YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e85106e7479
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 2
Bugün : 11023
Dün : 56818
Bu ay : 1226686
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53371744
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

ENVER AYSEVER’İN AYARSIZLIĞI

VE

ERBAKAN İSTİSMARCILARININ DUYARSIZLIĞI

 

İslam düşmanlıklarına Kemalizm kılıfı geçiren Enver Aysever ve Merdan Yanardağ’ın, Maraş merkezli büyük deprem sonrasında yaptıkları rezil yayınlardan dolayı, haklarında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik…” suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Türkiye-İsveç arasındaki hazırlık maçında, bazı futbolcuların seremoniye başörtülü kız çocuklarıyla çıkmasına “Küçük çocukların saçlarından tahrik olanların ülkesi, yazıklar olsun!” şeklinde kin kusmuş ve küstahlaşmıştı. İslam’ı hatırlatan türbandan misvaka, ezandan namaza, sakaldan külaha her şeye kuduzca sataşan bu şahıs, her fırsatta Rahmetli Erbakan Hocamıza da saldırmaktadır.

Şimdi dikkatle ve ibretle bir bakalım… Rahmetli Erbakan’dan, Siyonist Yahudiler ve İsrail’deki masum çocuk katilleri hiç hoşlanmıyorlardı… Türkiye düşmanlıklarını, PKK yandaşlığı ve Yunanistan kışkırtıcılığı ile defalarca ortaya koyan Haçlı emperyalist AB ülkeleri Erbakan’dan gıcık alırlardı. Türkiye’deki bir avuç faizci ve rantiyeci sermaye kodamanları… Gizli hıyanet ocağı Mason Locaları… Fuhuş, kumar ve uyuşturucu mafyası baronları… Yetmez, din istismarcısı Fetullah zındığı ve nice tarikat hocaları da Erbakan Hoca’ya açıkça ve alçakça düşmanlık yapmışlardı… Hatta ekonomik ve sosyal, ailevi ve ahlâki yönden hiçbir iktidarın yapamadığı talan ve tahribatları yapan bu AKP iktidarı bile, Erbakan’a hıyanetleri karşılığı malum ve mel’un odaklarca iktidara taşınmışlardı. Maalesef, oğlu Fatih Bey’in bu Erdoğan iktidarının yıkımlarına ortak olması bile Erbakan’ın ruhunu yaralamıştı.

Şimdi, ey her bahane ile Erbakan’a çatıp yandaş tavlayanlar… Ey Onun şahsında İslam’a ve insanlık onuruna kin kusarak şeytanın yaylasında güya ucuz ve uyuz kahramanlık avlayanlar… Ey soysuzlara, deyyuslara ve din düşmanlarına yaranmak için Efsane Başbakan Rahmetli Erbakan Hocamıza havlayanlar!..

Sizler ne kadar çabalayıp çırpınsanız, Sn. Erdoğan ve iktidarları kadar Erbakan’a hıyanet ve hakaret etmiş olamazsınız!.. Sizler ne kadar küstahlaşıp kin kussanız, şu din istismarcısı münafıklar kadar Erbakan’ın hatırasını yaralayamazsınız!.. Ama şu kadarını biliyoruz ki; sizin gibi asılsız, ayarsız ve ahlâksız takımının da, şu AKP iktidarının da yularları, aynı Siyonist-Haçlı odakların elinde bulunmaktadır…

Şımarık şarlatan Enver Aysever, YouTube hesabından paylaştığı videoda, merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamıza adeta kin kusmuşlardı.

