YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69cef62414b69
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 2 0
Bugün : 6485
Dün : 58264
Bu ay : 121392
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52266450
IP'niz : 216.73.216.113

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

OSMANLI TOPRAK NİZAMI
VE
İNGİLTERE İLE İRTİBAT KURULMASI

  1. Bak: bakpinar@gmail.com
 
5 13 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
10 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Tarihi Ders!

“Düşmanımın düşmanı dostumdur!” Kuralı, tavizler sonucunda “işlerim bitti dönüyorum.” İle sonuçlanmış ve maalesef İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasın da en etkin rolü oynayan devletler arasında yer almıştır.
“Tarihi tecrübe ve birikim” ise bu yaşanılanlardan ders çıkarmaktır.
Çok yakında Milli Çözüm öncülüğünde kurulacak olan Milli Mütabakat Hükümeti ile Adil Düzen kurulacak ve yapılan tarihi hatalar tekrarlanmayacak. Allah’ın izniyle…

Osmanlı toprak sistemi zamanının en mükemmeli idi. Kendisini yenileyemedi, devlet sistemini zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemez ise zaman içinde eriyip yıkılışa mahkum olacaktı. Osmanlı’nın gerileme ve yıkılışı cihat ve içtihatta gerilemesi kendisini yenileyemeyişiydi.

İngiliz oyunu dedikleri bu olsa gerek seneler sonrası hesap edip kapitilasyonları  imzalaması, doğuya açılabilmek için Osmanlı’dan daha iyi bir kapı bulmak imkansızdı. Zaman içinde ingiliz sömürgelerinin en yoğun olduğu yerler islam toprakları olunca ,Osmanlı’nın düşünce yapısını yani halifenin olduğu devlet düzeni, sistemi çözüp anlara karşı farklı tedbirler geliştirmek için bu yakınlaşma ingilizler için çok önemli idi.

Çalışma çok güzel, Osmanlı toprak yönetimi konusunda tarih bilgilerimizi yenileyici.

İki ezeli düşman olan İngiltere ve Osmanlı’nın kültürel temasları da ayrıca lezzetli bir bölüm.

Kaleminize sağlık.

Dünyanın en mükemmel toprak ve tarım sistemine sahip olabilirsiniz.. Şüphesiz tarım politikası bir toplumun en temel vazgeçilmezlerindendir.. Ancak Cihad ve İçtihat kapısını eksik bırakır ya da bütünüyle kapatıp, zamanın nükseden yeni problemlerine karşı köklü yaygın ve hızlı gelişmeler ve çözümler ortaya koymazsanız, bir Orgun karşısında sadece bakar, ve nasıl kullanılacağını da kara kara düşünürsünüz…

İşte Adil Düzen bütün bu tarihi ve asri tecrübelerden dolayı Dinamik, Canlı ve sürekli kendini yenileyen bir Düzendir..

MUTLAK DOĞRULARI ESAS ALIP, MUTLAK YANLIŞLARDAN SAKINILMIŞ BİR DÜZEN İHTİYACI!..

Osmanlı Devleti’nde toprakların büyük bölümü miri arazi olduğu ve böylelikle üretimin denetim altında olmasıyla devletin kontrolünde olduğu … Bu toprak nizamının Osmanlı’nın ekonomik olarak güçlü olmasını sağladığı anlaşılıyor. Güçlü toprak ve vergi düzeni sayesinde Osmanlı Devleti, İngiltere ile ticari ilişkiler kurarken üstün konumda olmuş… 16. yüzyılda Avrupa’dan dışlanan İngiltere, Osmanlı limanlarına yönelmiş ve Osmanlı Devleti İngiltere’ye bazı ticari ayrıcalıklar tanıdığı… Başlangıçta kapitülasyonlar Osmanlı’ya zarar vermediği, ancak ilerleyen dönemlerde toprak sisteminin bozulmasıyla bu ayrıcalıklar Osmanlı aleyhine sonuçlar doğurduğu dış ilişkilerde bozulmalar vb…

Çıkarabileceğimiz önemli bir sonuç olarak, toplumların huzur ve refahı için insanların mutlaka sistemli bir şekilde çalışması ve üretmesi gerektiği, herkesin ancak ürettiği kadar tüketmesi ve böylece sömürü ve beleşçiliğin terk edilmesi, Zirai üretimlerin çoğaltılması dışa bağımlılıktan kurtulunması gelir kaynaklarının sağlamlığı ve elbette sınai üretimi de unutmamak gerektiği kalitenin artırılarak ilmi ve teknolojik gelişmelerin gerçekleştirilmesi gerektiği…

