YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6990adb4aa900
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 3 6 6
Bugün : 45494
Dün : 56515
Bu ay : 774453
Geçen ay : 1625042
Toplam : 49477766
IP'niz : 216.73.216.172

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ABDÜLAZİZ BAYINDIR, TRUMP’LA AYNIDIR!..

  1. x.com/dailyislamist
  2. x.com/mahfildijital
  3. https://el-aziz.com/manset-haberleri – Netanyahu’ya da O.Ç. Diye Hakaret
4.8 24 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Subscribe
Bildir
16 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Zulme Karşı Direniş, Allah’ın Emridir: Filistin’i Terk Etmek Değil, Savunmak Farzdır
 
Bir avuç Hamaslı kardeşlerimizin Gazze’de onca imkansızlık içinde dünyanın tüm zalim süper güçlerine karşı sahada sağladığı galibiyeti ve yine insaf ehli her din, dil ve ırktan halkların vicdanına aşıladığı hakiki İslam zihniyetini hazmedemeyen süper siyonist şeytanlar o kadar aciz duruma düşmüş ki; cüzdanına (mal-makam) aşık,  kiralık kalemlerini devreye sokmuş ve onların  da ne kadar aşağılık hale düştüklerini neler yazıp söylediklerini, ibretle görüp okuyoruz. 

Abdülaziz Bayındırın, zulüm altındaki Müslümanlara “topraklarınızı terk edin” gibi önerilerde bulunması, dinî bir gerekçe ile sunulmakta, fakat bu görüşler ne Kur’an’a ne de Resûlullah’ın sünnetine uymaktadır.

“Gazzelilere kapı açılırsa, bir an önce oradan (Gazze’den) çıkmaları gerekiyor. Aksi takdirde, ahirette Allah’a hesap veremezler!” diyen ve “Allah’a bu kadar hesap vermeyi düşünen” Abdülaziz Bayındır’a sormak lazım dı Nisa 75. Ayetine yoksa kendisi muhatap değil miydi?

Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor (ve nasıl bir vicdani sorumsuzluğa kayıyorsunuz) ki; “Ya Rabbi, ehli (ve idarecileri) zalim olan şu ülkeden (ve şu düzenden) bizi (kurtarıp, huzura ve refaha) çıkar, bize Kendi katından bir sahip gönder ve bize Kendi rahmetinden bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran; erkek, kadın ve çocuklardan oluşan aciz ve çaresiz (nice mazlum müstaz’af) kimseleri (kurtarmak) için Allah yolunda (çalışıp) çarpışmıyorsunuz? (Bu duyarsızlık ve nemelâzımcılık imani ve vicdani bir tavır değildir.) [Not: Bugün Filistin topraklarında soykırıma uğrayan mazlumların; Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’daki milyonlarca aç, biilaç, çıplak ve muhtaç Müslümanların ve farklı din ve kavimden nice mazlum ve mağdur insanların ezilmesine ve sömürülmesine yol açan bu zalim ve Siyonist sistemi yıkacak ve yeryüzünde Adil bir Düzen’i kuracak niyet ve gayreti taşımayanları Cenab-ı Hakk bu ayetle ve şiddetle ikaz etmektedir.] (Nisa-75)

Bu ayet, mazlumun direnişini teşvik ederken, teslimiyeti değil, aksine mücadeleyi farz kılar.

Kur’an-ı Kerim de Allah cc, zalimlere karşı direnmeyi, zulme rıza göstermemeyi ve müminleri dik durmaya teşvik eder.

Abdülaziz Bayındırın kendisi mahşerde, “eğer muhatap alınırda hesaba çekilirse” nasıl bir hesap verecekti önce onu bir düşünmesini tavsiye ederim. 

Hicret, Zulümden Kaçış  Değil, İslam’ı Yaşamak ve Yaşatmak İçindir.

