Hz. Musa’ya gelen kitabın, aslından ve amacından saptırılmış ve yozlaştırılmış şekli olan muharref Tevrat’ın vaat ettiği ve hedef gösterdiği “Yahudi’nin dünyaya hakim olma” gayesine ve yeryüzü kaynaklarını İsrail hesabına sömürme ve bütün insanlığı çağdaş köleler haline getirme siyaset ve stratejisine “Siyonizm” dendiğini biliyoruz.
Masonluk ise, hemen her ülkeye dağılmış bulunan Yahudilerin siyonist kısmının güdümünde kurulan ve o ülke halkından özel yöntemlerle seçtikleri ve meşhur ettikleri ve kendi milletine ve memleketine hıyanet pahasına, siyonist amaçlara hizmet ettirdikleri şahıslardan oluşturulan çok şerli bir teşkilat ve şeytani bir tarikattır.
Türkiye’de meşhur devrimlerin gerçekleştirildiği 1923’lü yıllarda, Fransa’daki masonluk faaliyetlerini üst seviyeli general, milletvekili, gazeteci ve yazarlardan oluşan on kişilik bir araştırmacı heyetiyle birlikte hazırlayıp yazan ve tüm söylediklerini belgelere dayandıran ve 1924’te Paris’te ‘LA DİCTATURE DE’LA MASON- Mason Diktatörlüğü” adıyla yayınlanan Fransız bilim ve fikir adamlarından A.G. MİCHEL’in bu önemli eseri, ismini açıklamaktan sakınan “ESKİ BİR SEFİR” imiz tarafından 1975 yılında Türkçeye çevrildi.[1]
O gün Fransa’da sürdürülen masonik faaliyetlerin aynı tarihlerde ve aynı yöntemlerle hem diğer Avrupa ülkelerinde, hem Türkiye, Mısır ve Suriye başta olmak üzere bütün İslam aleminde nasıl aynen uygulandığını ve halen nasıl olanca vahşet ve dehşetiyle siyonist dünya sisteminin yürütülmeye çalışıldığını gerçek belgeler ve bilgiler ışığında ortaya koyması bakımından çok önemli bulduğumuz bu kitabın bazı bölümlerini, parantez içinde açıklayıcı ilaveler de katarak özet halinde okurlarımızın dikkatine sunmayı münasip gördük.
A – MASONLUĞUN GENEL AMAÇLARI
1- Din adamlarının bütün hareketlerinin kanun dışı sayılması ve yasaklanması (Din adamlarını ve dindarları küçümseyen tavırların yaygınlaştırılması)
2- Vatikan ile halkın ve hükümetlerin bütün alakalarının koparılması. (İslam ülkelerinde ve Türkiye’de ise hilafetin ilgası ve İslam birliğinin dağıtılması)
3- Fransa’nın laikliğin boyunduruğu altına alınması (Laiklik ve modernlik perdesi altında ahlaksızlığın her yerde yaygınlaştırılması ve toplumun dini disiplinden koparılması) Fransa Batı aleminin, Türkiye ise İslam aleminin merkezi sayıldığı için siyonistlerce üs olarak seçilmiştir. Ve dünyada anayasalarında Laiklik maddesi bulunan iki ülke Fransa ve Türkiye’dir. Ve maalesef özellikle ülkemizde laiklik “din dışılık” ve “dine düşmanlık” şeklinde uygulana gelmiştir.
4- Toplumları her türlü milli ve manevi değerlerden uzaklaştırmak, sorumsuz ve şuursuz bir nesil oluşturmak için eğitimin tek elden idare edilmesi (Tevhidi Tedrisat) sistemin oluşturulması.[2]
B – MASONLUĞUN KULLANDIĞI ARAÇLAR:
“Masonluk kendini her yerde hissettirmeli, her türlü gücü ele geçirmeli, fakat hiçbir yerde görünmemelidir”[3] prensibi ile hareket eden siyonistlere şu araçları kullanırlar:
1- Solcu partileri teşkilatlandırmak (ve sağ-sol çatışmasına zemin hazırlamak)
2- Sağ ve sol partilerden birini iktidara hazırlamak. (O yıpranınca öbürün devreye sokmak)
3- Kamuoyu oluşturacak basın ve yayın organlarına sahip olmak.
4- Toplumda etkili olacak dernek ve sendikalar kurmak.
5- Hükümetteki bakanların ve üst düzey bürokratların masonlardan olmasına çalışmak. Zira masonlar gelecekteki zaferimizin keşif kolları ve irtibat ajanlarıdır.
6- Milli hareketleri ve manevi dinamikleri ezmek ve saf dışı etmek masonların görevi ve amacıdır.[4]
C – TAKTİK VE PROPAGANDA İMKANLARI:
1- Değişik bölgelerdeki halkların etnik sorunlarını, mezhep farklılıklarını ve kültür yapılarını araştırıp bunları kullanma yoluna gitmek.