Kendimize ait bir medeniyet projemiz olmadan yani birilerinin güdümünde bulunarak saadete ulaşamayacağımız hakikatı ortaya çıkmakta… Milli Çözüm’ün şu içtihadını da hatırlatmadan geçmemek gerekir: “Zulüm ve sömürü üzerine kurulan ve halen ülkemizde ve yeryüzünde uygulanan emperyalist ve kapitalist sömürü sistemine karşı, yeterli ve tutarlı yegâne alternatif program olarak sunulan ve kuvvetin değil Hak’kın üstün olduğunu savunan ve “Mutlak Doğrular” esas alınıp “Mutlak Yanlışlar”dan sakınılarak hazırlanan; ilmi, ahlâki, siyasi ve ekonomik Adil Düzen programları şimdilik çok gerekli ve gerçekçi bir proje durumundadır ve asıl fiilen uygulama safhasında önemi ve özelliği daha da anlaşılacak ve olgunlaşacaktır.”

İnşaallah rabbimiz bu günlerin gelişini hızlandırması duası ve temennisiyle.

ŞİMDİ HEDİYE DEĞİL NİŞAN VERİLİYOR, EN İYİ DEVLET ADAMI ÖDÜLLERİ VERİLİYOR. VARIN GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN GAYRİ.

İLK OLARAK 2. ELİZABETİN 2008 YILINDA TÜRKİYE ZİYARETİ VE 11. CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN ABDULLAH GÜL’E “BÜYÜK ŞOVALYE NİŞANI” TAKDİM EDİLDİ.

DAHA SONRA Chatham House adlı düşünce kuruluşunun “2010 Devlet Adamı” ödülü, düzenlenen törenle İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e takdim edildi.

http://www.abdullahgul.gen.tr/sayfa/ziyaretler/ingiltere-ozel/chatham-house/

DOĞRULUK VE İYİLER KAZANACAK HAİNLERİ TARİH GÖMECEK İNŞAALLAH!

Bu kültürel esintinin Osmanlı Sarayı’ndaki tek karşılığı sayılabilecek orgun ne yazık ki kalıcı bir etkisi olmayacaktır. Sultan 3. Mehmet’in ardından tahta oturan 1. Ahmet döneminde, bazı tutucu kafalar yüzünden, üzerindeki resimler ve kutucuklardan çıkan heykelcikleri İslamiyet’e aykırı bulan fetvalar üzerine orgun parçalanıp yakıldığı anlaşılmıştır. Bu şaşalı hediyeden elimizde Thomas Dallam’ın yolda tuttuğu günlüğü kalmıştır.

Dallam’ın Konstantinopolis’teki görevini tamamladığı 24 Ekim 1599 günü günlüğüne yazdığı kısa not, İngiltere ile Osmanlı arasındaki ilişkilerin de bir özeti sayılır: ‘İşlerim bitti. Dönüyorum!’”

Tarih dürst olanları yüceltirken, sahtekar olanları gömmeyi hep sürdürdü… Şimdi de günümüzde hainlikle bir yerlere gelenler çok sürmez görecekler yakında saltanatlatı hezimete dönüşecek ve Hak tarafta haklı olanlar kazanacak… Doğruluk iyilik kazanacak.. Ve hainleri gömecek dünya ve tarih..

Ülkemizin tarım arazilerinin verimsiz kullanıldığı bu günlerde karar alıcı mekanizmalara vizyon katacak bir yazı olmuş. Türk milleti tarihi boyunca elde ettiği toprakların kullanımına ilişkin inovatif çözümler getirdiği için de büyük imparatorluklar kurmaya ve sürdürmeye muvaffak olmuşlardır.

Makalenin vizyonu ile düşündüğümüzde yıllarca süren göçmen-mülteci kabüllerinde sağlıklı bir toprak ekim politikası uygulansaydı belki memleketimiz finansal olarak bu durumdan bu kadar zarar etmeyecek finansal karın yanı sıra toplumsal krizlerin de önüne geçebilecekti.

İşte Allah’ın izniyle Adil Düzen, toprak sistemlerimizde de (geçmişten de ilham alarak) büyük devrimler yapacak, tarımsal reformlarıyla daha yaşanabilir bir Dünya kurgulayacaktır. İnşallah..

