ATLI KARINCAYA SEN DE BİN ALİ!
Başbakanlık diyerek, şu boş beleş koltuğa
Atlı karınca gibi, sen de koşup bin Ali!..
Sarayın baş kâhyası, bekçisidir otluğa
Biraz da sen oyalan, sonra durup in Ali!..
Gevşek ama gayretli, tam düşük profilli
Makam çıkar sarhoşu, çok yüksek promilli
Az bulunur be dostum, ta doğuştan torpilli
Artık gez dolaş bütün, Amerika Çin Ali!..
Hep bakarkör olunca, başbakanlık nafile
Kur’an düzeni yoksa, batıl yolda kafile
Bak takvalık taslıyor, şalvar ve çarşaf ile
İstismar aracıdır, bunlar için Din Ali!..
Bu ne Haçlı sevdası, Papa mı pederiniz
İslam’a sarılmazsan, kesindir hederiniz
Başarının sırrını, öğretir lideriniz
“Sen halkına horozlan, Gavura hep sin Ali!..”
Hakaretler yağdırıp, beddualar fırlatan
Bak size saldırıyor, FETÖ denen şarlatan
Bir zaman kendisiydi, Erdoğan’ı parlatan
Bırakma girilmedik, velev bir tek in Ali!..
Davultozu ders olsun, önce övüneceksin
Sonra bin pişman olup, dizin dövüneceksin
Boşbakan oldum diye, boşa sevineceksin
Ne yoldaşlar tutuyor, sana karşı kin Ali!..
Sarık sakal boyları, manevi rütbesiymiş
Rezaletin saklayan, o süslü cübbesiymiş
Erbakan’a laf atan, şu ekran zübbesiymiş
Haydi çarp fasıkları, görsünler tam cin Ali!..
Halk içre boyun büker, san ki Hak’la rabıta
Hiç vicdanı olmuyor, günahlara zabıta
Leşleri şişip kokar, konulunca tabuta
“Kazı kazan” oynarlar, derler ki “vin-vin” Ali!..
Adil Düzeni tanı, Kur’an’a uygun davran
Aksi halde Beytullah, vallahi olur Havran
Reise değil Rabbe, uymazsan daim kıvran
Sen bir istesen dahi, Allah verir bin Ali!..
Haykırdığım hakikat, sakın sanma masaldır
Hikaye anlatmıyom, en gerçekçi misaldır
Kur’an ayetleri ki, kurgu değil kutsaldır
Çok bilgiçlik taslama, cilan çürük hin Ali!..

Binali Yıldırım Cumhurbaşkanına Başbakanım Diye Hitap Ederken ki Hali!?
28 Mayıs 2016 Diyarbakır’da toplu açılış töreninde konuşan Binali Yıldırım “Başbakan” olduğunu unuttu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitap ederken “Sayın Başbakanım” ifadesini kullandı.[1]
Yani zamanında bunlar ERBAKAN hocaya ‘tek sulta’ dedilerdi ve Mili Görüşten öyle ayrıldılardı. Oysaki Erbakan hoca tek sultalık yapmadı hiç bir zaman. İstişareye önem bir liderdi Erbakan Hoca. Ama bunlar Milli görüşten ayrılırken bunu bahane etiler veya bu ıftırayı atarak ayrıldılardı. Şimdi görüyoruz ki TEK SULTALIK nasıl yapılırmış gösteriyorlar.Yani Erbakan hocaya ne iftira atılarsa hepsi başlarına fazlasıyla geldi gelmeye devam ediyor. Daha bugünleri iyi günleri diye düşünüyorum. Ne günler göreceğiz daha…
Başbakanlık diyerek, şu boş beleş koltuğa
Atlı karınca gibi, sen de koşup bin Ali!..
Sarayın baş kâhyası, bekçisidir otluğa
Biraz da sen oyalan, sonra durup in Ali!.
[1] http://www.aktifhaber.com/binali-yildirimin-dili-surctu-erdogana-sayin-basbakanim-diye-hitap-etti-1348430h.htm
Binali Yıldırım Teke Tek Programında Fatih Altaylı’ya İtiraf Gibi Yaptığı Açıklamalar
Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler.(Manası: Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle mert çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. övünülmeyecek şeylerle övünülmez anlamında kullanılır(dı/mış).( eksisozluk.com))
Binali Yıldırım Teke Tek Programında Fatih Altaylı’ya İtiraf Gibi Yaptığı O Açıklamalar
Binali Yıldırım: Yani dediğiniz anlamda. Yani RAKISINI içme Balığını yeme EĞLENCE yerine gitme anlamında bir fark var mı? (yani CHP ile AKP arasında bir fark var mı diye soruyor)
Fatih Altaylı: Yüzde yüz haklı olduğunuz taraf var. Mesela ben bakıyorum AKP döneminde TÜRKİYE’de ALKOLLÜ İÇKİ TÜKETİMİ ARTMIŞ.