2- Milli partiler aleyhinde yoğun karalama kampanyalarına girişmek.
3- Masonluğa zarar vermeden sağcı ve solcu partiler arasında hakemlik rolünü üstlenmek.
4- Basın ve yayın faaliyetlerine hız vermek hatta yöresel basını bile ele geçirmek.
5- Masonluğun talimatıyla hareket edecek yazar ve çizer takımını elde etmek.
6- Sağcı ve solcu partiler güçlenip Mason localarına başkaldırmasın diye, çeşitli dernek ve sendikalar, hatta MAFYA’LAR kurarak bunları dizginlemek ve denetlemek.[5]
D – MASONLARIN SEÇİM OYUNLARI VE MECLİSİ KONTROL ALTINA ALMALARI :
1- Mason partilerin ve adayların seçimleri rahatlıkla kazanabilmeleri için şartlara göre yeni seçim kanunları ve demokrasi oyunları hazırlamak.
2- Mason adayların liste başı olmalarını sağlamak.
3- Kazanan mason milletvekillerinin mecliste locaların talimatına göre hareket etmelerini garantiye almak.
4- Locaya hıyanet eden mason milletvekili ve bürokratları diğerlerine de ibret olacak şekilde kesin olarak cezalandırmak.
5- Bütün şereflerini, şöhretlerini ve servetlerini locaya borçlu olan üyelerin, masonluğun amaçlarına hizmeti birinci görev saymalarını sağlamak.[6]
E – İKTİDARDAKİ ADAMLARI VASITASIYLA YAPTIKLARI FAALİYETLER
1- Dini ve ahlaki eğitimi çağdışı göstermek ve halkı dinden nefret ettirmek.
2- Dindarların üst düzey makamlara gelmesini engellemek .
3- Laikliğin yozlaşmasını ve yanlış uygulamasını temin etmek. Dini kavramları ve dindarları küçümsemek.
4- Anarşistler ve vatan hainlerini korumak ve onların cezalarını affettirmek veya düşürmek.
5- Dini ve milli gelişmeleri önlemek ve sindirmek. (Gerekirse askeri darbeleri ve ekonomik krizleri yönlendirmek)
6- Kontrol edilemeyen ve önlenemeyen hareketleri ise beynelmilel kuruluşların baskısı ve yaptırımları ile etkisiz hale getirmek. [7]
F – LAİKLİK VE MASONLUK :
1- Masonluğun amacına ulaşması için laiklik en önemli prensiptir. (Laikliği yozlaştırmak ve ahlaki kurum ve kavramların aleyhinde kullanmak gerekir.
2- Laikliği bütün dünyaya yaymak ve manevi değerlere savaş açmak siyonizmin gerçekleşmesi için bir zarurettir.
3- Masonların zaferi olan Fransız ihtilalinin en önemli meyvesi olan Laikliği benimsemeyen bütün kesimler ve hareketler gericidir ve düşman ilan edilmelidir.[8]
4- Biz masonlar Allah’ı gerçek bir varlık ve gaye olarak kabul edemeyiz. Bizim idealimiz medeniyettir, ibadetimiz ise beşeriyettir.
5- Dini ve ahlaki esaslara dayalı tüm gelişmeler gerici ilan edilmeli ve bu hareketlere karşı laiklik silahı öne sürülmelidir.
6- Laiklik masonluğun ve yeni medeniyetin dini hale getirilmelidir.[9]
7- Masonluk ve Laiklik aleyhtarı din adamı, siyasetçi, yazar ve düşünür takımı mutlaka etkisiz ve önemsiz hale getirilmelidir.
8- Masonlar, faaliyet halinde bulundukları ülkenin ve milletin dini kavramlarına ve kurallarına özel masonik manalar yükleyerek bunları kullanmalı ve böylece kitlelere hoş görünmelidir. [10]
9- “Laiklik herkese din hürriyeti vermek değil, dinlerin esaretinden insanları kurtarma girişimidir”, düşüncesiyle hareket edilecektir.
G – MASONLUK VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER:
Daha sonra Birleşmiş Milletlere dönüşecek olan “Cemiyet-i Akvam” fikri ve planı da Siyonistlere aittir.