Enver Aysever: “Bu Erbakan, Babasından da beter çıktı. Babası ne ki bu ne olsun? Babası da tamamen bilim karşıtıydı. Babası da tamamen gerici politikalar öne sürüyordu. Babası da tamamen cehaletin bataklığında bir Türkiye hayal ediyordu ve Türkiye o gün düştüğü çukurdan bugün çıkamıyor. Bu bey, Türkiye’de %2,5 oy alıyor. Bu bey, Türkiye’de milletvekilliği yapıyor. Arkadaşımız, bir milletvekili olduğu için ona kibarca hitap etmeye çalışıyorum… Türkiye’nin cehaletindeki en ön sıralarında yaptığı görev, ama aynı zamanda iktidarın ortağı olması ve iktidarın kanaat önderlerinden biri olması, gelecekte bizim fotoğrafımızın içerisinde olacağı bu beyefendi ile yaşamak zorunda olmamız… Babasının, bize ‘illallah’ dedirten durumundan sonra bir de kendisinin başımıza bela olması büyük bir felaket. Ne yapacağız bilmiyorum?” diye hırlamıştı!

Öncelikle ve özellikle şu gerçeği hatırlatalım, ki “GERİCİLİK”, Haçlı Batı’nın ve yerli uşaklarının ahlâksızlığıdır… Bu nedenle eşcinsellik gericiliğini, ilericilik göstergesi diye savunanların kimler oldukları ortadadır. Din istismarcısı AKP iktidarı bile bu “gerici”liği, 6284 sayılı kanunla serbest bırakıp koruma kalkanı sağlamıştır. Oysa bizim inancımızda ve ahlâkımızda “gericilik” en büyük günahlardandır ve aşağılık bir ayıptır!..

Enver Aysever’in, Necmettin Erbakan Hocamız hakkındaki alâkasız ve ahlâksız yorumları sosyal medyada büyük tepkiye yol açmıştı. Birçok kullanıcı, Necmettin Erbakan’ın çok ileri düzey bir Bilim Adamı ve dünya çapında bir Makine Profesörü olduğunu, ilk yerli motor üretimi Gümüş Motor A.Ş.’yi kurduğunu hatırlatmışlardı.

İşte Erbakan’ın Örnek Hayatı ve Aziz Hatırası!

Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 tarihinde, Ağır Ceza Reisi Mehmet Sabri ile Kamer Hanım’ın oğlu olarak doğmuşlardı. Babası Mehmet Sabri Bey, Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde uzun süre hüküm sürmüş olan Selçuklu Türklerinin Kozanoğulları Beyliği soyundandı, Annesi ise Sinop’un ileri gelen ailelerinden birinin kızıydı. İlkokula Kayseri’de başlayan Erbakan, babasının tayininden sonra ilkokul öğrenimini Trabzon’da tamamladı. 1943 yılında İstanbul Erkek Lisesinden birincilikle diploma aldı. Üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen kendisi sınava girmeyi tercih etti ve bu sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan başladı.

1948 yılı yaz döneminde, İTÜ Makine Fakültesinden üstün başarı ile mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuz’unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1948 ile 1951 yılları arasında yeterlilik tezini hazırladı. Bu süreçte ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlere ait olmasına karşın, kendisine özel bir izin çıkarılması üzerine daha asistan iken Makine Fakültesinde ders vermeye başladı. İTÜ, Erbakan’ı 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesinde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve tecrübesini artırmak üzere Almanya’ya yolladı. Almanya’da bulunduğu süre içerisinde, Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schmidt ile birlikte bilimsel çalışmalar yaptı ve hazırlamış olduğu doktora tezi ile Alman üniversitelerinde “Doktor” unvanını kullanmaya hak kazandı.

Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt kullanımı konusunda araştırmalar yapan ve bu konuda ilgili bakanlığa bir rapor sunan Erbakan’ın, bu dönemde yazdığı dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden doçentlik tezi Alman ilim çevrelerinde büyük ilgi topladı. Tezin akademik dergilerde yayınlanmasının ardından, o tarihlerde Almanya’nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ Motor Fabrikalarının Genel Müdürü Prof. Dr. Flatz tarafından Leopard Tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya çağrıldı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953’te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye’ye döndü ve bu sınavı başarıyla vererek henüz 27 yaşındayken Türkiye’nin en genç doçenti unvanını kazandı. Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya’ya giden Erbakan, burada yaklaşık 6 ay Motor Araştırmaları Başmühendisi olarak görev yaptı. 1954-1955 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdikten sonra, ülkesinin kalkınması ve milletin refahı için tarihi çalışmalara yoğunlaştı…

