düşünce suçluları"nın serbest bırakılmasını sağlamaya çalışmak; tüm siyasal tutuklular için makul bir süre içerisinde ve adil koşullarda yargılanma güvencesi sağlamak; tüm tutuklular için ölüm cezası ve işkencenin son bulmasını sağlamak ve cezaevi koşullarının iyileştirilmesine çalışmak." gibi amaçlar öne çıksa da aslında, emperyalist baskıya direnen iktidarlara karşı, yandaşları olan suçluları ve isyancıları koruma hesabı yapılmaktadır.
Uluslararası Bilimsel Birlikler Konseyi
1931'de Brüksel'de "insanlık yararına" kılıfıyla uluslararası bilimsel işbirliği sağlamak amacıyla kurulmuş bir hükümetler dışı örgüttür. Aralarında ABD ve eski SSCB'nin de bulunduğu 100'e yakın ülkeden bilim adamlarını bir araya getiren bir ağ çerçevesinde örgütlenmiştir. Astronomiden matematiğe kadar 20'ye yakın bilim dalındaki uluslararası birlikler, konulara (biyoteknoloji, oşinografi araştırması, bilim ve teknoloji, vb) göre oluşturulmuş komiteler ve 10 dolayında uluslararası bilimsel program aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Uluslararası bilimsel programlar, bazen BM organlarıyla işbirliği içinde uygulanır. Bu hükümetler dışı örgütlerin kaynakları, üye örgütlerden, özel bağışlardan ve UNESCO'nun sübvansiyonlarından gelmektedir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri tek merkezden kontrol etme hedefindedir.
Dünya Doğa Fonu
Dünya Doğa Fonu (World Wildlife Fund, WWF) sözde doğanın korunmasını hedefleyen projeler yararına özel fonları seferber etmek üzere 1961'de İsviçre'de kurulup faaliyete başlamıştır. Dünya Doğa Fonu üyesi olan ve sanayileşmiş ülkelerde faaliyet gösteren ulusal derneklerin çabalarıyla, 1986'da tüm dünyada yüzlerce projenin uygulamaya konmasını sağlayan 100 milyon dolar dolayında bir tutar bu yöne akıtılmıştır. Dünya Doğa Fonu, doğal kaynakların korunması ve akılcı biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla Ekim 1948'de UNESCO ve Fransız hükümetinin girişimiyle kurulan Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (International Union for Conservation of Nature and Natural Ressources İUCN) adlı örgütle işbirliği içinde faaliyet yapmaktadır. Asıl amaç, doğa katliamına karşı oluşacak tepkilerin havasını almaktır.

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Makalenin içeriği son derece öğüt verici ders verici tefekküre boğucu uyanık olmamızı ve böylesi bir…
Dışına aldanmayın, bozuk içleri Derlenip def ederiz, soysuz hiçleri Kâfirler ürkütemez, Milli güçleri Eba Eyyub,…
Siyonist işbirlikçilerinin, "ABD'nin ırak'ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün…
Ahmet Hoca haykırır; duyarsız insan Anlamaz duygularım, ayarsız insan Akıl vicdan Kur’an’a, uyarsız insan Sultan…
MİLLİ ÇÖZÜME TAVIR ALANLARA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA! Milli Çözüm; Kutuplaştırılmış toplumları barıştırarak yaşanabilir bir Dünya…
Siyonizm'in İran'a 4 bir yandan saldırdığı ve tüm vekil güçlerini bu yolda kullandığı şu dönemde…
Sivil Savunma = Kuvayı Milliye; yani Halkın Silahlı Gücü.Dünyada ve bölgemizde yaşanan çok tehlikeli olayların…
İnsanlar duymak istedikleri şeyler söylendiğinde, bunları yalan olarak görmeme eğilimine kaymıştır. İnsanların büyük bir kısmı…
Gerçeğe dönülmediği takdirde batılıların ülkemizi saha savaşı ile değil ekonomik savaşla,daha çok borca sokarak yeraltı…
ÜLKEMİZİN HER VATANDAŞINI (hain olmadıkça) SEVERİZ ANCAK "TOPRAK KAYIYOR TOPRAK" GERÇEĞİNDEN HAREKETLE VATANIMIZI DAHA ÇOK…