YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e82c5b57c69
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 2
Bugün : 9561
Dün : 56818
Bu ay : 1225224
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53370282
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

SP’YE SATAŞAN ENGİN ARDIÇ ARSIZINA!

      

Yandaş Gazete Sabah’ın, yaramaz yazarı Engin Ardıç “Saadet Partisi 1921 Anayasasını istiyor!” başlıklı bir yazı yazmıştı. (06.11.2019) Bu yazısına da İngilizce “The party of happiness” diye başlamıştı. Bunu da “Kumar partisi, eğlence ve seks partisi, gönül eyleme ve kendi kendilerini tatmin etme partisi” gibi “Mutluluk Partisi” anlamında kullandığı sırıtmaktaydı. Zaten İngilizcede “Happy”, aynen “luck”, “felicity” gibi mutluluk manasını taşırdı. “Party” ise “siyasi teşekkül” yanında; eğlence, ziyafet, özel takım, üretilen ve satışa arz edilen malın bir kısmı, şirket veya suç ortaklığı anlamındaydı. Saadet Partisi’ni ve camiasını, Milli Görüş davasını ve Erbakan’ın hatırasını böylesine rezil benzetmelerle hafife almaya ve hakaret yağdırmaya kalkışan Engin Ardıç şunları zırvalamıştı:

“Saadet Partisi yedinci kongresini yaptı. Küçük bir parti olduğu için kimse üstünde durmadı. Temel Reis de orada bir konuşma yaptı. Önce bol bol hamaset ürettikten ve bir paragrafa yedi tane ilgisiz özel isim sıkıştırdıktan sonra (Aşık Veysel, Madımak, Roboski, Başbağlar, Yasin Börü, Eren Bülbül, Berkin Elvan), 82 milyona yeni bir “toplumsal sözleşme” teklif ediyor. (Sanırsın) Jean- Jacques Rousseau mübarek.

Bu sözleşme nasıl sağlanacakmış? Elbette yeni bir anayasayla. Tövbe, yeni bir anayasayla değil, eski bir anayasayla. Ruhunu Birinci Meclis’in çeşitliliğinden alan 1921 Anayasası’yla! İttihatçılar’la sarıklılar arasında yeni bir ittifak istiyor (ortada ne Ermeni tehcirini araştıran müttefik komisyonu var ne de Anadolu’ya çıkmış Yunan ordusu ama istiyor işte)… Sonra da İttihatçılar’dan “kazık yemeye” hazır demek ki…

Lakin şu 1921 Anayasası… Dikkat isterim: 1924 değil, 1921… (Çünkü) 1921 Anayasası’na göre Türkiye (henüz) bir Cumhuriyet değildir. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir, hükümetin adı da TBMM Hükümeti’dir. Hem yasama hem yürütme erki TBMM’de birleşmiştir.

Yani “kuvvetler ayrılığı” değil, Mustafa Kemal Paşa’nın istediği şekilde “kuvvetler birliği” geçerlidir. (Tayyip Erdoğan’ı bunu istemekle suçlayanların ise yanaklarından öptük.) Meclis Başkanı, hükümetin de doğal Başkanıdır. (Bu Başkan Cumhurbaşkanı olursa maraza çıkıyor, Meclis Başkanı olursa mesele yok!) Sıkı durun şimdi: “Şeriat hükümlerinin uygulanmasını TBMM yürütür.” Seçim de iki yılda bir yapılır (nitekim 1923’te yapılmıştır.)

İmdi… 1924 Anayasası’nı bile değil, daha öncesini, 1921’i isteyen SP, (bugün) pratikte CHP, İP ve HDP’nin müttefikidir. Yani özlediğini bir anlamda uygulamaya koymuş, Yunan ordusuna karşı değilse bile Tayyip Erdoğan’a karşı İttihatçılar’la iş birliği yapmıştır. Peki, İttihatçılar Temel Reis‘in bu teklifine ne diyeceklerdir?

“Şeriat hükümlerini yürütecek bir TBMM” (istemek), Kemal Kılıçdaroğlu’na şirin görünecek midir? HDP (bunu) kabul edecek mi? Kemalistler ağızlarını açacaklar mı? Faşistler kızıp köpürecekler mi? Hayır. Sağ kulaklarının üstüne yatacaklar. Hiçbir şey olmamış gibi davranacaklar, duymayacaklar.

Şeriatçılarla yaptıkları ittifak, Tayyip düşmanı Kemalistler’e hayırlı uğurlu olsun. Hani bunlardan bazıları da şeriatçı FETÖ’ye sıcak bakıyorlardı ya… Yeter ki amaç Tayyip düşmanlığı olsun…” sözleriyle kin ve nefretini kusan Engin Ardıç’a şunları vurgulayalım: Herkes ve her şey kendi fıtratına ve fırsatına göre davranırdı… Kimisi zırlar, kimisi zırvalardı… Ancak “şeriat” diye İslam’ın temel esaslarına, Milli Görüş davasına ve Saadet Partisi teşkilatına ve camiasına, hem de sadece Tayyip Erdoğan’a yaranmak amacıyla böylesine sataşanlara; bu dinin ve davanın zannettiği kadar sahipsiz olmadığını da hatırlatmak lazımdı… Ve zaten; “Temel Reis!” diye dalga geçmeye kalkışınca, kendilerini “Tekel Reis…”lerin de kurtaramayacağını anlamaları için bunlar yazıldı… “Tekel Reis”, tüm ülkeyi ve müesseseleri sadece kendi kafasına göre yönetmeye kalkışanları anlatmaktaydı…

