“Ben sporcunun; zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim!”
Mustafa Kemal
KIYAFETİN DE AHLÂKI VARDIR!
Çıplaklığı çağdaşlık, diye sanana yazık
Ahlâksız Avrupa’ya, körü körüne uyan!..
Soyunmayı soyluluk, diye sunana yazık
Mecburen giyenler de, ediyor içten isyan!..
Eğer demokrasiyse, hele millete sorun
Spor diye soyunmaya, razı mıdır?.. Buyurun
Dayatmacı zihniyet, bizde en büyük sorun
Oğlum kızım utanır, rahatsız erkek bayan!..
Nerde Cumhur İttifak, hep gaflet turunda mı
Spor için bikini, giyilmek zorunda mı
Sorun atalarda mı, veyahut torunda mı
Altın tarihler yazan, şanlı geçmişe dayan!..
Ciddiyet ve cesaret, gösterip dik dursana
Gâvura ayar verip, maça mührün vursana
Böyle sönük ve silik, haram olur nur sana
Hani yerli milliydin, hep lafta kalır beyan!..
Edep ve hayâ gibi, insani kavramları
Ayak altına alıp, sergiler kıvrımları
Yeni baştan yazmalı, kural ve kuramları
Spor diye kıçı açı, göstermek akla ziyan!..
Şeytanın sisteminde, şehvet öne çıkıyor
Ahlâki değerleri, birer birer yıkıyor
“İman Kur’an…” diyenin, laf ağzına tıkıyor
Bir nesli çürütüyor, kadını kızı soyan!..
Bize gerici diyen, gerisinden konuşur
Milli benlik bırakıp, rezilliğe koşuşur
Fuhuş kumar karışsa, bil spor da kokuşur
Artık toparlan oğul, artık gafletten uyan!..
Hani halkıma saygı, nerde Devlet Diyanet
Bu konuda yok mudur, Dini öğüt ve ayet
Genel ahlâkı bozmak, manevi bir cinayet
Geniş uzun şort giyse, spor olmaz mı ayan!..
Hem maddi hem manevi, bağımsızlık olmadan
Bu asil aziz millet, tam şuurla dolmadan
Büyük Türkiye için, saçın başın yolmadan
Bize göre kahpedir, haklı hedeften cayan!..
“İnsanlar sadece maddi ve bedeni değil, özellikle bu maddi-bedeni kuvvetin içerdiği manevi ve ahlâki kuvvetin etkisiyle daha yapıcı ve başarılı hale gelir. Milletler de aynen böyledir…”
(Bak. İşte Atatürk – Tempo Kitapları 11 Mayıs 1994, s. 43)
“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça ve örnek aldıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet ve cesaret buluverecektir.”
(A. Afet İnan, ATATÜRK Hakkında Hatıralar ve Belgeler, TTK. Yay. Ankara, 1959, s. 297)

“YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE!”
Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi “tarihin en şerefli milletiyiz!”
Tertemiz ak ve pak bir sayfadır bizim tarihimiz. Bütün ecdadımızın ruhları şad olsun.
Özellikle son üç asırdır;
Siyon – Haçlı zihniyeti, bâtıl ideoloji ve kavramlar ile bizim Milletimizi, kendi öz kimliğimden ve benliğinden uzaklaştırmak istiyor. Güdümlerinde bulunan medya, siyasetçi, teknoloji, yazar ve şair takımları ile yozlaştırma projelerine devam etmektedirler.
Erbakan Hocamız ise Müslümanların ve Türk halkının kimliğini yeniden hatırlatmış ve taklitçilikten kurtulmamız ve yeniden Büyük Türkiye’yi kurmamız için hayatı boyunca çalışmıştır.
Önce Ahlak ve Maneviyatın önemini vurgulamıştır.
Milli Çözüm ise bu görevi devralmıştır ve Erbakan Çizgisinden bir milim dahi sapmamıştır Elhamdülillah..
Milli Çözüm’ün en büyük hizmetlerinden birisi de;
30 yıl önce “Bizim Atatürk” kitabını kaleme almasıdır.
Evet ecdadımızın görüşü Milli’dir. Milli Görüştür.
Yerli ve Milli Haftasını kutlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizlere vatanımızı miras bırakan, tarihte eşine az rastlanan bir liderdir.
