VUSLAT SARAYINA, VAR GİZLİ GİZLİ!..
VUSLAT SARAYINA,
VAR GİZLİ GİZLİ!..
Kalpten kalbe bir yol, vardır görülmez
Gönülden gönüle, yâr gizli gizli…
Sırrı Rahman saklı, aşksız girilmez
Seherde etmeli, zâr gizli gizli…
İmanın emrinde, değilse diller
Yalan yanlış büküp, eğilse diller
Hep malayaniye, meyilse diller
Ruha azap başlar, dar gizli gizli…
Başına beladır, boş kıyl-ü kâlin
Sadık tevbe edip, düzeltsen halin
Amelin çoğaltıp, kessen vebalin
Kalp gözün açılır, far gizli gizli…
Hidayet burcunda, vahdet nurları
Arş’ı tavaf olur, merkez turları
Bir bir aşılınca, hikmet surları
Tecelli Nigâr’ın1, sar gizli gizli…
Dua tokmağıyla, kapı vururum
İnayet kesilse, derhal kururum
Sen bakma zahiren, sakin dururum
İçimde fırtına, kar gizli gizli…
Sadık; Canan varken, cana yaslanmaz
Zikreden dil ve dıl2, asla paslanmaz
Ey Hak’tan utanmaz, doyup uslanmaz
Rabbinden duymalı, ar gizli gizli…
Hakkı tutan hayra, varır gümansız
Bâtılı hoş gören, ölür imansız
Sevdanın ateşi, issiz dumansız
Yakar yüreğimi, nâr gizli gizli…
Âşıkın avcunda, dünya asuman
Gafilin gözünde, sebepler azman
Selam etmiş bize, Sultan-üz-zaman
Vuslat dergâhına, var gizli gizli…
- Nigâr: Gönüle nakşedilmiş emsalsiz güzel… Bir isim…
- Dıl: Farisice kalp, gönül.



İnsan ömrünün bir günü gerçekten yaşamak ne kadar zor…
Öyle bir denge tutturmak lazım ki; yaptığın işi anlatırken riyaya düşmeden, kibrini beslemeden ama kendi hakkından da vazgeçmeden.
Ne fazla görünmek, ne de yok sayılmak.
Sanırım tek çıkar yol, kalpten seslenmek…
Sus gitsin bende dahil kimse kimseyi dinlemiyor , herkesin kesilecek bir cümle sözü var.
İmanın emrinde, değilse diller
Yalan yanlış büküp, eğilse diller
Hep malayaniye, meyilse diller
Ruha azap başlar, dar gizli gizli…
Dilin, geçici ve maddi çıkarlar için değil; hakkı, hakikati ve manevi değerleri (manayı) anlatmak için kullanılması gereklidir. Eğer dil Hakkın emrinde değilse, söylenen her şey yalan ve yanlışa sapmaya mahkumdur.Dil sürekli boş ve anlamsız şeylere yönelirse, insanın özünü kirletir.Dil dürüstlüğünü ve manasını kaybettiğinde, insan dışarıya çaktırmasa bile ruhunda derin ve gizli bir darlık, huzursuzluk ve azap yaşamaya başlar.
“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür.”(Müslim, Birr, 105)
Sahabeden biri, “Ey Allah’ın Resûlü! Kurtuluş nedendir?” diye sorduğunda, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Diline sahip ol, evin sana dar gelmesin (fitnelerden korun) ve günahların için ağla!”(Tirmizî, Zühd, 61)