Rahmetli Erbakan Hocadan; Yahudilerin Siyonistleri, Hristiyanların emperyalistleri, şeytanın küresel çeteleri, Türkiye’nin masonik mahfilleri gibi siz de gıcık alıyordunuz… Ama ne hikmetse “Erbakan’ın devamı” reklâmıyla ve mağdur edebiyatıyla, aynı dış güçlerin iktidara taşıdığı Erdoğan’a, hem de yandaşlıktan öte bir yaranmacılıkla sahip çıkıyorsunuz!.. Bu açıkça “Şeriat düşmanlığınızla Erdoğan hayranlığınızı” nasıl bağdaştırıyorsunuz? Yoksa “dindar kahraman” bir Cumhurbaşkanımız var! diye sevinen ve oy veren milyonlarca vatandaşımızın “aldatıldığını ima ediyor” ve onları saflıkla mı suçluyorsunuz? Yetmez, üstelik fırsat buldukça da 1921 Anayasasını ve şeriat esaslarını değiştiren Atatürk’e de sataşıp kin kusmayı ihmal etmiyorsunuz!? Yoksa resmen provakatörlük mü yapıyorsunuz?

Evet, SP’nin üst düzey yöneticilerinin yanlış ve yararsız bazı icraatlarını ve bunların perde arkasını zaman zaman biz de gündeme taşırız. Ama Engin Ardıç gibilerin, Sn. Karamollaoğlu’nun birtakım açıklamalarını ve irtibatlarını bahane ederek; Milli Görüş davasına, SP camiasına ve İslam’ın temel esaslarına, hem de tüm edep ve erdem ölçülerine sığmayan bir tavırla sataşmasına da sessiz ve tepkisiz kalamayız. Münafıklığın, marazlı mantığın ve birilerine yağ çekme uğruna birilerine hakaret etme küstahlığının, öyle basın özgürlüğü kapsamında bir hak ve hürriyet olmadığını da herhalde ortaya koymalıyız. Beyinleri taşlaşmış, vicdanları kararmış, saraylara ve cumhuri sultanlara yaslanarak şımarmış şarlatanlar anlamasa da; Hakkın hâkim olacağı, yani Adil Düzen inkılâbının yaşanacağı günlerin yakın olduğunu da en gür sesle haykırmalıyız!

Haddini aşarak ve edebini taşarak “Temel Reis…” diye, kendi aklınca ve ayarınca Sn. Karamollaoğlu’nun şahsında İslam’a ve Hak davamıza hakarete kalkışan bu “Arsızlıkta Engin” adama soralım: “Saadet Partisi’ni, 1921 Anayasasını arzu ederek, dolaylı biçimde, şeriat hükümlerinin uygulanmasını istemekle” suçluyorsunuz!.. Yani, Sn. Erdoğan’ın asla şeriatla bir alâkası bulunmadığını, şeriat karşıtı olduğu halde, İslamcı rolü oynayıp Din istismarcılığıyla uğraştığını ve aslında halkı aldatmaya çalıştığını mı söylemek istiyorsunuz? Yoksa biz sizin, ayarınızı da kayarınızı da, şeriat (İslami ve Kur’ani kurallar) düşmanlığınızın perde arkasını da çok iyi biliyoruz. Sn. Engin Ardıç, bu arsızlığınızın sizi Allah’ın kahrına uğratacağını da hatırlatmak istiyoruz.

 

 

Bu makaleyi sesli olarak dinleyebilirsiniz:

{mp3}sypesatasanengina{/mp3}

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
19 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Milli Çözüm iyi ki var !
Savunan Adamın Davasının, kendini ve davasını savunmaktan aciz insanlara kalmış olması ne acı.
Şahsına yapılan kötülüklere aldırmayıp Allah için herkese karşı hiç kimseden korkmayıp gerçekleri haykıran kıymetli Hocamız ” Ahmet Akgül ” olmasa İslama, Milli Görüşe yapılan bunca hakaretin hesabını sormak adına elini taşın altına koyabilecek kim var ki ?

Engin ardıç a soruyorum?
ABD başkanlari ve tramp göreve geldiği günden buyana , Türkiye Cumhuriyeti devletinine hep aşağılayıcı tehditli sözler mektuplar twtler yolladılar,ve tramp terörist pkk’ ve ypg ye silah ve mühimmat destek ve yardımlarina feto yu koruyup kolladigi aşikar devam ederken
Engin ardıç in sessiz kalıp, Amerikalı abilerini kalemligini yaparken akp ve hükümetini eleştirmedigi bilinmektedir.
Engin ardıç
Fetullah gulene” hoca efendi ” diye hitap eden sen
Ergenekon davasında Zekeriya Öz’ün yanında olan sen,
Sen her zaman gücün ve menfatin yanında olan fırıldak bir yazarsın.
SP ve camiasıni elestirecegine, Kendi geçmişine bak .!

Milli Görüş Camiasının Gerçek Sahibi-Lideri Ancak Bu Bakış Açısına Sahip Olabilirdi
Üstad Ahmet Akgül Hocamıza, her türlü kötülüğü reva görmelerine, iftira, komplo, dışlamada ellerinden geleni arkalarına bırakmamalarına rağmen O; Milli Görüşe, Aziz Erbakan Hocamıza, camiamıza, direk yada dolaylı hakarete, karşı duran bir liderdi. Bu sabrı ve olgunluğu ancak o camianın gerçek sahibi-lideri yapabilirdi.

geçmişini unutma fetullahçı ve abd hayranı olan engin ardıç.!
E.ardic SP ve Nazarında Millî görüş camiasına
hakaret ve alay eden eski fetullahçı ve Amerikan aşığıdır. İktidar ve imkan Gücü kimdeyse ,
onu över ciftyüzlüdur,
Bu alay ve hakarete SP camiasından yetkili kişiler den yine malesef tepki ses yok.!?
Yine hücum Millî çözümde.

