YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e7b8e024f84
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 51479
Dün : 58085
Bu ay : 1210324
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53355382
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

DOSTLARINI SATAN, KAHRAMANLAR VARDI!..

Suriye ve İsrail, Ortak Koordinasyon Konusunda Anlaşmıştı!

Suriye ve İsrail arasında ABD arabuluculuğunda Fransa’nın başkenti Paris’te görüşmeler yapılmıştı. Üç ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, Suriye’nin egemenliği ve istikrarı, İsrail’in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklı verimli görüşmelerin yapıldığı vurgulanmıştı. İsrail ve Suriye’nin kalıcı güvenlik ve istikrar sağlanması yönündeki taahhütlerini yeniden teyit ettikleri aktarılan açıklamada; İsrail ve Suriye’nin istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda ABD’nin gözetiminde acil ve sürekli iletişimi kolaylaştırmak için ortak bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda anlaştığı aktarılmıştı. Açıklamada, “Bu mekanizmanın, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi yapacağı” hatırlatılmıştı.[1]

Yani; Ahmet Şara’nın Suriye’si Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol almakta ve giderek elimizden kaymaktaydı!..

Erdoğan’ın Acizlik İtirafı!

İstanbul’da ‘Sonsuzun Fethine Çık’ temasıyla 12’ncisi düzenlenen Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri törenle sahiplerine dağıtılmıştı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, “(Filistin ve Gazze’ye) Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Firavun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor” diye dert yanmıştı.

“Üstadın; Müslüman’ın yüzünün yere eğilmesine, hele hele fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü yoktur” sözleri de tam bir istismarcılıktı. Çünkü Türkiye ve Gençliğimiz; hiçbir dönemde AKP iktidarlarında olduğu kadar ahlâki ve ailevi tahribata uğramamıştı.

Erdoğan’ın Kardeşi İlham Aliyev’den Gazze Alçaklığı: “Asker Göndermeyi Düşünmüyoruz!”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gazze için planlanan uluslararası istikrar gücüne asker gönderilmeyeceğini açıklamıştı. “Azerbaycanlıların hayatını kimsenin hatırı için riske atmayız” diyecek kadar küstahlaşan Aliyev, gerçek ayarını ve Siyonizm uşaklığını açığa vurmuşlardı.[2]

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gazze’de ateşkes sonrası gündeme gelen Gazze İstikrar Gücü tartışmalarına ilişkin kahpelik tavrını ortaya koymuşlardı. Yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda Aliyev, bu güce asker gönderme yönünde bir kararlarının olmadığını açıklamıştı. Daha önce Azerbaycan askerlerinin Irak, Kosova ve Afganistan’da barış gücü misyonlarında görev aldığını hatırlatan Aliyev, bu görevlerin çatışma içermediğini vurgulamış, Gazzeli mazlumlar için İsrail’le çatışmanın gereksizliğini söyleyecek kadar açık davranmıştı. Yani içindekileri olduğu gibi kusmuşlardı ve kardeşi gibi riyakârlığa tenezzül buyurmamışlardı.

Kuduz Netanyahu Sadece Müslümanları Değil, Siyonist Vahşete Karşı Çıkan Yahudileri de Öldürtmekten Sakınmıyordu!

İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davasında görev alan kıdemli bir yargıç, arazi aracıyla ana yola çıkan bir sürücünün, motosikletine çarpması sonucu hayattan koparılmıştı. Yolsuzluk suçlamaları gündemde olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun davasıyla ilgili yaşanan gelişme, akıllarda şüphe uyandırmıştı. Başbakanın yolsuzluk davasına bakan hâkim, Beersheba Bölge Mahkemesi Başkanı Benny Sagi’nin, trafik kazasında ölmesi kafaları karıştırmıştı.

Yola çıkan arazi aracı çarpmıştı!

Polisin bulgularına göre, yolun dışında seyir halinde olan bir arazi aracı, aniden otoyola çıkarak Sagi’nin motosikletiyle çarpışmıştı. İsrail’in güneyinde meydana gelen kazada Yargıç Sagi’nin, olay yerinde hayatını kaybettiği saptanmıştı. Daily Mail haberine göre, sağlık görevlileri, Yargıç Sagi’nin ölümcül yaralar aldığını ve olay mahalline vardıklarında yaşam belirtisi göstermediğini açıklamıştı.

