YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69f2972d7f1ba
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 3 7
Bugün : 8248
Dün : 61552
Bu ay : 1685241
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53830299
IP'niz : 216.73.217.47

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

RAHMETLİ ERBAKAN VE TÜRKEŞ’LE İLGİLİ İBRETLİK RÜYALAR

 

 Nevzat TEMELTAŞ / Eskişehir / 27.07.2015

Rüyamda:

Aziz Erbakan Hocam ve Alparslan Türkeş, Nil Nehrinin kenarında abdest alıp namaz kılıyorlar ve her ikisi de çok neşeli bir halde görünüyorlar. Ben yanlarına yaklaşıp kendilerine selam veriyorum. Rahmetli Alparslan Türkeş: “Bu nehrin kaynağı cennettir!” diyor. Erbakan Hocam da mübarek başlarıyla Alparslan Türkeş’in dediğini tasdik ediyorlar. Ben: “Muhterem Hocam, resminizi çekip altına da ‘O, karanlığı delen yıldızdır!’ (Tarık Süresi: 3) ayetini yazdırıp tablo haline getirsem ve Ahmet AKGÜL Hocama göndersem müsaade eder misiniz?” diye soruyorum. Erbakan Hocam: “Öyle bir şey yapmanıza gerek yok, ben peygamber değil, bir kulum. Öyle yaparsanız şirk olabilir. Ayrıca namaz kılınan hiç bir yere resim asmayın kardeşim. Bizimle şu anda görüştüklerinin hepsi gerçektir. Alparslan’la biz Elhamdülillah çok rahatız. İkimiz de nakşi idik. Ahmet Akgül kardeşime de benden çok selam söyle!” deyince Alparslan Türkeş: “Maşallah, Ahmet Akgül çok iyi cihat ediyor fakat önünde bir merhale daha var Hocam, onu da aşacak ve Allah’ın izniyle zafere ulaşılacak, öyle değil mi?” diye sorunca Erbakan Hocam da: “Evet, o merhaleyi de aşar aşmaz zafer onundur Allah’ın izniyle, kalemi keskin olsun inşallah!” deyip dua ediyorlar ve “Biz burada rahatız, hizmetçilerimiz falan var. Elhamdülillah biz ümmetin ve ülkemizin vebalini almadık ve ne yaptıysak Allah rızası için yaptık!” buyuruyorlar. O arada uyandım.

Te’vili:

Erbakan Hocamızla Rahmetli Türkeş’in Nil Nehrinde abdest almaları; hem onların ahiretteki huzurlarına, hem de “Nil’den Fırat’a, büyük İsrail’i Kurma” hayalini taşıyan Siyonist odakların bu şeytani amaçlarına ulaşamayacaklarına ve onların planlarını bozacak büyük bir değişimin çok yakında yaşanacağına; Mümin ve metin Milli Görüşçü – Milli Çözümcülerle, Mümin ve çetin ülkücülerin gayret ve desteği ile Kutlu devrim ve değişimin yaklaştığına işarettir.

Erbakan Hocamız, Mehdiyet inkılabının mimarı, Hakikat davasının devamı, Hz. Peygamber Efendimizin varisi makamında seçkin bir şahsiyettir, ama elbette “kulluk” mertebesindedir. Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz son peygamberdir. Ulûhiyetten uzaklık noktasında bir peygamberle bir çekirge eşittir. Ama tecelli ve tezahür dereceleri elbette çeşitlidir. Herhangi bir alüminyum atomuyla bir fantom uçağı herhalde bir değildir. Yarattıkları arasındaki değer ve derece farkını belirleyen Yüce Rabbimizdir. İşte Hazreti Peygamber Efendimiz, İlahi tecelli ve tezahürün en son timsali ve zirvesidir. (SAV.) Velhasıl böylesi muhterem ve müstesna şahsiyetleri sevmek ve sahiplenmek, imanın ve vicdanlı insan olmanın gereği ve göstergesidir. Ama dikkat! Bu muhabbet asla ubudiyyet’e dönüşmemelidir, çünkü bu şirktir.

Her iki şahsiyet tarafından, Milli Çözümün hizmet görevlisine, tebrik, selam ve müjde gönderilmesi, haklı ve hayırlı çizgimizdeki gayretlere bir teşvik ve manevi takviyedir. Böbürlenip havalara girmek ve kendinde bir şeyler vehmedip kibirlenmek yerine, Rabbimize şükretmek ve ayağımızı kaydırmayıp hidayet ve istikamet buyurması için devamlı duaya yönelmek gerekir.