1956 yılında Gümüş Motor A.Ş.’yi kurarak burada Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretmeyi başardı. 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motor’un yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye’de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine, Eskişehir Demiryolları CER Atölyesinde “Devrim Otomobili” adıyla ilk yerli otomobilin üretilmesinin önünü açtı. 1965 yılında “Profesör” oldu. 1967 yılında Rahmetli Nermin Erbakan ile evlendi ve aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliğine seçilmeyi başardı.

1969 yılında TOBB Başkanlığına seçilen Erbakan, Süleyman Demirel’in, masonların baskısıyla seçimleri iptal etmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl içinde Konya’dan bağımsız milletvekili olarak seçilerek siyasete atıldı. 17 Ocak 1970’te dava arkadaşlarıyla Milli Nizam Partisi’ni (MNP) kurmuşlardı. MNP, 1971 Darbesi döneminde ve ABD’deki Siyonist mahfillerin özel direktifiyle Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca Erbakan 1972 yılında aynı kadroyla Milli Selamet Partisi’ni (MSP) kurmuş ve 1973 seçimlerinden %12 oy alarak 48 milletvekili ve 3 senatörle Meclis’e taşınmışlardı.

1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit’in liderliğindeki CHP ile MSP hükümet ortağı olmuş ve Erbakan bu hükümette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yapmıştı. Bu dönemde Kıbrıs Harekâtı’nın yapılmasını savunan Erbakan’ın; harekât sonrası adanın tamamının alınması konusunda ısrarcı olması sonucu, Erbakan ile Bülent Ecevit arasında görüş ayrılığı yaşanmış ve 17 Kasım 1974’te CHP-MSP koalisyon hükümeti dağılmıştı. Bu Kıbrıs Zaferi yüzünden Rumlar, Yunanlılar, bütün Avrupalılar ve onların yerli uşakları ve sütü bozukları Erbakan’a hâlâ kin tutarlardı. CHP-MSP koalisyonunun bozulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda, yine Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerinde bulunan Erbakan, aynı görevini 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyonda da üstlenmiş, çok hayırlı hizmetlere vesile olmuşlardı. 12 Eylül’de askerlerin yönetime el koyması ile bir süre İzmir Uzunada’da gözaltına alınmış ve mahkemeler açılmıştı.

1982 Anayasası gereğince on yıl siyaset yapma yasağı konanlardandı. 6 Eylül 1987’de yapılan halk oylaması neticesinde yeniden fiili siyasete başlamış ve 1983 yılında kurulmuş olan Refah Partisi’nin 11 Ekim 1987’de yapılan kongresinde oy birliği ile partinin Genel Başkanlığını ele almıştı. 20 Ekim 1991 seçimlerinde tekrar Konya’dan milletvekili seçilen Erbakan, siyasi hayatındaki en büyük seçim başarısını, Refah Partisi Genel Başkanı olarak girdiği 1995 seçimlerinde kazanmıştı. Bu seçimlerde %21,37 oy alan Refah Partisi 158 milletvekili ile artık birinci parti konumundaydı.

Bu seçimlerden sonra DYP ile kurduğu Refah-Yol Hükümetinde 28 Haziran 1996’da Başbakan olarak göreve başladı. 1996-1997 yılları arasındaki Başbakanlık döneminde; halkımıza efsane hizmetlerini, Havuz Sistemi ve D-8 girişimi gibi tarihi projelerini hazmedemeyen Siyonist merkezler ve iş birlikçi hainlerin yüzünden, 28 Şubat dönemi ve post-modern müdahale olarak nitelenen talihsiz süreç yaşandı. 1998 yılında Refah Partisi’nin kapanmasıyla birlikte beş yıl siyasi yasaklı olan Erbakan, 2003 yılında bu yasağının bitmesiyle Recai Kutan Başkanlığında kurulan Saadet Partisi’nin Genel Başkanlığına seçilip AKP’nin perde arkasını ve tahribatlarını anlatmaya başladı.