İsrail Maliye Bakanı Smotrich’in: Batı Şeria’ya 1 milyon İsrailli yerleştirme itirafı!

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasp eden İsraillilerin sayısını 1 milyona çıkarmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Smotrich, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımlarda, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beyt-İl beldesinde Filistin topraklarından gasp edilerek kurulan yerleşimin genişletilmesine ilişkin bilgiler aktarmıştı.

Beyt-İl‘deki İsrail ordusu karakollarının tahliye edilmesine ilişkin Mahmut Abbas’la bir anlaşma imzaladıklarını belirten aşırı sağcı Bakan, bu adımla bölgede 1200 yeni konutun inşasının sağlanacağı ve Filistin toprakları gasp edilerek kurulan yerleşimin yaklaşık iki katına çıkacağını vurgulamıştı. Smotrich, attıkları adımın tarihi olduğunu iddia ederek işgal altındaki Batı Şeria’da “İsrail egemenliğinin sahada uygulanması” kapsamında çalıştıklarını hatırlatmıştı.

Sn. Erdoğan bütün “Kardeş”leri gibi Maduro’yu da yalnız bırakmıştı!

ABD Adalet Bakanı Pamela Bondi, Venezuela’ya dönük hava saldırısı sonrası alıkonulan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hakkında iddianame hazırlandığını açıklamıştı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bondi, Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yargılanacağını hatırlatmıştı.

ABD’ye göre Nicolas Maduro; narkoterörizm, ABD’ye kokain ithali, Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı makineli silahlar ve yıkıcı cihazlar bulundurma ile suçlanmaktaydı. Maduro’nun kaçırılmasının ardından Sedat Peker’in 4 yıl önceki sözleri hatırlanmıştı.

Nicolas Maduro yakalanmadan önce çektiği son videoda, “Bölgemizde kaçakçılığı yapılan tüm kokain Kolombiya’da üretiliyor.” gerçeğini açıklamıştı. Akıllara Sedat Peker’in 4 yıl önce sarf ettiği sözler takılmıştı. ABD, uyduruk bahanelerle bütün Güney Amerika’yı kontrolüne mi alacaktı?

Venezuela’nın devrik Başkan’ı Maduro yakalanmadan önceki çektiği son videoda ülkesinin en büyük problemlerinden biri olan kokain kaçakçılığına değinmişti. Maduro çektiği videoda “Bölgemizde kaçakçılığı yapılan tüm kokain Kolombiya’da üretiliyor. Biz sadece bugün değil, onlarca yıldır Kolombiya uyuşturucu kaçakçılığının kurbanıyız.” ifadelerini kullanmıştı.

Sedat Peker de 4 yıl önce, Amerika lobisinin baskıları yüzünden Kolombiya’da üretilen kokainin güzergâhının değiştiğini ve DAE’nin kontrol noktalarından olmayan yeni güzergâhın ise Venezuela Caracas Limanından yola çıktığını açıklamıştı. Ayrıca Peker, bu güzergâhı organize eden kişinin Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın olduğu iddiasında da bulunmuşlardı.

Venezuela dünya genelindeki en büyük petrol rezervlerinden birine sahip biliniyordu. Ülkenin kanıtlanmış petrol rezervi 2022 verilerine göre 303 milyar varil seviyesinde bulunurken, rezerv ülke ekonomisinin temelini oluşturuyordu. Petrol ihracatı ülkenin toplam ihracat gelirlerinin yaklaşık %95’ini ve kamu gelirlerinin %56’sını sağlıyordu.

Petrolün Ekonomideki Payı: GSYH’nin %30’u, ihracat gelirlerinin %95’i, kamu gelirlerinin %56’sı

Petrol Rezervi (2022): 303,468 milyar varil

Petrol Üretimi: 636 bin varil/gün

Doğalgaz Rezervi: 5,541 trilyon metreküp

Doğalgaz Üretimi: 23,7 milyar metreküp

Venezuela yer altı kaynaklarıyla öne çıkmaktaydı!

Petrolün yanı sıra Venezuela, ayrıca zengin yer altı kaynaklarına da sahip bir ülke oluyordu. 5,5 trilyon metreküp doğalgaz rezervi ile doğal gaz üretiminde önemli bir potansiyele sahip olan Venezuela’da altın, demir cevheri, boksit, alüminyum ve çeşitli mineraller de bulunuyordu.