Engin ardıç eski yazılarinin adresleri

https://m.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2008/07/04/turk_fasistlerine_iki_cift_laf

MEDYA KÖŞESİ
Eklenme Tarihi: 11.06.2010 12:07
Güncellenme Tarihi: 26.08.2019 13:34

https://www.gazeteciler.com/haber/ardica-gore-kemalist-basin-gicik-kapiyor/175407

Ardıç’a göre

“Kemalist basın gıcık kapıyor”

Çünkü bu çocukların bazıları “Fethullah Hocaefendi Hazretleri’nin okullarında okuyan” çocuklar.
Ardıç’a göre Kemalist basın gıcık kapıyor

GAZETECİLER.COM – Engin Ardıç bu kez “samimi”. Samimi çünkü Gülen Cemaatinin önderliğinde, Türkiye dışındaki ülkelerde kurulan ve Türkçe eğitim yapılan okullar konusunda halkımızın kahir ekseriyeti onun gibi düşünüyor.
Türkiye’nin dünyada güçlü olabilmesinin en etkin yollarından birinin “Kültür Emperyalisti olmak”tan geçtiğini düşünüyor.
Ve Gülen cemaatinin okulları bunu çok iyi başarıyorlar.
İsrail patırtısında çok şey gibi o da güme gitti: Türkiye’de geçen hafta bir “Türkçe Olimpiyatı” yapıldı.
Dünyanın dört bir yanından bülbül gibi Türkçe konuşan çocuklar geldiler, Türkçe şiirler okudular.
Bu, sekizinci oluyor… Nefret kusulan “şeriatçı” hükümet döneminde, sekizinci keredir Türkçe şenliği düzenleniyor… Arapça şenliği değil…
Çocuklar da gerçekten dünyanın dört bir yanından. İçlerinde tam 84 ülkenin çocuğu var. Üstelik yalnızca bir şiir yarışması değil bu, Türkçe kompozisyon da var, halk oyunları da. “Sunuculuk” yarışması bile var.
Kemalist basın buna gıcık kapıyor.
Çünkü bu çocukların bazıları “Fethullah Hocaefendi Hazretleri’nin okullarında okuyan” çocuklar.
Yani din eğitimi de alıyorlar.
Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarında din eğitimi yok da maşallah, özel sektör bu eğitimi verince tu kaka…
(Şimdi “hocaefendi hazretleri” dediğim için bana da gıcık kaparlar, “papa hazretleri” ya da “patrik hazretleri” deyince sakıncalı bulmayanlar…)
Düşünsenize… Hiç ummadığınız bir ülkede karşınıza mükemmel Türkçe konuşan gençler çıkacak… Bunlar, kendi ülkelerinin “Türkiye uzmanlarını” da oluşturacaklar ileride… Hani, şu ya da bu nedenle yolu Türkiye’ye düşüp Türkçe öğrenmiş Amerikan gençlerinin State Department ya da CIA’da işlerinin hazır olması gibi! Ne var ki, bu çocuklar, Türk okulunda okumuş ve “Türkiye’ye muhabbet bağıyla bağlı” kişiler olacaklar büyüyünce.
Hani bize hep hakaret ederler ya “Galatasaraylı, frankofon, Paris hayranı” falan diye, onun gibi canım!
Yabancı bir ülkede karşınıza bir Türk çıkınca nasıl seviniyorsunuz… İstemez misiniz, siz Kinşasa’dan ya da Nairobi’den geçerken biri, “amca” dese, “gir içeri”… İnci dişli bir zenci çocuğu… En büyük hayali de günün birinde İstanbul’a gidip bir süre kalmak…
Kaynak
https://www.gazeteciler.com/haber/ardica-gore-kemalist-basin-gicik-kapiyor/175407

Davasının delisi olmak
Haddini bilmek ne kadar güzel bir erdemse, haddini aşana haddini bildirmek de o kadar güzel bir erdemdir.
Maalesef SP yetkilileri suskunluklarına devam etmekte.

Milli Görüşü Doğru Anlamak Ve Gelecek!
Milli Görüş Hakkında Yanılgılar ve Milli Görüş’ün Geleceği!

Milli Görüş, Rahmetli Erbakan Hocanın üstün gayret ve özellikleriyle aziz milletimizin tarihine inancına bağlı ülkemizin birlik ve bütünlük içinde daha müreffeh izzetli bir ülke olmasını arzulayan tüm toplum katmanlarınca büyük bir teveccüh görmüş insanlık tarihinin en önemli hareketlerinden birisidir!

Milli Görüş, 20.yy da batıl ideolojilerin dünyayı kana buladığı neredeyse tüm İslam ülkelerinin işgale uğradığı işgallerin bitmesi ile de beraber sömürge valilerince yönetildiği haliyle inançlı insanların sindirildiği bir “fetret” döneminden sonra ortaya çıkmış müslümanların yeniden diriliş toparlanış hareketidir!.

Yukarda bahsettiğimiz “ifsad” ortamı ise elbette kendi kendine oluşmamıştır. Bu ortam 5779 yıldır şeytanla işbirliği içinde çalışan üstün ırk inancına sahip siyonistler ve bunların organize ettiği batılı emperyalistlerce oluşturulmuştur.