Yaşının ilerlemesi ile birlikte sağlık durumu giderek kötüleşen Erbakan, tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 27 Şubat 2011 günü vefat edip aramızdan ayrıldı. Türk akademik hayatında bilimsel çalışmaları ve siyaset dünyasında Milli Görüş programları ile iz bırakan Erbakan 3 çocuk babasıydı.

Onun Milli Görüş davasına, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya sevdasına… Ve insanlığın tek ve gerçek kurtuluş reçetesi olan Adil Düzen programlarına, üstün bir feraset, cesaret ve samimiyetle sahip çıkan MİLLİ ÇÖZÜM Ekibi, Erbakan Hocamızın altyapısını hazırladığı büyük devrim ve değişimi tamamlama konusunda şimdi görev başındadır ve kutlu dönüşüm oldukça yakındır!..

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Osman Nuri ÇELİK

Osman Nuri ÇELİK

Subscribe
Bildir
16 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik…
Şımarık şarlatan Enver Aysever,sizin gibi asılsız, ayarsız ve ahlaksız takımının da, şu AKP iktidarının da yularları, aynı Siyonist-Haçlı odakların elinde bulunmaktadır

ERBAKAN HOCAYA HAVLAYAN İTLER KİMLERE KUYRUK SALLAMAKTAYDI!!
İnkârcı itler de istismarcı itler de her fırsatta Erbakan Hocaya havlamaktaydı.
Hem inkârcı itlerin hemde istismarcı itlerinin ortak noktaları Erbakan Hocaya havlayarak SİYONİST ŞEYTANLARA KUYRUK SALAMALARIDIR!
Aralarındaki FARK biri istismar ederek havlıyor, öteki ise inkar ederek havlıyor, sonuçta it işte havlıyor!
GERİCİ diyerek havlayan inkarcı itlerin gerisine yani kuyruklarına bakmak lazım acaba kimlere sallıyorlar!
Bilim denilince, teknoloji denilince, sanayi denilince akla gelen ilk ve tek isim Erbakan Hocadır.
Ulan inkârcı itler!
Erbakan bilim diyerek, Erbakan teknoloji diyerek, Erbakan sanayi diyerek mücadele ederken… istismarcılarla birlikte koro halinde Erbakan Hocaya havlayıp siyonist şeytanlara kuyruk sallıyordunuz.
Hem inkârcı itlere hem de istismarcı itlere söylenecek söz HOŞT!
Yeter artık kuyruklarınızı kısın seslerinizi kesin, çünkü kuyruk salladığınız SİYONİST ŞEYTANLAR gebermek üzere!

ECELİ GELEN İT MİSALİ…
“Bu Erbakan babasından da beter çıktı. Babası ne ki bu ne olsun? Babası da tamamen bilim karşıtıydı. Babası da tamamen gerici politikalar öne sürüyordu. Babası da tamamen cehaletin bataklığında bir Türkiye hayal ediyordu ve Türkiye o gün düştüğü çukurdan bugün çıkamıyor.” gibi laflarla Aziz Erbakan Hocamız a asılsız ve alçakça iftiralar kusan Enver Aysever gibiler müptezelliğini tescillercesine, eceli gelen it misali Cami duvarını kirletmeye çalışmaktalardı.