Yani hicret, direnişin mümkün olmadığı yerde, evet bir çıkıştır ama Elhamdülillah kardeşlerimiz Gazze’de tarih yazmaktadır.

Resûlullah (s.a.v) hiçbir zaman “zulüm var, o toprakları terk edin” dememiştir. Aksine:

– Mekke’de direniş şansı olmamasına rağmen tüm baskılara  sabretmiş, 
– Medine’de hicret sonrası güçlü hale gelince Mekke’ye dönüp fethetmiştir.
– Hayber, Tebük, Hendek gibi savaşlarda direnişi bizzat yönetmiştir.

Mescid-i Aksa ve Kudüs, Müslümanların Emânetidir

Müslümanlar, kutsal emanetleri korumakla yükümlüdür. Mescid-i Aksa, Filistin halkının değil, tüm ümmetin ortak sorumluluğundadır. 

Böyle bir kutsal beldeyi terk etmeye çağırmak, İslam’ın ruhuna aykırıdır.

Hele Gazze halkına yapılan zulm üzerinden fırsatlar kollayan aşağılık tiplerin; kazanacaklarını sandıkları fırsatlarda nasıl boğulacaklarını, Allah cc en yakın zamanda herkese gösterecektir.

Abdülaziz Bayındır’ın “Gazzeliler hicret etmelidir” sözleri, direnişi değil teslimiyeti telkin eden, Siyonist akılla birebir örtüşen bir ihanettir. Fakat mesele yalnızca Bayındır değil; El-Aziz gazetesi ve başındaki gafil Zeki Geçkil, iktidar yanlısı medya, Gazze’nin feda edilmesini “Suriye için fırsat” sayanlar da aynı zihniyetin parçasıdır.

Suriye’de Trump afişleri altında ABD ve Suudi güdümündeki bir kukla rejime umut bağlatmak, SDG gibi yapıların arkasındaki gerçeği gizlemek, ümmeti yanıltmaktan öte BOP’a kılıf ve İslam alemine ihanettir.

Aynı şekilde AB’nin Meriç’ten Meis’e kadar sınırımıza asker yığmasına ve Fener Rum Patrikhanesi’nin Lozan’a aykırı davranmasına sessiz kalanlar, ve dahi ses çıkarmayıp her konuda Cumhur İttifakı’nı destekleyip sahip çıkanlar bu milletin egemenliğini ve ümmetin onurunu tehlikeye atmaktadır.

Bugün Gazze’den hicreti değil, direnişi savunmak; sınırlarımızı değil, ihaneti kuşatmak zorundayız. Çünkü susmak veya kılıf uydurmak ihanete ortaklıktır.

“(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda “Ğaviy” (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti. [Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]

Eğer dileseydik (bel’am gibileri, lütfettiğimiz nimet ve faziletlerin kıymetini bilselerdi) onu bununla (kendisine verilen ilim ve hikmetler dolayısıyla) yükseltir (ve şereflendirirdik). Fakat o (bunları dünya rahatı ve menfaati için kötüye kullandı.) Arz’a (aşağılığa ve bayağılığa) saplandı ve nefsi hevâsına kapıldı. İşte onun misali o (kuduz) köpeğin haline benzer ki; eğer üzerine varırsan dilini sarkıtıp (ürkekçe) soluyuverir, veya kendi haline bırakırsan yine dilini uzatıp (tedirgin ve bitkin şekilde) soluyuverir… (Bu tiplerin ne mü’minler yanında kıymeti bilinir, ne zalimler katında rağbet edilir…) İşte ayetlerimizi (Hakk Dinimizi ve Adil Düzenimizi) yalanlayan ve yanlış sayan toplulukların hali de böyledir. Sen bu kıssayı (örnek ve ibret alsınlar diye) onlara anlat. Olur ki gereği gibi düşünür (ve gerçeği görür)lerdi.” (A’raf Suresi: 175-176)

“Sistemden beslenenler
sistemi değiştirmezler.”
Prof.Dr. Necmettin Erbakan

ALLAH SİZİN İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜZÜ BU MİLLETE AYAN ETSİN. SİZ SİYONİST İSRAİL’DEN de EMPERYALİST AMERİKA’DAN da DAHA TEHLİKELİ HALE GELDİNİZ!..”