Rahmetli Erbakan Hocanın ortaya çıkması ile beraber başta ülkemiz insanı olmak üzere islam alemi ve tüm insanlık siyonist ve emperyalistlerin ve işbirlikçi taşeronların sömürü çarkını fark etmiş ve bu zulüm düzenine karşı yine Erbakan Hocanın söylem ve projeleriyle ümitle baş kaldırmaya başlamıştır. Ve hatta Erbakan Hocanın D-8 vb projeleri ile siyonist düzen çatırdamaya başlamıştır. Tam bu sırada siyonizm Milli Görüş ve Erbakan Hocaya karşı daha önceki baskı yasaklama vb yöntemleri ile sonuç alamayınca bölme ve parçalama yöntemini uygulamaya koymuştur. Milli Görüş’ten ayrılan Akp ile ilgili hem siyasi konjonktür ayarlanmış hem de medya stratejik desteği ile halkın teveccühünü oluşturmuştur. Ancak hala Erbakan Hoca faktörü ile Milli Görüş siyonist sistem için tehditti Numan Kurtulmuş ile tekrar bölündü. Üzerine beton dökme faaliyetleri devam etti. Milli Görüş Erbakan Hocanın rahmetli olmasıyla hem parti yöneticilerin yanlış söylem ve eylemleriyle topluma mesaj veremez hale geldi hem de Milli Görüş içindeki profesyonel dava adamı görünümlü Kripto yapının oyun ve stratejileriyle bizce hırs gaflet ve tecrübesizlikle Fatih Erbakan da -oyuna gelerek- partiden ayrıldı.

Milli Görüş içinde bunlar yaşanırken AKP’nin ekonomide dış politikada vb reklam edilen “kahramanlık” imajının tam tersine, politikalarıyla icraatlarıyla hem zora halkımızı hem ülkemizi zora düşürdüğü ortaya çıktı. Çıktı çıkmasına ama Saadet Partisi yanlış yönetilmesi ve yanlış söylemleri ile milletimizin doğru adrese gelmesini sağlayamadı. (Tabi bunda yandaş medyanın da etkisi gözardı edilemez!)

Sağcılığın solculuğun akp’nin chp’nin ahlak dejenerasyonu.faiz ab abd vb politikalarının temel hatlarıyla aynı olduğu iyice ortaya çıktı. Şuan sadece “beka” üzerinden bir zıtlaşma yaşanıyor. Halkımız her yönden güveneceği bir adresi arıyor aslında. Ama ortada bu güveni tam verebilen bir adres göremiyor. Bundan dolayı da kutuplaşmalar devam ediyor.

Milli Görüşün Yanlış Anlaşılma Sebepleri!

1) Mürekkep yalamış yazar çizer bilim adamı vb takımının -Rahmetli Erbakan Hocanın ilimi irfanı gelişimi liyakati hakikati adaleti refahı birliği bütünlüğü vb tebliğ ve temsil etmesine rağmen bir takım menfaatler uğruna bile bile karşı safta (siyonizm ve işbirlikçilerinin safında) yer almaları ve anti propaganda yapmaları.

2) Birçok cemaatin tarikatın – “Faizsiz Düzen” “Ahlak ve Maneviyat” “İslam Birliği” “Rüşvet vb ye izin verilmesi” “Açta Açıkta İnsan Bırakılmaması” vb dinimizce emredilen insanlara huzur refah getirecek esasları dava edinmesine rağmen – özellikle Milli Görüş & Erbakan aleyhinde organize edilmesi ve mensuplarının yanıltılarak anti propaganda yapmaları.

3) Özellikle Küresel Sermaye ve Ülkemizdeki İşbirlikçi Rantiye-Sermaye, İşbirlikçi Siyasetin ve İşbirlikçi Medyayı kullanarak -menfaat ve sömürü düzenlerinin sona ermesi tehlikesinden dolayı- Milli Görüş’ü insanımıza yanlış tanıtmaları!

4)Dinimizin özünde olmamasına rağmen İslam Adına geleneksel olarak bilinen uygulanan birçok konunun insanları dinden uzaklaştırması.. Yanlış uygulamaları din sanmaları. (Ve malesef Milli Görüş içinde de bazı kripto yapıların bu hatalı din algısını destekleyici tavırları ve malesef Erbakan Hocamızın söylem ve eylem ve uyarılarına rağmen bir türlü bu hatalı anlayışlardan kurtulmak istemeyen bazı camia mensupları da bunda etkili olmuştur.)

5) Özellikle Avrupa’da Hristiyanlığın dejenere olması -din adamlarının cennetten parsel satmaya başlamaları vb dini bir rant aracı haline getirmeleri kaynaklı -menfaatlere aykırı görülen gelişmelere karşı oluş, bağnazlık ve cahillikle- bilimsel gelişmelere karşı çıkan din adamları sanki Rabbimizin gönderdiği din haşa bilime gelişime aykırıymış algısına yol açtı.

İslam aleminde de batı kadar olmasa da kendi fikirlerini yanlış analizlerini inatla savunan din adamları oldu. Batıda ortaya çıkan pozitivist – materyalist akımlar adeta dine savaş açtı. Ülkemiz dahil bu savaş medya ile sinema ile güçlü bir şekilde yürütüldü. Malesef dinin özünde olmayan bilim ve yeni pozitif gelişmelere karşılık sanki dinin emriymişcesine kitlelere işlendi.

Rahmetli Erbakan Hoca Türkiye’nin en genç doçenti olmasına bilim dünyasının parlayan yıldızı olmasına ülkemizdeki ağır sanayinin aselsan havelsan gibi teknoloji kurumlarımızın öncüsü olmasına vb rağmen medya (bugün engin ardıç gibileri bunca delile rağmen Milli Görüş hareketine sataşabilmektedir) maalesef -menfaat sistemleri yıkıldığı için- milletimize Erbakan Hocamızı -bazı topluluklarca yanlış anlaşıldığı için yanlış uygulanan ve siyonizm işbirlikçi medyaca insanlara bu yanlış haliyle aksettirilen “Şeriat” “Cihat” gibi gerçek anlamından uzaklaştırılmış kavramlar üzerinden- ve Milli Görüş’ü -haşa- gerici,modern dünyanın gelişiminden uzak gibi tanıtmışlardır. Bundan dolayı birçok insan Erbakan Hoca’nın hakikatini anlayamamıştır.

Bugün bağımsız bir akılla düşünen ya da Erbakan Hocanın herhangi bir konu ile ilgili videosunu inceleyen önyargısız herkes “Erbakan Haklıymış!” demektedir. Zamanla Erbakan Hoca daha iyi anlaşılacaktır.