Kırk yıl
Kusun kininizi kahrolun kafirler
Munafigi ateisti dinleyen gafiller
Topragi milleti satan hainler

Istersiniz ortadan kalksin Hak emirler
Allah’ın ipini bırakmış dinsizler
Uşak olmus seytana edepsizler

Ödünüz patlar küffar erkânından
Yeni din edinmissiniz para sevdanizdan
Son ekmek, son yudum icin suyunuzdan
Hak geldi kurtulaccak dünya, bâtılınızdan

ERBAKAN HOCAM’A
Sayende niceler, erdi devlete

Çokları kavuştu şan-u şöhrete

Kimileri kondu, mal-u servete

Nankörlük ederler, hayrettir Hocam!

      

Ahmaklar anlamaz siyasetini

Nicelerin gördük, hıyanetini

Sattılar dinini, diyanetini

Bilinmez ki bu ne, hikmettir Hocam!

      

Sen öğrettin bize, birlik barışı

Hayırda ittifak, Hak’ta yarışı

Vatan toprağının, her bir karışı

Eserinle canlı, ziynettir Hocam!

      

İnsaftan ihlastan, hep tamtakırlar

Cilası dökülse, paslı bakırlar

Kargalar bülbülüz, diye şakırlar

Bu ne yüzsüzlüktür, şirrettir Hocam!

        

Babamızın nesli, bedbaht nesildi

Hakkı söyleyenin, dili kesildi

Sayende kediler, kaplan kesildi

Varlığın ne büyük, nimettir Hocam!

      

Hizmet şuurumuz, Senden hediye

Nasipsizler kârı, yükler kediye

Siyonizm’in sonu, geliyor diye

Kudurmuş saldırır, cinnettir Hocam!

      

Bu iman selleri, benzer taşkına

Münafık masonlar, dönmüş şaşkına

Hakkı candan seven, kullar aşkına

Dilediğim sadece, himmettir Hocam!

      

Hasretle bekleriz, Hakkı rahmeti

Yeter çektiğimiz zulmü zilleti

Nice yıldır sefil, İslam ümmeti

Saadet nizamına, hasrettir Hocam!

    

Bu millete sahip, çıkmazsan eğer

Hainler bizlere, verir mi değer?

Sen ölü canlara, canmışsın meğer

Sana hizmet cana, minnettir Hocam!

      

Ey Ali’m, körlere, renk anlatılmaz

Sağır pazarında, hikmet satılmaz

Nankör nasipsizler, safa katılmaz

Her sözün ayrı bir, kıymettir Hocam!”

Erbakan Hocaya İftira Atanların Çöküşü, Milli Çözümün ise Büyük Bir onur ve Şerefle Zafere Erişmesi Yakındır!
ERBAKAN Hocaya arsızca iftira edip salyasını akıtanlar, bilmediklerinden değil, hakikatleri perdelemek için bilinçli olarak karalamak istemektedirler. Ama güneş balçıkla sıvanmaz.

Tüm kafirler, zalimler, münafıklar, işbirlikçiler, din ve devrim istismarcıları vs… İstemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Bu şeref de Milli Çözüme nasip olacaktır.

Bakara 146:
Kendilerine kitap verdiklerimiz (Yahudi ve Hristiyan bilginleri), Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı) öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyıp bilirlerdi. (Hz. Peygamberin özelliklerini ve güzelliklerini kitaplarında okurlardı ve gelişini beklerlerdi.) Buna rağmen onlardan bir grup, bile bile (kasten ve) kesinlikle gerçeği gizlerlerdi.

Kıtmir
Hak davanın kıtmirliğini yapabilsek bu bize Allah’ın rızasını ve cennetini kazandırmaya yeter.

DİNCİSİ-DİNSİZİ DERBEDER OLUR,MİLLİ ÇÖZÜM FETİH SANCAĞINI DOKUR!…
Erbakana sataşmış,şeytan gübresi
Siyonun şer gözüne, girmek mi ister
Dincisi-dinsizinin,birdir öznesi
Lağım faresi kendin,bilgiç zanneder!..

Kahpe mahlıuk özenmiş,işbirlikçiye
Bakmış hıyanet eden, yükler sermaye
Güneşe tükürmüş,balgam yüzüne
Hakkettiğin bulacak,olur derbeder!..