Venezuela’nın başlıca ihracat ürünleri:

Petrol ve petrol ürünleri, Altın, Demir cevheri, Boksit, Alüminyum, Mineraller, Kimyasallar, Tarım ürünleri ihraç ediliyordu.

Milli Çözüm Dergisi, ABD’nin uyduruk bahanelerle Venezuela’ya saldıracağını, yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarına el koyacağını aylar önce ve defalarca yazmıştı…

Venezuela Altını Çorum Rafinerisine Taşındı mı?

5 Aralık 2018 yılıydı. Yatırımlarının büyük bir bölümünü memleketi Çorum’a yapan, yanında 7 bin çalışanı olan Ahlatcı Holding’in sahibi Ahmet Ahlatcı, iki Cumhurbaşkanının arasındaydı. Venezuela’daki altın üretimi ve bunların işlenmesini, Türkiye’den Venezuela’ya neler ihraç edilebileceğini konuşuyorlardı. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, elini Ahlatcı’nın omzuna koymuşlardı. Diğer omzuna da Maduro elini atmıştı.

Ahmet Ahlatcı, memleketi Çorum’a altın rafinerisi kurmuşlardı. İki Cumhurbaşkanının omuzlarına el koyduğu Ahmet Ahlatcı şunları aktarmıştı:

Ama, paramı vermiyorlar!

“G-7 zirvesi için Cumhurbaşkanımız beni de Arjantin’e götürdü. Ben her siyasi parti liderine ekonomi konularında destek veriyorum, bildiğimi anlatıyorum. Nasıl Tayyip Bey’le ilişkim varsa, o zaman CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu Bey’le de ilişkim vardı. Arjantin dönüşü de Venezuela’ya uğradık. Sarayı geziyorduk. Maduro, Cumhurbaşkanımıza, ‘Ülkemizde yılda 270 ton altınımız çıkıyor. Bu 270 ton altını ben rafine etmek üzere Amerika’ya, İsviçre’ye, İngiltere’ye gönderiyorum. Rafine ediyorlar ama benim paramı vermiyorlar. Buraya güzel bir rafineri kursanız da ben burada külçe altın yapsam, onu da satsam, yerine sizden bakliyat ve yapı malzemesi alsam’ dedi.

Cumhurbaşkanım benim omzuma elini atınca Maduro da elini omzuma koyması gerektiğini sandı. Yoksa Maduro’yu ben zaten ilk kez görüyorum. Cumhurbaşkanımız, ‘10 Nisan 2017’de biz Ahmet Bey’in son teknolojiye göre yaptırdığı modern altın rafinerisini açtık. Senin burada yapsak bile dünyada altının geçerli olmaz. Siz altınları gönderin, biz Çorum’da Ahlatcı’nın rafinerisinde bunun rafinasyonunu yapalım. Ondan sonra Merkez Bankamıza peşin ihracat bedeli olarak yatıralım. Sana da bakliyat, yapı malzemesi gönderince ondan düşelim’ dedi. Maduro da bu öneriye olumlu yaklaştı.

Bu görüşmeden yaklaşık 45 gün sonra Maduro, Devlet Başkan Yardımcısı Tarık Sami’yi (Tareck El Aissami) rafineriyi görmesi ve yerinde incelemesi için Çorum’a gönderdi. Merzifon Havaalanında Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı yetkililerinin de bulunduğu heyet tarafından karşıladık. Tarık Sami, rafineriyi dolaşırken, ‘Ben hiç böylesini görmedim. Bu çok güzel bir tesis. Daha önce İstanbul altın rafinerisine 35 ton gönderdik, %5’le yaptılar’ deyince, ben ‘Biz öyle %5 ile yapmıyoruz, binde birle yapıyoruz. Çünkü tesisimiz çok modern’ dedim. Tarık Sami de, bundan sonrasının ne olacağına iki devletin Cumhurbaşkanının karar vereceğini belirtti ve ülkemizden ayrıldı.

Tarık Sami’nin ülkemizden ayrılışından 5 gün sonra Venezuela’da muhalefet partisinin lideri ‘Devlet başkanlığına adayım’ deyip Maduro’nun karşısına çıktı. Ülke karıştı. Sonra Maduro, birinci Trump döneminde, Trump ve Putin’le anlaştı. Doğru, yanlış biz şöyle duyduk: 3 yıllığına çok ucuz bir fiyata petrolü, %15-20 ucuzuna da altını Putin’e yollamıştı. İkisi anlaştılar. O da yerinde, koltuğunda oturdu. “Rafinerimize Venezuela’dan ne bir gram altın geldi, ne bir gram altın gitti. Çünkü ben bütün işlerimde devletten daha bir tane iş almamışım. Ben alın terimle bu yerlere geldim. Şu anda 7 bin çalışanım var. Çalışıyorum, onlara hizmet veriyorum.”