Bütün ecdadımızın hayali olan;
Yeryüzünde hak ve adaleti sağlama ve hilafet sancağını taşıma şerefi ecdadımıza nasip olmuştur.
Erbakan Hocamız ise Adil Düzen Projelerinin altyapısını hazırlayıp, sadakat ehline teslim ederek;
Dünya tarihin daha önce şahit olmadığı bir Saadet medeniyetinin temellerini atmıştır.
Milli Çözüm ise Büyük Türkiye’nin ve Adil Düzen’in tek kurtuluş anahtarıdır.
Batı ve Batıl medeni değildir, madenidir. Batıl manevi değildir, maddecidir.
Yani maddeye, güce tapar. Bundan dolayı manevi olana düşmandır. Ve tüm sistemi ulvi amaçlar için yaratılmış olan en şerefli varlık olan insanı maddeye esir etmenin sistematiğini kurar. Batıl sanatla, sporla, gelenekle, sahte putlarla kıymetli olan insanı manadan uzaklaştırıp maddeleştirmek için manipüle eder. O yüzden İslam “La” ile yani maddeciliği red ile işe başlar. Yani kıymetli olanı manevi iklimle buluşturup mana alemine sokar.
İslam insana şeref verir. Ona olması gerekeni fısıldar. Fıtrat üzerine bir düzen kurar. Fıtrata aykırı olanı reddeder. İnsanlığın uygarlaştıkça örtündüğü tarihi bir gerçek olarak parıldar. Çıplaklık, teşhircilik, ortalık malı yapma kapitalizmin ve hatta sosyalizmin insana verdiği değersizliktir. İslam insanı olgunlaştırarak örter, bir tanecik, özel yapar. Yani manalandırır. İnsan İslamla özüne döner, manada merkezlenerek konumlanır.
İşte bu yüzden Erbakan Hocamız “önce ahlak ve maneviyat” hattında mücadelesini başlatmıştır. İnsanca, onurlu bir yaşamı esas alan adil, ahlaklı, ilkeli bir düzen ictihadında bulunmuştur. Ve Üstad Ahmet Akgül Hocamız ise Adil Düzen ictihadını olgunlaştırmış, asrın idrakine ve onurlu bir yaşama kapı aralayan Milli Çözüm eserleriyle fikri mücadelesini vermiştir ve vermektedir.
Nerde Cumhur İttifak, hep gaflet turunda mı
Spor için bikini, giyilmek zorunda mı
Sorun atalarda mı, veyahut torunda mı
Altın tarihler yazan, şanlı geçmişe dayan!..
Güya dindar iktidar en hafif ifade ile gaflet gösterirken sporun tüm branşlarında çıplaklık üst düzey bir noktaya ulaşmıştır. Gençlerin en çok toplum önündeki bireyleri rol model aldığı bu dönemde sporcuların böylesine giyinmesi hem gençlerimizi hem sporu zehirlemektedir.
Bu noktada Mustafa Kemal’in ” “Ben sporcunun; zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim!” sözünü şiiri ile daha iyi kavramamıza vesile olan üstadımıza da şükranlarımızı sunarız.
Bize gerici diyen, gerisinden konuşur
Milli benlik bırakıp, rezilliğe koşuşur
Fuhuş kumar karışsa, bil spor da kokuşur
Artık toparlan oğul, artık gafletten uyan!..
Zaten tüm günahlar birbirini tetiklemekte, çıplaklık ahlaksızlığı, ahlaksızlık fuhşu ve kumarı getirmektedir. Spor camiasında yaşanan son gelişmeler dikkate alındığında ise bu dizelerin ne kadar haklı olduğu açığa çıkmaktadır. Milli takımların milli benlik ve bilinçle ilişkilendiği düşülünce milli sporcu olan şahısların böylesi davranışlarının tahribatlarının aslında düşünüldüğünden daha büyük olduğu kavranmaktadır. Dörtlükte yer alan “Milli benlik bırakıp, rezilliğe koşuşur” bu hususu ne güzel özetlemiştir.
Haim Naum planın son perdesi oynanıyor dininden ahlak ve maneviyatından uzaklaştırılması her alanda gerçekleştiriliyor.