6) “Cumhuriyet” “Demokrasi” “Laiklik” “Atatürk” “İfade Özgürlüğü” gibi birçok konuna Erbakan Hocanın fikirleri apaçık ortada iken Milli Görüş’ü ve Erbakan Hocamızı benimsememiş bazı ucuz kahramanların bu konularla ilgili fikirleri sanki Milli Görüş’ün de fikirleri gibi lanse edilerek insanlarımız önemli bir kısmında önyargılar tesis edilmiştir. Elhamdülillah ki Milli Çözüm Dergisi yayınları ve Üstad Ahmet Akgül Hoca’nın bilimsel ve hakkaniyetli eserleri bu yanlış anlamaları ve kasıtlı çarpıtmaları bertaraf etmektedir. Ve bu kaotik dönemde ülkemizin ihtiyacı olan aydınlatıcı fikirleri yani çıkış yolunu ortaya koymaktadır!

İSLAM İLERİCİLİKTİR!

GÜNÜMÜZDE EN İLERİCİ GÖRÜŞ MİLLİ GÖRÜŞ’TÜR!

“İslam demek ilim, çağdaşlık, sosyal adalet ve Adil bir Düzen demektir. Nitekim bunları uzun uzun da konuşmaya lüzum yoktur. “İlim Çin’de bile olsa onu alınız, o Müslümanın yitik malıdır!” sözü ilmin, İslam’ın nasıl bir parçası olduğunu göstermeye yeter. “İki günü aynı olan bizden değildir!” buyuruyor Efendimiz Aleyhisselam. Peki, ne olacak? Her gün daha ileriye gideceğiz. Onun için ilericilik, çağdaşlık asıl İslam’ın sıfatıdır. Onsuz ileriye gidilemez. O herkesi en ileriye götüren en güçlü motordur. Öbür taraftan “Komşusu aç iken kendisi tok yatak bizden değildir!” sözü sosyal adaletin ne güzel bir ölçüsüdür. Ve diğer yandan da tabi, “Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyi” temel esas koyan bir Müslümanlık ne güzel bir Adil Düzen orta yere koymaktadır. Dolayısıyla saadet için ne lazımsa hepsi Müslümanlıkta vardır ve işte Peygamber Efendimiz Aleyhisselam bunun öncüsüdür!”

(Erbakan Hocamızın 28.04.1997 tarihli Kutlu Doğum Konuşmasından Küçük Bir Pasaj)

Sonuç:

Gelecek Rahmetli Erbakan Hocanın doğru anlaşılması ve insanlığa hayat veren projelerine sahip çıkılması ile beraber inşallah siyonizmin ve işbirlikçilerinin değil Adil Düzenci İslamı doğru anlamış müminlerindir! Tarihe yön vermiş aziz milletimizin potansiyelinin farkına varıp tarihi misyonunu kuşanması ile inşallah Türkiye’miz öncülüğünde yeni bir dünya kurulacaktır.

Bu konuda da Erbakan Hocamızı ve fikirlerini en doğru anlamış ve bu tarihi fikirlere misyona tam bir sadakat gösteren Üstad Ahmet Akgül gibi şahsiyetlerin rolü çok büyük olacaktır.

Tüm Milli Görüş sadıklarının ortak hedefleri; ülkemizin birlik bütünlüğünü muhafaza etmek kardeşliği tesis etmek insanlığı sömüren faiz belasını bertaraf etmek İslam Birliğini kurmak dünyanın dört bir tarafında yaşanan zulümleri sona erdirmek yeni adil bir dünya vb her insanın saygı duyması gereken asil gayelerdir.

Bu ulvi gayelere karşı çıkmak apaçık biçimde ortadadır ki ülkemizin aleyhinde olmaktır islam aleminin aleyhinde olmaktır tüm insanlığın aleyhinde olmaktır.

Barış Ve Adalet Dünyasını Kurmanın Vakti Gelmedi Mi?

Geldi!. İnşallah..

Milli Çözüm ve Ahmet Akgül Hakkın Gür Sesi ve Savunucusudur
Elhamdülillah şahsi hesap ve menfaat gütmeden Milli Görüş Harekatının başlangıcından bugüne :

– Tüm ömrünü Hak davası ve Hocası için adayan ;

– Öyle il il değil ilçe ilçe tüm Türkiye’yi gezip konferanslar düzenleyen ve Milli Görüş teşkilatlarının bulunduğu Avrupa ve İslam coğrafyasındaki ülkelerde insanlarımızın şuurlanması için seminerler düzenleyen ;

– 70 yaşına 70 kitaptan fazlasını sığdıran ve peygamberi bir metodla yaptığı tebliğe karşı asla ücret almayan ;

– Erbakan Hoca’mızın öğretilerini ve Adil Düzen programlarını en iyi şekilde anlayıp kitaplaştıran

– Ve kınayıcının kınamasından korkmadan Akp ve yandaşlarının yanlışlıklarını mertçe ve net bir şekilde haykıran ;

– Kendi partisindeki yamuklukları ve hak dava içerisindeki hainleri projektörlük yaparak gün yüzene çıkardığı için dışlanan ;

– Buna rağmen yine peygamberi bir metodla

” يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ

” Ey Peygamber! Kâfirlerle (güç ve dirayetle)ve münafıklarla (ilim ve siyasetle)cihad et; onlara karşı ğılzet (netlik, sertlik ve ciddiyet)göster. ” Tevbe 73 ve Tahrim Suresi 9.ayetlerinde bildirilen bir tavırla saldırgan hadsizlerin partimize ve davamıza yönelik saldırılarına erkekçe cevap veren

“Ahmet Akgül ” hocamızdan başkası değildir…

Çünkü ” وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ ” Fetih süresi 26.ayette buyrulduğu gibi buna laik ve ehil insandır..

