YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69b6e6947c039
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 5 3 4
Bugün : 42090
Dün : 60538
Bu ay : 865629
Geçen ay : 1638380
Toplam : 51207322
IP'niz : 2600:1f28:365:80b0:113:f625:a692:9e7

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

SONSUZ CENNET HAYATI
VE
KUSURSUZ TABİATI

  1. https://www.youtube.com/watch?v=QNLR0XUaUwg
5 17 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Halil ALTUNTAŞ

Halil ALTUNTAŞ

Subscribe
Bildir
15 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Fecr Suresi’nin sonunda ise; “Ey huzura kavuşmuş insan, sen O’ndan razı-hoşnut, O da senden razı-hoşnut olarak Rabbine dön, seçkin kullarım arasına katıl ve cennetime gir.” denilmiştir. Sahih hadislerde belirtildiği gibi bütün mü’minler cennetteki yerlerini aldıktan sonra, Cenab-ı Hak kendilerine hitap ederek hallerinden memnun olup olmadıklarını soracak, onlar da son derece memnun olduklarını ifade edeceklerdir. Bunun üzerine Allah, “Size bundan daha değerli bir şey veriyorum, size rızamı lütfediyorum ve artık size gazabımın bir daha dokunmayacağını müjdeliyorum” diyecektir.

https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/sonsuz-cennet-hayati-ve-kusursuz-tabiati/

Bu makale, cennetin kusursuzluğunu ve ebedi saadetin ancak iman, sabır ve salih amel ile kazanılacağını hatırlatırken, mefhum-u muhalifinden bakıldığında şu hakikat daha berrak görünmektedir: Dünya hayatını nihai hedef sayan, lezzeti yalnızca maddede arayan insan, aslında hakiki zevki ıskalamaktadır. Çünkü dünya nimetleri ne kadar artarsa artsın, fani olanın verdiği haz sınırlı ve geçicidir; kalbin derinliklerinde aranan o tam tatmin hiçbir zaman gerçekleşmez. Bu yönüyle makale, dolaylı olarak şunu da öğretmektedir: İnsanın önüne serilen dünya nimetleri, peşinden sürüklenecek bir gaye değil, imtihan vesilesidir.

Nitekim hakiki lezzetin, tasavvuf ve kelam literatüründe ifade edildiği üzere, Cemalullah yani Allah’ın cemalini müşahede etmek olduğu hatırlatılmaktadır. Cennetteki nimetlerin tasvir edilmesi de esasen bu büyük hakikate hazırlık içindir. Çünkü insan aklı ve kalbi, mutlak güzelliği doğrudan kavrayamayacak kadar bu aleme kayıtlıdır; bu yüzden Kur’an ve Islami metinlerde cennet, insanların anlayabileceği lezzetler üzerinden anlatılır. Ancak bu tasvirlerin işaret ettiği nihai hakikat, maddi nimetlerin ötesinde bir vuslat ve rıza halidir.

Bu açıdan bakıldığında bize şu dersi verir: Eğer insan dünya lezzetlerini nihai hedef haline getirir, her hazzı burada tüketmeye çalışırsa; aslında daha büyük ve daha saf olan lezzeti ertelemiş değil, ondan mahrum kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olur. Çünkü cennetin tasviri, dünyada bütün arzuları doyurmak için değil; aksine, insanın nefsini terbiye ederek hakiki hazzı ahirete saklaması gerektiğini öğretmek içindir.

Neticede yazının işaret ettiği ana fikir şudur: İnsanı ebedi saadete götüren yol, lezzetlerin peşinden koşmak değil; lezzetlerin sahibine yönelmektir. Dünya, bu yönelişi sınayan bir menzil; cennet ise bu yönelişin mükafati ve asıl lezzetin tecelli edeceği yerdir.