Osmanlı Devleti, yönetimi altındaki toprakları en uygun şartlarla idare edebilmek için bir sistem uygulamıştır. Bu sistemin adı Osmanlı Toprak Sistemidir. Osmanlı Devleti, varlığını uzun yıllar bu sistem sayesinde sürdürmüştür.
Tarihin bize anlattığı gerçek şudur: İsrail’i tarihin çöplüğüne gömüp dünyanın yönetimini ele geçirse dahi, ülkemizin ve devletimizin devam edebilmesi için doğru bir sisteme ihtiyaç vardır.
İşte bu sistem, her kesime huzur ve adalet getiren Adil Düzendir.

Durağanlık ve kendini yenilememe devletlerin çöküşünü başlatıyor. Rabbimiz Rahman suresi 29. ayeti kerimede “Göklerde ve yerde olan ne varsa (her türlü ihtiyacını) O’ndan ister. O (Allah CC) her gün (her an farklı) bir “şe’n”de (ayrı bir işte ve meşguliyettedir. Her şeyle ve herkesle bizzat ilgilenmektedir).” buyurmaktadır. Belki de bu ayeti kerimeden her an yeniliği de anlayabiliriz.
İçtihat kapısı işletilmez ve yeniliklere karşı direnç oluşturursanız sonuç bir enstrümana bile hayran hayran bakarsınız. Tabi bu arada mühendislik eserleri konusunda Batı’dan kaç yüz yıl önce dünyanın hayran baktığı geçmişimiz varken ne kadar geri kalmışız ki onların bir enstrümanına hayran hayran bakıyoruz. Bu konuda İstanbul’daki “İslam Bilim Eserleri Müzesi”ndeki eserler incelenebilir. Aslında burada şunu da söyleyebiliriz; siz faydalı ilim üretmezseniz toplumun boğulduğu sorunlara veya yakın gelecekte yaşanacak sorunlara çare olacak ilahi kaynaklı reçeteler üretemezsiniz. Biliyorsunuz 3. murat döneminde rasathane bombalatılmıştır. Ayrıca 1700’lerin başında başlayan sanayi devrimine hatta daha önce de coğrafi keşiflere gerekli ilgi gösterilmemiş ve gerileme başlamıştır. Hatta Erbakan Hocamız Milli Gazete de yayımlanan bir konferansında; ünlü tarihçi Arnold Tonby, sanayi devriminin başlangıcını 1680’li yıllarda kral olan 2. Charles’ın üniversite hocalarına yönelik “bulutların üzerinden inin ve halkımın işine yarayan işler yapın” cümlesinde yatan bakış açısına dayandırmıştır, diye söylemişti. O dönemde kralın bu tutumu özellikle bilim alanında büyük değişimlere zemin hazırlamıştır. Ayrıca İngiltere ile olan düşmanlığın gelişimine baktığımızda şunu da belirtmemiz gerekir; Erbakan Hocamız “Akıl; işin sonunu düşünmektir” derdi. Ülkeler arası anlaşmalarda verdiğiniz tavizlerin veya iltimasların ileride nelere yol açacağını düşünmezseniz hepsi aleyhinize olur. Gücümle her şeyi yaparım derseniz zamanla Osmanlı’nın düştüğü duruma düşebilirsiniz. Hatta Ahmet Cevdet Paşa, devlet ve toplum görüşlerini anlatırken “Osmanlı’nın yıkılışını Kanuni zamanındaki küçük ihmalkarlıklara” bağlamaktadır. Bunları tahmin edebilmek büyük devlet adamlarının ve dahi büyük liderlerin özelliğidir.
İşte Erbakan Hocamız, gelişen şartlara göre sürekli ictihata açık, toplumun ihtiyaçlarına çare ve çözüm olacak; ilahi kaynaklı, müspet ilime, vicdani kanaate, tarihsel birikim ve tecrübeye ve evrensel olan Adil Düzen’i hazırlayarak yeni ve Hakka dayalı bir medeniyetin temellerini atmıştır. Erbakan Hocamızın ne kadar yenilikçi olduğunu sadece bu çalışmadan değil, Savunma Sanayisine kazandırdığı teknolojik üstünlüklerden, İslam birliğinin kurulması ve bu birliği diğer mazlum ülkelerin katılarak Hakka dayalı yeni bir dünyanın kurulması zeminini hazırlamasından dolayı şimdi daha iyi anlıyoruz.

Picture of Yakup GÖZÜBÜYÜK

Yakup GÖZÜBÜYÜK

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...