Neden acep şeytanlar,O’na düşmandır
Şerliler-şerefsizler,karşısındadır
Sanarlarsa bu iş bu-raya kadardır
Görürler pek yakında,devranlar döner
Milli Çözüm FETİH san-cağını diker!..

Acaba Neden?
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız; eğitim hayatı boyunca başarılarıyla adından genç yaşta çokça bahsettirmiş, İTÜ’yü hala kırılamayan bir rekor ile bitirmiş, 27 yaşında Türkiye’nin en genç doçenti olmuş, araştırmalarıyla akademik camiada büyük takdir toplamış, Gümüş Motor, Devrim Arabası, Ağır Sanayi hamlesi, bugün devletimizin kullandığı akıllı silah ve araçlar gibi önemli sanayi adımlarına imza atmış, D8 ile 21. yüzyıl dünyasına yeni ufuklar kazandırmış ve hayatı boyunca bilimle ve ilimle dolu dolu bir hayat geçirmiştir. Hatta ilim konferansları vererek ezilen coğrafya insanlarının kendilerine güvenmesine ışık olmuştur.

Daha sayamadığımız birçok kıymetli özelliğe ve çalışmaya sahip Hocamızın bu şahsi özelliklerini görmeyip Erbakan’ı ilim dışı olmakla suçlayıp saldıran yazarın sütübozukluk ve alçaklık yapmasının yanında başka bir sebepler de aranmalıydı.!! Karşıtmış gibi gözükenlerin saldırılarının sonucu siyaseten parlatmak olarak okunmalıydı. Peki Erbakan Hocayı değil fikirlerine de beton dökmek isteyen bu zihniyet oğul Erbakan’ı neden parlatmak isterdi?!! Oğul Erbakan hangi suçlara ortak oldu, hangi suçlara ortak edilecekti!!

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!
“Siyonistlerin en büyük korkusu; Türkiye’nin yeniden Milli Görüş çizgisine kaymasıdır.” Üstat Ahmet Akgül
Korktukları başlarına gelecek hemde “kendilerini en güçlü zannettikleri dönemde” İnşAllah.
“Erbakan’ın ölmesi yetmez, üzerine beton dökmek lazım.” diyerek, yularları ellerinde tuttukları işbirlikçilerinin bir kısmına Erbakan’ı istismar ettiriyor bir kısmına ise hakaret ettiriyorlardı.
Ancak unuttukları bir şey vardı.. Erbakan Hoca’nın davası Allah’ın davasıydı ve Hakk dava kıyamete kadar ayakta duracaktı.
Erbakan Hocanın davasının sancağını elinde tutan Milli Çözüm Dergisi, Allah’ın yardımıyla Erbakan Hoca’nın projelerini tamamlayacak ve Siyonistlerin “yendik” zannettikleri Erbakan Hoca’nın projelerinın ve sadıklarının zaferiyle kahru perişan olacaklar İnşAllah.

Bu gibi ayarsızlar farkındalar ; herşeye rağmen bu gibi ayarsızların onca batıl gayretlerini boşa çıkaran Milli Çözüm yine
Ey Enver Aysever ayarsızı! Biz sizin Erbakan’a sataşmakla, aslında (dolaylı olarak) Erdoğan’a yanaşmak ve yaranmak istediğinizin farkındayız… Bu tür çirkef çıkışlarınız Sosyalist ve Kemalistlerin ahmak takımının his ve heyecan damarlarını kabartsa da, aslında hangi Siyonist mahfillerin uşaklığını yaptığınızı bilip durmaktayız… Ama sonuna yaklaştınız… İşbirlikçi AKP iktidarınız da, Siyonist-Haçlı patronlarınız da tepetaklak tarihin çöplüğüne atılacaksınız… Evet, bu sizlerin son çırpınışlarınız!..
Bu gibi ayarsızlar farkındalar ; herşeye rağmen bu gibi ayarsızların onca batıl gayretlerini boşa çıkaran Milli Çözüm yine ” BANA NE” demeden Kutlu Şahsiyete atılan iftiraya cevapsız kalmamıştır.. Bu ayarsızlar Siyonizmin fikren yıkıldığını tabiki Milli Çözüm bu yıkımı ve çöküşü sağladığı hakikatini de unutmamak gerekiyor. Bu farkındalıkları bunları kudurtmakta olduğunun göstergesidir bu tür iftiralar… Ne yapsalar boş GELİYOR GELMEKTE OLAN… Tebrikker Milli Çözüm .

