“ADAY”LARI “ADAM”LARDAN SEÇMELİ
Hak davaya hain, olan kişinin
Belli midir aslı, faslı abası…
Hayrı görülmezmiş, Şeytan işinin
Küheylan at olmaz, tavşan hoppası…
Hakikat ve hayır, Milli Görüşte
Davanın kaçkını, zilli görüşte
İçerdeki hain, kirli görüşte
Yılandan beterdir, nifak kobrası…
Durduyan dost değil, kendin zorlama
Fitne ateşini, üfrüp korlama
Milli Çözüm azdır, diye horlama
Devlete dönüşür, Kayı obası…
Onu aday yapmak, fikren çökmektir
Hak davayı, teme-linden sökmektir
Erbakan üstüne, beton dökmektir
Çamur demir olmaz, boştur çabası…
Münafık zanneder, yıktığım kârdır
Onun başarısı, tahrip kadardır
Her şeyin tahammül, sınırı vardır
Kömüre dayanmaz, odun sobası…
Döneğin peşine, gitmek ar bize
Rotschild devşirmesi, olmaz yar bize
Bu utanç yüzünden, alem dar bize
Baklava açılmaz, arpa lapası…
İngiliz muhipler, birbirin tutar
Dava ehli nasıl, bu işi yutar
Onur şuur varsa, vicdan mı satar
Kaynatsan da pişmez, çakıl çorbası…
Şeytana itaat, Rahmana isyan
Kaypağa iltifat, imana hüsran
Münafıka şükran, Hoca’ya küfran
Elbet iner başa, Hakkın sopası…
“Bizim Medeniyet, Batıya yenik!”
Diye zırvalayan, Cumhura şenlik
Rabb hesabı şaşmaz, eyleme panik
Bozar şer planı, kirli kumpası…

SP ‘ Tabanı uyanın.
“Döneğin peşine, gitmek ar bize
Rotschild devşirmesi, olmaz yar bize
Bu utanç yüzünden, alem dar bize
Baklava açılmaz, arpa lapası…”
Ey SP tabanı;
Daha nasıl izah edilebilir bu mesele.?
SOYSUZLAR YİNE SAHNEDE!
Başkanlık seçimine iki aydan kısa bir süre kala partiler birer birer adaylarını çıkartırken en tuhaf gelişme Saadet Partisinde yaşanmakta. Tam iki haftadır Abdullah Gül üzerinden ha aday oldu, ha olacak söylemleriyle aslında ahlaki ve etik olmayan bir yaklaşımla Saadet Partisinin Milli Görüş bakış açısından tamamıyla uzaklaşıp, Siyonistlerin Erbakan ve Milli Görüşün üzerine beton dökülmesi gerekli dedikleri projelerinin hayata geçirilmesi çalışmalarının hızlanmış şeklidir. Ve bu proje Oğuzhan Asiltürkün kukla piyon başkanı Temel Karamollaoğlu ve hayatlarının son günlerinde tekrar meclise girmek isteyen porsumuş üç beş bunak ve şakşakçılığı seven bir kaç gösteriş meraklısı tarafından sürdürülmektedir. İşt Abdullah Gül denen dava kaçkını hain ve ihaneti tescilli bir ajanı Saadetin adayı yapmaya çalışan soysuzlar sahnede yerini almış olsalar da bu şeytani çabaları nafile. Artık mikropların temizlenme zamanı gelmiştir. Zafer yakındır. Ve zafer Hak yolda hakkıyla mücadele edenlerindir..
Cumhurbaşkanlığına Adaylık süreci; Sp yönetiminin Milli Görüş’ü temsil etmediği, Milli Çözüm’ün ise Milli Görüş’ün temsilcisi olduğu göstermektedir.
Cumhurbaşkanı adaylığı süreci bir kez daha gösterdiki, Milli Görüş’ün yönetim kademesi Milli Görüş’ü temsil edemeyecek karakter ve zihniyete. Tüm yapılan hıyanet içerikli yanlışlara susan camia müntesipleri ise ayrı bir gaflet ve dalalette. Yine bu süreç gösterdiki Milli Çözüm; Milli Görüş’ün özü, aslı, kendisi ve Muhterem Erbakan Hocamızın günümüzdeki sesidir.