Bu rüya aynı zamanda Milli duyarlılıkları yüksek, cesur ve onurlu ülkücülerle, sağlam, şuurlu ve huzurlu Milli Görüşçülerin ve Milli Çözüm ekibinin biri birlerini daha iyi anlama, ortak Milli ve Manevi değerler etrafında fikren ve kalben halkalanma, iman ve vatan düşmanlarına karşı birlikte akılcı ve caydırıcı tavır alma noktasında sorumlu ve uyumlu hareket etmelerini de ikaz ve işaret etmektedir.

En doğrusunu Allah bilir.

 

Nevzat GÜNDÜZ / Gebze / 21.07.2015

Rüyamda:

Bir toplantı çıkışında Sn. Devlet BAHÇELİ ile karşılaşıyoruz. Kendimizi tanıtmak için söze başlayınca o bizleri tanıdığını ve Milli Çözüm yazarı olduğumuzu söylüyor. Ve Ahmet Akgül Hocamızı soruyor. “Uzun zamandır kendisinin hal ve hatırını soramadım, herhangi bir ihtiyacı var mı? Yardımcı olmaktan şeref duyarız!” deyince ben“Hayır, Hocamız çok iyiler, teşekkür ederiz!” diyorum. Kendisi: “Bir ara müsait olurlarsa Ahmet Hocamızla görüşelim!” diyorlar ve beraberce bir ofise çıkıyoruz. Sn. Devlet BAHÇELİ bir koltuğa oturuyor, eline bir kitap alıp onun içinden önemli gördüğü yerleri kısa kısa özet halinde okumaya başlıyor. O sırada yanımda A. Ç. kardeşimiz ve M. T.’nin ortağı H. K. oturuyor. Devlet Bahçeli’yi dikkatli dinlememiz gerektiği için, saygıda kusur etmememiz lazım diye içimden geçiriyorum fakat A.Ç. kardeşimiz: “Devlet Bey’in elindeki kitabın yazarının Adil Düzeni çok iyi anladığını ve MHP Teşkilatlarının başına eğitimci yapılsa çok iyi olacağını” fısıldıyor. Ben sessiz olsunlar diye uğraşıyorum, biraz sonra A.Ç. kardeşimiz elinde tuttuğu Adil Düzen kitabını “Bunu hemen Devlet Bey’e verelim!” deyince ben A.Ç. kardeşime: “Devlet Bey’de o kitaptan var. Zaten konuşması da henüz bitmedi, bekle sözünü bitirsin takdim ederiz. Böyle aceleci ve müdahaleci davranırsan, seni bir daha böyle görüşmelere getirmem!” diye susması için ikaz ediyorum. H.K.’nin ayak ayaküstüne atmış olduğunu görünce: “Ayıptır, indir ayağını, edepli otur!” diye uyarıyorum. Bu arada Devlet Bey’in elindeki kitabın arka sayfasında kitabı yazan şahsın fotoğrafını görüyorum, ama ismini çıkaramıyorum. Birden aynı rüyadaki sahne değişiyor.

Sonrasında Ahmet Akgül Hocamızla birlikte Gebze’de bir toplantıya katılmak için giderken Sn. Devlet Bahçeli ile yaptığımız görüşmeyi kendilerine anlatıyorum ve “Devlet Bey sizinle görüşmek istiyor” diyorum. Ahmet Hocamız da: “Görüşürüz inşallah!” yanıtını veriyor. Çok geçmeden telefonum çalıyor, açınca Sn. Devlet Bahçeli olduğunu fark ediyorum. Bana: “Eğer Hocamız da müsaitlerse Gebze’de ‘Kebap Diyarı’ lokantasında görüşelim!” diyor. Ben ise Ahmet Hocamızla görüşüp kendisine döneceğimi söylüyorum ve Ahmet Hocamıza durumu iletiyorum. Hocamız bana: “Elbette, hemen gidelim!” buyuruyor. Derken münasip ve müsait bir lokantada Ahmet Akgül Hocamızla Sn. Devlet Bahçeli karşılıklı oturdular. Konuşmaya Sn. Devlet Bahçeli başladılar ve Ahmet Hocamıza: “Zati aliniz Aytunç Altındal ile konferanslara gidiyorsunuz ama o şahıs bizden değil, ancak onunla birlikte ölen biri vardı ya işte o iyi bir Müslümandı!” deyince Ahmet Hocamız: “Ben Aytunç Bey’i tanıyorum, o bizim oradaki Elaziz ekibinden” diyor. Çok daha önemli bilgileri Ahmet Hocamız kendilerine anlatınca Devlet Bahçeli hayretle ve hürmetle dinliyor. Yine Sn. Bahçeli sözü TSK’ya getirip: “Bizim dönemimizde ordu daha iyi idi. (Kendisi de önceleri orduda generalmiş) Şimdi bazı sıkıntılar var” deyince Ahmet Hocamız ordunun özel durumunu, stratejik konumunu, ürkek ve gevşek değil ama sabırlı ve akılcı tutumunu bir iki cümle ile anlatınca Devlet Bey dikkatlice dinliyor ve seviniyor. O esnada ben de: “Seçimden önce Ahmet Hocamızla özel bir konu görüşülmüş idi” diye düşünüyorum ve “o mevzudan Devlet Bey’in haberi varmış” diye içimden geçiriyorum. Bu arada Devlet Bahçeli Bey’e bir telefon gelince görüşmek için dışarı çıkıyorlar ve böylece uyanıyorum.