Soyadı Arsever Degil Arsız Sever!
Neden hala mevcut iktidara ve küçük ortağına (YRP)kızıyormuş gibi gösterip merhum Erbakana herfırsatta kin kusmak muhtemelen genlerinin uyuşmazlığı kaynaklıdır.Gerici dediğiniz insan türkiyede genç yaşta prof olmuş üniversite hocalarına ders vermiş leopard tanklarının soğutma sistemini sorununu çözmüş yetmez kıbrıs çıkarması emrini vererek Kıbrısı zulumden kurtarmış Darwinizmi, yazdığı yaratılış gerçekleri kitaplarıyla çökertmis maymun safsatasını tarihe gömmüş büyük lider Aziz Erbakan gerici, sizmi ilericisiniz yahudi merkezlerine borazanlık yapmaktasınız sizin yularınızın kimlerin elinde olduğunu iyi bilmekteyiz.Merhum bir insanın arkasından konusulmaması gerektiğini size kimse öğretmedimi sizin kim bilir ne anormal durumlarınız varki sagcısı solcusu ülkücüsü herkesimin hizmetlerini hala hayırla yad ettiği Aziz Erbakan Hocamızın ismini ağzınıza alacak şerefden yoksunsunuz..Yükseklere tükürmeyin birgün yüzünüze düşer o tükürük size bulaşır tükürdüğünüzü yalamak zorunda kalırsınız.Sözüm size değil sizi ha..latanlara

İT’İ BOŞ YERE HAVLATMAZLARDI?
Enver Aysever’in durduk yerde Erbakan’a havlaması; önce sahibinin, cinsinin ve maksadının bilinmesi için önemliydi. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kimliği, kişiliği , bilimsel kariyeri en çok şeytanın dölledikleri tarafından takip edilirdi.
Öyleyse;
A) Birileri iki Erbakan ismini yan yana anarak Baba Erbakan’a hakaret edip oğul Erbakan’ın trendini mi yükseltmek istemekteydi?

B) Baba Erbakan’ı hayattayken karartmaya alarak gündemden uzak tutmaya çalışanlar oğul Fatih Erbakan’ı neden gündemde tutmaya çalışmaktaydı?

C) Olacak muhtemel bir gelişmede bu sefer MİLLİ ÇÖZÜM ve ŞAHSİ MANEVİSİ Siyonist ağababalarca Milli Görüşün gerçek temsilcileri olarak gözlerden uzak tutulmaya mı çalışılmaktaydı?

Necmettin Erbakan güneş gibidir!..
[b]
Enver Aysever Bey;

Yazımızda da belirtildiği üzere, ne kadar çırpınıp yırtınsanız da, iktidar ve çevresi kadar kıdemli ve elverişli bir ‘[u]Erbakan’a hıyanet ve hakaret menfaatçisi[/u]’ olamayacaksınız.

Okyanusta büyük balıkların sırtına binip onlardan nemalanmaya çalışan türler, nasıl ki o büyük balıkların artıklarını yemeye mahkumsa, sizler de ancak din istismarcılarından arta kalan birkaç küçük menfaate erişmekten öteye geçemeyeceksiniz.

