Erbakan Hocamızın,
İstanbul MGV mezuniyet gecesinde yaptığı sohbet notları:
- Bir Ülkenin gerçek sermayesi, imanlı ve heyecanlı gençleridir. En büyük varlığımız yetiştirdiğimiz şuurlu ve sorumlu nesillerdir.
- Bir genç ben MGV’liyim diyebiliyorsa; dört üniversite bitirmiş olmaktan daha bereketli ve feyizli bir bilgiye ve birikime sahip olmuş demektedir.
- 1996’da üniversite bitirip doktora yapmak isteyen bir Japon Hanım bize geldi. Dedi ki, araştırma yapmak için ben başkaları gibi Almanya ve Amerika’yı değil, Türkiye’yi tercih ettim
Ve sizin Başbakan olduğunuz dönemde Türkiye’ye geldim. Ve Milli Görüşü merak edip doktora konusu olarak incelemeye karar verdim.
Şu anda Tokyo üniversitesinde görevliyim. 7 yıl Milli Görüşü inceledim. Ama bir de sizden dinlemek isterim.
Biz de Ona Mili Görüşü özetle anlatınca şaşırdı. Hocam, 7 yılda fark etmediğim Milli Görüş gerçeğini siz bana 1 saat içinde anlatıp öğrettiniz. Şimdi anladım ki, Milli Görüş sadece Türkiye’nin veya belli bir inanç kesiminin değil, bunalımdaki bütün insanlığın kurtuluş reçetesidir. Artık ben de Milli Görüşçüyüm. Ve Tokyo Camisine gidip İslamiyeti seçtiğimi ilan edeceğim ” dedi.
“Ben yedi yıldır araştırdığım ve dikkatlice üzerinde çalıştığım halde bu gerçekleri nasıl fark edemedim diye hayıflanınca” kendisine:
“Küflenmiş ve paslanmış şeylerin asıl cevheri görülmez. Bugün ülkemizde ve yeryüzünde hakim olan Siyonist güçler, kendi güdümlerindeki medya marifetiyle, gerçeklerin üzerini küf ve pasla kaplayıp gizlenmesini sağlıyor ve insanlığı medya ile yönetilen robot köleler haline getiriyorlar.
Hala Teslis (3 ilah) inancını aşamamış Batılının, beyin ve düşünce yeteneği gelişmemiştir. Bunlardan dünya çapında adil ve asil bir medeniyet projesi üretmeleri beklenemez.
İnsanla hayvanın farkını; sadece konuşabilme kabiliyeti zannedenler ve insanı konuşan hayvan veya gülen hayvan diyenler, yeni ve büyük medeniyetler geliştiremez.
Çünkü balinalar ve filler bile yüzlerce kilometreden konuşup haberleşiyor.
Şebek maymunları bile gülüyor.
Halbuki; insanı farklı ve faziletli kılan:
- 1. İyi ile Kötüyü
- 2. Doğru ile Yanlışı
- 3. Güzel ile Çirkini
- 4. Adalet ile Zulmü
- 5. Faydalı ile Zararlıyı biri birinden ayırabilme yeteneğidir.
Bunları ayırmasını, yararlı ve hayırlı olanı yapmasını bilmeyenler, Hatta; Kötüyü iyiye, çirkini güzel’e, zulmü adalete tercih edenler; insani özelliklerini yitirmiş demektir.
İşte İslam, tevhid inancı ile bu yetenekleri geliştirebilmek için, Allah’ın gönderdiği saadet ve selamet prensipleridir.
Hiçbir varlığa vermediği bu yüksek meziyet ve nimetlerin şükrünü ve gereğini kim yerine getiriyor, kimler gaflet ve nankörlük gösteriyor? İşte İlahi Adaletin gereği olarak bunun tespit edilip seçilmesi için, Rabbimiz insanları bir imtihandan geçirmeyi murad etmiştir.
Bu imtihanın temeli ise, Hak ile Batılın mücadele meydanı olan bu dünya hayatında; “Hakka tabi ve taraf olmak. Batıla, yani zulme ve haksızlığa karşı durmak” şeklindedir.
Bugün Afganistan’da, Irak’ta ve Filistin’de, suçsuz ve savunmasız insanları vahşice katleden ve işkence eden Batıl barbarların bu zulmüne; ancak inançlı ve heyecanlı gençlerimizin samimi, sürekli ve seviyeli gayretleri son verecektir.”
Yorum:
“Yegane kuvvet ve kudret sahibi, Cenab-ı Rabbil Alemin’dir. Muntakim-İntikam alıcı isminin gereğini ve ilahi vaadini elbette yerine getirecek ve siyonizmin bugünkü zulüm ve sömürü düzenini yerin dibine geçirecektir.”
“Sadece Müslümanların değil, farklı din ve düşünceden, değişik kültür ve kökenden bütün insanların, birlikte ve barış içerisinde yaşayacakları… Her türlü temel hak ve hürriyetlerine sahip ve saygın olacakları Adil bir Düzen ve asil bir dönem mutlaka gelecektir!”
Selçuklu ve Osmanlı gibi örnek ve muhteşem medeniyetlerin mirasına ve yeni bir dünyaya rehberlik yapacak potansiyel imkanlara sahip kılınmış… Kurtuluş mücadelesi ve Kıbrıs Barış zaferi gibi, en ümitsiz ve çaresiz dönemlerde bile hayret ve hayranlık uyandıran şahlanışlar başarmış olan aziz milletimiz; Pek yakında ve yeniden tarih sahnesinde boy gösterecektir!..

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Allah'ım ayakları kayan aklı kayan Fikri Kayan zikri Kayan kullarından eyleme Rabbim...
Hakikatin Üzerine Örülen Zırh; İdeolojik Duvarın İnşası ve İlahi Uyarılar… Türkiye’de siyaset, milletin asıl dertlerini…
Böylesi Küstahların Karşısında, Bunların İşbirlikçileri Olduğu Müddetçe hayırlı ve yararlı işlere imza atılması mümkün değildir.…
Bir nizam kuralım; vicdana, ilme akla Kur’an’a uygun Herkes hakkına kavuşsun ki, artık olmasın vurgun…
Muhyiddin Arabi, Hallacı Mansur ve Yunus Emre örneklerindeki hakikatler üzerinden (O zatların makamına ve mertebesine…
GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKMAK GİBİ BİR HUYU VARDIR. YALAN SADECE KENDİNİ BİTİRİR. YALANLA KAZANABİLECEĞİN NE DÜNYA…
Cihat ve içtihat olmadan… Siyonizm yıkılmadan… İslam Birliği, Adil Düzen kurulmadan… Siyonist ve emperyalistlerin Şeytani…
Yalan, sadece bir dil hatası değil, insanın hakikatle bağını koparan ve imanı zaafa uğratan derin…
MÜMİN YALAN SÖYLEMEZ Yalan sözün esiri olma Fani olan dünyaya dalma Heybeni günahla doldurma Yaklaşma…
Buhrandan Bahara Yöneliş... Toplumsal yozlaşma, dışa bağımlılık ve manevi değer kaybı giderek artmaktadır. Çözüm ise;…