Bu arada Sn. Bahçeli iki kişiden bahsediyor. “Biri ne ise de diğerine güvenilmez” diye uyarıyor. 

Te’vili:

 a) Sayın Devlet Bahçeli’nin, Milli Çizgide ve yüksek bir duyarlılık halinde olduğuna, ayrıca Milli Çözüm önerilerine yatkınlığına…

b) Ülkenin birliği ve Milletin dirliği hatırına, sorunlarımızın ortak sorumluluk bilinciyle aşılması lüzumuna işarettir.

c) Böylesi önemli şahsiyetlerin yanında edep ve hürmet ölçülerine dikkatli davranma gereği öğretilmektedir.

d) Milli Çözüm Dergisindeki yazılarımızı ve başta “Adil Düzen” olmak üzere diğer Kitaplarımızın çok hayırlı, yararlı ve yaklaştırıcı bir rol oynadığına dikkat çeken bir müjdedir.

e) Sağlam Ülkücülerle, sadık Milli Görüşçülerin ortak fikri gayretleriyle önemli mesafeler alınıp bu zor merhalenin aşılacağına da bir alamettir.

En doğrusun Allah bilir.

 

Tuba TAŞKIN / Elazığ / 23.07.2015

Rüyamda:

Yokuş bir yoldan, aşağıya doğru kalabalık bir toplulukla yürüyorum. Yürüyen insanlar içinde çoğunluk uzun boylu, cübbeli, sarıklı insanlar var ve duruşları beni çok ürkütüyor. Yürüdüğümüz yolun sonunda Mekke şehri karşımıza çıkıyor. Mekke sular altında kalmış oluyor ama biz yürüdükçe sular çekiliyor ve şehir açığa çıkıyor. Su altından çıkan insanların bir kısmı koyun, deve, sığır gibi hayvanları kurban ediyorlar. Bir kısmı da insanları kurban etmeye hazırlanıyorlar. Kurban edilecek insanlar da kurban edilmeyi hevesle bekliyorlar, bıçaktan ve kesilmekten hiç korkmuyorlar. Bir tarafta da babamı (Ahmet Akgül Hocamızı) yanında bir koyun ile hazır beklerken görüyorum. Babama: “Baba, acaba bu koyun kurban olacağını bilse senin yanında durur muydu?” diye soruyorum. Babam da: “Eğer durmazsa ben de kendimi kurban ederim” deyip keskin bıçağı boynuna dayıyor. Ben de çok üzülüp ağlamaya başlıyorum. Babam da bana: “Kızım üzülme, sevin; çünkü Allah yoluna kurban olmak can acıtmaz!” deyip beni teselli ediyor ve uyanıyorum.

Te’vili: Sular altında kalan Mekke’nin sel baskınından kurtulması, Siyonist sistemin yıkılışına ve Adil Düzenin ortaya çıkışına alamettir. Allah için kurban olmayı istemek ise, inşallah sonunda şehit edileceğine işarettir. En doğrusunu Allah bilir.

 

Tuba TAŞKIN / Elazığ / 07.07.2015

Rüyamda:

Kâbe’de oluyoruz. Yanımda eşim ve çocuklarımla tavaf yapıyoruz. Tavaf yaparken “Ya Rabbim, Sen yine mi nasip ettin” diyerek ağlıyorum. Tavaf ederken tanıdık simalar görüyorum (Hafız Cuma’nın kızları). Daha sonra yengem Vildan yanıma geliyor ve bana: “Benim fotoğrafımı çeker misin? İlk geldiğimde çok mutlu olamadım, ama şimdi çok mutluyum” diyor. Kâbe’nin bir tarafında babamı arkasında kalabalık olmayan bir cemaate namaz kıldırırken görüyorum.

Tavaf ederken yanıma (Genelev kılıklı kızlarla cıvıklaşan ve Siyonist İsrail’i aklamaya çalışan) A.O. geliyor. Bana kötü bir niyetle yaklaşıp: “Yüzün dikkatimi çekti, demek sen Ahmet Hocanın kızısın” diyor. Tedirgin halde babamın yanına gidip bu olayı anlatıyorum. Babam çok sinirleniyor. O sırada A.O. Kâbe’nin tam karşısında yüksek bir taht üzerinde gururla oturuyor ve kendisini Beytullah’tan üstün zannediyor. Babam hemen oraya çıkıp A.O.’yu dövmeye başlıyor. O’nun boyu çok uzun görünüyor. Bu sırada Kâbe’de olan her ülkeden insanlar babam için: “Bu adamın yaptığı, Peygamber’in cahiliye devrinde Kâbe’deki putları kırması gibidir!” diyerek A.O.’yu pataklayıp, linç ediyorlar. Bu sırada ben içimden: “Ahir zamanda sahte Mehdileri öldürecek kişi babammış” diye seviniyorum. Daha sonra, bayram namazındaki gibi tekbirler getiriliyor. Bayram Namazına niyet edip namaz kılıyoruz ve o heyecanla uyanıyorum.