“Altın şampuanı” uydurmuşlardı!

Altın bilmediğimiz işler. İhracattan %3 verildiğinde Ahlatcı bu duruma karşı çıktığını, “Yapmayın arkadaşlar, bu devleti soymaktır” dediğini belirtti ve bir soygun düzenini şöyle anlattı:

“Bazıları gelip altın şampuanı yapacaklarını söyledi. Altın şampuanı diye bir şey olur mu? Yaptılar. Bugün de devlet, yapanları tek tek topluyor. Bana soruyorlar ‘Kapalı Çarşıda ne oluyor?’ diye. Ben diyorum ki ‘Allah devletimize zeval vermesin.’ Yanlış işler yapanlar temizleniyor. Bu ülkede yanlış yapan, haksız yere devletten bu iadeleri alanlar cezasını çekecek. Başka yolu yok. Böyle bir şey olur mu? Sen bidonlara doldur. ‘Kral suyu’ dediğimiz asitli kimyasal karışımın içine altını koy eriyip sıvı hale gelsin. Sonra bunu kendi firmanla Dubai’ye katı halde gitsin. Ben bunlara karşıyım.”[3]

Maduro Sonrası İran’ın Karıştırılması

İstihbarat kaynaklarına göre Ayetullah Ali Hamaney, İran’daki protestoların güvenlik güçleri tarafından bastırılamaması veya ordunun emirleri uygulamaması halinde ailesi ve yakın çevresiyle birlikte Tahran’dan ayrılmak için bir “B Planı” hazırlamıştı. Planın, Beşar Esad’ın Moskova’ya kaçışını örnek aldığı ve Hamaney’in olası kaçış güzergâhının Rusya olabileceği tahminleri yapılmıştı.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, ordu ve güvenlik birimlerinin emirleri yerine getirmediğini görmesi halinde Tahran’dan ayrılmayı planlamıştı.

Hamaney; yurt dışındaki varlıklarını, mülklerini ve nakit rezervlerini ‘güvenli geçiş’ için toplamaya başlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara müdahale edilebileceğini belirterek ‘Silahlarımız hazır ve tetikteyiz’ uyarısı yapmıştı.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından kaçırılması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki protestolara ilişkin sert çıkışları, uluslararası gündemde tansiyonu yükseltmiş durumdaydı. Bölgesel istikrarsızlığın derinleştiğine yönelik değerlendirmeler artarken, gözler İran’daki gelişmelere çevrilmiş durumdaydı.

Filistin’den Arap Ülkelerine Somaliland Uyarısı

Filistin, “bölgenin ve Arap ülkelerinin güvenliğine yönelik tehdit” olarak nitelediği İsrail’in Somaliland bölgesini tanımasını reddettiğini açıklamıştı. Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Filistin’in; Somali’nin birliğine, egemenliğine ve siyasi bağımsızlığına tam desteği vurgulanmıştı.

Açıklamada, bu tanımanın bölgesel bir tehdit oluşturduğu ve bölgeyi istikrarsızlık içinde tutmayı sürdürdüğü kaydedilerek, “İsrail, özellikle Gazze Şeridi’ndekiler olmak üzere Filistin halkını yerinden etmek için Somaliland’i bir hedef ülke olarak kullandı.” diye belirtilmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada, Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıdıklarını duyurmuşlardı. Oysa, Somali ise, Somaliland’i ülkenin ayrılmaz parçası saymaktaydı ve bölgeyle ilgili tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu hatırlatmıştı.

HAMAS’ın Somaliland Açıklaması

HAMAS, İsrail’in Gazze’deki Filistinlileri zorla yerlerinden etmeyi amaçlayan tüm planlarını ve özellikle de bu yerinden etme için olası bir hedef olarak “Somaliland” bölgesinin kullanılmasını öngören girişimleri kesinlikle reddettiğini duyurmuşlardı. HAMAS’tan yapılan yazılı açıklamada, Somaliland ile İsrail arasında yapılan karşılıklı tanımanın reddedildiği vurgulanmıştı.