Evet, Batıl Siyonist düzenleri yıkılacak diye arsızlaşanlar şimdilik eğriti bir şekilde de olsa düzenlerinin devamını sağlayan işbirlikçi iktidarlarını korumak ve onlara yaranmak için yamuklaşanlar çok iyi biliyorlar ki düzenleri ve saltanatları sallantıdadır…

Ve Enbiya Suresi 18.ayette bildirilen Batılın üzerine fırlatılan ve onun beynini dağıtacak olan Hakkın son darbesine beklemektedirler…

Ümidimiz odur ki bu da Erbakan Hocamızın mirasının gerçek varisi ve yılmaz savunucusu, sadık Milli Görüşçü Ahmet Hocamız ve Milli Çözüm eliyle olacaktır… Çünkü O’ndan başka bu adi Siyonist düzenin yıkılacağına ve yerine Adil bir Düzen kurulacağına ne inanan ne de inandığı değerleri için mücadale edip hazırlık yapan vardır.

” بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌۜ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ “

” Hayır, doğrusu Biz Hakkı Bâtılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o (bâtıl ve barbar rejimler)yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı)Nitelendiregeldiğiniz yakışıksız sıfatlardan dolayı eyvahlar size.
[Not: Beyni parçalanan ve fikriyatı boşa çıkarılan bâtıl ve barbar sistemin, geri kalan görkemli gövdesinin çökmesi ve çözülmesi artık kolay ve kaçınılmaz olacaktır.]

Davanın Yetkili Yetkisizlerine
Bu kadar iftira ve hakarete uğrayan bir partinin hiç mi yetkilisi, müntesibi yoktu ki, iki cümleyle cevap versin?! Kaldı ki bu parti meselesinin üzerinde bir ardıç ağacının pardon kerestesinin İSLAMA dil uzatmasıdır.
Peki soralım davası dini olmayan, ya da hakarete cevap veremeyen bir yönetim Milli Görüşü temsil edebilir mi?
Hadisi Şerifte “Kişi layık olduğu şekilde yönetilir” buyruğunu çokça düşünmelidir!

ŞTE HÜKÜM!İŞTE ŞUUR,İŞTE DURUŞ!..
İşte,her türlü dışlamalara,iftiralara,vefasızlıklara,haksızlık ve ithamlara rağmen…Hakkın hatırını her şeyin üstünde görerek,KUTLU DAVA’sına adanma,erkekçe, tüm zalim ve hain kesimlere mümince karşı durma şuuru!..

İşte,hakikat adına ne savunulacaksa her ne pahasına olursa olsun savunma!Neye hasım olunacaksa her türlü riske rağmen tavır alma,karşı koyma duruşu!..Kime nasıl davranılacak sa öyle davranma,kim hangi sözden anlayacaksa dilinden söyleme…Müminlerin izzet ve şerefine sahiplik etme!..Saldırgan kafir,zalim,hain ve münafıkların hadlerini hatırlatma civanmertliği!..
Ama asla insaf-vicdanı elden bırakmama…Haksızlığa kaymama rikkati!..Ama asla yamulmadan mertçe-metince sonuna kadar Hakkın kapısının ER’liğini yapma cesaret ve metaneti!..

İşte,Kur’an’ın hayat veren değişmez kanunları ve örnek müminlik onuru:

Ey mü’minler! Allah için Hakkı (ve haklıyı) savunan (hâkimler ve yetkililer olun) ve mutlaka adalet ve hakkaniyetle şahitlikte bulunan (daima Hakkı üstün tutan ve Adil nizamı kurup korumaya çalışan) kimseler olun. (Tanık olduğunuz bir olayı olduğu gibi anlatın, yorum yapmayın, taraf tutmayın, hâkimi yanıltmayın) Herhangi bir kavme (partiye, meşrebe, tarikata veya kişiye) olan kininiz (kırgınlık ve kızgınlığınız) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin!.. (Karar verirken his ve heyecanlarınızla değil, aklınız ve vicdanınızla davranın, İslam’ı esas alın ve mutlaka) Adil olun ki takvaya yakışan budur… Her halde Allah’tan korkun. Çünkü O bütün yaptıklarınızdan Haberdardır.” MAİDE 8

“Ey iman edenler! Hakk üzere durup adaleti yerine getirmeye çalışan (hâkimler) ve Allah için doğru söyleyen şahitler olun. (Dürüstlükten ve hakkaniyetten asla uzaklaşmayın.) Velev ki bu şahitliğiniz kendinizin, ana-babanızın veya akraba ve yakınlarınızın aleyhine bile olsa! (Yine doğruluktan ve Hakk’tan ayrılmayın. Üzerine şahitlik veya hâkimlik yapacağınız kimseler,) Onlar ister zengin olsun ister fakir bulunsun (yine sakın adaletten ve doğru bildiğinizden caymayın). Çünkü (taraflar kim olursa olsun,) Allah ikisine de sizden daha yakındır. (Yani, bizzat Onun kullarıdır, buna rağmen adaleti buyurmaktadır.) Onun için siz adaletten ayrılıp haddinizi aşarak (Hakk’tan yüz çevirip) nefsin hevâsına uymayın. Eğer (adaletten ve doğru şahitlikten) dilinizi eğip bükerseniz veya büsbütün Hakk’tan yüz çevirirseniz, Allah şüphesiz yaptıklarınızdan Haberdardır.”NİSA 135

“Ey Nebi(m), kâfirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara karşı şiddetli “sert ve caydırıcı” davran. (Tıynetleri ve niyetleri bozuk olduğundan, saldırgan kâfir ve münafıklar, sizin yumuşak yaklaşımınızı, yağcılık ve zayıflık zannedebilir). Onların (sonunda) varacakları son durakları cehennemdir ve orası, ne kötü ve kahredici bir dönüş yeridir.”TEVBE 73