(Müşrik olan hâkim-zalim güçlere ve hain işbirlikçilerine şöyle seslenilecektir:) “İşte bu(nlar) da (dünyada) sizinle birlikte (küfür ve zulüm sisteminin devamı için direnen ve şeytani bir fedakârlık damarıyla bazı zorluklara) göğüs gerenler (ve şimdi cehenneme girenler)dir. Onlara bir merhaba (bile) yoktur. Çünkü onlar ateşi boylayacaklardır.”

(Onlara uyan çıkarcı ve kolaycı halk yığınları ise:) “Hayır, sizler var ya; asıl size bir merhaba yok (siz rahat yüzü görmeyin). Çünkü bunu (azabı) siz bizim önümüze sürdünüz (dünyada siz bizi aldatıp peşinizden sürüklediniz). Bu cehennem ne kötü bir durak (başımıza neler getirdiniz)” diye (çıkışacaklardır.)

Derler ki: “Rabbimiz, kim bunu (küfür ve kötülük yolunu) bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat artır.”

Ve (yine kâfirler ve münafık kimseler) derler ki: “Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden (düşük kimselerden) saydığımız adamları (dünyada mü’min ve mücahit oldukları için horladığımız insanları, burada cehennem ortamında) göremiyoruz (onlar nerede kaldı)?

Oysa biz onları (Müslümanları) bir alay konusu edinip (aşağılamıştık); yoksa gözler mi onlardan kaydı (dikkatlerimizden mi kaçtı)?”

İşte, cehennem ehlinin bu birbiriyle çekişmesi (sonucu hasret ve nedametlerinin artması) kesin bir gerçektir (ve mutlaka yaşanacaktır). Sad 59-64

Günümüzdeki en yaygın hastalık din adına nafsani fetva verme hastalığıdır. Neden yeni nesil ataist, deist, din karşıtı oluyor şimdi daha net anlaşılıyor. İnsanlar artık kime güveneceğini bilemez halde. Toplum büyük bir boşlukta maalesef..

Abdülaziz Bayındır Gibilerine:

Cila cerahat kapatmaz, çünkü bunlar mayasızdır

Kim din istismarı yapar, o en büyük hayâsızdır

Sadık mü’min sizden korkmaz, alnı açık foyasızdır

Hainlere alkış tutmak; madden kâr, manen batıktır

Ayet hadis terazidir, bunlar haza münafıktır!

 

Haksızlıklara susanlar, korkak ve dilsiz Şeytandır

Haramlara fetva veren, ise Bel’am şarlatandır

Zulümkara gül sunup ta, ol Rahmana taş atandır

Böylesi kalpler marazlı, ayar miyarı çarpıktır

Ahirette Rabbim sorsa, derim bunlar münafıktır

alıntı: Milli Çözüm Dergisi

Abdülaziz Bayındır nedense; Milli Mücadele karşıtı İngiliz muhipleri cemiyetiyle ortak çalışan Teali İslam Cemiyeti’nin başkanını hatırlattı. Cemiyetin adında ”İslam” geçiyor ancak İngiliz yada Abd mandacılığını savunuyor.
Şanlı Kurtuluş Savaşımızın öncesinde ” MİLLİ MÜCADELE’YE (KUVAYIMİLLİYE) karşı olanların devamlarının (sağcı-solcu, din istismarcısı-din karşıtı, yazar çizer aydın vs) şimdilerde
”MİLLİ ÇÖZÜME” karşı olmaları asla tesadüf değildi.