Siyonizm düzgün ve düzenli olan iyi ve güzel olan herşeye düşmandır çünkü kaos, çatışma ve kötülükten beslendiği için sporun dahi içini kötü ve olumsuz şeylerle doldurup kendi amaçlarını hedefine ulaştırmak için araç olarak kullanmaktadır. Amaç ahlaksızlığı ve kötülüğü yaygınlaştırmaktır.
Devrim yobazları sporu çıplaklıklarına uydurup ahlaksızlığı normalleştirirken, din istismarcısı yobazlarda bir çok spor dalını din dışı sayıp gençlerimizi ruhunu, bedenin, aklını çalıştırmanın önünü kapamaktaydı ama bunlar aynı odaklar tarafından tek bir hedef için oda siyonizmin dünya hakimiyeti için kullanılmakta idi.
NE MUTLU ; EĞRİ ZAMANDA DOĞRU DURABİLENE!.. ( Pir Sultan Abdal)
Çıplaklığı çağdaşlık, diye sanana yazık
Ahlâksız Avrupa’ya, körü körüne uyan!..
Soyunmayı soyluluk, diye sunana yazık
Mecburen giyenler de, ediyor içten isyan!..
Milli Çözüm’ün şu tarihi ve güncel tespiti hadiseleri anlamamızı kolaylaştırıyor:
” AKP, sözde her neye karşı çıkıyorsa bilin ki özde o işin veya çevrelerin hizmetkârıdır!..”
Örneğin: Hatırlayın, sokağa çarşıya pazara çıktığı ilk günden itibaren, ceplerinde sigara paketi olanların paketlerini alır bıraktırmak için söz alırdı. hala da aynı sözleri alıyor biliyorsunuz.. Dünyada sigara içiciliğinde birinci sıradayız biliyor muydunuz?! Tesadüf müydü bunlar yoksa planlı bir projenin sonuçları mıydı?! Artık sigara masum kaldı uyuşturucuların yanında. Uyuşturucu kullanmayan kalmamış nerdeyse Emniyet çalışanlarının söylediğine göre…
Başka bir örnek : ” Dindar nesil yetiştireceğiz”” diye yola çıktılar onun tabiriyle söyleyeyim dindar nesil kalmadı nerdeyse… Tesadüf müydü bütün bunlar?! TV Ekranları, sokakları çarşıyı kafeleri okulları insanın olduğu tüm mekanlar vb. yerleri hep birlikte görüyoruz. Zina suç olmaktan çıkmış, İstanbul sözleşmesi devreye girmiş, fuhuş patlamış patlatmışlar… Avrupa’dan farkı kalmadı güzel ülkemin…
Başka bir örnek daha : Geldikleri günden bu yana 3 çocuk kampanyası başlattı biliyorsunuz. Nere gitse en az 3 çocuk haaa tamam mı diyerek söz aldı… En genç nüfusa sahip ülke konumundaydık bunlar gelmeden önce.. Geldiğimiz nokta tam tersi hale geldi yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasına girdik girdirildik malesef… Tesadüf müydü yoksa bilinçli bir plan dairesinde uygulanan projenin neticeleri miydi?!
Bunlar halk tabiriyle İslamcı dindar kimselerdi dillerinden İslam Birliğini kurmayı düşürmeyen kimselerdi peki Avrupa Birliğine can atmaları ve bu halkı Avrupayi yaşantının kucağına atmalar neyin nesi ?!
Bu örnekler evet asıl Siyonizm’in BOP PROJESİNE taşeronluğun yanında : Terörsüz Türkiye dedikleri Açılım çözüm Süreçleri olsun – Filistin’i yalnız Bırakmaları olsun – Dış politikalardaki tüm onursuz tabloları olsun – Ahlakı Bitirme projeleri olsun – Kuzey Kıbrıs’ı yahudiye teslim çalışmaları gayretleri olsun – …….vb….. TÜRKİYE’Yİ SİYONİZM’İN BİR PARÇASI kılmaya çalışmaların yanında elbette hafif kalmakta…Ama işte bu hafiflikler saydığım şeylerin gerçekleştirilmesi için altyapı çalışmaları düşünemez toplum oluşturmalarla elde edilecek hedefler… İnsanları halkı bel ile diz kapağı arası çalışır vaziyete getirirseniz herşeyi o halka yaptırırsınız bağımsızlığınızı alırlar sesi bile çıkmaz hale gelir halkın..