Te’vili: Kâbe’de Bayram namazını kıldırmak ve hutbe okutmak devlet başkanlığına ve büyük bir devrim hazırlığına işarettir. Bu rüya çok önemli ve bütün ümmeti ilgilendiren büyük devlet görevlerine getirilmeye de alamettir. (A.O. gibi) fasık, münafık ve bidatçı şahısların İslam Süfyanının yardımcıları olduklarına ve kendilerini Beytullah’ın şahsı manevisinden bile üstün tutacak kadar sapıttıklarına dikkat çekilmekte, bu tür tahripçilerin Milli Çözüm eliyle hadlerinin bildirildiği ve bildirileceği de müjdelenmektedir. Zaten haccetmek izzet, devlet ve kudrete erişileceğine işarettir. Asıl önemli olan yüksek devlet görevlerine gelmek değil, Kur’ani gerçekleri tebliğ etmek ve ilmi–siyasi cihadımızı sürdürmek suretiyle, bu kutlu neticeler hâsıl olmuş gibi sevap elde etmek ve Rabbimizin rızasına erişmektir. En doğrusunu elbette Allah bilir.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Diğer Yazarlar

Diğer Yazarlar

Subscribe
Bildir
10 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

vakit yaklaşıyor
son zamanlarda yaşadığımız bu gelişmeler aslında bazen bize garip gelen rüyaların ne denli hikmetli ve yol gösterici olduğununda kanıtı olduğunu düşünüyorum tüm milli ve manevi değerlere bağlı insanlarımızında emeğiyle milliçözümün ve kahraman ordumuzun önderliğinde büyük savaşın yani armageddonun zafer kazanan tarafının inşallah bizler olacağını müjdeliyor ama asıl önemli olan zaferden sonra değil zaferden önce safını seçebilen kullar arasında yer almak tüm zulme uğrayan müslümanların ve insanlığın saadeti için dünyada yenibir oluşum şart siyonizm artık parçalanma noktasında ve sadece son kozlarını oynayıp var güçleriyle ülkemizi parçalamaya çalışıyorlar inşallah bunu başaramayacaklar Rabbim bizleri yolundan ayırmasın ve sadık olanlardan kılsın.