Temel Karamollaoğlu: Beni Tayyip Bey’in günahına ortak etmeyin. Diyerek Akp zihniyetinden (AB’ci Bop’cu, Abd sıtratejik mütefekliğinden, zinayı selbest bırakmadan, domuza kredi vermekten vs ) günahlara ortak olmaktan uzak durdu ve Akp ile birlikteliği bundan dılayı reddetti. Şayet bu sözünde samimi olsaydı Temel bey, gerçekte Akp zihniyetini benisemeseydi, Gül’ün aday olması için kıvır kıvır dolaşmazdı. Akp AB peşinde koşarken, Bop projesi alınırken, zina selbest bırakılırken yani Akp bütün şer işleri yaparken GÜl neredeydi? Başroldeydi
Şimdi soralım Temel beye; Akp’nin günahlarına ortak olmak istemeyen Temel bey, Akp’nin lideri, kurucusu, sahibi, başı olan ve Akp’nin tüm günahların da oluru olan ve ortaklığı olan Gül’ün veballerine nasıl ortak olacak ve Milli Görüş camiasının alnına bu kara Gül lekesini nasıl sürecek.
Temelin böylesine şerli bir kişiyi devletin başına seçmeye çalışmasındaki gaye nedir? Diyelimki Ülkeyi Tayipten kurtarmayı düşünüyor! İyide sen en az okadar kirli, hatta beş gömlek daha tehlikeli bir kişiyi seçiyorsun! O zaman dert bir çok şer işe alet olmuş Akp’yi ve yöneticilerini ülke idaresinden indirmek değil. O zaman dert; Milli Görüş camiasını Akp leştirmek ve şuan Türkiye’nin “Afrin” gibi tarihi milli hamlelerini durdura bilmek için çalışa bilecek daha işbirlikci ve hainlikte çok daha mahir kadroları işbaşına getirmekmi?
Parti’nin bir “araç” olduğunu unutup “amaç” haline getirenlerin hali…..
Parti’nin bir “araç” olduğunu unutup “amaç” haline getirenlerin bugünkü içler acısı ve ibretlik durumu orta yerdedir…
Erbakan Hocamızın gidişiyle birlikte, hem particiler hem vakıfçılar hızla Akp’lileşiyorlardı… İngiliz Gül’ü Abdullah Efendi’yi aday gösteren kurmay takımına sessiz kalmakla bu dönüşüm tam anlamıyla açığa çıkmıştır.
Hadi bu parti kurmaylarını anlayabiliyoruz. Zaten onların işi Hoca’nın Aziz hatırasına ve Davasına beton dökmekti. O maksatla partiye sokulmuşlardı. Ya bu şuursuz tabana ne oluyor?!… Bu tepkisizlik, bu ölüm sessizliği, bu dönüşümün göstergesi değilse eğer; nedir öyleyse?!…
Aziz Hocam, Siyonizm’i yerle bir edecek tüm hazırlıkları yapıp Türk Ordusu’na teslim ettiğini defalarca TV ekranlarından ifade etmedi mi? Etti… Yani bu demektir ki; ne vakıflaşanlara, ne de partiyi tarikatlaştırmaya çabalayan sözde dava kurmaylarına güvenmedi. Çünkü zaten hepsinin ciğerinin kaç paralık olduğunu biliyordu. Tıynetleri ortaya çıksın diye, onları kendi haline bıraktı. Particilik ve Vakıfçılık oynuyorlar şimdi…
Esasen; kişi kendini bilir derler ya… Bu particiler de vakıfçılar da, kendilerinin ‘ciğeri beş para etmez kimseler’ olduklarını yine en iyi kendileri bildiklerinden, Aziz Hocamızın Teknoloji harikalarını ve hazırlıklarını ASLA ağızlarına bile al(a)mamaktadırlar. Çünkü böylece; Hoca’nın bunlara ASLA güvenmediği hem açığa çıkacaktır; hem de, zaten Türkiye’deki değişim ve ‘Adil Düzen Devrimi’nin Hoca’nın Teknolojileri ve TSK eliyle gerçekleştirileceğinden, bunların varlık sebebi ortadan kalkacaktır.
Bu sebepten dolayı da, Hoca’nın bu teknolojik hazırlıklarını, yıllardır, en yüksek perdeden yazan, her fırsatta, her ortamda, her konferansta bunu dile getiren Ahmet Hoca’yı hem sevmezler, hem görmezden duymazdan gelirler. Çünkü Ahmet Hoca bunların ayarını amacını ortaya dökmüş ve bunları ıskartaya çıkarmıştır.