Allah’a karşı (O’nun adına) yalan (ve Dine aykırı fetva) uyduranlardan ve kendisine getirilip (gösterildiğinde) doğruyu (Kur’an’ın buyruğunu yanlış yorumlayıp) yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Böylesi gizli) Kâfirler için, cehennemde (yanıp) duracak yer mi yok (zannedilmektedir? İnkârcı nankörlerin zindanı ve azap diyarı cehennem değil midir)? (Zümer süresi 32) A.Akgül meali Kerim 

“İlim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.”

Siyonist gâvurların takipçileri ve Milli Görüş tahripçileri!
Bilgiç bir adam iken, dünyalık makam ve çıkar karşılığı zalim ve kâfir odaklara kiralananlar…
İlmini ve etkinliğini Hak Dini tahrip yolunda ve şeytani iktidarların devamı uğrunda kullananlar…
İz’an ve vicdan fukarası olurlar, iman ve Kur’an’a aykırılıklarını, cahil cesaretiyle ortaya koymaya başlarlar.
İlim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan sıyrılıp uzaklaşırlar.
Siyonist şeytanların ve işbirlikçilerinin peşine takılıp sapkınlığa sürüklenirler.
Rezilliklerini, kinlerini ve kirli tıynetlerini kusmaya başlarlar.
Siyonist işbirlikçilerinin hainliklerini sorumsuzca ve şuursuzca aklamaya ve perde arkasındaki Siyonist tezgâhı saklamaya çalışırlar…
Siyonist işbirlikçilerini haklı çıkarmak, kendi kurgu ve kuruntularına meşruiyet kazandırmak için Kuduz İsrail’in Gazze’ye saldırmasına, masum ve mağdur Gazze halkının kudurmuş Siyonistlerce bombalanıp parçalanmasına razı olurlar.
İnsan kılığına girmiş şeytan olurlar.
Siyonist gâvurlar gibi düşünüp, Siyonist gâvurların şeytani hedeflerine tercümanlık etmeye başlarlar!
Bu tiplerin ne mü’minler yanında kıymeti bilinir, ne zalimler katında rağbet edilirler…

Last edited 7 ay önce by NECATİ AKGÜL

Hûd 18
(Yahudiler ve Hristiyan Siyonistler gibi Müslümanlar içinde de rastlanan bazı kesimler: “Bizler Allah tarafından seçilmiş ve günahları peşinen affedilmiş kimseleriz. Birtakım amaçlar için her şey bize mübah ve caizdir” düşüncesinde olanlar sapıtmış kimselerdir. Ve bazı işbirlikçiler gibi; şahsi makam ve menfaat için bunları destekleyip, bu hıyanetlerine de çeşitli mazeret kılıfları geçirerek) Allah’a karşı yalan uydurup iftira atandan daha zalim kim olabilir? İşte bunlar (hesap günü huzura getirilip) Rablerine arz edilerek (meleklerden ve mü’minlerden) şahitler şöyle diyeceklerdir: “Rableri üzerine yalan söyleyenler (dinlerini ve Allah’ın ayetlerini eğip bükenler) işte bunlardır!” Haberiniz olsun; Allah’ın laneti (böylesi hain ve gafil) zalimlerin üzerinedir. (Ve bu zalimler Allah’ın kahrına uğramışlardır.)

https://www.mealikerim.com/11/hud/18

Hûd 19
Bunlar (insanları) Allah’ın yolundan (şeriat ve cihad şuurundan) uzaklaştıran ve onu (İslam’ı nefsi arzularına göre) eğriltmeye (ve eksik öğretmeye) çalışan kimselerdir. (Bunlar çevrelerinde mübarek ve muhterem bilinseler de gerçekte) Ahirete (ve hesaba çekilmeye de tam manasıyla) iman etmeyenlerdir. (Zira hakikaten iman etmiş olsalardı, Kur’an ve sünnet kaynaklı İslam şeriatını lüzumsuz saymaz, cihadı unutturup çarpıtmaz ve dinsizlerle işbirliğine yanaşmazlardı.)