Milli Çözümün filolojik derinliğiyle Kur’an ayetlerini ve konularını anlamak da cennet lezzeti gibi haz veriyor insana. Sanki bir elmas madeni keşfi yapmışcasına…

Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık…

Şehitler ölmezse peygamberlerden sonra zikredilen Sadıklar da ölmez inşallah. Özetle Mümin’e ölüm yoktur. Sadakat ehli için asıl mesele yaşadığın her an rıza-ı ilahiye uygun davranmak, her an Allah benimle şuurunda ve edebinle, emrolunduğu gibi dosdoğru olmaya çalışarak, sütü bozukluk yapmayarak, ahdine sadakat göstererek, ümit besleyerek ve sadece Zatından korkarak yaşamaktır.
Elimizdeki nimetin farkında olursak dünyamızı da cennet gibi yaşamak bizim elimizdedir.

Allah kişinin zannı üzerinedir. Kulunun yaptığı veya yapmadığını bir tarafa bırakıp zannına bile mükafat verebilecek kudrettedir. Bu ne yüce bir devlettir.

Rabbim cümle Sadığı bu dünyadaki gibi cennetinde de Peygamberlerle, şehitlerle zikir halkasında buluştursun. Huu zikrinde nefeslerimizi birbirimize karıştırsın…

İMAN – REHBER – BİAT – CİHAD – GAYRET – HİMMET – RIZA – RIDVAN – CENNET – RÜ’YET!..

Aklını ve vicdanını kullanıp Allah’a iman ve itaat eden, ailesine, çevresine ve herkese iyilik ve yardım gayreti güden, başkalarına her türlü zulüm ve zahmetten, haksızlık ve ahlâksızlık girişiminden sakınıveren iyi insanlar; bu dünyada vicdan huzuru ve iman onuru içinde yaşayıp, öldükten sonra da sonsuz ve kusursuz cennet hayatına kavuşacak, orada her türlü mutluluğu yaşayacak ve daha da ötesi, Allah’ın hoşnutluğuna ulaşacaklardır.

Cennete layık olmak için çalışmak elbette önemlidir. Bir kısım insanlarda cennet hakkında, olsa da olur olmasa da olur şeklinde bir umursamazlık, bir ilgisizlik bir edepsizlik mevcuttur. O ki Allah böylesi bir ikramda bulunmayı vaad etmiş bize ne oluyor ki önemsiz ve lüzumsuz görebiliyoruz haşa. Oysa ahirette insan için iki ihtimal vardır, cennet ya da cehennem. İkisinin arası bir yere gitme gibi bir seçenek yoktur. Cenneti gereği gibi takdir edemeyen, onun özlemini çekmeyen, ona kavuşmak istemeyen bir kişinin cennete layık olmadığı ortadadır. Cennete layık olmayan bir kişinin de elbette oraya sokulması söz konusu değildir. Cennete kabul edilmeyen bir kişinin gideceği tek bir yer vardır: Cehennem. Bu yüzden, Allah’ın müminlere çok büyük bir lütuf ve armağanı olan cenneti umursamamak, ona girmeyi arzulamamak, bu tutumundan vazgeçmediği sürece kişinin ateş halkından olduğunun en açık alametlerindendir.

“Allah-u Teâlâ Hz. her yüzyılın başında bu dini ikame edecek birini bahşeder.”
Yani: “Her yüz sene başında bir müceddid (yenileyici, düzeltici, devrimci) gelir. Esasta değil uygulamada çok gerekli ve önemli değişiklikler gerçekleştirir. Asrın icabına göre bazı teşkilat ve tedbirler geliştirir. Muannidlere (inatçılara) cevap verir. Açıklaması kendi zamanına kalan bazı meseleleri açıklar. Yani yaşadığımız dönem içinde Allah dinini hakim kılacak insanlığı aydınlatacak yol gösterecek cennet hayatını ve rabbimizin rızasını rıdvanını kazanmanın şartının bu Hadisi Kutsi de belirtilen Peygamberlik dönemi bitmiştir Efendimizle ondan sonra her yüzyılda bir gönderilen dönemin o Rehber şahsiyetini arayıp bulup Ona tâbi olmanın cenneti kazanmamız konusundaki tabiri caizse kestirme ve sağlam yolunun önemini unutmamak gerekiyor. Daha doğru ifade etmek gerekirse ; O Rehber şahsiyete teslim olmadan Hakta sabit durmak mümkün değildir. Mümkün olsaydı Allah peygamberleri elçileri Rehber Şahsiyetleri niye göndersindi. Hak üzere sabit duramayan da ne cenneti ne rızayı ne rıdvanı ne de rü’yeti kazanması mümkün olamayacaktır.