MÜJDELER-UYARILAR
Müminler olarak Rabbimizden gelen her mesaja dikkat etmesi gerenkenleriz.Elbetteki Kuranı Kerimdeki tüm ayetleri,Resullullah(sav) tüm söz ve fiil ve hallerini anlamayıp uygulamaya çalışmalıyız. Bu meyanda Kur’anın, Resulullahın(sav)yolunun en güzel temsilcisi olarak Cennet Mekan Erbakan Hocamızın ve Onun en sadık temsilcisi olarak Ahmet Akgül Hocamızın yolunu anlama ve takip etmede büyük bir hassasiyet göstermek gerekir. Özellikle de inceliklerde. Bu olduğunda Allahın lütfu inayeti ile fikrimizde,zikrimizde yanlışa düşme kolay kolay olmayacaktır. Rabbimizden bir rahmet olarak görülen sadık rüyalarla da destekleniyor olmak bizler için büyük bir lütuftur.Görülen rüyalarla ilgili bizde oluşan hissiyat şu şekildedir: Milli Çözümün özellikle ahirzaman anlayışı tarihin en manevi sırlı içeriklerine sahiptir.Yani bunu genel üslup edinmek(ki Milli Çözüm dergisinin genel üslubu tüm insanlığı içeren bir kapsamda Rabbimizin rızası çerçevesinde insanları ortak paydalar da buluştuşturmaya çalışmaktadır)ana mesajımızın genelleşmesine engel olabilmektedir. Daha özgü olan bilgiler herkezin aklına yatmamakta ve bu hayırlı çalışmalara karşı yönlimde ön yargılar oluşturmaktadır. Yani bazı manevi özel mesajlar biraz ilgi gösterdiler diye insanlara hemen aktarılmamalıdır. Yani ‘Hak ehaktan ehaktır’ prensibine dikkat edilmelidir. Bunun yanında herşeyden önce muhabbetimiz,ilticamız vb Rabbimize olmalıdır.Onun izni ile gerçekleşen tecellileri Onun(haşa) önüne alıyormuş algısı verecek hal ,söz ve davranışlara dikkat edilmelidir.
. Allahın rahmeti olarak Ahmet Akgül Hocamız vesilesi ile bize bahşedilen Milli Çözüm şuuru ve hikmetinin bizlerde özgüven oluşturması diğer fikriyattaki insanlara karşı bizi böbürlenmeye, kendimizi üstün görmeye vb itmemelidir.(Ki bu Milli Çözüm şuur ve hikmetine aykırı hareket etmek anlamına gelir. ) Söz ve davranışlarımızda muhataplarımıza karşı belirli bir düzey ve saygı olmalıdır. Aksi halde bizim yanlış tutumumuz dolayısı ile fikren bize çok yaklaşmış insanların Hakka tabi olmalarına engel olmak gibi bir bedbahtlığa düşeriz ki bunun vebali büyüktür. Milli Mutabakatın doğru adreste oluşmasında bunun önemi çok büyüktür.
. Yaşadığımız ahirzamanda- tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar -müslümanlar paramparça bir haldeler. Bu fitne ortamında kimisi Radikal anlayışlarla bırakın müslüman olmayan dıştaki insanları iman etmiş müslümanları bile korkutan,dehşete düşüren bir vahşetin , bağnazlığın, kabalığın temsilcileri olarak İslama zarar verirlerken kimileri de olabildiğince laçka,dejenere,layt ve cıvık davranışlarla İslama zarar vermekteler. İşte böyle bir ortamda başta İslam Aleminde olmak üzere tüm vicdan sahibi insanlar İslamın Hakikatinin idraklere sunulmasını diğer batıl (zulmedici ve saptırıcı)yaklaşımların fitnelerinin (Ki toplamda Deccal Fitnesinin) sona erdirilmesini beklemekteler. Ve Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan sadece Onun rızasını gözeten tüm emirlere gönülden bağlanan bir İslam Anlayışının yeniden ortaya çıkmasını beklemekte bir çok müslüman. Canını dahi kurban etmeye hazır bir teslimiyet. İnşallah Ahmet Hocamız tüm fiilleriyle bu yeniden diriliş ortaya çıkış hareketinin Erbakan Hocamızın bizce manevi vekili olarak öncülüğünü yapmaktadır. Ve inşallah Ona muzafferiyet verilecektir. Ve inşallah dünyada gelişen olaylar bu zaferin adım adım yaklaştığını göstermektedir. Görülen rüyalar da hem bizleri bu ulvi davada dikkatli olmaya çağırmakta hem de müjdelenen günlerin hızla yaklaştığını müjdelemektedir. En doğrusunu (her şeyi bilen) Rabbimiz bilir.

Ahir Zamanın Nübüvvetten Cüzler…
Malumdur ki sadık rüyalar ahir zamanda Nübüvvetten bir Cüzdür.

Öncelikle rüya ilmini az çok bilenler anlamıştır ki bu rüyalar “rüyayı sadıka” hükmündedir ve azim ve eğitim maksatlıdır.

Elbette Milli Görüş inancına sahip olmayanların inanması zor olabilir ancak iman ve izan ehli, siyonizm düşmanı ve Fetih aşkıyla yanan her müslümanın bu rüyaları saygı-hoşgörü çerçevesinde okuması ve en azından “inşallah” demesi duyarlılığın azami göstergesidir.

Gönül ekranı bu rüyaları görecek kadar temiz ve ilmi bu rüyaları yorumlayacak kadar engin olanlara selam olsun. Allah’ın izni ile siyonizmin (deccalin) zulüm ve sömürü saltanatı ayet ve hadislerle sabittir ki yıkılacaktır ve inşallah bu rüyalar da herkesçe hissedilen bir dönüşüm sürecinde bu zamanın yakın olduğuna işarettir. Diğer taraftan Erbakan Hocamızın vefatı öncesi işaret buyurduğu “Milli Hassasiyet Sahiplerinin” ortak değerlerde mutabakat ve ittifakı ile bu sürecin işleyeceği aşikardır. Zaten rüyaların mahiyetinde de bu anlaşılmaktadır.

Tecelliyat kavramının her nefsin derecesine göre idrak edilebileceği, en büyük cihadı Milli Çözüm’ün gerçekleştirdiği ve derdin sadece bir fetih değil “Rıza-i İlahi” olması gerektiği, Allah’ın vaadi gibi büyük nimetlere talib olanların tabiri caizse “Devlet Terbiyesi” ne sahip olmaları gerektiği hususları bu sadık rüyalardan alınacak dersler içerisinde gözükmektedir.