Nefis hesabı yok
Üstat Ahmet Akgül’ün, hiç kimsenin şahsına yönelik garazı olmadığını, sadece münafıklara ve fırsatçı şarlatanlara itirazı olduğunu gösteren erkekçe bir uyarı… Ne diyelim, nasibi olanlar yararlanır, nasipsizler mahrum kalır. İyi ki Milli Görüşçüyüz, şükür ki Milli Çözümcüyüz…

Helal olsun!
İşte örnek ve gerçek bir dava ve ilim adamlığı…
Teşkilatımızda yamukluk yapanları da mertçe uyarır…
Bunların üzerinden davamıza ve kutsalımıza sataşan fırsatçılara da arslanlar gibi haykırır!..
Helal olsun…
Saygıyla selamlıyorum.

YANDAŞ YALAKALARIN; HIRLAMALARI, ZIRLAMALARI, VIRLAMALARI VE FIRLAMALARI!
Siyonist Şeytanlar Milli Görüş’e düşmandırlar. Siyonist şeytanlarla işbirliği yapan işbirlikçi hainler ve işbirlikçi hainlere yandaşlık yapan yalakalar bulunmaktadır!
Bu yandaş yalakaların bazısı İT gibidir, sürekli olarak Milli Görüş’e hırlayıp durur.
Bu yandaş yalakaların bir kısmı MAYMUN gibidir, sürekli acayip sesler çıkarıp uluyarak Milli Görüş’e vırlayıp durur.
Bu yandaş yalakaların bir kısmı EŞEK gibidir, Siyonist şeytanların sırtlarını vurdukları yüklerin altında ezilir, ezildikçe de Milli Görüş’e zırlayıp durur.
Bütün bu yandaş yalakalar; Milli Görüş’e hırlama, zırlama ve vırlama konusunda hemencecik fırladıkları için aynı zamanda FIRLAMADIRLAR!
Bu fırlamaların hırlayanlarına hoşt, zırlayanlarına çüş, vırlayanlara şüş demek lazım, Milli Görüş’e saldırmak için hemen fırlayıp ta fırlamalık yapmamalarını hatırlatmak lazım.

Resmen provakatörlük ve ajanlık ifa etmekte!..Dünyaya geldiğine pişman eden bir makale TEBRİKLER MİLLİ ÇÖZÜM
Aziz Erbakan Hocamızın ve Milli Çözüm’ün Şahsi Manevisi Üstad Ahmet Akgül hocamızın buyurdukları gibi; HA AKP HA CHP gerçeğinin açığa vurmuş haline bir örnek daha…

* İstanbul sözleşmesi gibi aileyi yok edecek uygulamalar dururken,
* Zinanın suç olmaktan çıktığı, lgbt lilerin meşruiyet kazandığı uygulamalar dururken,
* Faiz gibi alınterini emeğini sömüren yok eden Allah ve peygamberle savaş etmede son haddine gelen uygulamalar dururken,
* Ahlaksızlığın zirve yaptığı ülke insanlığının geldiği durumlar ortadayken,
* Ekonomik olarak batmış durumda olduğumuz ve üretim namına hiç bir hamlenin 18 yıldır yapılamayışı dururken,
* İşsizlik hat safhaya gelöiş olması göz önünde iken,
* Borca esir olanların icra dairelerinin dosyalara yetişemediği gerçekler ortadayken,
* İnsanlığı aç sefil bitap hale düşürülmüşlük dururken,
* Dış politikada bir tane komşu ülkeyle anlaşılamaz dostluklar ve İslam birliği d8 ler canlı hale getirilemezken,
* Hayatı boyunca Aziz ERBAKAN Hocamızın size ve ülkemiz insanlığına hizmetten huzurdan saadetten güzellikten iyilikten adaletten faydadan başka birşey yapmadığı halde bu ARSIZLIĞINIZI DEŞİFRE ETMENİZİN ALTINDA YATAN SEBEP ACABA SİZLERİN YANDAŞ ADI ALTINDA KAMUFLE OLDUĞUNUZ MEDYADA İŞBİRLİKÇİ SİYON UŞAKLIĞI YAPABİLMENİN BİR ÇARESİ Mİ YATMAKTAYDI.

Yukarda sayılan onca olumsuz tablolar ortada iken sizin tabirinizle : “KÜÇÜK BİR PARTİ OLDUĞU İÇİN KİMSE ÜZERİNDE DURMADIĞI” HALDE siz AKP’nin onca olumsuzluklarını kamufle etmeye çalışan bir işbirlikçi ve İslam düşmanlığınızla Erdoğan – Akp hayranlığınız ile ayrıca Atatürk’e düşmanlığınız ile YANDAŞ GAZETE SABAH DA PROVAKATÖRLÜK VE BİR AJANLIK GÖREVİNİ Mİ İFA ETMEKTESİNİZ?!!!!!
Boşuna oranızı buranızı yırtmayın işbirlikçi kuklacıklar… Boşuna Milli Görüş ‘e beton dökmeye çabalamayın feriştahınız beceremedi 50 yıldır sizin gini ARSIZLAR hiç beceremez… Ya rabbi iyi ki Ahiret var bunlardan intikamı ancak engüzel öyle alınırdı bunların rezilliğini rüsvaylığını görmeden rahat edemezdik ama bu gibilerden hem dünyada hem ahirette intikam alır rabbimiz…

Milli Çözüm her daim olduğu gibi İslam’a Milli Görüşe Erbakan’a Atatürk’e saldıranlara karşı en güzeliyle cevap vermeyi yerin dibine sokmayı dünyaya geldiklerine pişman etmeyi ve bize bu hazzı yaşatmayı başaran TEK MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN ERBAKAN’IN İSLAMIN EN SADIK TALEBESİ OLDUĞU HAKİKATINI İSPATLAYSN BİR MAKALE OLMUŞTUR.. ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN…
Saygılarımla