Dünyada hava su vb. nimetler olsun, ebedi alemde Cennet nimeti olsun, Allah’ın ikramı olmasa, bir mümin için tüm nimetler anlamlarını yitirirler… Mesela Hz. Yusuf’un son derece kötü şartlardaki bir hapishaneyi vezirin karısının kendisini çağırdığı fiilden daha “sevimli” bulması, Allah’ın rızasının mümin için olan önemini gösterir. Allah’ın rızasına uygun hareket etmek, O’nun hoşnutluğunu kazandığını bilmek, mü’min kimse için her şeyden daha kıymetli olsa gerek. Çünkü yaratıcımız fıtratımız gereği helallerin huzur onur kaynağı, haramların ise vicdanımızı kaplayan huzursuzluk daraltı gibi haller yaşatır şekilde takdir etmiştir.

Mü’minin Allah’ın rızasını hoşnutluğunu kazanabilmiş olmasından dolayı hissettiği sevinç ve huzur nimetlerin zirvesidir desek yanılmış olmayız galiba. Dahası, Allah’ın verdiği her şey için O’ndan razı olmanın, O’na daimî bir şükür içinde bulunmak en saygın mutluluklar arasında olsa gerek. Bununla beraber rü’yetine mazhar olmak. Ancak ne kadar gayret çaba fedakarlık cefakarlık göstersek de Hakta, Cennete layık olamayız eğer cennetle müşerref olunursak bu ancak ve ancak Allah’ımızın merhameti şefkati cömertliği gereği olmuştur..

MÜCADELE SURESİ 21.AYET 
(Unutmayınız ki) Allah, “muhakkak Ben ve Elçilerim galip geleceğiz” diye yazmış (ve kararlaştırmış)tır. (Allah’ın partisi ve Kur’an’ın takipçisi olanlar mutlaka kazanacak ve başarıya ulaşacaklardır.) Gerçekten Allah, en büyük Kuvvet sahibidir, Güçlü ve Üstün olandır.
(BAK: https://www.mealikerim.com/58/mucadele/21 )

Last edited 1 ay önce by Osman Nuri ÇELİK

Bakara 25
(Ey Resulüm!) İman edip salih amellerde bulunanları müjdele! Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu (üstün) ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce (dünyada iken) de rızıklandığımızdır” diyerek (sevinip ferahlayacaklardır). Bu, onlara (dünyadakine) benzer olarak sunulmuş (sonsuz ihsan ve ikramlarımızdır). Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.

Âl-i İmran 107
(İman, itaat ve istikamet ehli olup) Yüzleri ağaranlar ise, artık onlar Allah’ın rahmetine gark olacaklar, onlar (cennet) içinde de temelli kalacaklardır.

Muhammed 15
Takva sahiplerine va’ad edilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan (akan musluklar ve) ırmaklar, tadı değişmeyen sütten (akan musluklar ve) ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan (akan musluklar ve) ırmaklar ve süzme baldan (akıtan musluklar ve) ırmaklar (akmaktadır) ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden (hazırdır) ve Rablerinden (özel) bir mağfiret (ve fazilet) vardır. Hiç (böyle ödüllendirilen bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ‘parça parça koparan’ kaynar sudan içirilip (alçaltıcı acılar içinde kıvranan) kimseler gibi (sayılır) mı?