Zulüm saltanatına baş kaldırarak en büyük Cihadı yapan Sadık Dava Erlerine selam olsun…

Rüyalar Siyonizmin Yok Oluşunu İşaret Ediyor
Rüyaları gören birçok kardeşimizi yakinen tanıyoruz. Sözlerinin-özlerinin doğruluğuna sadece bizler değil hasımları şahitlik eder.
Bir amel; Kur’an, Sünnet, İcma, Kıyas hükümlerine ters olduğu halde sadece rüyaları delil alarak doğruluğuna inanmak nasıl ki yanlışsa, RÜYALARI YOK SAYMAK SADECE BİLİÇ ALTI BİR KISIM KURUNTULAR SAYMAKTA BİR OKADAR YANLIŞ VE KURAN’A AYKIRI BİR DÜŞÜNCE ŞEKLİDİR. (Yusuf Suresinin neredeyse tamamının rüyalardan bahseden ayetlerden oluştuğunu olduğunu biliyoruz.)
Farklı şehirlerde, farklı görüşlere sahip, birbirlerini tanımayan birçok kardeşlerimizin gördüğü rüyaların birçok hikmetiyle beraber hemen hemen hepsinin; Batıl Düzenin(Siyonizm’in) Yıkılıp yerin Adil Düzenin kurulacağını işaret etmesi ve bu müjdeye vatan perver insanların, sadık Milli Görüşçülerin sahip çıktığına, Muhterem AHMET AKGÜL Hocamızın liderliğiyle taçlanacağına işaret etmektedir. Hiçbir şer güçte buna mani olamayacaktır inşallah.

YANSIMALAR
Rüyalar ölçü değil fakat her devirde hakikate götüren araçlardan biri…

Ben de çocukluğumda Deccal ile ilgili görmüştüm. Deccale dair hiçbir şey bilmediğim halde rüyamda; zengin-kodaman ama kötü derneklerini görmüş, tabelasında yazan İngilizce kelimenin manasını çözmüştüm.

Sabah kalktığımda sözlüğü açtım gerçekten de manası doğruydu.

Ahir Zamanda ise çok daha işlevsel belki rüyalar.

Görenlere selam olsun.

Son hazırlık
Rahmetli Erbakan hocamızın Esam konferanslarında anlattığı Hak ile batıl mücadelesi ve hükümranlık süreleri ve son tahlilde bugün ki Batılı Zulüm ve sömürü düzeninin bitişi üzerine muhterem Ahmet hocamın derin bir feraset ve basiretle adım adım tarif ettiği bu çöküş ve inşallah kökten yokoluş süreci için sadık ve samimi dava erlerinin son hazırlıkları yapılmaktadır. Her bir rüya aşama aşama sürece dair bilgiler vermekte ve madden hazırlığın yanında manen hazırlık için de dersler sunmaktadır. Evet madden bu mücadeleye doğru yol alırken bu bayrağa bu vatana gönülden bağlı ve taviz kabul etmeyen tüm kişiler bu Mücadelede yer alacaktır ve almalıdır da. Manen ise cennet ve rıza kavgamızı sadece şahsımız için değil çevremiz, toplumumuz ve tüm insanlar için de sürdürmeliyiz. Haksızlığa ve zülme karşı mğcadelede insanların bulunmasına ön ayak olarak onların da Rızâ-i Ilahiye ulaşmasına vesile olmak gerekmektedir. İnşallah o mübarek günlerde Mevladan en çok korkan sadıklardan oluruz. Rabbim istikametinden, şuurlu sevdiklerinden ve bu müjdelere mazhar olmaktan ayırmasın. Amin