https://www.mealikerim.com/11/hud/19

Hûd 20
(“Katı İslam, ılımlı İslam” gibi asılsız kavramlar uyduranlar var ya) Bunlar, yeryüzünde (Allah’ı) asla aciz bırakamayacak (ve zulüm saltanatlarını sürekli ayakta tutamayacaklardır) ve bunların Allah’tan başka velileri de bulunmayacaktır. Azap onlar için kat kat arttırılacaktır. (Çünkü) Bunlar (Hakkı) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçekleri de görmek istemiyorlardı (küfür ve kötülükte inatçı insanlardı).

https://www.mealikerim.com/11/hud/20

Hûd 21
(Din adına ortaya çıkarak insanları Allah’ın Hakk yolundan saptırıp alıkoyanlar ve İslam’ı yozlaştırıp çarpıtmaya çalışanlar var ya) İşte bunlar, kendilerini hüsrana (ziyana ve hayal kırıklığına) uğratanlardır ve yalan olarak uydurdukları (düzme nizamlar ve şeytani güç odakları da) onlardan uzaklaşıp-kaybolmuşlardır.

https://www.mealikerim.com/11/hud/21
Hûd 22
Hiç şüphesiz bunlar, ahirette de en çok ziyana uğrayıp (pişman ve perişan olacaklardır).

https://www.mealikerim.com/11/hud/22

İşte maalesef halkın bir kesiminde itibar buluyordu bu Bel’am tipliler.
Temiz akıl sahiplerini Cenab-ı Allah şu ayetlerle bildirmiştir:
“Tağut’a (zalim yönetimlere ve şeytani düzenlere) ibadet ve hizmet etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelip bağlananlara gelince, onlar için (kutlu ve mutlu bir) müjde vardır; bu nedenle (tağuti otoritelere tâbi olanlara değil) Benim (sadık ve samimi) kullarıma müjde ver (ki onlar nasipli ve şerefli kimselerdir).
Ki onlar (müjdelenmiş mü’min kullar, her konuda yazılan ve konuşulan) sözü (dikkatle) dinleyip duyarlar, (ama bunlardan Kur’an’a ve vicdana en yakın bulduklarına ve) en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.” (Zümer: 17-18 / http://www.mealikerim.com)
Abdülaziz Bayındır ve Zeki Geçgil gibilerinin asıl gizli ve kirli mahiyetlerini, kahraman sanılan işbirlikçi yöneticilerin türlü türlü tahribatlarını gün yüzüne çıkaran ve bu tahribatlardan kurtulup Adil bir Düzene kavuşmak için gerçek çözüm yollarını sunan Ahmet Akgül Hocamızın kitaplarının ve Milli Çözüm Dergisi’nin, dünyada başka bir örneği olmayan ne kadar önemli bir hizmette bulunduğunu ve bu yayınların herkese ulaştırılması için gayret göstermemiz gerektiğinin önemini tekrar hatırlamış olduk.

3’lü SACAYAĞI

Siyonist Sömürü ve Zulüm Düzeninin elebaşları Firavunları ayakta tutan 3 lü sacayağını
Hamanlar(Bürokratlar),
Karunlar(Sermaye Baronları), ve
Bel’amlar(Sahte Din Adamları) oluşturmaktaydı.
Makalede bahsi geçen A.Bayındır lar ve El-aziz ciler de Din adına toplumu mevcut düzene razı etmek üzere çalışan Bel’am tipli sahte din adamlarına örnek teşkil etmeklerdi….

Last edited 7 ay önce by HÜSEYİN SELMAN İSEN

ABDÜLAZİZ BAYINDIR,TRUMP’LA AYNIDIR!..

