YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6980a9d952bb7
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 9 4
Bugün : 24604
Dün : 57744
Bu ay : 82348
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48785661
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Birleşmiş Milletler dedikleri:

1- Önce İslam’ın temsilcisi ve dünyanın dengesi olan Osmanlı Devletini yıkmak

2- Sonra da bu örgüt eliyle dünya hakimiyetini kurmak üzere Yahudi Siyonistler tarafından oluşturulmuş bir teşkilattır.

Bugünkü İsrail’in manevi kurucusu olan Siyonist lider Theodor Hertzel Osmanlı’nın yıkılışını hazırlamak ve hızlandırmak için Sultan Abdülhamit’i tahttan uzaklaştırmayı ve bu maksatla Jön Türkler ve İttihat ve Terakkicilerle irtibat kurmayı planladı.[1]


[1] Complete Diaries of Theodor Herzl  C.1, sh. 374

 

Bunun için son Osmanlı Meclisinde Selanik mebusu olan Emanuel Karasso, İzmir Milletvekili Nesim Mazliyah, Selanikteki eczanesi Jön Türklerin buluşma merkezi olan Rafael Benuziyar gibi siyonist Yahudilerle temasa geçildi ve Sultan Abdülhamit’in hal’li için kampanya başlatıldı.[1]

Önceleri Siyonist lider Theodor Hertzel, Abdülhamit’ten Filistin’de Yahudiler için bir yerleşim bölgesi istemiş, çok cazip teklifler ve rüşvetler karşılığı bile Sultanı ikna edememiş ve “Şehit kanıyla kazanılan vatan toprakları parayla satılmaz” cevabıyla defedilmiş, bunun üzerine “Ruso, Mazliyah, Ahmet Rıza, Enver, Talat ve Nazım Beyler gibi İttihat ve Terakki masonlarını kullanarak “Filistin’e Musevi göçmenler gönderme” işini denemeye girişmiştir”.[2]

Bütün bu şeytani heves ve hesaplarına müsaade etmeyen Abdülhamit Hanı, bu siyonist tasarılara mecbur etmek amacıyla Theodor Hertzel ortaya Birleşmiş Milletler planını çıkardı. 

Amaçları,  sözde  “dünya barışı ve birliği” adı altında her ülkedeki bir Yahudiyi o ülkenin temsilcisi olarak Amerika’ya toplamak ve “Bak işte bütün dünya devletleri böyle istiyor” diye Sultan Abdülhamid’i İsrail’in kurulmasına mecbur tutmak ve İslam vatanı olan Filistin’in Osmanlı’dan koparılmasına zemin hazırlamaktı. 

Bu durum hemen fark eden Sultan Adülhamit, kendisi hayatta kaldıkça Birleşmiş Milletler’i kurdurmamıştı. Ve zaten daha sonra kurulan B.M.’in ilk kararı İslam aleminin ortasında bir çıbanbaşı olarak kurulan İsrail’i tanımaktı. 

Dünyadaki siyonist hakimiyetine kavuşmak için başlattığı I. Dünya savaşı ile hem Avrupa’yı mahveden hem de Osmanlı’yı tarihe gömen siyonistler yine kendi kışkırttığı II. Dünya Savaşı sonunda da sözde yeryüzünde barışı ve huzuru korumak bahanesi altında asıl siyonist hükümranlığını yürütmek amacıyla Birleşmiş Milletleri kurdu. 

Önce Roosevelt (ABD) ve Churcil’in  (İng.) Almanlara karşı 1941’de yaptıkları Atlantik anlaşmasını daha sonra 1 Ocak 1942’de Rus, İngiliz ve Amerikan temsilcisinin Washington’da imzaladıkları “Birleşmiş Milletler Beyannamesi” takip etti.  30 Ekim 1943’te Çin’i de yanlarına alarak sözde bütün barışçı ülkelerin katılımına açık “Moskova Bildirisini” hazırladılar. 

1945 Şubatında Kırım’daki Yalta şehrinde Dünya Siyonistlerinin Kongresindeki gizli kararların arkasından, 25 Nisan  – 26 Haziran 1945’te San Fransisko’da her ülkeyi temsilen gelen Yahudi ve masonların toplandığı konferans sonunda Birleşmiş milletler anayasası ve Adalet Divanı statüsünü hazırlandı ve imzalandı. 