HAMAS, bu tanımayı: “Tehlikeli bir emsal ve Filistin topraklarını zorla işgalden sakınmayan, savaş suçları ve soykırıma karışan ve giderek artan uluslararası izolasyonla karşı karşıya olan faşist ve Siyonist bir oluşumdan; sahte meşruiyet kazanmaya yönelik kabul edilemez bir girişim” olarak yorumlamıştı.

Açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Somali’de ayrılıkçı bir yönetimi tanıma yoluna başvurması, İsrail’in soykırım suçları nedeniyle maruz kaldığı uluslararası tecridin derinliğinin bir yansıması olduğu hatırlatılmıştı.

AKP Türkiyesi’nin; İsrail ve BAE’nin vekil güçler aracılığıyla darbe planladığı Somali’de uzay üssü kurması kafaları karıştırmıştı!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Somali’de Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından inşa edilecek uzay limanı projesinin detaylarını açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un ziyareti sırasında duyurduğu proje kapsamında, fizibilite ve projelendirme çalışmalarının tamamlandığı ve ilk etap inşaat faaliyetlerinin başladığı aktarılmıştı.

Bakan Kacır, bu uzay limanının Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini sağlayacağını, milli güvenliği güçlü kılacağını, sanayi ve teknoloji kapasitesini artıracağını, ve ülkeyi küresel uzay ekonomisinde üst lige taşıyacağını vurgulamıştı.

Projenin, Türkiye ile Somali arasında imzalanan iş birliği anlaşması çerçevesinde, Somali’de Türkiye’ye tahsis edilen arazide hayata geçirileceği konuşulmaktaydı.

İyi de Sn. Erdoğan’ın; İsrail’in Somali’yi parçalama planlarından hiç haberleri olmamış mıydı, yoksa İsrail’e gizli destek sağlama hesapları mı vardı?

  1. https://www.dunya.com/ – 07.01.2026
  2. 365 Gün 7/24 Haber Hattı – 06.01.2026
  3. Saygı Öztürk – Sözcü
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
12 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

ÜLKEMİZİN ACİLEN MİLLİ MÜTABAKATA İHTİYACI VARDI!

Erbakan Hocamız iktidar ortağıyken 11 ay boyunca bir Filistinli mazlumun dahi burnu kanamamışken, kahramanların(!) ülkemizi getirdiği durum içler acısıydı. Gazze’ye bir konteyner dahi sokamayanlar, hiç mi utanmazlardı!?
Davasından dönmek karşılığında bulundukları mevkilere taşınanlar, ülkemizin etrafı sarılırken Siyonizm’in işini kolaylaştırmak için BOP kahyalığı yapmaktan geri durmuyorlardı.
Milli Çözüm; Venezuela ve Şara Hükümeti konusunda yine haklı çıkmıştı.
Vatanımızı ve geleceğimizi bu ateş çemberinden kurtarabilmek için önce işbirlikçi ucuz kahramanlardan acilen kurtulmak lazımdı. Ülkemiz acilen,
Milli Çözüm öncülüğünde Erbakan Çizgisine kavuşturulmalı ve dünya Zalim Siyon – Haçlı çemberinden ve yürüttükleri Kapitalist sömürü düzeninden kurtarılmalıydı.

Siyonist şeytanı ve onun şebekeleri olan İsrail ve ABD’yi rehber olarak görenlerin yüzsüzlüğünü Milli Çözüm ortaya seriyor. Böylece kimse bilmeden bir destek verdim diyemesin! Oysa, Gazze’mize kudurmuş bir şekilde saldıran Siyonist İsrail’e, en azından bir İspanya kadar engel olmaya çalışılmaz mıydı?! Aziz Erbakan Hocamızın dediği gibi imkan, iman meselesidir. Ve kime iman ettiğiniz de sahip olduğunuz imkanları belirler. Ne kadar kahraman bilinseniz de…

Ahmet Şara’nın Suriye’si Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol almakta ve giderek elimizden kaymaktaydı!..

Türkiye ve Gençliğimiz; hiçbir dönemde AKP iktidarlarında olduğu kadar ahlâki ve ailevi tahribata uğramamıştı.

Erdoğan ın kardeşi İlham aliyev Gazze’ye dair şöyle diyor.”Asker göndermeyi düşünmüyoruz. Azerbaycanlıların hayatını kimsenin hatırı için riske atmayız.”Diyecek kadar alçakmış meğerse! Ve böylece de Siyonizmin bir kuklası ve uşağı olduğunu açıkça deklare etmişti.