SADIK RUYALAR NÜBÜVVETİN KIRK ALTIDA BİRİDİR !…
Kur’an-ı Kerim’de Yusuf, Saffat ve Fetih surelerinde ve 15 kadar ayette rü’yadan ve rü’yaların yorumlarından bahsedilip, rüyaların önemli işaretlerine dikkat çekilmiş, hatta Hz. Peygamber Efendimiz bizzat istihareyi emretmiştir.
Hadislerde rüyanın insan hayatındaki yerine ve önemine defalarca değinilmiştir. Resûl-i Ekrem’e (S.A.V.) ilk vahiy sâlih rüya şeklinde gelmiş, altı ay müddetle vahiy bu şekilde devam etmiştir. Bir hadiste yirmi üç yıllık vahiy müddeti içerisindeki bu altı aylık zaman dilimi kastedilerek, “Müminin sâdık rüyası nübüvvetin kırk altıda biridir” buyurulmuş, vahyin kesilmesine karşılık mübeşşirâtın devam ettiği bildirilmiştir (Buhârî, “Ta’bîr”, 6). Hadis mecmualarında “Kitâbü’r-Rü’yâ” ve “Kitâbü Ta‘bîri’r-rü’yâ” başlığı altında Hz. Peygamber’in rüyalarına ve yorumlarına yer verilmiştir. Resûlullah’ın sabah namazından sonra sahâbîlere, “İçinizde rüya gören var mı?” diye sorduğu, varsa tabir ettiği[6], zaman zaman kendi rüyalarını da anlattığı ve tabir ettiği yahut ashaptan birine tabir ettirdiği, güzel rüyaların anlatılıp tabir edilmesini hoş karşıladığı, kötü rüyaların anlatılmasını ve tabir edilmesini istemediği belirtilmiştir. Öte yandan ashap içinde Hz. Ebû Bekir’in rüyaları isabetli tabir ettiğine dair yaygın bir kanaat vardır. Ezanı ilk önce rüyasında görenin Abdullah b. Zeyd b. Sa‘lebe olduğu ve Resûl-i Ekrem’in de bunu onayladığı bilinmektedir.
Hal böyle olunca okuduğumuz bu rüyaların sadık rüyalar safhasında olduğunu anlıyoruz. 5778 SENEDİR CANHIRAŞHANE ÇALIŞAN BU SIYONIZM, karşısında Milli Görüş hareketinin kutlu lideri muhterem Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN hocamız en az 42 yıl boyunca hem bu Siyonizm denen zulum ve sömürü sahıblerinin düzenlerini DEŞİFRE etti hemde onların 5778 senelik çalışmalarını boşa çıkaracak ÜSTÜN SAVAŞ TEKNOLOJILERİNİ yaparak inşallah şartların olgunlaştığı şu günlerde kullanılacak olan bu savaş ve silah teknolojılerıyle tarıhın çöplüğüne gömülüp gidecektir…

O SAVAŞ TEKNOLOJILERINDEN HABERDAR OLMAK İSTEYENLER AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ TIKLAYARAK İNCELEMEDE BULUNABILIRLER:
1* http://www.necmettinerbakan.net/haberler/videolarla-erbakan-39in-teknolojisi-ve-tsk-sevgisi.html
2* http://www.necmettinerbakan.net/page.php?act=videoListe&katID=22&name=videolarla-erbakan-in-teknolojisi-ve-tsk-sevgisi

Okuduğumuz bu rüyalardan da anlıyoruz ki, kominizm ve kapıtalizm bu ınsanlığa huzur ve refah veremedi..Çare tek…Tek bir çare var : Zulüm ve sömürü üzerine kurulan ve halen ülkemizde ve yeryüzünde uygulanan emperyalist ve kapitalist sömürü sistemine karşı, yeterli ve tutarlı yegane alternatif program olarak sunulan ve kuvvetin değil Hakkın üstün olduğunu savunan ve “Mutlak Doğrular” esas alınıp “Mutlak Yanlışlar” dan sakınılarak hazırlanan, ilmi, ahlaki, siyası ve ekonomik Adil Düzen programları şimdilik çok gerekli ve gerçekçi bir proje durumundadır ve asıl fiilen uygulama safhasında önemi ve özelliği daha da anlaşılacak ve olgunlaşacaktır.
Bu ADİL DÜZEN projelerini yıllar evveli dillendiren, anlatan, gerekliliğini, savunan, gündeme getiren, bu projeye tüm kalbiyle İNANAN başta Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN hocamız olmak üzere ınsanlığın anlamasını sağlayan kitaplarıyla makaleleriyle O ÜSTÜN KALEMİYLE bızlere duyuran gayret eden ARŞ. YZR. SİYASET BİLİMCİ VE DÜŞÜNÜR MUHTEREM AHMET AKGÜL hocamıza sonsuz teşekkurlerımızı arzederken cenabı hakk kendıelrınden sonsuz razı ve dahı memnun olsun diyoruz…Tabiki bu ADİL DÜZEN projelerini uygulamaya başlamadan evvel tüm insan grublarının böyle bır düzene hazır hale geliyor olmasıda buyuk mutluluk verıcı durum. Artık sıyonızmin son demleri çaresiz bişekilde ortada kalakaldı işbirlikçileri.. H er insan grubunun için de vatansever haın olmayan ulkesıne vatanına mılletıne ıhanet etmeyen niyette kımseler var bu kımsselerın bır araya gelip MİLLİ MUTABAKAT HUKUMETI KURMALARININ TAM ZAMANI GELDİ diye düşünüyorum.
Allah sonumuzu hayretsin inşallah. Allah Milli Çözüm ve ekibinden hassaten muhterem AHMET AKGÜL hocamızdan razı olsun …

ANLAMAYA ÇALIŞTIM
1.Rüya:
A)Armageddon savaşında ülkücü ve sadık milli ğörüşcülerin beraberliklerine işaret var.
B)Hocmızın hakikatının izharının yanlış anlaşılmalara sebep olacağından herkes içinde yaşaması gerektiği..
2.Rüya:
Hareket ve tavırlarımızın Olgun ve Erdemli, Brokratik temsil noktasında vakarlı(ağırbaşlı), sorumluluk sahibi olmamızı salık veriyor.
3.Rüya:
Davsı uğrunda Şehadeti Arzulayarak beklemek gerektiği. En sevdiklerini dahi feda etmeye pskolojik hazırlığı öğretiyor..