Rabbim bizleri verilen hidayet nimeti karşısında nankörlük edip şımaranlardan etmesin. Cennetinde Cemaliyle buluştursun. Cennet nimetlerine kavuştursun

zalimlerin zulümde tavan yaptığı Yaşadığımız bu dönemde Allah-u tealanın bizden razı olacağı cennetine girmemize vesile kılacağı ve en büyük ibadetlerin başında olan, zalimlerin sistemini çökertip hakkın hakimiyeti için çalışmak olduğunu anlıyorum.

MAKAMSIZIN ARZUSU…

Gönül ne mülk ister, ne köşkün katı,
Sırrına ermektir, ömrün hasatı,
Cennet dedikleri, bir hoş sıfatı,
Seni görmeyince, zindandır bana.

Huriye, gılmana, meylim yok benim,
Zatından gayrıya, haylim yok benim,
Dünyadan ukbâya, derdim çok benim,
Sadece Cemâl’in, dermandır bana.

Makamı, rütbeyi, attım da geldim,
Varlığım yükümdü, sattım da geldim,
Hiçlik hırkasını, yırttım da geldim,
Zatının nûru ki, ummandır bana.

Nârından korkup da, bükmem boynumu,
Aşkınla çizmişim, her an yolumu,
Ateş mi zapt eder, Senli kulunu?
Kahrın da, lütfun da, ihsandır bana.

İster yak kül eyle, savur yelinde,
İstersen boğ beni, nârın selinde,
Rızan mühür vursun, bütün halime,
Seninle her anım, miractır bana.

Çizdim sayfalardan, ödül, cezayı,
Sana kurban ettim, arz-ı semayı,
Terk ettim sonunda, her bir iddiayı,
Sırrında kaybolmak, imandır bana.

Sıyrıldım mülkünden, unuttum canı,
Neyleyim Sensizken, Cenneti Nârı?
Sildim hafızamdan, cümle mekanı,
Bu garip can feda, kurbandır Sana.

Cennet bir damladır, Cehennem zerre,
Bakmam Senden gayrı, başka bir yere,
Savurdum varlığım, her bir sehere,
Deryanda boğulmak, fermandır bana.

Cennet bir perdedir, Cemâl’e engel,
Cehennem perdedir, Celâl’e engel,
Mekanı terk eyle, Hakk’a doğru gel,
Nûrunun gölgesi, cihandır bana.

Şahitlik mülkünde, Yalçın garibim,
Eğilmem gayrıya, Hakk’tır nasibim,
Aşkın nârı varken, Sen’sin tabibim,
Cihanda Cemâlin, seyrandır bana.

Lisanım kurudu, söz bitti artık,
Varlık davasını, biz dürdük artık,
Cennet-Cehennemi, boş verdik artık,
Sadece “Hû” demek, vuslattır bana.

Asla layık olmadığımız, günahkar, isyankar bir hayata sahip olduğumuz halde, bizleri kendi davasından haberdar eden… Kendi davasına bizleri bağlayan Rehber Şahsiyetleri tanıma şerefine ulaştıran Rabbimizden, ümidle istiyoruz ki, Yarabbi layık olmadığımız, ve asla “hakkıyla” kendi amellerimizle içine girme şerefine nail olamayacağımız, ebedi cennetinden ve sonsuz rızandan bizleri mahrum etme…
Aniden gelecek bir ölümle, ebedi gazabına ve cehennemine düçar olacak, kötü sondan hepimizi muhafaza eyle..

Allah insanı cennette yaşamaya uygun yaratmıştır. İnsanın asıl yaşam yeri cennettir, insanoğlu bu dünyada sürgün hayatı yaşamaktadır. sürgün hayatında olduğunu unutan insanların bir çoğu bu dünyada sorunsuz sıkıntısız problemsiz cennet misali bir dünya arzulamak tadırlar ama inanan insanlara mümin kullarına Allah yine bu dünyada da cennet hayatından bir parça tattırmaktadır. Tattırdığı bu cennet nimetlerinin en önemlisi ise huzur ve mutluluktur huzur ve mutluluğu nasıl kaynağı ise kadere teslimiyetle tevekkülden kaynaklanmaktadır. Bu dünyadaki iyi ve güzel nimetler ahirette Rabbimizin inanan mümin kullarına ikram edeceği nimetlerden çok küçük bir kısmıdır ve onlarda cennet nimetleri yanında onların kokusu derecesindedir. Bu dünyada cennet nimetlerinin bazılarını Rabbimiz sadık mümin kullarınada tattırmaktadır, hakikisini ise cennet tattırması duası ve ümidiyle…