Cenabı mevlayı mütealden tazarrumuz,arzumuz, yakarışımız odur ki:Ne olur ya Rabbi bize bir fırsat ver. Bu ve bunun misali iki yüzlü istismarcı gizli münafıkların elinden tüm imkanları alıverelim ve de yeryüzünde Ahmet Akgül hocamızın riyasetinde milletin huzur bulacağı adil bir düzeni kuralım.Âmin…

GAZZE YERLE BİR EDİLİRKEN, İSRAİL’İN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAN İSRAİL’LE TİCARETİ KESEMEYEN BİR ZİHNİYETTEN NE KADAR MEDET UMULABİLİR? ZALİMLERİN HESABINI İNŞALLAH AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ GİBİ BİR LİDER, ONUN EN SIKI TALEBESİ VE TAKİPÇİSİ, PLAN, PROGRAM VE PROJELERİNE SAHİP ÇIKAN ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE GÖRÜLECEKTİR İNŞALLAH.

Enbiyâ 18
Hayır, aksine; doğrusu Biz Hakkı Bâtılın tepesine fırlatırız, O da onun beynini parçalayarak mahvedip bitirir. (Kur’an’a, Resulüllah’a ve insan haklarına dayalı hayır ve huzur sisteminin ana hatlarını ve Siyonizm’in perde arkasını sadık kullarımızla topluma bildiririz, böylece inkârcı zalimleri deşifre edip deviririz. Ardından) Bir de bakarsın ki, o (bâtıl ve barbar rejimler, zalimler ve işbirlikçiler yıkılıp) yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı; “sözünde durmaz, süper güçlerle başa çıkamaz” gibi zanlardan ve) nitelendirdiğiniz yakışıksız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size! [Not: Beyni parçalanan ve fikriyatı boşa çıkarılan bâtıl ve barbar sistemin, geri kalan görkemli gövdesinin çökmesi ve çözülmesi artık kolay ve kaçınılmaz olacaktır.]

https://www.mealikerim.com/21/enbiya/18

Yunus 82
(O) Allah (ki), mücrim olanlar (utanmaz günahkârlar) istemese de, Hakkı (Hakk olarak) Kendi kelimeleriyle (adalet düzenini zuhur ettirip) gerçekleştirecektir.
https://www.mealikerim.com/10/yunus/82

Siyonist Başbakan Binyamin Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın imzaladığı kararla İsrail, Afrika’daki Somaliland’ı tanıyan ilk ülke olmuştu arka planda tabiki Siyonist İsrail’in Arzı Mev’ud planlarının bir parçası sayılmalıydı. Samaliyi bölüp işbirlikçiler eliyle yeni yönetimi meşrulaştırıp Filistinden getirilecek halk bu bölgelere taşınmak istenmektedir. Şeytani planlarını aynı şekilde Şara yönetimindeki Suriye topraklarındada gerçekleştirmek istemekteler. Büyük İsrail planında yönetimler İsrailin emirlerine sadece peki demektedirler.Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Sudan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde imzalanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail’le ilişkileri normalleştirme kararı alınmıştı. Bölge İsrail’in kontrolü için hazır duruma getirilmişti. Türkiye hükümeti ise görünürde karşıymış gibi halkın gazını alırken arka planda İsrail ile ticaretini devam ettirmekteydi.Hizmetleri için Yahudi düşünce kuruluşunun Sayın Erdoğana verdiği Üstün cesaret madalyasının derin bir anlamı vardı ..?

Vefa ve sadakat bir müminin en önemli özelliklerindendir. Kafirlerde ve münafıklarda bu ikisi kesinlikle bulunmaz. 

Şeytan’ın Dostları!

Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanlar, Şeytan’ın dostlarıdır!
Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanların dostu olan işbirlikçi hainler, Şeytan’ın dostlarıdır!
Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanların işbirlikçisi hainlerin dostu olan yandaşlar da Şeytan’ın dostlarıdır!