Birleşmiş Milletler teşkilatı içinde kurucu rolü oynayan ve kendilerine  “daimi ve değişmez delegelik ve ayrıca  “Veto” hakkı sağlayan beş ülke  (Amerika, Rusya, İngiltere ve Fransa) siyasi ve ekonomik yönden Yahudilerin en etkili ve yetkili bulunduğu yerler olması çok dikkat çekicidir.

Ve bu arada Rusya’da olsun Çin’de olsun Komünist ihtilali yapanların hem fikir babalarının hem de eylem planlarının siyonist ve masonlara ait olduğunu hatırlatmak gerekir.

İşte Yahudi Siyonizminin sömürü ve zulüm saltanatını gerçekleştirmek için meydana getirilen ve adalet ve hürriyet kılıfı geçirilen Birleşmiş Milletler teşkilatı gerçekte tam bir fesat aracıdır. 

Kendi anayasasında öngörülen şartlar bile göstermeliktir ve bunlara uyulmamaktadır. 

Üye ülkeleri birer temsilcilerinden oluşan GENEL KURUL gölge ve göstermelik bir organdır. Asıl kararları veto hakkı bulunan 5 daimi üye ve diğer altısı genel kurulca iki yılda bir seçilen 11 kişiden oluşan Güvenlik Konseyi alır ve uygular. 

Geçen dönem koyu İslam düşmanı bir Hristiyan ve Yahudi damadı olan Butros Gali’nin temsil ettiği Genel Sekreterleri ise yine ancak Güvenlik Konseyinin önerebileceği isimlerden birini genel kurul seçmekte ve ne hikmetse devamlı siyonizme hizmet edecek mason tipler bu makama getirilmektedir.

Yüzlerce ülkenin ortaklaşa alacağı bir kararı tek başına “veto etme” ve geçersiz hale getirme yetkisi olan 5 daimi üyenin ve onların da arkasındaki siyonizmin sadece oyuncağı ve zulüm aracı olan böyle bir teşkilatın barışı değil, savaşı kışkırttığı ve hatta başlattığı yüzlerce tecrübeyle sabit olmuş bir gerçektir. 

Önce Saddam’ı kullanarak ve Kuveyt’e karşı kışkırtarak Körfez Harbine zemin hazırlayan bunlardır. Somali’yi işgal eden ve sömüren bunlardın. İsrail’i kurduran ve kudurtan bunlardır. 

Kıbrıs hareketinde, Azerbaycan işgalinde aleyhimize tavır alan ve saldırganları alkışlayan yine bunlardır.

Biz bütün ülkelerin ve milletlerin insani değerler etrafında birleşip barışacağı, her türlü zulme ve tecavüze karşı ortak bir cephe oluşturacağı bir teşkilatı elbette istiyor ve destekliyoruz.

Ama dünyayı süper güçlerin ve onların arkasındaki Siyonistlerin çiftliği haline sokacak Çin ve Rusya gibi seküler devletleri ABD, Fransa ve İngiltere gibi Hristiyan milletleri temsilen veto hakkı bulunan ülkelere karşılık 1,5 milyarlık İslam alemini ve 50 müslüman ülkeyi temsil edecek veto yetkisi bulunan tek bir devlete söz hakkı tanımayan bu İslam düşmanı teşkilattan hayır beklemiyoruz. 

Tabii ve tarihi şartların, bölgesel ve hatta evrensel bir güç merkezi ve kuvvet dengesi olmaya mecbur ettiği Türkiye’miz böyle bir teşkilatta ya etkili ve yetkili konuma gelerek bu kuruluşu insanlığa ve dünya barışına hizmet eder hale getirmeli veya işte son Bosna ve Kosova vahşeti gibi sorumlulukları artık yüklenmemeli ve biran evvel İslam Birleşmiş Milletleri’nin kurulmasına öncülük etmelidir.

Çünkü bu haliyle ve geçmişteki tatbikat örnekleriyle BM, anlaşıldı ki sadece bir-leş’tir. Ve maalesef müslümanlara karşı kalleştir. İslam Birleşmiş Milletlerine karşı çıkanlar ve bu amaçla çalışmayanlar ise günahta batılı barbarlara eştir!…


[1] Türkler ve Yahudiler Avram Galante sh. 91

[2] Türkiye ve Siyonizm Süleyman Kocabat sf. 192

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Diğer Yazarlar

Diğer Yazarlar

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...