1-Bütün dünyada mason topluluklarına istinad edecek (yani masonlar tarafından yönetilecek) bir Cemiyet-i Akvam fikri hepimizin hedefidir ve masonluk adına büyük bir güç elde edilecektir.[11]
2-Milletler arası Mason Cemiyeti ve New York büyük Locasının yardımı ile birleşmiş Milletler Cemiyetini kurmayı Ümit ediyoruz.[12]
3-Uluslararası meselelerde hakemlik rolü oynayacak ve Mason medeniyetinin kurulmasını kolaylaştıracak ve laiklik düşüncesini evrensel bir din haline sokacak Birleşmiş Milletler Teşkilatının bir an evvel kurulmasını bekliyoruz.[13]
4-Cemiyet-i Akvam’ın (Birleşmiş Milletlerin) başlıca görevleri:
a- Barış teşkilatı çerçevesi içinde uluslararası özel ve gizli diplomasinin kaldırması (yani devletler arası diplomatik ilişkilerin siyonist kontrolüne ve güdümüne alınması)
b-“Milletler arası Hukuk” diye masonik kuralların tatbikata koyulması (Böylece ülkelerdeki Milli kanunların kaldırılması ve halkın yozlaştırılması)
c-Serbest alış-veriş prensibini uygulayarak yeni ticari metotlar oluşturulması (Milli ve yerli ekonomilerin çökmesi ve uluslar arası ticaretin masonların tekeline alınması)
d- Yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarının ve hammadde yataklarının alım ve satımının dağıtım ve dolaşımının kolaylaşması (Ülkelerin varlığını sömürmek üzere zemin hazırlanması)
e- Milletlerarası para sisteminin oluşturulması (Siyonizmin kontrolünde olan doların kurulacak dünya mason diktatörlüğünün geçerli parası olarak tanıtılması)
f- Sigorta ve bankacılık başta olmak üzere işçi, memur ve öğretmen sendikalarının hayır ve hizmet adına kurulmuş dernek ve kurumların, sanat ve spor çalışmalarının uluslararası merkezi teşkilatlara bağlanması (Böylece bütün dünyanın ve insanlığın merkezi kontrol sistemine alınması)
g- Önce Batılı ruhunu canlandırıp Birleşik Avrupa oluşturulması ve arkasından Dünya federasyonunun hazırlanması (Böylece amaçlanan siyonizmin dünya hakimiyetinin ve Büyük İsrail devletinin kurulması) [14]
h- Milletlerarası barışı korumak bahanesiyle bir askeri gücün ve yüksek adalet divanının sağlanması (NATO ve Lahey Adalet divanlarına zemin hazırlanması) [15]
H – O YILLARDA GELECEĞE YÖNELİK MASON PLANLARI
1- İmha Politikası:
a- Dini kurumların ve ahlaki kavramların,
b- Milli hareket ve oluşumların,
c- Yerli yatırım ve kalkınmanın mutlak yıkılması ve ortadan kaldırılması
2- Bunlara karşılık:
a- Dinlerin yerine laiklik adına, dinde laçkalık ve laubaliliğin oturtulması,
c- Siyasette hile ve baskı rejimlerinin kurulması ve uygulanması
d- Faiz sistemiyle ekonomi ve ticaretin siyonizmin tekeline alınması
e- Basın ve yayın organları ve laik eğitim kurumlarıyla genel ahlakın yozlaştırılması
f- Bütün kurumların Monopol yapılması (yani siyonist tekeline alınması)
g- Milletlerarası büyük satış mağazaları zincirlerinin oluşturulması
h- Ve nihayet Dünya mason imparatorluğunun fiilen kurulması ve siyonist sisteminin yürürlüğe konulması.
3- İşte bu mutlu hedeflere ulaşmak ümidiyle:
a- Fransız masonluğunun kızı (cariyesi) olan Fransa Cumhuriyetinin şerefine,
b- Dünya masonluğunun kerimesi (cariyesi) olacak “Dünya Cumhuriyeti şerefine” kadeh kaldırılması[16]
Evet Fransa’da 1923 ve sonrası yıllarda bunlar olurken aynı girişim ve gelişmelerin, aynı merkezler ve mahfillerce Türkiye’de yapıldığını hayret ve ibretle görüyoruz. Hatta bu tür masonik faaliyetlere uzun zaman alet edilmek istenen Atatürk bir ara bu fesat şebekesini kapatmış ve onların güdümünden kurtulmaya çalışmış, ancak halis kan Yahudi olan özel doktoru Haim Naom tarafından verilen ve yavaş yavaş ölüme götüren ilaçlar sonucu saf dışı bırakılmıştır. Ve bu durumu sezdiği içindir ki Atatürk yalvarırcasına “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” demiş ama kimse oralı olmamıştır. Siyonizm ve masonluk maalesef ta o günlerde hedeflediği amaçlarına büyük ölçüde ulaşmış, yeryüzünde insanlık tarihi boyunca misli görülmemiş bir zulüm ve sömürü düzeni kurmuş, insanlığa nice yıllardır tam bir vahşet ve rezalet dönemi yaşatmış ve deccallığını ispatlamıştır.