İmanlarımızı tazeleyen bu mükemmel makale için Allah üstadımızdan razı olsun. Yüce Allah’ın cenneti ile ilgili birçok detayın paylaşıldığı bu yazıda özellikle cennette insanlara 500 senelik yeryüzü kadar yer verileceği hususu oldukça dikkat çekicidir. Yani bu dünyada yarım dönüm dahi yeri olmayan bir kulun Allah’ın rızası doğrultusunda iman ve cihatla hayatını geçirmesi durumunda cennette dünya kadar yerlere sahip olması Yüce Allah’ın sonsuz lütfunun bir göstergesidir.

Rabbimiz bizleri, ailemizi, dava arkadaşlarımızı cenneti ile müşerref kılsın, hak davadan yollarımızı ayırmasın İnşallah..

FECR SURESİ 27-30 AYETLERİNDE;
27-(Mü’min, müstakim ve mücahit kimselere ise:) Ey mutmain (tatmin bulmuş ve huzura kavuşmuş) nefis! (Mutlu ve kutlu kişi,)

28-(Haydi, Allah’ı) Razı etmiş, (sen de) hoşnut ve memnun edilmiş olarak, Rabbine dön!

29-(Ve artık sadık ve makbul) Kullarımın arasına katıl!

30-Ve (sonsuz, kusursuz saadete ulaşmak üzere) cennetime gir! (bakalım, buyrulacaktır.)

https://www.mealikerim.com/89/fecr

AYETİ KERİMELERİNİN MUHATAPLARINDAN OLABİLMEYİ RABBİM BİZLERE NASİP EYLESİN. Allah’ın rızasına, rıdvanına ve rü’yet (misilsiz Cemalinin tecellisini görme) bahtiyarlığına kavuşmayı, Aziz Erbakan Hocamızın ve Üstadımızın dizi dibinde haşrolmayı, bu güzelliklere nail olacak Dünyada gerekli iman ibadet, istikamet dini ve insani gayretleri en güzel şekilde yerine getirebilmeyi Rabbim bizlere kardeşlerimizle birlikte nasip eylesin Amin.

Ya Rabbi cennetini umuyor ve cehenneminden korkuyoruz. Bizim cennet azığı ve garantimiz olan cihat gayretimizde ihlasla başarılı kıl ve akıbetimizi hayreyle… Ailemiz ve mücahit kardeşlerimizle beraber lütfeyle…
Nankörlerden eyleme…
Amin…

Ya Rabbîî 🤲🤲🤲
Yüce Zatını Bilmeyi, Gerçek Muhabbetle Sevmeyi ve Zatının Kudret Tecellisini Görmeyi bizlere lutfeyle.
Bu lutuflara ulaşabilecek amelleri işleyip, Razı Olduğun kullarının arasına dahil eyle 🤲🤲🤲…

Last edited 1 ay önce by HÜSEYİN SELMAN İSEN

AMİN…

Rabbimiz aklını ve vicdanını kullananlardan Rabbimizin rızasına ulaşanlardan eylesin.
Nankörlerden eylemesin.
Günahlarımızı bağışlasın ve tövbelerimizi kabul etsin inşallah.

Hakka ve elcisine sadakat ve bağlığımızın kabul edilmesi, sadık kardeşlerimizin, hepimizin günahlarımızın bağışlanması, kutlu dönüşümlere ulaşması ve cenneti kazanmak için dualar ediyoruz.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
15
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...