Çürümüş kafalı Arsız
Hayatlarını belli değerleri istismar etmek üzerine kuran bu tiplerin herhangi bir değerden yoksun olmasının bizleri şaşırtımaması gerektiğini Milli Çözüm ortaya koymuş. Evet din düşmanlığı ve dini kurallarına karşılıklarını sözümona “modern” kafalıyım maskesiyle saklamaya çalışsalar da gavurlukları aşikar olduğu gibi, yine bu ülkenin tüm değerlerine işlerine gelmeyince kin kusmaktan da geri durmamaktalar. İçki masasından henüz kalkmış gibi bir eda ile yazılan yazıları, halkı ya çoban ya temizlikçi olarak görmeleri ancak ülkemizin bir parçasına bile tahammül edemeyen siyonistlere ve onların güdümlülerine metres olma hevesleri ayarlarını aşikar etmektedir. Bu alçaklara hak ettikleri cevabı veren Milli Çözüm’den teşekkür ediyor, Saadet Partimizin de bu çürümüş zihniyete gereken hukuki ve siyasi tavrı ortaya koymasını bekliyoruz.

Milli değerlerimizi savunacak bir Milli Çözüm kaldığının ispatıdır bu yazı…
Engin Ardıçın yazısı buram buram İslam, Erbakan, Milli Görüş ve Atatürk düşmanlığı kokmakta. Bir yandan 1921 Kuva-i Milliye ruhuyla oluşturulmuş meclis, anayasa ve milli Atatürk ile dalga geçerken, diğer taraftan Temel Karamollaoğlu üzerinden Erbakan ve Milli Görüş kinini kusmakta.

Ve tabi malesef Saadet Partisinin üst yönetiminin tutumu davayı bu çapulculara dil uzattıracak, dalga geçtirecek hale getirmeleri ise Milli Görüşçüleri düşündürmesi gereken bir durum.

Diğer taraftan bu yalaka yukarıdaki yazınızda da tahlil ettiğiniz üzere bir hususu açık etmekte; o da Cumhurbaşkanı’nın İslami ve milli hedeflerinin olmadığı hususudur.

Artık çok iyi anlaşılmıştır ki, bu değerlerimizi bu soy kütüğü bozuklara karşı savunacak ve ağızlarının payını verecek Milli Çözüm’den başka kimse kalmamıştır. Saadet Partisi mensubu kardeşler inşallah bu gerçekleri görürler. Ama Allah şahit, O’nun dostları şahit, dava dertlileri şahit ya bu yeter…

İte oşt gerektir
Marazlıdır gıcıklığı şeriata
Heryeri sanır kendi otlağa
Sahipsiz değil İslamdır dava
Milli Çözüm şeytan taşlar
Taş israfsa oşt da yeter
Zaman geçer döner devran
Sahibin çıkmaz ucuz kaftan
Kalır kemik ama tunçtan
Dön yala, dön yala…

HAYDİ GÖREVE!
Yanlış tutum, davranış ve bağlantılarını bahane göstererek Temel Karamollaoğlu üzerinden Erbakan Hocamızın emaneti, Milli Görüşün siyasi kanadı Saadet Partisine ve davamıza kinini kusan, Erdoğan yalakası, batı hayranı, kukla ve haya mahrumu arsız Engin beylerin bu ayarsızlığına ve saldırılarına Saadet Partisi yetkilileri, gönül insanları ve sadık dava mensuoları inşallah sessiz ve tepkisiz kalmazlar. Yine herzaman olduğu gibi bugünde Milli Çözüm hainlerin, soysuzların, alçakların ve münafıkların karşısında dik duruşunu gösterip, Milli Görüş Davasına ve Erbakan Hocamıza sadakatini bir kez daha göstermiştir. Allah Razı olsun.

Kiralık kalemler
Bu ve bunun gibi sırf dünyalıklarını kurtarmak ve Tağut’larına yaranmak için türlü türlü takla atan kiralık yazar takımının bir temsilcisi olduğunu görmekteyiz.Bunların asıl gıcıklığı ise Erbakan hocamıza ve onun hazırladığı Adil düzen projelerine olduğu nasılda sırıtmaktaydı.Ama ne yapsalar boş ;çünkü Allah çok yakın bir zamanda bir Fetih verecek ve tüm insanlar huzura kavuşacaktır inşaALLAH.

Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla (kuru laf kalabalığıyla) söndürmek istemektedir. Oysa Allah, Kendi nurunu tamama (başarıya) eriştirecektir; kâfirler hoş görmese bile (Kur’an’ın Adil Düzenini getirecektir).(Saf suresi 8.Ayet)

Erbakanın davası, milli çözümün sevdası..
Oşt dediğin halde, susmayan huysuz

Ya kuduz olmuştur veyahut uyuz!

Uyuzlar kaşınır, kuduz dağlanır

Bu çocuğu bize, kışkırtan nursuz!

Milli Çözüm, çıbanları deşiyor

Ahmak cesur, kuyusunu eşiyor

Kent itleri, eşiğime işiyor

Havlar salak, sanır; helva gelecek

İnsan doğdu, yazık; talah gidecek!

Sadık müminlere; “Ey dost” diyoruz

Davadan dönene, biz puşt diyoruz

Hırlayan kutik’e; oşt oşt diyoruz

Havlar salak, sanır; helva gelecek

İnsan doğdu, yazık; palah gidecek!

BOP eş başkanları, Siyon uşağı

Alçağı aklayan, ondan aşağı

Diken tohumundan, zakkum başağı

Havlar salak, sanır; helva gelecek

İnsan doğdu, yazık; palah gidecek!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
19
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...