Ancak insanlık ve İslam alemi artık uyanmaya başlamış, Milli diriliş hareketleri teşkilatlanmış, Siyonist Yahudilerden ve mason diktatörlerden hesap sormaya, yeniden huzur ve hürriyete kavuşmaya hazırlanmaktadır. Yegane kuvvet ve kudret sahibi Cenabı Haktır ve bu şeytan saltanatı mutlaka yıkılacaktır.
Siyonizmin tanıtılmasında ve insanlığın kurtuluş davasında en büyük emeği geçen başta Erbakan Hoca ve diğer Milli Görüş erleri de daima minnet ve hürmetle anılacaktır.
Masonların kendilerini nasıl gizlediklerini ve sevimli gösterdiklerini belirten çarpıcı bir örnekle konumuzu kapatalım.
Güzelim Türkçemizi bozmak ve yozlaştırmak için kuruluş amacından saptırılan Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü esas alınarak hazırlanmış bir öğrenci sözlüğünde masonluk şöyle tarif ediliyor:
“Masonluk: Din ve ulus ayrımı gözetmeden insanlar arasında sevgiyi geliştirmek için kurulmuş bulunan bir dernektir.” [17]
Halbuki, “Masonların hürriyet ve medeniyet öncüleri olduğunu ve diğer Dünya masonların kıskandıracak şekilde Türkiye masonlarının huzur ve emniyet içinde bulunduğunu söyleyen ve Atatürk’ü de “masonların reisi” şeklinde gösteren ve ölünceye kadar yanından ve sofrasından ayrılmayan meşhur mason Mim Kemal Öke’ye Atatürk sert bir tavırla şu cevabı vermiştir:
“Hayır Kemal Bey! Ben mason cemiyetine girmem. Bir ara girdim, ama beğenmeyip terk ettim. Ben, başkalarının değil kendi prensiplerime uyarım” cevabını vermiştir.[18]
[1]
Bak. Mason Diktatörlüğü İhya Yayınları, Özdemir Basımevi, 1975 İST.
[2]
[3]
Fransa Meşrikı Azamı İctimai Zorlukları Yıl: 1923 sh. 362
[4]
Haftalık Mason Dergisi 14 Ocak 1992 sh. 4
[5]
[6]
[7]
[8]
M. Schmidt-Laik Savunma Haftası 26 Aralık sh. 1
[9]
[10]
[11]
Fransız Büyük Locasının Temennisi Yıl: 1923 sh. 97
[12]
Fransa Büyük Locası Genel İçtimai Zabıtları: sh. 102
[13]
Laik Savunma Haftası Aralık 1923. Sh. 27
[14]
Fransa Büyük Locası Umumi İçtimai Zabıtları Yıl: 1922 sh. 235-236
[15]
Büyük Loca Resmi Bülteni sh. 325 Bak. (114-116)
[16]
Meşrik Azam Umumi Toplantısı Yıl: 1923 sh. 419
[17]
Öğrenciler için Türkçe Sözlük Hadi Besleyici Şenyıldız Yayınevi 1980 İST sh. 126
[18]
Cemal Granada. Atatürkün uşağı idim. Hürriyet Yayınları sh. 294-296

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Dergimizdeki şiirlerin genellikle en iyi dizelerini tekrar yazıyorum. Bu şiirimizin en iyi dizesi yok çünkü…
İnsanlığın sosyo politik, eko politik alanlar başta olmak üzere sayısız problem, sayısız tahrifat ve sayısız…
Çağımızın en büyük sorunları arasında depresyon ve mutsuzluk gösterilebilmektedir. Bu nedenle bu kavramlar üzerine ciltlerce…
Yazıda alıntısı yapılan makalede de belirtildiği gibi, Avrupa'nın liberal görüşleri ile güvenlik politikaları arasında çatışma…
DİKKAT! UYARISI VE MÜJDE... Prof. Dr Necmettin Erbakan Hocamız "Biz her taşın altında Yahudi var…
Makale Merhum Prf. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız'ın tarihi bir sözünü hatırlattı. '' Kim ben mi…
İsrafil Balcı'nın Yüce Dinimiz İslamı yozlaştırmaya çalışması Din İstismarcılarının işini kolaylaştırmakta, makalede değinildiği üzere Cenab-ı…
BEL'AM TAKIMI NE OLACAK Kİ?! "Bel'am"lık bunların ruhuna işlemiş. İslam'a zarar verme adına yaptıkları girişimlere…
Harika bir yazı.. Konu, genel halktan ziyade teşkilatçılara özel. Bahsedilen şu kısmı asla unutmayalım: “...Ben…
Allah'ın rızası, Kur'an'ın anlaşılması, Müslümanların mazlumların ve tüm insanların huzura kavuşmasının şerefini sevabını almak aşkına…