Binali YILDIRIM: EVET, EVET
Fatih ALTAYLI: Çünkü özelleştirilmiş özelleştirilince ürün çeşidi artmış.
Binali YILDIRIM: EVET… Tekirdağ’da 2 RAKI FABRİKASI vardı, şimdi 18 TANE VAR.
Fatih ALTAYLI: Her yerde var bir sürü var
Binali YILDIRIM: EVET…. 1 marka vardı 7 marka var. Nasıl olacak.
Fatih ALTAYLI: Şimdi söylemle eylem arasında bir farklılık var.
NOT: Gevşek ama gayretli, tam düşük profilli
Makam çıkar sarhoşu, çok yüksek promilli
Az bulunur be dostum, ta doğuştan torpilli
Artık gez dolaş bütün, Amerika Çin Ali!..
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=0s7PjoMvbJw
Esaslardan kopulursa!..
MUTLAK GERÇEKLERİN Belirlediği:
-Maneviyatçı olmak
-Hakkı üstün tutmak
-Nefis terbiyesini esas almak.
Temel esaslardan kopulursa:İnsanın Ahiretini berbat ettiği gibi,dünyada da izzetini beş paralık eden durumlara düşmek kaçınılmazdır.Zahiren bir kısım rütbe, etiket,imkan… gibi bir kısım fırsatlara ulaşılmış görükse de,bu yağlı kemikler onu talep eden mahlukun sevisesine düşürecektir talep edenini.
-Zalim güçler yada taşeronu işbirlikçilerin yaptıkları tüm bu tahribat ve istismarlara, yüreklice karşı çıkıp tavır alması gereken; ilim adamı,din alimi,maneviyat önderi…yaftalı-kılıklı kimselerin “belam” vari tavırlarla bunları MEŞRULAŞTIRMA çabaları ne kadar acınacak bir durumdur! Bu durum Casiye 23’te buyrulan DEĞİŞMEZ KANUN’un hükmünü hatırlatarak herkezi titretmelidir:
“Şimdi sen, kendi (nefs-ü) hevasını ilah edinip (bencil tutkularına, boş gurur ve kuruntularına tapınmaya başlamış) ; kimseyi görmez misin? ki Allah da onu bir ilim üzere saptırmış (yani bazı bilgi ve becerilerine kibirlenerek, onları yanlış tefsir ve tatbik ederek ve kendisini herkesten üstün görerek azıtmış olduğundan Cenab-ı Hak) , kulağına ve kalbine mühür basmış (böylece nasihat dinlemez ve ilahi hükmü kabullenmez şekilde hidayeti kararmış) ve gözleri üstüne bir perde asılmış (bu yüzden gerçekleri göremez şekilde feraseti alınmış kişilerin sapkınlığını ve azgınlığını fark edip sakınmanız gerekir) kimseyi görmez misin? Artık, Allah’tan sonra, kim ona hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?”
Yine tarihin hiçbir döneminde ‘yığınlar’Hakkı üstün tutamamışlardır.Kitle aklı çocuk aklı gibidir ,ondan şuurlu kararlar beklenemez.Yine bir diğer değişmeyen kanun olan EN’AM 116 da:
“(Hakka ve hayra değil de kalabalıklara) Yeryüzündeki (veya bulunduğunuz ülkedeki şuursuz) çoğunluğa uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan şaşırtıp saptırırlar. Onlar ancak (nefsi hevalarına ve) zanna uymaktadır; ve (Kur’an’ı ölçü almayan kalabalıklar) sadece zan ve tahminle yalan uydurmaktadır. “buyrulmak suretiyle bu hakikat beyan edilmiştir!
Tarih,coğrafya…diğer pek çok ilim;Hak ve hakikate karşı:Düşman,tavırlı,mesafeli,tarafsız…kimse ve kitlelerin ACI TABLOLARI ile doludur.
Gerçekten iman edenler bir yola çıktıklarında, arkalarına bakmadan,gerekirse tek başlarına kalsalar dahi sonuna kadar :Sabır,sadakat ve azimle işi göğüsleyen YİĞİTLER’dir!Çünkü onlar kurgu masal değil :Değişmeyen Doğrular-Mutlak Gerçekler’in kaynağından beslenmektedirler!…
müthiş
bir şiir ki, koca bir kitapla zar zor anlatılacak dert ve hikmet bir a4 kağıda sığdırılmış.
Allah razı olsun.
…
Irak-Libya katillerine kapak olsun.
Doğru söze
Ahada sen busun cin Ali.Eyvallah doğru söze nedenir.
tasvir
Yüreğinize sağlık hocam çok güzel olmuş.
Selametle