Yani etrafa bakınca bu iş AKP’SİZ olmaz, Kitaba ilmi verilere akla vicdana tarihe yüce Kitabımız Kur’an’a bakınca vallahi bu iş AKP ile olmaz dedirten yılları yaşattılar bunlar.
Yine Milli Çözüm’ün şu tarihi tespitiyle kapatayım sözlerimi:
” Bir doğrunun istismarı, inkarından daha çok tehlikelidir. Münafık o yüzden kafirden eşeddir.”
Hakk ölçülerine ve halkın hür tercihlerine dayalı… Temel insan haklarına ve evrensel hukuk kurallarına saygılı… Akıl, vicdan, inanç ve ahlâk prensiplerine bağlı, milli ve manevi değerlerden kaynaklı gerçek bir Cumhuriyet’in ve örnek bir Laikliğin uygulanacağı yeni bir dönem kaçınılmazdır. Milli Çözümlü Milli Bir Mutabakat Hükümetiyle beraberinde kötülüğü örgütleyen İsrail ve avanelerinin etkisiz kılınacağı ve Adil Bir Düzen’in kurulmasıyla huzurlu onurlu hayırlı günler gelecek ve ne Din istismarcılarının ne de Masonluğa ve İsrail uşaklığına “Kemalizm” kılıfı saranların bu kutlu değişimi engelleme şansları olmayacaktır!.. İnşaallah.
HER FIRSATTA ÇIPLAKLIĞI YAYGINLAŞTIRMAYA, AHLAK VE MANEVİYATTAN UZAK NESİLLER YETİŞTİŞMESİ İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPIYORLAR. GÜYA DİNDAR İKTİDAR VAR, TEK BAŞINA BİR İKTİDAR HER TÜRLÜ GÜCE SAHİP AMA BU YANLIŞ UYGULAMALARI DÜZELTMEK İÇİN HERHANGİ BİR ADIMLARI YOK. SÖZDE YÜZDE 99 U MÜSLÜMAN BİR ÜLKEYİZ, BU HALKIN İSLAMİ HASSSASİYETLERİ OLDUĞU ANLAMINA GELİR, UYGULAMALRIN DA BU KONUDA AHLAKA, MANEVİYATA VE HALKIN İNANÇLARINA UYGUN OLMASINI GEREKTİRİR. AMAÇ SPORSA HEM KADININ HEM ERKEĞİN AVRET YERLERİNİ BELL ETMEYECEK, NANÇLARINA UYGUN ELBİSELER SEÇİLMESİ HEM O SPORCU İÇİN HEMDE İZLEYENLERE BİR RAHATLIKTIR GÜZELLİKTİR. AMA NEDENSE İLLEDE SPORCUNUN HERYERİNİ BELLİ EDECEK KIYAFETLER TERCİH GİYDİRİLİYOR SPORCULARA. ÜRETİLEN DİĞER KIYAFETLERDE DE KOT PANTOLONLARDA BİLE HEM KADIIN HEM ERKEĞİN HER YERİNİ BELLİ EDECEK ÜRÜNLER ÇOĞALDI. DİĞER RAHAT KESİMLER VUCUT HATLARINI BELLİ ETMEYEN PANTOLONLAR VE DİĞER ÜRÜNLER ÜRETİLMİYOR, BUNLARA MECBUR BIRAKIYORLAR HALKI. HALK MEVCUT İKTİDARA DİNDAR DİYE OY VERDİ AMA ONLAR BU KONUDA PARMAKALRINI DAHİ OYNATMIYORLAR. TÜM BU VE BUNUN GİBİ SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ACİL YENİ ADİL BİR DÜZENE İHTİYAÇ VAR. ADİL DÜZENE İHTİYAÇ VAR. İNŞALLAH EN RABBİM EN KISA SÜREDE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASINI NASİP EYLESİN. AMİN.
ADİL DÜZEN NEDİR?
Adil Düzen, “Mutlak Doğru”ları esas alarak ve yine “Mutlak Yanlışlardan” sakınılarak hazırlanmış
a) İlmi b) İnsani c) İslami d) Orijinal bir yeni sistem olmaktadır.