Bu gerçek Kur’an-ı Kerimde şöyle bildirilmektedir:
“Ey iman edenler! (Fitne çıkarmamak, anarşi ve ahlaksızlığı kışkırtmamak ve karşılıklı hak ve hürriyetlere saygılı bulunmak şartıyla; Ehl-i Kitapla birlikte yaşayın, komşuluk yapın, ülke ve bölge nimetlerini paylaşın, ilmi ve iktisadi konularda yardımlaşın, ama gerçekten iman ve Allah’a itimat ediyorsanız sakın ha!) Yahudilerin (ırkçı emperyalist kesimlerini ve yine haksızlık ve ahlaksızlık hedefleyen bazı) Hristiyan (merkezlerini) veliler (yöneticiler) edinmeyin. (Onları dost ve dürüst zannedip, kendinize idareci, karar verici olarak kabullenmeyin. Zulüm ve hıyanet örgütlerine ve girişimlerine destek vermeyin.) Çünkü onlar, (sizin değil) birbirlerinin dostları ve destekleyicileridir. (Artık) Sizden her kim onları dost (ve rehber) edinip (peşlerine giderse), kesinlikle o da onlardandır. Şüphesiz Allah (Siyonist Yahudilere ve emperyalist Hristiyanlara değer ve destek veren ve Müslümanlara hıyanet eden) zalimler topluluğuna hidayet etmez (onların iman nurunu karartır).” (Mâide Suresi 51. Ayet)

Evet, Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanlar, işbirlikçi hainler ve yandaşları; hepsi Şeytan’ın dostlarıdır!
Özetle; Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanların düşmanı, onlarla düşman kaldıkça insanlığın dostudur; Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanların dostu, onlarla dost kaldıkça insanlığın düşmanıdır.

Şeytan’ın dostlarından insanlara dost olmaz!
Şeytan kendi dostlarına, nankörlük ve hıyanet yaptırmaktadır!
Şeytanın dostları olanlar, nankör ve hain olurlar!
Şeytan’ın dostları için yeryüzünde bir koruyucu-dost ve bir yardımcı da bulunacak değildir.
Bu gerçek Kur’an-ı Kerimde şöyle bildirilmektedir:
“(Ardından şeytan şunları anlatmıştı:) “Onları muhakkak saptıracağım ve onları (Haçlı-Siyonist güdümlü iktidarlar eliyle) boş kuruntulara ve hayallere kaptırıp (günahlara sokacağım), onlara emredeceğim; hayvanların kulaklarını yaracaklar (böylesi bâtıl inançlara ve davranışlara sapacaklar) ve yine emredip (fısıldayacağım), Allah’ın yaratışını değiştirip (bozacaklar. Kadınlar erkekleşecek, erkekler kadınlaşacak; şehvet sapkınlığıyla cinsiyetleri karıştıracaklar… İnsan tabiatına ve fıtrat dini olan İslam’a uymayan düşünce ve düzenlere kapılacaklar. Haramları helâl, helâlleri haram sayacaklar.)” Artık kim, Allah’ın (Hakk Dinini) bırakıp, şeytanı (ve uşaklarını) dost edinip (bâtıl düzenine) uyarsa muhakkak o apaçık bir ziyana uğramıştır.” (Nisâ Suresi 119. Ayet)

Günümüzde, Siyonist Yahudiler ve Emperyalist Hıristiyanların dostu işbirlikçi hainleri DOST zannedenlerin başına gelenler tam bir ibret vesikasıdır ve Kur’an-ı Kerimin bir mucizesidir!  

Sonuç:
Şeytan’ın dostları, ezdikleri ve hıyanet ettikleri mü’min mücahitlerin zafere erdiklerini, kendi devlet ve düzenlerini ele geçirdiklerini görüp kahrolacaklardır!

Her hareketimizin davranışlarımızın gayretlerimizin hatta düşüncelerimizin bir karşılığı olduğunun şuurunda olan ve Allah’a kavuşacağını bilenler ile, kimseye hesap vermek zorunda olmadığını zanneden insanların davranışları arasında elbette çok değişik ve çeşitli farklılıklar gözlemlenebilecek… Allah korkusu olmayan, hesap verme endişesi taşımayan insanlar, dünyaya olan tutkulu bağlılıkları olan ve biz efendiyiz bütün insanlık bizim kölemizdir düsturu edinmiş dinin (Siyonizm) bağlısı olan insanlar fırsat buldukça ve yasalardan kaçabileceğine inandıkça her türlü kötülüğü işleyecekler davasına ve vatanına hıyanet edebilecekler, menfaatleri için her türlü ahlaksızlıklara zulümlere zalimliklere kaypaklıklara kahpeliklere göz yumabilecekler zalimlere işbirlikçilik ve masumları mazlumları sırtından hançerleyebileceklerdir.

