KUL HAKKI YİYEN GELMESİN!
Ruh imanla yelkenlidir
Dil takvayla etkenlidir
Dedim; bu yol, dikenlidir
Ayağın süren, gelmesin!..
Dine davaya, duyarsız
Farza harama, uyarsız
Vicdanı bozuk, ayarsız
Üstada üren, gelmesin!..
Vücudun; kemik, etindir
Ruhunu doyran, metindir
Dosta varan, yol çetindir
Angarya gören, gelmesin!..
Yün keçe yapan, dayaktır
Sabru sebat, hoş kayaktır
Dert bela, manen kıyaktır
Strese giren, gelmesin!..
Savur gönülden külleri
Sıyır tecelli tülleri
Ki açsın vuslat gülleri
Domurken deren, gelmesin!..
Oysa ne hayaller kurdum
Otuz yıl eğitip durdum
Hâlâ eğriden yoruldum
Vicdanım geren, gelmesin!..
“Din”le dünya safasını
Arar bulur, “Yafa”sını…
Tüm kalbini, kafasını
Makama veren, gelmesin!..
Bak şımarmış, şarlatana
Hocana taş, fırlatana
Rahman sanıp da Şeytana
Kul olup eren, gelmesin!..
Münafıklık siyasetin
Sevdalısı, riyasetin
Tüm şerefin, haysiyetin
Yerlere seren, gelmesin!..

En’am 17
Şayet Allah sana bir kötülük ve zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu giderecek yoktur. Eğer sana bir iyilik ve yarar dokunduracak olursa (bu) da (Allah’ın lütfudur ve bunu da O’ndan başka geri alacak yoktur). O, her şeye güç yetiren (Kâdir-i Mutlak’tır).
https://www.mealikerim.com.tr/6/enam/17
Tevbe 51
De ki: “Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmeyecektir. O bizim Mevlâ’mız (sahip çıkanımız ve himayesine alanımız)dır. Ve mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.”
https://www.mealikerim.com.tr/9/tevbe/51
YA RABBİ İMANLARIMIZI KEMALE ERDİR. BİZLERİ MÜCAHİT MUTTAKİ KULLARDAN EYLE. BİZLERİ AZİZ ERBAKAN HOCAMIZA VE ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZA LAYIK TALEBE EYLE. AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KIL VE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN BİR AN ÖNCE KURULMASINI LÜTFEYLE NASİP EYLE. BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN KULLARDAN EYLE AMİN. İNANIYORUZ VE DUALARLA BEKLİYORUZ AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA TRT EKRANLARINDA HAYKIRDIKLARI ŞU SÖZÜN GERÇEKLEŞMESİNİ;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki:
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU;
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması,
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
Ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN,
TRT Yazarlar Soruyor Nisan 1980
YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE İNŞALLAH ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR.
Amaç; hikmet ve hakikatleri görmek ve gereğini yerine getirmektir. A’raf 185
“Onlar, göklerin ve yerin melekûtuna (kâinatın ve tabiatın bağlı oldukları İlahi kudret ve kanunlara) ve Allah’ın yarattığı (bütün) eşyaya (tüm varlıklara…) Ve (kesin bir) ihtimalle, ecellerinin (ölüm gelip bu dünyadan göçmelerinin) de pek yakın olduğuna (hiç) bakmıyorlar mı? Bundan (Kur’an’dan) sonra onlar artık hangi söze inanacaklardır?
https://www.mealikerim.com/7/araf/185 ayeti, göklere ve yerdekilere; canlı cansız her şeye ve ölümle biten ömür sürecine, sadece zevk almak için değil, asıl ders çıkarmak ve bütün bunların Yüce Yaratıcısını ve kul olarak sorumluluklarımızı hatırlamak ve hayırlı birisi olmaya çalışmak için bakmamız gerektiğini öğütlemektedir. Ve yine Bakara Suresi 259. ayetinde, Cenab-ı Hak Üzeyir peygamberin şahsında, bir ayette tam üç defa “Bak!.. Bak!.. Bak!..” buyurarak; doğayı ve olayları şuursuzca seyretmek değil, ibretle ve hikmetle inceleyip öğrenmek gerektiğine dikkatimizi çekmektedir. Fâtır 44;
“(Bunlar) Yeryüzünde hiç gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki kavimlerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler! Ki onlar (bunlardan her bakımdan) daha güçlü idiler. (İşte o geçmiş medeniyetlerin ve milletlerin şu harabelerine baksınlar da) Ne göklerde, ne de yerde Allah’ı aciz bırakacak hiçbir şey olmadığını (anlasınlar). O (her şeyi hakkı ile) Bilen ve (istediğini yapmaya) gücü yetendir (her şeye Kâdir olandır).
https://www.mealikerim.com/35/fatir/44 ayeti de; tarihten ve harabelerden de mutlaka ders almamız ve yararlanmamız gereğini haber vermektedir.
Bakara 104;
“Ey iman edenler! (Yöneticilerinize:) “Raina-Bizi güt (şuursuz koyun sürüsü gibi bizi yönet)” demeyin; “Ünzurna-Bizi gözet (organize ve koordine edip istişare ile idare et)” deyin ve (Hakk ve adalet ettikçe onları) dinleyin. (Unutmayın ki) Kâfirler ve nankörler için acı bir azap vardır. [Not: Müslüman topluma koyun gibi güdülmek ve despot bir idareye boyun eğmek değil, etkin bir şekilde siyasete girmek, yönetimi takip ve tenkit etmek, ama şuurlu bir sorumluluk yüklenip Hakk’ta ve hayırda itaat etmek düşmektedir.]
https://www.mealikerim.com/2/bakara/104 ayeti de, yönetici ve başkanların; halkın davranışlarının nedenlerine ve sorunlarının kökenlerine inmelerini ve toplumun psikolojisine eğilmelerini istemektedir. Zaten bir toplumu, hayırlı ve yararlı yönde değiştirmek, öyle baskıcı ve zorlayıcı tedbirlerle mümkün değildir. Sana verilen her görevde vicdanını tart. Eğer baştan savmışsan görevi, vicdanın seni yoracaktır. Çünkü vicdan, insanın pusulasıdır. En mükemmel adalet, insanın vicdanıdır! (Günahların ve ihmalkârlığın artık seni rahatsız etmiyorsa, o takdirde ise hidayet kararmıştır ve bozulmuştur vicdan!..) Şimdi bu satırları okuyan kardeşim, bana bak bana; sana söylüyorum!.. Eğer şu söylediklerimi gerçekten duyuyorsan, ta yüreğinde hissediyorsan, söylediklerim sende bir karşılık buluyorsa; Sen Benim ağacımın dallarından birisin demektir. Ve Ben bu dal kurumasın diye silkeliyorum, suluyorum. Haşereler musallat olmasın diye ilaçlıyorum. Yemişleri etrafı beslesin diye yırtıcı hayvanlardan koruyorum!.. Sen halâ neden bahsediyorsun ve bu kutlu kervanı ve davayı ne zannediyorsun?
Dine davaya, duyarsız
Farza harama, uyarsız
Vicdanı bozuk, ayarsız
Üstada üren, gelmesin!..