1- Aklı selimin
2- Müspet bilimin
3- Tarihi tecrübe ve birikimin
4- Vicdani kanaat ve tatminin
5- Evrensel hukuk ve adalet prensiplerinin
6- İlahi Dinin ve Kur’an’ı Kerim’in;
Ortaklaşa, iyi, yararlı ve güzel buldukları DOĞRU, yine bu 6 temel ölçü biriminin ittifakla; kötü, zararlı ve çirkin buldukları ise YANLIŞ’tır. İşte Adil Düzen doğrulara dayanan ve yanlışları bırakan, yepyeni ve orijinal bir sistem modeli olmaktadır. Ve tarihte başka bir örneği bulunmamaktadır.
Milli ve Manevi değerlerle tarih yazan ecdadımız şuanki ahlaki yozlaşmayı görse herhalde kahrından ölürlerdi. Açıklıktan öte çıplaklık her alanda olduğu gibi spor dünyasındada genç kızlarımızı “teşhir ürünü” gibi vitrine koymuşlardır. Artık çıplaklık normalleştirilmiş insanların her allanda gözünün içine sokulmaktadır. Günümüz dindar Hocaları, diyaneti, tarikat ve cemaat çevrelerinden tıs bile çıkmamaktadır. Elinizle düzeltemiyorsanız bari dilinizle karşı çıkın oda yok kalpleri ile buğz ediyorlarmışmış…Spor camiasında son zamanlarda iyice deşifre olan fuhuş,bahis, rüşvet sıkandalları artık köklü bir değişimin her alanda gerekli olduğu gibi spor alanındada olması gerektiğinin bir göstergesidir. Mill Çözüm öncülüğünde bir an önce Milli mütabakat hükümetine ihtiyaç vardır.Ve inşaAllah çok yakında kurulcaktır.
Hani halkıma saygı, nerde Devlet Diyanet
Bu konuda yok mudur, Dini öğüt ve ayet
Genel ahlâkı bozmak, manevi bir cinayet
Geniş uzun şort giyse, spor olmaz mı ayan!..
Şiir aracılığıyla milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak, toplumsal bir yaraya dikkat çekmişsiniz. Çok kıymetli bir şiir. Teşekkür ederiz.
Çağdaşlık adı altında yaygınlaştırılan ölçüsüz giyim tarzı toplum değerlerine ve genel ahlâka yönelik ciddi bir sorun oluşturmaktadır.
Devletin ve özellikle Diyanet’in, bu tür konularda dinin edep ve iffet ölçülerini hatırlatan açık ve yönlendirici öğütler sunması beklenirken, bu sessizlik hayra alamet değil açıkcası. Çünkü genel ahlâkın yıpratılması, sadece bireysel bir tercih değil, toplumun manevî yapısına zarar veren ciddi bir vebaldir. Milli ve manevi değerlerimizin hassasiyetle gözetilmesi gereklidir.
SPOR AHLAKTIR! KUMAR HİÇ DEĞİL!
Toplumlumuzdaki yozlaşma; her alanda olduğu gibi spor, bahis-kumarla birlikte had safhaya ulaşmış ve lağımlar patlamaya başlamıştır!. Öte yandan sözde dindar iktidar; spordaki yıllardır süren çıplaklık dayatmasına, kumar ve bahise alet edilmesine karşı bir şey yapmak bir tarafa en fazla destek veren iktidar olmuştur!
Maalesef bu güne kadar ne Diyanetten, ne de dindar! sivil toplum kuruluşlarından doğru ve derde çare olacak bir girişim olmamıştır!
Gündemleri en doğru ve cesurca analiz eden ve çarelerini ortaya koyan yine Milli Çözüm olmuştur!
Şiirdeki üst yazı ve alttaki Atatürk’ün sözlerine ilaveten şu sözlerini paylaşmak istedim.
“Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder.”
“Spor, ahlaktır.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
https://akutspor.org.tr/hakkimizda/ataturk-ve-spor/
“Spor Loto, toto, piyango, kazı kazan, at yarışı, it yarışı gibi yüz türlü kumar çeşidini yaygınlaştıran, devleti vurgun ve soygun batağına saplatan en çok haram ve haksız kazanç tertipçisi, teşvikçisi ve işbirlikçisi AKP…”
Üstad Ahmet AKGÜL