“Hak bir olduğu gibi küfür de görünüşte dağınık ve çeşitli olsa da gerçekte o da tek bir karargâha, yani Siyonizm’e bağlıdır.” Bizde ‘Baş başa, baş Allah’a’ bağlı Siyonizm’de ise ‘baş başa, baş şeytana bağlı’ prensibi geçerli olmaktadır.

Abdülaziz Bayındır gibilerin sayısı hiç te az değil ülkemizde maalesef. Bu gibilerin bu haltlarını görüp okuyunca haberdar olduğumuz zaman aklımıza Aziz Erbakan Hocamızın o altın sözü aklımıza geliyor: ” Biz her taşın altında Yahudi vardır demiyoruz ama Yahudi hiçbir taşın altını boş bırakmaz. ” sözü… Ne muazzam ne manidar bir söz değil mi?!
Daha bu geçen 31 Mayıs 2025 günü Akit tv de yine saçmaladı; neymiş Allah benim kimle evleneceğimi bilmezmişmiş, kitap ehli demek mensup oldukları dinin kitabında uzman kimse demekmişmiş, ….. vb..( https://youtu.be/Oe23vx3Lvuk?si=OqEX3cywcD4sqgdK ) Bir göreceksiniz bu şahsın isminin önünde PROF. ünvanı var… Düşünün artık… O yüzden yukarda Erbakan hocamızın sözü aklımıza geldi. Yahudinin ( siyonistlerin) nüfusu her ile ilçeye ülkeye bölgeye kıtaya kaymakam vali bürokrat atamaya yetmiyor işte böylesi kiralıklarla işbirlikçilerle işlerini gördürüyor desek yanılmış olur muyuz acaba?!!

Çok söze ihtiyaç hissettirmeyen Milli Çözüm’ün şu dörtlüklerini hatırlatmak istiyorum:

Taptıkları: Şöhret, şehvet ve servet!..
Puthaneler farklı, putları aynı…
Kimi meyhanede, kimi mescitte
Postları farklı ya, kurtları aynı…

****

Korkaklar cesaret, gösterisinde
Riyakarlar ihlas, dersi veriyor!
Sadıklar safların , en gerisinde
Sahtekarın sözü, para ediyor

Bir hikmetli sözle kapayalım:
Kâbe’si Amerika, Medine’si Avrupa olanların, Hacca gitmesi ile Haç’a secde etmesi farksızdır. (Üstad Ahmet AKGÜL)

Last edited 7 ay önce by Osman Nuri ÇELİK

Firavunun ve her alanda sürdürdüğü tahribatın ve zulmün ün, bazı kollarının olduğunu Kuranı Kerim beyan etmiş, Muhterem Ahmet Akgül Hocamız ise bizleri, yıllar öncesinden bu beyandan haberdar etmişti…
Anladığımız kadarıyla ve özetle :

FİRAVUN :Zulüm düzenini yürüten halkı kendine demokrat köleler yapan Zalim hükümdar, yönetici grubu.

KARUN:Firavun düzenini ekonomik güç ile ayakta tutan Sermaye ve Rantiyeci takımı.

HAMAN:Firavunun sunduğu tüm imkanlardan istifade etmek adına, zulüm düzenine hizmet eden, Bürokrat, Milletvekili, Müdür Memur kesimi!

BEL’AM:Mevcut düzenin kendilerine sunduğu nimetlerin her çeşidinden en azami ölçüde yararlanmak gayesi ile Hak dinin bir çok esas ve ölçüsünü, istismar ederek toplumu, Firavun düzenine gönüllü köleler yapmak için çırpınan Din bezirganı şarlatanlar!

SİHİRBAZ :Firavun düzenine toplumları uysal koyunlar ve davarlar haline getirmek için, gerçeği ters yüz eden, ak’ı kara, karayı ak olarak gösteren Medya – TV, Gazete, İnternet sektörü..

Last edited 7 ay önce by Mehmet Sıtmapınar

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
16
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...