Beklenen günlerin arefesinde olunduğu..
AKGÜL HOCAMIZIN hakikati müjdeleniyor.

4.Rüya:
Allah’ın korumasının üzerimizde olduğu..
Milli Çözümün Fetih Namazı işaret ediliyor..

“En Doğrusunu Allah Bilir”.

Manevî Milli İttifak
Ahir zamanda mü’minlerin gördüğü rüyalar Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) in buyurduğu gibi : “Peygamberliğin kırk cüz’ünden bir cüz’dür”… yani mümin gönüllere ilahi ilhamlardır.
Aziz Erbakan Hocamızın manada Sayın Türkeş ile Milli İttifakı kurduğu müjdelenen bu rüya yakın zamanda elbette bir şekilde somut şekilde görünür bir hal alacaktır…
Hem Milli İttifak; “Altımızdan toprak kayıyor” buyurarak Aziz Erbakan Hocamınız vefatından önceki son vasiyeti değil miydi zaten?…
Mevcud Saadet Partisi yönetiminin Aziz Erbakan Hocamıza atılan iftiraya sessiz kalması ve ciddi bir muhalefet ortaya koyamamaları;bugünkü Saadet kadrosunun yetersizliğinin ve beceriksizliğinin resmidir. Ülkenin ve ümmetin tek kurtuluş umudu olan adresi boş yere işgal etmek veballerin en büyüğüdür. Seçim öncesi Saadet Partisi ile Büyük Birlik Partisi’nin kurduğu ittifakın başarısız olması aslında birinci dereceden istifa sebebiydi…Ama Türkiye’de siyasilerin istifa etmek gibi bir onurlu davranış sergiledikleri Türk siyasi tarihinde pek görülen bir şey değildir.
Gönüllerin arzusu, bu ittifaka Mhp’nin de dahil olması idi elbette ama görülen rüyadan anladığım kadarıyla; demek ki Saadet Partisindeki mevcud kadroyla meclise girilse bile ortaya hayırlı bir sonuç çıkmayacak idi.
Ve rüyanın asıl müjdesi;
Milli Görüşün gerçek mümessilinin şu an ki Saadet kadrolarının değil; Muhterem Üstadımız Ahmet AKGÜL Hocamızın bu göreve ehliyetli ve yetkili zât olduğunun müjdesidir…
Zaten Aziz Erbakan Hocamızın ADİL DÜZEN Projelerine Sayın Ahmet AKGÜL ve Milli Çözüm Dergisi’den başkası da sahip çıkmamaktadır.

Hangi Kaynak
Bu sadık rüyalar, her birimiz için:Birer iman-şuur takviyesi, edep-hürmet dersi,sadakat -vefa örneği,hikmet – hakikat levhaları vazifesi görüyor-görmelidir!
Milli birlik ve bütünlüğümüzün bozulmak istendiği ,manevi degerlermizin içlerinin boşaltılıp topyekün ruhsuzlaştırılmaya çalışıldığımız böyle süreçlerde;önümüzü aydınlatan yol gösterici mesaj ve ibretlerle dolu bu rüyalar Milli Çözüm’ün nasıl bir ‘Hakikat Irmağı’ndan beslendiğini,nasıl bir kudsi kuvvetin destekçisi olduğunun da bir göstergesidir!
Çok ayrı kültür,yaşam..vb standartına sahip şahısların hep aynı hakikati vurgulayıcı nitelikteki rüyaları ayni nurani kaynaktan fışkırdığının bir ispatıdır!
Aslında temiz ve dikkatlı bir akıl ve selim bir kalple bakıldığında rahatlıkla anlaşılacak gerçeklerin, bir kez daha rüyalar yoluyla teyit edilmesi :Milli Çözüm’ün hizmetinin nemenem bir değere sahip olduğunun çok net bir göstergesi;Milli Görüş ‘ün manevi mirasının gerçek sahibinin kim olduğunun bir izahı ,Aziz Erbakan Hocamızın hakiki hüviyeti,Milli Çözüm’ün üstadı olan Şahsiyetin gerçeği ve vazifesinin ehemniyet ve kudsiyetinin bir izah-ispatıdır!!!
Suyun icindeki balık misali işin değerini anlayamayan bizlerin gözünü açmaya ,gayretimizi kamçılamaya vesile olması gereken bu ruyaların Sahib-i Hakikisine şükrederken ayaklarımızı sabit kılması,şaşırtıp şımartmaması için dua ediyoruz….Rabbımız bizi bu’Hak Kapısından’ ayırmasın!…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...