Üstelik, Fatih Bey üzerinden Necmettin Erbakan Hocamıza yönelik, güya eleştiri, dolaylı yoldan ise Erbakan Hocamızın devamı-benzeri gibi göstermek suretiyle, Fatih Bey’e yönlendirme çabalarınız da beyhudedir.

Zira kıyas mantığına göre, aynı kulvarda ve yakın nitelikte olan iki olguyu kıyaslamanız gerekir. Aksi halde “Kıyas-ı Maalfarik / False Analogy” denen “Birbirine benzemeyen şeyler arasında yapılan kıyas yani, doğru olmayan ve hakikate uymayan mukayese” ile mantık hatası yapmış olursunuz.

Ayrıca, aralarında uçurum olan iki olguyu kıyas yaptığınızı iddia ederseniz; bu ancak dipte olanı, zirvede olan ile kıyaslayarak yüceltme ve doğrulama, ayrıca zirvedekini de küçültme ve aşağılama biçimidir.

Velhasıl, istediğiniz istismarı, algıyı, oyunu yapın, farketmez. Milli Çözüm feraseti ve cesareti karşısında ancak kendinizi kandırırsınız.

Ve kulağınıza küpe olsun;

[i]Necmettin Erbakan güneş gibidir;
Bakan gözde iman nuru yoksa, gözleri kör eder!
Elinle gözünü kapatsan, ancak kendi körlüğünü artırırsın.
Sırtını yaslasan içini ısıtır, mahrum olanlar donakalır…
Girdiği yeri aydınlatır, gaflet perdesini örten ise dalalet karanlıklarına kapılır!
Ve alt ettik, batırdık sanarsın, ertesi gün en parlak haliyle yeniden doğar!..

[/b][/i]

BÜTÜN İNSANLIK ERBAKAN HOCAMIZIN PROJELERİ İLE(EN BAŞTA ADİL DÜZEN PROGRAMI..) KURUTULAŞA ERMEYİ BEKLERLEN O’NA KARŞI BU CÜMLELERİ SARF ETMEK EN HAFİF TABİRİYLE CEHALETİN TA KENDİSİDİR, CEHALET DEĞİLSE…
Onun Milli Görüş davasına, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya sevdasına… Ve insanlığın tek ve gerçek kurtuluş reçetesi olan Adil Düzen programlarına, üstün bir feraset, cesaret ve samimiyetle sahip çıkan MİLLİ ÇÖZÜM Ekibi, Erbakan Hocamızın alt yapısını hazırladığı büyük devrim ve değişimi tamamlama konusunda şimdi görev başındadır ve kutlu dönüşüm oldukça yakındır!..

ERBAKAN HOCAMIZI DAHA İYİ TANIYABİLMEK VE ANLAMAK İÇİN ŞU VİDEONUN HER DAKİKASINI ÇOK DİKKATLİ İZLEMEK GEREKİR.

https://www.youtube.com/watch?v=zzP9WA9wLks&t=8379s

Kusana da Susana da Milli Çözüm YETER!
Rakı ile karı arasına sıkışan, modernlik ve gelişmişlik diye batı uşaklığını anlatan, türlü ahlaksızlık ve ibnelik hakları savunucusu olan enver aysever gibi niceleri her fırsatta çeşitli amaçlarla Aziz Erbakan Hocamıza sataşıyor ve bir yandan kinlerini kusarken bir yandan da iktidarın değirmenine su taşıyorlardı. Çünkü düşman bir tavırla sanki Hocamıza ihanet eden AKP değilmiş gibi gerçeğin üstünü örtüyorlar ve milletin aklını bulandırıyorlar. Kuyruk altına diken batırılan eşşek misali adeta anırarak konuşan bu ahmak takımından daha aşağıda olanlar ise elbette Aziz Erbakan Hocamızın ismini ve davasını istismar edenler olmaktadır. Çok şükür ki Milli Çözüm var ve susana da kusana da yedi sülalelerine yetecek cinsten cevapları veriyor.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
16
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...