Şimdi; “Kiiim, ben mi?” türküsünü söyleye söyleye, aslı cîfe olan Siyonist Gül’üne asker olacaklar. Yani herkes layığını bulacak…
İşin aslı… Biz ne zaman bunlara Hakk nâmına uyarılarda bulunsak, kıskandığımızdan dolayı böyle yaptığımızı söyleyen şuursuz taban, aslında, taa en başından, yani Hocamızın vefatının hemen ardından, Aziz Hocamıza -haşa- hırsızlık iftirası atanlara sustuklarında Akp’lileşmeye başlamışlardı. Şimdi ise, bu durum tam anlamıyla açığa çıkmış oldu sadece…
Bu Siyonist ayarlı kurmay takımının her türlü ucuz-bayat numaraları, ayak oyunları, el altından işbirlikçiliği ve gaflet ötesi bu hıyanet girişimlerine rağmen, hiç şüphesiz ki Allah’ın dediği olacak. Tuzak kuruculara, elbet Allah da tuzak kurdu.
Bilsinler ki bu Davanın Sahibi vaaar… Hoca’nın Davası, Allah Davasıdır. Bunlar sanır; “Hoca öldü, Davasına da beton dökeriz”… Betonu Allah bunların üstüne döküyor, haberleri yok.
Hem; Allah Davası’nın Lider’ini de Allah belirler. Seçimle, sandıkla olmuyor bu işler. Onlar Liyâkat Ehlini istemeseler de, hatta tüm planları, Liyâkat Ehline tuzak kurmak, O’nu engellemek üzerine ise de… Allah onları kendi tuzağıyla kuşatır ve başlarına geçirir…
Neyse… Az biraz daha particilik oynayadursunlar bakalım… Hele görelim Mevlam neyler… Neylerse güzel eyler…
Zillet den İzzete Geçeceğiz İnşallah
Yorulmuş Yahudi uşağını, dinlenmiş İngiliz kahyası ile değiştirme devrine son verip ,Adil bir Düzeni insanlığa ilan edecek bir İman ve Aksiyon a muhtacız…
Millî Görüşün bizzat kalbi olan Millî Çözümde de bu İma ve şuur, mevcuttur inşallah…
En Büyük Şans…
Siyonist seytanlar: “Erbakanı öldürmek yetmez üzerine beton dökmemiz lazım!..sözünün gereğini sadece dış etkiler ve manipulasyonlarla değil,asıl iç tesir ve hıyanet girişimleriyle yürütmektedir!..
Milli Görüşün toplumunun tek alternatifi olduğunun kitleler tarafinda anlaşılmaya başlandığı ,oy potansiyelinin %65 ler seviyesine çıkma eğilimi gösterdiği bir dönemde;akp kartını kullanarak Milli Görüşü etkisiz kılmak için çırpınan ve eşi görülmedik tahribatlarla ülkemizi yokolmanın eşiğine getiren dış güçler,yorulan sömürü arabasının atlarının yerine yenilerini koşmak derdine düşmüşlerdir.
Milli Görüşün içindeki kiripto hıyanet yapısının, Haziran 2018 seçimlerinde A.Gül gibi aslı- ayarı belli;bilge şahsiyetin tabiriyle mevcutlardan 5 gömlek daha bayağı zerzevatı aday göstermeye kalkışması;bu şebekenin gizli yüzlerinin-kirli genlerinin ve hedeflerinin, birazcık olsun izan insaf sahibi herkes tarafindan anlaşılmasını sağlayacak bir gelişme olmuştur!..
Buna rağmen kafasını kuma gömüp deve kuşu olmaya kararlı olan varlıklar için yapılabilecek bir şey bulunmamaktadır…Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki ;Camia ve Ülkemizin en büyük şanslarından en önemlilerinden biri de;böylesine kaotik-karışık bir dönemde, Aziz Erbakan Hocamız ve onun tüm insanlık için saadet getirecek plan,proje ve hazırlıklarını en iyi sekilde kavramış-inanmış ve hayata geçirmek için yüksek bir direyetle kendilerini ispatlamış Üstad Ahmet AKGÜL Hocamız gibi bir şahsiyete sahip olmasıdır!..