Malumunuz zalim sapkınlardan ve kafir saldırganlardan korkup Hakka yüz çevirmek ya da makam ve menfaat bekleyerek Siyonist odaklara sığınmak Kur’an’a göre şirk sayılmıştır. EN’AM SURESİ 121 AYETTE: “… Gerçekten şeytanlar (kapitalist ve komünist zihniyetli şerli odaklar) sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına (işbirlikçi uşaklarına) gizli teklif ve tavsiyelerde (vahyeder gibi sinsi telkinlerde) bulunurlar. Eğer onlara itaat eder de (şirke ve şekavete yönelirseniz), şüphesiz siz de (artık) müşriklerden oluverirsiniz.” buyurulmaktadır. Buradan şu sonuca varmak da sürpriz olmayacaktır: Ayette belirtilen işbirlikçi, hainleri destekleyen gafil halkın, onların zulüm yönetimi altında ezilmeleri de kaçınılmaz bir son olacağını günümüzde hep beraber görmekte ve yaşamaktayız malesef.

Üstadımızın bir ifadesiyle : “Münafıktan merhamet, korkaktan inayet beklemek ahmaklıktır.”

Ey Müslüman hiç üzülme
Teslim olma sen bu zulme
Siyah kefen Siyonizm’e
Ha biçildi, biçilecek!

Kur’an’a uymaz isleri
Küfre doğru gidişleri
Bozuk düzenin dişleri
Ha söküldü, sökülecek!

Kesinlikle ümitvar olmalıdır. Hele görelim, yarınlar neler doğuracaktır. Çünkü karanlığın en koyu olduğu an, sabaha en yakın olduğu zamandır..

Milletimizin artık bu Suriye yalanlarına kanmaması gerekiyordu. Şara’nın gelişinin ilk gününden bu yana sürekli olarak büyük bir zafer gibi gösterilen Suriye’deki yeni oluşum, sadece Siyonizme hizmet etmekte ve onun güdümünden çıkmamaktadır.

Şara sürekli olarak İsrail’e taviz/destek vermektedir. Golan tepelerinin artık esamesi okunmamakta İsrail Suriye topraklarındaki hakimiyetini arttırmaktadır.

Bir kişinin gelecekte nasıl karar vereceğini anlamak şu an ne yaptığını kavramak için geçmiş davranış biçimlerini okumak gerekmektedir. AKP’nin yurtdışı açılımlarının hepsinin bir şekilde BOP eş başkanlığı görevinin gereği olduğuna defalarca şahit olunmuştur. Bu nedenle yıllardır Somali’de yapılan yatırımların BOP eş başkanlığı görevi neticesinde Siyonizme yarayacağından şüphe etmek gayet doğal bir çıkarımdır.

Şara yönetimindeki Suriye’nin Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol alması ve elimizden kaymasını, 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye konteyner göndermek gibi insani yardımlarda dahi Netanyahu’dan karşılık bulamayışını “dert yanarak” itiraf etmesi, 

Erdoğan’ın Kardeşi İlham Aliyev’den Gazze Alçaklığını… 

Gerçekleri tas tamam; Akı kara, karayı ak gösteren medyada görmek mümkün değil! 

Yahudi’nin zokasını yutmadan olayları tam ve dosdoğru okuyup doğru adımı görebilmek için; tam bağımsızlığı esas alan, her daim hakkın tarafını görmüş ve tutmuş olan Bilge’yi okumak gerekir. Herkes bilgelik iddiasında bulunabilir; fakat geçen zaman, gerçek Bilgenin kim olduğunu anlatan en iyi kitaptır.

HUZURA SAYILI GÜNLER KALDI…

AKP Türkiyesi’nin; İsrail ve BAE’nin vekil güçler aracılığıyla darbe planladığı Somali’de uzay üssü kurması kafaları karıştırmıştı!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Somali’de Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından inşa edilecek uzay limanı projesinin detaylarını açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un ziyareti sırasında duyurduğu proje kapsamında, fizibilite ve projelendirme çalışmalarının tamamlandığı ve ilk etap inşaat faaliyetlerinin başladığı aktarılmıştı.

Bakan Kacır, bu uzay limanının Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini sağlayacağını, milli güvenliği güçlü kılacağını, sanayi ve teknoloji kapasitesini artıracağını, ve ülkeyi küresel uzay ekonomisinde üst lige taşıyacağını vurgulamıştı.

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

YORUMLAR

Son Yorumlar
12
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...